20260321

📖.Kurtuluş Savaşı'nda Aydın İmamköylü Ayşe Çavuş

 

Kocası şehit olunca, küpelerini satarak aldığı tüfekle dağa çıkan Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Aydın İmamköylü Ayşe Çavuş

Alıntı: Tarihi Merak Ediyoruz @tarihiiimerak

*****

Milli Mücadele Savaşının Kadın Kahramanı İmamköy’lü Çete Emir Ayşe, Çeteler, Efeler

Milli Mücadele Savaşının Kadın Kahramanı İmamköy’lü Çete Emir Ayşe, Çeteler, Efeler Hakkında İmamköy’den Kaynağından Gerçek Bilgiler (Hz. Derleyen N. Karabulut)

İmamköy’ün Kadın Efesi Çete  Emir Ayşe Kimdir? İmamköylüler’den sözlü gerçek anlatım.


     EFE AYŞE (1894-1967) (İmamköylü’dür)

 Efe Ayşe 1894 yılında Aydın Merkez İmamköy’de doğmuştur. Çeteler sülalesinden gelmektedir. Çocukluğu gençliği hep İmamköy’de geçmiştir. Babasının adı Mustafa’dır. 1910 yılında Kayacık Köyü nüfusuna kayıtlı Mustafa adlı kişi ile evlenmiş, bu evlilikten iki kız çocuğu olmuştur.

Eşi Mustafa 1915 yılında Çanakkale Cephesinde askere alınmış  ve bu cephede şehit düşmüştür. Efe Ayşe eşinin şehit düşmesi üzerine tekrar İmamköy’e yerleşmiştir. Çete Emir Ayşe’yi köyümüzden tanıyan komşuları Zikriye Yavaş anlattı. Uzun boylu sarışın güzel bir kadın olduğu söyleniyor. Sırtına tüfeğini takar (asar) öyle gidermiş gittiği yere gözü kara, cesur birisi olduğu söylenmektedir.

Yunanlıların 1919 yılında Aydını işgali sırasında İmamköy’ü ele geçirmeleri üzerine silahlanarak Umurlu’daki Sancaktar Ali Efe grubuna katılmıştır. Aynı gruptaki Çiftlikli Kübra ve Ayşe Çavuş ile birlikte ilk olarak Kepez sırtlarında düşmanla savaşmış, daha sonra Aydın Cephesinde yer almıştır. Düşmanın Aydın’dan birinci kez çıkartılması üzerine köyüne geri dönmüştür.  

     Aydının Yunanlılar tarafından ikinci kez işgali üzerine Yörük Ali Efe grubuna katılarak Köşk Cephesindeki muharebelerde yer almış ve Milli Mücadelenin sonuna kadar savaşmıştır. Bu  Kahraman Türk kadını “Benim yaptığımda ne var ki herkes yapar” diyerek ne kadar yüce ve alçak gönüllü olduğunu dile getirmiştir.

   Çete Emir Ayşe yunan askerlerine karşı direnen güçlü, kadınlarımıza ışık ve yön veren , bir lider hanımdır. Kadınlarımıza önderlik yapmış, ülkenin yunan işgalinden kurtarışında birtakım yerlere giderek üzerinden kilitli olan kadınların kapı kilitlerini kırmak suretiyle onlara esaretten kurtaran bir liderdir.  Kahraman ÇETE EMİR AYŞE       N. Karabulut

 Efe Ayşe Milli Mücadeledeki başarılarından dolayı Gazi Mustafa Kemal Paşanın teklifi ile TBMM tarafından Kırmızı şeritli İstiklal Madalyasına layık görülmüştür. Çete Ayşe, Kuva-yı Milliye tarihinde ilk kadın efe unvanını almıştır.

       İmamköy’lü 23 yaşındaki kahraman Türk kızı Yörük Ali Efe çetesi ile birlikte düşmana vurulan ilk darbe olan Malgaç baskınına ve daha bir çok savaşa o da katıldı. Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar kahramanca savaştı.

    Çete Emir Ayşe der ki,

Bazı kadınların içinde bir pehlivan; bazı erkeklerin içinde de, korkaklıklarından dolayı, bir kadın gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın, börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız.

 Çete Ayşe, TBMM tarafından Kırmızı Şeritli istiklal Madalyasına layık görülmüştür. 


“Efe“ Özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybektir. Efe olmak da efe kalmakta zordur. Efe, geleneğine göreneğine, kültürüne, diline düşkün, onurlu, yiğit, dürüst seçkin kişilerdir. Efeler çetelerin lideri konumundadır. Efe zeybek topluluklarının başkanına verilen adıdır. Ege bölgesi özellikle Aydın ilimiz efenin harman olduğu bir yerdir. Efelik zalime baş kaldırmaktır. Onurludur, yiğittir, özü sözü birdir, vatanseverdir kısacası düşman karşısında dimdik ayakta durabilmektir.

Zeybek: Bir efenin yanında bulunan yiğitliği ve gözü pekliği ile öne çıkmış, kızanların eğitimi ile görevli kişi, Özellikle Batı Anadolu’da efelere verilen ad. Ege Bölgesi’nde Kızanlıktan yetişmiş, iyi nişancı, zeki ve yürekli kişilere zeybek olabilirler.

Kızan: Bir efenin çetesine yeni katılan gençlere denir. Bir efenin yanında olmak isteyen genç erkekler efeye başvururlar eğer efe tarafından kabul edilirlerse bir tören yapılarak ekibe alınırlar ve yetişmelerinden zeybekler sorumlu olurdu. Kızanlar hiç sorgulamadan efelerin emirlerini yerine getirirler.  timthumb

“Çete“ Kelimesi yaptığım araştırmada ortak amaca ulaşmak için kendi kararlarıyla aralarında sıkı bir birlik kuran kümeye çete denir. Yada Ordu birliklerinden olmayan küçük birliktir. Çete Ayşe Kuvâ-yı Milliye tarihinde ilk defa efe elbisesi giymiş, ilk defa “Efe” unvanı almış mücahit bir kadın olarak Türkiye  tarihine  geçmiştir.
 
ÇETE NEYE DENiR?: 

Bu yazıda sözünü ettiğimiz çete Mondros Ateşkes Antlaşmasının ardından İzmir ve Aydın’ın işgali üzerine Yerel sivil örgütlenmeler, Kuva-yi Milliye olarak ortaya çıkan ve düzenli ordulardan oluşan işgalci güçlere karşı gerilla savaşı uygulayan bağımsız yerel örgütlenmelerdir. Bu örgütler daha sonra TBMM’nin kurulması ile birleştirilmiş ve İnönü Savaşı sırasında da düzenli orduya dönüştürülmüştür.


  İmamköylü Çete Emir Ayşenin Fotografı Hz: Nermin Karabulut

Kuvva-yı Milliye nedir? 

Arapça bir kelime olan  Kuvva sözcüğü  güç anlamına gelir. Dilimize ise  Kuva-yı Milliye terimi  ulusal güçler anlamında girmiştir. Kuva-yı Milliye Yapılanması, işgal altındaki ülkelerde halk tarafından oluşturulmuş sivil direniş örgütlerine verilen addır.

    Kuva-yı Milliye : 1.Ülkemizde ulusal Kurtuluş Savaşına katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmıştır. Anadolu’nun Yunan, İngiliz, Fransız, İtalyan birliklerince işgal edildiği ve Mondros Mütarekesi ile ağır koşulların dayatıldığı dönemde çeşitli yörelerde Osmanlı ordusunun silahlarının alınıp dağıtıldığı günlerde doğan milli direniş örgütlerine verilen isimdir Kuva-yı Milliye.

 İlk Örgütlü Kuva-yı Milliye Hareketi :

İzmir’in işgalinden sonra vatansever bazı subayların halkı örgütlemesi ile Ege Bölgesi’nde başlamıştır. Batı Anadolu’daki Kuva-yı Milliye birlikleri düzenli ordu kuruluncaya kadar geçen sürede Yunan birliklerine karşı vur- kaç taktiği ile savaşmıştır.


İlk Örgütlü Kuvayı Milliye Hareketi: 

Yunanlıların Mondros Ateşkes Antlaşmasının  İtilaf Devletleri kendilerinin güvenliğini tehdit eden herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde hangisi olursa olsun stratejik noktaları işgal etme hakkına sahip bulunacaktır. diyen 7. Maddesi gereğince 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal etmeleri üzerine başlamıştır.  

Batı Anadolu’da Kuva-yı Milliye Hareketi: 

Yunanlıların Mondros Ateşkes Antlaşmasının  İtilaf Devletleri kendilerinin güvenliğini tehdit eden herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde hangisi olursa olsun stratejik noktaları işgal etme hakkına sahip bulunacaktır. Diyen 7. Maddesi gereğince 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal etmeleri üzerine başlamıştır.

İzmir’in işgal Edilmesi: 

Yunanlıların bununla yetinmeyip Aydın’a doğru ilerlemeleri Aydın’daki 57. Alay Kumandanı Miralay Mehmet Şefik Aker ve bir grup vatanseveri endişelendirmiş. Bu nedenle de İstanbul Hükümetinin İşgale karşı çıkılmamasını isteyen direktiflerine rağmen işgale karşı gelmişlerdir.

27 Mayıs 1919’da Aydın’ın da işgal edilmesi üzerine: Yunan işgaline karşı koymak için Aydın dağlarında bulunan Efelerin desteğini almak amacıyla Yörük Ali Efe  ve Kıllıoğlu Hüseyin Efe ile görüşmüşler, bu görüşme sonrasında ise 1 Haziran 1919’dan itibaren köylerden gönüllüler toplanmaya başlanmıştır.

Malgaç Baskını:

 5 Haziran’ı 6 Haziran’a bağlayan gece Yörük Ali Efe ve yanındakiler 17 kişilik bir ekiple Çine’den kuzeye doğru yola çıkmışlar kendilerine yolda katılanlarla beraber 15-16 Haziran 1919 gecesi Sultanhisar’a 1,5 Km mesafedeki Malgaç Deresinin üstünde bulunan ve bir Yunan Karakolunun bulunduğu Malgaç Köprüsüne baskını düzenlemişlerdir.

Çete Ayşe İmamköylü’dür. O bir annedir. iki kızı vardır.( Huriye ve Hafize) okuma yazma bilmez, şehit hanımıdır. Kıt kanaat geçinip gitmektedir. Durum böyleyken köyünde sakin bir hayat sürdüren adı Emir Ayşe olan 23 yaşındaki ev hanımı çok zor şartlar altında silahlanıp düşmanın karşısına çıkmıştır.  Çete Ayşe o günlerin ıstırabını yüreği yanarak duymuş bir vatanseverdir. O yola çıkınca diğer kadınlar, kızlar peşine takılmıştır, bu yönüyle bölgenin diğer kadın kahramanlarına  öncü olmuştur.

Öncülüğüyle de kadın kahramanlarımızın sembolüdür. Zaferi gören bahtiyarlardandır.


Çete Ayşe’nin Silah Arkadaşları Şerife Ali Kübra (Çiftlikli Kübra)

Kısa boylu, biraz kilolu ve geçirmiş olduğu sıtma hastalığı nedeniyle sararmış bir yüze sahiptir. On yedi yaşındadır. Aydın’ın Çiftlikköyü’ndendir. İçinde Yunana karşı bir kin ve öfke vardır. Öfkesi gözlerinden bellidir. Hani derler ya ateş püskürüyor yunana karşı ateş püskürmüştür. Aşırı milliyetçidir. Annesini kaybetmiş babasıyla yaşamaktadır.

Düşman Aydın’da geldiğinde nişanlıdır. Şerife Efe, birgün rüyasında Çete Ayşe’yi görür onunla birlikte savaşa katılmak istediğini babasına söyler. Babası bunu onaylamaz fakat o dinlemez babasının erkek kıyafetini giyerek evden çıkar babası ne kadar itiraz etsede nafiledir o kafasına koymuştur, bir kere düşmanı yenmeye babasının itirazına şu cevabı verir: “Ülkem düşman işgalindeyken ben nasıl evlenip çocuk sahibi olabilirim. Şimdi düşmanı kovma vakti, sağ kalıp geri dönersem evlenirim, çocuklarım olur.” Bunun üzerine Çete Ayşe ile daha sonra Yörük Ali Efe ile düşmana karşı savaşır. Yörük Ali’nin 3. Kızanı olarak tarihe geçer. Savaştan bir süre sonra gösterdiği yararlılık nedeniyle kendisine maaş bağlanmak istenir. Ancak Kübra Efe “Vatan’ı kurtarmanın karşılığı olmaz.” diyerek maaş bağlanması teklifini red eder. Sağol Türk kadını sana da yakışan budur.

Alıntı/kaynak: http://imamkoy.com/index.php/koyumuzun-kadin-kahramani-cete-ayse/

📰 🇫🇮Finlandiya 🇹🇷Türklerinin çıkardığı Bildiriş Dergisi'nin ilk sayısı ve sunuşu. -Baş süz- 1948

Ali Ayçil @AycilAli Çok sıra dışı bir vesika: 1948 yılında Finlandiya Türkleri nin çıkardığı Bildiriş Dergisi'nin ilk sayısı ve sunuşu....