Blog Listem

20260827

🎞️🏐🇩🇪Almanlar, 🇹🇷Türk takımının arenaya girmesiyle anında işin bittiğini anladılar 😂

 

🎞️TÜRKİYE: The True Origin of the Ancient World / TÜRKİYE: Antik Dünyanın Gerçek Kökeni

 


''Our documentary is an expansive journey through Turkey’s most striking ancient and historical wonders.

This journey takes you through Turkey’s most extraordinary archaeological landscapes — from rock-carved tombs and ancient capitals to mountain sanctuaries, royal palaces, sacred temples, and timeless cities that reveal the enduring legacy of ancient civilizations.

Places featured in this travel documentary:''

------------------------------ 

''Belgeselimiz, Türkiye'nin en çarpıcı antik ve tarihi harikaları arasında geniş bir yolculuktur.

Bu yolculuk sizi Türkiye'nin en olağanüstü arkeolojik manzaralarına götürür - kaya oyması mezarlardan ve antik başkentlerden dağ tapınaklarına, kraliyet saraylarına, kutsal tapınaklara ve eski uygarlıkların kalıcı mirasını ortaya çıkaran zamansız şehirlere kadar.

Bu seyahat belgeselinde yer alan yerler:''

🕒 Timestamps:

00:00 Intro
01:17 Pinara Cliff Necropolis
02:52 Mount Nemrut
05:17 Sagalassos Ancient City
09:44 Adamkayalar, Mersin
11:20 Göbekli Tepe
14:25 Ishak Pasha Palace
17:10 Ephesus
21:16 Myra Ancient City
23:28 Afyonkarahisar Castle
25:24 Pontic Kings Rock Tombs
26:51 Pergamon Ancient City
29:40 Caunos Tombs of the Kings
31:02 Eflatun Pınar
32:29 Hattuşa
36:38 Hierapolis
40:51 Dara Ancient City
43:59 Perge Ancient City
46:58 Outro
_________________________

🎞️The Astonishing Rise of the Turkic Peoples / Türk Halklarının Şaşırtıcı Yükselişi

 

Some fifteen centuries ago, a little-known group of people exploded onto the world stage. From a far-off corner of the Eurasian landmass they surged out of obscurity, conquering and converting, and creating empires as they spread across the supercontinent.

Today with around 200 million speakers of their languages, it's a story of peoples that you may not know much about, like the Uzbeks and Azeris, the Kyrgyz and the Kazakhs, as well as one you do: the Turks of Turkey.

One of the world's great peoples, they changed the face of both Asia and Europe. This is the astonishing rise of the Turks.

*****

Yaklaşık on beş yüzyıl önce, az bilinen bir grup insan dünya sahnesine çıktı. Avrasya kara kütlesinin uzak bir köşesinden karanlıktan çıktılar, fethettiler ve dönüştürdüler ve süper kıtaya yayıldıkça imparatorluklar yarattılar.

Bugün yaklaşık 200 milyon kendi dili konuşanıyla, Özbekler ve Azeriler, Kırgızlar ve Kazaklar gibi hakkında fazla bir şey bilmediğiniz bir halk hikayesi ve sizin bildiğiniz bir hikaye: Türkiye Türkleri.

Dünyanın en büyük halklarından biri olarak hem Asya'nın hem de Avrupa'nın çehresini değiştirdiler. Bu, Türklerin şaşırtıcı yükselişidir.

🎞️📖Who Really Are the Turks? / Türkler Gerçekte Kimler?

  

Who are the Turks? Where did they come from, and how did a collection of steppe nomads shape the history of Eurasia? From the ancient Göktürks of Mongolia to the Oghuz migrations,  and the rise of the Seljuks, this video traces 1,500 years of Turkic history.

Research & Script:  @nofridaynightplans  
2D & 3D Animation:  @nofridaynightplans  

Contents/ İçerikler
00:00 Intro
00:35 Who are the Turks? (Türkler kim?)
01:45 The Eurasian Steppe (Avrasya Bozkırı)
3:45 The Ancestors of the Turks (Türklerin Ataları)
10:41 The First Turkic Empire (İlk Türk İmparatorluğu)
19:54 The Oghuz Turks (Oğuz Türkleri)
24:59 The Rise of the Seljuks (Selçukluların Yükselişi)
30:34 Conclusion (Sonuç)

Music: "LIBERATION FORCES" by Ghostrifter Avalon

Sources / Kaynaklar:

1. Xiongnu People (Britannica)
2. Origins of Minority Ethnic Groups in Heilongjiang (https://web.archive.org/web/201403220...)
3. Ethnie Xianbei, nomade de Mongolie (https://www.chine-magazine.com/ethnie...)
4. End of the Hephthalites (https://history-maps.com/story/Sasani...)
5. History of Sogdian Traders (including Bugut Inscription) (https://pahar.in/pahar/Books%20and%20...)
6. The Gogturk (https://resources.saylor.org/wwwresou...)
7. The Orkhon Inscriptions (grammar and content) (https://altaica.ru/LIBRARY/Tekin%20Ta...)
8. Turkic Peoples - Britannica
9. The Oghuz Turks - Britannica
10. The Seljuk Turks ](https://www.the-persians.com/seljuqs1...)
11. Howard, Michael C., Transnationalism in Ancient and Medieval Societies, the Role of Cross Border Trade and Travel, McFarland & Company, 2012
12. Justinian and the International Silk Trade by Heleanor B. Feltham
 (https://sino-platonic.org/complete/sp...)
13. Espaces et temps de la nation turque, Analyse d’une historiographie nationaliste (1931-1993), Étienne Copeaux, 1997
14. More on the Oghuz Turks Migration Patterns and the Seljuks: Some observations on the Oghuz immigration to Anatolia; Workshop on Turkish Dialects; Orient-Institut Istanbul,  November 2004,   Claus Schönig, http://www.turkdilleri.org/turkdiller...

🎞️Türkiye hakkında yabancıların hazırladığı belgeseller ve videolar... Onların gözünde de Türkiye’nin ve Türk milletinin kültür ve değerler zenginliği

🎞️🇹🇷Real Life in Turkey! What They NEVER Show You About This Country | Travel Documentary 
(Türkiye'de Gerçek Hayat! Bu Ülke Hakkında Size ASLA Göstermedikleri Şeyler | Seyahat Belgeseli) 
   


*BU VİDEO BİR YAPAY ZEKA ÜRÜNÜ AMA SÖZLÜ İÇERİK DEĞERLİ.... 

🎞️🇹🇷Real Life in Turkey: A Muslim Country Where the East Looks Like Europe — Documentary 
(Türkiye'de Gerçek Hayat: Doğu'nun Avrupa'ya Benzediği Müslüman Bir Ülke — Belgesel) 

 

🎞️Life in🇹🇷 Türkiye: Ancient Empires, Stunning Landscapes, Shocking Modern Contradictions | Documentary

 (Türkiye'de Yaşam: Antik İmparatorluklar, Çarpıcı Manzaralar, Şok Edici Modern Çelişkiler | Belgesel) 
    

🎞️𝐓𝐨𝐩 𝐑𝐞𝐚𝐬𝐨𝐧𝐬 𝐭𝐨 𝐄𝐱𝐩𝐥𝐨𝐫𝐞 🇹🇷𝐓𝐮𝐫𝐤𝐞𝐲 | 𝐇𝐢𝐬𝐭𝐨𝐫𝐲, 𝐂𝐮𝐥𝐭𝐮𝐫𝐞, 𝐁𝐞𝐚𝐜𝐡𝐞𝐬 & 𝐓𝐮𝐫𝐤𝐢𝐬𝐡 𝐂𝐮𝐢𝐬𝐢𝐧𝐞
🎞️🇹🇷Türkiye'yi Keşfetmek İçin En Önemli Nedenler | Tarih, Kültür, Plajlar ve Türk Mutfağı

 

🎞️BURASI EDIRNE!! 🇹🇷 EDIRNE'DE CIĞER KEBABI YEMEK

 




🎞️🇹🇷Tarihi Edirne Şehrini Keşfedin: Osmanlı İmparatorluğu'nun Eski Başkenti 

🎞️ Edirne Nostaljik Şehir Turu


📖✍️Ünlü 🇹🇷Türk yazarlar nasıl yazıyor?


Ünlü Türk yazarlar nasıl yazıyor?

Ünlü Türk yazarların öykülerini, romanlarını, şiirlerini, denemelerini veya makalelerini nasıl yazdığını mı merak ediyorsunuz? İşte "ünlü Türk yazarlar nasıl yazıyor?" sorusunun cevabı...

Mehmet Nida/ 17 Mart 2026

Yazarlar ve onların yazma yöntemleri özellikle genç yazarlar için ilgi çekici bir konu. Ünlü Türk yazarların öykülerini, romanlarını, şiirlerini, denemelerini veya makalelerini nasıl yazdığı hep merak konusu olmuştur. Kimisi masasının dışında yazamazken kimisi için de “ne yazacağı nasıl yazacağını” belirliyor.


Attilâ İlhan nasıl yazıyordu?

“Ben oldum bittim bu işi önemsemedenmiş gibi yaparım hep. Gündelik bir gazeteye matrak bir ilave, ya da esnaf bir film şirketine reklam senaryosu hazırlarken en çetrefil yazıları tasarlamış, bazılarını vapurda gider gelirken, yolda yazmışımdır. Öyle masa başına kurulup kasılarak ‘yazarlık’ ya da ‘ozanlık’ oynayanların, (artık kendilerini fazla önemsediklerinden mi, yoksa role kapılıp işi unuttuklarından mı nedense) dişe dokunur şeyler çıkaramadıklarına inanmışımdır hep.”

Haldun Taner nasıl yazıyordu?

Haldun Taner nasıl yazıyordu?“Benim ek işim hocalık. Derslerim, öğrencilerim hayli vaktimi alır. Bunun yanı sıra çeviriler. Bir sürü fahri kültür ödevi almışız. Yazıya az zaman kalıyor. Onun için gümrükten mal kaçırır gibi kahvede, vapurda, dolmuşta, hatta yürürken durup ayakta yazdığımı bütün dostlarım bilir. Bunca yıllık yazarım, inanır mısınız, şöyle kendime ait bir yazı masasına ancak üç yıl önce kavuştum. Üç yıl önceye kadar ya ütü masasında, ya yemek masasında ya da bağdaş kurup kucağımda yazardım.”

Aziz Nesin nasıl yazıyordu?

“Hangi ortamda yazarım? Bu ortam, yazacağım yazı türüne göre değişir. Çok ciddi yazı yazacaksam odanın kapısını ve penceresini sımsıkı kapatırım. Masamda bir iskelet kafası vardır. Konu üstüne yoğunlaşabilmem için evde ölü sessizliği olması gerekir. Bu derin sessizlik içinde sürekli müzik çalması gerekir. Brahms, Bach, Beethoven’i dinlerim. Dikkatimin uyanık olması için odanın ısısı on altı dereceyi geçmemelidir. Bunun için yaz aylarında ciddî yazılar yazamam, sıcaktan yazılarım mizahî olur.

Millî eserleri yine bu atmoser içinde yazarım. Yalnız millî olması için, masamda buzlu rakıyla sakız leblebisi bulunmalıdır. Yazıyı yazarken zora geldikçe rakı içerek kafayı bulurum. Yazımın evrensel bir düzeye ulaşması için, viskiye votkayı karıştırıp yaptığım ve adını koegzistans koyduğum içkiden içerim.

Romantik ve lirik yazılar yazmak için dağbaşında ya da deniz ve göl kenarındaki otellere çekilirim. Mizah yazılarımı ya hamamda ya da hayvan pazarlarına yakın çok gürültülü yerlerde yazmayı yeğlerim.”

Adalet Ağaoğlu nasıl yazıyordu?

“Bir romanı tasarlarken, her yerde, her zaman, uykumun arasında da beynime saldıran ve saldırı anında bana korkunç güzel gelen bütün o tümceleri, o “ilk buluşları”, bütün o, bana göre iç dağlayıcı gözlemleri, bu gözlemlerin uzantılarını, bir duygulanımı, her şeyin çağrıştırdığı her şeyi sıcağı sıcağına bir deftere geçirmek isterim. İyice gezgin biri olduğum için, şöyle yanımda kolay taşınacak, kalemim, sigara paketim gibi her koşul altında hep elimin altında hazır duracak uygun bir defter edinmeye heveslenirim. Her biri ya çok küçük gelir, ya çok büyük. Böyle, küçük ya da büyük bir defter edinince de bunu ya evde, ya otel odasında unuturum. Bana en gerekli olduğuna inandığım zamanlarda böyle bir defterin dostluğundan hep yoksun kalırım.”


Ahmet Ümit nasıl yazıyor?

“İlhamla olmuyor. Aynı sizin gibi önce bir hazırlık yapıyorum. Karakter kim? Hikâye nedir? Bilmediğim bir alansa o alan üzerinde okumalar yapıyorum. Bu çalışmalarım bir yıl kadar sürer. Ondan sonra ancak yazmanın başına oturabiliyorum. İlham gelecek bir durum değil, ilham gelmez, ilham diye bir şey yok.”

Yusuf Atılgan nasıl yazıyordu?

“Şimdiye dek yazdıklarımın neredeyse tümünü köyde -Hacırahmanlı’da- yaşadığım zamanlar yazmıştım. Bol vaktim vardı. Yeniden evlenip İstanbul’a yerleşince geçimimiz için çalışmak zorunluğu çıktı. Yaratmanın demeyeyim, ama ‘bir şeyler kurup yazmanın’ ak kâğıtla didişmenin güçlüğünden kurtulduğum için biraz da hoşnuttum. Oysa yazmak istediğim şeyler, özellikle yıllardır kafamda oluşturduğum köyle ilgili bir roman vardı. ‘Bu koşullarda yazmam olanaksız’ diyordum ama sonraları yazacaksam ancak bu koşullarda yazmam gerektiğini anladım, işimden artan zamanlarda romana başladım ve ağır ağır da olsa ilerliyor.”


Alıntı: https://kulturpostasi.com

📚📖Edebiyat tarihimizin ilk mizah sözlüğü Lehçetü’l-Hakayık (Hakikatlerin Dili)

Edebiyat tarihimizin ilk mizah sözlüğü… Bakın içinde neler var?

Edebiyat tarihimizin ilk mizah sözlüğü olan Direktör Ali Bey imzalı Lehçetü’l-Hakayık adlı eser müthiş zeka yüklü benzetmeler ve inanılmaz ironiyle yüklü bir eserdir. Günümüze bile ışık tutacak mizahi açıklamalardan söz ediyoruz!

Edebiyat tarihimizin ilk mizah sözlüğü, Osmanlı dönemi yazarlarından “Direktör” lakaplı Ali Bey’in yazmış olduğu Lehçetü’l-Hakayık (Hakikatlerin Dili) adlı kitaptır ve 1897 yılında basılmıştır.

Kitap için “gerçekleri dile getiren sözlük”, “güldürü sözlüğü” gibi ifadeler kullanılmakta.

Sözlükte, günümüzde de kullandığımız bazı kelimelerin düşündüren, güldüren, şaşırtan ve ilham veren farklı anlamları var. Bu mizah sözlüğü, insanın ufkunu da genişleten bir bakış sunuyor okuyana.

📚📖İlk mizah sözlüğü 'Lehçetü’l-Hakayık' eserinden seçmeler

Aferin: İhsanların en ucuzu.

Alim: Bir şey bilmediğini bilen.

Avukat: Suçluların çamaşırcısı.

Barbar: Barutu icat etmeyenler.

Barışma: Sıvayı yenilemek.

Baş ağrısı: Bahane.

Boşanma: Nikahın doğal sonucu.

Cahil: Bir şey bilmediğini bilmeyen.

Cüce: Büyük adamların yakından görünüşü.

Dostluk: Fırtınalı havada içi dışına dönen şemsiye.

Falcı: İstediğimizi söyleyen.

Haydut: Dağ bankeri.

Hayır dua: Ucuz hizmet.

Hazine: Yirmi yaşında sevgili; otuz yaşında rütbe ve nişan; kırk yaşında para pul; elli yaşında yükselecek makam ve unvan; altmış yaşında tatlı dilli torun ve yetmiş yaşında parıldayan güneş ışığı.

Islahat: Eski elbise tamiri.

İnsan: Ahlakı bozulmuş vahşi.

İskelet: İnsan kanaviçesi.

Kurşun: Muharebe şekerlemesi.

Maharet: Çamur içinde para toplayıp elini kirletmemek.

Nikah: Boşanmanın ilk faslı.

Öpücük: Uçurum kenarında toplanan çiçek.

Sır: Buharlaşıveren bir esans… Ne kadar sıkı kapansa yine birazı uçar.

Şemsiye: Dostluk gibidir… Yağmur anında yanında bulunmaz.

Talihli: Giysileriyle doğan kişi.

Tarih: Züğürtledikçe eski defterleri karıştırmak.

Tecrübe: Sonbahar çiçeği.

Tokat: Bin bir nasihatten evla olan tesiri keskin ilaç.

Top: Medeniyetin son sözü.

Torpil: Uzaktan merhaba.

Uyku: Yoksulun eğlencesi.

Yaş: Kadınların saklamayı başardıkları tek sır.

Zeka: Sükut etmeyi bilmek.

Kaynak: Cemal Kutay, Osmanlı’da Mizah, ABM Yayınları

Alıntı: https://kulturpostasi.com

📰Tercihim 🗣️🇹🇷Türkçe Projesi Kapsamında 🇷🇴Romanya'daki 3700 Öğrenci Hacivat ile Karagöz'le Tanıştı

Tercihim Türkçe Projesi Hacivat Karagöz Etkinlikleri

Yunus Emre Enstitüsünce yürütülen Tercihim Türkçe Projesi ile şu anda 10’dan fazla ülkenin devlet okullarında Türkçe seçmeli dil dersi olarak okutulmaktadır. Romanya’da ise 2024 yılı başında başlayan proje kapsamında Ocak 2025 itibarıyla 16 okulda bine yakın öğrenci Türkçe öğrenmektedir.

Tercihim Türkçe Projesi Kapsamında Romanya'daki 3700 Öğrenci Hacivat ile Karagöz'le Tanıştı

Yunus Emre Enstitüsü Romanya tarafından yürütülen ve Romanya devlet okullarında Türkçe’nin seçmeli yabancı dil dersi olarak okutulmasını amaçlayan Tercihim Türkçe projesi okul içi etkinlikleri kapsamında Ramazan ayı boyunca Romanya'daki 16 okulda Türkçe öğrenen öğrenciler dışında Türkçeye ilgi duyan ve gelecek dönem Türkçe derslerine katılmak isteyen öğrencilere Ramazan akşamlarının vazgeçilmez bir etkinliği olan Türk Gölge oyunu “Hacivat ile Karagöz” etkinliklerinden biri muhteşem bir kültürel deneyim sunuldu. Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen geleneksel Türk gölge oyunu Hacivat ile Karagöz, Romanya'nın farklı ve köklü okullarında tiyatro eğitmeni ve Hayâli Gabriela Ionita aracılığıyla Türkçe ve Rumence sahnelendi. Etkinlikte Türkçe öğrenen ve henüz Türkçeyle tanışmamış olan herkesin oyunu anlama ve kültürel bağ kurma fırsatı sundu. Her gün en az bir okulda gerçekleşen gösterilerle toplamda yaklaşık 3.700 öğrenci Hacivat ve Karagöz ile tanıştı. 

Hacivat ile Karagöz Kültürü Yaşatıldı

Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan Hacivat ile Karagöz, Türk gölge tiyatrosunun en önemli temsilcilerinden biridir. Hacivat'ın bilgiç ve ağırbaşlı yapısı ile Karagöz'ün halktan gelen, nüktedan tavırları arasında geçen diyaloglar, hem düşündürücü hem de eğlenceli bir atmosfer sunuyor. Geleneksel olarak Ramazan akşamlarında sahnelenen bu oyun, kültürel değişimin canlı bir şekilde aktarıldığı etkinliklerde, Hacivat ile Karagöz oyunu sunulmakla kalınmadı; aynı zamanda Türk kültüründe Hacivat ile Karagöz sunumlarıyla bazı kültürel ögeler de tanıtıldı. Öğrenciler, kendi gölge oyunu karakterlerini tasarlayıp keserek sahnede canlandırdı. Bu uygulamalı etkinlikler, hem çocukların yeteneklerinin geliştirilmesine hem de kültürel unsurların içselleştirilmesi

Alıntı: hayatgazetesiromanya



20260826

📖 🗣️🇷🇴Romence - 🗣️🇹🇷Türkçe ortak kelimeler!

-Çok eskiden 🇷🇴Romence'nin altıda birinin Türkçe'den oluştuğunu biliyor muydunuz?

17. ve 18. YY yazılmış kroniklerdeki Türkçe kelimelerin bugün dip notlarla açıklanması dikkat çeker.

🇷🇴Romenler bağımsızlıklarını kazanınca alfabesindeki Osmanlıca kelimelerden tıpkı Araplar gibi arınmayı seçmişler.

Arındırmaya rağmen bugünün 🇷🇴Romencesinde halen çok sayıda Türkçe kelime mevcut. Bunların bir kısmının kökeni, askeri ve idare düzenlemeler. Giyim, kuşam ile ilgili kelimelerde de çok sayıda Türkçe kelime var.

Dil ile ilgili Kaynak: 

Prut seferinden sonra Dimitri Kantemir'le birlikte Rusya'ya kaçan ve daha sonra Sultan'ın izni ile Boğdan'a dönen Boğdan lı Vakanüvis İon Neculce'nin kroniğinden aktarılmış. Bilgiyi alıntıladığım yazı; #Türkler adında bir pdf.

-Benim ise merak ettiğim büyük ATATÜRK'ün latince kelimelere geçmesinin bununla bir ilgisi olabilir mi? Bu arada Romence İtalyancaya da çok benzer. 

Bu düşünce merakımı uyandırdı...

S.PelinPEREMECİ @tunaboyutarihi

******

Türkçe'den Rumenceye geçmiş kelimeler listesi!

Türkçe, 14. yüzyılın sonundan 19. yüzyılın ortasına kadar yaklaşık beş yüzyıl boyunca Rumence üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuştur ve özellikle Dobruca'da günümüze kadar bazı yerel, lehçesel uzantılar göstermiştir. 

Alıntı kelimelerin sayısı 2.750'nin üzerindedir. Bunların neredeyse üçte ikisi günümüz Rumencesinden kaybolmuştur; ancak bu sayıya, Osmanlıca olmayan, Peçenkçe veya Tatar dilleri gibi Osmanlı öncesi Türk dillerinden ve Yunanca, Bulgarca, Sırpça, Çingenece veya Macarca gibi diğer (çoğunlukla Balkan) diller yoluyla Rumenceye giren Türkçe kelimeler dahil değildir. Türkçenin Rumence üzerindeki etkisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun Rumen beylikler üzerindeki egemenliğini ve hakimiyetini genişlettiği ve 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Rumenlerin sosyal, idari ve ekonomik yaşamları üzerinde uzun süreli bir etki bıraktığının kanıtıdır.

Günümüzde konuşulan Rumencenin %0.73’ü türkçeden alınmış kelimelere sahiptir.

Aşağıdaki ise internette bulduğum örnekler ve türkçe karşılıklarıdır:




Hatırlatırım ki kelimelerin aynı kökten gelmeleri aynı anlama geldikleri ve ya aynı şekilde kullanıldıkları anlamına gelmez. Ses benzerliği eşit değildir anlam benzerliğine.

Mesela Caraghios kelimesinin tam çevirisi Karagöz'dür. Ancak tahmin edeceğiniz üzere, Romanyalıların Türkler gibi bir Karagöz Hacivat kukla gösterileri olmadığı için Caraghios, Karagöz kuklası değil "güldüren, ciddi olmayan" anlamına gelir. Benim tahminimce Türkler kendi aralarında konuşurken şakacı insanlara Karagöz diye sesleniyorlardı ve Romanyalılar bu kelimenin bir kukla gösterisi karakterine b'r atıf olduğunu bilemeyecekleri (ve kimse de açıklamadığı için) bu kelimenin "komik, mizahşör" anlıma geldiğini tahmin edip kendileri de o anlamıyla kullanmaya başlamışlardır. Ne kadar da ilginç, değil mi?



Teşekkür ederim.

Antonia C.

Kaynakça:

Listă de cuvinte românești cu etimon turc / Fandom

https://romania.fandom.com/wiki/List%C4%83_de_cuvinte_rom%C3%A2ne%C8%99ti_cu_etimon_tur

20260825

2021 yılında Aizanoi Antik Kenti’nde (Çavdarhisar/Kütahya) yapılan kazılarda derede ortaya çıkarılan Aphrodite heykeli.

 


🎞️ Türk’ün evi gönlü kadar geniştir...

 



 

📰🇹🇷Büyük Taarruzun ve Malazgirt Zaferinin yıldönümü

 


''Büyük Taarruzun ve Malazgirt Zaferinin yıldönümünde Büyük #ATATÜRK ve #SultanAlparslan ı minnetle, Rahmetle anıyorum

#Ruhlarışadolsun

Bu vesile ile aşağıda paylaştığım 'Sarışın bir kurda benziyordu' şiirini yazan Nazım Hikmet'in de ruhu şad olsun dilerim.

Rahmet olsun...''

S.PelinPEREMECİ @tunaboyutarihi

📖 Türk Devletleri pulları

 


20260824

📷 NOSTALJİ: İstanbul-4. Levent -1966

 


1966 - 4.Levent.

O zaman İstanbul'un en yüksek birkaç binasından biri olan Emlak Bankası konutlarının 10. katından çekilen 4.Levent fotoğrafı. Aşağıda, Levent Tenis Kulübü, sinema, ve sanırım solda Perili Köşk görülüyor.

📚📖 Sven Lagerbring'den 2 yıl sonra 1766 yılında yazılmış "TÜRKLER İSKANDİNAVYANIN EN ESKİ HALKLARI"...


Sven Lagerbring'den 2 yıl sonra 1766 yılında yazılmış "TÜRKLER İSKANDİNAVYANIN EN ESKİ HALKLARI"...

İskit-Türk bağlantısını Toroslardaki Yörükler üzerinden ortaya koyan bir kitap...⬇️

✍🏻Sven Lagerbring: 

📚📖 Şansölyelik Danışmanı ve Şövalye Bay Johan Ihre‘ye İsveççe ve Türkçe Dillerinin Benzerliği Üzerine Mektup


Metin, Avrupa Aydınlanması döneminde ortaya çıkan karşılaştırmalı dil ve tarih araştırmalarının erken örneklerinden biri olup, Kuzey ve Batı Avrupa halklarının Türk-Asya kökenleri ve dilsel bağlantıları üzerine yürütülen tartışmaları belgelemektedir. 

İsveççe ve Türkçenin en eski ve güncel alfabelerini karşılaştırmalı olarak gösteren tablolar ve örnek cümleler de okuyucuya sunulmaktadır

İngilterelilerin atası Anglosaxonların kökeni de aynı şekilde Oden’e uzanır. Onların dilleri de aynı Asyalıların ve Türklerin dilinin bir dalıdır.”

******

Bu çeviri, Sven Lagerbring’in Bref till Cancellie-Rådet och Riddaren, Herr Joh. Ihre om Swenska och Turkiska Språkens likhet (1764) adlı eserinin ilk kez kaynak eleştirisine dayalı Türkçe çevirisini ve bilimsel neşrini sunmaktadır. ⬇️


Alıntı: Arkeoloji ve TÜRK Tarihi @ArkeolojiveTurk

📰 Türk kültür ve değerlerinin kronolojisi ışığında Ne Mutlu Türküm diyene!

 


Alıntı: LİN LİN@lin_lin23




📚📖 Atebetü’l-Hakâyık (Hakikatlerin Eşiği) ✍️ Edip Ahmet Yüknekî (Yüknek? 1198? – ?, ?)


Atebetü’l-Hakâyık
Edip Ahmet Yüknekî

(Yüknek? 1198? – ?, ?)

  1. İlâhî öküş ḥamd ayur [men] sana. Senin raḥmetindin umar men ona
  2. Senâ mu ayuga sezâ bu tilim. Unarça ayayın yârî bir mana
  3. Senin barlıḳına tanuḳluḳ birür. Cemâd cânavâr uçan yügürgen nene
  4. Senin birlikine delîl argagan. Bulur bir inen içre delîller mine
  5. Yoḳ irdim yarattın yana yoḳ ḳılıp. İkinç bâr ḳılur sen muḳır men muna
  6. Aya şek yolında yelinlig oṭun. Kel oṭdın özüñn yul ölümdin öne                                                              
  7.  Törütti uganım tünün kündüzün. Uḍup biri birge yorur ön sona
  8. Tünetür tününni künün kiterip. Tünü kiterip baz yarıtur tana
  9. Ölügdin tirig hem tirigdin ölüg. Çıkarur körer sen munı keḍ ana
  10. Bu ḳudret iḍisi ulug bir bayat. Ölüglerni tirgüzmek âsân ol ana
-------------

Atebetü’l-Hakâyık
Edip Ahmet Yüknekî

(Yüknek? 1198? – ?, ?)

  1. İlâhî, pek çok hamd ederim sana. Sen’in rahmetinden ona hayır umarım.
  2. Seni bu dilim övebilir mi? Yardım et bana, gücünü öveyim.
  3. Canlı, cansız, uçan, koşuşan her şey Sen’in varlığına tanıklık verir.
  4. Sen’in birliğine delil arayan, bir şey içinde binlerce delil bulur.
  5. Yok idim, yarattın; yine yok kılıp tekrar var edersin; inandım buna.
  6. Ey şüphe yolunda koşturan! Uyan! Gel, ölümden önce ateşten kurtul.
  7. Kâdir Tanrı geceni, gündüzünü yarattı, önü, sonu birbirine uyup yürür.
  8. Gündüzünü giderip geceni karartır, Geceni giderip yine tanı ağartır.
  9. Ölüden diri, diriden de ölü çıkarır; görüyorsun, bunu iyi düşün.
  10. Bu kudret sahibi Tanrı, ulu, birdir; ölüleri diriltmek ona kolaydır. 

Alıntı: Erdoğan Muratoğlu / https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-3/

📚📖Atabetül hakayık Tenkitli Metin ile ilgili güzel bir sunum

📚📖 Atebetü'l-Hakâyık'tan (Hakikatlerin Eşiği) alıntılar...

"Bilgiyle âlim yukarı yükseldi

Bilgisizlik insanı aşağı çökertti

Bilgi edin, usanma, bil ki o Hak resulü

Bilgi kimde ise gidip alınız dedi"



📚📖Atebetü'l Hakâyık, Türk yazar ✍️Yaşar Çağbayır'ın son kitabı. Çağbayır, ✍️Edib Ahmed Bin Mahmud Yüknekî'nin Atebetü'l Hakâyık'ını, Günümüz Diliyle 📖Atebetü'l Hakâyık Gerçeklerin Eşiği adıyla günümüz Türkçe'sine uyarlamış. Kutadgu Bilig'den yarım yüzyıl kadar sonra kaleme alınmış bir ahlâk ve öğüt kitabı olan Atebetü'l Hakâyık'ı, Türkçe'nin bugüne kadar ki en büyük sözlüğünü Ötüken Türkçe Sözlük yazmış olan Yaşar Çağbayır, günümüz Türkçesine aktarıyor. (Atebetü'l Hakâyık, Tanrı'yı Ululama - s. 13).



📰📄✍️ Cehalete Övgü(!)’nün eleştirisi - Yiğit Çınar


Metodolojik çerçeveyi çizmiş olarak esas konumuza gelirsek, Bilim ve Ütopya’nın Ağustos 2025 sayısında çıkan, değerli arkadaşım Gökalp Erbaş’ın yazısına değinmek istiyorum. “Cehalete Övgü(!)” başlığıyla çıkan yazının ana fikri, bilgisi olmasa da fikri olmanın aslında kötü bir şey olmadığı, bunun yaratıcılık işareti ve hatta bir cevher olduğu üzerine kuruluydu. Birkaç ay önce bu konuyu sözlü olarak da tartışmış, yazıya döktüğü vakit eleştireceğimi söylemiştim.

******

Tartışılması gereken asıl nokta, düşünme yönteminin ne olacağıdır. Türkiye’nin fikir ve teori üretme noktasındaki eksikliğinin temelinde de bu vardır. Buradaki eksiğin felsefe ve edebiyat eksiğinden kaynaklandığını söylemektense aileden alınan ilk eğitimle başlayan düşünme – üretme denkleminin yöntem yetisine sahip olmayı sağlama eksikliği üzerinde durulmalıdır.

Doğanın değişmez ilkesi diyalektik, Antik Çağ’dan bu yana insanlığın en büyük kazanımlarından biri olmuştur. Hegel ile birlikte yeni bir vücuda kavuşan diyalektik, büsbütün bir idealizm içerisinde 19. yüzyılın sarsıcı fikir ve yöntemlerinden birini oluşturmuştur. Evreni “maddeleşmiş bir fikir” olarak gören Hegel, düşüncenin hareketini evrenin hareketine yöneltmişti. Yani ona göre önce fikir sonra maddeydi. Marx ise yıllar sonra diyalektiği “gökten indirerek” dünyevileştirdiğini söyleyecekti. 

Günümüzde felsefi tartışmalar içerisinde hâlâ güncelliğini koruyan idealizm –materyalizm çatışması da aslında diyalektiğin bir parçasıdır. 19. yüzyıl dünyada yepyeni fikirlerin ortaya çıktığı, bir o kadarının tarihe karıştığı ve hayatta kalanların birbiriyle çarpıştığı yüzyıldı. İdealizm ve materyalizm de çatışmanın merkezinde bulunuyordu. Aynı zamanda devrimler çağı olan 19. yüzyılda bu tartışmalar devrimlerin karakterini de belirliyordu. 


Tartışılması gereken asıl nokta, düşünme yönteminin ne olacağıdır. Türkiye'nin fikir ve teori üretme noktasındaki eksikliğinin temelinde de bu vardır. Buradaki eksiğin felsefe ve edebiyat eksiğinden kaynaklandığını söylemektense aileden alınan ilk eğitimle başlayan düşünme - üretme denkleminin yöntem yetisine sahip olmayı sağlama eksikliği üzerinde durulmalıdır. Doğru yöntemle düşünmek, bilginin nasıl üretilip kullanılacağıyla birbirine bağlıdır. Dolayısıyla Türk milletinin içindeki cevheri aramak için bu tespiti yapmakla başlamamız gerekmektedir.


20260823

📖 Göktürk Savaşçıları

 

Göktürk Savaşçıları

Göktürkler 

  • geniş yüz, 
  • belirgin elmacık kemikleri, 
  • düz/basık burun, 
  • hafif çekik gözler 

gibi fiziksel özelliklere sahipti. 

Saçlarını bazen arkadan tek, bazen ortadan ikiye ayırıp, bazen de arkadan bir çok belikler şeklinde örüyorlardı. Bu gelenek Hun döneminde de vardı.

Kur adı verilen kemerler, onların Erlik nişanıydı. Kemerleri metal tokalı idi. Bu tokalara Toku-Toka adı verilirdi ve Toku’lar rütbe sembolüydü. Kemere takılı keseler, bıçak ve kılıçları diğer ayrıntılardır. Kulaklarındaki küpeler de onların Erlik be rütbe işaretidir. 

Nuray Bilgili Fotoğraf Göktürkler’i gösteren  duvar resimlerinin aslına uygun reanimasyonudur.


🎞️ Yabancı gözüyle Atatürk

 



 

📰Isparta'da Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nde 1500 yıllık litürjik kap bulundu.

Isparta'da Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nde 1500 yıllık litürjik kap bulundu.  

• Litürjik kabın, Hristiyan sanat tarihi açısından dünyada bilinen başka örneği yok.


20260822

🎞️📰 TEKNOFEST Mavi Vatan’ın son günü

 




 

🎞️ 🧠💻🇹🇷MİLLİ TEKNOLOJİ: Otonom sistemlerin yerli beyni: T3 Gemstone O1 tanıtıldı.

 

🧠💻Otonom sistemlerin yerli beyni: T3 Gemstone O1 tanıtıldı.

Baykar ve T3 Vakfı tarafından geliştirilen açık kaynak donanımlı 'mini bilgisayar', TEKNOFEST takımları ve eğitim kurumlarına malzeme desteği kapsamında kâr amacı gütmeden ulaştırılacak.



📰 NOSTALJİ: Bir zamanlar... ÇİROZ demek İstanbul demekti..


Bir zamanlar...
ÇİROZ demek İstanbul demekti.. 

Çiroz bir Boğaz geleneğidi.

Aslı “tsiros” olarak yazılan çiroz olarak okunan adını duymak bile bazılarının burnuna hemen rakı kokusunu, akşam sofralarının o doyulmaz muhabbetlerini getirebilir.

Yumurtalarını atan uskumru balığı zayıflar.

İşte çiroz o zaman temizlenip iplere dizilir..

Sıra sıra iplerde Boğaz’ın poyrazına bırakılır, gölgelik köşelerde. 

Mevsimi geldiğinde Boğaz kıyıları bir şenlik yaşar, kıyıdaki çiroz askıları, akşamcıların iştahını kabartıp, iç geçirtir.

Nihayet vakti kerahat geldiğinde iplerden alınan çirozlar, ocak üzerinde tütsülenir, gazete kağıdına sarılıp tokmakla hafifçe dövülür ki derisi kılçıkları ayrılsın, sonra tütsülenmiş etler suyla tuzundan arındırılıp süzülür.

Ardından gelsin artık bolca üzüm sirkesi, zeytinyağı; 

Şimdi artık yemyeşil ince kıyılmış dere otuyla cilveleşme zamanı.


Alıntı: Umut Güner @umuttgunerr

En Çok Okunanlardan...