20260705

📖 🇹🇷Türk Ordusun’da Kolluk Kuvvetleri

Kolluk Kuvvetleri

Kol, askeri bir kelime olarak Xiongnu’lar ve Göktürkler döneminde kullanılmıştır. Metehan Ordusunu Sağ ve Sol Kol şeklinde ikiye ayırmış, Doğudaki askerler Sağ ve Batıdaki askerler Sol Kanadı sevk ve idare etmiştir. Kanat ifadesi ise Ordu Jargonunda Osmanlı döneminde kullanılmıştır. Sağ Kanat Anadolu Beylerbeyliği askerleri, Sol Kanat Rumeli Beylerbeyliği askerleri şeklinde tanzim edilmiştir. 

Selçuklu döneminde askerler, Kollarına Tiraz ya da Pazu Bent adı verilen ve renkli Kol Bağları bağlardı. Bu renkli “İşaretler”, askeri teşkilat içinde hangi Kol ve Kanada ait olduklarını belirlerdi. Osmanlı ordusunun sefere çıkış düzeninde eyalet askerlerinin dizilimi Sağ Kol, Sol Kol ve Merkez Kolu (Orta Kol) olarak adlandırılırdı. 

Askeri teşkilat yasalarında sınır boylarında keşfe çıkan, güvenliği sağlayan veya ordunun önünden giden birliklere "Keşif Kolu", "Devriye Kolu" denmesi bu köklü askeri geleneğin devamıdır. “Kol ağası" (yüzbaşı ile binbaşı arasındaki rütbe) doğrudan ordunun o bölüğünü yöneten kişi demektir. “Kolbaşı” küçük bir askeri birliğin ya da devriye ekibinin başındaki komutana verilen isimdir. “Kol Kethüdası” Yeniçeri Ocağı'nda  sadrazama veya yeniçeri ağasına bağlı üst düzey görevli subaydır. “Kara Kol” bugün emniyet teşkilatının kullandığı bina anlamına gelen bir tanımlamadır. “Keşif Kolu” devriye gezen hareketli askeri birlik, Öncü Kol Artçı Kol, orduyu ön ve arkadan koruyan askeri saflardır.

“Kol Ordu”, modern askeri teşkilatlanmada birkaç tümenden oluşan, kendi içinde lojistik ve idari bağımsızlığa sahip en büyük taktik askeri birliktir. “Kolluk Kuvvetleri”, güvenlik ve asayişi sağlayan asker, polis, subay ve jandarma birliklerini ifade eder. Kol Gezmek askeri birliklerin şehirde ya da sınır boylarında güvenliği sağlamak amacıyla dolaşmasına denir. 

Bu kelimeler, kadim Türk ordusunun "kol" (kanat) yapısının, modern orduya uyarlanmış doğrudan mirasıdır. 

Nuray Bilgili





📰 Türk Tarihi’nden.... 1914... 1915... 1916...1922

 









Alıntı: Özrumeli @yeniozrumeli


🎞️🇹🇷🗣️Arda Güler: "Modrić'e 'Luka abi' (ağabey Luka) diyorum ve o da bana 'abi' diyor (büyük

📰 Muş'un Malazgirt ilçesinde "Selçuklu Şehitliği" olduğu değerlendirilen alanda yapılan kazı çalışmaları

 


Muş'un Malazgirt ilçesinde "Selçuklu Şehitliği" olduğu değerlendirilen alanda yapılan kazı çalışmalarıyla tespit edilen mezarlardan çıkarılan iskeletler, antik DNA analizleri için laboratuvarlara taşınarak bilim insanları tarafından inceleniyor. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle, Ahlat Müze Müdürlüğü ile Muş Alparslan Üniversitesinin ortaklığında 2020 yılında başlatılan “Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi” devam ediyor. Bu yıl yüzey araştırmaları sırasında tespit edilen 18 mezarın bulunduğu bölgede çalışan kazı ekibi, mezarların çevre taşları ile baş ve ayak şahidelerini belgeliyor. Daha sonra 80-110 santimetre derinlikte bulunan bazalt mezar kapak taşlarına ulaşan görevliler, ana kaya oyularak oluşturulan sanduka mezarları gün yüzüne çıkarılıyor.

Titiz bir çalışmayla mezarlardan alınarak Hacettepe Üniversitesi İnsan Davranışsal Ekolojisi ve Arkeometri Laboratuvarına gönderilen kemikler üzerinde Prof. Dr. Ali Metin Büyükkarakaya tarafından ölüm sebebi, yaş, cinsiyet ve hastalık gibi araştırmalar yapılıyor. Daha sonra Muş Alparslan Üniversitesi Selçuklu ve Malazgirt Uygulama ve Araştırma Merkezi’ndeki Antropoloji Laboratuvarı’na getirilen iskeletlerde antik DNA çalışmaları gerçekleştiriliyor.

Kazı alanı sorumlusu Uzman Arkeolog Muhammed Dolmuş, AA muhabirine, söz konusu alanda yaptıkları detaylı yüzey araştırmaları neticesinde tespit ettikleri mezarlardan aldıkları karbon örneklerinin analiz sonuçlarının Malazgirt Savaşı'nın yaşandığı dönemi işaret ettiğini söyledi. Bu bulgular üzerine çalışma alanını genişlettiklerini anlatan Dolmuş, "2022, 2023 ve 2024 yıllarında gerçekleştirilen çalışmalarda 52 mezarla karşılaştık. Söz konusu mezarların tamamında İslami gömü geleneklerine uygun biçimde defin yapılmış. Yüzde 40'lık bölümü genç-yetişkin erkek bireylerden oluşuyor. 2026 yılı çalışmalarımıza haziranda başladık. Bu kapsamda 10'a 10 metrelik bir alanda kazı çalışmalarını sürdürüyoruz. Şimdiye kadar 18 yetişkin bireye ait mezarla karşılaştık" dedi. 

Kaynak: AA (03.07.2026)







📖 Neden İstiklâl Savaşı (Harbi) /''Kurtuluş Savaşı’'na Milli Mücadele denilemez’'?

Kurtuluş Savaşı’na Milli Mücadele denilemez. Çünkü, kurucu kadro 1926’da “İstiklal Savaşı” olarak adlandırdı. “İstiklal Savaşı” adı verilmesine ilişkin belge bu. Kahramanların ve bu vatanı kanlarıyla işgalden kurtaranların  ruhunu incitmeyelim. Mazlum ulusların kurtuluşu için meşale olan savaşa saygı duyalım.

Alıntı: Dr. Naim Babüroğlu @NaimBaburoglu

🎞️ Mimar Sinan'ın eseri Mihrimah Sultan Camii

 

🕌 Dahi mimarın zeka dolu eseri 

Mimar Sinan'ın eseri Mihrimah Sultan Camii, sadelikteki ihtişamı ve kusursuz ekinoks hesabı ile yüzyıllara meydan okuyor.





📰Türk denizciliğinin büyük komutanı, Osmanlı İmparatorluğu'nun Kaptan-ı Deryası Barbaros Hayrettin Paşa'nın vefatının 480. yılı.

Kazandığı zaferler ve gemi teknolojisinde yaptığı çalışmalarla Osmanlı'nın deniz imparatorluğuna dönüşmesini sağladı...

Türk denizciliğinin büyük komutanı, Osmanlı İmparatorluğu'nun Kaptan-ı Deryası BarbarosHayrettinPaşa'nın vefatının 480. yılı.  

Alıntı: https://tr.trthaber.com/1/0bd48cb5

📖 Ömer Asım Aksoy, karşıdevrimci savları dile getiren Falih Rıfkı Atay'a Türkçe dersi veriyor.

Ömer Asım Aksoy, Dil Devrimi'ne yönelik karşıdevrimci savları dile getiren Falih Rıfkı Atay'a Türkçe dersi veriyor.

20260703

📖Ankara Savaşı’nın önemi, nedenleri ve sonuçları

ANKARA SAVAŞI SONUÇLARI, Ankara Savaşı Kimler Arasında, Ne Zaman Yapıldı, Tarihi, Nedenleri, Sonuçları ve Önemi Nedir

Ankara Savaşı, Osmanlı Tarihinde büyük bir yere sahiptir. 1402 yılında meydana gelen bu savaş taraflardan birinin esir düşmesine sebep olmuştur. Tarihte savaşların türlü sonuçlarına ve etkilerine şahit oluruz. Ancak Ankara Savaşıyla yeni bir dönem başlamış ve bu dönem türlü olayları beraberinde getirmiştir


Ankara Savaşı en çok merak edilen savaşların başında yer alır. Özellikle bir padişahın esir düşmesi en merak edilen ve sonunda neler olduğu öğrenilmek istenen olaylardandır. Siyasi ve sosyokültürel etkileri yoğun olarak yaşanan ve birçok büyük olayı etkileyen Ankara Savaşı, Osmanlı Tarihinde önemli bir yer tutar.

Ankara Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

Beylik problemleri sebebiyle başlayan savaş Osmanlı Devleti'nin yenilgisiyle sonuçlanmıştır. Savaş sonrası Osmanlı Devleti'nin padişahı Yıldırım Beyazıt, Moğol İmparatoru Timur'a esir düşer. 8 ay boyunca esir kalan Yıldırım Beyazıt bu duruma dayanamaz üzüntüden vefat eder.

Ankara Savaşı'nın Sonuçları

Ankara Savaşı Osmanlı Devleti'nin mağlubiyetiyle başka sıkıntıları beraberinde getirir. Savaşın sonuçlarını sıralayacak olursak;

ANKARA SAVAŞI SONUÇLARI

  • Anadolu'daki Türk birliği bozulmuştur.
  • Osmanlı Devleti dağılma riski yaşamıştır.
  • Fetret Devri yaşanmıştır. Yani bir dönem devlet padişahsız kalmıştır.
  • Taht kavgaları başlamıştır.
  • İstanbul'un fethinin 50 yıl gecikmesi söz konusu olmuştur.

Ankara Savaşı Kimler Arasında Yapılmıştır?

Ankara Savaşı Osmanlı Devleti ve Timurlular arasında yapılmıştır.

Ankara Savaşının Tarihi

1402 tarihinde yapılan Ankara Savaşının günü net olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklara göre 20 Temmuz bazılarına göre de 28 Temmuz'dur. Savaş Ankara'nın kuzeydoğusundaki Çubuk Ovasında gerçekleşmiştir.


🎞️ Osmanlı, Ankara Savaşı'nı gerçekten ne zaman geride bıraktı?

 

Osmanlı, Ankara Savaşı'nı gerçekten ne zaman geride bıraktı?

Osmanlı, Ankara Savaşı'nı gerçekten ne zaman geride bıraktı?

Prof. Dr. Tufan Gündüz'e göre bu savaşın etkileri sanıldığından çok daha uzun sürdü. Osmanlı Devleti, Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Ankara Savaşı'nın gölgesinde yaşamaya devam etti.



🎞️🗣️🎙️Dilimizde ‘’ana’’ ve ‘’baba’’ sözcüklerinin kullanımı :))

 

...


20260702

🎞️✍️Nejat Uygur’un son şiiri...Kendi sesinden...💐

Nejat Uygur’un son şiiri:


"Biliyorum caminin avlusunda toplanan kalabalık bana değil

Gelen ünlüleri görmek için

‘Aa, o da burda, şu da burda!’ deyip

Beni musalla taşında unutanları görüyorum

** 

Hayatımda ilk defa katıla katıla gülüyorum

Çünkü, kırkım dolmadan unutulacağımı biliyorum.

Yaşlı bir selvi ağacının gölgesinde oturup

Yılların yorgunluğunu çıkarıyorum

**

Birden önümden sırasıyla Nisa’lar, Tolga’lar, Sadri’ler

Daha birçok sanatçılar geçiyor.

Selam veriyorum, hiçbiri görmüyor.

Sesleniyorum: ‘Anne, ben buradayım. Baba, ben buradayım.’

Sesleniyorum ama kimse duymuyor.

Eşime sesleniyorum: ‘Nerde benim yamalı elbiselerim, boyalarım?’

Çocuklarım burada beni niye yalnız bıraktınız?

**

Ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum.

Günahımla sevabımla Allah'a sığınıyorum..."

📰 Kadir İnanır'ın ardından...

𝖳ü𝗋𝗄𝖺𝗇 Ş𝗈𝗋𝖺𝗒 𝗂𝗅𝖾 𝗒𝖺𝗇 𝗒𝖺𝗇𝖺 𝗀𝖾𝗅𝗂𝗉 𝗌𝗂𝗇𝖾𝗆𝖺𝗇ı𝗇 𝗌𝖾𝗒𝗋𝗂𝗇𝗂 𝖽𝖾ğ𝗂ş𝗍𝗂𝗋𝖾𝗇, "𝖳𝖺𝗍𝖺𝗋 𝖱𝖺𝗆𝖺𝗓𝖺𝗇" 𝗂𝗅𝖾 𝖺𝖽𝖺𝗅𝖾𝗍𝗂, "𝖪𝖺𝖽𝗂𝗋𝗂𝗓𝗆" 𝗂𝗅𝖾 𝗈𝗇𝗎𝗋𝗎 𝗌𝗂𝗆𝗀𝖾𝗅𝖾𝗒𝖾𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝖺𝖽𝖺𝗆𝖽ı... 

𝖪𝖺𝖽𝗂𝗋 İ𝖭𝖠𝖭𝖨𝖱

𝖮𝗋𝖽𝗎𝗇𝗎𝗇 𝖥𝖺𝗍𝗌𝖺 𝗂𝗅ç𝖾𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾, 𝗄𝖺𝗅𝖺𝖻𝖺𝗅ı𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝖺𝗂𝗅𝖾𝗇𝗂𝗇 𝗌𝗈𝗇 ç𝗈𝖼𝗎ğ𝗎 𝗈𝗅𝖺𝗋𝖺𝗄 𝖽ü𝗇𝗒𝖺𝗒𝖺 𝗀𝖾𝗅𝖽𝗂. İ𝗅𝗄 𝗏𝖾 𝗈𝗋𝗍𝖺𝗈𝗄𝗎𝗅 𝗒ı𝗅𝗅𝖺𝗋ı𝗇𝖽𝖺, 𝗈𝗄𝗎𝗅 𝗀ö𝗌𝗍𝖾𝗋𝗂𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝖽𝖾 𝖽𝗂𝗄𝗄𝖺𝗍 ç𝖾𝗄𝖾𝗇, 𝖻𝖺𝗄ışı𝗒𝗅𝖺 𝖼ü𝗆𝗅𝖾 𝗄𝗎𝗋𝖺𝗇, 𝗌𝗎𝗌𝗎𝗇𝖼𝖺 𝖻𝗂𝗅𝖾 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗒 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍𝖺𝗇 ç𝗈𝖼𝗎𝗄𝗍𝗎. 𝖲𝗈𝗇𝗋𝖺 İ𝗌𝗍𝖺𝗇𝖻𝗎𝗅... 𝖧𝖺𝗒𝖽𝖺𝗋𝗉𝖺ş𝖺 𝖫𝗂𝗌𝖾𝗌𝗂𝗇𝗂𝗇 𝗒𝖺𝗍ı𝗅ı 𝗄𝗈𝗋𝗂𝖽𝗈𝗋𝗅𝖺𝗋ı𝗇𝖽𝖺𝗇 𝗀𝖾ç𝗍𝗂, 𝖺𝗋𝖽ı𝗇𝖽𝖺𝗇 𝖬𝖺𝗋𝗆𝖺𝗋𝖺 Ü𝗇𝗂𝗏𝖾𝗋𝗌𝗂𝗍𝖾𝗌𝗂 İ𝗅𝖾𝗍𝗂ş𝗂𝗆 𝖥𝖺𝗄ü𝗅𝗍𝖾𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗈𝗄𝗎𝖽𝗎.

𝟣𝟫𝟨𝟪𝖽𝖾 ö𝗇𝖼𝖾 𝖲𝖾𝗌 𝖽𝖾𝗋𝗀𝗂𝗌𝗂𝗇𝗂𝗇 𝗒𝖺𝗋ış𝗆𝖺𝗌ı𝗇𝖺 𝗄𝖺𝗍ı𝗅𝖽ı, 𝖺𝗋𝖽ı𝗇𝖽𝖺𝗇 𝖲𝖺𝗄𝗅𝖺𝗆𝖻𝖺ç 𝗀𝖺𝗓𝖾𝗍𝖾𝗌𝗂𝗇𝗂𝗇 𝖽ü𝗓𝖾𝗇𝗅𝖾𝖽𝗂ğ𝗂 𝖥𝗈𝗍𝗈𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇 𝖠𝗋𝗍𝗂𝗌𝗍𝗂 𝖸𝖺𝗋ış𝗆𝖺𝗌ı’𝗇𝖽𝖺 𝖻𝗂𝗋𝗂𝗇𝖼𝗂 𝗈𝗅𝖽𝗎. 𝖥𝗈𝗍𝗈𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋𝗅𝖺 𝖻𝖺ş𝗅𝖺𝗒𝖺𝗇 𝗒𝗈𝗅𝖼𝗎𝗅𝗎𝗄, 𝖺𝗒𝗇ı 𝗒ı𝗅 𝗌𝗂𝗇𝖾𝗆𝖺𝗒𝖺 𝗄üçü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝗋𝗈𝗅𝗅𝖾 𝗎𝗓𝖺𝗇𝖽ı. 𝖠𝗋𝖽ı𝗇𝖽𝖺𝗇 𝟣𝟫𝟩𝟢𝗍𝖾 "𝖪𝖺𝗋𝖺 𝖦ö𝗓𝗅ü𝗆" 𝗂𝗅𝖾 𝖻𝖺ş𝗋𝗈𝗅𝖾 𝗀𝖾ç𝗍𝗂. 𝖳ü𝗋𝗄𝖺𝗇 Ş𝗈𝗋𝖺𝗒𝗅𝖺 𝗒𝖺𝗇 𝗒𝖺𝗇𝖺 𝗀𝖾𝗅𝖽𝗂ğ𝗂𝗇𝖽𝖾, 𝖳ü𝗋𝗄 𝗌𝗂𝗇𝖾𝗆𝖺𝗌ı 𝗒𝖾𝗇𝗂 𝖻𝗂𝗋 𝗒ı𝗅𝖽ı𝗓ı𝗇ı ç𝗈𝗄𝗍𝖺𝗇 𝖿𝖺𝗋𝗄 𝖾𝗍𝗆𝗂ş𝗍𝗂. 𝖲𝗈𝗇𝗋𝖺𝗌ı 𝗌𝖺𝖽𝖾𝖼𝖾 𝖿𝗂𝗅𝗆𝗅𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅, 𝗁𝖺𝖿ı𝗓𝖺𝗒𝖺 𝗄𝖺𝗓ı𝗇𝖺𝗇 𝗄𝖺𝗋𝖺𝗄𝗍𝖾𝗋𝗅𝖾𝗋 𝗈𝗅𝖺𝖼𝖺𝗄𝗍ı... 𝖹𝖺𝗆𝖺𝗇 𝗀𝖾ç𝗍𝗂𝗄ç𝖾 𝗈, 𝗌𝖺𝖽𝖾𝖼𝖾 𝗒𝖺𝗄ışı𝗄𝗅ı 𝖻𝗂𝗋 𝗃ö𝗇 𝗈𝗅𝖺𝗋𝖺𝗄 𝗄𝖺𝗅𝗆𝖺𝖽ı. 𝖣𝖺𝗁𝖺 𝖽𝖾𝗋𝗂𝗇, 𝖽𝖺𝗁𝖺 𝗒𝖺𝗋𝖺𝗅ı, 𝖽𝖺𝗁𝖺 𝗀𝖾𝗋ç𝖾𝗄 𝗁𝗂𝗄𝖺𝗒𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇 𝗉𝖾ş𝗂𝗇𝖾 𝖽üş𝗍ü.

𝖴𝗍𝖺𝗇ç, 𝖲𝖾𝗅𝗏𝗂 𝖡𝗈𝗒𝗅𝗎𝗆 𝖠𝗅 𝖸𝖺𝗓𝗆𝖺𝗅ı𝗆, 𝖪ı𝗋ı𝗄 𝖡𝗂𝗋 𝖠ş𝗄 𝖧𝗂𝗄𝖺𝗒𝖾𝗌𝗂, 𝖡𝗂𝗋 𝖸𝗎𝖽𝗎𝗆 𝖲𝖾𝗏𝗀𝗂, 𝖸ı𝗅𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 Ö𝖼ü, 𝖳𝖺𝗍𝖺𝗋 𝖱𝖺𝗆𝖺𝗓𝖺𝗇𝖧𝖾𝗋 𝖿𝗂𝗅𝗆𝗂𝗇𝖽𝖾 𝖻𝖺ş𝗄𝖺 𝖻𝗂𝗋 𝖺𝖽𝖺𝗆𝖽ı 𝖺𝗆𝖺 𝗁𝖾𝗉 𝖺𝗒𝗇ı 𝗈𝗇𝗎𝗋𝗎𝗇𝗎 𝗄𝗈𝗅𝖺𝗒 𝖻ı𝗋𝖺𝗄𝗆𝖺𝗒𝖺𝗇, 𝗌𝖾𝗏𝗀𝗂𝗒𝗂 𝖺ğı𝗋 𝗒𝖺ş𝖺𝗒𝖺𝗇, 𝖺𝖼ı𝗒ı 𝗂ç𝗂𝗇𝖾 𝗀ö𝗆𝖾𝗇 𝗀üç𝗅ü 𝖺𝖽𝖺𝗆𝗅𝖺𝗋ı 𝗈𝗒𝗇𝖺𝖽ı.

𝖡𝖺𝗓𝖾𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗋𝖾𝗄𝗅𝖺𝗆ı𝗇 𝗋𝖾𝗇𝗄𝗅𝗂 ışı𝗄𝗅𝖺𝗋ı 𝖺𝗅𝗍ı𝗇𝖽𝖺 𝖾𝗆𝖺𝗇𝖾𝗍 𝖻𝗂𝗋 𝗉𝖾𝗋𝗎𝗄𝗅𝖺, 𝖻𝖺𝗓𝖾𝗇 𝖽𝖾 𝖲𝗁𝖺𝗄𝖾𝗌𝗉𝖾𝖺𝗋𝖾𝗂𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗄𝗋𝖺𝗅𝗂ç𝖾𝗒𝖾 𝖻𝗂ç𝗍𝗂ğ𝗂 𝗈 𝖺ğı𝗋 𝗏𝖾 𝗆𝖺ğ𝗋𝗎𝗋 𝗄𝗎𝗆𝖺ş𝗅𝖺𝗋 𝗂ç𝗂𝗇𝖽𝖾 𝖽𝖾 𝗀ö𝗋𝖽ü𝗄 𝗈𝗇𝗎.

𝖡𝖾𝗅𝗄𝗂 𝖻𝗎 𝗒ü𝗓𝖽𝖾𝗇 𝗈𝗇𝗎 𝗂𝗓𝗅𝖾𝗋𝗄𝖾𝗇, 𝗆𝖾𝗆𝗅𝖾𝗄𝖾𝗍𝗂𝗇 𝗌𝗈𝗄𝖺𝗄𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı, 𝗌𝗎𝗌𝗄𝗎𝗇𝗅𝗎ğ𝗎𝗇𝗎, ö𝖿𝗄𝖾𝗌𝗂𝗇𝗂, 𝗌𝖾𝗏𝗀𝗂𝗌𝗂𝗇𝗂 𝖽𝖾 𝗀ö𝗋𝖽ü𝗄. 𝟣𝟪𝟤 𝗌𝗂𝗇𝖾𝗆𝖺 𝖿𝗂𝗅𝗆𝗂 𝗏𝖾 𝟣𝟤 𝗍𝖾𝗅𝖾𝗏𝗂𝗓𝗒𝗈𝗇 𝖽𝗂𝗓𝗂𝗌𝗂𝗒𝗅𝖾 𝗄𝗈𝖼𝖺 𝖻𝗂𝗋 ö𝗆ü𝗋 𝗌ığ𝖽ı𝗋𝖽ı 𝖻𝖾𝗒𝖺𝗓𝗉𝖾𝗋𝖽𝖾𝗒𝖾. Ö𝖽ü𝗅𝗅𝖾𝗋 𝖺𝗅𝖽ı, 𝗈𝗇𝗎𝗋𝗅𝖺𝗇𝖽ı𝗋ı𝗅𝖽ı, 𝗒ı𝗅𝗅𝖺𝗋 𝗀𝖾ç𝗌𝖾 𝖽𝖾 𝖾𝗍𝗄𝗂𝗌𝗂 𝖾𝗄𝗌𝗂𝗅𝗆𝖾𝖽𝗂.

𝖮 𝗌𝖾𝗋𝗍 𝖽𝗎𝗋𝗎ş𝗎𝗇 𝖺𝗋𝗄𝖺𝗌ı𝗇𝖽𝖺 𝗂𝗌𝖾 𝗁𝖾𝗋 𝗌𝖺𝖻𝖺𝗁 𝗂𝗄𝗂 𝗌𝖺𝖺𝗍𝗂𝗇𝗂 𝗀𝖺𝗓𝖾𝗍𝖾𝗅𝖾𝗋𝖾 𝖺𝗒ı𝗋𝖺𝗇, 𝖻𝗎 ü𝗅𝗄𝖾𝗇𝗂𝗇 𝖾𝗇 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝗒𝖺𝗓𝖺𝗋 𝗏𝖾 𝖺𝗒𝖽ı𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗒𝗅𝖺 𝖽𝗈𝗌𝗍𝗅𝗎𝗄𝗅𝖺𝗋 𝖻𝗂𝗋𝗂𝗄𝗍𝗂𝗋𝖾𝗇, 𝗍𝖺𝗋𝗂𝗁 𝗏𝖾 𝖿𝖾𝗅𝗌𝖾𝖿𝖾 𝗄𝗂𝗍𝖺𝗉𝗅𝖺𝗋ı𝗇𝖽𝖺 𝗍𝖾𝗌𝖾𝗅𝗅𝗂 𝖺𝗋𝖺𝗒𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗇𝗍𝖾𝗅𝖾𝗄𝗍ü𝖾𝗅 𝗏𝖺𝗋𝖽ı...

𝖵𝖾 𝖻𝗎𝗀ü𝗇, 𝗎𝗓𝗎𝗇 𝗌ü𝗋𝖾𝖽𝗂𝗋 𝗏𝖾𝗋𝖽𝗂ğ𝗂 𝗒𝖺ş𝖺𝗆 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗌𝗂𝗇𝗂𝗇 𝖺𝗋𝖽ı𝗇𝖽𝖺𝗇 𝟩𝟩 𝗒𝖺şı𝗇𝖽𝖺 𝖺𝗋𝖺𝗆ı𝗓𝖽𝖺𝗇 𝖺𝗒𝗋ı𝗅𝖽ı. 𝖠𝗋𝖽ı𝗇𝖽𝖺, 𝗒𝖺𝗅𝗇ı𝗓𝖼𝖺 𝗎𝗇𝗎𝗍𝗎𝗅𝗆𝖺𝗓 𝖿𝗂𝗅𝗆𝗅𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅, 𝗈𝗇𝗎𝗋𝗎𝗇, 𝗌𝖾𝗏𝗆𝖾𝗇𝗂𝗇, 𝗌𝗎𝗌𝗆𝖺𝗇ı𝗇 𝗏𝖾 𝖽𝗂𝗆𝖽𝗂𝗄 𝖽𝗎𝗋𝗆𝖺𝗇ı𝗇 𝗇𝖺𝗌ı𝗅 𝗈𝗒𝗇𝖺𝗇𝖺𝖼𝖺ğı𝗇ı 𝗀ö𝗌𝗍𝖾𝗋𝖾𝗇 𝗄𝗈𝖼𝖺 𝖻𝗂𝗋 𝗆𝗂𝗋𝖺𝗌 𝖻ı𝗋𝖺𝗄𝗍ı...

𝖠𝗅ı𝗇𝗍ı...

📖 🇹🇷Türk Ordusun’da Kolluk Kuvvetleri

Kolluk Kuvvetleri Kol, askeri bir kelime olarak Xiongnu’lar ve Göktürkler dönemi nde kullanılmıştır. Metehan Ordusunu Sağ ve Sol Kol şeklind...