Rum'un İngilizcesi "Greek (Yunan)" değildir.
"Rum" bir etnik grup değildir. "Rum" dini bir terimdir ve Ortodoks Hristiyanları ifade eder
"Rum" yunanlar, Arvanitler (Arnavutlar), Slavlar, Ulahlar ve Türkler (örneğin, Karaman Türkleri) gibi çeşitli grupları kapsar.
Rum, Yunanca anlamına gelmez.
"Rum" bir etnik köken değildir. "Rum" dini bir terimdir ve Ortodoks Hristiyanları ifade eder.
"Rum", Yunanlılar, Arvanitler (Arnavutlar), Slavlar, Vlaklar ve Türkler (örneğin, Karaman Türkleri) gibi çeşitli grupları kapsıyordu.
****
Not greek. Ionian. Ionians were not greek. Read Herodotus.
****
"HELLENCE" İYON ALFABESİNİN KENDİSİDİR
Hellen halkları için “ortak yazı”ya dönüşen ve bugün “Hellence” olarak bilinen harfler de zaten İon alfabesinin kendisidir.
Ve bildiğiniz gibi İyonlar Grek DEĞİLDİR.
Firavun III. Amenophis’in Theben Ölü Tapınağı’nda yabancı halklar arasında İonlar ilk kez, “Iunia A’a/Büyük İonia” olarak geçer.
Büyük İonia, Anadolu’ludur; hem de M.Ö. 14. yüzyılda. Atinalılar sözde sömürge amaçlı olarak Anadolu’ya gelmeden 350 yıl kadar önce.⤵️
İONYALILAR GREK DEĞİLDİR / YUNAN ALDATMACASI ANADOLU VE TÜRK TARİHİ
"Anadolu‟da yaşamış antik milletlerden İyonyalıların Greklerle bağlantıları yoktur ve tarih boyunca olmamıştır. Bir başka deyişle İyonyalılar Grek olarak nitelendirilemezler.
İyonyalılar, Anadolu‟nun Batısında, Ege kıyılarında çoğalan ve gelişme kaydeden bir ırk olmuşlardır.
Eski Ahitte (İncilde), Nuh peygamberin oğlu Yafes‟in (Japeth) oğulları ve torunlarının soyundan geldikleri bildirilen “İyonyalıların” kimlikleri konusuna açıklık getirilmeden,⤵️
Antik tarih konusunda mesafe kat edilmesine imkân yoktur. İyonyalıların daha sonraları Greklerle birleşmeleri, etnik olarak değil, “dinsel olarak” nitelendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki o devirlerde Ortodoks Kilisesi, farklı etnik grupları birleştirici bir rol oynamıştır."⤵️,(The Guardian/May 29, 1919, ―The İncalculable Evils Of Partition - By Sir William Mitchell Ramsay, s. 9)
"Oryantalist akademisyenler, Greklerin etnik saflığa sahip olmadıklarını, ayrıca kültürlerinin de zayıf olduğunu, sahip oldukları kültürü kendilerinden önceki çağlarda yaşamış “Doğunun eski kavimlerine” borçlu oldukları gerçeğinin altını uzun yıllar çizmişlerdir...
Söz konusu bu durumu tarihçi Jacob Fallmerayer‟in ünlü eseriyle ortaya koymuş olduğu ifade edilmiştir. Greklere eski ve bilge bir ced (ata) bulmak gerekmiş ve böylece Doğunun antik medeniyetleri “model” olarak alınmış ve Greklere “adapte” edilmiştir." R. Beaton – David Ricks,
"Etrüsklerle akrabalık bağları olduğu bilinen Lidya, Bergama ve Karya Krallarının ülkeleri Greklerce ele geçirilmiş, bu bölgeler Helenleştirilmiş ve bu topraklarda yerli dillerin yerini artık Grekçe almıştır.
Hıristiyanlık Anadolu topraklarında kendini Grek kimliği ile ifade etmiş ve Anadolu halkları Greklerce asimile edilmişlerdir."
William M. Ramsay, The Letters To The Seven Churches, Kessinger Publishing, Whitefish/Montana, 2004, s. 119, 120, 378
Araştırmalarımız bize göstermiştir ki, Batılılar ―biz ne söylersek, neyi iddia edersek ve bilim diye neyi ortaya koyarsak, ancak onlar doğrudur ve bilimseldir. Bizim iddialarımız kesinlikle sorgulanamaz” düşüncesini ―gelişmemiş ülke aydınlarına,
yüzyıllardır öylesine telkin etmişlerdir ki, Türkiye deki bilim insanlarının pek çoğu, kendi vatanlarının tarihi ile ilgili bilimsel gerçekleri dahi, ―Batı onaylamıyor – kabul etmiyor, hatta Batılılar bize gülerler… diyerek, görmemezlikten gelmektedir.
Antik Türk Tarihini toptan reddetmektedirler. Bir başka ifadeyle ―Batı, kendi iddia ve çıkarlarının aleyhine olan tarihi gerçekleri neden onaylasın?” diyerek sorgulama gereği bile duymamaktadırlar.
Oysa tüm bilim dallarında olduğu gibi, antik tarih kaynaklarını da tarafsız ve önyargısız olarak araştırıp, incelenmesi gerekmektedir.
Çünkü ―gün ışığına çıkarılan bilimsel bilgi ve bulgular” mevcut antik tarihin Türkler aleyhine saptırıldığını ortaya koymaktadır.
Batılıların, yüzyıllardır Türkler aleyhine geliştirmiş oldukları düşünce ve tutumları, onların antik tarih yazılımına da fazlasıyla yansımıştır.
Şöyle ki, ―Türk adının, ya da Türklerle ilişkilendirebilecek adların kullanılmamasına ve bazı durumlarda da bu adların ustaca gizlenmesine özellikle dikkat edilmiştir. Aslında bu yanlı çalışmaları yapanlar açısından bakıldığında, bu davranışları gayet doğaldır, çünkü Türklerin antik tarihini ortaya koymak ve miras haklarını Türklere teslim etmek, Batılıların çıkarlarına ters düşmektedir.
Diğer yandan Türkleri ilgilendiren tarihi gerçekleri ortaya çıkarmak onların görevi de değildir.
Kaynak:
Güzide Filiz TUZCU
(ANTİK TÜRK KAVİMLERİNİN TIP İLMİNE KATKILARI)
İstanbul Üniversitesi
****
Bu inanmak ya da inanmamakla ilgili değil. Bu bir gerçek.
Theben Dead Temple of Amenophis'te İyonyalılardan ilk kez "Iunia A'a/Büyük İyonya" olarak bahsedilir.
Büyük İyonya Anadolu'dandır; ve MÖ 1400'de. Atinalılar Anadolu'ya gelmeden yaklaşık 350 yıl önce.
*****
Genetikçiler, bir kişinin ırkını kesin olarak belirleyebilecek bir test tasarlamadılar. Ve bir bakıma bu imkansız. Irk, nasıl tanımladığımız ve tanımlandığımızla ilgilidir; bu bir görünüm meselesinden daha fazlasıdır - bir kültür, tarih, coğrafya ve aile meselesidir.
Genetik ve yüzdelere indirgenemez.
*Alıntı: Arkeoloji ve TÜRK Tarihi @ArkeolojiveTurk