Blog Listem

20261106

🎞️🇷🇺 Ruslar, Batrakov’a 🇹🇷Türkiye’de Gösterilen Sevgiye Hayran Kaldı!

 

🎞️🗣️🎙️🎶 Atatürk'ün Sevdiği Türkü - Bülbülüm Altın Kafeste

 

🎞️🗣️🎙️ Türkü Hikâyesi  -Atatürk'ün En Sevdiği Türkü-Bülbülüm Altın Kafeste | 
   

🎞️🗣️🎙️🎶 Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün sevdiği şarkılar...Devlet Sanatçımız Müzeyyen Senar'ın sesinden...

💐IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUNLAR.... 
RUHLARI ŞÂD OLSUN...💐 


 🎞️🗣️🎙️🎶 Müzeyyen Senar - Fikrimin İnce Gülü / Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar 

 
🎞️🗣️🎙️🎶 Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar - Kimseye Etmem Şikayet - Müzeyyen Senar 

 

🎞️🗣️🎙️🎶 Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar - Havada Bulut Yok (Yemen Türküsü) - Müzeyyen Senar (1975) 



🎞️🗣️🎙️🎶 Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar - Çile Bülbülüm Çile - Safiye Ayla 

🎞️UNUTULMAYANLAR: 🎤🗣️🎶 Müzeyyen Senar-Nülifer düeti (''dalgalandımda duruldum'')

 



Müzeyyen Senar : Mustafa Kemal Atatürk'Ün huzurunda şarkı söyleyen sanatçı

Bursa'da doğdu, çocuk yaşta İstanbul'a geldi. Henüz on beş yaşındayken İstanbul Radyosu'nda söylemeye başladı ve yetmiş yılı aşan bir kariyer sürdürdü.

Cumhuriyet'in ilk kuşak kadın sanatçılarındandır; kadınların sahnede görünmesinin tartışıldığı bir dönemde kariyer kurmuş, bu yönüyle simgesel bir figür hâline gelmiştir. 

Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda birçok kez söylemiş olması, adının Cumhuriyet'in kültür tarihiyle birlikte anılmasına yol açtı.

2015'te 96 yaşında vefat etti.

Müzikal Üslubu

Güçlü ve otoriter bir tavrı vardı; şarkıyı süslemeden, sözün anlamını öne çıkararak söylerdi. Klasik repertuvarın yanı sıra dönemin hafif eserlerini de yorumladı. Sonraki kuşak kadın yorumcuların büyük bölümü onu referans alır.


Çocukluğu ve Müzik Eğitimi

Müzeyyen Senar'ın babası “Cerrah Mehmet” lakabıyla tanınan, kıraathane işleten Mehmet Bey; annesi ise güzel sesiyle Kur'an, gazel ve türküler okuyan Zehra Hanım'dı. İsmet ve Hilmi adlarında iki büyük kardeşi vardı. Doğum yeri birçok biyografik kaynakta Keles'e bağlı Gököz köyü olarak geçmektedir.

Ailesi doğduğunda ona Hikmet adını vermek istedi. Nüfus kaydını yaptırmak için şehre giden eniştesi Ziya Bey ise kız çocuğuna Hikmet adını yakıştırmadığını söyleyerek nüfusa “Müzeyyen” adını yazdırdı.

Henüz altı yaşındayken annesinin katıldığı mevlitlerde, düğünlerde ve aile toplantılarında şarkı söylemeye başladı. Çocukluk yıllarında bir süre kekemelik yaşadı; konuşurken yaşadığı bu sorun şarkı söylemesine engel olmadı.

Annesinin İstanbul'a yerleşmesinin ardından yaklaşık 12 yaşındayken onun yanına gitti ve eğitimine İstanbul'da devam etti. Okuldaki müzik öğretmeninin de yönlendirmesiyle 1931 yılında Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne kaydoldu. Burada Emin Ongan ve Necati Tokyay'dan usul, nota ve makam dersleri aldı.

Daha sonra Şark Musiki Cemiyeti'nde kemençe sanatçısı Kemal Niyazi Seyhun ve udi Hayriye Örs ile çalıştı. Lemi Atlı, Selahattin Pınar, Mustafa Nafiz Irmak ve Sadettin Kaynak gibi besteci ve müzisyenlerden de eserler öğrendi.

Müzik Kariyeri

Müzeyyen Senar, 1930'ların başında İstanbul Radyosu'nda şarkı söylemeye başladı ve düzenli radyo programları yaptı. Radyo yayınlarında tanınmasının ardından 10. Yıl Belvü Gazinosu'nun sahibi İbrahim Dervişzade tarafından 1933 yaz sezonu programına alındı. Senar burada fasıl içinde yer almak yerine saz heyetiyle tek başına şarkı söyleme şartı koydu. Bu uygulama, Türk gazino sahnelerinde solistlik düzeninin başlangıcı olarak kabul edilen örneklerden biri oldu.

Belvü Gazinosu'nun ardından Moulin Rouge, Londra Bar, Taksim Panorama Bahçesi ve İstanbul'un çeşitli gazinolarında sahne aldı. Plak kayıtları da aynı dönemde başladı. Kariyeri boyunca taş plak, uzunçalar, kaset ve albüm formatlarında yüzlerce kaydı yayımlandı; güvenilir biyografik kaynaklarda toplam plak ve albüm sayısı yaklaşık 500 olarak verilmektedir.

Atatürk'ün Huzurunda Verdiği Konserler

Müzeyyen Senar, Mustafa Kemal ATATÜRK'ün huzuruna ilk kez 1936 yılında Dolmabahçe Sarayı'nda çıktı. Daha sonraki yıllarda Bursa'daki toplantılar ve Savarona yatı dâhil olmak üzere birkaç kez daha Atatürk'ün bulunduğu toplantılarda şarkı söyledi. Senar'ın anlattığı anılara göre Atatürk özellikle repertuvarındaki klasik Türk müziği eserleri ve türküleri dinliyordu.

1938 yılında Ankara Radyosu'nun yeni binasındaki yayınların başlamasıyla Ankara'ya gitti ve radyonun ilk dönem sanatçıları arasında yer aldı. Buradaki çalışmalarını 1941 yılına kadar sürdürdü. Aynı yıl İstanbul'a dönerek Kristal Gazinosu başta olmak üzere yeniden gazino sahnelerinde çalışmaya başladı.

Sadettin Kaynak'ın eserlerini plaklara okuyan Senar, Arap filmlerinin Türkçe gösterimleri için hazırlanan müziklerde Münir Nurettin Selçuk ile birlikte şarkılar seslendirdi. Kahveci Güzeli ve Kerem ile Aslı gibi filmlerde oyuncu olarak da yer aldı. Daha sonraki yıllarda Ana Yüreği, Sevgili Hocam ve Analar Ölmez gibi sinema yapımlarında göründü.

İlk yurt dışı konserini 1947 yılında Paris'te verdi. Sonraki yıllarda Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde ve yurt dışında konserlere çıktı. 1960'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde de uzun süreli konser programları gerçekleştirdi.

Gazino programlarını düzenli biçimde 1983 yılına kadar sürdürdü ve bu dönemin son sahne programlarını İstanbul'daki Bebek Gazinosu'nda verdi. Daha sonraki yıllarda özel konserler ve televizyon programları için yeniden sahneye çıktı.

1998 yılında yayımlanan Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel albümünde Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Tarkan, Nükhet Duru, Şebnem Ferah, Kubat, Levent Yüksel ve kızı Feraye Işıl gibi isimlerle düet yaptı.

10 Haziran 2004 tarihinde İstanbul Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda sanat yaşamı için özel bir gece düzenlendi. Gecede Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Emel Sayın, Sibel Can ve başka sanatçılar Senar'la aynı sahneyi paylaştı.

Müzeyyen Senar'ın doğrulanabilen son konseri 5 Eylül 2006 tarihinde İstanbul'daki Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleşti.

Ailesi ve Evlilikleri

Müzeyyen Senar üç kez evlendi ve üç çocuğu oldu.

1935 - Ali Senar ile evlendi. Sanat yaşamı boyunca kullanacağı Senar soyadını bu evlilikten aldı. 1936 yılında oğulları Ergun Senar doğdu. Evlilik 1939 yılında sona erdi.
1943 - Galatasaray'da futbol oynayan Ercüment Işıl ile evlendi. Bu evlilikten 1944 yılında Ömer Işıl, 1947 yılında Feraye Işıl dünyaya geldi. Evlilik 1950 yılında sona erdi.
1953 - Suudi Arabistan'ın Türkiye'deki diplomatik temsilcisi Tevfik Hamza ile evlendi. Evliliğin ardından bir süre sahne çalışmalarına ara verdi; çift daha sonra ayrıldı.

Oğlu Ömer Işıl, Galatasaray Spor Kulübü'nün Divan Kurulu yönetimlerinde uzun yıllar görev yaptı ve Divan Kurulu sekreterliği görevini üstlendi. Kızı Feraye Işıl ise 1972 yılında oyuncu Kuzey Vargın ile evlendi; çift 1982 yılında boşandı.

Ödülleri ve Onurlandırılması

Müzeyyen Senar, 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. 2013 yılında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kültür ve Sanata Hizmet Özel Ödülü verilen isimler arasında yer aldı.

30 Ekim 2009 tarihinde Bülent Ersoy tarafından Senar'ın sanat yaşamından fotoğrafların yer aldığı Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar adlı sergi açıldı.

Hastalığı ve Ölümü

26 Eylül 2006 tarihinde İzmir'deki evinde beyin enfarktüsü geçiren Müzeyyen Senar'ın vücudunun sol tarafında felç gelişti. 2007 yılında İstanbul'daki Darüşşafaka Rehabilitasyon Merkezi'nde fizik tedavi gördü. Daha sonra Bodrum'da kızı Feraye Işıl ile yaşamaya başladı.

Sağlık durumunun sürekli tıbbi gözetim gerektirmesi üzerine 7 Ocak 2015 tarihinde Bodrum'dan İzmir'in Urla ilçesindeki Darüşşafaka Yaşam Merkezi'ne götürüldü. Ocak ayında rahatsızlanarak hastanede tedavi gördü; Şubat ayında zatürre nedeniyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Müzeyyen Senar, 8 Şubat 2015 tarihinde sabah saatlerinde İzmir'de hayatını kaybetti. Cenazesi 10 Şubat 2015'te İstanbul'daki Bebek Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Albümleri ve Kayıtları

Senar'ın kayıtlarının önemli bir bölümü farklı yıllarda yeni baskılar ve derlemeler hâlinde yeniden yayımlandı. İlk yayımlanma tarihleri ile sonraki baskı tarihleri kaynaklarda zaman zaman farklı verilmektedir. Başlıca albüm ve albüm niteliğindeki yayımları şöyledir:

1970 - Son Veda
1976 - Gelse O Şuh Meclise
1977 - Bir Bahar Akşamı
1977 - Son Aşkımı Canlandıran
1977 - Söyleyin Güneşe
1978 - Çilingir Sofrası 1978
1979 - Şarap Gibi
1979 - Güller Arasında
1983 - Gelse O Şuh Meclise 2
1986 - Bilmem ki Sefa
1988 - Yine Bir Sızı Var İçimde
1988 - Ayrıldı Gönül
1989 - Çilingir Sofrası 1989
1989 - Müzeyyen Senar'la Faslı Muhabbet
1990 - Çilingir Sofrası 1990
1990 - Günay Sanat Geceleri
1991 - Nostalji
1992 - Meşk
1995 - Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine
1996 - Müzeyyen Senar ve Kudsi Erguner Grubu
1998 - Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel
2001 - En Son Okuduklarım
2001 - Gül Yüzlülerin Şevkine Gel
2006 - Ne Yaptım
2006 - Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim
2006 - Müzeyyen Senar Odeon Yılları
2007 - Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar
2008 - Odeon Yılları 2
2008 - İkinci Dubleden Sonra


Kaynak:Biyografiler.com


Nilüfer Yumlu, sahne adıyla Nilüfer, 31 Mayıs 1955 tarihinde İstanbul'da doğmuş Türk pop müziği şarkıcısı, söz yazarı ve bestecidir. 1970 yılında katıldığı Altın Ses yarışmasını kazanmasının ardından müzik çalışmalarına başladı; 1972'de ilk 45'liğini yayımladı. 1978'de Nazar grubuyla birlikte Türkiye'yi Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etti. 1997 yılında UNICEF Türkiye'nin ilk İyi Niyet Elçisi oldu, 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanı aldı.

Çocukluğu ve Eğitimi

Nilüfer Yumlu, İstanbul'un Cihangir semtinde dünyaya geldi. Babası ticaretle uğraşan Cemil Yumlu, annesi Lütfiye Hanım'dır. Anne ve babasının ortak tek çocuğu olan Nilüfer'in, babasının önceki evliliklerinden iki ağabeyi ve bir ablası vardı. On bir yaşındayken babasını kaybetti.

İlköğrenimini Firuzağa İlkokulu'nda gördü. Ortaöğrenimini İstanbul İtalyan Lisesi'nde sürdürdü. Henüz öğrenciyken katıldığı şarkı yarışması, profesyonel müzik kariyerinin başlangıcını oluşturdu.

Kariyeri

1970 yılında Hafta Sonu gazetesinin düzenlediği 4. Altın Ses yarışmasına Sensiz Yıllarda adlı şarkıyla katıldı. Durul Gence Orkestrası eşliğinde seslendirdiği şarkıyla yarışmayı birinci tamamladı. Yarışmanın ardından plak çalışmaları için teklifler almaya başladı.

1972 yılında Odeon etiketiyle yayımlanan Kalbim Bir Pusula / Ağlıyorum Yine, ilk 45'liği oldu. 1973'te yayımlanan Dünya Dönüyor / Neden ile daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Aynı yıl Göreceksin Kendini, Sen de Söyle ve başka 45'likleri yayımlandı.

1974 yılında ilk uzunçaları Nilüfer'74 yayımlandı. Albümde Dünya Dönüyor, Göreceksin Kendini, Aldanırım Sanma ve Başıma Gelenler gibi şarkılar yer aldı. Göreceksin Kendini, Anne Marie David'in 1973'te Lüksemburg'a Eurovision birinciliğini getiren Tu te reconnaîtras adlı şarkısının Türkçe uyarlamasıydı. Aynı dönemde İzmir Fuarı'nda Zeki Müren'in de yer aldığı program kadrosunda sahneye çıktı.

1975 yılında Türkiye'nin Eurovision seçmeleri için Nino Varon bestesi Boşver ile hazırlık yaptı. Şarkı hakkındaki benzerlik ve intihal iddiaları üzerine iddiaları reddetmekle birlikte yarışmadan çekildi. Boşver aynı yıl 45'lik olarak yayımlandı. Bu dönemde Almanya için Almanca ve İtalyanca şarkılardan oluşan plaklar da kaydetti; ancak kariyerini Türkiye'de sürdürdü.

1976'da Selam Söyle albümü ile Of Aman Aman 45'liğini, 1977'de ise Kim Arar Seni ve Ne Olacak Şimdi plaklarını yayımladı.

1978 yılında Nazar grubuyla birlikte Türkiye'yi Paris'te düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etti. Sevince adlı şarkıyla yarışan grup 2 puan aldı ve 18. sırayı Finlandiya ile paylaştı. Aynı yıl Müzik ve 15 Şarkı albümleri yayımlandı.

1979 tarihli Nilüfer'79 ve 1980 tarihli Nilüfer'80 albümlerini 1982'de Sensiz Olmaz izledi. 1980'li yıllarda Kayahan'ın besteleri repertuvarında giderek daha fazla yer almaya başladı. 1984 tarihli Nilüfer'84 albümünde Kar Taneleri ve Varsa Söyle gibi şarkılar bulunuyordu.

1985 yılında yayımladığı Bir Selam Yeter albümünde, söz ve müziğini kendisinin yazdığı ilk şarkısı Erkekler Ağlamaz da yer aldı. 1986 yılında Antalya, Aspendos'ta düzenlenen Uluslararası Akdeniz Şarkı Yarışması'na Kayahan'ın bestelediği Geceler ile katıldı ve birincilik kazandı. Şarkı, 1987 tarihli Geceler albümünde de yer aldı.

Geceleri 1988'de Esmer Günler, 1990'da Sen Mühimsin izledi. Nisan 1992'de yayımlanan Yine Yeni Yeniden albümünde Şov Yapma, Yeniden Sev, Haram Geceler ve Kavak Yelleri gibi şarkılar yer aldı. Albümde Kayahan, Adnan Ergil ve Onno Tunç gibi müzisyen ve bestecilerle çalıştı.

1994'te Ne Masal Ne Rüya, 1997'de Nilüfer'le, 1998'de ise daha önce seslendirdiği şarkılara yeniden yer verdiği Yeniden Yetmişe albümünü yayımladı.

2001'de Büyük Aşkım, 2003'te Olur mu Olur mu? - Gözünaydın, 2004'te Sürprizler yayımlandı. Aralık 2005'te kendi söz ve bestelerinin ağırlıkta olduğu Karar Verdim albümünü çıkardı. Albüm MÜ-YAP tarafından Altın Plak ile belgelendirildi.

2008'de Sen Beni Tanımamışsın teklisini, 2009'da Hayal albümünü ve 2010'da Zalimin Kararı teklisini yayımladı. 2011 tarihli 12 Düet ve 2013 tarihli 13 Düet albümlerinde farklı kuşaklardan şarkıcılarla eski şarkılarını yeniden kaydetti.

2015'te Kendi Cennetim, 2016'da başka sanatçıların repertuvarlarından şarkıları yorumladığı Yeniden Yeni Yine albümünü yayımladı. 2019'da Tik Tak teklisi çıktı.

2022 yılında altı parçadan oluşan Kendine Bi' Şans Ver adlı çalışmasını yayımladı. Bunu 2024'te Kara Gözünün Hasretinden, 2025'te Sebebi Sen ve Bir Güle Kandım, 2026'da ise Gökyüzü ve Sabaha Kadar adlı tekliler izledi.

Sosyal Sorumluluk Çalışmaları

1990'lı yıllarda UNICEF ile çalışmalar yürütmeye başlayan Nilüfer, 14 Kasım 1997 tarihinde UNICEF Türkiye'nin ilk İyi Niyet Elçisi oldu. Çocuklara yönelik UNICEF çalışmalarında uzun yıllar görev aldı.

1994 tarihli Ne Masal Ne Rüya albümünde Bosna'daki çocuklara ithaf edilen Bosna'da Bıraktım Kalbimi adlı şarkıya da yer verdi.

Ailesi ve Özel Hayatı

Evlilikleri

1974 yılında müzisyen Rıza Silahlıpoda ile nişanlandı; ancak çift evlenmeden ayrıldı.

1977 yılında plak yapımcısı Ali Yeşil Giresunlu ile evlendi. Evlilikleri 1981 yılında sona erdi. 

1984 yılında tiyatro oyuncusu ve söz yazarı Çetin Akcan ile evlendi; çift 1986 yılında boşandı.

Nilüfer, 2000 yılında Ayşe Nazlı adını verdiği kızını evlat edindi.

Uzun yıllar basın danışmanlığını ve menajerliğini yapan Bircan Usallı Silan tarafından kaleme alınan Nilüfer: Hepsi Bu adlı biyografi, 2010 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

2011 yılında meme kanseri tanısı alan Nilüfer, ameliyat ve kemoterapi tedavisi gördü. Tedavisinin ardından müzik ve sahne çalışmalarını sürdürdü.

Albümleri

1974 - Nilüfer'74
1976 - Selam Söyle
1978 - Müzik
1978 - 15 Şarkı
1979 - Nilüfer'79
1980 - Nilüfer'80
1982 - Sensiz Olmaz
1984 - Nilüfer'84
1985 - Bir Selam Yeter
1987 - Geceler
1988 - Esmer Günler
1990 - Sen Mühimsin
1992 - Yine Yeni Yeniden
1994 - Ne Masal Ne Rüya
1997 - Nilüfer'le
1998 - Yeniden Yetmişe
2001 - Büyük Aşkım
2003 - Olur mu Olur mu? - Gözünaydın
2004 - Sürprizler
2005 - Karar Verdim
2009 - Hayal
2011 - 12 Düet
2013 - 13 Düet
2015 - Kendi Cennetim
2016 - Yeniden Yeni Yine
2022 - Kendine Bi' Şans Ver (EP/mini albüm)

Derleme ve Özel Yayınlar

1993 - Nostalji
2013 - Başıma Gelenler: The Very Best Of Nilüfer
2014 - 12 + 13 Düet
45'likleri ve Teklileri
1972 - Kalbim Bir Pusula / Ağlıyorum Yine
1973 - Dünya Dönüyor / Neden
1973 - Göreceksin Kendini / Aldanırım Sanma
1973 - Hatıra Defteri / Sen de Söyle
1973 - Arkadaş Dur Bekle / Kim Ayırdı Sevenleri (Modern Folk Üçlüsü ve Tanju Okan ile)
1973 - Akdeniz Çocukları (Ali Kocatepe, Gökben, Ertan Anapa, Esin Engin ve Füsun Önal ile)
1974 - Al Beni Çal Beni / Körebe
1974 - Söyle Söyle Sever mi? / Başıma Gelenler
1975 - Boşver / Boşverdim
1975 - Oh Ya / Ara Sıra Bazı Bazı
1975 - Bau mir ein Paradies / Anatol
1975 - Ali / Italiano
1976 - Bilder in meinem Herzen / Warum muss ausgerechnet er es sein
1976 - Of Aman Aman / Kaderime Kaderime
1977 - Kim Arar Seni / Başka Sözüm Yok
1977 - Ne Olacak Şimdi / Pişman Olacaksın
1978 - Sevince / Darling
1979 - Oh Oh / Beyaz Mendil
1981 - Ben Seni Seven Kadın / Kime Küseyim?
2008 - Sen Beni Tanımamışsın
2010 - Zalimin Kararı
2019 - Tik Tak
2024 - Kara Gözünün Hasretinden
2024 - Kara Gözünün Hasretinden (Akustik)
2025 - Sebebi Sen
2025 - Bir Güle Kandım
2026 - Gökyüzü
2026 - Sabaha Kadar

Sinema ve Televizyon Çalışmaları

2019 - Jet Sosyete (kendisi; 39. bölüm, TV dizisi)
2014 - Her Sevda Bir Veda (müzik; TV dizisi)
2011 - Umut Üzümleri (müzik; sinema filmi)
2005 - İlk Göz Ağrısı (müzik; TV dizisi)
1976 - Tek Başına (şarkılar; sinema filmi)
1974 - Uygunsuzlar (şarkılar; sinema filmi)
1974 - Ayrı Dünyalar (şarkılar; sinema filmi)
1973 - Ağlıyorum (şarkılar; sinema filmi)

Kaynak:Biyografiler.com

🎞️🇹🇷ANADOLU İNSANI: Eski futbolcu Ali Güneş yalnızlığın ne olduğunu anlatıyor...

 

🎞️🗣️🎙️YABANCI GÖZÜYLE: 🇷🇺Ruslar ve 🇹🇷Türkler küsünce ne yaparlar?

 

🎞️⚽️🗣️🎙️ANALİZ: Galatasaray’ın genç 🇷🇺Rus yıldız oyuncusu Batrakov’un hem 🇹🇷Türkiye’de hem de Rusya’da yaptığı etki

 


 

🎞️🗣️🎙️Doğu medeniyetinin kadim halkları, milltleri kendi tarihlerini yazmayı asla Batılıların aklına ve eline bırakmamalı... Çünkü....

 

🎞️😂MİZAH/KOMEDİ: Gerçekler kaullendiğiniz zaman gerçek olur. ‘’Şovun kime ulan!!

 

📰 🗂️MAGAZİN ARŞİVİ: 1960’lı 70’li Yıllardan magazin haberleri

 

SEMA VE SARAH

Sema Özcan'ın «Sevmek Zamanı» adlı filmi Isveç'te gösterilince, prodüktör Ayten Kuyululu bir co-production yaptı ve «Ateş Dansı» filmini Ekrem Bora ve Sema Özcan'la çevirmek üzere Fransız Sarah Stephan'ı Istanbul'a getirdi. Fakat filmin çekimine hâlâ başlanamadı.

Resimde, Soldan sağa, prodüktör Ayten Kuyululu, Sema Özcan, Sara Stephan ve Ekrem Bora görülüyor.


CİLALI İBO VE OYNAYAN AYI

Kemal Film hesabına, rejisör Mehmet Dinler yönetiminde Feridun Karakaya'nın çevirdiği «Cilâlı ibo İstanbul Sokaklarında» adlı komedi, dram ve avantür filminin çekimi devam ediyor. Geçen hafta çalışılan yerin civarında bir çingene çocuğunun oynattığı ayıyı gören Cilâlı ibo, «Bay ayı! Biraz da bizim filmde oynar mısın?» dedi ve filme böylece ayılı bir sahne ilave edildi. Resimde oynayan terbiyeli ayı ile yerli sinemanın Cilalı Ibo'su görülüyor.


ÖNCE BURUN AMELİYATI OLDU SONRA İLK FİLMİNİ ÇEVİRDİ

Burnunu bıçağa uzatmayan kadın artistimiz hemen hemen yok gibi bir şey.

1968 SES Sinema Artisti Yarışması finalistlerinden Reyal Varol da ilk filmine

başlamadan önce bu kurala uydu ve «Grek» burnunun boyunu kısalttı, hem de profilden iyi resim versin diye ucunu hafifçe havaya kaldırttı. Ameliyatın şişleri geçer geçmez de heyecanla filim setine koştu. Umit Utku'nun Kervan Film hesabına çevirdiği filimde Selda Alkor'la 1968 SES Sinema Artisti Yarışması Birincisi Uğur Güçlü başrolleri paylaşıyorlar. Kadroda Reyal Varol'dan başka aynı yarışmada kızlar arasında ikinciliği kazanan Ulkü Ozen'in de önemli bir rolü var

ALINTI: SES DERGİSİ'NİN 1968 TARİHLİ 30. SAYISI

Alıntı:  https://tozlumagazin.net/1968-yilinin-sinema-dunyasindan-bir-hafta/

📰 📷Bursa’nın Keles yöresine ait geleneksel kadın kıyafeti


🇹🇷Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Hasan İstinyeli’nin eşi Leylâ İstinyeli, Türkiye Haftası kapsamında düzenlenen davette Bursa’nın Keles yöresine ait geleneksel kadın kıyafetiyle. Anadolu’nun dokuma ve işleme zenginliğini yansıtan bu kıyafet, davetlilerden büyük ilgi gördü. 

1967, Viyana…



📰📖 İsmail Gaspıralı: Türkiye’de Türk Milliyetçiliğinin Fikir Dünyasını Etkileyen Kırım Tatarı


Milliyetçiliğinin Fikir Dünyasını Etkileyen Kırım Tatarı

Kırım’dan İstanbul’a uzanan bir fikir yolu

İsmail Gaspıralı, Kırım Tatar tarihinin olduğu kadar Türkiye’de Türk düşüncesinin gelişiminde de önemli izler bırakan fikir adamlarından biri oldu. 1851’de Kırım’da doğan Gaspıralı, hayatı boyunca eğitim, basın, kültür ve siyaset alanlarında faaliyet göstererek Rusya İmparatorluğu sınırları içerisinde yaşayan Türk ve Müslüman toplulukların modernleşmesi için mücadele etti. Fikirleri, Kırım sınırlarını aşarak Osmanlı aydınları ve daha sonraki Türk milliyetçisi kuşaklar üzerinde etkili oldu. OrtaDoğu Gezisi

Gaspıralı’nın düşünce dünyasının temelinde eğitim yoluyla toplumun bilinçlenmesi ve ortak bir kültürel zeminin oluşturulması vardı. Onun için Türk topluluklarının geleceği yalnızca siyasi mücadeleyle değil, eğitimli ve bilinçli bir toplum oluşturmakla mümkündü.

Bu yaklaşım, Osmanlı Devleti’nin son döneminde hız kazanan modernleşme ve milliyetçilik tartışmalarıyla da kesişti. Gaspıralı’nın Avrupa ve İstanbul’da geçirdiği yıllar, onun farklı siyasi ve kültürel çevreleri tanımasına imkân sağladı.

“Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı Ortak dil ve ortak fikir

Gaspıralı’nın Türk dünyasına bıraktığı en önemli düşünsel miraslardan biri “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışıydı. Bu ifade, farklı bölgelerde yaşayan Türk topluluklarının ortak bir kültürel ve fikrî zeminde buluşmasını hedefliyordu. Araştırmalar, bu düşüncenin Türk dünyasında milliyetçilik hareketlerinin gelişiminde önemli bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Gaspıralı bu düşünceyi yalnızca söylem olarak bırakmadı. Gazetecilik faaliyetleri ve eğitim çalışmaları aracılığıyla fikirlerini geniş kitlelere ulaştırmaya çalıştı.

1883 yılında Bahçesaray’da yayımlamaya başladığı Tercüman gazetesi bunun en önemli araçlarından biri oldu. Gazete, Kırım Tatarlarının yanı sıra Rusya İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinde yaşayan Türk ve Müslüman topluluklar arasında ortak bir iletişim alanı oluşturdu. OrtaDoğu Gezisi

Tercüman ile sınırları aşan yayıncılık

22 Nisan 1883’te ilk sayısı çıkan Tercüman, Gaspıralı’nın fikirlerini Kırım dışına taşıyan başlıca yayın organı haline geldi. Gazetenin etkisi zaman içerisinde genişledi ve Gaspıralı’nın eğitim, toplum, kültür ve siyaset hakkındaki görüşleri farklı coğrafyalarda okunmaya başladı.

Bu yönüyle Tercüman yalnızca bir gazete değil, dönemin Türk dünyasında ortak bir fikir ve iletişim zemini oluşturan önemli yayınlardan biri olarak değerlendirildi.

Usûl-i Cedîd ile eğitimde dönüşüm

Gaspıralı’nın etkisinin en güçlü olduğu alanlardan biri eğitimdi. 1884 yılında Bahçesaray’da açtığı okulda Usûl-i Cedîd olarak bilinen yeni eğitim yöntemini uygulamaya başladı.

Bu sistemde Türkçe okuma yazmanın yanında aritmetik, tarih, coğrafya ve tabiat bilgisi gibi derslere de yer veriliyordu. Geleneksel eğitim anlayışından farklı olarak ders programı, sınıf düzeni, ders araçları ve sınav sistemi konusunda yeni uygulamalar getirildi.

Usûl-i Cedîd kısa süre içerisinde Kırım’ın dışına da yayıldı. Böylece Gaspıralı’nın eğitim anlayışı, Rusya İmparatorluğu içerisindeki Türk ve Müslüman toplulukların modern eğitim arayışlarında önemli bir hareket haline geldi. OrtaDoğu Gezisi

Gaspıralı ayrıca kız çocuklarının eğitimine de önem verdi. 1893 yılında Bahçesaray’da ilk Usûl-i Cedîd kız mekteplerinden birinin açılmasına öncülük etti.

Türkiye’de oluşan Türkçü fikir ortamına etkisi Osmanlı aydınlarıyla kurulan düşünsel bağ

Gaspıralı’nın Türkiye açısından önemini değerlendirirken onun doğrudan Osmanlı siyasetçisi olmadığını belirtmek gerekiyor. Ancak fikirleri, Osmanlı Türkçülüğünün geliştiği dönemde ortaya çıkan geniş entelektüel hareketle kesişti.

Özellikle ortak dil, eğitim, kültürel birlik ve modernleşme konularındaki düşünceleri, Türk dünyasının farklı bölgelerinde yetişen aydınlar tarafından takip edildi. Akademik araştırmalar da Gaspıralı’nın Türkiye’de ve Türkiye dışındaki Türkler arasında milliyetçilik hareketlerinin gelişmesinde etkili isimlerden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Bu nedenle Gaspıralı’nın Türkiye tarihindeki yeri, doğrudan siyasi görevlerinden çok fikirleri, yayıncılığı ve eğitim anlayışı üzerinden değerlendirilmelidir.

Kırım Tatar kimliğinden Türk dünyası fikrine

Gaspıralı’nın düşüncesinin dikkat çekici tarafı, Kırım Tatar kimliğini Türk dünyasının daha geniş bir ortaklığı içerisinde ele almasıydı. Kırım’da başlayan faaliyetleri zamanla Kazan, Türkistan, Kafkasya ve diğer Müslüman Türk topluluklarına ulaşan bir fikir hareketine dönüştü. OrtaDoğu Gezisi

Onun amacı farklı toplulukların kendi yerel özelliklerini ortadan kaldırmak değil, ortak dil ve kültür üzerinden iletişim ve dayanışmayı güçlendirmekti. Bu nedenle Gaspıralı’nın mirası, yalnızca Kırım Tatar tarihinin değil, modern Türk dünyası düşüncesinin de önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.

Bir gazete, bir okul ve bir fikir

İsmail Gaspıralı’nın bıraktığı miras üç temel alanda öne çıkıyor: basın, eğitim ve fikir.

Tercüman ile geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Gaspıralı, Usûl-i Cedîd ile eğitim anlayışında değişim oluşturdu. “Dilde, fikirde, işte birlik” düşüncesiyle ise farklı Türk toplulukları arasında ortak bir gelecek fikrinin güçlenmesine katkıda bulundu.

1914 yılında hayatını kaybeden Gaspıralı, aradan geçen bir asrı aşkın zamana rağmen Türk dünyasında etkisi devam eden Kırım Tatar fikir adamlarından biri olmayı sürdürüyor. Onun Türkiye açısından en önemli mirası, siyasi bir makamdan ziyade Türk dünyasının ortak dil, eğitim, kültür ve fikir temelinde birbirini tanımasına yönelik düşünce sistemidir.

Gaspıralı’dan Cumhuriyet’e: Türkiye’nin Kaderini Şekillendiren Kırım Tatarları Atlasİncele

ANADOLU’YA TAŞINAN DEVLET AKLI 

VE FİKİRSEL DÖNÜŞÜM

Kırım Tatarları, Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in kuruluşuna ve günümüz Türkiye’sine kadar siyaset, bürokrasi, askeriye, diplomasi ve akademi alanlarında çok kritik roller oynamış, devlet yapısına doğrudan yön vermişlerdir. 1783’te Kırım’ın Çarlık Rusyası tarafından ilhak edilmesinin ardından Anadolu’ya başlayan kitlesel göç dalgaları, sadece nüfus hareketliliği yaratmamış; aynı zamanda köklü bir entelektüel birikimi, askeri disiplini ve devlet aklını da Osmanlı topraklarına taşımıştır. Kırım kökenli aydınlar, İmparatorluğun dağılma sürecinde karşı karşıya kaldığı kimlik krizine en net cevabı üreterek Türk milliyetçiliğinin fikirsel temelini atmış ve küllerinden doğan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadroları arasında yer almışlardır. Bu tarihi hafıza, günümüz Türkiye’sinin hem iç bürokrasisinde hem de dış politika vizyonunda derin izler bırakmaya devam etmektedir.

Türkiye’de siyasete, bürokrasiye ve akademik dünyaya yön veren, derin izler bırakmış en önemli Kırım Tatarı kökenli isimler şunlardır:

İsmail Gaspıralı: 

Doğrudan Türkiye’de siyaset yapmasa da “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarıyla Osmanlı entelektüellerini, Jön Türkleri ve Cumhuriyet’in kurucu milliyetçi kadrolarını en çok etkileyen Kırım Tatarı fikir adamıdır. 

OrtaDoğu Gezisi


STRATEJİK MİRASIN GÜNÜMÜZE ETKİLERİ 

VE KÖPRÜ ROLÜ

Kırım Tatar aydınlarının ve devlet adamlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin inşasına yaptığı katkılar, geçmişte kalmış tarihi birer anekdot değil, aksine bugün de yaşayan dinamik bir mirasın ta kendisidir. Gaspıralı’nın eğitimde modernleşme hamlesi, Akçura’nın kurumsal devlet vizyonu ve Kırımer’in diplomatik dehası, Türkiye’nin modern bir ulus-devlet olarak yükselmesindeki ana sütunları oluşturmuştur. Günümüzde Kırım Tatarları, Türkiye’nin bürokratik, akademik ve siyasi mekanizmalarında kritik görevler üstlenmeye devam ederken; Türkiye Cumhuriyeti de bu sarsılmaz bağların bir gereği olarak Kırım’ın haklı davasını her platformda en üst düzeyde savunmaktadır. Kırım Tatar Türklerinin Türkiye’ye kazandırdığı entelektüel derinlik ve vatanperverlik bilinci, iki coğrafya arasındaki sarsılmaz köprünün ve Türk dünyasının ortak geleceğinin en güçlü teminatı olmaya devam edecektir.

ALINTI: https://kiriminsesigazetesi.com/ismail-gaspirali-turkiye-turk-milliyetciligi/


📰📖 Kırım Hanlığında Sıradan Bir Gün.... (Kırım Türkçesiyle...)

 

Kırım Hanlığında İnsanlarnıñ Hayatı: Ne Aşay Ediler, Nasıl Yaşay Ediler?

Qırım Hanlığı denilgende, çoqumıznıñ köz öñüne han sarayları, askerler, atlılar, elçiler ve büyük tarihiy hadiseler kele. Lâkin bir memleketniñ tarihini yalnız hanlar ve devlet adamları yazmay. O memleketniñ asıl hayatı köylerde, bazarlarda, evlerde, tarlalarda ve aile ocaklarında devam ete. Qırım Hanlığınıñ gücü de yalnız ordusından ve siyasiy teşkilâtından ibaret degil edi. Onıñ temelinde emekke bağlı, öz örf-adetlerini yaşatqan, toprağını işlegen ve ailesini qorçalğan adiy insanlar turğan.

Qırım Tatarlarınıñ tarihini añlamaq içün, hanlıq devrinde yaşağan köyliniñ, çiftçiniñ, çobanınıñ, ustanıñ, bazarcınıñ ve ev hanımınıñ dünyasına baqmaq kerek. O insanlar künde ne aşay edi? Evlerini nasıl qura edi? Qışnı nasıl keçir edi? Balalarını nasıl terbiyeley edi? Toylarını, bayramlarını ve aile toplantılarını nasıl yapay edi? Bu suallerge cevap tapmaq, Qırım Hanlığınıñ cemiyet tarihini daha yahşı añlamağa imkân bere.

Kırım Hanlığı devrinde gündelik hayat, yaşanğan yerge, ailenıñ maddiy imkânlarına, meslekke ve cemiyet içindeki mevqiine köre deñişe edi. Şehirde yaşağan bir esnaf ile dağ köyündeki bir çobanıñ hayatı aynı degil edi. Yalı boyundaki balıqçı ile iç bölgelerdeki çiftçiniñ de özüne has yaşayış tarzı bar edi. Buna baqmadan, Qırım Tatar cemiyetini birleştirgen ortak bir kültür, aile terbiyesi, aş-azıq ananeleri ve qonşuluq münasebetleri mevcut edi. Turlarıİncele

Qırım Hanlığında insanlar nasıl geçine edi?

Qırım Hanlığı (1441–1783), tek bir yaşayış tarzına sahip memleket degil edi. Yarımadanıñ coğrafiy şartları, cemiyetniñ iqtisadiyatına doğrudan tesir ete edi. Şimalde keñ bozkırlar, ortada bereketli ovalar, cenüpte dağlar ve bağ-bahçeler, cenüp sahillerinde ise balıqçılıq ve deñiz ticareti içün elverişli şartlar bar edi.

Hanlıq arazisinde yaşayan insanlar çiftçilik, malcılıq, bağcılıq, bağbanlıq, arıcılıq, balıqçılıq, ticaret ve zenaat ile meşğul olalar edi. Bazı aileler bir vaqt içün bir qaç işni beraber yapa edi. Meselâ, bir köylü ailesi yazda tarlasını işley, malını baqa, küzde ise kışlıq azığını hazırlay edi.

Şimal bozkırlarında at, qoy, sıyır ve deve yetiştirilmesi müim yer tutqan. Malcılıq yalnız et ve süt temin etmek içün degil, aynı zamanda ailelerniñ ekonomik yaşayışı içün de müim edi. Qoyun yününden kiyimler, kilimler ve kündelik eşyalarnıñ bazıları hazırlanır edi. Atlar ise yolculıqta, ticarette, ulaştırmada ve askeriy işlerde qullanıla edi.

Dağlıq ve ormanlıq bölgelerde yaşayan ailelerniñ yaşayışı biraz farqlı edi. Bu yerlerde bağcılıq, meyvacılıq, bostancılıq ve küçükbaş malcılıq inkişaf etken. Üzüm, alma, armut, erik, ceviz ve başqa meyvalar yetiştirile edi. Qırımnıñ cenüp sahillerinde zeytin, üzüm ve bağ-bahçe kültürü de müim yer tutqan.

Şehirlerde ise esnaflıq ve ticaret öne çıqa edi. Bağçasaray, Gözleve, Kefe, Aqmescit ve başqa yerleşim merkezlerinde ustalar, terziler, demirciler, saraçlar, dericiler, kuyumcular ve bazarcılar çalışa edi. Şehir hayatı, köy hayatından daha çeşitlili ve hareketli edi.

Kadıasker defterleri üzerinde yapılğan ilmiy araştırmalar, o devirdiñ insanları arasında evlilik, miras, mülk satışı, borç, aile münasebetleri ve meslek hayatı kibi meselelerniñ mahkemelere aks etkenini köstere. Bu kayıtlar, adiy insanlarnıñ hayatını añlamaq içün müim tarihiy kaynaklardır. Tezara+2

Qırım Tatarlarınıñ kündelik aşhanası: Sofrada neler bar edi? 

Qırım Hanlığında yaşayan insanlarnıñ aşhanası, tabiat şartlarına, mevsimge ve aile imkânlarına bağlı edi. Köylü ailesiniñ sofrasında evde yetiştirgen mahsulat, süt ürünleri, tahıllar, sebzeler ve et müim yer tutqan.

İnsanlarnıñ her kün et aşadığı kibi bir fikir doğru degil. Etniñ sofrada ne qadar yer alması ailenıñ maddiy vaziyetine, malına ve mevsimge bağlı edi. Kündelik aşlarda hamur işleri, çorbalar, süt mahsulatı ve sebze yemekleri de müim yer tutqan.

Ekmek ve hamur işleri

Ekmek, Qırım Tatar aileleriniñ aşhanasında temel azıqlardan biri edi. Buğday ve başqa tahıllardan un yapılır, evlerde hamur yoğurulıp çeşitli ekmekler pişirile edi.

Ailelerde tandır, ocak ve fırın imkânlarına köre ekmek pişirme usulleri de deñişe edi. Ekmek yalnız aş degil, bereketniñ, emekniñ ve aile ocağınıñ sembolü sayılır edi.

Qırım Tatar aşhanasınıñ tanılğan yemeklerinden biri çibörek edi. İnce açılğan hamır içine kıyma ve soğan qoyulıp, yağda pişirile. Yantıq ise yağsız tavada pişirilgen, kendine has bir hamur yemegidir. Bu yemeklerniñ tarihiy köklerini ve geçmişteki hazırlanışını değerlendirgende, bugünkü tariflerniñ tamamınıñ hanlıq devrinde aynı şekilde qullanılğanını iddia etmemek kerek. Turlarıİncele

Qatlama, sarma, kobete, burma ve çeşitli hamur yemekleri de Qırım Tatar aşhanasınıñ zenginligini köstergen yemekler arasındadır. Lâkin her bir yemekniñ hangi devirde, hangi bölgede ve nasıl şekillengenini ayrı ayrı araştırmaq müimdir.

Süt ve süt mahsulatları

Süt, yoğurt, ayran, qaymaq ve peynir, malcılıqnen meşğul ailelerniñ sofrasında müim yer tutqan.

Qoyun ve sıyır sütünden hazırlanağan mahsulatlar, hem kündelik aşlarda, hem de qışlıq azıq hazırlığında qullanıla edi. Sütniñ bir qısmı taze qullanılır, bir qısmı ise yoğurt ve peynirge çevrilerek daha uzun müddet saqlana edi.

Qış aylarında ailelerniñ elinde yeterli azıq olması müim edi. Bu sebepten, yaz ve yaz soñu aylarında süt mahsulatlarını saqlamaq içün çeşitli usuller qullanılğan.

Et yemekleri

Qoyun eti, sıyır eti ve quş eti, ailenıñ imkânlarına köre sofrada yer alğan. Et qaynatılıp, pişirilip veya başka mahsulatlar ile beraber hazırlanğan.

Etli yemekler, ekseriyetle aile toplantılarında, misafir ağırlamada ve bayram sofralarında daha müim yer tutqan. Etni saqlamaq içün tuzlama ve qurutma kibi usullerden de faydalanılğan.

Qırım Tatar aşhanasınıñ müim hususiyetlerinden biri, mahsulatnı israf etmeden qullanmaq edi. Evdeki un, süt, et ve sebzeler aile fertleriniñ ihtiyacına köre değerlendirilirdi. Turlarıİncele

Sebzeler, meyvalar ve qışlıq azıq

Qırımnıñ bereketli topraklarında yetişken sebzeler, köylü sofralarınıñ esas mahsulatlarından edi. Soğan, sarımsaq, lahana, qabak, fasulye ve başka mevsimlik sebzeler yemeklerde qullanıla edi.

Meyvalar da yalnız taze aşanmaq içün degil, qışqa hazırlamaq içün de müim edi. Qurıtılğan meyvalar, pekmez ve çeşitli saqlama usulları ailelerniñ qışlıq azığını temin etmesine yardım ete edi.

Qırım Tatar aşhanası üzerinde yapılğan tarihiy değerlendirmelerde, sürgünlikten soñ bazı yemeklerniñ unutılğanı, bazılarınıñ ise Orta Asiya şartlarında deñişkenligi ayrıca belirtilmektedir. Bugün Qırım Tatar aşhanasında tanılğan bazı yemeklerniñ tarihiy kökenlerini bu sebepnen dikkatnen ayırmaq kerek. ppu.gov.ua+1

Evleri nasıl edi? Qırım Tatar aileleri nasıl yaşay edi?

Qırım Hanlığı devrinde evler, yaşanğan bölgeniñ iklimine, tabiatına ve ailenıñ ekonomik vaziyetine köre qurula edi. Atlasİncele

Köy evlerinde yerli yapı malzemeleri qullanıla edi. Taş, ağaç, kerpiç ve başqa tabii malzemeler, bölgeniñ imkânlarına köre tercih etile edi. Dağlıq yerlerde taş evler, bazı ovalıq yerlerde ise kerpiç ve ağaçtan yapılğan yapılar rast kele edi.

Evniñ içinde aş pişirilecek ocak, aile fertleriniñ oturacağı ve yatacağı yerler, azıq saqlanacaq bölmeler bulunur edi. Bazı evlerde avlu, ahır, samanlıq ve küçük bağ da bar edi.

Aile evi yalnız uyumaq içün qullanılğan bir yer degil edi. O, balalarnıñ terbiye alğan, büyüklerniñ tecrübesini paylaşqan, misafirlerniñ qarşılanğan ve aile gelenekleriniñ yaşatılğan mekânı edi.

Qırım Tatar ailelerinde evniñ temizligi ve düzeni müim sayılır edi. Misafir içün ayrı oturma yeri hazırlanması, ev sahibiniñ qonaqqa hürmet göstermesi ve sofranıñ bereketli olması, cemiyetniñ örf-adetleri arasında yer ala edi.

Aile hayatı ve cemiyet içinde qadınlarnıñ yeri

Qırım Hanlığı cemiyetinde aile, insan hayatınıñ en müim temellerinden biri edi. Aile içinde baba, ana, balalar ve büyükler beraber yaşay, birbirleriniñ emegine yardım ete edi. Bazı ailelerde bir qaç nesil aynı evde veya birbirine yaqın evlerde yaşay edi. Atlasİncele

Erkekler ekseriyetle çiftçilik, malcılıq, ticaret ve zenaat işleri ile meşğul olalar edi. Qadınlar ise ev işleriniñ yanında bağ-bahçe, süt mahsulatları, yün işleme, toqumacılıq ve azıq hazırlığı kibi faaliyetlerde müim rol oynay edi.

Qadınlarnıñ emegi yalnız ev işleri ile sınırlı degil edi. Köy hayatında qadınlar tarla ve bağ işlerine de qatışa, hayvanlarnı baqa ve aile ekonomisine katkı köstere edi.

Evdeki yaşlı qadınlar, balalarnıñ terbiye almasına yardım ete edi. Nene ve analardan ögrenilgen yemek tarifleri, el sanatları, masallar, maniler ve aile hatıraları nesilden nesilge keçirile edi.

Aile içinde büyüklerge hürmet, qonaqqa ikram, qonşu ile yahşı münasebet ve yardımlaşmaq müim cemiyet adetleri arasında edi.

Aile meseleleriniñ tarihiy izlerini kadıasker defterlerinde de körmek mümkün. Evlilik, mehir, miras, boşanma, mülk paylaşımı ve aile fertleri arasındaki hukukiy münasebetler mahkeme kayıtlarına kirgen. Bu belgeler qadınlarnıñ da mülk, miras ve hukuk meselelerinde tarihiy cemiyetniñ bir parçası olğanını köstere. Tezara+1

Kiyimler ve gündelik giyim ananeleri

Qırım Hanlığında kiyim-kuşam, insanlarnıñ yaşına, meslegine, yaşağan bölgesine ve ekonomik vaziyetine köre farqlana edi. Atlasİncele

Kündelik kiyimler içün pamuk, yün ve keten kibi tabii mahsulatlardan faydalanıla edi. Kiyimler hem rahat, hem de mevsim şartlarına uygun olmalı edi.

Erkekler geniş kesimli şalvarlar, gömlekler, kaftanlar ve çeşitli baş kiyimleri kiyeler edi. Ayakqa ise deri çarıqlar ve başqa ayaq kiyimleri qullanıla edi.

Qadın kiyimleri daha renkli ve süslü olabilirdi. Uzun etekler, gömlekler, üst kiyimleri, baş örtüleri ve çeşitli bezekler qadın giyiminde yer ala edi. Maddiy vaziyeti yahşı ailelerde kumaş ve bezekler daha zengin olğanı tabiiydir.

Kündelik kiyim ile toy ve bayram kiyimi arasında farq bar edi. Özel günlerde daha güzel kumaşlar, işlenmiş baş örtüleri ve ziynet eşyaları qullanıla edi.

El sanatları da kiyim kültürünüñ inkişafında müim rol oynay edi. Yün işleme, toqumacılıq, nakış ve deri işçiligi, hem aile ihtiyacını qarşılay, hem de bazarlarda satılacaq mahsulat hazırlay edi.

Köy hayatında bir kün nasıl keçer edi?

Qırım Hanlığı devrinde köy hayatınıñ ritmini tabiat ve mevsimler belirley edi. İnsanlar ekseriyetle kün doğmadan evel uyanır edi. Sabah işleri mevsimge köre deñişe edi. Atlasİncele

Çiftçi tarlasına ketmeden evel hayvanlarınıñ baqımını yapar, gerekli aletlerini hazırlar edi. Yaz aylarında ekin işleri, ot biçme, bağ ve bostan işleri yoğunlaşa edi.

Qadınlar sabah aşını hazırlay, ev işlerini yapar, süt sağıp mahsulat hazırlay ve bağ-bahçe işleri ile meşğul olalar edi. Balalar da yaşlarına uygun şekilde aile işlerine yardım ete edi.

Günün ortasında insanlar biraz dinlene, aşana ve yeniden işlerine qayta edi. Akşam olğanda aile fertleri evde toplanır, kündelik hadiseler aqqında söyleşe ve ertesi künniñ işlerini planlay edi.

Kış aylarında ise hayat biraz yavaşlay edi. Hayvanlar içün yem hazırlanır, evdeki tamirat işleri yapılır, yün ve iplik işlenir, qışlıq azıqlar qullanıla edi.

Köy hayatında qonşular arasında yardımlaşmaq müim edi. Bir ailenıñ ağır işi olğanda, qonşular yardım ete edi. Hasat, ev yapımı ve çeşitli aile merasimleri insanlarnı bir araya ketire edi.

Şehirlerde hayat: Bağçasaray, Kefe ve Gözleve

Qırım Hanlığı devrinde şehir hayatı, köy hayatından farqlı bir ekonomik ve içtimai düzene sahip edi. Atlasİncele

Bağçasaray, hanlıq idaresiniñ merkezi olmaqtan başqa, ticaret, zenaat ve kültür hayatınıñ da müim merkezlerinden biri edi. Şehirde han sarayı, camiler, medreseler, çarşılar, hanlar ve çeşitli esnaf işyerleri bulunğan.

Bağçasaray şehir hayatı ve kültür merkezi

Şehirde yaşayan insanlar arasında tüccarlar, zanaatkârlar, din görevlileri, öğretmenler, katipler ve hizmet sektöründe çalışanlar bar edi.

Kefe ise deñiz ticareti bakımından müim bir merkez edi. Şehir, Qara deñiz ticaret yolları ile bağlantılı olıp, çeşitli milletlerden tüccarlarnı qarşılay edi. Bu vaziyet şehirniñ ekonomik ve kültürel hayatına tesir ete edi.

Gözleve de limanı, ticareti ve şehir hayatı ile tanılğan merkezlerden biri edi. Şehirlerde yaşayan insanlar çarşılardan un, et, kumaş, alet-edevat ve başka ihtiyaçlarını temin ete edi.

Çarşılar yalnız alışveriş yapılğan yerler degil edi. İnsanlar burada haberleşe, tanışa, ticari münasebetler qura ve cemiyet hadiselerinden haberdar ola edi.

Kırım Hanlığı şehirlerinde kütüphaneler, medreseler, mektepler, hamamlar ve çeşitli vakıf müesseseleri de mevcud edi. XVII–XVIII. asırlara ait yazılı kaynaklar üzerinde yapılğan araştırmalar, şehirlerde tıp, kitap kültürü, sosyal hayat ve zenaat faaliyetleriniñ inkişaf etkenini köstere. library.tr+1 Atlasİncele

Çocuklar nasıl terbiye alır edi?

Qırım Tatar ailelerinde balalarnıñ terbiyesi, aile büyükleriniñ ve cemiyetniñ ortak mesuliyeti sayılır edi.

Balalar küçük yaşlardan itibaren ev işleri, hayvan baqımı, tarla ve bağ işleri aqqında bilgi alır edi. Bu bilgiler kitaplardan evel, aile büyükleriniñ tecrübesi ve kündelik hayat vasıtası ile ögrenile edi.

Erkek balalar bazı ailelerde babalarınıñ meslegini ögrenerek büyüy edi. Qız balalar ise analarından yemek hazırlama, toquma, nakış işleme ve ev idaresi kibi maharetlerni ögrenile edi. Lâkin bu vazifeler her ailede aynı şekilde bölünmey, yaşanğan yerge ve ailenıñ imkânlarına köre deñişe edi.

Şehirlerde mektep ve medreseler, çocuklar ve gençler içün eğitim imkânları sağlay edi. Dinî bilgiler, yazı, oquv ve çeşitli ilmiy dersler bu müesseselerde ögretilirdi.

Eğitim imkânları bütün aileler içün aynı degil edi. Şehirde yaşayan ve ekonomik imkânları yahşı olan aileler, balalarına daha geniş eğitim imkânı sağlayabilirdi.

Dinî hayat, bayramlar ve gelenekler

Qırım Hanlığı cemiyetinde İslam dini, gündelik hayatnıñ müim parçalarından biri edi. Namaz, oruç, Ramazan, Qurban Bayramı ve cuma ibadeti cemiyet hayatında hususiy yer tutqan. Atlasİncele

Ramazan ayında aileler iftar sofralarında birleşe, qonşularını ve misafirlerini qarşılay edi. İmkânı olğan insanlar muhtaçlara yardım ete, aş paylaşa ve hayır işlerine qatışa edi.

Qurban Bayramı’nda qurban kesmek ve etini aile, qonşular ve ihtiyaç sahipleri arasında paylaşmaq müim bir gelenek edi.

Dini bayramlar yalnız ibadet ile sınırlı qalmay, aile fertleriniñ birleşmesine, küs insanlarnıñ barışmasına ve cemiyet bağlarınıñ kuvvetlenmesine de yardım ete edi.

Toylar da Qırım Tatar cemiyetiniñ en müim merasimlerinden biri edi. Evlilik merasimlerinde aileler birleşe, misafirler qarşılanır, yemekler hazırlanır ve çeşitli gelenekler yerine ketirile edi.

Doğum, sünnet, nikâh ve cenaze merasimleri de cemiyetniñ ortak hayatında müim yer tutqan. Bu merasimlerde aile büyükleriniñ sözüne ve cemiyet adetlerine hürmet gösterile edi.

Sağlıq, temizlik ve gündelik ihtiyaçlar

Qırım Hanlığı devrinde insanlar hastalıqlarğa qarşı hem geleneksel tedavi usullerinden, hem de mevcut hekimlik bilgisinden faydalana edi. Atlasİncele

Bitkiler, otlar, bal, süt ve çeşitli tabii mahsulatlar halk arasında tedavi maqsadınen qullanıla edi. Lâkin bu usullarnı bugünkü tıp bilgisi ile aynı saymaq doğru degil.

Şehirlerde hekimler ve tabibler bulunğanı, tıp ve sağlık hizmetleriniñ şehir hayatında yer alğanı ilmiy çalışmalarda belirtilmektedir.

Hamamlar, su kaynakları ve çeşmeler de şehir hayatınıñ müim unsurları edi. İnsanlarnıñ su ihtiyacını qarşılamak içün çeşitli su temin sistemleri qullanıla edi.

Ev temizligi, beden temizligi ve yemek hazırlama usulları, aile sağlığı bakımından müim sayılır edi. Şehirlerdeki hamamlar yalnız temizlik içün degil, aynı zamanda sosyal münasebetler içün de qullanıla edi. 

Qış hazırlığı ve mevsimlik yaşayış

Qırımnıñ tabiat şartları, halknıñ yaşayış tarzını doğrudan şekillendire edi. Yaz ayları emek ve mahsulat toplama devri, küz ayları ise qış hazırlığı devri edi.

Aileler kış kelmeden evel un, tahıl, qurıtılğan meyva, peynir ve başqa azıqlarını hazırlay edi. Hayvanlar içün ot ve yem saqlana edi.

Evlerin tamiratı yapılır, qışlıq kiyimler hazırlanır, aletler tamir etile edi. Bu işlerniñ zamanında yapılması, ailenıñ qış aylarını rahat keçirmesi içün müim edi.

Qış aylarında insanlar ev içinde daha fazla vaqt keçirip, el işleri ile meşğul olalar edi. Qadınlar toquma ve nakış işler, erkekler alet-edevat tamir ete, balalar ise aile büyüklerinden masallar ve tarihiy hatıralar diñley edi.

Bu mevsimlik düzen, Qırım Tatar cemiyetinde tabiat ile insan arasında qurulğan münasebetniñ bir parçası edi. Turlarıİncele

Qırım Hanlığında bütün insanlar aynı şartlarda yaşamay edi

Tarihiy hayatnı añlağanda, cemiyet içinde ekonomik ve sosyal farqlar olğanını da unutmamaq kerek.

Han ailesi, büyük bey aileleri, zengin tüccarlar, esnaflar, çiftçiler ve malcılıqnen meşğul insanlar aynı imkânlara sahip degil edi. Bazı aileler geniş evlerde yaşap, çok sayıda hayvan besley ve ticaret yapabilirdi. Bazıları ise geçimini temin etmek içün her kün çalışmaq mecburiyetinde edi.

Hanlıq cemiyetinde mülkiyet, miras, borç ve ticaret meseleleri de müim yer tutqan. Kadı mahkemelerine aks etken davalar, insanların yalnız siyasiy meseleler ile degil, kündelik geçim, aile ve mülk meseleleri ile de meşğul olğanını köstere.

Ayrıca Qırım Hanlığı yalnız Qırım Tatarlarından ibaret bir cemiyet degil edi. Yarımadada Müslümanlar, Ortodoks Hristiyanlar, Ermeniler, Karaylar, Yahudiler ve başka cemaatler de yaşağan. Bu çeşitlilik, şehirlerdeki ticaret, zenaat, mimari ve kültürel münasebetlerde öz aksini tapqan. 

Tarihiy hayatnı bugünkü gözümüznen nasıl añlamalıyız?

Qırım Hanlığında sıradan insanlarnıñ hayatını araştırmaq, yalnız eski yemeklerni, kiyimlerni ve evlerni ögrenmek degil. Bu araştırma, bir milletniñ nasıl emek etkenini, ailesini nasıl qorçalağanını, çocuklarını nasıl yetiştirgenini ve kültürini nasıl yaşatqanını añlamaq demektir. Atlasİncele

Bu devirdiñ hayatı aqqında malümat toplamaq içün kadıasker defterleri, vakıf belgeleri, seyyahların hatıraları, tarihiy yazışmalar, arkeolojik buluntular ve mimari eserler müim kaynaklardır.

Özellikle XVII–XVIII. asırlara ait mahkeme defterleri, adiy insanlarnıñ hayatına dair çok kıymetli bilgiler saqlay. Bu belgelerde evlilikler, miras meseleleri, ev ve arazi satışları, borçlar ve meslekler aqqında malümat tapmaq mümkündür.

Bunun yanında Evliya Çelebi kibi seyyahlarınıñ Qırım seyahatleri de şehirler, köyler, ticaret, mimari ve gelenekler aqqında müim bilgiler bere. Lâkin seyyahların yazğanlarını da öz devirleriniñ bakış açısını nazara alıp değerlendirmek kerek. Tezara+2

Qırımnıñ tarihini halknıñ hayatı yaşata

Qırım Hanlığı devrinde sıradan insanlarnıñ hayatı emek, aile, tabiat ve gelenekler etrafında şekillene edi. Çiftçi toprağını işley, çoban sürüsini baqa, usta el sanatını inkişaf ete, qadınlar aile ekonomisine katkı köstere, çocuklar ise büyüklerinden hayat tecrübesini ögrene edi.

İnsanlar yalnız yaşamaq içün çalışmay edi. Onlar aynı zamanda öz örf-adetlerini, aşhanasını, dilini, aile terbiyesini ve kültürini gelecek nesillere aktarğan.

Bugün Qırım Tatarlarınıñ aşhanasında, aile adetlerinde, el sanatlarında, musikisinde ve sözlü kültürinde geçmiş devirlerden izler körmek mümkündür. Lâkin bugünkü her bir geleneği doğrudan hanlıq devrine bağlamaq yerine, tarihiy deñişmelerini ve bölgesel farqlarını da araştırmaq lazımdır. Atlasİncele

Qırım Hanlığınıñ tarihini yalnız hanların, sarayların ve savaşların tarihi olaraq körmek eksik bir yaklaşım olur. Asıl tarih, tarlada emek etken çiftçide, evinde ekmek pişirgen anada, sürüsini otlatqan çobanda, çarşıda çalışqan ustada ve balalarına geçmişini añlatqan nenede de yaşağan.

Qırımnıñ tarihini hanlar qurğan devlet, amma bu tarihni yaşatqan ve nesilden nesilge taşığan Qırım Tatar halkıdır.

Araştırmada yararlanılan kaynaklar

  • Encyclopaedia Iranica – Crimean Tatar: Kırım Tatarlarının tarihî ve kültürel gelişimi.
  • Kadıasker Defteri’ne Göre Kırım’da Sosyal ve Ekonomik Hayat: 1741–1743 dönemine ait mahkeme kayıtları.
  • Some Aspects of Daily Life in the Cities of the Crimean Khanate: Şehir hayatı, tıp, kütüphaneler ve zanaatlar.
  • The Impact of Deportation on the Cuisine Traditions of the Crimean Tatar People: Kırım Tatar mutfağının tarihî dönüşümü.
  • The Crimean Khanate Between East and West: Kırım Hanlığı’nın toplumsal ve kültürel çeşitliliği.

Alıntı/ Kaynak: https://kiriminsesigazetesi.com/kirim-hanliginda-insanlarnin-hayati-ne-asay-ediler-nasil-yasay-ediler/

En Çok Okunanlardan...