20260415

📰 🇹🇷Türkiye'nin resmi dili Türkçe ama...

 Türkiye'de resmi dili İngilizce yapacaklar..

'Türkçe eğitim' dersen Kürtler kızıyor. 'Kürtçe eğitim' dersen Türkler kızıyor, diyecekler... 

Sonra da birileri çıkacak diyecek ki,  '...Resmi diliniz İngilizce olsun. Olsun bitsin bu iş'

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu


(Kim itiraz eder?)








Alıntı: Oktay Sinanoğlu @OktaySinanoglu1

🎞️ 🌍DÜNYA-MER: Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi, Ankara'da açıldı

 


 ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin

"Dünyanın farklı medeniyetlerine bakıldığında aslında kapsayıcılık ve karşılıklı etkileşim ve öğrenimle dünya medeniyetleri daha da çeşitlenebilir. Yoksa tam tersine savaşlar, kanlar getirir."


 

📰 Prof. Dr. Oktay Sİnanoğlu'nun aziz hatırasına saygı ve minnetle...

 

* 🇩🇪Almanya’nın Aleksander Von Humboldt Bilim Ödülü'nü 

* 🇯🇵Japonya’nın Uluslararası Seçkin Bilimci Ödülü'nü

* 🇲🇽Meksika'nın Elena Monshinsky Ödülü'nü kazandı

* Bilim kitapları 🇷🇺Sovyetler Birliği'nde ders kitabı olarak okutuldu

* 🇺🇸Amerika Bilim ve Sanat Akademisi'nin ilk Türk üyesi



Hocamızın 26 yaşında geliştirdiği "Çok-Elektron Kuramı" (1961), bugün dünyadaki tüm kimya yazılımlarının kullandığı "Eşleşmiş Küme" (Coupled Cluster) yönteminin atasıdır. -
Kimyayı laboratuardan bilgisayara taşıyan ve Kuantum Kimyası'nın önündeki dev bir duvarı yıkan deha...

Prof Dr. Oktay Sinanaoğlu

31 yaşında Tubitak Odül töreninde konuşma yaparken.

-1966-

20.yüzyılın en genç, Yale Üniversitesi'nin 30O küsür

yıllık tarihinin ise en genç 3. 'tüm profesörü".

🏔️Ağrı Dağı'nın 🛰️ Göktürk-2B uydusuyla çekilen fotoğrafı

 



Zirveden uzaya 3 yıldır kesintisiz görev…

Türkiye’nin zirvesi Ağrı Dağı’na uzaydan bir bakış. Göktürk-2B uydumuzun 15 Nisan 2023 tarihinde Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssünden (ABD) fırlatılışının 3’üncü yılında, Anadolu’nun en yüksek noktasını uzaydan selamlıyor. 

Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığına bağlı Keşif Uydu Tabur Komutanlığı personeli komuta kontrolündeki uydumuz dünyanın dört bir yanına uzanan görev sahasında uzaydaki güçlü varlığımızın simgesi olmaya devam ediyor.

Gökyüzünün ötesinde, vatanın izinde!

Alıntı: T.C. Millî Savunma Bakanlığı @tcsavunma

MSB, Ağrı Dağı'nın Göktürk-2B uydusuyla çekilen fotoğrafını paylaştı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Ağrı Dağı'nın Göktürk-2B uydusu tarafından çekilen fotoğrafını paylaştı.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Göktürk-2B uydusunun göreve başladığı günden bu yana 3 yıl boyunca dünya etrafında 680 kilometre irtifada 16 bin 100 tur atarak metre altı çözünürlükte 8 milyon 485 bin kilometrekare görüntü çekimi gerçekleştirdiği ifade edildi.

"Gökyüzünün ötesinde, vatanın izinde"

Paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"Zirveden uzaya 3 yıldır kesintisiz görev. Türkiye'nin zirvesi Ağrı Dağı'na uzaydan bir bakış. Göktürk-2B uydumuzun 15 Nisan 2023 tarihinde Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden (ABD) fırlatılışının 3'üncü yılında, Anadolu'nun en yüksek noktasını uzaydan selamlıyor. Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığına bağlı Keşif Uydu Tabur Komutanlığı personeli komuta kontrolündeki uydumuz dünyanın dört bir yanına uzanan görev sahasında uzaydaki güçlü varlığımızın simgesi olmaya devam ediyor. Gökyüzünün ötesinde, vatanın izinde."

Paylaşımda ayrıca, Ağrı Dağı'nın Göktürk-2B uydusu tarafından çekilen fotoğrafı da yer aldı.

Alıntı: https://www.trthaber.com/haber/gundem/msb-agri-daginin-gokturk-2b-uydusuyla-cekilen-fotografini-paylasti-941757.html

20260414

🎞️📖Türk Tarihinde bize öğretilmeyenlerden bazıları... Anadolu'daki pek çok yer ismi neden Türkçe değil?

 

Neden Anadolu'daki kasaba ve köy isimlerinin bir çoğu Türkçe değilde, Rumca ve Ermenicedir? 

Anadolu'daki Ön Türk devletlerinin yer adları nereye gitti?.. 

Erzurum, Erzincan merkezli Turku Devletimiz vardı, 

Samsun merkezli Saka-İskit devletimiz vardı. 

İstanbul'da Oy Bil,  Hakkari'de Kuman Kıpçak, Bitlis ve  civarında Armanşahlar gibi pek çok devletimiz vardı. 

Doğu ve Güney Anadolu'daki Akkoyunlulara, Karakoyunlulara gelene kadar pek çok Türk devleti varken neden yer isimleri Türkçe değildir? 

.....


Alıntı: Bahtiyar Aydın @Saka_larr

Padişah 2. Mahmut döneminde Sarayı teslim alan Süleymaniye li Halid-i Nakşi tarikatı Alevi Bektaşi dergahlarının malına mülküne çöküp, Hacıbektaş Postunda oturan Hamdullah Çelebi'yi idamla yargılayıp, diğer dedeleri köylerinden sürgün etmiş, dedelerin köylerine geri dönme şartı ise Naksiliği kabul etmek olmuştu. 
Benzer bir durumu, 
"ben Bizans İmparatoru Muhammed'im" diye madalyon bastıran Fatih Sultan Mehmet yapmıştı! 
Dün ne yapıldı ise bugün de aynısı yapılmak isteniyor ve üstelik bunu yapanlar yeniden Osmanlı devrine geri dönelim diyenler.!


🎞️Göbeklitepe'de 4.cü katmanda Türklere ait kalıntılar çıkınca...

 

4.cü katmanda Türklere ait kalıntılar çıkınca apar topar kazılara son verip kalıntıların üstünü kapattırdılar, nakit desteğini kestiler! Dünya'nın en eski uygarlığı 'Türk Uygarlığı'dır bu topraklar Türklere aittir. 

Göbeklitepe Şaman/Kam Tapınağı İllüstratör simülasyonu dünyaya sunuldu. 

Ön Türk Akademisi


2-Alman Arkeolog Klaus Smith, ''Göbeklitepe'de Asya Tipi Hayvan Üslûbu Sanatı var'' dedikten sonra başına gelmeyen kalmadı. 

Çalıştığı üniversitesi bile susmasını hiçbir şekilde konuşmamasını söyledikten sonra şaibeli bir şekilde gölde kalp krizi geçirip öldü!

 Göbeklitepe'nin Türk hayvan Uslubu Sanatıyla, eski Türk İnancıyla  bağlantısının araştırılması neden Batı'yı ürkütüyor Ernest Renan'dan biliyoruz. 

"Türklere hiç bir şey maletmeyin, Kızılderililere ne yaptıksa aynısını Türklere'de yapın" demişti!!!


''Kültür Savaşını kaybeden halk hiç bir ekonomik ve siyasi sahadaki savaşı kazanamaz.'' 

Mustafa Kemal Atatürk


**********

********
Hacettepe Üniversitesi'nden Hakan Yedican:  
''Göbeklitepe ile Hasankeyf'in yaşları aynı ise neden Göbeklitepe'yi uzaylılara bağlıyor da yanındaki Hasankeyf halkı yaptı demiyorsunuz?! ''

Göbeklitepe'den Hakas Türk'ü yerine Haç işareti çıksaydı emin olun üstünü örtmek bütün dünyaya canlı yayın yaparlardı!

Çalınan heykeller için 150 bin mark usulsüzlük cezası kesildiğine göre inkarı mümkün değil. 

⏩ ''Neden Türk arkeologlara imkan vermiyor kaynak aktarmıyor ve bunları yabancılara talan ettiriyorsunuz'' diyor ki; çok haklı.👍🏾👏🏾

Göbekli Tepe'yi ilk ortaya çıkaran  Arkeolog Klaus Schmidt, 20 tapınaktan sadece 6'sının gün yüzüne çıkarıldığı ve ortaya çıkan benzerlikler; Türklerin erken kültürünün Göbeklitepe olabileceği yönünde ciddi kanıtlar sunuyor demişti Peters ile birlikte yazdıkları makalede(2004). 

Klaus Schmidt, Göbeklitepe de, Asya balbal kültürü var. Altaylar'da 12 sütundan oluşan bir kamlar tapınağı var, Göbeklitepe'de de var, OZ tamgası ve çemberli T, Tengri sembolü 9 bin yıllık Çatalhöyük'de de var, 7 bin yıllık Hacılar Höyük'te de var.

Göbeklitepe'deki dikilitaş kültürü ile Türklerin dikilitaş kültürü aynı. Örn: 1 sütunda 3 adet hayvan figürü üst üste işlenmiş bir Göbeklitepe sütunu var, Tuva'da ve Moğolistan'da yer alan bazı Türk sütunlarında da aynı üslup var. Hatta işlenen hayvanların bazıları tamamen aynı. 

Bu açıklamalarından sonra Klaus Schmidt, Almanya'da bir gölde tüplü  dalış yaptıktan sonra ölüsü bulundu. Eşine kalp krizi geçirdiği söylendi ama eşi su altında tüplü dalışta kalp krizi geçirmek çok zordur ve kalp hastası değildi açıklaması yaptı. 

Arkeolog Dr Semih Güneri, Göbeklitepe'deki taşlara kabartma figürlerini yapan metal keski aletleri, o tarihlerde sadece Güney Sibirya Lena bölgesinde görüldü başka bölgelerde görülmüyor diye açıklama yaptı. 
Evet açıklamalar ve Sorular çok.. . ⏩Göbeklitepeyi kimler yaptı? 
⏩Neden kazıların ödeneği kesildi,durduruldu, bilinmeyen bir tarihe ertelendi? 
⏩Yılan figürleri üzerinden konuyu Anunnakilere bağlamak sağlıklı mı? 
⏩Kültür ve Turizm bakanlığı neden kazı yaptırmıyor ya da tatmin edici açıklamalar yapılmıyor? 
⏩Ne dersiniz bu işe??? 

Tarihin en eski kavmi Sakalardır. 

Sakaların en eski coğrafyası Güney Sibirya -Hakasya Havzasıdır. 

Prof Dr Osman Karatay hoca Sakalar İskitlerin dili Hint-İran'i değil Türkçedir diyerek Osetce üzerinden yapılan saptırmayı anlatıyor. 🔽⤵️

********

Prof. Dr. Osman Karatay hocamız yeni kitabından Sakalar/İskitlerin Dili konusunda şimdiye kadar hiç duymadığımız şeyleri anlattı. 

Kendi adıma ve Ön Türk Akademisi adına şükranlarımı sunuyorum. 

Konunun meraklıları bu bilgileri Sadakat ile saklayacaklardır.

Tamamı linkte 🔽 

https://youtu.be/8EqtHgaGN1Q?si=xIkEC59poTe7Zd8P&utm_source=MTQxZ



✔Prof Dr Osman Karatay hoca, yeni açtığı you tube kanalında son 'Bilge Kağan'ı ve tarih tezine atılan çamuru çocuğa anlatır gibi anlatıp cevaplamış. 
✔Türkün son 'Bilge Kağan'ının okuduğu kitapları duyunca da dudağım uçukladı resmen, bir an kaç dil bildiğini de hatırlatmış oldu





✔Türkün son Bilge Kağan'ı Atatürk; "çivi yapmayı beceremediğimiz yıllarda" dünya çapında kütüphaneler, fakülteler açtı, arkeoloji çalışmaları başlattı. 

✔Atatürk kendi tarih tezini getirdi de öteki tarih tezlerine mi karşı çıktı? Hayır, çünkü ortada başka tarih tezleri yoktu(4) 



✔3997 kitabı not alarak, bazı satırları da çizerek okuyan,

 Türkün son Bilge Kağan'ı Atatürk'ün davetiyle Türkiye'ye gelip ders veren dünyanın önde gelen bilginleri şimdi bu imkanlara rağmen niye gelemiyor diyen 

@TFOsmanKaratay

 hoca haksız mı yani? (5)

✔https://youtu.be/_FqYWLPD6Ik 



Alıntı/Kaynak: @Saka_larr   - Bahtiyar Aydın-Eski Çağ Tarihi Uzmanı

📰Sümerler kendilerine "Kenger/Kengir" diyordu.


Cihat Yaycı ; Sümerler kendilerine "Kenger/Kengir" diyordu. 

Sümerlerin kendilerine koyduğu "Kenger" adı çok eski bir Türk boy adıdır ve Orhun Kitabelerinde geçmektedir.

Şimdiki Basra dahil Irak’ın güneydoğu kıyı bölgesi 'KENGER' olarak adlandırılıyordu.

İran Türkleri de Basra Körfezi olarak adlandırılan körfeze KENGER/KENGİR KÖRFEZİ derler.



📖 'Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu Süleyman Askeri Bey'i vefatının yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.'

''Emperyalizme karşı vatan mücadelesi veren, Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu Süleyman Askeri Bey'i vefatının yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.''

- Öncü Gençlik


''Teşkilat-ı Mahsusa ve Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’nin kurucusu Süleyman Askeri Bey’i saygıyla anıyorum.

Ruhu şad olsun.''

-Serhat Latifoğlu @LatifogluSerhat


"... Bazen tek bir adem, koca bir orduya ruh olmak itibariyle, başlı başına bir ordu olabilir. Bu nadir, fakat vaki'dir, işte Süleyman Askerî Bey o nedretlerden birini ika ve ibda etti."
 

Süleyman Askerî Bey
111 yıl önce bugün 31 yaşında hayatını kaybetti.
Tek sorunu sıradan insanlarla yanyana olmasıydı!
18 Mayıs 1884-14 Nisan 1915
Aziz ruhu şâd olsun.

Alıntı: Süleyman Tekir @bysuleymantekir

20260413

📰Sinciang Uygur Özerk Bölgesi’ne ilişkin temel gerçekler: Azınlık etnik grupların geleneksel kültürleri böyle korunuyor!

 

Azınlık etnik grupların geleneksel kültürleri böyle korunuyor! Sinciang Uygur Özerk Bölgesi’ne ilişkin temel gerçekler

Farkı dillerde kitaplar basılıyor, televizyon ve radyo kanalları özgürce yayın yapıyor. Maddi olmayan kültürel miraslarının korunması için özel yardım fonu bulunuyor. Ülkede etki yaratan bir grup yazar, senaryo yazarı, yönetmen, oyuncu, tiyatro, dans, müzik, akrobatik gösteri sanatçıları ortaya çıkı

08 Aralık 2023

LİU BİN

 Çin’in Sinciang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki 13 yayınevi, Uygurca, Çince, Kazakça, Kırgızca, Moğolca ve Şibece dahil 6 dilde kitap, işitsel ve görsel ürünler ve e-yayın ürünlerini yayınlamaktadır. Kaşgar’da Uygurca, Kuitun’de Kazakça, Atuş’ta Kırgızca yayınevleri bulunmaktadır.

Bölge genelinde birçok dilde 100’den fazla gazete basılmakta, bunlardan 52’si azınlık etnik grupların dillerini kullanmaktadır. Ayrıca azınlık etnik grupların ana dilleriyle 120 çeşit süreli edebiyat yayını yayımlanmaktadır. Uygurca, Çince, Kazakça ve Moğolca dahil olmak üzere 4 dilde basılan Sinciang Günlüğü gazetesi, Çin’in en çok dil kullanan eyalet düzeyindeki gazete niteliğindedir. Çapçal Gazetesi, dünyanın tek Şibece gazetesidir. Gazete, Şibe etnik grubunun Sinciang’daki 45 bin nüfusuna okuma hizmeti sağlamaktadır.

4 DİLDE 12 TV KANALI

Sinciang Halk Radyosu, Uygurca, Çince, Kazakça, Moğolca ve Kırgızca dahil olmak üzere 5 dilde 15 takım radyo programı yapmaktadır. Sinciang Televizyonu’nun Uygurca, Çince, Kazakça ve Kırgızca dahil olmak üzere 4 dilde 12 televizyon kanalı vardır. Burası, Çin’de en çok kanala sahip, en çok dil kullanan eyalet düzeyindeki televizyon kurumu konumundadır. Bunun yanı sıra, Urumçi, Kaşgar, İning ve Atuş’ta birer film ve televizyon eserlerini çevirme merkezi kurulmuştur. Bu 4 merkez, azınlık etnik grupların dilleriyle Çin yapımı ve yabancı yapım film ve televizyon eserleri için dublaj hizmeti sağlamaktadır.

Sinciang Edebi ve Sanatsal Çevreler Federasyonu, Sinciang’daki edebiyat ve sanat çevrelerinin profesyonel topluluğudur. Federasyon bünyesinde 13 sanatçılar derneği ve 20 binden fazla üyesi bulunmaktadır. Bu üyelerden yüzde 60’tan fazlası, azınlık etnik gruplara mensup vatandaşlardır. Federasyon, edebiyat ve sanat temalı 12 çeşit süreli yayın çıkarmaktadır. Kendi ana diliyle derlenen ve yayımlanan, Özerk Bölge düzeyindeki süreli yayın sayısı 8’e ulaşmıştır (4’ü Uygurca, 2’si Kazakça, 1’i Moğolca ve 1’i Kırgızca). Bunun dışında, Sinciang’ın çoğu bölge ve ilinde de kendi edebiyat yayınları yayınlanmaktadır.

ANA DİLLERİYLE BASILAN 15 BİN TARİHİ KİTAP

Sinciang yönetiminde bölgedeki tüm etnik gruplara ait tarihi eserlerin toplanma ve derlenme çalışmasından sorumlu liderlik kurumu kurulmuştur. Klasik eserleri koruma merkezi ve onarım merkezi bulunmakta ve azınlık etnik grupların klasik eserleri için özel koleksiyon oluşturulmuştur. Şimdiye kadar kayıtta yer alan ve tüm etnik grupların ana dilleriyle basılan 15 bin adet tarihi kitap saklanmaktadır. Bu eserlerden bir grubu derlendikten sonra çoğaltılmıştır ve Standart Çinceye çevrilip basılmıştır. Kutadgu Bilig ve Divan-i Lügât-it Türk ve Uygur 12 Makamı bunlardan 3’üdür.

Eserlerimizin dünya miras listesine dahil edilmesi için, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’ya başvuru yaptık. Şimdiye kadar 4 eser, “dünyanın sözlü ve maddi olmayan kültür mirasları listesi”ne alınmıştır (Uygur Makam Sanatı, Uygur Meşrep Müziği, Kırgız Manas Destanı, Tibet ve Moğolların tarihi destanı Gisar).

Sinciang Özerk Bölgesi yönetimi, bölgedeki tüm etnik grupların kültürel miraslarının korunması amacıyla özel yönetmelikleri saptadı ve üst üste ‘Özerk Bölgede Maddi Olmayan Kültürel Mirasların Korunması Yönetmeliği’, ‘Özerk Bölge Uygur Makam Sanatını Koruma Yönetmeliği’ yürürlüğe kondu. 2015 yılından itibaren, ‘Sinciang Uygur Makam Sanatı’nı Koruma Planı’ (2016-2025) uygulanmaktadır.

Özerk bölge yönetimi, tüm etnik grupların halk edebiyatı, geleneksel müzik ve danslarını kapsayan 10 kategoride halk edebi ve sanatsal miraslarını değerlendirme, yönetme, koruma ve aktarma sistemi kurdu. 4 düzeyde koruma listesi belirlendi. Bu kapsamda ilçe düzeyinde 5 bin, bölge (özerk il) düzeyinde 1500, Sinciang bölgesi düzeyinde 300 ve ulusal düzeyde 100’e yakın eser belirlendi. Yine 4 düzeyde maddi olmayan kültür eserlerinin aktarıcıları koruma ve yetiştirme sistemi kuruldu ve aktarıcılara özel yardım fonu aktarılıyor. Şu an Sinciang’da ilçe düzeyinde 5600’den fazla, bölge (şehir ve özerk il) düzeyinde 2200, Sinciang bölgesi düzeyinde 500 ve ulusal düzeyde 100’den fazla aktarıcı bulunmaktadır.

TARİH KAYDA GEÇİRİLİYOR

Sinciang Uygur Özerk Bölgesi, maddi olmayan kültürel eserlerin aktarıcılarının profesyonel araştırmaları ve kendilerini geliştirmeleri için özel eğitim programı uygulamaktadır. Bölgenin desteğiyle yüksek eğitim okullarında aktarıcılar için 43 kurs açıldı ve bu kurslara katılanların sayısı 2 bini geçti. 120 koruma ve aktarma üssü, 250 aktarma noktası, 5 “Maddi Olmayan Kültürel Eser Pazarı” isimlendirildi. Ulusal düzeydeki 50’den fazla aktarıcının sözlü şekilde aktardıkları tarih kayda geçirildi.

‘Çin Halk Edebiyat ve Sanat Koleksiyonu’nun Sinciang cildini yayınladık. Kırgız, Moğol ve Tibet dahil olmak üzere 3 etnik grubun 3 destanı olan Cangır, Gisar ve Geser hem 3 etnik grubun ana dilleri hem standart Çinceyle basıldı. Ayrıca seçmeli ve resimli dahil birçok versiyonu bulunuyor. Diğer etnik gruplar da kendi halk hikayelerini derleyip yayımladı. Bazı kültürel eserleri aktarma projeleri çeşitli düzeylerdeki okulların dershanelerine girdi ve ders dışı etkinliklere dahil edildi. Sinciang genelindeki 130’dan fazla maddi olmayan kültürel eser aktarma atölyesi, 7 bin kişinin istihdamını sağladı ve şimdiye kadar 7 milyondan fazla siparişi tamamladı.

MADDİ OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASA 400 MİLYON YUAN

Son 10 yılda Çin merkezi hükümeti, Sinciang’daki etnik grupların maddi olmayan kültürel miraslarının korunması için özel yardım fonu ayırdı. Bu fonun miktarı 400 milyon yuanı buldu, Özerk Bölge yönetiminden sağlanan yardım fonu ise 70 milyon yuana ulaştı.

Sinciang’da Uygurların Meşrep, Kazakların Aytış, Kırgızların Kumuz, Moğolların Nadamu şenliği ve Huilerin Huaer şarkısı dahil tüm etnik grupların folklorik ve kültürel etkinlikleri, örf adetleri ve bayramları tüm toplumun saygısıyla karşılanıyor, korunuyor ve teşvik ediliyor. Söz konusu etkinlikler, Sinciang’ı Çin’in en çok bayram kutlamalarını yapan ve kent ile kasabalarda en çok kültürel etkinlikleri düzenleyen idari bölgelerden biri haline getirmiştir. Sinjiang’da 9500’den fazla taşınmaz tarihi eser (tarihi ve kültürel kalıntı), ulusal düzeydeki koruma altında bulunan 100’den fazla alan, 450 binden fazla parça müze koleksiyonu bulunuyor. Son 10 yılda, Özerk Bölge yönetimi, 14. Beş Yıllık Plan döneminde Kültürel Eserlerin Korunması ve Teknolojik İnovasyon Planlaması, Taş Mağaraları Koruma ve Değerlendirme Özel Planlaması ve Özerk Bölge Müze Reforumunu Teşvik Etme Planı’nı saptayıp yürürlüğe koydu. 100’den fazla tarihi ve kültürel kalıntıları koruma projesi ve 30’dan fazla kalıntının sergileme seviyesini yükseltme projesi uygulandı, Sinciang’daki Arkeolojik Keşiflerde Çıkarılan Eski Örnekler Deposu’nun tesis etme projesi başlatıldı.

Özerk Bölge yönetimi, Modern Kamu Kültürel Hizmet Sisteminin Tesisinin Hızlandırılmasına Dair Fikir ve Taban Toplumda Kapsamlı Kültürel Hizmetler Merkezlerinin Çalışmalarına Dair Fikir dahil, kamu kültür politikaları ve uygulamalarını saptadı. Bugün Sinciang’da 100’den fazla kamu kütüphanesi, 50’den fazla güzel sanatlar galerisi, 60’tan fazla müze, 100’den fazla kültür salonu, binden fazla köy kültür istasyonu bulunuyor. Bütün bunlar, ücretsiz şekilde halka açılıyor. Sinciang’ın 4 bölgesinde (özerk il, şehir) ulusal düzeyde kamu kültür hizmetleri örnek bölgesi oluşturuldu. Kasaba ve köy dahil olmak üzere 2 düzeydeki kapsamlı kültür hizmetleri merkezi sayısı 13 bini aştı. Şimdiye kadar, özerk bölge, bölge (özerk il, şehir), ilçe, kasaba ve köyden oluşan 5 kademelik modern kamu kültür hizmetleri sistemi ilk şeklini aldı. Ayrıca, internete dayalı dijital kamu kültür hizmetleri sisteminin inşası tam hızıyla ilerletiliyor. Bin 700 proje optimize edildi.

EDEBİYAT ESERİNE ÖZEL FON

2002 yılında ÇKP Sinciang Uygur Özerk Bölgesi Komitesi ve bölge yönetimi, tüm etnik gruplara ait edebi ve sanatsal yaratımı teşvik etmeyi amaçlayan Tianshan Edebiyat ve Sanat Ödülü oluşturdu. Bu ödül yarışması her 3 yılda bir düzenlenir. Halk edebiyatı ve sanatları dahil 17 kategoriyi kapsıyor. Bu yılın mayıs ayında 7. ödül yarışması yapıldı, 88 eser ödüle layık görüldü. Geçen 10 yılda ülkede etki yaratan bir grup yazar, senaryo yazarı, yönetmen, oyuncu, tiyatro, dans, müzik, akrobatik gösteri sanatçıları ortaya çıktı. Ülke genelindeki sahne, beyaz perde ve televizyonda Sincianglı sanatçılar, ulusal düzeydeki edebiyat, film, televizyon, müzik, dans ve tiyatro yarışmalarında çok sayıda ödül kazandı. 2010 yılından beri Sinciang bölge yönetimi, her yıl özel fon ayırarak, edebi yaratıcılık eserleri ve eserlerin çevirme projesini destekliyor. Ayrıca Doğu Rüzgar Projesi ve Köy Kitap Evi gibi kırsal kesimlere yönelik özel yayın etkinliği yürütülerek, oralardaki vatandaşlara yeterince bilimsel, kültürel ve edebi yayın ürünleri sunuluyor. Ülkenin diğer bölgeleriyle ve yurt dışındaki ülke ve bölgelerle kültürel değişim etkinliği aktif şekilde düzenlenip, dünyaya birlik içindeki renkli Çin kültürünün bir parçası olan Sinciang azınlık etnik grupların kültürlerini sergiliyoruz. Bunun başka bir amacı, dünyanın seçkin kültürlerini öğrenmek. Kovid-19 pandemisinden önce 5 kere Çin Sinciang Uluslararası Milli Dans Festivali’ni düzenlemiştik, festivallere 53 ülkeden 56 sanat topluluğu katıldı. Bu yılın temmuz ayında festivalin 7’incisi gerçekleştirildi. Çinli ve yabancı dahil toplam 27 dans topluluğu, Sinciang’ın 3 kentinde 28 gösteri yaptı ve gösterileri 100 bin kişi izledi. Sinciang’in ev sahipliğindeki Çin-Avrasya Fuarı kapsamında düzenlenen her dönem Çin-Yabancı Kültürler Haftası’nda ve merkezi hükümetin dünyanın birçok ülkesinde Bahar Bayramı vesilesiyle düzenlediği kültürel iletişim etkinliklerinde Sinciang’dan sanatçılar yer aldı. 10 yıl içinde Sinciang’dan sanatçı grupları, Orta Asya’daki komşu ülkeler ve Batılı ülkeler dahil 60 ülkeyi ziyaret etti, 420’den fazla kültürel değişim etkinliği düzenlendi. Aynı zamanda 70’ten fazla ülke ve bölgeden kültürel toplulukları davet ettik ve 470’ten fazla iletişim etkinliği gerçekleştirildi.

Alıntı: https://www.aydinlik.com.tr/haber/azinlik-etnik-gruplarin-geleneksel-kulturleri-boyle-korunuyor-sinciang-uygur-ozerk-bolgesine-iliskin-temel-gercekler-438540

20260412

🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

 


 

📖 Uygurların İslamlaşmaları ve İslam Medeniyetine Etkileri - Yrd. Doç. Dr. Nur Ahmet Kurba

.....

....

B. Uygurların İslamlaşmaları ve İslam Medeniyetine Etkileri

Orta Asya halklarının İslamlaşma süreci farklı zaman dilimlerinde olmuştur. Kaynaklarda İslam dininin Uygurlara veya başka bir deyişle Doğu Türkistan’a ulaşmasında etkili olan bazı unsurlardan bahsedilir. Genel olarak hem kara hem deniz yoluyla olduğu ifade edilir. Kara yolu dediğimizde daha çok eski ipek yolu güzergâhı dikkate alınmıştır. 

Deniz yolu ise Çin devletinin deniz kıyısındaki bölgelere gelen tüccarlar ve Tang Sülalesi’nin erken döneminde İslam dini ile tanışmış olmasına dayandırılmaktadır (Haci ve guang,1995: 28-29). Mesafenin uzak olması, aralarındaki ilişkilerin devamlı aynı düzeyde olmaması nedeniyle Doğu Türkistan coğrafyasına İslam’ın deniz yolu ile yayıldığını kabul etmek biraz zordur. Kara yoluyla olması makul bir gerekçedir.Yalnız Emevîlerin Maveraünnehir valisi Kuteybe’nin Kaşgar’a kadar geldiği ve onun gücüyle Doğu Türkistan halkının İslam’ı kabul ettikleri meselesi tartışmalıdır. Burada üç farklı görüş vardır.

....

.....








....

.....

SONUÇ

Başlangıçta Tuva ve Altay özerk cumhuriyeti sınırlarından geçen Yenisey Irmağı boylarında ortaya çıkan Uygurlar, Orhun Uygur Devleti’nin yıkılması ile günümüzdeki Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuzeybatı bölgeleri ve Orta Asya’nın çeşitli bölgelerine dağılmışlardır. Büyük bir Uygur topluluğu ise günümüzdeki Doğu Türkistan bölgesine yerleşmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada bazen Uygur kelimesini bazen de onun yerine Doğu Türkistan kelimesini kullandık. Çünkü ilerleyen zaman diliminde diğer bölgelere göçen Uygurlardan söz edilmemiş ya da yerleştikleri bölgelerin halkları ile asimile olmuşlardır. Burada geniş bir tarih bilgisi vermekten daha ziyade Uygurların yaşamlarında dönüm noktası oluşturan kısa bilgiler vermeye çalıştık.

Çalışmamızın giriş kısmında Uygurlarda yaygın olarak yaşanmış olan bazı köklü inanç şekillerinden bahsettik. Bu dinlerin temel görüşleri üzerinde ayrıntılı olarak durmak makalemizin sınırlarıyla bağdaşmayacağından söz konusu inançların doğrudan Uygur toplumunu ilgilendiren kısmı üzerindedurmaya çalıştık. Uygurların İslamlaşma sürecini yine aynı şekilde kısaca özetlemeye çalıştık.

Bilindiği üzere İslam medeniyeti hem uzun geçmişi hem de geniş topluluklara yayılmasından dolayı çeşitlilik arz etmektedir. Dolayısıyla çalışmamızda medeniyet kavramının boyutlarına temas ettikten sonra ana hatlarıyla İslam medeniyetinden ve onun içerisinde önemli bir yer tutmasına rağmen Arapça kaynaklarda fazla değinilmeyen Türk medeniyetinden bahsetmeye çalıştık. Zira burada Bizans ve Pars medeniyetinden bahsedip Türk medeniyetinden bahsetmemenin bir haksızlık olacağını düşünüyoruz.

Uygur toplumunun İslam’la tanışmasından önceki dönemlerde, benimsedikleri çeşitli inançlar etrafında yoğrularak şekillenen bir kültür biçimine sahip olmaları kaçınılmaz bir durumdur. Onların bu kültürden İslam’dan sonraki dinî yaşantılarına bir şeyler aktarmamaları düşünülememektedir. Dolayısıyla onların hem yeni dinî yaşantılarına hem de diğer Müslüman toplumlara etki eden kadîm medeniyet miraslarından birkaç husus burada zikretmeye çalıştık. Zira toplumun bütün katmaları ile ilgili örnekler vermek bu çalışmanın sınırlarını aşacaktır. Toplumsal hayatın her katmanına yayılmış olan etkiler üzerinde ayrıntılı bilgi vermek konumuzun sınırlarını aşacaktır. Böyle bir kaygıdan dolayı konuyu olabildiğince kısa tutmaya çalıştık.

İlgi duyulduğunda başvurulacak kaynaklar zikredildiğinden böyle bir yaklaşımın sorun oluşturacağını düşünmüyoruz. Sonuçta vermiş olduğumuz bilgilerle Müslüman Uygur toplumunun hayatında eski dönemden getirdikleri bazı etkileri görmenin mümkün olduğu anlaşılacağı kanaatindeyiz. Aynı zamanda medenîleşmenin temel dinamikleri arasında yer alan yerleşik hayata geçmek ve şehir kültürü yaratmak fehvasınca konuyu Uygur kültürü üzerinden aydınlatmanın yanlış olmayacağını düşünüyoruz. Zira onların yerleşik hayata geçen ilk Türk boyu olduğu kabul edilmiş bir görüştür. Diğer taraftan Uygurların tarih boyunca kurdukları devletler ve medeniyet tecrübeleri görüşümüzü haklı çıkaracaktır.

Konuyu işlerken daha çok Uygur kaynaklarını kullanmaya özen gösterdik. Çünkü çağdaş Uygur tarih araştırmaları hakkındaki gelişmelerin Türk toplumunda çok fazla bilinmediği görüşündeyiz. Diğer yandan, Uygur ya da Doğu Türkistan Türkleri hakkındaki en zengin bilgi kaynakları Çince, Rusça veya Farsça eserlerdir. Günümüzde bu kaynaklardan en iyi istifade edenler ise Uygur araştırmacılarıdır. Diğer yandan ikinci el kaynaklardan bazıları yabancılardan ya da oryantalistlerden alınan bilgiler içermektedir. Dolayısıyla okuyucuların önyargılı bilgi birikimlerine ters düşen bazı yaklaşımları makul karşılamalarını rica ediyoruz.


🎞️ Burdur'daki 80 yıllık bir berber dükkanı

Burdur’u gezen bir seyyah, 80 yıllık bir berber dükkanına denk geldi.   

Dükkanın sahibi Sait Amca’nın günde sadece iki kişiyi tıraş ettiği öğrenildi.



📖10 bin senelik TÜRK Tarihi ! 🇩🇪ALMAN MAx PLanck DNA arastirmasi - 2015

 

(*Şekil 1)

Darı ve fasulye, dil ve genler: Trans-Avrasya dillerinin kökeni ve dağılımı

Yazarlar

Robbeets, Martine

Bölümler

Eurasia3angle Araştırma Grubu

DOI

10.17617/1.2I

Özet

Max Planck İnsanlık Tarihi Enstitüsü'ndeki bir proje, „tarımsal dil dağılımı hipotezinin “ özel bir yorumuyla trans-Avrasya dil ailesinin kökenini ve dağılımını araştırıyor. Bu teze göre, Transeurasian'ın menşe ülkesi Xinglongwa kültürüyle (7.400 ila 8.200 yıl önce) ilişkilidir ve Kore ve Japon dilleri, darı ve pirinç ekiminin doğudaki dağılımıyla birlikte gelişmiştir. Araştırma grubu dilsel, arkeolojik ve genetik kanıtları birleştiriyor ve bu yöntem için bu terimi kullanıyor Üçgenleme.

Trans-Avrasya Dil Ailesi

trans-Eurasian“ terimi, coğrafi olarak komşu dillerin büyük bir grubunu ifade eder. Dağılım alanları doğuda Pasifik'ten batıda Akdeniz ve Baltık Denizlerine kadar uzanır ve beş dil ailesini içerir: Japonca, Korece, Tunguzca, Moğolca ve Türk dilleri (*Şekil 1).

Trans-Avrasya dillerinin bağımsız bir dil ailesi oluşturup oluşturmadığı ve Japon dillerinin bu aileye ait olup olmadığı sorusu tarihsel-karşılaştırmalı dilbilimde en çok tartışılanlardan biridir. Çoğu dilbilimci, bu dillerin sayısız benzerliğe sahip olduğu ve tarihsel olarak birbirleriyle ilişkili olduğu konusunda hemfikirdir. Bununla birlikte, ilişkinin kesin doğası hakkında anlaşmazlık vardır: bu benzerliklerin tümü ödünç alma yoluyla mı, yani dilsel bileşenlerin bir dilden diğerine benimsenmesi yoluyla mı ortaya çıkmıştır? Yoksa bazıları mirasa mı dayanıyor, yani kelimeler ve diğer dilsel özellikler ortak bir ilkel veya proto-dilden mi miras alındı, burada: Proto-Trans-Avrasyaca, günümüz dillerinde?

Robbeets [1, 2] önceki çalışmasıyla, daha yakından incelendiğinde, kalıtım teorisini desteklemek için kullanılan etimolojilerin çoğunluğunun aslında ödünç almaya dayanabileceğini gösterdi. Bununla birlikte, benzer gözlemler diğer dilbilimcilerin bağımsız bir Trans-Avrasya dil ailesinin varlığını tamamen inkar etmelerine yol açmış olsa da Robbeets, Trans-Avrasya dillerini ayrı bir soy grubu olarak sınıflandırmayı haklı çıkaran güvenilir bir temel kelime kümesinin hala mevcut olduğunu göstermiştir. Kelime ve morfem karşılaştırmalarına dayanarak, in'i yener Şekil 2 trans-avrasya dilleri için sunulan aile ağacı.

Sunulan dil ağacından çok sayıda yeni soru ortaya çıkıyor: 

  • Bu proto-Trans-Avrasya dilini kim konuşuyordu? 
  • Bu insanlar başlangıçta nerede ve ne zaman yaşıyorlardı? 
  • Bu insanlardan bazılarını anavatanlarını terk etmeye iten ve böylece Proto-Trans-Avrasya dilinin günümüz dil çeşitliliğine yayılması ve bölünmesi için ivme sağlayan şey neydi? 
  • Bu göç hareketleri ne zaman gerçekleşti ve hangi yöne gittiler?







Alıntı/Kaynak:https://www.mpg.de/9819338/shh_jb_2015



📰🇹🇷''Türkler Anadolu'ya 1071’de gelmediler!! Binlerce yıldır buradaydılar! İşte kanıtı👇''

 

Beşiktaş Metro kazısında M.Ö. 3500 yılına tarihlenen 78'e yakın Altay Türk tipi kurgan mezarı ile 2 adet heykel bulundu. 

• Heykellerin üzerinde; Türk Kiliminde Eli Belinde olarak tabir edilen AK-ANA/UMAY sembol ve Tamgası bulunmaktadır.


Alıntı: Turkic Times @turkictimes

🎞️🇹🇷ANADOLU İNSANI: İzmir’de kaybolan yaşlı bir kadın, bir taksiyi durdurup kendisini evine bırakmasını rica edince


Güzel insanlar…

İzmir’de kaybolan yaşlı bir kadın, bir taksiyi durdurup kendisini evine bırakmasını rica edince, taksicinin yaptığı davranış gönülleri fethetti.



🇹🇷ANADOLU İNSANI: Aydın Lisesi öğrencisi Rengin Yaralı, uluslararası matematik olimpiyatında altın madalya kazanarak Türkiye’yi gururlandırdı.

 

Aydın Lisesi öğrencisi Rengin Yaralı, uluslararası matematik olimpiyatında altın madalya kazanarak Türkiye’yi gururlandırdı.

Brainiacs Matematik Olimpiyatı kapsamında Türkiye Milli Takımı’nda yer alan Yaralı, 24-30 Mart 2026 tarihlerinde Malezya’nın Kuala Lumpur kentinde düzenlenen final programında üstün performans sergileyerek birincilik elde etti.

Xiamen University Malaysia ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda elde edilen bu başarı, genç öğrencinin disiplinli çalışmasının sonucu olarak dikkat çekti. Rengin Yaralı, elde ettiği derece sonrası Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından da ödüllendirdi. 👏🇹🇷🇹🇷🇹🇷🙏🇹🇷🇹🇷👏👏👏

Tebrikler Rengin... 👏

Alıntı: DENİZ_TOPRAK2 @Baha_Benhan


📰 🇹🇷TÜRK DEMEK MÜSLÜMAN MI DEMEK? /Osmanlı Turancılık ve Macar Turancılığı


 TÜRK DEMEK MÜSLÜMAN MI DEMEK?

Papa Eftim, Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nın en kritik zamanlarında özellikle Türk Hristiyanların, Yunanistan’ın yanında yer almalarını önleyen şu sözleriyle tarihe geçecekti: 

“Düşmanlarımızın her şeyi var. Bizim ise göğsümüzde imanımız var. Mutlaka kazanacağız. Yaşasın Muzaffer Türk Ordusu.” Demişti.

Atatürk’ün kendisi için “Memlekete bir ordu kadar hizmet etmiştir” dediği Türk milliyetçisi Papa Eftim ,Kurtuluş Savaşı esnasında millî mücadele için TBMM önünde açıklama yaparken (1. fotoğraf)

Papa Eftim önderliğindeki Anadolu Türk Ortodoksları "Yunanlı değiliz, şanlı Türk milletinin evlatlarıyız!" diyerek Fener Rum Patrikhanesinden ayrılıp Müstakil Türk Ortodoks Patrikhanesini kurdular. 

......

TÜRK NE? ŞUNU HATIRLAMALARI GEREKİR. 

Gagavuz Türk’ü Hıristiyan’dır.

Yunanistan’daki Karaman Türk’ü Hıristiyan’dır. 

Karay ya da Hazar Türkleri Yahudi’dir. 

Altaylar Gök Tenri’cidir.

Yakut Türk’leri Şaman’dır. 

Uygur Türk’ü Budist’tir. (Müslüman)  (*düzeltme-blogcu)

Azerbeycan Türkü ve İran Türk’ü Şii’dir. (Müslüman) (*düzeltme-blogcu)

Anadolu Türkmen’i Alevidir. (Müslüman) (*düzeltme-blogcu)

Turancılık, 1848’deki milliyetçi kalkışmaları Rusya ile ittifak kuran Avusturyalılar tarafından bastırıldığından beri kendilerini ‘Avrupa’da bir ada’ metaforuyla tanımlayan ve sloganları ‘Yalnızız’ olan Macarların, kendilerine bağımlı Slav halklarının geliştirdiği Pan Slavizm’e cevap olarak geliştirdikleri ‘resmi milliyetçilik’ türü idi. 

(Farsça “Turanî” kavramı İran’ın İslamiyet öncesi dönemine ait Avesta metinleri ile Firdevsî’nin Şehnâme adlı eserinde boy göstermişti. Şehname’de hükümdar Feridun’un üç oğlundan birinin adı Tur’dur. Ona verdiği ülkenin adı da Turan’dır. 

1786 yılında Osmanlı İmparatorluğu’ndan gönderilen bir mektupta Buhara hükümdarı Seyyid Ebulgazi Han’a ‘Turan hakimi’ diye hitap ediliyordu.

1910’da 🇭🇺Macaristan’da yayımlanan Turani Dalok (Turan Şarkıları) adlı şiir kitabı Macar Turancılığının adeta kutsal kitabı, şairi Arpad Zempleni de Turancılığın peygamberi (Son Şaman) mertebesine çıkarılacaktı. Aynı yıl Turani Tarsasag (Turan Cemiyet) adlı ilk örgütlenme ortaya çıktı. 

🇭🇺Macar Turancıları 1912’de Konya ve Ankara çevresinin coğrafi, jeolojik ve ekonomik yapısını incelemek için Tuz Gölü’ne geldiler. Bir başka hepet Aral Gölü ve Hazar Denizi’ni inceledi. 1913’te Turan adlı bir dergi çıkarılacak, Konya, Kayseri, Kilikya (Adana) havalisine geziler yapıldı. 

Ayrıca iki ayrı ekip Kafkasya ve Baykal Gölü’ne gidecekti. ‘Yalnızlık’ duygusundan kurtulmak için yeni ittifaklar arayan 🇭🇺Macar Turancıları ‘Türkçü’ aydınlardan Ahmet Hikmet (Müftüoğlu) ile temas kurdular ve Turancılık fikri Osmanlı ülkesinde iyice bilinir hale geldi.

İki ülke Turancılığı arasında elbette farklar vardı. Örneğin 

  • 🇭🇺Macar Turancıları Macaristan’dan Japonya’ya uzanan bir coğrafyada yaşayan Fin-Ugor ve Türk-Tatar başlığı altında topladıkları ırkları Turani sayarken, 
  • 🇹🇷Osmanlı ülkesindeki Turancılar sadece Orta Asya’daki ‘Türk’ ırklarını Turani saymışlardı. 

Genel anlamıyla Turancılık, Rus Çarlığı (Britanya Kraliyet ailesiyle akraba olan Çar'ın hükümdarlığında)  tarafından sistematik baskıya uğramış ‘Turanî’ toplumlardan yetişmiş ve Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmış (Kırım Tatarı) Gaspıralı İsmail, (Kazan Tatarı) Akçuraoğlu Yusuf, (Azeri) Hüseyinzade Ali, (Azeri) Ağaoğlu Ahmet gibi göçmen aydınlar tarafından Osmanlı başkentine yayılmaya başladı. O yıllara ait Ziya Gökalp'in biline şu Mısralarını pek çok kişi bilir (1910 yılında yazılmış).

“Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan

 Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan…”

Alıntı:  KABAC 𐱅𐰇𐰼𐰰 🇹🇷 @K_TURK_19051919

📰Vefat eden Kore Gazisi Ermeni asıllı 🇹🇷Türk Vatandaşı Minas Kaya, 🇹🇷Türk bayrağıyla son yolculuğuna uğurlandı.

'' 🇹🇷Almanya'da vefat eden Kore Gazisi Ermeni asıllı Türk Vatandaşı Minas Kaya, 🇹🇷Türk bayrağıyla son yolculuğuna uğurlandı.

📌 Minas Kaya'nın tabutuna, vasiyeti gereği 🇹🇷Türk bayrağı sarıldı. Oğlu, “Babamın son arzusu son yolculuğuna Türk bayrağına sarılı tabut ile gitmekti”demiş. 

Cenazesi Türk bayrağına sarılı tabut ile kalkmış.

Kendini Türk hissetmeyip Osmanlıcılık oynayıp veya Kürdistancılık oynayarak Türk'e düşmanlık edenler utansın!..''


Alıntı: KABAC 𐱅𐰇𐰼𐰰 🇹🇷 @K_TURK_19051919

📰 🇹🇷Türkiye'nin resmi dili Türkçe ama...

 T ürkiye'de resmi dili İngilizce yapacaklar.. 'Türkçe eğitim' dersen Kürtler kızıyor. 'Kürtçe eğitim' dersen Türkler kı...