Kolluk Kuvvetleri
Kol, askeri bir kelime olarak Xiongnu’lar ve Göktürkler döneminde kullanılmıştır. Metehan Ordusunu Sağ ve Sol Kol şeklinde ikiye ayırmış, Doğudaki askerler Sağ ve Batıdaki askerler Sol Kanadı sevk ve idare etmiştir. Kanat ifadesi ise Ordu Jargonunda Osmanlı döneminde kullanılmıştır. Sağ Kanat Anadolu Beylerbeyliği askerleri, Sol Kanat Rumeli Beylerbeyliği askerleri şeklinde tanzim edilmiştir.
Selçuklu döneminde askerler, Kollarına Tiraz ya da Pazu Bent adı verilen ve renkli Kol Bağları bağlardı. Bu renkli “İşaretler”, askeri teşkilat içinde hangi Kol ve Kanada ait olduklarını belirlerdi. Osmanlı ordusunun sefere çıkış düzeninde eyalet askerlerinin dizilimi Sağ Kol, Sol Kol ve Merkez Kolu (Orta Kol) olarak adlandırılırdı.
Askeri teşkilat yasalarında sınır boylarında keşfe çıkan, güvenliği sağlayan veya ordunun önünden giden birliklere "Keşif Kolu", "Devriye Kolu" denmesi bu köklü askeri geleneğin devamıdır. “Kol ağası" (yüzbaşı ile binbaşı arasındaki rütbe) doğrudan ordunun o bölüğünü yöneten kişi demektir. “Kolbaşı” küçük bir askeri birliğin ya da devriye ekibinin başındaki komutana verilen isimdir. “Kol Kethüdası” Yeniçeri Ocağı'nda sadrazama veya yeniçeri ağasına bağlı üst düzey görevli subaydır. “Kara Kol” bugün emniyet teşkilatının kullandığı bina anlamına gelen bir tanımlamadır. “Keşif Kolu” devriye gezen hareketli askeri birlik, Öncü Kol Artçı Kol, orduyu ön ve arkadan koruyan askeri saflardır.
“Kol Ordu”, modern askeri teşkilatlanmada birkaç tümenden oluşan, kendi içinde lojistik ve idari bağımsızlığa sahip en büyük taktik askeri birliktir. “Kolluk Kuvvetleri”, güvenlik ve asayişi sağlayan asker, polis, subay ve jandarma birliklerini ifade eder. Kol Gezmek askeri birliklerin şehirde ya da sınır boylarında güvenliği sağlamak amacıyla dolaşmasına denir.
Bu kelimeler, kadim Türk ordusunun "kol" (kanat) yapısının, modern orduya uyarlanmış doğrudan mirasıdır.
Nuray Bilgili