Blog Listem

DNA kodları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DNA kodları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20190930

✍️ 📊 🇹🇷 Anadolu Türklerinin Genetik Yapısı: Ne Kadar Orta Asyalıyız? | Turkish DNA Project

Anadolu Türklerinin Genetik Yapısı: Ne Kadar Orta Asyalıyız? 
TÜRK DNA PROJESİ| Turkish DNA Project

Giriş

Anadolu Türklerinin genetik yapısı ve Orta Asyalılığı meselesi uzun yıllardır tartışıla gelen bir konudur. Ne yazık ki akademik olarak Anadolu’daki etnik Türklerin genetik yapısı yeterli özen gösterilerek incelenmemiştir. 2000’li yıllardan itibaren gelişmeye ve popülerleşmeye başlayan popülasyon genetiği alanında Türkiye üzerine  farklı tarihlerde yapılan üç kapsamlı akademik çalışmadan söz edilebilir.

Bunlardan ilki Cengiz Cinnioğlu tarafından 2004 yılında yayımlanan Excavating Y-chromosome haplotype strata in Anatolia adlı Y-DNA çalışmasıdır. Bu çalışmada örnekler etnisite gözetilmeksizin kan bankalarından toplanmıştı. Üstelik örneklerin bölge dağılımları da birbirleri ile eşit değildi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerden alınan örnekler toplam örnek sayısında ağırlıklı yer kaplamaktaydı. Haplogrupların altdallarına bile bakılmaksızın, sadece Doğu Avrasya kökenli olan Q, C ve O haplogruplarının oranları üzerinden (N Haplogrubu o dönemdeki veri yetersizliği sebebiyle Avrupalı olarak sınıflandırıldığı için o bile dahil edilmemişti) %3,4 “Orta Asyalı” Y-DNA’lara sahip olduğumuz ileri sürüldü. Bu şekilde toplanan örneklerden elde edilen sonuçlar yıllarca Türklerin Y-DNA açısından ne kadar Orta Asyalı olduklarını ölçmek için kullanıldı. Bugün hâlâ bu çalışma üzerine yeni ve kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Ancak proje olarak derlediğimiz, sadece baba soyu etnik Türklerden oluşan Y-DNA sonuçları ile Cinnioğlu’nun çalışmasında yer alan sonuçlar arasındaki büyük fark, çalışmanın etnik Türkleri temsil etmekten çok uzak olduğunu göstermektedir.

Bir diğer çalışma ise Uğur Hodoğlugil tarafından 2012 yılında yayımlanan Turkish Population Structure and Genetic Ancestry Reveal Relatedness among Eurasian Populations  adlı Otozomal DNA çalışmasıdır. Bu çalışmada Aydın, Balıkesir, İstanbul, Adana, Kayseri ve Trabzon illerinden yine etnik kökenleri ayırt edilmeksizin rastgele örnekler toplanmış (Adana örnekleri içerisinde Kürtler ve Araplar, Aydın, Kayseri, Balıkesir örneklerinde ise Balkan Türkleri, Çerkezler v.d. demografik/etnik gruplardan örnekler bulunuyordu) ve bu örnekler hiçbir tarîhî ve bilimsel zemin olmamasına rağmen Kırgızlar ile karşılaştırılıp Anadolu Türklerinin %9 ilâ %15 arasında “Orta Asyalı” oldukları saptanmıştı.

2014 yılında Can Alkan tarafından yayımlanan Whole genome sequencing of Turkish genomes reveals functional private alleles and impact of genetic interactions with Europe, Asia and Africa adlı çalışmada ilk defa Anadolu Türklerinin etnogenezini meydana getiren Oğuz/Türkmenlerin genetik yapısının henüz bilinmediğine ve bu yüzden Anadolu Türklerindeki Orta Asya genetik mirasının ölçümünün spekülasyona dayandığı faktörüne değinildi. Çalışmada Anadolu Türklerinin %21 oranında Doğu/Orta Asyalı genlere sahip oldukları sonucuna varılsa da, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden toplanan 16 örneğin etnik kökenlerine yine dikkat edilmemiş, anadilleri ile etnik kökenleri ayırt edilmeksizin tüm örnekler “Türk” olarak tanımlanmıştı.

Bu konuda sıklıkla yapılan bir diğer hata ise, Anadolu Türklerindeki “Orta Asya” genetik mirasını ölçerken sadece Doğu Avrasyalı otozomal bileşenlere odaklanılmasıydı. Buna göre günümüzde ortalama %10 civarında Doğu Avrasyalı olan Anadolu Türkleri aynı zamanda “%10 Orta Asyalı” olarak lanse ediliyorlardı. Nitekim 2018 yılında yayımlanan 137 ancient human genomes from across the Eurasian steppes adlı makalede ilk defa yer alan Hun ve Orta Çağ Türk örnekleri (Kıpçak, Kimek, Göktürk, Karluk, Karahanlı) bize gösterdi ki Ortaçağ Türk halkları %25 ilâ %50 arasında Doğu Avrasyalı genlere sahiptiler.

Henüz Selçuklu dönemi Oğuz Türklerinden DNA örnekleri bulunmaması günümüz Anadolu Türklerindeki Orta Asya genetik mirasını kesin olarak saptamamıza engel teşkil etmekle birlikte, Orta Çağ’dan Oğuzların komşuları ve akrabaları olan diğer Türk halklarının genetik yapıları, Oğuzların da genetik yapısına büyük ölçüde ışık tutmaktadır. Buna göre elimizde birkaç farklı senaryo bulunmakta ve bu seneryolar üzerinden aşağıda örneklerini de vereceğimiz soy modelleme araçları ile Anadolu Türklerinin genetik yapısının bölgelere göre ne kadar Orta Asyalı ne kadar yerli oldukları hakkında aşağı yukarı sağlam fikirler edinmek mümkündür.


Genetik Modelleme

Modellemelerimizde başvuracağımız araç, Eurogenes Projesi’nin kurucusu David Wesolowski tarafından geliştirilen ve son zamanlarda oldukça popüler olan Global 25 adlı PCA tabanlı (Principal Component Analysis) bir soy modelleme aracı. Bu aracın veritabanında yer alan ve bizim kullanacağımız Türk örnekleri proje üyelerimizden bilinen soyu tamamen etnik Türk olan ve her iki taraftan da memleketlerinin en az 3 nesil yerlisi olanlar arasından bölgelere ayrılarak seçilip gönderildiler. Şu an 5 bölgeden 41 temsilci örnek (+3 Türkiyeli Azerbaycan Türkü) yer almaktadır.

Aşağıda sırasıyla Anadolu Türklerinin bölge ortalamalarını Orta Çağ Türk Halkları (Karluk, Karahanlı, Kimek, Kıpçak ve Göktürk) ile modelleyeceğiz. Burada amaç Anadolu’ya gelen Oğuzların genetik yapısını benzer diğer Orta Çağ Türkleri ile simüle etmek. Türk göçü öncesi Anadolu’nun yerli halklarını temsil etmesi için de Anadolu ve Girit Rumlarını kullanacağız.

Modelleme 1

Anadolu Türklerini Karluklar ve Anadolu & Girit Rumları ile modellediğimiz zaman:
Modelleme 2

Anadolu Türklerini Karahanlılar ve Anadolu & Girit Rumları ile modellediğimiz zaman:
Modelleme 3

Anadolu Türklerini DA89 Göktürk dönemi örneği ile modellediğimiz zaman:
Modelleme 4

Anadolu Türklerini DA179 Kıpçak örneği ile modellediğimiz zaman:
Modelleme 5

Anadolu Türklerini Kimek örneği ile modellediğimiz zaman:
Sonuç:

Yukarıda Orta Çağ’dan 4 farklı Türk halkı ile yaptığımız modellemelerde görüldüğü üzere, Anadolu Türkleri bölgelere ve kullanılan referansa göre değişmekle birlikte %25 ilâ %45 arasında Orta Asyalı olarak modellenebilmektedir. Tekrar etmekte fayda var ki daha net ve doğru sonuçlar alabilmek için hâlâ Selçuklu dönemi Oğuz Türklerinden DNA örneklerini beklemek zorundayız lakin tablonun aşağı yukarı aynı oranda kalacağını ileri sürmek mümkündür. Görüldüğü üzere etnik Türklerden alınan örnekler ve doğru modellemelerle sonuçlar, daha önce bu konu üzerine yazılmış makalelerden büyük oranda farklılık göstermekte. Dileriz ki en kısa zamanda bu konu akademik camiada ciddiyetle ele alınır.

Alıntı/Kaynak: https://turkishdnaproject.com/anadolu-turklerinin-genetik-yapisi-ne-kadar-orta-asyaliyiz/

20171201

Dünyada Türk genleri dolaşyor.


AMERİKA, AVRUPA, ASYA DNA OLARAK TÜRK !!!!!!!!!!

* Amerikan yerlileri, tüm Avrupa ve Asya DNA olarak Türk.
DNA testleri, dil, kültür, halk oyunları, tamgalar, kurganlar, yazıtlar, Türk kelimesinin 500'den fazla çeşit türemişi dahil tüm kanıtlar bunu gösteriyor, National Geographic bile, Dna testi yaptıran Çinliler bile bunu itiraf ediyor.



Alıntı Kaynak: Sosyal Medya

20170803

Onlar da mı Türklerle akraba?

Onlar da mı Türklerle akraba



Nature dergisinde bir araştırmanın sonucunu yayınlayan genetikçiler, eski Yunanistan’ın efsanelerine konu olmuş kahramanlarının, 5-3 bin yıl önce yaşamış olan Minos ve Miken uygarlıklarının Türkiye ve İran halkları ve Hazar Denizi bölgesinin step halkları ile yakınlık bağları olduğunu ortaya koydu.

Sputnik Türkiye'de yer alan habere göre, Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nin araştırmacılarından Johannes Krause, “Giritlilerin ve Mikenlerin genetik olarak farklı veya birbirileriyle akrabalık ilişkilerinin olup olmadıklarını, atalarının kimlerin olduklarını ve şimdiki Yunanlıların ve Giritlilerin onların torunları olup olmadıklarını anlamak istedik” diye anlattı.

ESRARENGİZ UYGARLIĞIN İZLERİ KNOSSOS SARAYLARINDA
Girit ve Miken uygarlıklarının, Dorların işgali sırasında yok oldukları ve işgal sonucunda bu kültürün neredeyse tamamının yok edildiği biliniyor. O zamandan bu yana bilim insanları, bu kadim uygarlıkların izini sürdü ve ancak 20. yüzyılın başında İngiliz arkeolog Arthur Evans, Girit adasında Minos uygarlığına ait Knossos sarayını buldu. Daha sonra bilimciler Knossos saraylarında hem Mısır ve Libya kültürlerinin, hem de Balkan ve Anadolu halklarının özelliklerini taşımış olan esrarengiz bir uygarlığın izlerine rastladı.

Söz konusu buluş bilimcileri de ikiye böldü. Kimileri uygarlığın Afrika kökenli olduğunu savunurken, kimileri ise Avrupa menşeili olduklarını savundu.

DNA KODLARI ÇÖZÜLDÜ
ABD’deki Harvard Üniversitesi’nden David Reich ve ünlü diğer birçok paleontolog, eski uygarlıkların yaşamış olduğu topraklarda bulunan 19 Giritli ve Mikenin DNA kodlarını çözerek, bu konuda bir asırdır devam eden tartışmaları bitirmeye yönelik büyük bir adım attı. Eski DNA’ları çözen uzmanlar, kalıntılardan alınan DNA örneklerini, Avrupa ve Anadolu’da bulunan 300 antik iskelet buluntusu ile günümüzde yaşayan insanlardan alınan DNA örnekleriyle karşılaştırdı ve böylelikle hem eski Minos medeniyetinin hem de Miken kültürünün atalarını ve torunlarını bulmuş oldu ve bu popülasyonların zaman içerisinde ne gibi değişimler geçirmiş olduklarını çözdü.

MİKEN UYGARLIĞI EN AZ BİR KEZ BAŞKA HALKLARLA KARIŞTI
Yapılan incelemede, yeni topraklara gelen Minos uygarlığının tecrit edilmiş bir şekilde yaşadıklarını ve sadece Miken uygarlığı ile temas ettiklerini ve bu nedenle genomlarının çok fazla değişime uğramadığını ileri sürdü. Bilim insanlarına göre Miken uygarlığı ise en az bir kez, yaşadıkları topraklara gelen başka halklarla karıştı ve DNA’sının yüzde 13-18’inin bu halkların genomlarından oluştu.

Girit adasında yaşamış olan Minos medeniyeti ile Yunanistan topraklarındaki Miken kültürünün genetik özelliklerinin büyük oranda yaklaşık 5-6 bin yıl önce Karadeniz ve Hazar Denizi’nin steplerinden gelen Hint-Avrupa kökenli halklara dayandığı ortaya çıktı.
Öte yandan eski Yunanistan halkının DNA örnekleri de, Knossos saraylarında bulunan fresklerin ve Yunan amforalarındaki resimlerin gerçeği saptırmadığını, bu kadim uygarlıkların temsilcilerinin gerçekten de açık tenli, koyu saçlı ve gözlü olup, tipik Yunan yüz hatlarına sahip olduklarını ortaya koydu.
Odatv.com

Kaynak: http://odatv.com/onlar-da-mi-turklerle-akraba-0408171200.html

En Çok Okunanlardan...