Blog Listem

Türk devletleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk devletleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260815

🎞️ 🇭🇺Macaristan'ın Bugaç Ovası’nda bozkır ruhu yeniden hayat buldu. 🇹🇷🇭🇺


Macaristan-Hungarya da 2008 yılından beri düzenlenen Türk-Hun Kurultayı  başladı. 

Bu sene gidemedik ama kalbimiz Bugaç'da bizim.

14–16 Ağustos 2026, Bugaç/Macaristan – 10. Büyük Hun-Türk Kurultayı şeklinde kayıtlı bu Organizations of Turkic States

🇭🇺 2026 Kurultayı'nda kimler var?

Bu yılki buluşma oldukça geniş. Kurultaj'ın resmi sitesine göre 27 millet ve topluluk temsil ediliyor. Bunlar arasında:

🇹🇷 Türkiye
🇦🇿 Azerbaycan
🇰🇿 Kazakistan
🇰🇬 Kırgızistan
🇺🇿 Özbekistan
🇹🇲 Türkmenler
🇺🇦 Kırım/Tatar toplulukları
🇷🇺 Tatar, Başkurt, Çuvaş, Tuva, Yakut, Nogay, Karaçay vb.
🇲🇳 Moğol toplulukları
🇭🇺 Macarlar
Gagavuzlar, Uygurlar, Karakalpaklar, Balkarlar, Kumuklar
ve diğer bazı topluluklar
 
yer alıyor. 
Resmî listede 27 millet/topluluk bulunuyor. 

Kurultáj

🇹🇷 Türkiye'nin rolü

Türkiye bu Kurultajda yalnızca kültürel bir katılımcı olarak değil, Türk dünyası kurumları üzerinden üst düzey temsil ile de bulunuyor.

Programda:

  • Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev
  • TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev
  • Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafaev
  • Türkiye tarafından Kürşad Zorlu

gibi isimlerin katılımı açıklanmış durumda. 

Burada önemli bir ayrım var: 

Kurultaj, Türk Devletleri Teşkilatı'nın resmî zirvesi değildir. Daha çok Macaristan merkezli, tarihî-kültürel ve geleneksel bağları öne çıkaran büyük bir buluşmadır.

🐎 Bu yıl neden özellikle dikkat çekiyor?

2026 Kurultajı oldukça büyük hazırlanmış:

20'den fazla ülke/topluluk, 100'den fazla geleneksel grup ve 2.000'den fazla atlı ve yaya gelenek taşıyıcısı bekleniyor. Programda 50'den fazla kültürel, bilimsel ve geleneksel etkinlik bulunuyor. 

Özellikle:

  • atlı gösteriler,
  • okçuluk,
  • savaş canlandırmaları,
  • bozkır savaş sanatları,
  • geleneksel müzik ve dans,
  • hun–avar–erken Macar tarihi sergileri,
  • büyük geleneksel oba/yurt alanları

öne çıkıyor. 

Kurultáj

🇭🇺 Macaristan neden bunu yapıyor?

Kurultaj'ın en ilginç tarafı burası.

Macaristan'daki Turanist yaklaşım, Macarların tarihî kökenlerini ve kültürel bağlarını Orta Asya ve bozkır dünyasıyla ilişkilendiren bir düşünce geleneğine dayanıyor. Kurultaj da bu düşüncenin kültürel ve sembolik vitrini haline gelmiş durumda.

Fakat bunu “Macaristan Türk devletine katılmak istiyor” şeklinde okumak doğru olmaz.

Macaristan:

“Biz Türküz” demekten ziyade,

“Macarların eski bozkır geçmişi ile Hun, Türk ve diğer Avrasya halkları arasında tarihî-kültürel bağlar vardır.”

fikrini öne çıkarıyor.

Bu nedenle etkinlikte Hun, Avar, erken Macar ve Türk bozkır kültürleri aynı tarihî-kültürel çerçevede ele alınıyor. Kurultaj'ın kendi tanımlamasında da etkinlik “Hun ve Türk bilincindeki halkların” kültürel buluşması olarak nitelendiriliyor. 

Kurultáj siyasi açıdan ne anlama geliyor?

Burada konu daha da ilginç.

Kurultajın resmî bir siyasi karar alma yetkisi yok. Yani burada

  •  “Turan Birliği kuruldu”, 
  • “yeni bir Türk ittifakı oluşturuldu” 

gibi sonuçlar çıkarmak doğru değil.

Ama yumuşak güç açısından önemli:

Macaristan → Türk dünyası → Orta Asya → Azerbaycan → Türkiye 

arasında tarih, kültür, kimlik ve diplomasi üzerinden bir bağlantı kuruluyor.

Üstelik Macaristan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'nda gözlemci olması da bu tabloyu daha anlamlı hale getiriyor.


Dolayısıyla Kurultajı üç katmanda görmek daha doğru:

1. Kültürel: Hun–Türk–Macar ortak tarih anlatısı

2. Toplumsal: Türk dünyasındaki halkların birbirleriyle temas etmesi

3. Jeopolitik/yumuşak güç: Macaristan'ın Türk dünyasıyla ilişkilerini güçlendirmesi

Ve 2026 Kurultayı, bu üçünün en görünür biçimde bir araya geldiği etkinliklerden biri.


Umarız bir gün Ilgaz dağında bizde kış Turan kurultayı düzenleriz. 

Sn. Ali Kılıç'ın @BskAliKilic Bugac'dan gönderdiği birbirinden ilginç fotoğraf ve videoları

Alıntı: Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı) @Saka_larr

*****

Bugaç Ovası’nda bozkır ruhu yeniden hayat buldu. 🇹🇷🇭🇺

9’uncu Büyük Hun-Türk Kurultayı’nda Türk devletleri ve akraba topluluklarının çadırları kuruldu; geleneksel kıyafetler, zırhlar, süvariler, kağnılar ve develerle tarih adeta yeniden canlandı.



 Türk dünyasının kalbi Macaristan'da atıyor. Türkistan (Orta Asya) bozkırlarından Avrupa'nın içlerine uzanan bin yıllık kardeşlik, efsanevi Bugaç Ovası'nda yeniden hayat buluyor. 



20260612

📖 Göktürk kağanlığının adı aslında Türk kağanlığıdır “Türk İlidir”

 

Göktürk kağanlığının adı aslında Türk kağanlığıdır “Türk İlidir”Çin ve Pers kaynaklarında da “Türk devleti” olarak geçer. Göktürk veya Köktürk ifadesi  Kültigin yazıtlarında geçer ve kelimenin amacı kut ifade etmektir.

- Prof. Dr. Ahmet Taşağıl

20260527

📰 Etnospor farklı coğrafyaları buluşturdu....

 8. ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ

21 - 24 MAYIS 2026

Etnospor Kültür Festivali, geleneksel sporları ve kültürel mirası günümüze taşıyan; geçmişin birikimini geleceğe aktaran, her yaştan katılımcıya eşsiz deneyimler sunan uluslararası bir kültür şölenidir.


 

🎞️ Atlı Okçular’dan Etnospor İmzası 


Dünya Etnospor Birliğince İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen ve Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu 8. Etnospor Kültür Festivali’nde atlı okçular sahaya çıktı 

20260407

20260323

📰 Türk Devletleri Teşkilatı, Nevruz’u “ortak bayram” ilan etti!

 


Türk Devletleri Teşkilatı, Nevruz’u “ortak bayram” ilan etti!

Türk devletleri, her yıl 21 Mart’ta Nevruz’u kutlayacak.

20260318

📰 Nevruz, Türk dünyasının birliğinin ve kardeşliğinin bayramı

 

Nevruz, Türk dünyasının birliğinin ve kardeşliğinin bayramı

Baharın gelişi ve Türk dünyasının ortak mirası olan Nevruz, Taşkent’te düzenlenen özel bir etkinlikle kutlandı.

18 Mart 2026

Özbekistan’daki Haydar Aliyev Azerbaycan Kültür Merkezi, "Nevruz, Türk Dünyasının Birliğinin ve Kardeşliğinin Bayramıdır" sloganıyla düzenlenen görkemli bir konsere ev sahipliği yaptı.

Azerbaycan ve Özbekistan arasındaki sarsılmaz dostluk, notalar ve danslarla bir kez daha teyit edildi.

Baharın gelişi ve Türk dünyasının ortak mirası olan Nevruz, Taşkent’te düzenlenen özel bir etkinlikle kutlandı.

Azerbaycan’ın Özbekistan Büyükelçiliği bünyesindeki Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa; sanat dünyasının önde gelen isimleri, medya temsilcileri ve Özbekistan’da yaşayan Azerbaycanlılar yoğun ilgi gösterdi.


"Nevruz, Ortak Manevi Değerlerimizin Canlı İfadesidir"

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Özbekistan’daki Azerbaycan Kültür Merkezi Müdürü Akif Marifli, Nevruz’un birleştirici gücüne vurgu yaptı.

Marifli, yüzyıllardır süregelen bu geleneğin dostluk, dayanışma ve karşılıklı saygı değerlerini koruduğunu belirterek şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanlarımız Sayın İlham Aliyev ve Sayın Şavkat Mirziyoyev’in yürüttüğü stratejik politikalar sayesinde, iki kardeş ülke arasındaki kültürel ve insani ilişkiler her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bu ortak miras, ilişkilerimizin en sağlam temelidir."

İki Ülke Sanatçılarından Müzik Ziyafeti

Konser programı, her iki ülkenin sevilen sanatçılarını aynı sahnede buluşturdu.

Azerbaycan ve Özbekistan'ın ortak gururu, Halk Sanatçısı Gülyanag Mammadova’nın yanı sıra; Fahri Kazim-Nijat, Kamran Mammadaliyev, Özbekistan Onur Sanatçıları İlyos Arabov ve Mohichehra Şamuratova gibi isimler sahne aldı.

Programın Öne Çıkan Başlıkları:

  • Müzik Yelpazesi: Azerbaycan ve Özbek müziğinin en seçkin halk ve pop örnekleri seslendirildi.
  • Sahne Gösterileri: Kültür Merkezi bünyesindeki "Kharibulbul" tiyatro topluluğu ile "Qarabagh Zaferi" dans topluluğunun performansları izleyicilerden büyük alkış aldı.
  • Resmi Tebrikler: Özbekistan Gümrük Enstitüsü Başkanı Mirazam Hamrayev ve Rektör Eldor Şermanov da Nevruz’un halkları birleştiren manevi önemine dikkat çekerek katılımcıları tebrik etti.

Dostluk Bağları Perçinlendi

Tören boyunca yapılan konuşmalarda, Azerbaycan ve Özbekistan arasındaki tarihi bağların sadece siyasi ve ekonomik değil, aynı zamanda köklü bir gönül birliğine dayandığı ifade edildi.

Nevruz’un sunduğu bu manevi iklimin, Türk dünyasının gelecekteki ortak projelerine de ışık tutacağı vurgulandı.

Alıntı: https://trtavaz.com.tr/haber/tur/turkistandan/nevruz-turk-dunyasinin-birliginin-ve-kardesliginin-bayrami/69ba851cf703938494e837bd

📰 Türk Devletleri Bilişsel Dilbilim Merkezi kuruldu

Türk Devletleri Bilişsel Dilbilim Merkezi kuruldu

Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan’ın önde gelen bilim kurumları, Türk dillerini modern bilimin ışığında incelemek üzere güçlerini birleştirdi.

18 Mart 2026 12:19

Yeni kurulan "Türk Devletleri Bilişsel Dilbilim Merkezi", dillerin zihinsel ve psikolojik süreçlerini tek bir çatı altında koordine edecek.

Türk devletleri arasındaki kültürel ve siyasi entegrasyon, bilimsel alanda atılan bir adımla perçinlendi.

Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi (AMEA) Nasimi Dilbilim Enstitüsü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen kurucu toplantıyla, Türk Devletleri Bilişsel Dilbilim Merkezi resmen faaliyete geçti.

Türk Dillerine Modern Yaklaşım: Bilişsel ve Psikodilbilim

Merkezin temel amacı, Türk dillerini sadece gramer yapısıyla değil; insan zihni, algı ve psikolojik süreçlerle olan bağlantısı bakımından incelemek.

Projenin mimarı ve Dilbilim Enstitüsü Bölüm Başkanı Profesör Mayil Asgarov, bilişsel dilbilimin dünya bilimindeki yükselen değerine dikkat çekerek, Türk devletleri arasında kurulacak bu ortak ağın stratejik önemini vurguladı.

Bölgenin Prestijli Kurumları Bir Arada

Özbekistanlı akademisyen Şohret Sirojiddinov’un moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Türk dünyasının bilim elçileri katıldı:

Kazakistan: Kazak Dilbilim Enstitüsü Müdürü Prof. Anar Fazyljan.

Azerbaycan: Bakü Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Siyavuş Gasimli ve Dilbilim Enstitüsü Müdürü Prof. Nadir Mammadli.

Türkiye: Hacettepe ve Trakya Üniversitelerinden temsilciler, Türkiye’de yürütülen güncel psikodilbilim araştırmaları hakkında detaylı sunumlar gerçekleştirdi.

Ortak Faaliyet Planı Onaylandı

Toplantının sonunda, merkezin gelecekteki yol haritası belirlenerek faaliyet planı onaylandı.

Türk halklarının dil birliğine ve ortak bilimsel literatürüne büyük katkı sağlaması beklenen merkezin, bir sonraki bilimsel toplantısının tarihi de netleştirildi.

Bu merkez, 

  • Türk dillerinin dijitalleşmesi, 
  • yapay zeka süreçlerine uyumu 
  • ve bilişsel haritalarının çıkarılması 

gibi modern projeler için de ana üs görevi görecek.

Alıntı: https://trtavaz.com.tr/haber/tur/turkistandan/turk-devletleri-bilissel-dilbilim-merkezi-kuruldu/69ba6e1bf703938494e837ba

20260129

📖✍️ 🇰🇬Kırgızistan ile 🇹🇷Türkiye arasında stratejik ortaklık derinleşiyor

 


Kırgızistan ile Türkiye arasında stratejik ortaklık derinleşiyor

➜ Kırgızistan’ı 16 Aralık 1991’de ilk tanıyan ülke olan Türkiye, 34 yıllık dostluğu 5 Kasım 2024’te imzalanan ortak bildiriyle “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” düzeyine taşıdı

▪️ Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Kompleksi

➜ 10 bin öğrenciye modern eğitim altyapısı sunuyor

▪️ Askeri alandaki işbirliği

➜ 1993’ten bu yana Türkiye’deki askeri okullarda 300’ü aşkın Kırgız öğrenci eğitim aldı

▪️ 33 yılda 1000’i aşkın TİKA projesi

➜ Recep Tayyip Erdoğan Bişkek Kırgız-Türk Dostluk Devlet Hastanesi 15 Ekim 2021’de açıldı

➜Yeşil Enerji Eğitim Merkezi 2024’te kuruldu

▪️ Kırgızistan’ın Türkiye’deki deprem bölgesine katkıları

➜ Türk halkına en hızlı ve kapsamlı yardımı ulaştıran ülkelerden biri oldu

➜ Kırgız çadırlarından (bozüy) oluşan çadır kent kuruldu


 http://v.aa.com.tr/3813977

20260116

📰 Milli Savunma Bakanı'nın arkasına asılan tablo


 Milli Savunma Bakanı'nın arkasına asılan tabloyu hiç merak ettiniz mi?   

Sanıyorum Hasan Rıza Bey'in "Osmanlıların Rumeli’ye Geçişi”ni resmettiği eseri. Tablo, Süleyman Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin 1350’lerin ortalarında Çanakkale Boğazı üzerinden Rumeli’ye (Avrupa yakasına) kalıcı olarak ilk geçişini betimliyor. Sessiz ama stratejik bir hamleyi ifade ediyor.    

Hasan Rıza Bey, asker-ressamlarımızdandır. Bahriye Mektebi'nde okumuştu. Resminde de İstanbul'un fethi, Fatih'in gemileri karadan yürütmesi gibi tarihi başarıları konu edindi.  

Anlaşılan İttihat-Terakki'ciydi. Numune-i Terakki Mektebi'nin Edirne şubesini kurdu ve yönetti. Atölyesinin duvarında “Adalet, Hürriyet, Uhuvvet, Müsavat” yazdığı rivayet edilir. 

Hasan Rıza Bey, 1913 yılında Balkan Savaşları sırasında Edirne'de Bulgarlar tarafından şehit edildi. Mezar taşında ise "Nesillere ibret, canavarlara lanet" ifadesi yer alıyor.   

Devletler sembolizme önem verir. Peki hem ABD Büyükelçisi'ne hem de bundan önce ağırlanan tüm konuklara bu tablo ile verilmek istenen mesaj nedir? Yorum sizin...

Tevfik Kadan
@tevfikkadan

20251231

📖 Selçuklular: Büyük Selçuklu İmparatorluğu


Selçuklular: Büyük Selçuklu İmparatorluğu

Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Orta Çağ'da Oğuz Türklerinin Kınık boyu tarafından kurulan bir Türk imparatorluğu. Selçuklular Hindukuş Dağları'ndan Batı Anadolu'ya ve Orta Asya'dan Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alanı kontrol ettiler. Aral Gölü yakınında güç kazandıktan sonra ilk olarak Horasan'ı ele geçiren Selçuklular, buradan İran içlerine doğru ilerledi ve ardından Anadolu'daki şehirleri denetim altına aldı.

Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Tuğrul Bey (1016–63) tarafından 1037'de kuruldu. Tuğrul'u büyüten dedesi ve Oğuz Yabgu Devleti'nde yüksek makam sahibi olan Selçuk Bey, adını hem ülkeyi yöneten hanedana hem de imparatorluğa verdi. Devlet kurulduktan kısa süre sonra İslam dünyasının merkezi otoriteden yoksun parçalanmış siyasi haritasını birleştirdi ve daha sonra Haçlı Seferlerinin birinci ve ikincisinde kilit rol oynadı. 

Büyük Selçuklular 
  • Arapça'yı din ve bilim dili, 
  • Farsça'yı edebiyat ve devlet dili, 
  • Türkçe'yi ise saray ve orduda günlük konuşma dili 
olarak kullanıyorlardı. 

Başkent
  • Nişabur (1037–1043)
  • Rey (1043–1051)
  • İsfahan (1051–1157)
Tarihçe (Önemli Dönemler)

• Kuruluşu 1037
• Tuğrul Bey'in devlet sistemini oluşturması 1037
• Dandanakan Muharebesi 1040
• Malazgirt Meydan Muharebesi 1071
• I. Haçlı Seferi 1095-99
• Dağılışı 1157

Yüzölçümü

• Toplam 3.900.000 km2

Büyük Selçuklu Devleti gücünü ve eyaletlerdeki merkezi denetimini giderek yitirdi. 1118'de tahta çıkan Ahmed Sencer’in ülke topraklarını yeniden birleştirme çabası da başarılı olduysa da devlet hiçbir zaman Melikşah dönemindeki sınırlarına ve otoritesine kavuşamadı. 1128 yılında Doğudaki Doğu ve Batı Karahanlı Devleti'ne boyun eğdiren Karahitaylar Büyük Selçuklu Devleti ile komşu oldular ve Selçuklulara baskı yaratmaya başladılar. 1141 yılında Karahitay ve Selçuklu orduları arasındaki Katvan Savaşı'nda yenilgiye uğrayan Büyük Selçuklu Devleti hızlı bir dağılma sürecine girdi. Karahitayların devletin en verimli toprakları olan Maveraünnehir'i işgal etmeleri Büyük Selçuklu Devleti'nin ekonomisini ve ordusunu iyice sıkıntıya soktu. Sultan Sencer, giderek artan ekonomik buhran nedeniyle ayaklanan göçebe Oğuzlara 1153'te tutsak düştü. İki yıl sonra kaçarak kurtulduysa da ülkede iktidarını yeniden sağlayamadan 1157’de öldü. Büyük Selçuklu Devleti böylece sona erdi. Bu tarihten sonra Büyük Selçukluların toprakları büyük ölçüde Harzemşahların denetimi altına girdi.

Hanedan üyeleri yönettikleri bölgelerde bağımsız davranmaya başladılar. Daha önce bağımsızlıklarını ilan etmiş olan Selçuklu hanedanın kurduğu devletlerden yalnızca Anadolu Selçuklu Devleti, yüz yılı aşkın bir süre daha ayakta kalabildi. Ayrıca devletin gerilemesinin sebepleri arasında 
  • Haçlı Seferleri, 
  • Fâtımîler ile olan çatışmalar, 
  • Hasan Sabbah'ın Bâtınîlik propogandaları 
  • Oğuz boylarının ayaklanmaları 
sayılabilir. Bunun sonucunda ise Abbâsî halifeleri Selçuklu egemenliğinden kurtulmak için bir takım çalışmalar yürütmüştür. Bunlar Selçuklu Devleti'nin yıkılmasına neden olan etkenler ve nedenlerdir. 

Özet olarak Büyük Selçuklu Devleti'nin yıkılma nedenleri olarak aşağıdaki nedenler sayılabilir:
  • Merkezi otoritenin zayıflaması
  • Taht kavgaları
  • Oğuz isyanları
  • Haçlı Seferlerinin başlaması
  • Atabeylerin bağımsız hareket etmesi
  • Abbâsî Halifelerinin Selçuklu egemenliğinden kurtulmak için yürüttüğü bir takım çalışmalar
  • Bâtınîlik hareketleri
  • Fâtımîler ve Şiîlerin yıpratmaları
  • Şehzade ayaklanmaları
  • Katvan mağlubiyeti ve Karahitayların istilası
  • Kötü yönetim.
Alıntı: https://www.transanatolie.com/turkce/turkiye/medeniyetler/selcuklular.htm

20251227

📰 Eski Türk Devletlerinin başkentleri nerelerdi?


Eski Türk Devletlerinin başkentleri nerelerdi?

Türk tarihine yön veren devletlerin başkentleri, kültür ve medeniyetin kalbi oldu. Peki bu önemli şehirler hangileriydi?

Türk tarihi, güçlü devletler ve büyük zaferlerle dolu. Her devletin bir yönetim merkezi, yani başkenti, hem siyasi hem de kültürel anlamda önemli roller üstlendi. Eski Türk devletlerinin başkentleri, tarihe ışık tutan şehirler olarak hala merak ediliyor.

Göktürklerin Başkenti: Ötüken

Türk tarihinin ilk büyük devleti olan Göktürkler, başkent olarak Ötüken'i seçti. Orta Asya'nın kalbinde yer alan Ötüken, kutsal bir merkez olarak kabul ediliyordu.



Türkler için manevi önemi de olan bu şehir, stratejik konumuyla dikkat çekiyordu.

Karahanlıların Başkenti: Balasagun

Karahanlılar, İslamiyet'i kabul eden ilk Türk devleti olarak bilinir. Başkentleri Balasagun, İpek Yolu üzerinde yer alıyordu ve ticaretin merkeziydi.



Şehir, aynı zamanda kültürel ve dini gelişmelere ev sahipliği yaptı.

Selçukluların Başkenti: Konya

Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminde başkent olan Konya, hem Anadolu'nun Türkleşmesinde hem de mimari ve sanatsal gelişmelerde öncü oldu.



Konya, Selçuklu eserleriyle bugün hala bu dönemin izlerini taşıyor.

Osmanlıların İlk Başkenti: Bursa

Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında başkent olarak seçilen Bursa, hem stratejik konumu hem de ticaret yollarına yakınlığıyla öne çıktı. Osmanlı'nın yükselme dönemine kadar bu şehir, devlete yön veren önemli bir merkez oldu.

Başkentsiz bir tarih düşünülemez!

Eski Türk devletlerinin başkentleri, sadece birer yönetim merkezi değil, aynı zamanda Türk tarihinin medeniyet merkezleriydi.

Bu şehirler, bugün de geçmişin izlerini taşıyan önemli kültürel miraslar olarak öne çıkıyor.

(Berna Ata)

Kaynak: Haber Merkezi

20250421

🇹🇷🇦🇿✊Türk birliği: 🇹🇷Türk milleti bir bölünmez bütündür.



Sorma bana oymağımı, boyumu
Beş bin yıldır millet gibi yaşarım 

Sorma bana ailemi, soyumu 
Soyum Türk’tür, soy büyüğüm hünkârım. 

Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı Türk’üm, 
bu ad her unvandan üstündür 

Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı 
Türk milleti bir bölünmez bütündür.

 


20250402

🌎Tarihte "Türkiye" Olarak Adlandırılan Bölgeler

 

🌎Tarihte "Türkiye" Olarak Adlandırılan Bölgeler

1- Torkestan (Türkistan): Türklerin kökeni olan Orta Asya topraklarıdır. Hunlar ve Göktürkler burada yükseldi (MÖ 3. yüzyıl ve sonrası).

2- Eastern "Tourkia" (Doğu Türkiye): Göktürklerin batı kolu ve Hazar Türklerinin Kuzey Karadeniz ile Güney Rusya’daki güçlü devletleri (6.-10. yüzyıl).

3- Western "Tourkia" (Batı Türkiye): Macarların Karpat Havzası’na yerleşmesi (9.-10. yüzyıl). Bizans kaynaklarında "Western Tourkia" olarak adlandırılan bu bölge, Macarların Türklerle benzer göçebe yaşam tarzı nedeniyle "Tourkoi" (Türkler) olarak anıldığı dönemi temsil eder.

4- Turcarum Imperium (Türk İmparatorluğu): Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıtaya yayılan hakimiyeti (1299-1922).

5- al-Dawlat al-Turkiyya (الدولة التركية - Türk Devleti): Memlük Devleti, Türk kökenli komutanların Mısır ve Suriye’de kurduğu devlet (1250-1517).

6- Türkiye Cumhuriyeti: Modern Türk devleti, 1923’te Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kuruldu.


Tarih ve Sanat  @tarih_sanat

20241229

📖 Nevruz nedir? Nevruz ne zaman?

 Nevruz nedir? Nevruz ne zaman?

Mart 21, 2014
Toprak ananın uzun bir sessizliğin ardından canlandığı, yeşilin her tonunun sayısız renkteki çiçekle buluştuğu baharın müjdecisi nevruz, birçok ülkede coşkulu etkinliklerle kutlanacak.
Yüzlerce toplulukta, farklı adlarla binlerce yıldan bu yana kutlanan nevruz, kültürel miras yoluyla nesilden nesile taşınıyor. UNESCO nezdinde “Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne 2009′da dahil olan nevruz, BM tarafından da 21 Mart tarihi “Uluslararası Nevruz Günü” olarak ilan edildi.

Farklı toplulukların inanışlarında değişik isimler altında şenliklere konu olan dünyanın en eski bayramı nevruz, Avrasya’nın geniş coğrafyasında yaşayan halklarda baharın müjdecisi ve yeni gün olarak biliniyor. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Afganistan ve Tacikistan’da milli bayram olarak kutlanan nevruza verilen isimler yöreden yöreye bile değişiklik gösteriyor.

NEVRUZ’UN DİĞER İSİMLERİ

Farsça “yeni gün” anlamına gelen Nevruz, dünyadaki çeşitli Türk topluluklarında “en ulu gün” olarak biliniyor ve “navrız”, “yeni gün”, “mart dokuzu”, “ulu kün”, “şagaa”, “ısıah”, “yengi kün”, “çıl pazı” gibi isimlerle anılıyor.

NEVRUZ EFSANELERİ

Kimi topluluklar, bu günü Allah’ın dünyayı yarattığı gün, kimileri Nuh Peygamber’in yere ilk ayak bastığı gün, kimileri ise ilk insanın yaratıldığı gün olarak değerlendirirken, bazı topluluklar geceyle gündüzün eşit olduğu bu günü, baharın müjdecisi kabul ediyor.
Bu bayram, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırıyor. Bu yönüyle dünyada tek ve özgün olan Nevruz Bayramı, doğadaki dirilişin yanı sıra insana dair umudu ve en güzel dilekleri de temsil ediyor.

Eski Türkler ile İranlıların Yılbaşı kabul ettikleri gün, Türklerin ilk takvimi olan Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde de yer alıyor.
BARIŞ VE KARDEŞLİK GÜNÜ

Ateş, su , toprak, mağara gibi nevruz söylencelerinde geçen unsurlar tüm insanlığın vazgeçilmezleri arasında bulunuyor ancak özellikle ateş Türkler için hangi din veya inançtan olurlarsa olsunlar büyük önem taşıyor. Altay halklarından Tatarlara, Azerilerden Karaimlere, Gagauzlara kadar pek çok Türk halkı tarafından ateşle su ruhsal ve bedensel arınma için gerekli görülüyor. Bu nedenle Türk coğrafyasında nevruzda ateş yakmak ve iyi dileklerde bulunarak ateş üzerinden atlamak bir gelenek sayılıyor.

Dargınlar barıştırılıyor, fakirlere, kimsesizlere ve yaşlılara maddi ve manevi yardım yapılıyor.
NEVRUZ YEMEKLERİ

Özbekistan’da nevruz sabahı yeni elbiselerini giyen halk, hazırladıkları halim, sümelek, samsa, çorba, pilav gibi yiyeceklerle kırlara çıkıyor. Köpkari, güreş, at yarışları ve horoz dövüşleri gibi spor gösterileri düzenleniyor. Nevruz kutlamalarından esinlenilmiş tiyatro eserleri sahneleniyor.
Kırgızistan’da bahara giriş bayramı olarak kutlanan nevruzda “Nooruz köcö” denilen özel bir yemek yapılıyor. Türkmenistan’da hazırlıklarına bir hafta önceden başlanan nevruzda Türkmen çöreği, Türkmen petiri, külce, yağlı börek, şekşeke, koko, bovursak, Türkmen palavı ve bugünün özel yemeği semeni hazırlanıyor.

Azerbaycan’da, çeşitli renklere boyanmış, suda pişirilmiş yumurtalar, kapı kapı dolaşan çocuklara veriliyor.

En Çok Okunanlardan...