Macarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Macarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260324

🇭🇺 Macar kont Ödön Széchenyi Macaristan ve Osmanlı Devleti'nde düzenli itfaiye teşkilatının kurucusudur

📅 Tarihte Bugün:

24 Mart 1922 tarihinde Macar 🇭🇺 kont Ödön Széchenyi İstanbul'da hayatını kaybetti. Széchenyi, Macaristan ve Osmanlı Devleti'nde düzenli itfaiye teşkilatının kurucusudur. Hayatının son 48 yılını İstanbul'da geçirmiştir. 

Alıntı: Macaristan 🇭🇺 🇹🇷 @MacaristanHu

20260320

📄🇭🇺Macar Türkolojisi🇹🇷MACARİSTAN'DA TÜRKOLOJİ KÜRSÜSÜNÜN KURULMASI


Macar Türkolojisi

Alev Duran, “Macar Türkolojisi”, Belgi Dergisi, C.2, S.20 (Yaz 2020/II), ss. 2759-2773.


GİRİŞ

Türkler, anayurtları olan Orta Asya'da ve göç ettikleri her coğrafyada birçok devlet kurarak çeşitli kavimlerle etkileşim halinde olmuşlardır. Türk devletlerinin ve topluluklarının bu kadar geniş coğrafyalar üzerinde etki bırakmaları nedeniyle, birçok devlet tarihini, kültürünü, dilini ve edebiyatını araştırırken, kendini tanımlayabilmek için etkileşim halinde olduğu Türk dilini ve kültürünü de bilme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Türkler ile tarihte ilişki kuran milletler, 
  • sadece Türklere ve Türk diliyle ilgili bilgi veren kaynakları araştırmak ve irdelemekle kalmamış, 
  • aynı zamanda farklı dillerde yazılmış eski dönemlerden kalma eserleri de derleyip, bu bilgileri değerlendirmişlerdir. 
Bu çalışmalarda Türklük Bilimi olarak adlandırdığımız Türkoloji'nin doğmasını sağlamıştır. 
Türkoloji
  • Türkler 
  • ve özellikle Türk dili
  • lehçeleri, 
  • edebiyatı, 
  • tarihi, 
  • sanatı 
  • ve arkeolojisiyle 
uğraşan bilim alının aldığı isimdir. 

Sözü edilen bu alan, Türk dilinin, edebiyat, tarih, din ve Türk toplumlarının maddi ve manevi kültürünü sistematik şekle toplar ve araştırır. Ayrıca Türk dili, Türk edebiyatı, Türk tarihi, Türk folkloru ve Türk sanatı, Türk yaşayış tarzı gibi konular, Türklük biliminin ilgilendigi konular arasına girmektedir.

Bu bilim dalının tarihi, Avrupa'da 14. yüzyıla kadar dayanmakta olup, 19. yüzyıla gelindiğinde artık müstakil bir bilim dalı v e kürsü haline gelmiştir. Türkolojinin de yükseldiği çağ, aynı zamanda Türk millî kimliğinin de geliştiği XIX. yüzyıl sonları ila XX. yüzyıl başlarına denk gelmektedir. Avrupa'daki Türkoloji araştırmaları, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Türkçülük hareketinin v e Türkçü tarih görüşünün oluşumu üzerinde önemli etkilerde bulunmuş, Türkologların eserleri aynı yüzyılın sonlarında Türk aydınlarını yoğun şekilde etkilemiştir.4

Dünyanın geniş bir coğrafyasına yayılan ve tarih olarak da derin bir geçmişe sahip olan Türk halkı gibi Türkoloji d e b u geniş v e farklı coğrafyalarda, hatta zaman zaman kendi coğrafyasının dışında farklı biçimlerde değerlendirilmiştir. Türkolojinin bir bilim dalı olarak sistemli şekilde ilk ortaya çıktığı yer ise Macar coğrafyası olmuştur.
.....

****

MACARİSTAN'DA TÜRKOLOJİ KÜRSÜSÜNÜN KURULMASI

"...Türkiye' de Türkoloji yoktu ama o dönemde Macaristan'da Türkoloji vardı. Çünkü
Macaristan, eski tarihinin Türklerle teması olduğunu biliyordu. Bu durum vesikalarda
da mevcuttu. İki yüz senedir biliniyordu. Bizans kaynaklarında Macarların aslı Türkler
olarak geçiyordu. 1875'ten beri Macaristan'da Türkoloji çalışmaları yapılıyor, yani
Türk dilleri biliniyordu.... Macarlar, Hıristiyanlığı Türklere karşı ve putperestlere karşı
korudukları için bununla övünmelerine rağmen Batıdan büyük bir darbe yediler.

Macaristan kendini yalnız hissetti. Bunun üzerine Türk âlemine sarıldı. O zaman
Turancılık hareketi çıkmıştı. Macarlar, Batının kendilerini yalnız bırakması üzerine
Türk âlemine sarıldı. İslam âlemine ve Hıristiyanların mukabili olan dünyaya karşı "Biz
Hıristiyan dünyasını müdafaa ettik onun karşılığını görmedik" gibi bir düşünce içinde
yalnızlığa düştüler. Bundan dolayı Turancılık kuvvetlendi."5

Macarlar 896 yılında bugünkü topraklarına gelip ( A honfoglalás) yerleşmişler® fakat
Avrupa'nın ortasında yerleştikleri bu yurtlarında, bazen yalnızlık hissine kapılarak kendi
tarihlerini, köklerinin nereden geldiklerini, hangi milletlerle akraba olduklarını araştırma
ihtiyacı duymuşlardır. Bu araştırmalar neticesinde de "Türkoloji" ya d a "Türklük Bilimi" adı
verilen bilim dalının doğmasını ve Macaristan topraklarında gelişmesini sağlamıştır.?

****












*Alev Duran

Tarihçi ve Sosyolog olan Doç. Dr. Alev Duran, üniversiteyi Karadeniz Teknik Üniversitesi Tarih ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünde okumuştur. 2012’de yüksek lisansını, ardından Erciyes Üniversitesi Yakınçağ tarihi alanında Macar Türkolojisi çalıştığı doktora eğitimini de 2017 yılında tamamlayarak bilim doktoru unvanını almıştır. Doktora çalışması, Türk Tarih Kurumu (TTK) Avrupa-Balkan Araştırmaları yurtdışı bursu kazanan Alev Duran, 2015-2017 yılları arasında Stipendium Hungaricum Macaristan Devlet Bursunu da kazanarak Eötvös Loránd Tudományegyetem (ELTE) ve Balassi Intézet’de okumuştur. 2020 yılında Yakınçağ doçenti unvanını alan Duran, Macarca ve İngilizce bilmekte olup, yüksek lisansı sırasında European Voluntary Project kapsamında Kaposvár’da yaşarken yakından tanıyarak bu yolda ilerlemeye karar verdiği Türk- Macar dostluğuna katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Aynı zamanda Eğitim ve Tarih Araştırmaları Dergisinde (eta journal) editör olarak görev yapmaktadır. 

Assoc. Prof. Dr. Alev Duran is a historian and sociologist who studied at the History Department of Karadeniz Technical University and the Sociology Department of Anadolu University. She completed her master's degree in 2012 and earned her Ph.D. in Modern History with a focus on Hungarian Turkology from Erciyes University in 2017. During her doctoral research, Dr. Duran was awarded the Turkish Historical Society (TTK) European-Balkan Studies scholarship and, from 2015 to 2017, studied at Eötvös Loránd University (ELTE) and the Balassi Institute in Hungary through the Stipendium Hungaricum scholarship. She attained the title of Associate Professor in Modern History in 2020. Dr. Duran is proficient in Hungarian and English. During her master's studies, while living in Kaposvár as part of the European Voluntary Project, she became closely acquainted with Turkish-Hungarian relations and has continued her work to contribute to this field. Additionally, she serves as an editor for the Education and History Studies Journal (ETA Journal). ( https://etajournal.com/ )





























20260318

📚📖 🇭🇺Macarların Çanakkale'deki rolü

 

Viktor Mátis @MacaristanBE

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkele Zaferi kahramanları önünde saygıyla eğiliyorum. Dikkatinize bu kitabı ve Macarların Çanakkale'deki rolünü sayısız makalede anlatan http://turkmacar.org.tr websayfasını sunuyorum.

20260106

🎞️🇭🇺 Macar Tarihi | Tarih Söyleşileri | 253. Bölüm @trt2

 

Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve Dr. Coşkun Yılmaz, Macar tarihini Hicran Yusufoğlu ile konuşuyor.


ÖZET:

(00:18) Macarların Kökeni ve Tarihsel Yolculuğu

- 2023-2024 Türkiye ve Macaristan arasında Türk-Macar Kültür Yılı ilan edildi ve bu programda Macarlar hakkında bilgi verilecek.

- Macarlar, Finigor dilli ve kültürlü bir kavimdir, ana yurdu Ural Dağları ve Kama Nehri arasındadır.

- Macarlar, Finigor Birliği'nin dağılması üzerine Batı Sibirya'ya geçerek Tobol ve İşim nehirleri arasında yaşamaya başlamışlardır.


(02:12) Macarlar ve Türk Kavimleri

- Macarlar, 433'lerde diğer Türk kavimleriyle birlikte Kafkasya'ya inmişlerdir ve Türk Hazar İmparatorluğu egemenliği altında yaşamışlardır.

- Macarlar, Türklerden ziraat, hayvancılık ve atlı kültürle ilgili maddi kültür kavramlarını öğrenmişlerdir.

- Dil bilimcilere göre Macarcaya 25 Türkçe kelime geçmiş, özellikle ziraat, hayvancılık ve atlı kültürle ilgili kelimeler.


(04:07) Macarların Bağımsızlık Süreci

- Macarlar, Kafkaslarda Hazar egemenliği altında yaşadıkları esnada Oğuzlarla (Onogur, Utrigur, Kutrigur) iyi ilişkiler içindeydiler.

- Macarlar 830'lara kadar hiçbir zaman müstakil hareket etmediler ve 830'lu yıllarda Hazar egemenliği yıkılmaya yüz tuttuğu sırada kendilerini bağımsız hissederler.

- Macarlar, Meotis (Azak Denizi) kuzeyinde ilk reislerine izafeten Levedya adlı bir yurt kurmuşlardır.


(06:05) Macarların Yurt Tutuşu

- Macarları, Peçenekler rahat bırakmamış, Bizans'a yardım ettikten sonra yurt boş kalmış ve Peçenekler tarafından kovulmuşlardır.

- Macarlar önce Etelköze (İdil ve Don nehirleri arası) yerleşmiş, sonra Peçenekler tarafından tekrar kovulmuşlardır.

- Macarlar, Peçeneklerin arkasından batıya doğru hareket ederek Karpatları aşıp bugünkü Büyük Macar Ovası'na yerleşmişlerdir.


(08:00) Macarların Yerleşimi ve Komşuları

- Macarlar, yedi kabileden oluşmuş, ikisi Macar adı taşıyor, diğer beşi Türk adı taşıyor ve son anda 8. kavim olarak Kabarlar yol göstererek gelmişlerdir.

- Macarlar, daha önce buraya gelip giden Hunlar ve Avarlar gibi çapul hareketleri yapmadığı için toprakları tanıyıp sınırlara yerleşmişlerdir.

- Macarların batı dillerindeki adları (Latince Ungarn, Fransızca Onra, Almanca Ungarn, Rusça Vengri) İndo dil ailesinin verdiği adlardır.


(10:59) Macarların Yurt Tutuşu Hakkında Kaynaklar

- Macarların yurt tutuşuyla ilgili tek kaynak, 7. Konstantin'in (Konstantin Porfirogennetos) "The Administrando Imperi" adlı eseridir.

- Konstantin, Macarların Hazar egemenliğinde 3 yıl yaşadıklarını belirtmiştir.

- Macarlar, bölgeye geldiklerinde daha önceki çapulculuk hareketleri nedeniyle iyi tanıdıkları sahaya sistematik bir şekilde yerleştiler ve öncekilerin düştüğü hataya düşmediler.


(13:51) Macarların Komşularıyla İlişkileri

- Macarlar, komşularıyla ilişkilerini biliyoruz, ancak atlı göçebe bekavmi bir sistem oluşturduklarını düşünmüyoruz.

- Macarlar, Türklerle iç içe geçmiş, Türklerden etkilenmiş ve bugün de kendilerini Türk kabul ediyorlar.

- Macarlar, boy halinde bir bey etrafında şekillenmiş, iyi savaşçılar olmuş ve Türklerden öğrenmişlerdir.


(15:49) Macarların İçe Dönüşü ve Hristiyanlaşması

- 955'te Alman Kralı Otto Macarları yenince, Macarlar artık içe dönüyorlar ve çekiliyorlar.

- Komşuları, Macarları ikinci bir Hun istilası sanıyor ve Avrupa kiliselerinde "Tanrım bizi Macarların oklarından koru" diye dualar ediyorlar.

- Macarlar, Avrupa'nın ortasında tutunabilmek için Hristiyan olmak ve Katolik mezhebini seçmek zorunda kalmışlardır.


(19:41) Macar Kralının Tacı

- Birinci İştvan, 1000 yılında (Gregorian takvimine göre 1010 yılında) Papa tarafından taç giydirilmiş ve bu taç onun için çok değerli bir semboldür.

- Taçın tepesinde eğik bir haç bulunmakta ve bu haç manevi değeri bakımından son derece kuvvetlidir.

- Taçın üzerinde Yunanca olarak "Türklerin Kralı" yazmaktadır.


(21:37) Macarların Hristiyanlaşması

- Kumanlar Macaristan'a 1239-1240 yıllarında gelmişlerdir, ancak Macar armasında "Rex Hungarik" (Macar Kralı) yazısı bulunmaktadır.

- Papa, Macarların Hristiyan olmasını istemiş ve tacı göndermiştir.

- Taçın kıymetli olması, Papa'dan gelmesi ve tüm kralların kabul edilmesi için gerekli olması nedeniyledir.


(23:35) Taçın Önemi ve Macarların Durumu

- Taçın Estergon piskoposu tarafından başına konması gerekir ve bu taçla taçlandırılması krallığın kabul görülmesi için şarttır.

- Macarların Hristiyanlaşması sancılı bir süreç olmuştur.

- Avrupalıların çoğu günümüzde hala Macarları Avrupalı kabul etmemektedir.


(25:33) Macarların Medeniyet İnşası

- Macarlar bu süreçte bir medeniyet inşa etmişlerdir.

- Yazılı kaynaklar çok erken dönemlerden itibaren kayda geçmemiştir, en erken kaynaklar 11. yüzyılda Gesta Hungara ile başlamıştır.

- Macarların Hristiyanlığı kabulü konusunda Kumanlar gibi karşı çıkış olmamıştır.


(27:28) Tacın Geçmişi

- Türkler dini ilhak ettikten sonra taç, Yanoş Sapoye'nin eşine Erdal'e verilmiştir.

- Dünya Savaşı sırasında tacın nerede olduğu zaman zaman bilinmemiştir.

- ABD, 1951'den 1978'e kadar tacı elinde tutmuş, 1978'de Macaristan'a iade edilmiştir.


(30:24) Kumanların Macaristan'a Göçü

- Moğollar 1298-1299 yıllarında Rus prensliklerine saldırırken, Kumanlar Don ve Dineper nehri arasında yer almaktadır.

- Kumanların reisi Köten, Moğolların yaklaştığını anlayınca Macar Kralı IV. Bir'e başvurmuş ve Hristiyanlığı kabul etmeyi teklif etmiştir.

- Köten, Macaristan'a 40.000 kişi akrabasıyla birlikte girmiş ve 1240 yılında anlaşma yapmışlardır.


(32:22) Kumanların Macaristan'daki Durumu

- Macarlar, Kumanları vilayet vilayet yerleştirmişlerdir çünkü bir arada olmaları tehlike oluşturuyordu.

- Moğolların yaklaştığı haberi geldiğinde, Macarlarla Kumanlar arasında ihtilaf olmuştur.

- Kumanlar kızgınlıklarından savaşıp Macaristan'ı terk edip Balkanlara gitmişlerdir.


(33:21) Moğol İstilası ve Kumanların Dönüşü

- Macarlar Moğollar karşısında 11 Nisan 1241'de Mohi Savaşı'nda yenilmiştir.

- Moğollar büyük can kaybettikleri ve reisleri Kaan Ogedey'in öldüğü için dönmeleri gerekmiştir.

- Moğollar Macaristan'ın büyük bir kısmını işgal etmiş ve Kumanları Balkanlardan geri çağırmışlardır.


(35:18) Kumanların Asimile Olması

- Kumanlar, Hristiyan isimlerini alıp kültürlerini devam ettirmeye karar vermişlerdir.

- Kumanların Macarlar içerisinde asimile olmaları 100 yıl sürmüştür.

- Macarların ünlü kralı IV. Laslo'nun annesi Kuman'dır ve bazı kaynaklara göre Kumanların adetlerini ve kültürlerini sevdiği için onlarla yakın ilişki içerisinde olmuştur.


(39:13) Türk Dil Ailesi ve Korvina Kütüphanesi

- Türkler, Moğollar, Japonlar ve Koreliler Altay kolunda yer alırken, Macarlar Ural kolunda yer alır.

- Dil aileleri belirlerken fiil çekimleri, isim çekimleri, artikel ve preposition gibi unsurlar incelenir.

- Korvina Kütüphanesi, Fatih'in çağdaşı Kral Matyeş tarafından kurulmuş olup, 2000 ciltlik bir kütüphaneye sahiptir.


(43:01) Korvina Kütüphanesinin Tarihi

- 1541'de Macaristan'ın Türk dönemi başladığında, Korvina Kütüphanesi'nin bir kısmı Topkapı Sarayı'na götürülmüştür.

- 1877 yılında Sultan Abdülhamit, Korvina Kütüphanesi'nden 35 ciltini Macaristan'a iade etmiştir.

- Abdülhamit'in iade etme nedeni, sanata ve müziğe olan ilgisi ve dostluk çerçevesinde hareket etmesidir.


(46:55) Osmanlı Fetihleri ve Vakıf Kütüphaneler

- Osmanlı fetihlerinde ganimet olarak sarayda bulunanlar alınabiliyordu, ancak vakıflara dokunulmuyordu.

- Tombay'ın saray kütüphanesinin önemli bir kısmı İstanbul'a nakledilmiştir.

- Korvina Kütüphanesi'nde sergilenen 35 cilt, diğer Avrupa kütüphanelerinden farklı olarak asılları değil fotokopileri sergilenmektedir.


(49:45) Türk-Macar İlişkileri

- Korvina Kütüphanesi'nin adı "Corvinus" (Latince karga) olup, Kral Matyeş'ın armasında yer almaktadır.

- Türk-Macarların ilk karşılaşmaları Edirne yakındaki Sırp Sındığı'da gerçekleşmiştir.

- Macar topraklarında ilk karşılaşmalar Eflak'ta 1375'te cereyan etmiştir.


(52:41) Önemli Savaşlar ve Tarihsel Dönüm Noktaları

- 1396'da gerçekleşen Gelibolu Haçlı Seferi, Avrupa'nın Türkler'e karşı çıkardığı son büyük seferdir.

- 1444'te Varna Savaşı'nda Macarların uzun seferindeki başarıları, Murat'ın yemin ettirilmek üzere Macaristan'a gönderilen heyete rağmen başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

- 1526'da gerçekleşen Muhaç Meydan Savaşı, Osmanlı-Macar ilişkilerinde yeni bir sayfa açmıştır.

🗣️Macar tarihçi ve siyasetçiGábor Vona "🇹🇷Türklerle 🇭🇺Macarların kökeni birdir.''

"🇹🇷Türklerle 🇭🇺Macarların kökeni birdir. Hunlardır. Biz Türklere karşı çıkarsak kendi kökenimize de karşı çıkıyor oluruz. Türkler, bizim kardeşimizdir!"  

💬Gábor Vona, Macar tarihçi ve siyasetçi. 


🎞️🗣️02.11.2013 Süleymaniye Kürsüsü - Gabor Vona - Macaristan ve Türk Dünyası


(00:15) Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nın Açılışı
- Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı 1980 yılında kurulmuş olup, içinde Turan Kültür Merkezi ve Süleymaniye Kürsüsü bulunmaktadır.
- Süleymaniye Kürsüsü bugün Favrasya İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü'nden hizmet vermeye devam etmektedir.
- Vakfın amacı Türk dünyasının tarihini, kültürünü, bilimini ve her türlü meselesini gündeme getirmektir.

(06:04) Macaristan'ın Türklerle İlişkisi
- Bizanslı kaynaklarda Macarların "Türklerin prensi" olarak tanımlandığı ve yaşadığı topraklarda "Türkiye" ifadesi kullanıldığı bilinmektedir.
- Macarların efsanelerinde Tuna ve Mamur adında iki kardeşten meydana geldikleri ifade edilmektedir.
- Fatih Sultan Mehmet, Macarların büyük kahramanını öldürdüğünde "düşmanın öldüğü için üzülüyorum" demiştir.

(08:26) Osmanlı-Macar İlişkileri
- Osmanlılar Macaristan'ı kazandığında idaresini Macarlara bırakmış ve 1683'e kadar süren devreleri kardeş ilişkileri öne sürmüştür.
- Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Sırp savaşlarında Macar gençleri Osmanlı saflarında savaşa girmiştir.
- 1877'de Macar perşerileri ve hanımları Türk askerlerine destek vermiş, dönemin gençlerinin Osmanlı ordusunda askerlik yapmak için pasaport müracaatlarında bulundukları bilinmektedir.

(10:41) Turancılık ve Türk-Macar İlişkileri
- İlk Turan dergisi Macaristan'da yayınlanmıştır ve Türk-Macar kardeşliği bilimsel temelleri oturtmak için yapılan çalışmalar Macaristan'dan kaynaklıdır.
- Macaristan'ın büyük şairi Araziya Jaros, Pilevla Savaşı'nda kahramanlık gösteren Türk askerlerden Pileda'ya bir şiir yazmıştır.
- Macar şair Zemble Alaba Keleta, "Doğu büyük ve dostlarını, kardeşleri doğru olacaksın" demiştir.

(13:34) Atatürk ve Macar İlişkileri
- Atatürk, Macar kardeşlerle yakın dostluk, kardeşlik ve iş birliğine büyük önem vermiştir.
- Macar Krallığı'nın yöneticisi Junger Aroni, 9 Ocak 1934'te Atatürk'ü ziyaret etmiş ve Atatürk ona üç buçuk saat ayırmıştır.
- Atatürk, "Türk ve Macar kavgaları geçişte kardeşliklerini ve dostu sönenler bir kez daha bir kez dahi hazırlayabilmiş olsalar ve bunu hayata geçirmiş olsalar Doğu Avrupa'nın tarihi yeni baştan yazdır" demiştir.

(15:45) Turancılık ve Gelecek
- Ziya Gökalp, "Vatan ne Türkiye'dir, Türkler için Türkistan vatan" diyerek Turancılığı ilk rehberimiz bize emanet etmiştir.
- Büyük Türk milliyetçisi Büyük Turan, "Atlar yine kara toprak üstüne kahraman maceralar, şanlı şanlı Kur'anı yazılar yeniden tarihe hece iyiliği de saplayan yurtiçi, yurtiçi ölümdür en güzeli ölümü, ölümler yaşatır" demiştir.
- Turan şuuruna sahip olan Macaristan'daki Turancılar Macaristan için "Batı Türkiye" ifadesini, Türkiye'deki Turancılık Türküsüne sahip olan gençler ise Türkiye için "Doğu Macaristan" ifadesini rahatlıkla kullanabilmektedir.

(20:37) Konuşmacının Tanıtımı ve Siyasi Hareketi
- Konuşmacı kendisini sıradan bir aile çocuğu olarak tanıtıyor ve siyasetçi olmak istemediğini belirtiyor.
- 2003'te "Ear" olarak siyasi harekete geçtiğini, Macaristan'daki siyasi partilerin Türk halklarını temsil etmediğini fark ettiğini söylüyor.
- 2006'da parti başkanı olarak görev yapmaya başladığını ve başlangıçta devlet desteği olmadan başarılı olamayacaklarını eleştirildiğini anlatıyor.

(23:41) Partinin Gelişimi ve Popülerliği
- 2009 yılında yapılan Avrupa parlamento seçimlerinden önce yapılan anketlere göre %1 oranında oy alacaklarını iddia eden uzmanların, aslında %14 oy aldıklarını belirtiyor.
- 2010 seçimlerinde oy verenlerin sayısı ikiye katlandığını ve bugün gençler arasında en popüler parti olduklarını söylüyor.
- Hem Batı Avrupa'da hem de Macaristan'da ciddi siyasi saldırılar aldıklarını, çünkü Müslüman ve Türklerin dostu olduklarını dile getirdiklerini belirtiyor.

(26:47) Macaristan'da Türk ve Müslüman Kimliği
- Tarihçi olduğunu ve Macaristan'ın gerçek tarihine ve dünyanın en Müslümanların gerçek tarihine tanıma fırsatı bulduğunu anlatıyor.
- Türk insanlarla tanıştığınızda iki dakika sonra dostluk hissedildiğini, diğer milletlerle ise uzun süre geçtikten sonra muhabbetin tatlılaştığını belirtiyor.
- Macaristan'da "PCLC" mitinginde "Macaristan'ın tek çıkış yolu Türkiye'ye açılmak" dediğini ve bu konuşmanın ardından Türkiye'den çok tebrik mesajı aldığını anlatıyor.

(30:05) Türkiye-Macaristan İlişkileri
- İstanbul'da bir dükkan sahibinin, konuşmacının resmini asmış ve Türk olduğunu öğrenince ona ayakkabı hediye ettiğini anlatıyor.
- Macaristan-Türkiye maçını tarihin anı olarak gördüğünü ve Macar taraftarlardan hem Ocak hem de Türk bayrakları ile birlikte "Hepimiz hatırlanların torunlarıyız" pankart açmalarını rica ettiğini belirtiyor.
- Maçta hem Macar hem de Türk taraftarların Türkiye milli marşını alkışladığını ve bu durumun onu çok duygulandırdığını söylüyor.

(33:55) Kültürel Etkinlikler ve İlişkiler
- Macaristan'da düzenlenen "Kuran Festiva"nın iki yılda bir düzenlendiğini ve yüz binlerce sayıda katılımcıya sahip olduğunu belirtiyor.
- Doğu Avrupa'dan Orta Asya'ya kadar tüm Turan halklarının bu festivana katıldığını ve kültürel bir kucaklaşma olduğunu anlatıyor.
- Macaristan'da siyasetin olumlu karşılandığını ancak bazı Avrupa'da çeşitli emotoortörlerin "Türkiye ve Müslümanlarla dostluk kurmak istiyorsun ki ittifak olsun aramızda" şeklinde mektuplar aldığını söylüyor.

(36:59) İslam ve Kültürel Deneyimler
- Hristiyan bir olarak İslam'ı araştırdığını ve İslam'la tanışma fırsatı bulduğunu belirtiyor.
- Evlendiği zaman Yemen'e gitme fırsatı bulduğunu ve orada Allah'a çok yakın olduklarını gördüğünü anlatıyor.
- Batı Avrupa'daki medyanın tasvir ettiği İslam'ın tamamının bir yanan şey olmadığını, Gazze olayında yanında duran tek siyasi parti olduklarını söylüyor.

(41:55) Türk ve Macar İlişkileri
- Konuşmacı, Almanya'ya bağlı Transva erkeği göbesinde yaşayan yaklaşık iki milyon Atatürk seki olduğunu ve Türkiye'nin amacı olduğunu belirtiyor.
- İnsan hakları destekçilerinin Atilla'nın torunları olup olmadığını sorguluyor.
- Türk ve Macarların ortak misyonunun işbirliği olduğunu, dünyada esas çatışmanın İslam ve Hristiyanlık arasında değil, medeniyetler arasında olduğunu vurguluyor.

(44:02) Türk ve Macarların Ortak Mirası
- Türk ve Macarların Batı ve Doğu arasında bir köprü oluşturabilecek bir hal olabileceğini belirtiyor.
- İstanbul'un zaten Batı ve Doğu arasında bir köprü olduğunu, Türklerin geçmişte savaşmış olmalarına rağmen hep barışmış olduklarını hatırlatıyor.
- Macaristan tarihinde Macar liderlerin ülkeyi terk etmek zorunda kaldıklarında Türkiye'ye geldiklerini, Türkiye'nin Macaristan'ın içinde bir parçası olduğunu söylüyor.

(46:19) Kültürel Benzerlikler
- Türkiye'nin nüfusunun çoğu Müslüman, Macaristan'ın nüfusunun çoğunluğu Hristiyan olmasına rağmen güzel bir işbirliği kurulabileceğini belirtiyor.
- İbadet tarzlarının farklı olabileceğini, ancak tek Allah'ın kulları olduklarını, kanlarının aynı olduğunu vurguluyor.
- Türk ve Macarların Atilla'nın tohumlarını ifade edebilen en güzel şeklini getirdiklerini söylüyor.

(47:53) Siyasi İttifak
- Ekonomik veya siyasi ittifak kurmak için değil, daha derin bir amaçla geldiklerini belirtiyor.
- Batı Avrupa'da kardeşlerinin olduğunu, ancak onlarla ekonomik veya siyasi ittifak değil, ortak bir isyan ve ortak bir devam olduğunu vurguluyor.
- Bu görevi üstlenmek için Allah'tan güç ve istihdam istediğini söylüyor.

(50:59) Soru-Cevap
- Konuşmacı, Turan Partisi Başkanı Gavur Go'nun söyleyeceklerini çok güzel söylediğini belirtiyor.
- 1-12 Kasım tarihleri arasında İstanbul'da kitap fuarı olduğunu ve orada konferans imkanı olduğunu söylüyor.
- Seçim kampanyası başladığını belirterek, bu ziyaretin son ziyaret olacağını söylüyor.

(54:52) Avrupa Birliği İlişkileri
- Konuşmacı, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye hiçbir zaman kabul edilmeyeceğini, Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğu için yönetilemeyeceğini belirtiyor.
- Türkiye'nin güçlü olduğunu, Atatürk'ün kendi başına dünya tam olarak bir şafa yaptığını söylüyor.
- Türkiye'nin bir gün Avrupa Birliği'ne alınacağını, ancak bir yol olacağını belirtiyor.

(56:51) Kültür Merkezleri ve Dil
- Budapeşte'de Yunus Emre Kültür Merkezi açıldığını ve Macaristan'ın 1914-1918 yılları arasında İstanbul'da kurulmuş olan Bayii Vaci Kültür Merkezi'nin tekrar kurulacağını söylüyor.
- Macaristan'da çalışanlara Türkçeyi öğrenmelerini tavsiye ediyor.
- Gençlere ülkelerini, milletlerini ve kültürlerini tanıtmalarını istiyor.

(1:00:39) Özgür Sekistan ve Macaristan-Türkiye İlişkileri
- Özgür Sekistan ve Macaristan-Türkiye Turan Birliği, Twitter'da 31 Ekim akşamı saat 20:37 itibariyle dünya gündemine 7. sıradan giriş yapmış ve dünya üzerinde en fazla konuşulan konu olmuştur.
- Konuşmacı, Türkiye'ye ve Macarlara yardım ettikleri için teşekkür ediyor ve bu sayede yıllarca elde edemedikleri başarıları kısa zamanda elde edebileceklerini belirtiyor.

(1:03:44) Atilla İlhan Hakkında Anılar
- Atilla İlhan'ın komünizm döneminde kütüphanede kitap isteğinde bulunması ve görevlilerin bu isteği yerine getirmemesi anlatılıyor.
- Üçüncü kez istekte bulunduğunda görevli, Atilla isminin altındaki ismi çizerek kitabı vermiş.
- Konuşmacı, sıradan bir memurun Atilla İlhan'a bakış tarzının nasıl olduğunu ve bu bakış tarzının devlet adamlarına nasıl bakıldığını sorguluyor.

(1:05:32) Batı'da Atilla İlhan'ın Gösterimi
- Batıda Atilla İlhan'ın barbar, açgözlü ve para dışında hiçbir şey ilgilendirmeyen bir insan olarak gösterildiği belirtiliyor.
- Konuşmacı, Atilla'nın Roma'yı ziyaret edip Papa'yı ele geçirip bile dünyayı ilgilendirmeyen bir kral olduğunu vurguluyor.
- Batı Avrupa'da kendisini ve partisini aşırı ve ırkçı olarak göstermeye çalıştıklarını, bunun tek sebebinin Türkiye'ye dost olması ve İslam alemine yakın olması olduğunu söylüyor.

(1:08:08) Türkiye ve Macaristan İlişkileri
- Konuşmacı, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne almak istemeyenlerin kendisinden nefret ettiğini ve Türkiye'nin büyümesi gerektiğini belirtiyor.
- Macaristan'ın Avrupa Birliği'nden çıktığında ve gerçek kardeşiyle buluştuğunda çok mutlu olacağını söylüyor.

(1:08:55) Konferansın Sonu ve Ödül
- Konferansın vakıftaki karşılamalar ve ödül sunmaları sebebiyle böyle geliştiği belirtiliyor.
- Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Belediye Başkanı Prof. Dr. Duran Hoca'nın kürsüye çağrıldığı ve plaket alacağı söyleniyor.
- Turan Kültür Merkezi'nde Macaristan ve Türk dünyası başı altında aydınlatıcı bilgiler verilmesi ve Macaristan'ın Türk dünyası ile kardeşinin dostluğunu güçlendirmeye yönelik gayretli çalışmalar için teşekkür ediliyor.

20191123

🎞 Budin’in Manevî Bekçisi Gül Baba'nın Türbesi Restore Edildi

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, Gül Tepesi (Rozsadomb) olarak bilinen bölgede yer alan Gül Baba Türbesi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde Macaristan Başbakanı Sayın Viktor Orban ile görüşmesinin ardından başlatılan çalışmalar neticesinde Türk – Macar ortaklığıyla TİKA tarafından restore edildi. Restorasyon kapsamında, türbenin onarımı, iç mekân ile çevre düzenlemesi yapıldı. Ayrıca yeni bir Gül Baba Müzesi de Türbenin yanına inşa edildi.

TİKA - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı

20180321

Macaristan'da tarihsel kimlik bilmecesi: 'Türklerle akraba mıyız?'

Macarlar Türklerle akraba mı?

Avrupa'da Hun azınlığın tanınması için imza topladılar

Bir tarih festivali: Kurultay

🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...