Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Tarihçi yazar
Prof. Dr. Ortaylı, "İstiklal Marşı çok büyük edebi bir metindir. Çok
derin bir felsefesi vardır. Derinliği olan bir metindir. Hiçbir milletin
yüzde 90 insanı böyle bir metni okuyup keyfine varamaz." dedi.
MERSİN
Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı,
"İstiklal Marşı çok büyük edebi bir metindir. Çok derin bir felsefesi
vardır. Derinliği olan bir metindir. Hiçbir milletin yüzde 90 insanı
böyle bir metni okuyup keyfine varamaz. Bu ancak yüksek edebiyat zevki
olan, biraz tarih ve felsefe tadı olan yüzde 10, hadi bilemedin yüzde 15
milletin hoşlanacağı şeydir." dedi.
Ortaylı, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafındın Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen "İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Konferansı"nda yaptığı konuşmada, Mehmet Akif Ersoy'un doğduğu zaman Osmanlı'nın Balkanlar'da hüküm sürdüğünü anımsattı.
Milli
şair Ersoy'un İstiklal Marşı'nın "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al
sancak" kıtalarını "milli marş diye" yazmadığını aktaran Prof. Dr.
Ortaylı, şöyle konuştu:
"Ortada bir
yarışma açıldı. Yarışmaya gelen şiirlerin hiçbirisi beğenilmedi. Oradan
Hamdullah Suphi Bey dedi ki; 'Efendim bu şiirleri bırakın. Buna layık
olan Mehmet Akif Bey' dedi. Sonra adama sormadan çıktı bir de kürsüde
okudu. Bunu okuyunca alkış, gürültü kabul edildi. 500 kağıt da maaş
koymuşlar. 2 maaş miktarı. Çok yüksek. Onu almadı, 'Ben bunu yazmadım.
Ne kabul ediyorsunuz' dedi. Reddetmeye kalktı. İstiklal Marşı çok büyük
edebi bir metindir. Çok derin bir felsefesi vardır. Derinliği olan bir
metindir. Hiçbir milletin yüzde 90 insanı böyle bir metni okuyup keyfine
varamaz. Bu ancak yüksek edebiyat zevki olan, biraz tarih ve felsefe
tadı olan yüzde 10, hadi bilemedin yüzde 15 milletin hoşlanacağı
şeydir."
"İstiklal Marşımızın yerine koyabileceğimiz bir metin yok"
Ortaylı,
bazı ülkelerin marşlarının çok kolay söz, güfte ve besteye sahip
olduğunu, ancak İstiklal Marşı'nın böyle olmadığını vurguladı.
İstiklal
Marşı'nın birkaç sene bestesiz kaldığını aktaran İlber Ortaylı, "Gayet
enteresan yarışmalar yapılmış. Beste teklifleri sunulmuş. Sazlı sözlü
orkestralı. Sonunda Osman Zeki Üngör önerilmiş. O da çok özgün bir metin
değildi. Bunu size söyleyeyim. Bir yerlerden esinlenilmiştir.
Söylenirken çok zorluk çekiliyor. Bunun çaresi bunun talimidir. Çabucak
terk etmenin bir anlamı yok. Çünkü bugün için İstiklal Marşımızın yerine
koyabileceğimiz bir metin yok. Zaten çok iyi bir besteci, müzisyen de
henüz duymadım. Ama olacak. Üzerinde sabır göstermek gerekiyor." diye
konuştu.
"İnsanlar ordularıyla var"
İnsanların "ordularıyla var" olduğunu vurgulayan Ortaylı, dünyada harbeden sayısız devlet olduğunu söyledi.
"Vatan,
millet Sakarya. Sakarya'nın ne olduğunu anlayan adamlardan bir tanesi
Yunan General Metaksas'dı. Dedi; 'Siz öyle çıkmayın İzmir'e falan.
Yunanistan bize yeter'. Çıktılar, 'Bir adım daha gitmeyin' dedi.
Gittiler başlarına geldi. Adama 'korkak' dediler." diyen Prof. Dr.
Ortaylı, şöyle devam etti:
"Korkak
değil, 2'nci harpten evvel Yunanistan en önemli zaferi gösterdi. O
söyledi 'Çıkmayın oraya, bunların orduları var, bir sabah karşınıza
dikilirler' dedi. Siz onu istediğiniz kadar dağıtmış zannedin. Bu
fevkalade önemli bir şey. Burada bir düzen vardır. O düzenle iş devam
ediyor. Çok önemli bu."
Ortaylı, konferansın ardından hediye edilen çiçeği de izleyenlere dağıttı.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
“Medeniyyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!
Mehmet Âkif ERSOY
Şair Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklâl Marşı’nın ilk iki kıtası ve açıklaması.
İstiklâl Marşı ve Açıklaması
İSTİKLÂL MARŞI
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
İstiklâl Marşı’nın ilk kıtasında şair Mehmet Akif Ersoy, Türk
milletine cesaret vermek ve onda bulunan milli duyguları harekete
geçirmek için şiirine “Korkma” diye başlıyor. Göklerde dalgalanan
bayrağımızın hiçbir zaman inmeyeceğini, sonsuza dek bu topraklar
üzerinde dalgalanacağını belirterek, Türk Devletinin varlığını devam
ettireceğine olan yüksek inancını milleti ile paylaşıyor. Türk
milletinin en son ferdinin ölmeden bu ülkenin asla teslim
alınamayacağını anlatarak, bayrağımızı Türk milletinin varoluş ve
bağımsızlık sembolü olarak görüyor. Bayrağa millet adına sahip çıkmakla,
ay yıldızlı bayrağın dolayısıyla bu vatanın Türk milletine ait olduğunu
ve hiçbir kuvvetin almaya gücünün yetemeyeceğine işaret ediyor.
Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.
İkinci kıtada bayrağa seslenen vatan şairi Mehmet Akif Ersoy,
milletimizin bulunduğu zor şartlardan dolayı ay yıldızlı bayrağımızın
kırgın ve küskün halini dile getiriyor. Şair, bayrağımızın öfkeli halini
bırakıp göklerde dalgalanmasını, kahraman Türk milletine artık gülmesi
gerektiğini söylüyor. Bayrağımıza, eğer bu şiddetli ve öfkeli halini
bırakmazsa uğruna dökülen şehit kanlarımızın helal olmayacağını
söyleyerek, bağımsızlığın Allah’a inanan milletimizin hakkı olduğunu
ifade ediyor.