Blog Listem

yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260710

📖 Zarar gördükten sonra yeniden hayata tutunabilen 🌳Meşe ağacı....

 “Meşe” kelimesinin, Farsçadaki “bīşe” sözcüğünden dilimize geçtiği kabul edilir. “Bīşe”; ormanlık, fundalık ve çalılık alan anlamlarına gelir. Meşenin meyvesine ise palamut ya da Anadolu’nun birçok yöresinde pelit denir. Bu yüzden meşe ağaçları halk arasında “pelit ağacı”, bazı bölgelerde de “palıt” veya “palut” adıyla anılır. Eski kaynaklarda meşenin Türkçe karşılığı olarak “kabaağaç” adına da rastlanır; fakat bu ad günümüzde hemen hemen hiç kullanılmaz.

Meşelerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, zarar gördükten sonra yeniden hayata tutunabilmeleridir. Gövdeleri kesilse veya toprak üstündeki kısımları yangından zarar görse bile kök boğazında bulunan uyuyan tomurcuklardan yeni sürgünler çıkarabilirler. Bu nedenle bazı meşe ağaçları, görünüşte yok olmuş olsalar bile güçlü kök sistemleri sayesinde yeniden gelişebilir.

Ancak “kökünden sökülmediği sürece meşe ölmez” demek bilimsel olarak doğru değildir. Çok yaşlı veya zayıflamış ağaçlar; ağır kuraklık, şiddetli yangın, hastalık, kök çürüklüğü ya da tekrarlanan kesimler sonucunda yaşamını kaybedebilir. Yine de meşeler, yaralanmalara ve çevresel baskılara karşı en güçlü yeniden sürme yeteneğine sahip ağaç gruplarından biridir.


Alıntı: Orman Mühendisi @0rmanmuhendisi

20171212

Öykü Taşıyıcısı / Oktay Yıldırım




ÖYKÜ TAŞIYICISI

En temel içgüdüsü yaşamak olan bir canlı için hayat yük olur mu?

Diğer canlıları bilmiyorum, ama insan için bazen olur. Tuhaf bir çelişkidir bu ve hayata nasıl baktığımızla ilgili patolojik bir duygudur.

İnsan sürekli akan bir nehir gibi hayatın içindedir. Bazen akıntıyla birlikte büyük kayalara çarpar, bazen irili ufaklı anaforların içinde kalır, bazen dibe vurur. Bu sıralarda verdiği mücadele hayatın akışında kalmak için ise, mutlaka bunu başarır. Akıştan kopanlar ya da bunun için istekli olmayanlar için de kıyılarda durgun ve sığ yerler vardır. İlk başlarda sakin, güvenlidir, ama... Bir süre sonra nehirle bağlantısı bütünüyle kopar. Hayatın yüke dönüştüğü zamanlar ve kalıcı hastalıklar bu durgun sularda başlar.

Oysa hayatın olağan akışı içinde bir öykü taşıyıcısıdır insan, öyküler toplar, onları dağıtır ya da başka öykülerin parçası olur. Sadece yaşadıklarını değil, etrafında olup bitenleri de biriktirir. Yazılmasa da, anlatılmasa da hayatının bundan sonrasında yanında taşıyacağı öyküler...

Kimisi, omurgamıza saplanmış bir şarapnel çeliği gibi her soğukta ince bir sızıyla kendini hatırlatır, kimisi yıkılan bir iskele gibidir onarılır ya da onarılamaz ama bu onun önemini azaltmaz ve her nefes alışta devam eder hayat. Çünkü bizatihi hayatın kendisi, topladığımız öykülerin bütünüdür...
Öykü taşıyıcısı, topladıkça yaşar, yaşadıkça toplar, topladıkça da dağıtır. Her öykü hayatın bir parçasıdır ve hayat her öykünün içinde yeniden yaşanır.

Alıntı kaynak:. https://www.ulusal.com.tr/hain-makale,6778.html

En Çok Okunanlardan...