Avrasya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrasya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20230809

📖Hunlar; Arkeogenetik ve Arkeolojik Bulgular Işığında Tarihi, Kökeni, Antik Uygarlıklarla İlişkileri

🔴Hunlar; Arkeogenetik ve Arkeolojik Bulgular Işığında Tarihi, Kökeni, Antik Uygarlıklarla İlişkileri🔴

Bilindiği gibi Hun İmparatorluğu, Avrasya’da kurulan imparatorlukların ilkidir ve etkileri bin yıl sürmüştür. Hunlara dair her yeni keşif, Avrasya coğrafyasında devlet ve toplum örgütlenmesine dair yerleşik algıları sarsan sonuçlar doğurmaktadır.

•Bu sayımızda Hunların imparatorluk ve yerel düzeyde genetik nüfus yapılarını, zayıflama dönemine ait sebepleri, İpek Yolu üzerindeki mücadeleleri, devlet ve toplum örgütlenmelerine dair bilgileri, Çinli ve Moğol arkeologların iş birliği ile ortaya koydukları belgeler ışığında ele aldık...

🛒Ağustos sayımızı seçkin kitabevlerinden ve şimdi http://magaza.bilimveutopya.com.tr adresinden sipariş talebi oluşturarak edinebilirsiniz...🤗🎈

Bilim ve Ütopya   @bilimveutopya

20200503

✍️ Avrasya’da Türklerin tarihsel rolü

Avrasya’da Türklerin tarihsel rolü
Doğu Perinçek

Türk Milliyetçiliği, son iki yüzyılda çağdaş dünyanın oluşmasında önder roller üstlenmiştir. Avrupa’nın Marx gibi büyük devrimcileri, bu olayı daha 19. Yüzyılın ikinci yarısında fark ettiler. Dünya ufuklarında görülen Asya devrimleri arasında Rus, Çin ve Türk devrimlerine işaret ettiler. 

TÜRK DEVRİMCİLİĞİNİN DÜNYA UYGARLIĞINA KATKILARI

Türkiye’nin 1876, 1908, 1920 Devrimleri, Mazlum Milletlerin dünya tarihine ağırlıklarını koymalarında, Rus, Çin, Hint ve İran Devrimleriyle birlikte başı çekti. Türk Milliyetçiliği bayrağı altında toplanan Millî Devrimcilerin kurduğu öncü örgütlenmeler, dünya tarihini etkileyen millî demokratik devrimlere önderlik ettiler. Bu açıdan Mithat Paşalar, Namık Kemaller, Talat Paşalar, Enver Paşalar, Atatürkler, çağdaş devrimlerin kahramanları arasındaki yerlerini aldılar. Türk Milliyetçiliği, onların mücadelesinde yalnız Türkiye tarihine değil, dünya devrim tarihine yön veren etkilerde bulundu.

ÇAĞDAŞ UYGARLIĞIN ADRESİ

Dünyamız şimdi yeni bir devrimci atılımın eşiğinde bulunuyor. Asya Çağına girdiğimizi artık Batının düşünürleri ve siyasetçileri dahil, herkes kabul etmektedir. Asya Çağının öncü ülkeleri de, yaşadığımız pratikler içinde belli oldu. İmparatorluk ve devrim birikimi olan Çin, Rusya, Türkiye, Hindistan ve İran, yine önder rollerde gözüküyorlar.
Batı emperyalizmi batıdaki tepelerin arkasında batarken, Doğudan yeni bir uygarlık yükseliyor. Bu uygarlık Millî Demokratik Devrimler ve Sosyalizme Açılma Çağının uygarlığıdır: Bağımsızlıkçıdır, Kamucudur, Paylaşmacıdır, İnsancıldır, Aydınlanmacıdır. Atatürk’ün “Çağdaş Uygarlık” kavramının adresi artık Asya’dır, Avrasya’dır.

ÇAĞDAŞ UYGARLIĞIN TEMEL PROGRAMI

Türk Devriminin 19. Yüzyılda oluşmaya başlayan ve Kemalist Devrim döneminde Altı Okla özetlenen temel programı, aslında uluslararası bir programdı. Atatürk, bu programda Fransız ve Sovyet Devriminin etkilerini yeri geldikçe ifade etmiştir. Türk Milliyetçiliği, Türk Devrimi sürecinde kendi tecrübelerine dayanarak program geliştirirken, kendisine benzeyen Mazlum Milletlerin tecrübelerinden de yararlandı. Ortak program, Asya’dan Afrika ve Latin Amerika’ya kadar bütün Mazlum Milletlerin katkılarıyla oluştu. Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik, bu ortak programın oklarıydı ve oklarıdır. Çin, Rus, Hint, İran, Arap, Afrika ve Latin Amerika devrimlerine bakınca, hep aynı programı görüyoruz. Elbette her ülkenin kendi özgün süreçlerinde. 

YÜKSELEN DEVRİM DALGASI

Bugün Dünyanın önünde Millî Demokratik Devrimlerin yeni ve çok güçlü dalgası var. Bu yükselen devrim akımı, özellikle Çin’in ve Hindistan’ın kişiliğinde şimdiden zaferini kabul ettirmiş bulunuyor. Türk vatanseverliği de Avrasya’da tarihi rollerin önünde görülüyor.

DÜNYANIN KALPGÂHINDAKİ TÜRK DEVLETLERİ

Bugün dünyada yedi Türk devleti bulunuyor: Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan. 

Bu ülkelerin bir ayakları Asya’da, diğer ayakları Avrupa’dadır. Hepsi Avrasya ülkeleridir ve Avrasya’nın kâlpgâhı denen coğrafyada yer alıyorlar. Hepsinin ortak özellikleri Çin, Rusya, İran, Hindistan ve Pakistan ile vazgeçemeyecekleri ortak çıkarlara, bağlara ve geleceğe sahip olmalarıdır. 

Bu yedi devlet dışında Türkler, Asya ve Doğu Avrupa’nın bütün ülkelerinde varlar. Rusya’da, Çin’de, Afganistan ve İran’da, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde, Doğu Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde Türkler var. 

Avrasya Türkleri, nüfus, ekonomi, doğal kaynak, örgütlenme yeteneği, devrimci birikim, uygarlık mirasıyla yükselen yeni uygarlığın önde gelen yapıcıları arasındadır. 

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÇAğDAŞ UYGARLIK BİRİKİMİ

Türk Milliyetçiliği veya Türkçülük, herhangi bir Milliyetçilik değil, Çağdaş Uygarlığa öncü katkıları olan bir Milliyetçiliktir. Bu özelliği, Türk Milliyetçiliğini daraltan, bencilleştiren ve emperyalizmin güdümüne sokmaya çalışan eğilimlere izin vermemiştir ve vermez. Hele bugünkü koşullarda tarih, Türk Milliyetçiliğini ... emperyalizminin vurucu gücü yapmaya yeltenen eğilimlere hiçbir şans tanımıyor. Türk Milliyetçiliğini Avrupa kapısına bağlama girişimleri de çoktan iflas etmiştir. 

Türklerin bağımsızlık ve devlet birikimi, Haçlı’nın güdümüne giremeyecek kadar güçlüdür. Türkler, Haçlı seferlerini yenilgiye uğratan büyük mirasla bugün emperyalizme karşı mücadele eden büyük insanlığın en önemli kuvvetleri arasındadırlar.

Önümüzdeki dönemde Türk Milliyetçiliğinin bir başka devletin denetimine girmesi olasılığı da yoktur. Çünkü 2030 yılının dünya ekonomisine baktığımız zaman, Türkiye, yine Asya ülkeleri olan Çin, Hindistan, ABD ve Endonezya’dan sonra beşinci büyük ekonomidir. 

DORUKTAKİ ÖZGÜVEN

Türkiye’nin ve Türklerinin gizilgücüne baktığımız zaman, Rusya veya Çin hegemonyası gibi bir tehdit ve tehlike geçerli değildir. Rusya ve Çin’in gelişmesi, Türkiye’nin ve Türklerin de yararınadır. ... emperyalizminin yaydığı Rusya ve Çin korkusu, Batı’nın bize sinsice telkin ettiği güvensizlik zemininde etkili olabiliyor, ancak gerçekçi değildir. Türklerin özgüveni, bugün son yüzyılların en gerçekçi konumuna yükselmiştir, doruktadır.

ARTIK AVRASYALIYIZ

Ekonomik ve siyasal sürece baktığımız zaman, Türkiye şimdiden Avrasya ile bütünleşmiş bulunuyor. 

Birinci ticaret ortağımız Rusya, ikincisi Çin ve Üçüncüsü Almanya. Öte yandan Türkiye’nin enerji güvenliği Batı Asyalı komşularındadır. Batı Asya ve Akdeniz’deki güvenliğimizin ortakları ise, yine Rusya, İran, bağımsız Arap ülkeleri ve Çin’dir. 

Bu koşullarda, ... emperyalizminin inişte olduğunu da dikkate alırsak, Türkiye’yi ve Türk Devletlerini bir kama gibi Rusya ile Çin’in arasına sokma imkânı sıfıra yakındır. 

Bütün Türk cumhuriyetlerinin Rusya ve Çin’le vazgeçemeyecekleri ekonomik, siyasal ve askeri bağları var. Şanghay İşbirliği Örgütü’nde Türk Devletleri, çoğunluğu oluşturuyor. Bir kısmı da aday ülke olarak katılma sürecindedirler. Türk devletlerine Rusya ve Çin’e karşı senaryolar dayatmak, artık ABD’nin hayâl dünyasının dahi sınırları dışındadır.

Türkiye’nin Avrasya’daki başı dik ve uygarlık yapıcısı konumuna yerleşmesini engelleyecek bir güç bulunmuyor. Diğer Türk devletleri de bu süreci olumlu yönde ve çok güçlü olarak etkiliyor. 

AVRASYA’DA BİRLEŞİYORUZ

Bu durumda Dünya Türklüğünün Avrasya’da birleşmesi, kaçınılmazdır. Bu olay, 
Çağdaş Uygarlıkta birleşmektir; 
Millî Devletler Dünyasında birleşmektir;
Zenginleşmede birleşmektir;
Aydınlanmada birleşmektir;
Güvenlikte birleşmektir; 
Barışı güvence altına almakta birleşmektir.

TURAN’DA KİMLER VAR

Avrasya, aslında Turan’dır.
Ancak Turan, Avrasya coğrafyasında yaşayan bütün devletleri ve kavimleri kucaklıyor.
Turan diye tanımlanan coğrafyada, Türkler, Ruslar, Farslar ve Çinliler yaşıyorlar. Bu halklar, Asya’nın büyük halklarıdır ve yalnız kurdukları uygarlıklarla değil, kan bağlarıyla da akrabadırlar. 
Rus, Çin ve İran düşmanlığına alet olabilecek bir Turancılık yok.
Bugün Turancılıktan söz edilecekse, bu akım Rus, Çin ve İran dostu ve kardeşidir.

AVRASYA’DA BİRLEŞMEK

Önümüzde yaşanacak süreçler şimdiden uç vermiştir.
1. Türkler, Avrasya’da birleşiyor.
2. Türkler, Avrasya’da Rusya, İran, Hindistan, Pakistan ve Çin’le el ele veriyor.
3. Türkler, Asya’nın Çin, Rusya, İran, Hindistan, Pakistan ve Arap ülkeleriyle birlikte Çağdaş Uygarlığı kuruyorlar.
4. Türkler, Avrasya’nın yobazlığa, etnik bölücülüğe, teröre karşı mücadele ikliminde yeni bir Aydınlanma Çağına giriyor.
5. Türkler, Avrasya’yı ABD hesabına bölen olarak değil, birleştiren olarak tarihî bir görev yürütüyor.
6. Türkler, Avrasya ülkeleriyle birleşerek, insanlığın önündeki büyük kapıyı açıyor. Millî Demokratik Devrimler Çağının büyük atılımı, Asya dışındaki iklimleri, bütün insanlığı kucaklıyor.

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÇAĞDAŞ MİSYONU

Bugün “Türkçüler Günü” olarak kabul ediliyor.
Türkçülük, daha doğru bir tanımla Türk Milliyetçiliği, 
  • İlkel değil, çağdaştır.
  • Hurafeci değil, bilimseldir.
  • Bölücü değil, imparatorluk birikimiyle güçlü birleştiricidir.
  • Irkçı değil, Büyük Millet Milliyetçiliğidir.
  • Özel çıkarcı değil, kamucudur.
  • Bencil değil, paylaşmacıdır.
  • Mafyacı değil, halkçıdır.
  • Yobaz ve bağnaz değil, Aydınlanmacı ve laiktir.
  • Emperyalist karşı devrimin hizmetinde değil, devrimcidir.
Türk Milliyetçiliği, Türkçe konuşan bütün Avrasyalıları Avrasya’nın bütünleşmesi davası için birleştirecek ve seferber edecektir. 

Türk Milliyetçiliği, Avrasya devletlerinin bağımsızlığı, Avrasya ülkelerinin toprak bütünlüğü ve halklarının refah ve özgürlüğü ile uyum içinde çalışacaktır. Avrasya’nın bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve halkların refah ve özgürlüğü temelinde öncü konumlarda olacaktır.

Alıntı/Kaynak: https://aydinlik.com.tr/haber/avrasya-da-turklerin-tarihsel-rolu-207085-1

20200226

🗺 Türk Tarihi Kısa Kronolojisi

Alıntı/Kaynak: www.turkosfer.com

Türk Tarihi Kısa Kronolojisi

Eski Çağ / Ön Türkler

M.Ö. 3’ncü Yüzyıl

M.Ö.240 Türklere karşı Çin’in duvar inşası Çin Seddi
M.Ö.220 Büyük Hun İmparatorluğu’nun Teoman tarafından kurulması
M.Ö.209 Oğuz Kağan’ın (Mete) ilk Türk Ordusunu kurması
M.Ö.209 Teoman’ın ölümü
M.Ö.201 Kırgız halkından ilk kez söz edilmesi

M.Ö. 2’nci Yüzyıl

M.Ö.187 Çin’in Hunlar üzerine Peteng seferi ve Hunların muhteşem zaferi
M.Ö.177 – M.Ö.165 Yue-çilerin Hunlar tarafından Kansu’dan Baktriane’ye sürülmeleri ve oradaki Helen krallığını ortadan kaldırmaları
M.Ö.177 – M.Ö.165 Hunların Çin’e akınları

M.Ö. 1’nci Yüzyıl

M.Ö.65 Yılında Türkler 
M.Ö.58 Büyük Hun İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesi ve yıkılması

1’nci Yüzyıl

1'nci Yüzyılda Türkler
48 Doğu Hunlarının ikiye bölünmeleri (Kuzey ve Güney)
48 Güney Hunlarının başındaki Panu’nun Batı Hun İmparatorluğu’nu kurması

2’nci Yüzyıl

2'inci Yüzyılda Türkler
156 Kuzey Hunlarının Siyenpiler tarafından yıkılması
Aşağı İtil’de (Hazar Denizi’nin kuzeyi) Hun varlığı

3’ncü Yüzyıl

300 Yılında Türkler
260 Şan-şi’nin kuzeyinde Tabgaçlar

4’ncü Yüzyıl

400 Yılında Türkler

304 – 351 Çin’in kuzeyinde Hun krallıkları (Han Zhao, Hou Zhao)
388 – 392 Çin’in kuzeyinde Ding ling krallığı (Wei)
375 Avrupa Hun İmparatorluğu’nun Balamir tarafından kurulması
375 Kavimler Göçü’nün başlaması
386 – 409 Tabgaçlar Kuzey Çin’de (Kuzey Vey)

5’nci Yüzyıl

451 Yılında Türkler

402 Rouran’ın kuruluşu (Juan Juan / Avarlar?)
407 – 431 Çin’in kuzeyinde Hiung-nu krallığı (Xia)
420 Ak Hun İmparatorluğu’nun Aksuvar tarafından kurulması
422 Lo-yang’ın Tabgaçlar tarafından alınışı
427 Romalılar ve Hunların ittifakı
434 Bizans ile Hunlar arasında Margos Antlaşması
440 Ak Hun (Eftalit) istilalarının başlaması
451 Attila Galya’da (bugün Fransa)
452 Attila’nın Roma seferi ve Papa I. Leo ile görüşmesi
453 Attila’nın ölümü
454 Avrupa Hun İmparatorluğu’nun yıkılması.
480 Hazar denizi ile Tuna nehri arasında Ön Bulgarlar
480 Mazdek İsyanları’nda Sasanilere Ak Hunların yardım etmesi

Orta Çağ/Türkler

6’ncı Yüzyıl

500 Yılında Türkler
565 Yılında Türkler

531 – 578 Kafkas Surları’nın İranlı Hüsrev tarafından dikilmesi
534 Tabgaçların (Vey Hanedanlığı) dağılması
552 Göktürk İmparatorluğu’nun Bumin Kağan tarafından kurulması.
562 Ak Hun İmparatorluğu’nun Göktürk İmparatorluğu tarafından yıkılması
565 Avar İmparatorluğu’nun Bayan Kağan tarafından kurulması
582 Göktürk İmparatorluğu’nun bölünmesi

7’nci Yüzyıl

600 Yılında Türkler

619 Avarların İstanbul’u I. kuşatması.
626 Avarların İstanbul’u II. kuşatması.
626 – 627 Doğu Roma İmparatoru Herakleios’un Hazarlar’dan yardım istemesi
630 Hazar İmparatorluğu’nun Hazar Kağan tarafından kurulması
639 Göktürk prensi Kürşad’ın ihtilal denemesi.
642 Güneydoğu Avrupa’da (Karadeniz’in kuzeyi’nde) Büyük Bulgarya Hanlığı’nın bölünmesi
673 – 674 Arapların Maveraünnehir’e ulaşması ve Göktürk şehri Buhara’yı kuşatması.
674 Paralı Türk askerlerinin İslam topraklarında varlığı
680 Ön Bulgarlar Balkan’da
681 – 744 İkinci Göktürk Kağanlığı’nın kuruluşu

8’nci Yüzyıl

700 Yılında Türkler 

720 – 735 Orhun Kitâbeleri’nin dikilmesi
743 Göktürk İmparatorluğu’nun diğer Türk boyları tarafından yıkılması
744 Uygur Devleti’nin Kutluk Bilge Kül Kağan tarafından kurulması
751 Çinlerin Orta Asya’ya girişi, Talas Savaşı
755 Paralı Türk askerlerin Ngan Lu-Şan’ın Çin’deki isyanı
762 – 770 Uygurların Mani dini’ni benimsemeleri
780 İtil Bulgar Hanlığı’nın kuruluşu

9’ncu Yüzyıl

800 Yılında Türkler

811 Bulgar kralı Han Krum’un Bizans kralı I.Nikephoros’u öldürmesi
833 – 882 Samarra’da paralı Türk askerlerinin varlığı
835 Avar İmparatorluğu’nun yıkılması
840 Uygur Devleti’nin Kırgızlar tarafından yıkılması
840 Karahanlılar Devleti’nin Bilge Kül Kadir Han tarafından kurulması
851 – 863 Aziz Kyrillos’un Hazarlara gelişi
864 – 865 Bulgar kralı I. Boris’in Hıristiyanlığı kabul etmesi. Ön Bulgarların İslavlaşması.
868 – 884 Kahire’de Tolunoğulları
880 Raşid el-Türki’nin Yukarı Mısır seferi
883 Çin’deki Şa-t’o Türkleri

10’ncu Yüzyıl

900 Yılında Türkler

905 Mısır valisi İhşid
921 İbn Fadlan’ın henüz Müslümanlaşmış İdil bulgarlarını elçi olarak ziyareti
923 – 946 Çin’in kuzeyinde Şa-t’o egemenliği (Hou Tang, Hou Jin)
924 Moğol Hitayların Kırgız Devletini yıkması
932 Satuk Buğra Han ilk Müslüman Türk Hakanı olarak tarihe geçer
944 – 1090 Peçeneklerin ardı kesilmeyen Bizans saldırıları
962 Gazneliler Devleti’nin Alp Tegin tarından kurulması
965 Hazar İmparatorluğu’nun Ruslar tarafından yıkılması
985 Siri Derya’da Selçuklular
995 Harezmşahlar’ın tek bir çatı altında birleşmeleri
999 Karahanlıların (Uygurlar + Karluklar) Buhara’yı alışı. Karahanlıların Müslümanlaşması.

11’nci Yüzyıl

1000 Yılında Türkler

1016 Rus ve Bizanslıların Hazarları ortadan kaldırması
1026 – 1090 Bizans’a karşı Peçenek saldırıları
1037 Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurulması (İlk hükümdarı Tuğrul Bey)
1040 Selçukluların Dandanakan Savaşı’nda Gaznelileri yenmesi
1041 Karahanlılar Devleti’nin Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılıp yıkılması
1059 İsfahan’ın Selçuklular tarafından alınışı
1071 Malazgirt Meydan Savaşı’nda Selçukluların Bizanslıları yenmesi
1071 – 1076 Türklerin Antakya, Şam ve Kudüs’e gelişi
1081 Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşu
1090 – 1091 Peçeneklerin ve Çaka Bey’in İstanbul’u kuşatması
1091 Kıpçakların Bizanslıların yardımına koşup Peçenekleri bozguna uğratışı.
1096 Haçlıların Anadolu’ya girişi
1097 Harezmşahlar Devleti’nin Muhammed Harezmşah tarafından kurulması
1099 Kudüs’ün haçlılar tarafından alınışı

12’nci Yüzyıl

1100 Yılında Türkler

1130 – 1135 Moğol Hitayların Tunguz Curcenler (Jin) tarafından batıya doğru kaçırılmaları, ve Hitayların Orta Asya’da Kara Hıtay’ı kurmaları
1157 Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun Oğuzlar tarafından yıkılması
1176 Miryakefalon Savaşı Bizanslıların Selçuklular tarafından bozguna uğratılmaları
1187 Gazneliler Devleti’nin Gurlular tarafından yıkılması

13’ncü Yüzyıl

1200 Yılında Türkler

1200 – 1220 Harezmşahlar Devleti’nin altın çağı
1206 Cengiz Han’ın Büyük Han ilan edilişi
1206 – 1209 Delhi Sultanlığı’nın kuruluşu
1211 Karahıtay Kağanlığının Moğollar tarafından ortadan kaldırılması
1223 Doğu Avrupa’ya Moğol akınları
1230 Yassı Çemen Savaşı Harezmşahlar / Anadolu Selçuklu – Eyyubi ittifakı arasında savaş
1231 Harezmşahlar Devleti’nin Moğollar tarafından yıkılması
1236 Altınordu Devleti’nin Batu Han tarafından kurulması
1241 – 1242 Moğolların Polonya, Macaristan, Avusturya ve Adriyatik’e gelişi
1243 Kösedağ Savaşı Anadolu Selçukları ve Moğol İmparatorluğu arasında savaş
1250 Memlûk Devleti Kahire’de iktidarı ele geçiriyor
1255 – 1260 Moğollar Viyana, Yun-nan, Tonkin, Suriye ve Rusya’da
1290 – 1320 Delhi Halaci Hanedanlığı
1299 Osmanlı İmparatorluğu’nun Osman Gâzi tarafından kurulması

14’ncü Yüzyıl

1300 Yılında Türkler

1320 – 1424 Delhi’de Tuğluk Hanedanlığı
1346 Osmanlıların Avrupa’ya geçişi
1361 Edirne’nin Osmanlılar tarafından alınışı
1368 Büyük Timur İmparatorluğu’nun Timur tarafından kurulması
1382 Toktamış’ın Altınordu’nun başına geçmesi ve Moskova’yı ateşe vermesi
1389 Kosova: Osmanlıların Balkanlar’da egemenlik sağlaması
1389 – 1403 I. Bayezid hükümdarlığı
1398 Timur’un Hindistan seferi

15’nci Yüzyıl

1400 Yılında Türkler

Delhi Sultanlığı'nın Sınırları

1402 Ankara Savaşı: Timur ile Yıldırım Bayezid arasında
1405 Timur’un ölümü
1405 – 1447 Şahruh’un Herat’a gelişi
1406 Akkoyunlular ile Karakoyunluların tekrar tarih sahnesine çıkışı
1412 – 1460 Ebu’l Hayr’ın Özbek gücünü kuruşu
1414 – 1517 İranileşmiş Türk Hanedanlığı Delhi Seyyidleri
1430 Kırım Hanlığı’nın kuruluşu
1445 Kazan Hanlığı’nın kuruluşu
1447 – 1449 Uluğ Bey
1453 Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi
1453 – 1504 Akkoyunlu Devleti’nin altın çağı
1462 – 1505 Astrahan Hanlığı’nın kuruluşu
1473 Hüseyin Baykara: Timur Rönesansı

Yeni Çağ

16’ncı Yüzyıl

1500 Yılında Türkler 

1500 Muhammed Şeybani ve Maveraünnehir’de Özbekler
1502 Altınordu Devleti’nin yıkılması
1502 Şah İsmail’in İran’da Safevi Hanedanlığı’nı kurması
1507 Büyük Timur İmparatorluğu’nun Özbekler tarafından yıkılması
1510 Muhammed Şeybani’nin İsmail tarafından mağlup edilmesi
1512 – 1520 Yavuz Sultan Selim
1516 Osmanlıların Cezayir’e ayak basması
1516 – 1517 Suriye ve Mısır’ın Osmanlılar tarafından fethi
1520 – 1566 Kanuni Sultan Süleyman
1526 Babür İmparatorluğu’nun Babür Şah tarafından kurulması
1534 Osmanlıların Tunus’a girişi
1551 Osmanlıların Trablusgarp’a gelişi
1552 Kazan’ın Ruslar tarafından alınışı
1555 Astrahan’ın Ruslar tarafından alınışı
1557 Nogay Hanlığı’nın Ruslar tarafından ilhakı
1556 – 1605 Ekber Şah Babür İmparatoru
1571 İnebahtı Savaşı Osmanlılar ile birleşmiş Hıristiyan Orduları arasında dünya tarihinin en büyük deniz savaşı.
1571 Kırım Hanı’nın Moskova’yı yakması.
1572 Kasım Hanlığı’nın Ruslar tarafından yıkılması
1584 Sibiryalıların Kazakları mağlup etmesi

17’nci Yüzyıl

1600 Yılında Türkler

1600 Sibir Hanlığı’nın mağlup edilmesi
1606 Osmanlı İmparatorluğu’nun zirveye ulaşmasını simgeleyen Zikvatorok barışı
1615 – 1650 Kırgızların Ruslara karşı mücadelesi
1628 – 1658 Babür İmparatoru Şah Cihan
1630 Rusların Yakut topraklarına girişi
1658 – 1707 Babür İmparatoru Âlemgîr Şah (Evrengzib)
1683 Viyana’nın Osmanlılar tarafından kuşatılması
1699 Karlofça Antlaşması ile Osmanlıların gerilemeye başlaması.

18’nci Yüzyıl

1700 Yılında Türkler

1705 Tunus’un bağımsızlığını kazanması
1713 Kazaklar üzerinde Rus himayesi
1717 – 1730 Osmanlıların Lâle Devri
1736 – 1747 Nadir Şah akını
1742 – 1775 Rusya’da Pugaçev savaşı (Tatar ayaklanması)
1757 Sincan’ın (Doğu Türkistan) Çin tarafından ilhakı
1782 Yakut ülkesinin Ruslar tarafından ilhakı
1783 Kırım’ın Ruslar tarafından ilhakı
1794 İran’da Kaçar Hanedanlığı’nın bir Türk tarafından kuruluşu
1798 – 1799 Napoleon Bonaparte’ın Mısır seferi. Türk-Fransız mücadelesi

19’ncu Yüzyıl

1800 Yılında Türkler

1822 – 1844 Kazak hanlıklarının Ruslar tarafından ortadan kaldırılması
1828 Azerbaycan Hanlıklarının Ruslar tarafından ortadan kaldırılması
1830 Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanması
1830 Fransızların Cezayir’e gelişi
1832 Mısır valisi Mehmet Ali’nin Anadolu’ya gelişi
1839 Tanzimat dönemi
1858 Babür İmparatorluğu’nun İngilizler tarafından yıkılması
1863 Kazak topraklarında Türkistan Rus Generalliği’nin kurulması
1866 Buhara’nın Rus vasalı olması
1873 Hive’nin Ruslar tarafından ilhakı
1876 Hokand Hanlığı’ın Ruslar tarafından ilhakı
1876 İlk Türk anayasası
1878 Ayastefanos Antlaşması Sırbistan, Karadağ, Romanya ve Bulgaristan’ın bağımsızlıklarını kazanması
1882 Mısır’ın İngiltere tarafından işgali

20’nci Yüzyıl

1900 Yılında Türkler
1950 Yılında Türkler

1910 – 1920 Kazakların ve Kırgızların Alaş Orda Hükümeti
1911 – 1912 Trablusgarp’ın İtalya tarafından işgali
1912 Balkan savaşları
1914 Osmanlı İmparatorluğu’nun I.Dünya Savaşı’na girmesi
1917 Türkistan’ın özerkliğini ilan etmesi
1918 I.Dünya Savaşı’nın bitmesi ve Mondros Ateşkes Anlaşması.
1921 – 1944 Tannu Tuva Halk Cumhuriyeti
1922 Türklerin Yunanlılara karşı zaferi.
1922 Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması
1923 Türkiye Cumhuriyeti’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulması
1932 – 1934 Çin’de Uygurların Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti
1938 Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatı.
1944 Rus ordusunun yardımı ile kısa ömürlü bir Doğu Türkistan Cumhuriyeti ilan edilmesi.
1955 Sincan Uygur Özerk Bölgesi Sincan’ın (Doğu Türkistan’ın) özerk bölge ilan edilmesi
1971 Avrupalıların Orta Asya’dan çekilmeye başlaması
1974 Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekatı
1983 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etmesi
1988 Azeri-Ermeni ihtilafının başlaması
1990 Sovyetlerin Bakü baskını
1991 SSCB’nin dağılması. BDT’nin ortaya çıkması.
1992 BDT Türk Cumhuriyetlerinin BM’ye kabülü:
Kazakistan Cumhuriyeti
Özbekistan Cumhuriyeti
Azerbaycan Cumhuriyeti
Türkmenistan Cumhuriyeti
Kırgızistan Cumhuriyeti
1992 30 Ekim 1992’de Ankara’da ilk Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi’nin yapılması.
1993 Azerbaycan’ın bir kısmının Ermeniler tarafından işgali.

21’nci Yüzyılda

Alıntı/Kaynak: http://www.turkosfer.com/turk-tarihi-kisa-kronolojisi/

20200219

Türkiye’nin Jeopolitik Önemi Nedir

27 Eylül 2017
Jeopolitiğin anlamı, bir devletin coğrafi, ekonomik sosyal ve siyasi şartlarının o devleti ve devletlerarasındaki politikayı nasıl etkilediğinin incelenmesidir.

Bir ülkenin dünya üzerindeki bulunduğu konum, yer altı ve yer üstü kaynaklara sahip oluşu gibi etkenler o ülkenin dış politikadaki önemini göstermektedir. Ülkemiz büyük bir jeopolitik öneme sahiptir.

Türkiye Asya ve Avrupa kıtalarının üstünde toprakları olan bir ülkedir. Türkiye’nin Asya kıtası üzerinde olan kısmına Anadolu yarımadası olarak bilinir. Avrupa kıtası üzerinde bulunan kısmına da Trakya yarımadası olarak bilinmektedir.

Bu iki yarımadayı İstanbul ve Çanakkale boğazları birbirinden ayırır. Ayrıca bu iki boğaz Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir köprü görevi yapmaktadır. İstanbul ve Çanakkale boğazları oldukça önemli bir deniz yolu olma özelliğine sahiptir. Karadeniz’den diğer denizlere yol alabilmek için bu iki boğazdan geçme zorunluluğu vardır. Aynı şekilde Akdeniz’den Karadeniz’e geçebilmek için de bu iki boğazı kullanmak şarttır.
...
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının bu özellikleri bölgenin ve Türkiye’nin stratejik önemini büyük ölçüde arttırmaktadır. Bölgeye ayrı bir değer verilmesine sebep olmaktadır. Türkiye bulunduğu bu stratejik bölgelerden dolayı hassas bir denge elemanı olmaktadır.

Ayrıca Türkiye zengin petrol yataklarına sahip olan Ortadoğu ve diğer Asya ülkeleri ile komşudur. Türkiye zengin yer altı ve yer üstü kaynaklar sahiptir. Türkiye’de oldukça geniş tarım arazileri mevcuttur. Besin maddeleri yetiştirme konusunda kendi kendine yetebilecek bir ülkedir.

Ülkemizin jeopolitik önemini arttıran unsurlar

Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika anakaralarının birbirlerine en fazla yaklaştığı bir konumda bulunur. Bu sebeple Asya ve Avrupa arasında önemli bir köprü görevi görmektedir. Ülkemiz, dünyanın en büyük petrol rezervlerinin olduğu Orta Doğu’ya çok yakın bir mesafededir.

Petrol hala dünyadaki en önemli enerji kaynaklarının başında gelir ve birçok savaş petrol rezervleri yüzünden yapılmaktadır. Türkiye Çanakkale ve İstanbul Boğazlarına hakim olduğundan ayrı bir öneme sahiptir. Karadeniz, Akdeniz arasındaki deniz yolu Türkiye’nin kontrolündedir.

Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili ve ılık bir iklime sahip olması zengin tarım üretimine olanak sağlar. Ayrıca maden zenginlikleri olan bir ülkedir. Geleceğin madeni olarak bilinen bor madeninin dünyadaki en büyük rezervi Türkiye’de bulunmaktadır.

Alıntı: http://www.nedenlerionemisonuclari.com/turkiyenin-jeopolitik-onemi-nedir/

Türkiye'de neden Hun Torunuyuz, Göktürk torunuyuz Uygur torununuyuz, Avar, Hazar torunuyuz denmiyor da sadece Osmanlı torunuyuz deniyor?

 
Herkes neden sadece Fatih'in, Selim'in torunu oluyor..??
Neden hiç kimse Teoman Han'ın. Mete hanın, Attila'nın, Kürşat'ın, Gültigin'in Bilge Tekin'in, Osman Batur'un. Şeyh Şamil'in torunuyum demiyor..
Osmanlı'dan başka devlet mi bilmiyorlar yoksa..??
Bu ''Osmanlı torunuyum'' diyenler arasında
Kavimler göçü sonrası Avrupa'da kurulan ilk Türk devletini bilen var mı..??
Balamir Kağan'ı tanıyan var mı aranızda eyyy Türkçü geçinen Osmanlıcılar..
Yani, mesele tarihe sahip çıkmaksa Gök Türk devletinden has bir model devlet var mı..??
Neden sadece Osmanlı..?? Saltanat ile yönetildiği için mi..??
Avarları, Hazarları tanıyan var mı aranızda.??
Hazar Türk devleti bugünkü Rusya'dan daha büyüktü..
Belki adını bile duymadınız.. Niye ille de Osmanlı..
Harfleri Arapçayı anımsatıyor diye mi..??
Sizin Türklükle, Tarihle ilginiz yok..
Sizin, yobazlıkla ilginiz var..
Geri kalmışlıkla, Sizi yönetenleri şatafatlı hayatlarıyla,
Yalakalıkla ilginiz var..
Mesela tarihe sahip çıkmaksa Osmanlı'dan daha büyük devletlerde var tarihimizde...
Oğuzlar, Türğişler, Karluklar...
Neden hiç Karahanlı, Kıpçak, Gazne, Selçuklu torunuyuz diyen yok..
Memluk(Kölemen) Türk devletini duyan var mı aranıza..??
Ya İhşidleri, Eyyübileri, Tulunoğlu Türk Devletlerini bilen var mı aranızda? Ya da bunların hikayelerini bilen..??
Siz sadece takke, cübbe, sakal seviyorsunuz..
Bu yüzden Osmanlı torunuyuz diyorsunuz..
Tarihte övünülecek çok daha büyük devletler çok daha büyük kahramanlar varken neden sadece Osmanlı..??
...
....

İskitlerden, Partlardan, Hattilerden, Subarlardan Ak veya Kara Hunlardan, Avarlardan, Etrüsklerden haberiniz yok..
Bir tek Osmanlı biliyorsun ama onuda yanlış biliyorsun..
Hadi tanışın gerçek Osmanlıyla bari...
Cumhurbaşkanlığı Forsu' nda bile 16 Türk Devleti var ve Onaltıncısıdır Osmanlı. Çevrenizde küçük bir sosyal deney yapın bakalım, yada küçük bir test; bu forstaki 16 devleti bilecek tek bir kişi çıkabilecek mi? Çıkarsa da onu ödüllendirin...

Kaldı ki bu Fors' da çok eksiktir...


Niye Cumhuriyetçiyiz ?
Niye güçlü Parlamenter sistem şart?
Osmanlı İmp. da,Türklerin ana rolü; tarım, hayvancılık ve askerlik yapmaktı.
Saraydaki 5 kişinin kararıyla Fizandan Yemen'e kadar asırlarca savaştırılan Müslüman Türk ordusunun son halini görmeye hazır mısın?

Niye Cumhuriyetçiyiz ? Niye güçlü Parlamenter sistem şart? Osmanlı İmp. da, Türklerin ana rolü; tarım, hayvancılık ve askerlik yapmaktı. 

Türk Tarihinin Ana Hatları kitabının  önsözündeki şu ibareler çok anlamlıdır: 
"1000 yıldan fazla süren İSLAMLIK/HIRISTİYANLIK davalarının doğurduğu düşmanlık duygusuyla tutucu tarihçiler bu davalarda asırlarca İslamlığın öncülüğünü yapan Türklerin tarihini kan ve ateş maceralarından ibaret göstermeye çalıştılar!
Türk ve İslam tarihçileri de Türklüğü ve Türk medeniyetini, İslamlık ve İslam medeniyeti ile kaynaştırdılar; İslamlıktan önceki binlerce yıla ait devreleri unutturmayı ÜMMETÇİLİK siyasetinin icabı ve din gayreti vecibesi bildiler. Yakın zamanlarda Osmanlı İmp. na dahil bütün unsurlardan tek bir milliyet yaratma hayalini güden OSMANLILIK akımı da, Türk adının anılmaması, Milli Tarihin yalnız ihmal değil, hatta yazılmış olduğu sayfalardan kazınıp silinmesi yolunda 3. bir etken halinde diğerlerine eklendi. Bütün bu olumsuz cereyanlar, doğal olarak, okul programları ve mektep/okul kitapları üzerinde bile etkisini gösterdi ve Türklüğün, çadır, aşiret, at, silah ve savaş kavramlarıyla eşanlamlı tutulması geleneği mektep kitaplarımıza kadar girdi." ...

Görüldüğü gibi, Cumhuriyet Devrimi önderliği, tarih çalışmalarına, Avrupamerkezci tarih tezlerine karşı, milli/ulusal-devrimci tarih teorisini inşa etmek için başlamıştır. 



Birinci çıkış noktası, Batı'nın Türk tarihine ilişkin görüşlerinin çürütülmesidir.



İkinci hareket noktası ise, birinciyle bağlantılı olarak, Cumhuriyet toplumunu Ortaçağın ümmetçi tarih görüşünden arındırmaktır. (Kemalizm'den asıl nefret edilme sebebi budur)



Bilindiği gibi, 18. yy dan sonra üretilen Avrupamerkezci tarih teorisi, insanlık tarihini, eski Yunan-Roma uygarlıkları ekseninde açıklamış ve uygarlık mirasını da Asyalı ve Ortadoğulu kaynaklarından kopararak, Avrupa'nın tekelinde göstermişti.

(Bknz: Kara Atena eleştirisine)


Batı Avrupa dışındaki halklar, bu arada Türkler, uygarlık yaratan değil, uygarlıkları yağmalayan ikinci sınıf " barbar" ırklardan sayılmıştı. Bu halklar, ancak Avrupa'nın yönetimi altında uygarlaşabilirlerdi!!! 

yani Avrupamerkezcilik, emperyalizmin sömürgecilik siyasetini haklı göstermek için bilimdışı bir zeminde imal edilmişti.


Kemalist Devrim önderliği, hem Kurtuluş Savaşı'yla milli devleti kurarken, hem de Cumhuriyet Devrimi'ni gerçekleştirirken, Avrupamerkezci safsatalarla gögüs göğüse geldi. Bu nedenle, emperyalizme karşı silahlı mücadele, daha sonra kültürel düzlemde devam etti.



Tarih çalışmalarının ikinci cephesi, "din gayreti" içindeki ortaçağ güçlerine karşıydı. Cumhuriyet önderliğinin amacı, yıkılan feodal Osmanlı Devletinin ideolojisiyle hesaplaşmak ve topluma Cumhuriyet'in milli ideolojisini hakim kılmaktı. 

(Devamı ekli kitaptan okunabilir.)


Alıntı: Sosyal Medya
Sakalar İskitler (Gizlenen Eski Anadolu Halkı)
@iskitlilerden


🎞 'Türk Kimliğinin Tarih İçindeki Yolculuğu' - Asya ve Avrupa'da Türk İzleri

VİDEO
Tarihten Güncele
Rıza Zelyut, Mustafa Aksoy
26 Şubat 2017 Ulusal Kanal


 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

20191108

🎞 🚆🚇 Çin'den Avrupa'ya giden ilk yük treni Marmaray'dan ve Edirne'den geçti

Çin'in Xi'an kentinden yola çıkan ve Asya'dan Avrupa'ya Marmaray tüp geçidini kullanarak kesintisiz giden Chang'an Treni, Kapıkule Sınır Kapısı'na ulaştı.

Çin'in Xi'an kentinden çıkan Chang'an Treni, Çin'den kalkıp Marmaray Tüp Geçidi'ni kullanan ilk yük treni unvanına sahip olarak, yolculuğunu Çekya'nın başkenti Prag'ta sonlandıracak. Marmaray tüp geçidini kullanarak Avrupa'ya kesintisiz gidecek ilk yük treni, Türkiye yolculuğunu bugün tamamladı. Marmaray'ı geçtikten sonra Kapıkule Sınır Kapısı'na ilk tren saat 11.45'te ulaştı. Yolun kapasitesi nedeniyle iki parça halinde yol alan trenin ilk bölümü olan lokomotif ve 21 vagon Kapıkule'de bekletildi. Trenlerin parçaları tamamladıktan sonra Bulgaristan'dan gelecek lokomotif ile yoluna devam etti.


42 TIR'a eşdeğer elektronik ürün yükünü taşıyan China Railway Ekspress, toplam uzunluğu 820 metre olan 42 adet konteyner yüklü vagonla; 2 kıta, 10 ülke, 2 denizi aşarak, 12 günde 11 bin 483 kilometre yol kat edecek. Tren güzergahında bulunan ülkeler; Çin, Kazakistan, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye, Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan, Slovakya ve Çekya. Trenin Türkiye güzergahı ise Ahılkelek, Kars, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Kocaeli, İstanbul ve Kapıkule'den (Edirne) oluşuyor

Marmaray'dan tarihi geçiş tamamlandı. Çin'den yola çıkan China Railway Express Avrupa'ya geçen ilk yük treni oldu. Marmaray'ı kullanarak Edirne'ye ulaşan tren, Kapıkule Sınır Kapısı'ndaki işlemleri sonrası Bulgaristan'a ilerledi.




20191101

🗣💬'Türkiye, Avrasya’nın hayati bir parçasıdır!'

Türkiye, Avrasya’nın hayati bir parçasıdır! 
Aydınlık Gazetesi

Columbia Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü Prof.Dr. Jeffrey D. Sachs: ''Avrasya, insanlığın yüzde 70’inden fazlasını oluşturuyor. Avrasya, küresel ekonominin yüzde 80’ine hitap ediyor.''

Columbia Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü Prof.Dr. Jeffrey D. Sachs, Avrasya’nın, insanlığın yüzde 70’inden fazlasını oluşturduğunu belirterek, “Avrasya, küresel ekonominin yüzde 80’ine hitap diyor. Dünyadaki çevresel zorlukların bir kısmıyla hepimiz karşılaşıyoruz. Buradaki gelecek, Avrupa, Asya ve Türkiye’nin nasıl davranacağına bağlı. Türkiye, Avrasya’nın hayati bir parçasıdır.” dedi.

Sürdürülebilir kalkınma alanında dünyanın en önemli araştırmacılarından biri olan Prof.Dr. Jeffrey D. Sachs, “Sürdürülebilir Kalkınma Çağı” isimli kitabının Yeditepe Üniversitesi Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırılması dolayısıyla, üniversitede “Sürdürülebilir Kalkınmanın Geleceği” konulu bir konferans verdi.

Konferansın açılışında konuşan Columbia Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü Jeffrey D. Sachs, konuşmasına İstanbul’un dünyanın eşsiz güzellikteki şehirlerinden ve tarihin en güzel lokasyonlarından biri olduğuna dikkati çekerek, bu şehirde yaşamanın öğrencilere liderlik ve yaratıcı bir şeyler yapabilme fırsatı verdiğini belirtti.

Sachs, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin birlikte gerçekleştirilebilmesi için Avrasya bölgesinden daha hayati derecede başka bir bölge olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye, bugün tam Avrasya’nın merkezinde. Bugün Avrasya’nın tam kalbindeyiz. Avrasya, insanlığın yüzde 70’inden fazlasını oluşturuyor. Avrasya, küresel ekonominin yüzde 80’ine hitabe diyor. Dünyadaki çevresel zorlukların bir kısmıyla hepimiz karşılaşıyoruz. Buradaki gelecek, Avrupa, Asya ve Türkiye’nin nasıl davranacağına bağlı. Türkiye, Avrasya’nın hayati bir parçasıdır. Bu bağlamda, bu ülkelerin, bölgelerin karşılaşılan zorluklara nasıl karşılık verdiğiyle bağlıdır.”

Sürdürülebilir bir geleceğe dair yapılması gereken değişiklikleri gerçekleştirebilmek için önümüzde çok kısa bir zaman dilimi olduğunu vurgulayan Sachs, “Hükümetler çok yavaş hareket diyorlar. Sorunların aciliyetinden dolayı çok hızlı hareket etmek zorundayız.” diye konuştu.

- “Yönetişim biçimlerimizi yeniden inşa etmemiz gerekiyor”

Jeffrey Sachs, yaşanılan, karşımıza çıkan problemlerin ulusal ölçekten küresel ölçeğe gelen birtakım reaksiyonlar gerektirdiğini kaydederek, “Bu sorunların çözümü iş birliği gerektiriyor. Öncelikle, komşularımızla bölgesel anlamda, en ulusal seviyede bu iş birliğine ihtiyaç duyuyoruz. Bizler iş birliği içerisinde yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu yaparken de yönetişim biçimlerimizi yeniden inşa etmemiz gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

Sürdürülebilir bir kalkınma için yeni bir yola ihtiyaç olduğunu kaydeden Jeffrey Sachs, “Yerelden küresele tüm seviyelerde iş birliği yapmamız lazım. Ülkeler iş birliği yapmalı. Bölgeler iş birliği yapmalı. Ekonomimizin ve hükümetlerimizin işleyişlerini değiştirmemiz lazım. Küresel bir anlayış geliştirmeliyiz. Paris İklim Anlaşması ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri referans noktalarımız olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl ise üniversitenin sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konusunda uluslararası bir platform olan ve dünyanın en yeşil üniversitelerini belirleyen Green Metric’in (Yeşil Ölçüm), 2017 ve 2018 değerlendirmelerinde birinci sırada yer aldığını hatırlattı.

Yeditepe Üniversitesi’nin, Birleşmiş Milletler’in yapılandırdığı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri konusunda toplumun her kesimi ile iş birliği içinde çalıştığını anımsatan Bingöl, “Yeditepe Üniversitesi Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu, yoksulluktan iklim değişikliğine, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çevreye kadar 17 maddeden oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri hakkında topluma liderlik yapma hedefiyle faaliyet göstermektedir.” şeklinde konuştu.

- “Sorumluluk almalıyız diyerek değişimi başlattık”

Program, Purpose – Sustainable Ideas Başkanı Dilek Bil moderatörlüğünde gerçekleşen panel ile devam etti.

Panelde konuşan Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin, Unilever’de 10 yıldır bir değişim yaşandığını ifade ederek, “Şirket olarak uzun vadeli iş yapacaksak sorumluluk almalıyız diyerek değişimi başlattık.” yorumunu yaptı.

Karbonsuzlaşma, işyerindeki eşitsizliklere odaklandıklarını kaydeden Seçkin, “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda 8 yıl önce çalışmaya başladık. Sadece hissedarlarımızı memnun etmek yetmez. Bizim 6 paydaşımızı da memnun etmemiz gerekir. Yurttaş, müşteri, tedarikçi, çalışan, toplum ve gezegen.” ifadelerini kullandı.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli de tekstil sektörünün çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve su kaynaklarının korunmasına odaklandıklarını kaydetti.

Pasinli, 6,5 milyon avro yatırımla 1,5 milyon metreküp su tasarrufu sağladıklarını hatırlatarak “Üreticiler, daha az su ve kimyasal kullanıp tasarruf ettiler. Güney Ege Kalkınma Ajansı şirketlere fizibilite raporu desteği sağladı. Bu projeyi diğer havzalara da yaygınlaştırmayı düşünüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.



🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...