Blog Listem

İşgalci İngilizler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İşgalci İngilizler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260503

📖🗣️Atatürk İngilizleri anlatıyor....

 

ATATÜRK İNGİLİZLERİ ANLATIYOR!!!

1- Düşmanımız, dinimizin ve bağımsızlığımızın haini İngiltere olmuştur. İngilizler, Müslüman ve özellikle Türk olunca, insan hayatına zerre kadar değer vermezler. Bu bakımdan, Türkiye hakkındaki suikastın bin türlü eserini göstermekten zevk duyarlar. Her zaman bizi imhaya çalışan ve İslam âlemini esir etmek isteyen İngilizlerin tahakkümleri, zulümleri asla unutulmamalıdır.

2- Millî Mücadele’de bizim takip ettiğimiz asıl maksat, ülkemizi parçalanmaktan kurtarmak, devlet ve milletimizin bağımsızlığını elde etmekti. Bu maksadın elde edilmesini engelleyebilecek düşmanlarımız, İngilizlerdi. İngilizlerle çıkarlarını birleştirmeye çalışan Fransızlar da sayılabilir. Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar ve her türlü vasıtaya başvurarak çalışmaya azmetmiştik.

3- İngilizler hile ve şiddet yoluyla İslam dünyasına, Türklere boyun eğdirmeye çalışmıştır. Müslümanlar gözünde tecelli eden apaçık hakikatlerden biri de İngiltere devletinin amansız bir ortak düşmanımız olduğu gerçeğidir. İngilizler, Hindistan’a istila ve fesat elini ulaştırdıkları uğursuz günden beri, bütün Asya âlemini kendi bencilce emellerine ve amaçlarına boyun eğdirmeye ve sonsuz zulümleriyle, özellikle İslam milletlerini ezmeye çalışmışlardır. Bunu duruma göre bazen hile ve desiseler imali ile, bazen zorla ve şiddet kullanarak yapmışlardır. Sonraki yıllarda da Müslümanlar arasındaki uyanış eserleri ve dayanışma eğilimlerinden pek çok kaygılanarak darbelerini şiddetlendirdiler. Yüzyıllardan beri iman ehlinin hizmetindeki kılıç olan Osmanlı Türklerinin millî ve siyasî varlığını imhaya kalkıştılar. -Milletimizi parçalamaya ve vatanımızı Ermeni ayakları altında çiğnetmeye yönelik entrikalar çevirdiler.

4- Mahvımızı emel edinmiş olan İngiltere'nin bütün İslam âlemini kapsayan genel bir esaret kurma hususundaki haince girişimlerine karşı çıkıp direnebilecek biricik İslam hükümeti Türkiye devletiydi. Bu sebepledir ki, bütün Batı emperyalizminin ve kapitalizminin en müthiş saldırıları Anadolu üzerine yöneltilmiş bulunuyordu. - İngilizlerin düzenlediği planın esas hatları önce milleti iç nifaka düşürmekti. Gerçekten, iç nifak vasıtasıyla milletin bütünüyle yıkılması ve ülkenin bir iki ay içinde tutsaklığa düşmesini ümit ediyorlardı.

5– Çirkin Batı siyaseti, özellikle şeytani İngiliz siyaseti; yıllar ve yıllar, bugün de, İslam’la, İslam dünyası ile benim aramı açmak için hep şunu tekrarlamış ve tekrarlatıp durmuştur: Atatürk sizi bin yıllık dininizden uzaklaştırıp Batı’nın uydusu, Hıristiyanlığın uydusu yaptı. Onun neyine güvenip de arkasından gideceksiniz? Böyle birini hangi akılla örnek alacaksınız?

6- Haksızlığa karşı her zaman duyarlılık gösterin, milletçe ve şiddetle. Düşman karşısında asla boynu eğik durmayın, yaptığına misliyle karşılık verin. Ben hep böyle yaptım. 22 Ocak 1920’de 15. Kolordu Kumandanlığı’na verdiğim şu emir bunun bir örneğidir: “İngilizler İstanbul’da tecavüzü artırarak nazır ve mebuslardan bazı kişileri ve özellikle Rauf Bey’i tutuklarsa, karşılık olarak Anadolu’da bulunan İngiliz subayları tutuklanacaktır. Erzurum’da bulunan Rawlinson’u kaçırmamak için şimdiden önlemler alınmasını rica ederim.”

7- 31 Temmuz 1920… Afyonkarahisar Kolordu Dairesi… Subaylarımıza hitap ediyorum: Subaylar!... İngilizler ve yardımcıları milletimizin bağımsızlığını imhaya karar vermiştir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve bağışına borçlu değildir. Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerde doğal olarak ve yaratılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvetle, mücadele ile saklı bulundurulur. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve tutsak durumundadır. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp edilir.

8- Dünyada hayat için, insanca yaşamak için bağımsızlık lâzımdır. Bağımsız olmak için kuvvet sahibi olmak ve bunun için varlığını ispat etmek gerekir. Kuvvet ordudur. Ordunun hayat ve mutluluk kaynağı; bağımsızlığı takdir eden milletin, kuvvetin gerekliliğine olan vicdanî imanıdır.

9- İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek doğal olarak önce onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke koşullarının uygulanması ile silâhlarımızı, cephanelerimizi, bütün savunma araçlarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra, kumandanlarımıza ve subaylarımıza saldırmaya, taarruza başladılar. Askerlik onurunu yok etmeye gayret ettiler. Ordumuzu tamamen lağvederek, milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından yoksun bırakmaya teşebbüs ettiler. Bir taraftan da savunmasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de onuruna, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak planını takip ettiler ve ediyorlar. Herhalde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lâzımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engel ve zorluk kalmaz. Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz duruma göre subaylarımıza düşen görevin mahiyeti, önemi ve değeri kendiliğinden meydana çıkar.

10- Milletimiz, hür ve bağımsız yaşamak gereğine tam bir iman ile kani olmuş ve buna katî azimle karar vermiştir. Zaman zaman şurada burada üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması hiçbir zaman milletimizin genel kanaatine, hakiki imanına sekte vurmamıştır ve vuramayacaktır. Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lâzım olduğunu söylediğim kaynak mevcuttur, o kaynak milletin vicdanî imanıdır. Ordu ise, arkadaşlar, ancak subaylar sayesinde vücut bulur. Bilinen bir askeri gerçek, felsefi gerçektir: “ordunun ruhu subaylardadır”. O halde ancak subaylarımızdır ki düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu onaracak ve canlandıracak, ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir.

11- Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin gerçekleşmesini ordudan, ordunun ruhunu oluşturan subaylardan bekler, işte subayların yüce görevi budur. Allah göstermesin, milletin bağımsızlığı ihlâl edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır. Subaylar izah ettiğim yüce, kutsal ve bütün açılardan üzerlerine düşen görev itibariyle, bütün varlıklarıyla ve bütün dikkat ve sezgileriyle, giriştiğimiz kutsal bağımsızlık mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakâr olmak zorundadırlar.

12- Kişisel ve özel hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıflarının en önünde bulunmak zorundadırlar. Çünkü düşmanlarımız herkesten önce onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler. Hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık onurunu, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan; hayatta iken düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz. Onun yaşamak için bir çaresi vardır: Şerefini korumak! Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği o şerefi ayaklar altına almaktır. Dolayısıyla subay için “ya istiklâl, ya ölüm” vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!

Alıntı: https://www.facebook.com/467313873385628/photos/a.473398716110477.1073741828.467313873385628/821927497924262/?type=1

20260330

📮📃🇬🇧İngiliz İstihbarat Subayının 👑Hilafet makamına çektiği telgraf


 İngiliz İstihbarat Subayının Hilafet makamına çektiği telgrafta, k ü r d i s t a n kurma girişimindeki isyancıların Atatürk'ten korunması isteniyor

20260316

📚📖 16 Mart 1920 İstanbul'u işgal eden emperyalistler ve işbirlikçi hainler dünya durdukça unutulmayacak.

 

Alıntı: Cengiz Özakıncı @cengizozakinci


İşgalden Kurtuluşa İstanbul: 
İşgal İstanbul'u (1918-1923)
Atilla Oral

DEMKAR YAYINEVİ

İlk kez yayımlanan anı, belge ve fotoğraflarla, İşgal İstanbul’lu, 1918-1923 İşgalden Kurtuluşa İstanbul adlı bu eser, İstanbul ve civarında işgal yıllarında yaşanan olayları konu alıyor. İlk kez yayımlanan, orijinal fotoğraf ve belgelerle kapalı kalmış bir tarih, görsel yönüyle sergileniyor. Anadolu'da Kurtuluş Savaşı'nın devam ettiği yıllarda, İstanbul ve civarında neler yaşandığını görsel bir zenginlikle anlatıyor. Birçoğu işgalcilerin çektiği 1918-1923 yıllarına ait çok sayıda fotoğrafla işgal İstanbul'unun bilinmeyen yönleri ele alınıyor.

20260307

🇹🇷Türk kökenli Babür İmparatorluğu (Mughal) 'nun çalınan serveti- 🇬🇧İngiltere nasıl zenginleşti?

 

1700 civarında 🇹🇷Türk kökenli Babür İmparatorluğu (Mughal) dünya ekonomisinin yaklaşık %23–25'ini oluşturuyordu.

İngiliz sömürge döneminin sonunda bu oran %3–4'e kadar düştü. 18–19. yüzyıllarda Hindistan'dan İngiltere'ye büyük bir servet transferi oldu. Buna bazı tarihçiler “wealth drain” (servet drenajı) diyor. Kısaca çaldılar İngilizler.

Ekonomist Utsa Patnaik’e göre:
Türk kökenli Babür imparatorluğundan 1765–1938 arasında İngiltere’ye aktarılan servetin bugünkü değeri yaklaşık 45 trilyon dolar olabilir. Şimdi anlıyor musunuz İngiltere nasıl zenginleşti? Tabi diğer Avrupa ülkeleride diğer sömürgelerinden çaldı.

Alıntı: Arkeoloji ve TÜRK Tarihi  @ArkeolojiveTurk

20260306

📚📖 İşgâl İstanbulu'nda, Müttefik kuvvetlerin Türklere karşı tavırları.

 



İşgâl İstanbulu'nda, Müttefik kuvvetlerin Türklere karşı tavırları. Nur Bilge Criss Hoca'nın, İşgal Altında İstanbul adlı kitabından:
Örneğin, İstanbul'un Anadolu'ya kapısı olan Asya tarafındaki Üsküdar, İtalyan bölgesindeydi ve burada kontrol daha gevşekti. Üsküdar üzerinden Ankara'ya adam kaçırmak nispeten daha kolaydı.
" Eski Şehir ve batı banliyöleri Fransız bölgesindeydi. 1920'den itibaren, Fransızlar Türk direniş hareketinden yana bir tutum almaya başladılar.
Pera, Galata ve Şişli gibi kozmopolit semtler İngiliz bölgesinde yer almaktaydı. İngilizler ise, Türkler'le iletişim kurmak için değil, onları cezalandırmak için buradaydılar.
Ayrıca Fransızlar Türkler'le ilişki kurabilme avantajına sahiptiler; çünkü eğitim görmüş birçok Türk yabancı dil olarak Fransızca biliyordu.
O günlere şahit olan hemen herkes İtalyanlar'ın 'kibar işgalciler', kadınları taciz eden Senegalli askerler hariç Fransızlar'ın 'zararsız', Amerikalıların 'nezih', fakat İngilizler'in 'düşman' olduğunda hemfikirdiler."

Alıntı: Akademik Tarih @akademiktarihtr

20260218

📖 TARİH ARŞİVİ: İngiliz askerî polis, İstanbul'da devriye geziyor, Türklerin çantasını kontrol ediyor.


Fotoğraftaki İngiliz askerî polis, İstanbul'da devriye geziyor,
Türklerin çantasını kontrol ediyor.
(Iwm/14270)

Adamın ismi Maurice H. Jenks.

Iwm röportajında
"İstanbul'u biz yönetecektik fakat Kemal Paşa öyle güçlenmişti ki İstanbul'dan tüymek zorunda kaldık" diyor. (Iwm/4609)

20260216

📖 İstanbul işgal altında olduğu yıllarda Padişah Cuma selamlığına çıktığında Onu İngiliz askerleri koruyor



 İstanbul işgal altında olduğu yıllarda Padişah Cuma selamlığına çıktığında Onu İngiliz askerleri koruyor! Neden koruyor? 

kimden koruyor ?

“"Ancak nazar-ı dikkatinizi celbederim ki mukaddes halifemiz Efendimiz Hazretleri, Cuma selamlığı için Camiye gittikleri zaman kendilerini muhafaza eden askeri kıtalar İslam askeri değildir. İngiliz askeridir."

Alıntı: @ecdadyolu_42

20260121

📖 19.yy boyunca İngiliz nehir-deniz istediği gibi at oynatır


1807➡️ 7 parça Donanma Sarayburnu önlerinde    


1835  ➡️ Cafer Kalesi önlerinden geçen İng. gemisi



1895 ➡️#7Düvel 43 parça Donanması Boğaz'da






20250803

📖 Emperyalist İngilizler'in Mustaf Kemal Paşa'ya (Atatürk'ümüze) karşı yaptıkları suikast girişimleri



 " İngilizler Atatürk’le Anlaşıp Cumhuriyet’i Kurmasına Yardım Etti" Safsatasını Bitiren 8 Orijinal Belge : 

....

Bakalım İngilizler cumhuriyeti ilan etmesi için Atatürk’e nasıl destek (!) olmuşlar? Mesela İngilizlerin Bandırma vapurunu batırma girişimini hepimiz biliriz. Mustafa Sagir’i isimli casusu Atatürk’ü öldürmek üzere gönderdiklerini de. Peki ya bilmediklerimiz?Daha önce hiç duymadığınız bilgilere hazır olun. Başlıyoruz. Kronolojik sıraya göre göreceğiz. 

1- İngilizler İstanbul’a dönmeyen Atatürk’ü Erzurum’da bulunduğu sırada öldürmek için Sofi Ziya ve Ahmet Nuri ile birlikte yirmi kişiyi görevlendirildiler. 

2-İngilizler Mayıs 1920’de Atatürk’ü öldürmek için haince bir plan yaparlar. Erzincan’dan İstanbul’a gelen tetikçi İngiliz general, Damat Ferit, Kürt Tealici Necmeddin ve Said Molla ile görüşür ve pazarlık başlar. Atatürk’e atılacak her bir kurşunun fiyatı belirlenir.

Bu arada İngiliz casus Mustafa Sagir, Hindistan müslümanlarının temsilcisi kılığında Ankara’ya gelir ve büyük ilgi toplar. Amacının Atatürk’ü de Afgan kralı gibi öldürmek olduğu Türk istihbaratınca ortaya çıkan Sagir, mahkemede suçunu itiraf eder, idam edilir. 

3-Ne pahasına olursa olsun Milli mücadeleyi bitirmek isteyen İngilizler, Atatürk’ü öldürmek için 1921’de maaşlı bir suikast timi kurup Anadolu’ya gönderirler. Tetikçilere 150, İstanbul’daki ailelerine 10.000 lira verilir. Kürt Zeki diye birisi de ayrıca gönderilir.

4-Atatürk’ten kurtulmak için işi sıkı tutan İngilizler Mevlüt Efendi adlı birisiyle, daha önce Anadolu’ya gönderdikleri maaşlı suikast timine para ve talimat gönderirler. 

5-Bu sefer Atatürk ve arkadaşlarına suikast hazırlığında olan yalnız İngilizler değil, tüm itilaf hükümetleri.

6-İngilizler bizzat ünlü işgal subayı BENNETT’ı Atatürk’ü öldürmekle görevlendiriyorlar. Buraya dikkat. Bennett kim? Hani şu ATATÜRK’E VİZE VEREN, “Atatürk İngilizlere yakındı, onu Samsun’a ben gönderdim” diyen İngiliz.

7-Atatürk’ü öldürmek üzere Anadolu’ya geçeceği belirlenen İngiliz subayı Bennett’ın eşkali ilgili yerlere bildirilip dikkatli olunması isteniyor. 

8-İngilizlerden Atatürk’e yeni bir suikast girişimi daha geliyor. İstanbul’daki maaşlı İngiliz ajanı işbirlikçi polis müdürü Tahsin, hoca kılığındaki suikastçıları Anadolu’ya gönderiyor.

İngilizlerle işbirliği içinde olan Atatürk değil, Vahdettin’dir. Paylaştıklarımız yalnızca fragman niteliğinde. Çok daha fazla bilgi ve belge daha mevcut bu konuda . 

Bu kadar çok  suikast planı yapmış ve uygulamaya geçirmeye çalışmış  İngilizler mi   Atatürk' ü  desteklemiş ? ! 

KAYNAKLAR : 

Genel  Kurmay Başkanlığı ATESE arşivleri

Alıntı: Sosyal medya Kemalist adam 🇹🇷🇹🇷 @KemalistAdam11





 




20210314

Türk Devriminin büyük lideri Talat Paşa

 "Haydi vurdurun beni! 

Çeksin tetiği zavallı biri...heyhat! 

Arkasında İngiliz hükümeti. 

Biliyor Talat!” 

Türk Devriminin büyük lideri Talat Paşa'yı Hüseyin Haydar'ın eşsiz dizeleriyle anıyoruz. 

Vurdular ama öldüremediler Talat Paşa'yı. 

Bir Talat gider, bin Talat yetişir!’'

ALINTI



20201006

🎞 🇹🇷İstanbul'un kurtuluşunun 97. yılı kutlu olsun 6 Ekim 1923

20200508

🇬🇧✈️ 'Kurtuluş Savaşı'nda (İstiklal Harbi'nde) İngilizlerle de savaştık'


Bu adamlar istanbulu 10.000 askerle isgal mi etti? Iki gunde gittiler. Zaten eger o kadarcik askerle savasmadan istanbul teslim alındıysa yıkılsın bu devlet. Ucuz kahramanlığa gerek yok. Isgali de bir garip adamların gitmesi de. Kustuk oynamiyoruz, niz gidiyoruz der gibi:)))


Trakya milli mücadelenin faal alanlarından sayılabilir mi?

İbrahim Ethem  @demirciakincisi
Elbette sayılmalıdır. Trakya'da yürütülen gayrınizami harp ile iki tümenlik ciddi bir Yunan gücü Trakya'da tutulmuştur. Fuat Bulca ismini araştırmak önemli burada. Ayrıca Tevfik Bıyıklıoğlu'nun kitabına da bakılmalı. 

En Çok Okunanlardan...