Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Blog Listem
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20260217
20251102
📰✍️ Eskiden Biz Böyle Miydik?
Bu Bir İç Dökme Twitidir
Eskiden Biz Böyle Miydik?
Eskiden...
Aynı mahallede yaşardık biz...
Sokağın başında başörtülü Ayşe abla vardı, köşede mini etekli Elif; ikisi de aynı sofraya oturur, aynı çayı yudumlardı. Komşunun oğlu bizim abimizdi, biz onun kardeşi...
Kapılar kilitlenmezdi; kalpler açıktı...
Kimse mahalledeki komşusuna yan gözle bile bakmazdı. Bakkal amca şeker vermeden yollamazdı. Ama mahallenin çocuklarına şeker verirken kimseye de musallat olmazdı.
Kimin neye inandığı, hangi partiye oy verdiği, hangi mezhepten olduğu kimsenin umurunda değildi...
Birimizin derdi, hepimizin derdiydi...
Bir çocuk ağlasa, bütün mahalle annelik ederdi...
Şimdi dönüp bakıyorum da…
Artık aramıza görünmez duvarlar örülmüş. Bir ekranın arkasından birbirimize taş atıp duruyoruz. Günlerdir, Cumhuriyet değerlerine bağlı, ülkenin kurucu liderine sevdalı başörtülü kardeşlerimizin paylaşımları linç ediliyor. Oy pusulasının rengine göre dost seçiyoruz artık...
Bir profil fotoğrafına bakıp kalp kırıyoruz. Bir zamanlar aynı sofrada oturduğumuz insanlara
şimdi "öteki" gözüyle bakıyoruz.
Ne zaman bu kadar yabancılaştık birbirimize? Ne zaman unuttuk aynı toprağın insanı olduğumuzu?
Türk'ü Türk'e, kardeşi kardeşe düşman ettiler. Oysa biz bir zamanlar sadece insandık... Ne partiler vardı aramızda, ne kin, ne de öfke...
"Kime oy veriyorsun?" sorusu bile ayıptı, sorulmazdı ulu orta...
Şimdi neredeyse mühür basarken sosyal medyaya fotoğraf atmak gelenek haline geldi piyasada...
Eskiden sadece samimiyet, komşuluk, güven, insanlık vardı. Komşusu açken tok yatmayan insanlardık biz...
Bir tas çorbayı, bir lokma ekmeği paylaşırken yüzümüz gülerdi.
Sevincimiz ortaktı, acımız da...
Ama bunu yaparken bizden mi diye bakmazdık; kayıtsız şartsız yardım ederdik kim olursa...
Hatırlıyorum biz çocukken Ramazan ayında annem babam sokakta değil birşey yiyip içmek sakız bile çiğnetmezdi. Çocuk olduğumuz halde o terbiye ile büyüdük. Şimdi kimse kimsenin ne inancına ne de inançsızlığına saygı duymaz oldu. Ne zaman kaybettik o vicdanı, merhameti, empatiyi, ahlakı...?
Kimse annelerimize başörtüsünü böyle takacaksın, saçın görünürse cennete giremezsin demezdi. Hiç bir imam Atatürk'ü seven kafirdir diye vaaz vermezdi. Hiçbir kadın şeriat istiyorum diye bağırmazdı.
Şimdi ne oldu da kalpler bu kadar katılaştı? Ne oldu da saf inancın yerini gösteriş, sevginin yerini öfke aldı? Hani bildiğimiz en büyük günah Allah'a şirk koşmaktı... Noldu da herkes kendini Allah sanır oldu, onun adına karar verir oldu?
Evet biraz mutsuz ve umutsuzum bugünlerde ama kimbilir belki bir gün yeniden hatırlarız; aynı ezanı, aynı türküyü, aynı gökyüzünü paylaştığımızı, aynı vatanın evlatları olduğumuzu yeniden anımsarız...
Belki bir gün yeniden öğreniriz kardeş olmayı…
Yeniden "biz" olmayı...
Çünkü bu topraklarda, biz birbirimizi kaybedersek, geri kazanacak hiçbir şeyimiz kalmaz...
20241116
📲 Sosyal Medyadaki Atatürk sayfam: 'Atatürk'ü Anlamak'
📲 Atatürk'ü Anlamak
by Alp İçöz
Takip etmeniz dileğiyle
(Takipçi sayımız 4.000)
10 Kasım 2024
20230830
🎞 Halil Nebiler: "Sosyal medya bir lağım çukuru!”.... ''Hakikatin Çürümesi''
Halil Nebiler: "Sosyal medya bir lağım çukuru!”
Gazeteci Halil Nebiler, veryansintv.com’un “Rand Corporation’dan Dikkat Çeken ABD Raporu: Sıkışıp Kaldık” , Gazete Duvar’ın “Hakikatin Çürümesi” ve Aydınlık Gazetesi’nin “Mikroskopla Görülebilecek Çantayı 1.6 Milyon TL’ye Sattılar” başlıklı haberlerini yorumladı.
Halil Nebiler, 2018 tarihli Rand Corporation raporunda geçen “Hakikatin Çürümesi” ifadesini, gerçek olanın bırakılarak kişinin kendi istediklerini gerçekmiş gibi kabul etmesi olarak yorumladı. Raporda, hakikatin çürümesinde sosyal medyanın rolüne değinilirken Halil Nebiler de sosyal medyayı bu bağlamda bir lağım çukuru olarak niteledi. “Gerçeği çürütmek için sizden dünyanın parasını alıyorlar” diyen Nebiler konuya dair şunları ifade etti:
- Çürütülen her gerçeğin arkasında bir çıkar vardır. Kapitalizm, neo-liberalizm budur. Artık hiçbir şeye güvenemez hale gelirsiniz ve yalnızlaşıp tek başınalaşırsınız. Bunun adı Marksist terminolojide “Şeyleşme”dir. Kendine yabancılaşırsın.
20191001
🇹🇷 📰 👁 Amiral Soner Polat bugün sonsuzluğa uğurlanıyor: Türk milleti ve dünyadaki Türk dostlrı selam duruyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
En Çok Okunanlardan...
-
Bu yazımızda Milli Edebiyat Dönemi'nin en önemli şairlerinden biri olan Mehmet Emin Yurdakul'un "Cenge Giderken" şii...
-
Ülkemiz yer şekilleri bakımından oldukça farklı özelliklere sahiptir. Yer şekillerindeki farklılık iklimlerin bölgelere göre değişiklik...
-
Amerika’da benzin istasyonunda durdum. Sonra arabama dönerken, bir kamyonet yanımda durdu.. Bir vatandaş arabadan çıktı ve gerçekten inanmad...
-
''İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: ha...
-
John Dewey’in Türk Maarifi Hakkında Raporu ve Türk Eğitim Sistemi Akın EFENDİOĞLU Çukurova Üniversitesi Hasan Güner BERKANT Kahramanma...
-
Kurtuluş Savaşı Cepheleri Kurtuluş Savaşı Cepheleri, Kurtuluş Savaşı boyunca üç cephede savaş yapılmıştır. Doğu, Batı ve Güney de savaş y...
-
'HERAKLES LAHİDİ' ARTIK ANTALYA MÜZESİNDE SERGİLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “Kültür ve Turizm Bakanlığı olar...
-
* Kün-Ay tamgası ile Türklerle ilgili Göbeklitepe'de T şeklindeki dikilitaşlarda görünen Kün-Ay tamgası, Türk kavimlerinin bayrakla...





























































