Blog Listem

Çanakkale Şehitliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çanakkale Şehitliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260620

📰 72 yıl önce Çanakkale Şehitliği'nin inşa edildiği koşullar....

 

72 yıl önce Çanakkale Şehitliği'nin temelleri atılmasına rağmen maddi imkansızlık sebebiyle inşaat halinde kaldı.

Zeki Müren ve Müzeyyen Senar yaptıkları Türkiye turnelerinden kazandıkları parayla Çanakkale Şehitliği'nin tamamlamasını sağladılar.

Alıntı: Tamga Sanat @TamgaSanat

20260318

📰 “Çanakkale'nin kollarındaki 🇹🇷Türk çocukları

 

“Çanakkale'nin kollarındaki Türk çocukları

Çanakkale Muharebesi'nin tarihi zaferinin yıldönümünde, Güney Azerbaycan, Kaşkayur, Kerkük ve Kırım'daki Türk evlatlarının mezar taşlarının görüntüsü, tarih boyunca Türk milletinin kırılmaz, kanlı ve köklü bağını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Çanakkale'nin büyük zaferi, Azerbaycan'dan Anadolu'ya, Irak'tan Kırım'a, Şiraz'dan Balkanlar'a kadar tarihin en zorlu günlerinde özgürlük ve onur için omuz omuza savaşan bir milletin azminin sembolüdür.”


Alıntı: Prof.Dr.Aygün Attar @aygunattar1


20260317

111 yıldır gururla… ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

 111 yıldır gururla… ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

🇹🇷 Şanlı tarihimizin en önemli zaferlerinden biri olan #18MartÇanakkaleZaferi’nin yıl dönümünde, başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.


Alıntı: Galatasaray SK @GalatasaraySK




20190331

Marmaris’e bir Fransız mayın gemisi...



Yıl 1915. Marmarisli bir çoban keçilerini otlatırken, denizde boncuk gibi dizili karartılar görür.. Muhtara haber verir, oradan Kaymakama, oradan komutana giden haber İstanbul’a ulaşır. Bu karartılar bir Fransız gemisinin, limanda gördüğü Alman denizaltısına karşı döşediği mayınlardır. İstanbul’dan mayınları toplamak üzere bir deniz subayı ve üç asker gelir. . Mayınlar uzmanlar ve Marmarisli sünger avcılarınca sahile çıkarılır. Uçaklar görmesin diye üzerleri ağaç dalları ile örtülür. Mayınları taşımak için “lök” denilen develer bulunur. Ancak mayınlar develere nasıl yüklenecektir ?

Görgü tanığı İsmail Hakkı Kutay anlatıyor ;
“Çözümü Marmaris'li denizciler buldu. Mayının tepesine halattan bir simit yaptılar. Bir de altına aynından yaptılar. Aşağıdaki simitle yukarıdakini birbirine bağladılar. Develere yüklediler. “
Mayın kervanı uzun bir yolculukla Gökova’ya gelir. Arabalara yüklenir, Aydın’a götürülür, oradan trene yüklenir ve İstanbulun yolunu tutar. Doğru Haydarpaşa. Haydarpaşa’dan mayın gemisine yüklenir rota Çanakkale’dir.. O mayınların öyküsü orada bitmez.

"Ne Batı cephesindeki Alman topu, zehirli gazı, ne de onların dahiyane planları bize o kadar tesir etmedi. Nispetine göre en etkili şey neydi bilir misiniz : Türklerin Çanakkale Boğazı'na attıkları ve demir bir tel üzerinde sallanan 20 adet mayın.. Bu, bize yüz binlere mal oldu.." (Churchill)

Winston Churchill ‘in şikayet ettiği bu mayınları döşeyen gemi bilindiği gibi Nusret veya diğer adı ile Nusrat gemisidir. 17 Mart günü Nusrat ,müttefik savaş gemileri boğaza girmek için beklerken, mayınlarını serin sulara çoktan bırakmıştır. Bırakmıştır bırakmasına ama ;
Akşama doğru bir uçak geçer boğazın üstünden. Bu uçak “Ertuğrul” isimli bir Türk keşif uçağıdır. Uçakta iki kişi vardır. Pilot Yüzbaşı Cemal Bey ve yanında yer alan makinist-montör Mehmet Bey . Çok önemli bir tespit yaparlar. Boğaza döşenen mayınlar yoktur.. Boğaz temizdir. Müttefik mayın tarama gemileri boğaza dökülen mayınları temizlemiştir !

Hemen harekete geçilir ve Nusrat gece yarısı ikinci defa boğaza sessizce süzülür ve yirmi altı kadar mayını sulara bırakır. İşte boğaza giren İngiliz ve Fransız zırhlılarını birer alev topuna dönüştürüp Çanakkale Boğazının derinliklerine gönderen mayınlar Marmaris’ten gelen o mayınlar dır ve Ordu’nun elindeki son mayınlardır. Bunca eziyet ve emek yerini bulmuş, Marmaris’e bir Fransız gemisinden dökülen o mayınlar dönüp dolaşıp Çanakkale boğazına giren kendi zırhlılarını onlara mezar etmiştir..


Bu keşifi yapan uçak Kaz dağlarında düşüp hurdaya dönen ama Pilot Cemal ve yardımcısı Mehmet Bey tarafından büyük bir gayretle onarılıp hurdadan uçar hale getirilen ve onların koyduğu isimle “Ertuğrul “ adını alan iki kişilik bir pırpırdır.. Onlar, mayınların temizlendiğini görmeselerdi savaşın kaderi çok farklı olacaktı. Pilot Cemal Bey ve Rasıt (gözlemci) Mehmet Bey’e rahmet ve minnet dualarımız ulaşsın.. Rasıt Mehmet Bey diğer adı ile Vahran Bey. .Evet Rasıt Mehmet Bey’in asıl adı Vahran’dır ve Ermeni bir Osmanlı vatandaşıdır.. Ruhları şad olsun.. (Öyküler Sunay Akın’ın Geyikli Park Kitabından.)

Çanakkale savaşı milyonlarca öykü barındırır. Bir kahramanlık savaşıdır. Askerlerce ve askerce yapılan bir savaştır. Askerlik mesleğinin bütün özelliklerini taşır. Cesaret ve asalet ve onur. Yaraladığı askere su veren , yaralı düşman askerini sırtında cephe gerisine taşıyan , siperler arasında zaman zaman samimiyet ve sonra kıyasıya savaş. Onlar gerçek askerlerdir. .
Çanakkale Savaşı sonuç itibarı ile Osmanlıyı kurtaramadı. Ama emperyalizmin esas yenilgisi orada başladı. Bize Mustafa Kemal Paşa'yı ,o büyük kahramanı hediye etti..Tüm dünya o’nun bir askeri deha olduğunu orada farketti. Mustafa Kemal'siz Çanakkale savaşını anlatamazsınız.

Çanakkale bizim “Son Samurai” savaşımızdır… 


(İlhan Ertürk)

20190317

Prof. Dr. Erdöl: 1915’li tıbbiyelilerin tamamı Çanakkale’de şehit düştü

Prof. Dr. Erdöl: 1915’li tıbbiyelilerin tamamı Çanakkale’de şehit düştü

 Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, konuyla alakalı yaptığı açıklamada, "Tıbbiyeli ruhu her daim milli mücadele bilincinin içinde kendine yer bulmuştur. Öncü meslektaşlarımız ya bayrakları bayrak yapmak için dökülmüş kanların sahibi Mehmetlere şifa olanlardan ya da bu toprakları vatan kılmak için şahadet şerbetini içenlerden olmayı seçmişlerdir” dedi.

"1921'DE HİÇ MEZUN VERMEDİ"
1915 yılından itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencilerinin Çanakkalebaşta olmak üzere tüm cephelerdeki değişik hastanelere dağıtıldıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Erdöl, şöyle devam etti:
"1915 yılında tüm hocaların ve öğrencilerin askeri birliklere dağıtılması nedeniyle Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahanebir yıl kapalı kaldı ve burası 'Hilal-i Ahmer Hastanesi' olarak hizmet verdi. 1. Dünya Savaşı boyunca toplam 765 tıp öğrencisinden 346'sı şehit düştü ve geri dönemedi. 1915 yılında Tıbbiye’ ye kaydolan 1. sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale'de şehit düştü ve bu nedenle de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane 1921 yılında hiç mezun veremedi."


"MİLLETÇE BİR VE BERABER OLALIM"
Çanakkale savaşında tıbbiyelisinden, mülkiyelisine, müderrisinden dervişine aydın ve eğitimli sınıfın da cepheye gönüllü olarak müdahil olduğuna dikkat çeken Erdöl, “Çanakkale savaşının başlamasıyla birlikte Tıbbiye'deki alet edevatlar bu bölgeye nakledilmiştir. O dönem için cephede tek düşman elindeki silahlar ile yaralar açanlar değildi. Bulaşıcı hastalıklar da çok büyük zayiat sebebi oluyordu. Cephe gerisinde tahaffuzhane adı verilen merkezler kurulduğu bilinmektedir. Bu merkezler harp öncesi erlerin sağlık kontrolünün ve bulaşıcı hastalıklardan korunmak için aşılamanın yapıldığı yerlerdir. Özellikle aşılama çalışmalarının muharip gücümüzün heba olmasının önüne geçilmesinde katkısı büyük olmuştur. Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane öğrencilerinin Çanakkale’de yaktığı bağımsızlık ateşi, bu aziz topraklarda kıyamete kadar yanacak ve harici-dahili düşmanlarımızın karşısında destan olarak duracaktır. Yeter ki milletçe bir ve beraber olalım" ifadelerini kullandı.

"BOĞAZIN SIRTINI KANLARIYLA SULAYANLARA BORÇLUYUZ"
Rektör Erdöl sözlerini, "Biliyoruz ki; Çanakkale geçilmez diye haykırabiliyorsak, Boğaz'ın sırtlarını şerefli kanlarıyla sulayanlara çok şey borçluyuz. Bizler bayrağımızın şehitlerimizin şerefli kanından al olduğunu benliğine işlemiş olanlarız. Bizler uğruna şehit olmayı seçenlerden dolayı bu toprağa vatan dediğimizi bilenlerdeniz. Al bayrağımızın gölgesini ve vatanımızı bize helal kılmış tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum" ifadeleriyle tamamladı.

Çanakkale Zaferi'nin 104'üncü yılında şehitliklere ziyaretçi akını

Aydınlık Gazetesi

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü törenleri öncesinde, Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda Şehitler Abidesi'ne ziyaretçi akınına uğradı. Yurdun dört bir yanından gelen yüzlerce kişi, şehitler için dua etti.

Eceabat ilçesi sınırları içinde kalan Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Şehitler Abidesi'nde, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümü törenleri öncesinde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.

Lüleburgaz'dan Çanakkale şehitliklerini görmeye geldiklerini belirten Derya Güder (30), "Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla bu duyguları burada yaşamak istedik. Şehitler Abidesi'ni ziyaret ettik. Kilirbahir Kalesi'nden başladık. Biz arabayla geze geze bitiremedik. Zamanında bu toprakları kazanmak için çok büyük emekler harcanmış. Ne kadar dua etsek haklarını ödeyemeyiz. Mekanları cennet olsun" dedi.

'BİZİM BU TOPRAKLARA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR'

Tekirdağ'dan Çanakkale şehitliklerini gezmeye geldiğini belirten Dilek Merak (39) ise, "Benim büyükdedem 57'nci Alay'da şehit düşmüş. Onu her yıl ziyaret ediyorum. O yıllardaki zamanı düşünüyorum. Bizim topraklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Dedelerimiz, nenelerimiz, bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun" diye konuştu.

Ziyaretçiler, ellerinde Türk bayraklarıyla Şehitler Abidesi başta olmak üzere bölgedeki şehitlik ve anıtları gezip dua etti, hatıra fotoğrafı çektirdi.

Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Şehitler Abidesi'nde, yarın saat 15.30'da Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümü nedeniyle tören yapılacak.

Alıntı / Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/zafer-haftasi-basladi-turkiye-mart-2018

20180318

Çanakkale'de Şehitlik ve önemli yerleri ziyaret eden vatandaşlar


Ulusal Gönülleri zaferin kazanıldığı yerleri ziyaret etti 
Ulusal Gönülleri ve vatandaşlar da Çanakkale zaferini kutladı. Şehitlik ve önemli yerleri ziyaret eden vatandaşlar duygularını Ulusal Kanal'a anlattı.

Çanakkale Şehitliği'nden özel yayın- Cem Gürdeniz



Çanakkale Şehitliği'nden özel yayın- 
Cem Gürdeniz- Mustafa Kaya- Ulusal Kanal

En Çok Okunanlardan...