Blog Listem

Van etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Van etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20250811

🗺️ Urartu uygarlığı aydınlanıyor! Van'da Ayanis Kalesi'ndeki önemli keşif

Urartu uygarlığı aydınlanıyor! Van'da önemli keşif

Urartu'nun mühürlü kalesi Ayanis'te, 38 yıldır süren kazılarda, arkeolojik açıdan önemli buluntular gün yüzüne çıkarılıyor. Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Ayanis ve Garibin Tepe'de elde edilen buluntuların bölge tarihine ışık tuttuğunu söyledi.

Doğukan Şahin

Eşsiz Buluntular Sergileniyor



Ayanis'teki Haldi tapınağından çıkarılan, mitolojik figürlerle süslü bronz bir miğfer ve mimari kaplama levhası, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde açılan "Arkeolojinin Altın Çağı" sergisinde sergileniyor. Prof. Dr. Işıklı, bu eserlerin Urartu arkeolojisi için benzersiz örnekler olduğunu ve sergide yer almaktan gurur duyduklarını ifade etti.

"Kazılar Yüzlerce Yıl Sürebilir"

Işıklı, Ayanis kazılarının, ülkenin en uzun soluklu kazılarından biri olduğunu belirterek, bir arkeolojik çalışmaya ömür biçmenin zor olduğunu söyledi. Kazıların yüzlerce yıl daha devam edebileceğini düşündüğünü ifade eden Işıklı, teknoloji ve yaklaşımlardaki gelişmelerin süreci daha da zenginleştireceğini belirtti.

Kazı çalışmalarının hızlanmasında yerel yönetimlerin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğinin büyük önem taşıdığını ekledi. Bu yıl içerisinde tapınak alanının bazı kısımlarının ziyarete açılması hedefleniyor.



Ayanis'in Korunmuş Hazine Değeri

Prof. Dr. Işıklı, Ayanis Kalesi'nin tarih boyunca yaşanan tahribat ve yağmalardan şans eseri korunmuş olduğunu belirtti. 

"Kalenin adeta mühürlenerek yıkılması sayesinde altındaki Urartu dönemi olduğu gibi korunmuş durumda," diyen Işıklı, bu sayede yaklaşık 10-15 bin civarında eserin ortaya çıkarıldığını ve bu eserlerin Van Arkeoloji Müzesi'ndeki envantere kazandırıldığını söyledi. 

Van Arkeoloji Müzesi'nin, dünya üzerindeki en zengin Urartu eserlerine ev sahipliği yaptığını da sözlerine ekledi. 


Alıntı: https://www.aydinlik.com.tr/fotogaleri/urartu-uygarligi-aydinlaniyor-vanda-onemli-kesif-540696

20220126

🎞 Kar Van için umut oldu

 Van Gölü ve çevresinde son günlerde etkili olan kar yağışı, kuraklığın pençesindeki göl havzası için umut oldu. Uzmanlar kış aylarında düşen karın yaz aylarında yaşanacak kuraklık için adeta su deposu görevi göreceğini söyledi.

20210607

Cumhuriyet’in Fethi Algon'u ve Mecido’su...

Devlet, gemi inşa mühendisi Fethi Algon'u 1946’da Tatvan'a yollar.

Kocaman bir iç deniz ve üzerinde hiç deniz taşımacılığı yok.
Fethi Algon eşini ve iki oğlunu yanına alır,
Kurtalan Ekpresi ile önce Siirt Kurtalan'a, oradan da 8 saat (122 km) süren bir yolculukla Tatvan'a varır.
Oraya gittiklerinde Tatvan'da manzara şudur;
Yol yok,
Okul yok,
Elektrik yok,
Su şebekesi yok,
Türkçe bilen yok,
Bakkal bile yok!
Yok yok yok yok...

Fethi Algon önce tersaneyi kurar ve Van Gölü üzerinde yolcu taşımacılığı yapacak gemilerin, kosterlerin, römorkörlerin üretimiyle eş zamanlı olarak Gevaş, Ahlat, Erciş ve Van iskelelerinin yapımına başlar.
1950’de Van Gölü üzerinde yolcu taşımacılığı başlamıştır bile.
Siirt Kurtalan'a gelenler karayolu ile önce Tatvan'a, oradan da feribotla göl çevresindeki ilçelere giderler.
Fethi Algon bakar ki herkes feribot saatlerini yakalayamıyor, Denizcilik Bankası'na "buraya otel lazım" der.
Bunun üzerine yolcular gemi beklerken rezil olmasınlar diye Doğu Anadolu'nun ilk ve tek dört yıldızlı oteli Tatvan'a inşa edilir.

İstanbul'dan ve Yalova'dan şefler, otel müdürleri getirilir personelinin eğitimi için.
Otelin adı "Denizcilik Bankası Oteli"dir.
Bu arada tersane arazisi bir kampüs haline getirilir.
1950'li bir senede Van Gölü'nde yelken yarışları yapılır.
Çevre illerden sayısız insan yelkenlileri izlemeye gelir.
Fethi Algon'a devletin gönderdiği paralar Diyarbakır üzerinden gelir çünkü en yakın Ziraat Bankası oradadır.

"Mecido" isimli bir eşkiya yolda parayı getirenleri soyar ve bütün paraları alır.
Jandarma bile Mecido'ya bulaşmak istemez.
Fethi Algon, Mecido'ya haber salar, "gelsin görsün beni" diye.
Mecido bir eşkiyadır, ama devletin adamı çağırmıştır sonuçta.
Kalkar gider.
Fethi mühendis derdini sorar.
Mecido: “Adam vurdum, eşkiyayım diye kime bana iş vermez, ne yapayım” der.
Fethi Algon, 1.90 boyundaki bu dev adama Tatvan tersane Kampüsü'nde bekçilik işi verir.
Mecido eşkiyalığı bırakır.

Karda tipide çoluk çocuğu okula götürmek dahil her işe canla başla koşar.
Tersanenin has adamı olur.
Tatvan'da okul yoktur, mühendis Fethi Algon'un oğulları okula başlayacak olunca valiye çıkıp, okul konusunu dile getirir.
Sene 1948'dir ve Vali "yok öyle bir para bizde.
Okulu yapın, biz öğretmeni atayalım" der.
Fethi Algon bulur buluşturur, tersane kampüsünde bir odada, 25 öğrencinin eğitim alacağı bir derslik kurar.
Valiye haber salar, "atayın öğretmeni!" Böylelikle Tatvan'ın ilk okulu açılır.
Öğrenci sayısı 25'dir. 23'ü Türkçeyi ilk defa okulda duyar.

Fethi Algon ve ailesi 1959 senesine kadar Tatvan'da kalır.
Bugün bile Bitlis il merkezinin önünde anılmasını sağlayan altyapıyı gerçekleştirir Tatvan'da.
Sonra geldiği yer olan İstanbul'a döner.
Bozulan Türkçeleri nedeniyle çocukların lakabı artık "kıro"dur İstanbul'da.

Oğlanlardan küçük olanı Atilla, yıllar sonra Denizcilik Bankası'nda müfettiş olur.
1970'lerde Tatvan'da denetleme vardır ve gönüllü olur.
Yine Kurtalan Ekspresi ile Tatvan’a varır.
3-4 günlüğüne Tatvan'da babası zamanında açılan Denizcilik Bankası oteline yerleşir.
Resepsiyonda dev gibi ama beli bükülmüş bir adam vardır.
Tam o esnada birileri ile kavga etmektedir.
Üstü başı perişandır.
Atilla zar zor tanır adamı.
Babasının eşkiyalığı bıraktırıp işe aldığı Mecido'dur.
Sarılırlar, ağlaşırlar, dertleşirler.

Babası gittikten sonra onun yerine gelen yöneticiler "Mecido eşkiyadır, adam vurmuştur, katildir" diye kovmuşlardır onu tersaneden.
Oğlunun açtığı bakkal dükkanı geliri ile kıt kanaat geçinmektedir Tatvan'da.

Fethi Algon'un torunu Burcu Algon bugün Azerbaycan yelken milli takımının koçudur.
Cumhuriyet'in yarattığı katma değer bugün Fethi Algon gibi vatanseverlerin sayesinde Cumhuriyet'in sınırlarını aşmıştır.

Düşünebiliyor musunuz, o zamanın bürokratları gibi eşkiyası bile kaliteliymiş bu ülkenin...
ALINTI..





20200205

🇹🇷Türk milletinin başı sağolsun...

''İnsanın kıymetini meydana çıkaran uğradığı zorluklardır.'' 

-A.Thieres

Depremler, savaş, çığlar ve uçak kazası...
Ard arda gelen felaketler...
Türkiye'nin zor zamanları...
Bu coğrafyanın çetin koşulları
Kaybedilen hayatlar, yaralılar.
Birbirine destek olan,
yardım etmek için çırpınan
fedakar, cefakar insanlar,
Vatan toprağı Anadolu'nun keskin bıçağı
başınız sağolsun.
🇹🇷Türk milletinin başı sağolsun...
Alp Icoz


Alıntı: Sosyal Medya

20200202

Üç bölge 'Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı' ilan edildi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Şırnak'ta bir ve Van'da iki bölge "Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak tescil edildi.

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından, potansiyel doğal sit alanlarına ilişkin ilan, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, Şırnak ili merkez ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kasrik Boğazı ve Çevresi Potansiyel Doğal Sit Alanı ve Van ili Başkale ilçesi sınırlarında bulunan Dereiçi Travertenleri Potansiyel Doğal Sit Alanı "Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak tescil edildi.

Öte yandan Van'ın İpekyolu ilçesi sınırlarındaki Erek Dağı Potansiyel Doğal Sit Alanı "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ve "Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak olarak ilan edildi.

Söz konusu üç yerdeki sit alanlarına yönelik, Doğal Sit Kesin Korunacak Hassas Alana ilişkin idari süreç devam ediyor.

Ayrıca Muğla'nın Marmaris ilçesi Karaca Mahallesi Okluk Mevkisi-1 Doğal Sit Alanı "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak olarak tescil edildi.

20191026

🎞 Van'da flamingo şöleni

Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Van Gölü havzasını yaz mevsimi boyunca mesken tutan flamingolar, havaların soğumasıyla birlikte Afrika göçüne başladı. Yüzlerce flamingonun sergilediği görsel şöleni görüntüleyebilmek için yurdun dört bir yanından fotoğraf tutkunları da yöreye akın etti.

20190814

🇹🇷 🥗 5 Yıl Önce Guinnes’e Girmişti: Van Kahvaltısı İçin UNESCO Atağı

5 Yıl Önce Guinnes’e Girmişti: Van Kahvaltısı İçin UNESCO Atağı
Onedio.com

Van kahvaltısının UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne alınması amacıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafından çalışma başlatıldı. 

Van kahvaltı kültürünün geçmişinin yanı sıra günümüzdeki konumunun anlatıldığı bir dosya hazırlandı.

Dosyada, Van otlu peyniri, Van cacığı, murtuğa, kavut, gül reçeli, Van balı, Van kaymağı, ve diğer Van’a özgü kahvaltı ürünleri detaylı olarak anlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ulaştırılan ve UNESCO’ya sunulacak dosyadaki kahvaltı ürünlerinin yapım aşamaları tek tek video ile kaydedildi.

Van İl Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer Aktuğ 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası' listesinde Türk kahvesi, tören keşkeği, lavaş ekmek gibi 17 ayrı unsur bulunduğunu belirtti.

Aktuğ şöyle devam etti:

“Neden 18’inci unsur Van’dan olmasın’ dedik. Daha önce Van Kalesi ve Akdamar Adası ve Kilisesi’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için çalışmalar yapmıştık. Bu kez somut olmayan kültürel bir unsurumuzu kaydetmek için çalışma başlattık. Bakanlığımızın da yardımlarıyla UNESCO yetkilileri Van kahvaltı kültürünün korunması gereken insanlığın kültürel mirası olduğuna ikna olacak ve bu güzel kültürü listeye alacaklarına inanıyoruz.”
“Kahvaltıda çok iyiyiz bunu dünyaya duyuracağız”

Kahvaltı salonu sahibi Fatih Sarp, VanTicaret ve Sanayi Odası ile birlikte hareket ettiklerini vurguladı ve 2014’te aynı anda 51 bin 793 kişinin kahvaltı yapması üzerine Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Van kahvaltısı için yeniden harekete geçtiklerini söyledi. 


Sarp, “Kahvaltıda çok iyiyiz bunu dünyaya duyuracağız” dedi ve ekledi:

“Van kahvaltısını dünya çapında marka haline getirmek istiyoruz. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kısa süre önce Van’a ait olduğu tescillenen, Urartu mirası, peygamber sofraları ve Evliya Çelebi’nin Van Seyahatnamesi’nde de yer bulan patentli ürün kavutumuzla, ceviz reçelimiz, Van cacığı, helvası, tahini ve sayamayacağım 30’u aşkın lezzetiyle Van kahvaltısını UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültüre Mirası listesine almak için mücadele ediyoruz.”


Alıntı/Kaynak: https://onedio.com/haber/5-yil-once-guinnes-e-girmisti-van-kahvaltisi-icin-unesco-atagi-882749

20190715

🇹🇷🐱🐱Ankara Kedisi mi, Van Kedisi mi?


Ankara Kedisi mi Van Kedisi mi?
bilkentpost


Merhaba sevgili kedi severler. Konu Ankara olunca; Ankara kedisinden bahsetmemek olmaz diye düşünüyorum. Bu yazımda sizlere Ankara kedisinden bahsedeceğim. Ankara kedisinden bahsetmişken de, sıkça karıştırıldığı Van kedisine değinmemek hiç olmaz. Peki, birbirine görünüş olarak benzeyen fakat aslında oldukça farklı olan bu iki türü karıştırmamak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor?


Hem Ankara, hem de Van kedileri Türkiye’nin dünyaca kabul görmüş gözbebekleridir diyebiliriz. Beyaz tüyleri ve farklı renkteki gözleri ile birbirlerine çok benzerler. Ancak her iki türde de farklı renkte göz yapısı olabilmesine rağmen, Van kedilerinde bu durum daha sık görülür ve yukarıdaki fotoğraflarda da görebileceğiniz gibi; Ankara kedisinin gözleri badem şeklinde iken, Van kedisinin gözleri yuvarlaktır. Van kedisinin gözleri mavi ve kehribar iken; Ankara kedisinde mavi ile birlikte sarı ve ela da görmek mümkündür. Ankara kedilerinin mavi gözlü olanları maalesef sağırdır ancak Van kedilerinde böyle bir durum söz konusu değildir.



Van kedisinin tüyleri Ankara kedisine göre daha kısa ve kalındır, aynı zamanda kuyruğunda ve kulaklarında kahverengi-sarı tüylere rastlamak mümkündür. Ankara kedisi ise bembeyaz ve daha uzun tüylüdür. Van kedisinin tüylerine kadifemsi, Ankara kedisininkilere ise ipek gibi de diyebiliriz. Yukarıdaki resimlerden de anlayabileceğiniz gibi; Ankara kedisinin suratı daha keskin hatlara sahiptir, Van kedisinin yüzü ise yuvarlaktır. Ankara kedisinin kulakları da Van kedsine oranla daha uzundur.

Van kedisinin tüyleri kısa ve kadifemsiyken, vücudunun bazı yerlerinde kahverengi-sarı tüyler görmek mümkündür.

Kedilere bayılan biri olarak diyorum ki; Ankara, Van ya da başka bir cins farketmez. Her kedinin kendine özel bir karakteri vardır ve sizin onunla geçirdiğiniz zamana, verdiğiniz eğitime göre bu karakterler şekillenir. (Örneğin; kediler suyu sevmez derler ancak ben büyük kedimi banyoya sokup yıkıyorum:) Kediler; pozitif enerji vermelerinin yanısıra ses tonunuzdan, hareketlerinize hatta bakışlarınıza kadar her şeyi anlama yetisine sahiptirler. Hasta olduklarında, yaralandıklarında ya da depresif olduklarında onlarla yapacağınız cesaretlendirici ve sevgi dolu konuşmalar iyileşmelerine yardımcı olur. Ben denedim, oradan biliyorum. Kedinizin konuşkan olmasını istiyorsanız; onlarla sık sık diyalog kurmanız önemlidir. Çünkü kediler; hemcinsleriyle değil insanlarla iletişime geçmek için miyavlarlar. Ve zaman geçtikçe, her ihtiyacınız olduğunda yanınızda olacak en iyi arkadaşlarınız haline gelirler. Eğer kedilerim Mavi ve Adolf olmasaydı muhtemelen kendimi çok yalnız hissederdim. Şimdi sizleri; keyifli bir video ile başbaşa bırakıyorum ve benim küçük haylazlarımla ilgilenmeye gidiyorum.

Not : Bir Ankaralı olarak şehrimin sembolünün de bir Ankara kedisi olmasına bayılıyorum!


Alıntı/Kaynak:http://web2.bilkent.edu.tr/bilkentpost/2017/05/03/ankara-kedisi-vs-van-kedisi/

20180108

Van, Çaldıran'da kış: Hava sıcaklığı -35 dereceye kadar düştü

Van, Çaldıran'da kış: Hava sıcaklığı -35 dereceye kadar düştü. 
 – Üşüyor musunuz? 
– Hayır, hava çok güzel


SORUNLU GÖRÜNTÜ:
Kürtçe tabelalar

En Çok Okunanlardan...