Blog Listem

Osmanlı sarayı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmanlı sarayı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20240415

Bayram tatilinde Milli Saraylara bağlı müzelere ziyaretçi akını

Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müzeler, Ramazan Bayramı tatilinde ziyaretçi akınına uğradı.

AA

15 Nisan 2024 

Milli Saraylardan yapılan açıklamaya göre 5-14 Nisan'da Topkapı Sarayı başta olmak üzere Dolmabahçe Sarayı  ve Beylerbeyi Sarayı ile tarihi kasırlar ve müzeler, 326 bin 531 kişiyi ağırladı.

Şehirde kalanlar, şehre gelen vatandaşlar ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan tarihi mekanlardan Topkapı Sarayı, 9 günlük tatilde 147 bin 353 kişiyi misafir etti. Arife günü kapalı olan Topkapı Sarayı, bayramın 3. günü 21 bin 974 kişiyle rekor kırarken tatilde günlük ortalama 18 bin 500 kişi tarafından ziyaret edildi.

Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin hatıralarını bir arada görme imkanı sunan Dolmabahçe Sarayı'nı 60 bin 223 kişi ziyaret etti. Saray, bayramın 3. günü, 11 bin 132 kişi ile en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı.

Osmanlı resim sanatının gümünüzdeki tek temsilcisi Milli Saraylar Resim Müzesi, bayram tatilinde şehrin kültür-sanat durakları arasında yerini aldı. Beşiktaş'taki müzeyi ziyaret edenlerin sayısı 21 bin 931 kişiye ulaştı.

Beşiktaş, Yıldız, Nişantaşı üçgeninde yer alan Ihlamur Kasrı da 11 bin 790 kişiyi ağırladı.

Anadolu yakasının tek sarayı Beylerbeyi Sarayı'nı 20 bin 135 kişi gezerken Küçüksu Kasrı ise 11 bin 115 kişiyi konuk etti.

Teknoloji ile tarihin kültürel ve manevi mirasını bir araya getiren İslam Medeniyetleri Müzesi'ni de (İMM) bayram tatili boyunca 23 bin 435 kişi ziyaret etti. Çamlıca Camii külliyesindeki müze, açıldığı 8 Nisan 2022'den itibaren ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Milli Saraylar'ın paha biçilemez cam eserlerinin sergilendiği Beykoz Cam ve Billur Müzesi'ni ziyaret edenlerin sayısı 9 bin 676 kişiyi buldu.

Ankara Palas Müzesi de bayram tatilinde en fazla ziyaret edilen adreslerden biri oldu. Özgün yapısı korunarak müzeye dönüştürülen ve 21 Şubat 2024'te ziyarete açılan Ankara Palas'ı, 14 bin 442 kişi gezdi. Ankara Ulus'taki İkinci Meclis binasının karşısında yer alan müzenin bayram tatili boyunca ücretsiz gezilebilmesi ziyaretçi sayısını artırdı.


20200208

🎞 Topkapı Sarayı Müzesi (Belgesel)

Üç kıtaya yayılan bir imparatorluğun yönetim merkezi… Osmanlı hanedanının ikametgâhı… İmparatorluk yönetiminde görev alacak devlet adamlarını ve onların eşlerini yetiştiren mükemmel bir eğitim merkezi… Osmanlı sanatını en üst noktaya taşıyan, yönlendiren ve biçimlendiren bir sanat akademisi… Ne İslam dünyasındaki, ne de Avrupa’daki saraylara benzemeyen bir yapılar topluluğu. Sahip olduğu 86.000 eski eseriyle, günümüzün en zengin saray müzelerinden.

🎞 Osmanlı "bilim ve teknik"te niçin bir şey yapamadı?

20191125

Dünya'nın en ünlü ve en eski zil markalarından olan Zildjian zillerinin öyküsü


Zil: Zil (Türkçe)dj: -ci (yapan, meslek eki)(Türkçe)ian: -oğlu (Ermenice)
Dünya'nın en ünlü ve en eski zil markalarından Zildjian'ın Amerika'daki fabrikasının duvarı. Duvarda da yazdığı gibi, markanın ismi 1618 yılında, bu zilleri ilk kez üretmeye başlayan Avedis'e, Sultan I.Mustafa tarafından verilen soyisimden (Aile ismi) geliyor.

Aslen bir simyager olan Avedis, kalay, bakır, gümüş gibi malzemeler karıştırarak altın yapmaya çalışırken, yanlışlıkla mükemmel bir zil malzemesi keşfediyor. Yaptığı ziller ile sarayın da ilgisini çekince, Mehter Takımı’nın da zillerini yapmaya başlıyor.

I.Mustafa tarafından soyismi verilen Avedis'e, Genç Osman'ın öldürülmesi ve I.Mustafa'nın başarısız ikinci denemesinden sonra tahta geçen IV. Murad da, Samatya'da bir atölye hediye ediyor ve Avedis, zil işini ticari olarak ve saray dışında yapmaya başlıyor.

Zildjian zilleri, 1700'lerde yurt dışına da satış yapmaya başlıyor ve kısa sürede Avrupa'da da tanınmaya başlıyor. 1900'lerin başında Avrupa'da bir fabrika açsalar da,aile fertleri savaş nedeniyle işlerine Amerika'da devam etme kararı alıyor ve 1930'larda fabrikalarını taşıyorlar

Bugün hala Amerika'daki fabrikalarında üretimlerine devam eden marka, Zildjian Ailesi'nin 15. kuşak fertleri tarafından yönetiliyor. Artık bir Türk markası olmasa da, Zildjian için Türkiye'de doğmuş ve hala varlığını sürdüren en eski marka demek mümkün.

Önemli bir Türk markası olan İstanbul Zilleri de Zildjian Ailesi'nin fertlerinden bu işi öğrenen ustalar tarafından kuruluyor. Şu an İstanbul Mehmet ve İstanbul Agop olarak iki ayrı marka olarak hizmet veriyorlar.

Geçen seneki Design Week Turkey'de, İstanbul Zilleri'nin kurucularından Mehmet Tamdeğer'in de konuşmacılardan biri olduğu "Geleneklerin Işığında Geleceği Tasarlamak" adlı oturum için..

Bu arada bazı kaynaklarda Zildjian soyismini Genç Osman’ın verdiği yazıyor ama ben markanın duvarında yazanı doğru kabul ederek yazdım. 1618 yılı saltanat konusunda karışık, nasıl emin olunur bilemem 🙂

Markanın hikayesi soyismini alan Avedis ile doğsa da, zil işine ailede ilk olarak, kilise çanları da yapan Avedis’in babası Kerope başlıyor. Onun da adını anmak lazım.

Cem Cemal Çobanoğlu


Alıntı: Sosyal medya

20191122

✍️ 'Mevlana Yalanları'

MEVLANA YALANLARI
ATV’de çok izlenen bir dizi var: Bir Zamanlar Çukurova.
Dizideki tamamı çok iyi tiyatro eğitimi görmüş deneyimli aktörlerden biri de Kerem Alışık.
Milyonların sevgilisi olmuş Sadri Alışık’ın oğlu Kerem, dizide “Fekeli” rolünü oynuyor.
Fekeli her fırsatta Mevlana’dan olduğunu sandığı dizeler okuyor, öğütler veriyor, ışıklar saçıyor!
En son, 14 Kasım 2019 günkü bölümde Fekeli, Mevlana’dan olduğunu sandığı şu dizeleri okudu:
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.Hoşgörülülükte deniz gibi ol.Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Fekeli’ye ve dizinin tüm izleyicilerine doğru bir bilgi sunuyorum:
Yukarıdaki dizeler MEVLANA’NIN DEĞİLDİR!
Bakın, çoğu kişinin dilinde olan şu söylem de MEVLANA’nın DEĞİLDİR:
Gene gel, gene gel!Her ne olursan ol, gene gel!Kâfir isen de, Mecusi isen de, putperest isen de gene gel!Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değil;Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da gene gel!
Sevgiyi, hoşgörüyü, insancıl duyguları şiirsel bir dille öne çıkaran bu tür dizelerin Mevlana’ya mal edilmiş olması yeni bir olay değildir!
Yüzlerce yıldır Mevlana’yı parlatılmakta, ona ait olmayan beyitler, öğütler bilinçli olarak yayılmaktadır.
Kimler bu yalana dayalı propagandayı sürdürmektedir?
Egemenler, yani ülke yöneticileri!
Neden böyle bir yola başvurmaktadırlar?
Yaklaşık 750 yıl önce Mevlana, Konya’da “BİAT-İTAAT” kültürünün tohumlarını ekmiştir.
Mevlana çevresine, “güçlüye boyun eğme duygusu, biat etme ahlâkını” aşılamıştır.
Mevlana’nın temel öğretisi şudur: “Allah gücü ve kudreti kime vermişse, hakkı ve adaleti belirleme yetkisi de onundur.”

Kısacası, Mevlana der ki, “KİM OLURSA OLSUN, İKTİDARI ELİNDE BULUNDURANA BİAT EDİN.”
Mevlana, iktidarı ele geçirmiş tüm zorbaların arayıp da bulamayacağı bir önderdir!
İktidarı ele geçiren egemenler, BİAT-İTAAT öğretisini Mevlana’yı allayıp pullayarak, onun söylememiş olduğu güzel sözleri ona yükleyerek yaymışlardır.
Kısacası, Mevlana, zorbacı iktidarların paha biçilmez bir propaganda aracı olmuştur!
Değerli Dostlar,
Şimdi ben, Fekeli’ye ve Kerem Alışık’a, desem ki, GELİN YÜZLEŞELİM adlı kitabımın birinci bölümünde Mevlana’nın en ünlü eseri Mesnevi’yi kaynak göstererek MEVLANA’NIN GERÇEK YÜZÜ’nü yazdım, tezelden okuyunuz, acaba Fekeli ve Kerem Alışık benim bu önerime ne derler?
Yılmaz Dikbaş
22 Kasım 2019, Cuma
Alıntı: Sosyal Medya

En Çok Okunanlardan...