Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Benzer Yapıları Sayesinde Türklerin Çok Kolay Öğrenebileceği 7 Dil
Diller arasında akrabalık ilişkileri bazen şaşırtıcı derecede ilginç olabiliyor. İşte Türklerin kolay öğrenebileceği diller.
Öykü Demirağ
Yeni bir dil öğrenmek… Kulağa zorlu ama aynı zamanda heyecan verici bir macera gibi geliyor, değil mi? Doğruyu söylemek gerekirse, bu süreç zaman ve emek gerektiren bir yolculuk. Ancak öğrendiğimiz her yeni dil, hayatta karşımıza çıkan fırsat kapılarını aralayan birer anahtar! Özellikle Türkçemizi öğrenmenin oldukça karmaşık bir iş olduğunu düşündüğümüzde, başka dillerin ne kadar kolay ya da zor olabileceğini merak etmekten kendimizi alamıyoruz. Eğer “Türkçe konuşuyorum ama yeni bir dil öğrenmek istiyorum; hem kolay hem de eğlenceli bir seçenek olsun,” diyorsanız doğru yerdesiniz! Türkçe, kökeni Orta Asya’ya dayanan ve bugün yaklaşık 90 milyon kişi tarafından konuşulan, zengin bir dil. Sondan eklemeli yapısıyla diğer dillere göre kendine has bir karakteri var. Bu yapısı sayesinde bazı dilleri öğrenmek, Türkçe konuşanlar için oldukça kolay hale geliyor. Şimdi bu dillerin birkaçına göz atalım. İşte Türklerin kolayca öğrenebileceği diller…
1. 🇫🇮Fince
Fince, kökleri Ural dil ailesine dayanan ve yaklaşık 6 milyon kişi tarafından konuşulan bir dil. Fin ve Türk dillerinin benzerliği yıllardır dilbilimcilerin tartışma konusu, ancak ortak noktaları görmezden gelmek imkânsız. Tıpkı Türkçe gibi sondan eklemeli bir yapıya sahip olan Fince, kelimelere anlam katmak için son ekler kullanıyor. Mesela Fransızcada gördüğünüz karmaşık fiil çekimlerine burada rastlamazsınız! Ayrıca Fince, Türkçe gibi sistematik bir dil; bu da öğrenmeyi daha az kafa karıştırıcı hale getiriyor.
2.🇭🇺 Macarca
Fincenin dil ailesinden bir başka üye olan Macarca, Türkçe ile benzerlikleriyle dikkat çekiyor. Avrupa’da Hint-Avrupa dillerinden biri olmayan nadir dillerden biri olan Macarca, Türkçe gibi sondan eklemeli bir yapıya sahip.
Macaristan’ın köklü tarihi ve Türklerle geçmişteki etkileşimleri, bu iki dili birbirine yakınlaştıran önemli bir etken. Örneğin, Eski Macar alfabesi, Türklerin kullandığı Orhun Alfabesi’nden türetilmiş! Ayrıca kelime türetme mantığı da Türkçe ile birebir örtüşüyor.
Diyelim ki “araba” kelimesini kullanıyorsunuz. Macarcada araba, “autó.” Bu kelimeye “-m” eklediğinizde tıpkı Türkçe’deki gibi “benim arabam” anlamına geliyor. Hem tanıdık hem de öğrenmesi keyifli, değil mi?
3. 🇦🇿Azerbaycan Türkçesi
Türkçe konuşanların en kolay öğreneceği dillerden biri de elbette Azerbaycan Türkçesi! Bu durum şaşırtıcı değil çünkü bu dil, Türk dilleri ailesine mensup ve Türkiye Türkçesine oldukça yakın.
Evet, Azerbaycan Türkçesinin kendine has bazı özellikleri var, tıpkı Türkiye’nin farklı bölgelerinde konuşulan şiveler gibi. Ancak temel gramer kuralları ve kelime dağarcığı açısından bu dili öğrenmek Türkçe konuşan biri için çocuk oyuncağı! Tabii ki Sovyetler Birliği döneminden kalan Rusça etkileri, bazı kelimelerde karşımıza çıkabiliyor. Ancak bu, öğrenme sürecini daha da ilginç ve keyifli hale getiriyor.
4. 🇯🇵Japonca
Uzak Doğu’nun gizemli ve bir o kadar da büyüleyici dili Japonca! İlk bakışta, karmaşık yazı sistemi ve farklı alfabeleri gözünüzü korkutabilir. Ama sakın aldanmayın! Japonca, Türkçeyle dil bilgisi açısından birçok ortak noktaya sahip.
Japoncada cümle öğeleri sıralaması, tamlayan-tamlanan uyumu ve eklerin kullanımı Türkçeye oldukça benziyor.Türkçede olduğu gibi “eklemeli”birdil olan Japonca, zamanla sizi şaşırtacak kadar kolay bir hale gelebilir. Üstelik bir süre uğraştıktan sonra Türkçeden o kadar da uzak olmadığını fark edeceksiniz. Yani sabır ve azimle öğrenmesi keyifli bir dil! Türklerin kolayca öğrenebileceği diller yazımıza devam ediyoruz.
5.🇰🇷🇰🇵 Korece
Japoncadan sonra sırada, aynı coğrafyanın bir başka yıldızı Korece var! Korece, telaffuz açısından Türkçeye çok yakın. Daha önce fark etmediyseniz, söyleyelim: Korece, sondan eklemeli bir dil olmasıyla da Türkçe’ye adeta bir kardeş gibi.
Modern alfabeleri, geçmişteki karmaşık sistemlerden kurtulmuş ve oldukça pratik bir hale getirilmiş. Harf devrimiyle seslerin ağzımızdaki şekillerine göre oluşturulan bu alfabe, öğrenmesi hiç de zor olmayan bir yapı sunuyor. Korecenin yaklaşık 80 milyon kişi tarafından konuşulduğunu da düşünürsek, bu dili öğrenmek hem keyifli hem de oldukça faydalı bir deneyim olabilir.
6. 🇮🇷Farsça
Sırada, komşu kapımızdan seslenen Farsça var. İran’ın zengin kültürel geçmişinden süzülüp gelen bu dil, Türkçeye kültürel bağlar sayesinde oldukça yakın. İki milletin yıllardır süren alışverişi, dillerine de yansımış durumda.
Farsça, farklı bir alfabeye sahip olsa da oldukça basit bir dilbilgisi sunuyor. Üstelik Farsçada kelimeler cinsiyete göre ayrılmadığı için gramer açısından birçok Hint-Avrupa diline göre çok daha kolay öğreniliyor. Günlük hayatta kullandığımız kelimelerin çoğunun Farsça kökenli olduğunu da unutmayalım. Daha önce bilmediğiniz bu bağları keşfetmek kesinlikle heyecan verici!
7. 🇬🇧İngilizce
Son olarak, listenin klasikleşmiş ismi İngilizce! Şaşırtıcı olabilir ama İngilizce, öğrenmesi oldukça basit dillerden biri. Bunun nedeni, karmaşık gramer kurallarından arınmış yapısı ve dünya genelinde 1.5 milyar insanın bu dili konuşması. İngilizce öğrenirken hemen her yerde karşınıza çıkacak kadar yaygın bir içerikle karşılaşırsınız: filmler, diziler, şarkılar ve daha fazlası!
İngilizce, fiillerin fazla çekimlenmesine gerek duymadan anlaşılır cümleler kurmanızı sağlar. Günlük kelime dağarcığına hâkim olduğunuzda, pratik yaparak hızla kendinizi ifade edebilecek seviyeye gelmeniz mümkün. Ayrıca modern çağda pek çok kelime zaten İngilizce kökenli olduğu için öğrenme süreci sandığınızdan çok daha kolay ilerler.
Unutmayın: Pratik yaparak dil öğrenmek her zaman daha etkili ve eğlencelidir!
Okan Bayülken: önce Azeri dili dedi, sonra demez olaydım dedi. Karşısındaki bu Azerbaycanlı hanım: Azeri dili demeyin! diye başlayıp enfes bir de tarih dersi verdi. Okan Bayülken'in ve stüdyodakilerin donduğu dakikalar. Bu kadındaki tarih şuuru biz de yok maalesef. (1) pic.twitter.com/VXnPRy20Xr
— Sakalar İskitler (Gizlenen Eski Anadolu Halkı) (@Saka_larr) January 1, 2020
''Biliyor musunuz? Aramızdaki en arı, öz temizlik kurallarını yerine getiren kişinin bile bedeninde öyle bir yer var ki, orada binlerce değişik bakteri yaşamakta. Bura; koltuk altımız, ağzımız, burnumuz, cinsiyet organımız değil! Bura, göbek deliğimizdir! Araştırmacılar, özünde sakladığı 2368 değişik bakteri türü ile göbek deliğimizin bedenimizdeki en kirli yer olduğunu düşünmekteler. Öyle ki, yapılan araştırmalarda araştırmacılar, ilk kez karşılaşılan ve yalnız göbek deliğimizde yaşayan bir çok yeni bakteri türü buldular.''
... YORUMLAR: Videoyu hazırlayan ''Macera dolu Şiraz'dan sonra oldukça yorulmuşuz.
Bizi ağırlayan Hacı amcanın bir tanıdığı olan Babeç abi bizimle çok ilgilendi. Azeri Türkü olan aile resmen biz giderken üzüldüler.Bu insanlar bir harika dostum...'' İzleyenler: ''Tebriz ve Güney Azerbaycanın obir şehirlerinde insanlar kendine TÜRK ve dillerine Türkçe derler. Onlar Azeri lafini hiç kullanmazlar. Bu arada çok güzel bir video; paylaştığınız için teşekkürler.'' ''İran da 35 milyon Türk yaşıyor niye bu kadar Türkçe konuştuklarına şaşırdın :)''
-------------------
Tebriz
İran devrimlerinin başladığı şehir
Tebriz’de her zaman canlı bir siyaset ve kültür hayatı vardı. Hem 1905’teki hem de 1979’daki devrimler buradan başladı
İran’ın kuzeybatısındaki en büyük şehir; Eynalı ve Sehend dağları arasında, Kuruçay ve Acıçay’ın birleşmesinden oluşan nehir yatağı üzerindedir. İklimkuru, yazları sıcak, kışları hayli soğuk geçer. Safeviler devrinde, daha önce de Akkoyunlular ve İlhanlı Moğolları devrinde koskoca İran’ın başkentiydi. Her zaman çarşı pazarda, evde Türkçe konuşulurdu. Uzun bir süre Tahran’dan sonra ikinci büyük şehir iken, bugün iki milyon nüfusuna rağmen ülkenin dördüncü büyük şehridir. İran Ermenilerinin ruhani merkezidir. Birçok Müslüman büyükleri arasında Şemsi Tebrizi de bu şehrin büyüklerindendir. Depremleriyle meşhurdur. Nitekim 1729 depremi ile şehrin birçok abideleri harap olmuştur. Halen İran’ın halıcılık merkezi sayılabilir, en güzel halılar orada dokunur. Karakoyunlu ve Akkoyunluların eserleri, en başta Gök Mescid Türk sanat tarihi bakımından önemlidir. Daha doğrusu Osmanlı sanatının nereden geldiğini anlamak bakımından önemlidir. Bursa’nın mimarisini anlamak için, Tebriz’den gelen ustaların ve Tebriz’in 15’inci yüzyıl eserlerini iyi tanımak gerekir. Osmanlıların 18 yıl tahririni yaparak idare ettikleri bir bölgeydi, gene de Osmanlı-İran harplerinin çekişmesinin merkezinde yer alırdı.
İlk matbaa burada kuruldu
Tebriz 1905 İran meşrutiyet devriminin ve 1979’da da bugünkü İran’ı yaratan devrimin başlangıç noktası. Şüphesiz her zaman canlı bir siyaset ve kültür hayatı olmuş. İran’da ilk matbaa 1811’de Tebriz’de kuruldu. Eğitimde modernleşmenin ilk kurumlarından sayılan Rüşdiye 19’uncu asır sonunda burada açıldı. İran’ın ilk belediyesi hem kuruluş hem bina olarak Tebriz’dedir. Azerbaycanlıların bulunduğu her yere tiyatro gelir. İlk Türk tiyatro eserleri Tiflis’te temsil edildi, kurumsal tiyatro ise Tebriz’de toplum hayatına adım attı. Tebriz üniversiteler şehri ama her köşede Türkiye’de üniversite bitiren hekime, mühendis, mimara ve meslek sahiplerine rastlamak mümkün. Azeri Türkçesi sadece sokakta ve evde değil, resmi kurumlarda bile konuşulan bir dil. Ama Farsçayı Azerbaycan okumuşları çok iyi bilir; bu dilin kültürüne, edebiyatına, tarihçiliğine katkıları büyük. Bakü’nün aksine Tebriz aydını Türkçeye çok düşkün ve Farsçaya da çok saygılı. Şehriyar gibi bir Türk şairinin Türkçe şiirleri kadar, Farsça şiirleri de mükemmel; mesela Prof. Rahim Reisnia Osmanlı-İran tarihinin 19’uncu yüzyılı ve modern Türkiye üzerindeki tetkikleriyle her iki ülkenin tarihçiliğine de katkı yapanlardan.
Unuttuğumuz dil ve müzik
Tebriz’in depremlerine rağmen ta 15’inci asırdan beri devamlı restore edilen büyük Kapalıçarşı’sı bugünün Ortadoğu dünyasında yayıldığı alan itibarıyla kendi türünün en geniş ve büyük örneği. Bu çarşıyı gezmek bir zevk. Tebriz’in halılarının ne olduğu burada anlaşılıyor.
İstanbul’daki Tebriz asıllı Azerbaycanlılar, çok ön plana çıkmasalar da hem iş hayatında hem de kültür hayatımızda önemli yeri olan bir grup. Prof. Ali Polat bu grupta önde gelenlerden biri. Tebriz’deki dostlarımızla ve oraya yatırım yapan diğer Türk işadamlarıyla konuşmak bir zevk; Rıza Resulzade ve Mimar Fertus Musavi ve Ekber Talibi ile Tebriz çarşısını ünlü İran uzmanı arkeolog Andre Godart’ın kurduğu Azerbaycan Müzesi’ni ve Yelpaze Mescidi’ni gezmek irfan arttırıcı; uzun zamandır özlediğim tipte yüklü sohbette Tebriz’in aydınları evlerinde toplanıyorlar ve yaşam biçimlerinde bir incelik gözleniyor. Sohbet bu insanlar için basit bir ifade değil, bir sanat, bir tasvir ustalığı.
Türkçenin nelere kadir olduğunu Tebriz aydınları arasında anlıyorsunuz. Unuttuğumuz dil, unuttuğumuz müzik ve etrafa bakma sanatı Tebriz’de. Ara sıra Türkçe konuşulan dünyanın merkezlerini görmek lazım ama bakmayı bilmek şartıyla.
Tebriz,
Doğu Azerbaycan eyaletinin başkenti. 2.5 milyon nüfusa sahip olan
Tebriz şehrinin Türk topraklarına olan uzaklığı 320 kilometre
dolaylarında. Halkın %70’i Azeri Türkçesi konuşmakta. Azerbaycan‘dan oldukça yoğun bir göç alan İran İslam Cumhuriyeti, Tebriz’de oluşan yoğun Azerbaycan kökenli vatandaşların bir göstergesi niteliğindedir. Nitekim burada Türkiye Türklerinin seyahatlerinde konuşma açısından dil sıkıntısı yaşamayacağı bir gerçektir.
Bir önceki yazım olan Tahran gezilecek yerler makalemde olduğu gibi Tebriz’de Fars kültürünü
iyi bir biçimde yansıtan ve içerisinde çok eski yıllara dayanan bir
tarihi geçmişe, sanata ve kültüre sahip olduğu görülmekte. Yoğun bir
tarihi geçmişe sahip olan Tebriz, yaşadığı bir çok doğal afetler sonucu
içerisinde barındırdığı bir çok tarihi yapıları kaybetmiş ve bir tarih
toprağa gömülmüştür. Tebriz, tarihi kadar edebiyatı ile de ön plana
çıkmıştır. Topraklarında yetiştirdiği bir çok şair ile dünyaya çeşitli
makaleler vermiş, kültürlerin beşiğinde önemli rol oynamıştır. Yakın
tarihe baktığımızda hiç şüphesiz akla gelen isimlerden biriside Şehriyar‘dır.
TEBRİZ'DE GEZİP GÖRÜLECEK YERLERİN BAZILARI
Amir Nezam Evi
Tebriz gezilecek yerler
listenizde olması gereken bir diğer yer Amir Nezam Evi’dir. Tarihi bina
Tebriz çarşı kompleksinin batı yönünde yer almakta. Evin ilk sahibi
Mehdi Kouze Konani olarak biliniyor. Azerbaycan anayasasının ünlü
liderlerinin toplanması için kullanılıyormuş. Tebriz mimari sanatsal
tarzı süslemeler ile iki iç ve dış zeminler, yıllardır Rusya’da ikamet
ve Tebriz geri gelen Haj Vali Memar-E Tebriz tarafından 1868 inşa
edilmiş. Binada bulunan kavanoz mimarisinin paha biçilmez nitelikte
işçiliği, güzel ve çekici bir desen kullanımı ve sütunlar
ziyaretçilerini büyüler nitelikte.