Blog Listem

Karabağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karabağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260530

🇦🇿Azerbaycan'ın dört bir yanı tarih boyu egemenlik mücadelelerine sahne olan ⛫Askeran Kalesi

 Azerbaycan'ın dört bir yanı tarih boyu egemenlik mücadelelerine sahne oldu.
 Karabağ'da bulunan ⛫ Askeran Kalesi, bu mücadelelerin en önemli tanıklarından...
TRT Haber ekibi, son üç yüzyılda birçok kez el değiştiren tarihi kaleyi görüntüledi. Peki, Türk İslam tarihinin en iyi örneklerinden olan stratejik kalenin önemi ne?



20260427

🇦🇿Mübariz İbrahimov ''Şehit olursam üzülmeyin. Vatan sağolsun" diye bir mektup bırakır tek başına 1km mayın döşeli sınırı aşar...

 

19 Haziran 2010 tarihinde gece saat 23.30 civarında 🇦🇿Mübariz İbrahimov kimseye haber vermeden, sadece "Şehit olursam üzülmeyin. Vatan sağolsun" diye bir mektup bırakarak tek başına 1km mayın döşeli sınırı aşarak, 🇦🇲Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'nin bulunduğu karakola baskın düzenler. 45 Ermeni asker ve subayını ö l d ü r ü r. Ermeni destek kuvvetleri ile 5 saat, Ermeni silah ve mühimmatını kullanarak çarpışır ve Mübariz sabaha karşı Şehit olur.

Ermeniler yaşadığı şoktan sonra sınırdaki tüm komuta kademesini değiştirdi ve şehit 🇦🇿Mübariz'in naaşını Azerbaycan devletine 2 ay geç teslim etti.

🇦🇲Ermeniler, Mübariz'in cesedinden bile öylesine korktular ki ellerini, bağladılar ve şehit Mübariz'in cansız bedenine yaptıkları hakaretleri Rus internet sayfalarında yayımladılar.

Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, mekanları cennet olsun.

*Alıntı: DENİZ_TOPRAK2 @Baha_Benhan

20201101

✍️🇦🇿 Hepimiz Azeriyiz! - Onur Caymaz



Hepimiz Azeriyiz!
Onur Caymaz

Cemal Süreya, yazı hayatının düşünceyle başladığını söylediği Vedat Günyol’u şöyle anlatır: “Çok iyi öğrenim görmüştü. Birkaç dil biliyordu. Kendisinden yararlanmak istediler. Bugün Türkiye’nin en zengin avukatı olabilirdi. Ne yaptı? Tercüme Bürosu’nda görev aldı. Orta öğretim kurumlarında yabancı dil öğretmenliğini yeğ tuttu. Evet, düşünce. Yücel dergisindeki kitap tanıtma yazılarında sanat yapıtlarında hep ana düşünceyi, dünya görüşünü yakalama ve her şeyi ona göre değerlendirme çabası içindeydi.” İhale takipçiliği, evet efendimcilik, param olsun da rezil bile olurumculuk tarzı meslekler yerine dergi çıkarmayı, çeviri yapmayı seçmiştir.

Dünya görüşü diye bir şey var değil mi? Sahici aydın Günyol, daha sonra çıkaracağı Yeni Ufuklar dergisinin 1955 yılı Kasım sayısında Bölmeli Kafalar başlıklı bir başyazı kaleme alır. Burada, bugün bile kendine aydın diyen (insanın kendini böyle tanımlamasındaki trajedi Macbeth’e eşdeğer) kitleye nefis “ayar verir.” Vegan köfteden (vegansak neden köfte), sahildeki pet şişeye dek akla gelen her konu, her “katliam”, “soykırım” için harekete geçerken yani imza toplarken (başka şey yapamazlar), Azerbaycan’da Ermeni ordusunun katlettiği sivillere dair tek söz etmemiş bu kişilere ne denebilir? 

Bu kalabalığın meşhur sloganı “hepimiz Ermeniyiz” olduğu için mi Azerbaycan’a ses etmediler? Sanmam. O slogandaki inceliği görmüyor değilim. Peki bu yanda ölenler? Memleketin aslan evladı Hrant Dink için canı yanan insanın, Azerbaycan’da katledilen iki aylık bebe için ses çıkarmaması mümkün mü? Diyeceksin ki herkes her şey hakkında konuşmak zorunda mı? Değil tabii efendim. Sorumluluktan, somutun sınavından, gerçeğin çölünden tüymenin en güzel yolu da budur zaten. Oysa gizli ve neredeyse sözsüz bir anlaşmayla bizde çoğu aydın her zaman “bir taraf”ın insanıdır, düşüncenin değil. Bir şehit ailesi için tek laf etmemiş usta yazar, hayatını “gerilla” için konuşmaya, Türkler onun bunun malına çöktü tarzı tapu kaydı solculuğuna harcar durur!

Günyol da tam bu durumu özetler işte. Kendilerine aydın diyenlerin bir kısmının en büyük sorununu. Bu kimselerin kendine ait bir “duyarlı olunacak konular” listesi var, doğru. O listenin dışına çıkan “insani” sorunlar, ciddi sükut suikastıyla karşılanır. Bak Günyol’a, ne diyor: “Adına aydın dediğimiz kişiler var, birbirleriyle uzlaşmaz düşüncelere kafalarında yer vermeyi düşünce özgürlüğü sayıyorlar.” Oysa, “kültürlü bir kafanın övünebileceği biricik şey, birbiriyle uzlaşmaz düşüncelere yer vermemek, çelişmezlikleri ortadan kaldırmak, kısaca, düşüncelerini bir düzene sokabilmek yetkisi değil mi?”

Aydın olabilmek, düşünceleri metot üzere toplamayı gerektiriyor. Hayata bakarken perspektif oluşturabilmek. Berkin Elvan’a üzüldüğün kadar Eren Bülbül’e; Ali İsmail’e üzüldüğün kadar Aleyna öğretmene de yanabileceğin bir düşünce sistemi... Çocuk ölümü ya da genç ölümü, siyaset tanımaz şeydir. Aydının sistemi, insanlık olmalı. Ermenistan’dan, AB’den gelecek üç kuruşluk fon ya da PKK’lı “yoldaşlar” kızmasın diye sıkı sıkıya kapanmış dudaklar, kendine aydın adını takanlara yakışmaz. Düşüncesini söylemekten caymayan, düşüncesi için özür dilemeyen; fobik derler, faşist derler diye çekinmeyen kişidir oysa aydın.

Örnek mi gerek. Duyarlılık hastalığına, empati marazına kapıldığından değil, anası Ermeni olduğundan sahici Ermeni olan Cem Karaca’nın, Karabağ adlı şarkısına kulak ver. Şarkı 1992 yılında yayımlanan Nerede Kalmıştık albümünde. Söz müzik, Cem ustaya ait... Almanya sonrası Türkiye'ye dönüşünde çalıştığı müzisyenler Cahit Berkay ve Uğur Dikmen'in yardımlarıyla hazırlanıyor albüm. Pop müziğin patladığı sıralarda çıkış şarkısı da yine politik göndermeli Raptiye Rap Rap’tı, hatırla. Karabağ’a döneyim. Aydın namusunu hatırlar belki kimileri: “Karabağ'da talan var / Ak gerdana saldıran var / Demirsen durun gedim / Gözü yolda kalan var / Demirsen durun durun gedim / Gözü yolda kalan var / Şeyh Ahmet Yesevi'nin yaktığı ateş / Ateş değil sanki şerbet iç dolu dolu / Şeyh Ahmet Yesevi'nin yaktığı ateş / Ateş değil sanki şerbet iç dolu dolu / Bin bir nakış söyler yerde kilimler / Ata yurttan Balkan'a ille Anadolu, ille Anadolu / Bu asla bir turan değil muhteşem bir tufandır / Kavuşan elâlem değil Can ile Canan'dır / Şimdi türkü söylemenin işte tam zamanıdır / İki gözüm bu işin yok sağı solu, yok sağı solu...”

Haydar Aliyev, altmışlarda yurtdışında yapılan toplantıda anısını anlatıyor; “Karabağ'da,” diyor “soyunup nehre girdim, bir Ermeni de gelip kıyafetlerimi çaldı.” Oradan bir aydın (!) arkadaş tepki gösterip o zamanlar Karabağ'da Ermeni yoktu diyor. Aliyev’in cevabı net: “İşte ben de size tam bunu anlatmaya çalışıyorum!” Durum biraz böyle işte. Kaldı ki Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti, etrafındaki işgal altında diğer bölgelerle birlikte, Azerbaycan topraklarının %20’sidir ki burayla birlikte Ermenistan topraklarının %60’ını oluşturur. Varsın görmesinler!

Dünyanın ABD destekli en büyük grubu soykırım lobisinin işi olacak, Ermenistan’ın Hocalı katliamıyla bölgeden Bakü’ye sürdüğü binlerce Azeri’den hiç söz edilmez. Tarihin cilvesi olmalı. Hocalı vardır tabii. Hiç konuşulmaz aydınlar tarafından. Evet, aydın namusudur, ben Sumgayıt’ı da anabilirim korkmadan ama dilinden soykırım düşürmeyenlerin Hocalı dediğini, Bosna dediğini hiç göremem. Ne bileyim, o kadar rahat biri hiç olamadım. Tiksindim bu aydınlardan ben!

Alıntı/Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/haber/hepimiz-azeriyiz-222194


20201005

Erivan'daki müzede asılı olan harita

Erivan'daki müzede asılı olan haritada Türkiye ve Azerbaycan'a ait topraklar 'Büyük Ermenistan' sınırları içinde gösteriliyor




20201002

‘Karabağ’ın kaynakları Ermenistan’a akıyor’ - (2016)



‘Karabağ’ın kaynakları Ermenistan’a akıyor’

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Karabağ ve çevresinde Ermeni işgali altındaki Azerbaycan topraklarındaki illegal ekonomik faaliyetleri konu alan bir rapor hazırladı. 107 sayfalık özel raporda uluslararası hukukun Azerbaycan toprağı kabul ettiği bölgelerde, ayrılıkçı Karabağ ermenilerinin Ermenistan devletinin desteğiyle yürüttüğü ‘kolonyal’ ekonomik faaliyetler ayrıntılı olarak anlatıldı.


Bu bölgelerde faaliyet yürüten büyük şirketlerin Ermenistan’daki siyasetçilerle bağlantılarının de belirtildiği raporda işgal altındaki topraklar Ermeni yerleşiminin devam ettiği, bu durumun Ermenistan tarafından vergi indirimi, bedava ev ve hibe krediler gibi çeşitli teşvik programlarıyla cazip hale getirildiği de yer aldı.

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesi ve etrafındaki yedi bölge 1991 yılından beri işgal altında. Birleşmiş Milletler’in de kararıyla tescillenen bu işgal bölgesinde, Ermenistan destekli ayrılıkçı Ermeniler ile Azerbaycan ordusu arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor.

‘Azerbaycan’ın İşgal Altındaki Topraklarında İllegal Ekonomik Faaliyetler’ başlıklı rapora göre Azerbaycanlıların göç ettirilmesiyle demografik üstünlüğü de sağlayan Ermenilerin bölgedeki ekonomik faaliyetleri ise uluslararası düzeyde devam ediyor.

Ermenistan tarafından desteklenen bu faaliyetler kapsamında Azerbaycan toprağı olan Laçin, Şuşa, Zengilan, Kubatlı, Kelbecer ve Hocavend gibi bölgelerdeki değerli madenler, orman ve tarım alanları illegal bir şekilde işletilerek Ermenistan menşeyli olarak dünyaya pazarlanıyor.

‘Rant işgali’

‘Ermenistan’ın Karabağ konusundaki uzlaşmaz tutumu ile bölgeden elde ettiği ekonomik rant arasında paralellik var’ ifadesinin yer aldığı rapora göre Ermenistan, ‘Diaspora Bakanlığı’ vasıtasıyla işgal bölgesine Ermeni yerleşimlerini organize ediyor.

Amerika, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerdeki Ermeni vakıfları ise yaptıkları bağışlarla bu yerleşimleri finanse ediyor. Yerleşimcilere 10 yıl boyunca bu bölgelerde yaşamaları şartıyla bedelsiz olarak ev, tarım aletleri, büyük ve küçükbaş hayvan ve hibe niteliğinde maddi destek veriliyor. Bölgedeki köylerin nüfusunun 2017’ye kadar en az 1000 kişiye ulaştırılması da amaçlanıyor.

‘Tarih yok ediliyor’

Raporda yer alan diğer detaylar şöyle:

- ‘Ermenistan, bölgeye yerleşimi özendirmek için coğrafi isimleri Ermeni kültürü ve tarihiyle bağlantılı olanlarla değiştiriyor. ‘Yeni Kilikya’, ‘Yeni Van’ gibi isimler kullanarak daha fazla yerleşimciyi çekmeye çalışıyor. Bölgedeki Azerbaycanlılar ise zorla göç ettiriliyor, geri dönmelerine de izin verilmiyor. İşgal bölgelerinin Azerbaycan kimliği ve mirasının silinmesi için bölgedeki tarihi eserlere zarar veriliyor, yüzlerce yıllık geçmişi olan cami, medrese, kale gibi yapılar yok ediliyor.’

- ‘İşgal bölgesinde kalıcı altyapı yatırımları, enerji üretim tesisleri, yerleşim, tarımsal sulama ve nakliye altyapısı kuruluyor. Değerli ve nadir ağaç türlerinin bulunduğu ormanlar endüstriyel amaçlı olarak kesiliyor. Mobilya ve kereste amaçlı bu kesimler; ceviz, çınar ve diğer bazı nadir ve kıymetli ağaç türlerini yok ediyor. Kontrolsüz ve tedbirsiz endüstriyel tesisler de çevreyi kirletiyor.’

‘Sarkisyan’la bağlantılı’

- ‘Ermenistan, işgal bölgesindeki ekonomik kontrolünü gittikçe yaygınlaştırıyor. Bölgedeki faaliyet gösteren şirketlere finans ve altyapı desteki sağlıyor. Ermeni orjinli uluslararası şirketler ve yabancı yatırımcılar da bölgede etkili. Ermeni diasporası yaptığı bağışlarla yerleşimleri destekliyor ve özendiriyor. Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan ve Başbakan Hovik Abrahamyan’ın da aralarında bulunduğu birçok üst düzey isim bölgede uluslararası hukuka aykırı bir şekilde ekonomik faaliyet yürüten tesislere sık sık ziyaretler yapıyor. Devlet kurumları bölgedeki yatırımcı ve üreticilere lojistik destek sağlıyor. Bölgede üretilen ürünler Ermenistan’da üretilmiş gibi gösterilerek uluslararası pazarlara gönderiliyor.’

‘Aras projesi’

- ‘Aras nehrinin etrafındaki yerleşime özel bir önem veriliyor. Su kaynakları açısından verimli olan Laçin, Kelbecer ve Zengilan bölgelerine ayrı bir önem veriliyor. Araz nehri civarı için ‘İkinci Ararat (Ağrı) ovası’ deyimi kullanılıyor. Bölgedeki su kaynakları sadece sulama için değil; enerji üretimi için de kullanılıyor. Bu enerji Ermenistan’a transfer ediliyor.’

- ‘İşgal altındaki topraklarda toplam 155 ayrı altın, bakır, çinko, demir gibi kıymetli maden yatağı işletilerek ihracat yapılıyor. Bu şirketleri işletenlerin tamamı Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan’a yakın isimler. Zaten Ermenistan’daki üst düzey devlet adamlarıyla ilişki kurmadan bu bölgede ekonomik faaliyet yürütmek mümkün değil. Sadece Kelbecer’deki Soyudlu altın madeninde 150 ton rezerv tespit edilmiş durumda. Bu madeni, Rusya merkezli Ararat Gold adlı şirket işletiyor. Bu şirket Ermenistan’ın altın ihracatının yüzde 99’unu yapıyor.’

Suriyeli Ermeniler

- ‘Suriye’deki iç savaş sebebiyle Kamışlı ve Halep civarından kaçan Suriye Ermenileri; özellikle Zengilan, Kubatlı ve Laçin bölgelerine yerleştiriliyor. Pasaport verilen ve teşvik programlarıyla desteklenen göçmenler, orduya asker olarak da alınıyor. 2011’den itibaren Suriye’den Ermenistan’a giden göçmen Ermeni nüfusu 16 binin üzerinde...’

🎞 İzmir'in yüreği Azerbaycan ile atıyor

 

20200804

🎞 🎼 'Qarabağ Şikəstəsi'

20171210

Azerbaycan Milletvəkili Ganire Paşayeva'nın Düzce Konferansı: Karabağ gerçekleri

Millət vəkili Q.Paşayevanın Düzce Universitetində Qarabağ həqiqətləri ilə bağlı tədbirlərin artması təklifini rektor dəstəkləyib.










Millət vəkili Q.Paşayeva Düzcə vilayətində verdiyi konfransda çıxışının sonunda “inşallah gələn görüşümüzü birlikdə işğaldan azad edəcəyimiz Qarabağda və digər o gözəl bölgələrimizdə keçirək" deyib. ,







En Çok Okunanlardan...