sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260207

📖"Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam" sergisi Berlin’de açılıyor.

"Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam" sergisi Berlin’de açılıyor.

Dünyanın bilinen en eski yerleşim yeri Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler bölgesi, 93 eserle Almanya'da tanıtılacak. Sergi 19 Temmuz’a kadar gezilebilecek.

tr.trthaber.com/1/6f24872c

20260106

ASELSAN, savunma sanayi üretiminde kullanılan artan malzemelerle yaptırdığı Bozkurt heykeli

ASELSAN, savunma sanayi üretiminde kullanılan artan malzemelerle yaptırdığı Bozkurt heykelini Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilemeye başladı.


ASELSAN'dan 'Bozkurt' heykeli

Savunma Sanayi üretiminden arta kalan parçaları sanata dönüştüren ASELSAN, yaptığı "Bozkurt" heykelini sergiliyor.

02.08.2025

Savunma ve havacılık sanayisinde giriştiği büyük çalışmalarla adından söz ettiren Türkiye, değişen savaş paradigmalarına karşı savunma sanayiinde geliştirdiği yerli ve milli projelerle gururlandırmayı sürdürüyor..

Yerli ve milli savunmada son yıllarda gösterilen gelişim, birçok alanda ortaya konulan platform, sistem ve yeteneklerin yurt dışı pazarlarda da ilgi görmesini sağlıyor..

Son olarak geçtiğimiz günlerde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda Çelik Kubbe'ye dahil olan birçok yeni sistemin tanıtımını yapan ASELSAN'dan bir sürpriz hamle geldi.

ASELSAN, Savunma Sanayi üretiminden arta kalan parçaları sanata dönüştürdü.

BOZKURT HEYKELİ

Silah üretiminden arta kalan malzemelerle yapılan "Bozkurt" heykeli sergilendi. 

Milli gücün sembolü olarak sergilenen heykele ilgi yoğun oldu.




20201110

Milli Mücadele Sergisi’nde tarihe yolculuk

 

Milli Mücadele Sergisi’nde tarihe yolculuk

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Beştepe’deki Millet Kütüphanesi’nde hazırlanan, İstiklal Harbi’ne ve Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık eden özel eserlerden oluşan Milli Mücadele Sergisi, ziyaretçilerini eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.

29 Ekim’de açılan sergi, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü işbirliği, TBMM, Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Atatürk Müze Köşkü, Ankara Üniversitesi, İnönü Vakfı ile özel arşiv ve koleksiyonların katkısıyla hazırlandı. Yaklaşık 100 üzerinde obje ve belgeden oluşan sergi, İstiklal Mücadelesi’nin bazı önemli tarihi kayıtlarını da ilk kez gün ışığına çıkardı. 


İLK BAYRAK

Milli Mücadele Sergisi’nde, 23 Nisan 1920’de TBMM binasına çekilen ilk bayrak ve sancak, Cumhuriyet’in ilanının ilk resmi belgesi, Büyük Taarruz’da öncü kuvvetlerin elinde bulunan, elle dikilmiş, ay ile yıldızın üzerinde işgalden kurtarılan şehir ve kasabaların isimleri ve düşmandan geri alınma tarihlerinin yer aldığı bayrak da ilk kez sergilendi. Sergi aralık ayı sonuna kadar açık kalacak.

ATA’NIN KALPAĞI, DÜRBÜNÜ

- Sergide Mondros Mütarekesi belgesi, Mustafa Kemal Paşa’yı Dokuzuncu Ordu Müfettişi olarak görevlendiren kararname, Samsun’daki görevini bildiren telgraf, evrak çantası, Amasya Tamimi, Erzurum Kongresi kararları, Erzurum Kongresi mührü, Sivas Kongresi kararları, Misak-ı Milli Belgesi, Sevr Andlaşması belgesi, Lozan Andlaşması belgesi de yer alıyor.


- Askerlerin elbiseleri, mataraları, silahları, o dönemde kullanılan telefon santrali, sahra telefonu, Atatürk’ün İstiklal Harbi’nde kullandığı dürbünü, mührü, “Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri” emrinin metni de sergide yer alıyor.



- Atatürk’ün kalpağı, pelerini, bastonu, Ankara esnafının hediye ettiği Cumhurbaşkanlığı mührü, İsmet İnönü’nün satranç takımı, kılıcı, Celal Bayar’ın daktilosu, gözlüğü, Mareşal Fevzi Çakmak’ın üniforması, Kazım Karabekir’in İstiklal Madalyası, üniforması, TBMM’nin açılış genelgesi, İstiklal Marşı’nın tasdikli sureti ve Nutuk’un kaleme alındığı masa da sanatseverler ve tarih meraklılarıyla buluşuyor.


Ayrıca sergide Milli Mücadele’nin ruhunu daha yakından hissedebilmek adına, Namazgah Tepe’de ordu için yapılan dualar ve Halide Edip Adıvar’ın Sultanahmet Mitingi’ndeki konuşması ile dönemin çocuk kahramanları için interaktif odalar ve Nutuk için özel oda oluşturuldu.
Alıntı/Kaynak:
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/milli-mucadele-sergisinde-tarihe-yolculuk-41658566?utm_source=t.co&utm_medium=post&utm_campaign=milli-mucadele-sergisinde-tarihe-yolculuk-41658566&utm_term=post


20200109

Cemal Süreya Ölümünün 30. yılında İlk kez kendi çizimleriyle anıldı


İlk kez kendi çizimleriyle anıldı

10.1.2020 02:00

Türk şiirinin büyük ustası, devrimci aydın Cemal Süreya, ölümünün 30. yılında kendi çizimlerinin ve günümüz sanatçılarının eserlerinin yer aldığı özel bir sergi ile anıldı. Süreya’nın kız kardeşi ve yeğenlerinin de katıldığı serginin açılışında usta şairin şiirleri müzikle buluştu.

Küçükçekmece Belediyesi tarafından şair Cemal Süreya’nın vefatının 30. yılına özel hazırlanan “Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor, Cemal Süreya’yı Anlamak” sergisi, Atakent Kültür ve Sanat Merkezinde sanatseverlerle buluştu.

Süreya’nın yaşamının ve eserlerinin ele alındığı sergide, usta şairin kendi çizimlerinin yanı sıra fotoğraf, resim, video, enstalasyon ile seramik alanında 32 sanatçının eserleri de yer alıyor.

Süreya’nın yeğenleri ve kız kardeşi Perihan Bakır’ın katıldığı etkinliğin açılışında açıklamada bulunan serginin küratörü Erkan Doğanay, üç yıl önce Cemal Süreya’nın evinin hemen yanında bulunan Galeri Mod’ta usta şairi anmak için bir sergi projesi hazırladıklarını belirterek, her yıl da bu projeyi farklı sanatçılarla beraber yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Doğanay, projede sanatçıların usta şairin bir fotoğrafından ya da bir şiirinin dizesinden yola çıkarak eser hazırladıklarına işaret ederek, “Bu sergi de ortaya çıkan sonucun bir dökümü. Eserlerin bir bölümü burada sergileniyor ve ilk kez de Cemal Süreya’nın kendi el çizimiyle yapmış olduğu portre resimler burada.” dedi. Cemal Süreya’nın Türk şiiri içerisinde önemli bir isim olduğunun altını çizen Doğanay, şöyle devam etti: “Adı duyulduğunda sanatçıların ‘Onun adına mutlaka ben de bir şey yapmalıyım’ dediği bir insan Cemal Süreya. Bu yüzden sanatçılar projeye ilgili ve gayretli. Yarın yine Galeri Mod’ta da bir sergi açılışımız olacak. Orada da tamamı yeni olan sanatçılarla hazırlanılan bir sergi. Böylece biz şairi unutmadan, yaşatmaya, hatırlatmaya ve genç kuşaklara onun hem yüzünü hem çalışmalarını göstermeye çalışıyoruz.”

Serginin açılışına katılan Cemal Süreya’nın arkadaşlarından ressam Nevhiz Tanyeli de 1960’lı yıllarda akademide öğrenciyken eşinin aracılığıyla İkinci Yeni şairleri ile tanıştığını dile getirerek, “O dönem haftanın belli bir akşamı tiyatrocular, ressamlar, şairler evimizde toplanırdı. Cemal de onlardan biriydi. Edebiyat üzerine konuşuluyordu. Dostluklar pekiştiriliyordu. Öylesine bir süreç yaşadık Cemal’le” diye konuştu.

ÖZ GEÇMİŞİYLE İLETİŞİM KURMAK İSTEDİ

Tanyeli, hayat koşullarından dolayı Cemal Süreya ile 1960’lardan sonra bir süre kopukluk yaşadıklarını, fakat 1980’li yıllarda tekrar bir araya geldiklerini şu sözlerle anlattı:

“Altıneller diye bir galeri vardı. Ben orada bir sergi açtım. Cemal de oraya gelip, gidiyordu. Tekrar görüşmeye başladık. Güzel bir iletişimimiz vardı. En son Kadıköy’de Cemal, Behçet Necatigil adına bir konuşma yapacaktı. Orada Cemal konuşuyordu ama hiç Behçet Necatigil’den söz etmiyordu. Sürekli kendi öz yaşamından bahsediyordu. Konuşma böyle sürdü. İzleyicilerden biri hatırlatacak gibi oldu ama Cemal hiç pas vermedi. Böylece konuşma bitti. Sonra bir mekana geçtik arkadaşlarla sohbetler falan. Orada Cemal, sık sık İstanbul’u bırakıp, Güney’e yerleşmek istediğinden söz etti. Bu onu son görüşümmüş. O konuşması sırasında gerçekten çok kötü görünüyordu. Çok kısa bir zaman sonra da Cemal’in ölüm haberi geldi. Benim için çok acı bir anı. Konuşma sırasında demek ki bir zorluk çekiyordu. Kendini ifade edemedi ve anlaşılan sadece öz geçmişini anlatarak bizimle iletişim kurmak istedi.”

BABAZULA SAHNE ALDI

Serginin açılışında ayrıca Babazula’nın kurucusu Murat Ertel, Esma Ertel ile şair, yazar, oyuncu Orhan Alkaya, ortak performansları ile Süreya’nın şiirlerini müzikle buluşturarak katılımcıların beğenisine sundu.

Aralarında Ara Güler, Bahar Oganer, Cemil Ergün, Çağdaş Erçelik, Deniz Gökduman, Devabil Kara, Devrim Erbil, Fırat Bingöl, Fırat Neziroğlu, Görkem Dikel, Güneş Acur, Halime Türkyılmaz, Hülya Sözer, Hüseyin Işık, Hüseyin Rüstemoğlu, İpek Şenel, Mehmet Kavukçu, Nazan Azeri, Nezihe Bilen Ateş, Reşat Başar, Selahattin Yıldırım, Zafer Erkan, Ragıp Basmazölmez, Balkan Naci İslimyeli, Turgay Kantürk, Serdal Kesgin, Raziye Kubat, Şevket Sönmez, Nevhiz Tanyeli, İpek Tekil ve Metin Üstündağ’ın eserlerinin yer aldığı sergi, 9 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek.

Alıntı/Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/ilk-kez-kendi-cizimleriyle-anildi-kultur-sanat-ocak-2020

20190216

Yeni Bir Sanat Alanı: Evliyagil Dolapdere


17.2.2019 02:00

İstanbul’un yeni sanat mekanı Evliyagil Dolapdere, Beral Madra’nın küratörlüğünü yaptığı ‘Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar’ sergisiyle açılış yaptı. Madra yeni sanat mekanına ve sergiye dair merak edilenleri Aydınlık’a anlattı 

Evliyagil Dolapdere’nin “Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar” adlı açılış sergisi, Aikaterini Gegisian, Aret Gıcır, Bengisu Bayrak, Ferhat Özgür, Fulya Çetin, Hakan Kırdar, Hera Büyüktaşçıyan, İlhan Sayın, Jakob Gautel, Murat Balcı, Ömer Faruk Şimşek, Reysi Kamhi ve Temür Köran’ın üretimlerini bir araya getiriyor. Sergi ve yeni açılan bu mekan üzerine serginin küratörü Beral Madra ile konuştuk.
 
Beral Madra
KOLEKSiYONERLERiN SANATA DESTEĞI
■ Evliyagil Dolapedere, nasıl bir sanat alanı olacak?
Öncelikle teşekkür ederim ilginiz için. Sarp Evliyagil, ülkemizin çok değerli koleksiyoncularından biri ve Ankara’da önemli bir müze kurdu. Bu müze gerçekten Ankara’daki sanatla ilgili kitleye çok güzel yanıtlar veriyor. Orada koleksiyonu sergileniyor, kültürel etkinlikler gerçekleşiyor. Bir gün İstanbul ile bir ilişki kurulması gerektiğini düşünüyor. Kendisinin de desteklediği ve koleksiyonuna kattığı birçok sanatçının İstanbul’da da sanat mekanına ihtiyacı olduğu düşüncesi onu buraya açmaya yönlendiriyor.
■ Yapıdan ve hedeflerden bahseder misiniz?
Burası kâr amacı gütmeyen bir galeri. Sanatçıların satış kaygısının ötesinde, rahatça çalışabilmesi için, böyle mekanlara ihtiyaç var. Sanatçılar isterse satışlarını yapabilirler ya da başka galerilerle çalışıyorsa, o galeriler gelip satışlarını yapabilir. Bu çok önemli bir hizmet. Küratörlerimiz var. Onlara da olanak vermiş olacağız. Şu anda özel sektörde, koleksiyonerlerin ve yatırımcıların katkısıyla işleri yürütebiliyoruz. Belki diğer koleksiyoncular da yavaş yavaş kendi müzelerini açarlar.


BENHABİB’İN YANITI
■ Bu sergi ile hangi sorulara yanıtlar aranıyor?
Biliyorsunuz her sergiye bir başlık koyuyoruz. Bu da izleyicilerin ve kitlenin ilgisini çekmek istediğimiz başlıklar oluyor. “Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar” günümüzde içinde yaşadığımız sosyo-kültürel, siyasal olaylara uyan bir başlık gibi. Bu başlığı aslında ben bulmadım. Değerli Psikanaliz Seyla Benhabib’in bir söyleşisinde, soru soruyor söyleşiyi yapan kişi, onun da ilk yanıtı bu oluyor. Karmaşık sorulara, büyüleyici yanıtlar verilir, diyor ve makro kültür dediğimiz kültür, ancak mikro anlatıların birikmesinden oluşur, diyor. Mikro anlatılar var burada. Bunların birikmesi Türkiye’de şu anda nasıl bir resim veya kavramsal sanat, enstalasyon üretimlerinin olduğuna bir cevap niteliğinde.

■ Sergide yer alan yapıtların konuya yaklaşımından bahseder misiniz?
Göç meselesi mesela son derece gündemde bir mesele. Mülteciliğin yarattığı trajediler, yersizlik, yurtsuzluk meseleleri ele alınıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde bugün kadın kimliği çok konuşulan bir konu. Cumhuriyet kadını meselesini ele alan bir iş var. Kendi kültürüyle ilgili bellek sorgulaması yapan bir iş var. Bu şekilde insanların yaşadıkları dönem ve belleğe ait birçok konu bu resimlerle gündeme geliyor.

■ Sergide hakikat kavramına hikayeci bir yaklaşım ile değiniliyor. Sergi nasıl bir görsel kavram kaynağına sahip? 
Hakikat sonrası diye bir terim yerleşti bizim kültürel, entellektüel ve eleştirel dediğimiz ortama. Nedir bu? Siyasal iktidarların, ekonomik iktidarların hakikatlerin müdahalesi ile onların kendi çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendirmeleri. Benim iddiam şu; bunları çözümlemek için sanatçılar kitlelere şifreler veriyor. Bu şifreler gördüğünüz, buradaki resimler. Burada her çeşit makro ve mikro hayatlara ait bir takım sorunların görsel malzeme yoluyla yeniden biçimlendirip, çok çarpıcı bir şekilde insanlara sunulması.

Alıntı / Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/yeni-bir-sanat-alani-evliyagil-dolapdere-kultur-sanat-subat-2019

🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...