halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260218

📖 Kaşkay Türkleri ve "Nissan Kaşkay" halıları

 

Kaşkay Türkleri

Yüzyıllardır, Güney İran'ın yaylalarında Oğuz kültürünü, saf Türk dilini ve özgür ruhlarını canlı tutmuşlardır.

 Onlar için hayat, kış ve yaz otlakları arasında sonsuz bir yolculuktur.  

"Nissan Kaşkay" adını dayanıklılıklarından alırken, dünya onların ünlü kök boyasıyla boyanmış halılarında zarafeti keşfetti. 

Onlar, kadim bir geleneğin en renkli ve gururlu temsilcileridir.



20251116

📖Manisa Demircide yün dokuma el halısı

 

Alparslan @Alparslan1o

Şuan Balıkesir'de köy evimizde kullanıyoruz yün Manisa Demircide dokuma el halısı 30 senelik

20200208

🎞 Türk İslam Eserleri Müzesi (Belgesel)

Türk İslam Eserleri Müzesi; İslam sanatının en erken döneminden, 20. Yüzyıla uzanan bir çizgide, Emevi, Abbasi, Kuzey Afrika, Endülüs, Fatımi, Selçuklu, Eyyubi, İlhanlı, Memluk, Timurlu, Safavi, Beylikler, çeşitli Kafkas ülkeleri ve Osmanlı dönemi eserlerini inanılmaz bir zenginlik ve çeşitlilikle sunar. Özellikle “El Yazmaları” bölümü hemen hiçbir koleksiyonda benzerine rastlanmayacak nitelik ve niceliktedir. Halı koleksiyonu dünyadaki en önemli koleksiyon olarak kabul edilir.

20200104

Atatürk için dokunan halı alıcısını bekliyor


Atatürk için dokunan halı alıcısını bekliyor
3.1.2020 02:00

Sivaslı bir iş adamı tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e armağan edilmek üzere Sivas Sanat Evi’nde üç kadın tarafından 1928 yılında başlayan, altı yılda dokunan 86 yıllık tarihi halı, satışa çıkarıldı.

Levent’teki halı satış mağazasının dördüncü kuşak temsilcisi olan ve 34 yıldır halı ticaretiyle uğraşan Ali Işık, Sivas’ta Cumhuriyetin ilanından sonra açılan ve o dönemlerde özel dokuma merkezi statüsü taşıyan Sivas Sanat Evi’ne,Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hediye edilmek üzere bir iş adamı tarafından 1928 yılında Türkiye haritası şeklinde duvar halısı siparişi verildiğini anlattı.

Işık, üç metrekarelik duvar halısının, Sivas Sanat Evindeki üç kadın tarafından yaklaşık altı yıl sonra 1934’te tamamlandığını ifade ederek, o dönemde yaşanan bazı siyasi gelişmelerden dolayı halının Atatürk’e ulaştırılamadığını söyledi.

O günkü Türkiye sınırlarının yer aldığı örnek bir şablona bakılarak, kök boyasından hazırlanan iplerle elle dokunan tarihi halıda 57 vilayetin yer aldığını hatırlatan Işık, "Yıllardır halı tüccarlığının dışında nadide özellikte halılara ve tarihi eşyalara merakı olan bir esnafım. Bu halıyı da Anadolu’ya mal alıp satmak için gittiğim sırada gördüm. 20 yıl önce ciddi bir rakam ödeyerek halıyı alıp İstanbul’a geldim. Ama halıcı dükkanımda iki, üç gün sergiledikten sonra depoya kaldırtarak satmaya kıyamadım. Yaptığım araştırma ve künyesinden edindiğim bilgilere göre halının hikayesi çok etkileyici geldi bana. Halıyı İran’dan gelen çerçeveyle yaklaşık beş bin Türk lirasına çerçevelettirdim. Şimdi bu tarihi esere gözüm gibi bakıyor ve gözümden bile sakınıyorum" diye konuştu.

‘KİMYASAL MADDE YOK’

Işık, üç metrekarelik halıda kullanılan iplerin saf yünden elde edildiğini, kimyasal hiçbir madde karıştırılmadığını belirterek, "Bu yüzden 86 yıllık halı hiç bozulmamış. Bunun doğal sonucu olarak da halı kirlense bile solmamış, yıllarca doğal bir şekilde kalmış. Satın aldıktan sonra sadece bir kere yıkandı. Ama gördüğünüz gibi halı ilk dokunduğu şekildeki gibi yeni ve tertemiz" ifadelerini kullandı.

Işık, halının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hediye edilmek üzere dokunduğunu ancak Çankaya Köşkü’ne ulaştırılamadığını belirterek, şunları söyledi: "Baktığınızda gerçekten çok özel bir halı. Bu özel halı yaklaşık 20 yıldır bende bulunuyor. Değeri ve tarihsel önemi açısından kıymetli bir eser. Ben de Sivaslıyım. Memleketimizde dokunmuş bu özel Türkiye haritası şeklindeki el dokuması halı, Cumhuriyetin ilanından sonraki ilk sınırlarımızı bulundurma niteliği taşıyor. Aslında halıdaki haritada tarihimiz ilmek ilmek dokunmuş. Atalarımızın Kurtuluş Savaşı’nda verdiği emeklerin ardından bizim vatanımızın ilk kazanımlarını ve sınırlarımızı oluşturuyor aslında. Çerçevesini özel olarak İran’dan getirttim. Çerçevenin de kırılmama özelliği bulunuyor. Bunun yanında halımız kök boya olduğu için çerçeve de halıya boya vermemesi için kimyasal özellik taşımayan özel bir boyayla boyanmış. Yıllar geçse de halının üzerindeki boya ve renkler kesinlikle deforme olmaz."

Çok sayıda halı alıp sattığını ifade eden Işık, "Bu önemde bir halıyı ilk kez tanıma şansım oldu. Büyük bir emek ve yetenekle yapılmış, adeta göz nuru dökülmüş bir eser. Halıyı öğrenen bize soran kişilerden satın alma noktasında çok fazla talepler geliyor. Ama bu halıyı istediğimiz ve sevdiğimiz bir yere vermek istiyoruz. Devletimizin önemli kurumlarında sergilenmesi ve bizim de bu duruma aracılık etmemiz bizler adına gurur vesilesi olur" dedi.

‘300 BİN DÜĞÜM VAR’

Işık, 3 kadının halıyı 6 yılda tamamladığını anlatarak, şunları söyledi:

"Bu üç sanatçı kadın 6 yılda bu zor ve çok önemli eseri tamamlamışlar o günkü zor şartlar içerisinde. Bu halıda da çift düğüm şeklinde dokunduğu için metrekaresinde 300 bin düğüm var. Bu düğümler tek tek atıldığı zaman hata kabul etmez. Özel bir işçiliktir bu metod. Dokuyucunun önünde bir şema vardır. Şemada her metrekarede ne renk kullanılacak, hangi desen seçilecek, hangi model girilecek bunlar halıya bir sistem dahlinde işlenir. Bu eli öpülesi üç Türk kadınımız o dönemin uzman halıcıları. Tabi ki şimdi bu halıyı dokutmaya kalksak yünü, boyası tekniği bulunmadığı için bu imkansız olur. Hava ve buharla yapılan boyayı yapmak zaten artık imkansız. Bugüne kadar bozulmadan gelmesi zaten eserin kalitesi hakkında ipuçları veriyor bizlere. En önemlisi de devlet erkanına verilmek amacıyla hazırlanması halıyı çok önemli kılıyor. Halımızı isteyen çok fazla kişi ve kurumlar oldu. Hatta yurt dışından da talepler aldık. Ama ülkemizde kalmasını istiyoruz. Çünkü gerçek anlamda bizim insanlarımızın emek verdiği yerli ve milli bir eser. İnşallah güzel ve korunma altındaki bir yere kısmet olur."

‘57 VİLAYET YER ALIYOR’

Türkiye haritası şeklindeki el dokuması duvar halısında 57 vilayet bulunuyor. 1939’da ana vatana katılması sebebiyle Hatay ili halıda yer almıyor. Halıda, Osmaniye "Cebeli Bereket" ismiyle Giresun "Gireson", Ağrı "Bayazıt", Diyarbakır "Diyarbekir", Elazığ ili de "Elaziz" olarak yer alıyor.

Künyesinde, "Hudut, Vilayetler, Demiryolu, T.C. vilayetlerini gösterir harita" yazısının işlendiği halıda, Sivas Sanat Evinde dokunduğu bilgisi de bulunuyor.

Alıntı/Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/ataturk-icin-dokunan-hali-alicisini-bekliyor-kultur-sanat-ocak-2020

20191217

Beethoven Teplice ve Viyana’da mehter marşını duyunca


Burak Bilgili  @BurakBilgili1

Beethoven’ın Teplice ve Viyana’da mehter marşını duyarak, 1824 yılında 9. Senfoni’nin koral 2. bölümünde mehter ritmini işlemesi gibi. Mehter takımı 1828 yılında kapanmıştır. Tekrar açıldığında ise eski hali değiştirilmişti.

...
Birçoğu günümüze ulaşamayan 15-16. yy dokumalarının örneklerini avrupalı ressamların resimlerinde görürüz, hatta halılar onların adıyla anılır artık. Holbein halısı gibi

  

20171221

Dünyanın İlk Halısı , Türklerin Pazırık Halısı


Dünyanın bilinen ilk halısı 
Türklerin Pazırık Halısıdır. Bu halı Altay dağları Pazırık Kurganlarında Rus arkeolog Sergei Rudenko tarafından 1948 yılında bulunmuştur. Pazırık Halısı çıkarıldıktan sonra özel yöntemlerle koruma altına alınmıştır. 1950 yılından beri St. Petersburg Ermitaj müzesinde sergilenmektedir.

 MÖ 5 yy’a tarihlendirilen bu halı yaklaşık 4 metrekare olup çok ince yünden dokunmuştur ve toplamda1.250.000 düğümü vardır. Bu düğüm sıklığı halının büyük bir ustalıkla ve tecrübeyle yapıldığını göstermektedir.Rudenko araştırmalarıyla bu halının en az 18 aylık çalışma sonucunda yapıldığını söylemektedir. Türk düğümü olarak da bilinen ‘’gördes’’ düğümü adı verilen çift düğüm tekniğiyle dokunan pazırık halısı dönemine göre oldukça ileri bir tekniğe sahiptir. Bu durum bize halıcılığın Türklerde çok daha eski dönemlere dayandığını kanıtlamaktadır.

 Eserin orta kısmında 24 kare alan içerisinde bazı araştırmacılara göre dört yapraklı bir çiçek motifi vardır. Geçerliliği kanıtlanmamakla birlikte bu 24 kareyi , 24 oğuz boyu ile ilişkirendiren görüşler vardır. Sanat tarihi araştırmacısı Jettmar bu karelerin bir oyun halısı olduğunu iddaa etmiştir.Halının bazı noktalarındaki rozet ve üçgen motiflerin oyunun başlangıç ve bitiş noktaları olduğunu ve zarla oynanan ilkel bir satranç oyunu olduğunu ileri sürmüştür.

 24 karenin olduğu bölüm 5 bant ile kuşatılmıştır. Bunlardan 1.si ve 5.si kartal başlı arslan vücutlu bir motifi simgeler. Bu motifin başı yukarıya kalkık ve arkaya doğru çevrilmiş olup gagasından dili gözükmektedir.

 İkinci bantta ise sağdan sola doğru yürüyen bir grup geyik vardır. Bu geyik iç Asyada yaşayan bir türdür. Geyik üzerindeki şekillerde Türk Hayvan Üslubuna ait tasvirler yer almaktadır.

Türklerde Dokumacılık - Ortak Miras



Halı, kilim, keçe ve diğer dokumalarımızda tabiatın birçok rengini capcanlı görebiliriz. Yün veya iplik dokunmadan önce bir başka işlemden daha geçer ve renklerini kazanır. Zengin renkleri, sıcak tonları, olağanüstü dokuları ve geleneksel motifleriyle Türk halıları yüzyıllardan bu yana önemini koruyor. Keçe ve keçecilik, halı ve halıcılık denince bütün dünyada mevsimlik hayat yaşayan Türkler akla gelir.

🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...