Blog Listem

akademisyenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akademisyenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260829

📰 ODTÜ’yü Bozkırdan Ormana Çeviren Gizli Kahraman 🌲🌳“Ağaç Dikmeyene Diploma Yok”

 


ODTÜ’yü Bozkırdan Ormana Çeviren Gizli Kahraman “Ağaç Dikmeyene Diploma Yok” Diyen Efsane Rektör Kemal Kurdaş Aslında Kimdi?
Gazeteci Erdem Cırık yazdı.
Bazı unutmamamız gereken insanlar var ülkemizde.

Bir rektör düşünün...
Kürsüde değil, elinde kürekle.
Yanında öğrenciler, akademisyenler, işçiler...
Ve önlerinde Ankara'nın ortasında uzanan, neredeyse tamamen çıplak bir bozkır.
Bugün binlerce insanın yürüyüş yaptığı, gölgesinde oturduğu, kuşların yuva kurduğu ODTÜ Ormanı'nın bulunduğu yerden söz ediyoruz.
Ama burası her zaman böyle değildi.
1956'da ODTÜ'ye yaklaşık 4.500 hektarlık bu dev arazi tahsis edildiğinde manzara bugünkünden çok farklıydı.
İç Anadolu bozkırı...
Seyrek bitki örtüsü.
Kuraklık.
Şiddetli rüzgâr.
Erozyon.
Ve su kaynaklarının yetersizliği...

Hatta yapılan incelemelerde arazinin yaklaşık yüzde 75'inin erozyonu önlemek amacıyla ağaçlandırılması gerektiği ortaya çıktı.
Peki böyle bir yerde orman nasıl kurulacaktı?
İşte hikâyenin en önemli isimlerinden biri burada ortaya çıktı:
Kemal Kurdaş.

1961 yılında ODTÜ'nün rektörlüğünü üstlendi.
Ve Ankara'nın çoraklığına karşı kişisel bir mesele gibi gördüğü bu mücadeleyi üniversitenin büyük projelerinden biri hâline getirdi.
Üstelik mesele sadece “birkaç ağaç dikmek” değildi.
Önce bilimsel çalışmalar yapıldı.
Toprak incelendi.
Rüzgârlar hesaplandı.
Yağış miktarları değerlendirildi.
Kuraklık koşullarına dayanabilecek türler araştırıldı.
Çünkü yılda yaklaşık 320-350 milimetre yağış alan böylesine büyük bir araziyi milyonlarca ağacı tek tek sulayarak yeşertmek mümkün değildi. Bu nedenle susuz plantasyon yöntemleri geliştirildi; yağışların toprakta tutulabilmesi için arazi teraslandı.

7 Temmuz 1958'de 180 dekarlık alanda deneme parselleri oluşturuldu.
Sonuçlar umut vericiydi.
Ardından 15 Kasım 1960'ta ODTÜ ile Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle büyük ağaçlandırma seferberliği başladı.
1961'de ise bu çalışma artık üniversitenin kültürünün bir parçasına dönüşecekti.
Ağaç Dikme Bayramı...
3 Aralık 1961'de öğrenciler, akademisyenler, çalışanlar ve üniversite topluluğu bir araya geldi.
Ve Kemal Kurdaş da onların arasındaydı.

Koltukta oturup talimat vermek yerine çizmesini giyip arazide çalışıyordu.
Öyle ki dönemin öğrencileri, Kurdaş'ın pazar günleri yurtlara giderek öğrencileri uyandırdığını ve onları ağaç dikmeye götürdüğünü anlatıyor.
Hatta mezunlardan Türel Saranlı'nın yıllar sonra anlattığı bir anı var:
Diploma töreninde öğrencilere, hazırlanan çukurlara 10 fidan dikmeyenlerin diploma alamayacağı söylenmişti.
Bugün kulağa inanılmaz geliyor.
Ama o dönemin ODTÜ'sünde ağaç dikmek, üniversite kültürünün öylesine güçlü bir parçasıydı ki öğrenciler bu işi mezuniyetlerinin bile bir parçası olarak hatırlıyordu.
Ve asıl mesele şuydu:
O yıllarda birçok kişi bunun mümkün olup olmadığını sorguluyordu.
“Bu kadar kurak yerde orman mı yetişir?”
“Bu kadar fidan nereden bulunacak?”
“Fidanların kaçı tutacak?”
Hatta bazı kişi ve kuruluşlar dikilen fidanların büyük bölümünün kuruyacağından endişe ediyordu.
Ama Kurdaş ve ODTÜ topluluğu vazgeçmedi.
Yıllar geçti.
Bozkırın rengi değişmeye başladı.
Fidanlar büyüdü.
Fidanlar ağaç oldu.
Ağaçlar ormana dönüştü.
Ve bugün o çıplak arazi, yaklaşık 3.100 hektarlık dev bir orman ekosisteminin bulunduğu alana dönüştü.
ODTÜ'nün verilerine göre 1961'den günümüze yaklaşık 10 milyon iğne yapraklı ve 23 milyon yapraklı ağaç dikildi.
Üstelik ortaya yalnızca ağaçlardan oluşan bir alan çıkmadı.
140'tan fazla kuş türünün yanı sıra tilki, kurt, tavşan, keklik, kaplumbağa ve daha birçok canlı için yaşam alanı oluştu.
Orman, zamanla Ankara'nın iklimi üzerinde de etkisi olan bir mikroklima alanına dönüştü.

1995 yılında ODTÜ Ormanı doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edildi.
Aynı yıl ağaçlandırma projesi Ağa Han Mimarlık Ödülü'ne layık görüldü. 2003'te ise TEMA tarafından da ödüllendirildi.
Bugün Ankara'da binlerce insan o ağaçların altında yürüyor.
Kimi koşuyor.
Kimi bisiklete biniyor.
Kimi gölgelikte oturuyor.
Kimi sadece şehrin betonundan uzaklaşıp nefes alıyor.
Ama çoğu insan, ayaklarının bastığı yerin bir zamanlar neredeyse tamamen çıplak bir bozkır olduğunu bilmiyor.
İşte bu yüzden Kemal Kurdaş'ın hikâyesi yalnızca bir rektörün hikâyesi değil.
Bir insanın, “Burada orman olmaz” denilen yerde orman kurma cesaretinin hikâyesi.
Kurdaş 1961-1969 yılları arasında ODTÜ'yü yönetti.
Bugünkü ODTÜ kampüsünün şekillenmesinde ve üniversitenin kurumsallaşmasında çok büyük rol oynadı.
Ama onun en sessiz miraslarından biri belki de en büyüğüydü:
Ağaçlar.

Çünkü bina eskir.
Yol değişir.
Koltuk el değiştirir.
Ama doğru yere dikilmiş bir ağaç, sizden çok daha uzun yaşar.
Kemal Kurdaş 19 Nisan 2011'de hayatını kaybetti.
Arkasında ise yalnızca bir üniversite değil, Ankara'nın ortasında büyüyen koca bir orman bıraktı.
Bugün ODTÜ Ormanı'nda yürürken yüzlerce yıllık bir ormanda yürümüyor olabilirsiniz.
Ama başka bir şeyi görüyorsunuz:
Bir insanın hayalinin, nesiller boyunca büyüyebileceğini.
Bir zamanlar “bozkır” denilen yerde bugün ağaçlar gökyüzüne uzanıyor.
Ve belki de Kemal Kurdaş'ın en büyük eseri, kendi adını taşıyan bir bina değil.
Gölgesinde hiç tanımadığı insanların oturduğu ağaçlardır.

Allah rahmet eylesin.
Peki sizce bugün böyle bir projeyi sıfırdan başlatacak kaç kişi çıkar?

Alıntı: Kızılırmak Türkü Diyarı

20240317

✍️Kamların ebedi mirası- Çağıl Çayır

Bedburg-Königshoven'dan 9.000 yıllık geyik boynuzu maskesi, Fotoğraf: Markus Wild/RGZM

Kamların ebedi mirası

ÇAĞIL ÇAYIR

Sadece daha geç zamanlarda yazılı hale getirilen İskandinav mitolojisi, Sibirya'daki özellikle Türk-Moğol Şamanizmi ile benzerlikler göstermiyor, aynı zamanda en erken arkeolojik bulgular da ezeli birlikteliklerini kanıtlıyor.

Yayınlanma: 28 Şubat 2024,

Karşılaştırılabilir bulgular 12.000 ile 40.000 yıl öncesinden kalma Venüs figürinlerine kadar uzanıyor. Bulgular Sibirya'dan İspanya'ya kadar yayılıyor. Bu geniş yayılım, kültürel temasların ve ortak inançların kanıtı olarak kabul ediliyor.

Ancak 9.000 ile 7.000 yıl öncesinden kalma çok etkileyici benzerlikler de var. En büyük benzerliklerden biri geyik kültü. Özellikle Avrupa ve Kuzey Asya'dan çok sayıda bulgu ortak yönler gösteriyor.

Örneğin, 1987’de, Almanya’da, Kuzey Ren-Vestfalya, Bedburg-Königshoven’da, 9.000 yıllık iki geyik boynuzu maskesi bulundu ve bunlar Sibirya şaman maskeleriyle karşılaştırılıyor. Avrupa'daki benzer bulgular Doğu ve Kuzey Almanya, Danimarka ve İngiltere'de bulunuyor.

Kamların ebedi mirası - Resim : 1

ŞAMANLARIN EBEDİ MİRASI

2019 yılında Danimarka'da, Danimarkalıların İskandinav mitolojisinden önce neye inandıkları sorusunu araştıran bir makale yayınlandı. Danimarkalı Taş Devri araştırmacısı Mikkel Sørensen, Danimarka'daki Vedbæk'te bulunan 7.000 yıllık bir şaman mezarındaki şaman davul tokmağına dikkat çekti. Benzer bulgular Sibirya'dan da biliniyor.

Kültürler arasında yüzyıllar ve binyıllar boyunca günümüze ve geleceğe uzanan başka pek çok benzerlik var. Orta ve Kuzey Asya ve Avrupa'daki cenaze gelenekleri ve anıtları, masalları ve efsaneleri de karşılaştırılıyor. Bu nedenle kültürlere birbirinden ayrı olarak bakmak değil, kökenlerini ve gelişimlerini anlamak için onları birlikte ve bütünsel olarak ele almak gerekiyor. Tarih öncesi çağlarda yaygın olan Şamanizmin günümüzde Sibirya ve Moğolistan'da hala yaşıyor olması çok kıymetli. Hatta günümüzde Şamanizm yeniden büyük ilgi görüyor ve dünyada bir eğilim olarak öne çıkıyor. Dünyanın dört tarafındaki halklar ve kültürler arasındaki kadim benzerlikler bugün bize ezeli birlikteliklerini hatırlatıyor. Modern çağdaki bölünmelerinin aksine. Yaşadığımız çağda bu tür düşünceleri ancak yürütebiliyoruz. Ki siyasi çatışmalar ve savaşlar tarihi araştırmaları yeniden kısıtlamadığı ve çarpıtmadığı sürece. Bu yüzden geç olmadan fırsatı kullanmalıyız. Çağımızın araştırma özgürlüğünden ve teknolojisinden yararlanmalıyız. Geçmişin ortak işaretlerini takip etmeliyiz. Doğu'nun ve Batı'nın şamanları bize bunun için ebedi bir miras bırakıyor.

Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/haber/kamlarin-ebedi-mirasi-456482


20171223

ABD'de yaşayan 50 'Etkin' Türk Listesi ve Prof. Dr. Aziz Sancar gerçeği

(Aşağıdaki yazı 2014 tarihli. O nedenle 2015 Nobel Kimya ödüllü Türk milletinin büyük gurur kaynağı Türk bilim insanı Aziz Sancar'ın adı yok listede. Bana göre Aziz Sancar hem yaptığı bilimsel çalışmalar hem de Türk kimliğine ve Atatürk'e sahip çıkıp bunu her yerde gururla söyleyebilmesi bakımından o listedekilerin hepsine bedeldir.)
 Blog Editörü 



(Aşağıdaki listede kimin ne kadar Türkiye ve Atatürk sevdalısı vatansever Türk olduğu tartışılır elbet. Gerçekten Atatürk'ün ilkeleri ve devrimleri doğrultusunda Türklükle ilgili tanıtım çalışması yapan, okul açan kaç kişi var acaba? Türkleri Arap gibi gösteren din merkezli yatırımların Türklüğe bir yararı yok. Yahudiler, Ermeniler ve Yunanlılar kadar milliyetçi değiller. Olsalar zaten yükselemelerine izin vermezler, ünlenemezler. Türk Lobisi diye bir şey yok aslında. Yabancı lobilere para akıtmış Türk devleti yıllarca. Lobiler Türkiye'yi sömürmekten öteye gitmiyor. Aşağıdaki listeden bir şey çıkmaz.) 
 Blog Editörü -----

ABD'DE YAŞAYAN 50 ETKİN TÜRK LİSTESİ 

Yazı Tarihi: 24 Nisan 2014

Türk of America Dergisi, Amerika'da yaşayan en etkili 50 Türk isimi seçti. Listenin başında" Doktor Mehmet Öz" bulunuyor

ABD'de yaşayan Türkler, diğer yabancı uyruklu azınlıklar kadar örgütlü bir lobi oluşturmasalar da özellikle iş dünyasında bir çok sektörde dikkati çekecek kadar öne çıkmış durumdalar. ABD'de yaşayan yabancı kökenden Amerikalıların bir çoğunun, siyaset sahnesinde etkin rolü olan lobileri bulunuyor. Özellikle Amerikan seçimlerinde bu lobilerin çok büyük rolü oluyor. Amerikan siyasetine ciddi bir baskı mekanizması olan bu lobilerin en etkin olanlarının başında, Yahudi ve Ermeni lobisi geliyor. Başkan Obama'nın bu gün yayınladığı 1915 Ermeni Soykırımı iddialarına ilşkin ağır mesajda bu lobilerin büyük etkisi var. 

50 ETKİN TÜRK VE YAPTIKLARI İŞLER

Peki ABD'de yaşayan Türklerin bir lobisi yok mu? Her geçen yıl etkisini artıran Türk lobisi de yavaş yavaş dikkat çekmeye ve siyaset sahnesinde baskı unsuru olarak ağırlığını göstermeye başladı. Ancak Amerika'da yaşayan Türkler, siyasetten çok diğer konularda dikkat çekiyorlar. Her yıl yapılan "ABD'de en etkili Türk" Araştırması bu yılda sonuçlandı. Ve bir etkinlik listesi yayınlandı. New York merkezli 12 yıldan bu yana yayınlanan Turk of America Dergisi, Amerika'da yaşayan en etkili 50 Türk isimi seçti. Listenin başında" Doktor Mehmet Öz" bulunuyor. 

İşte Turk of America Dergisi'nden Cemil Özyurt'un haberi:

İŞ HAYATINDA ETKİNLER AMA POLİTİKADA YOKLAR

Amerika'daki Türk nüfusu Avrupa'daki Türklere oranla çok az olmasına karşın, özellikle iş ve profesyonel hayatta daha etkin durumda. Avrupa'daki Türkler'den tek eksik yanları politik alanda fazla gözükmüyorlar.

Bundan 10 yıl öncesine kadar Amerika'daki Türkler denince akla gelen iki isim Ahmet Ertegün ve Arif Mardin'di. Her ikisi de rahmetli olduktan sonra Amerika'daki Türklerin öncüsü diyebileceğimiz başka isimler ön plana çıktı. Ertegün ve Mardin'in boşluğu Doktor Mehmet Öz ve Muhtar Kent tarafından doldurulmuş durumda. Ancak artık zirvede yalnız değiller.

İş hayatında, profesyonel hayatta, sporda, sanatta, akademi çevrelerinde pek çok isim Amerika genelinde tanınır, bilinir duruma geldi. Listedeki isimler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı altında Kürt, Ermeni, Süryani, Yahudi, Boşnak, Kıbrıslı, Arap etnik kökene sahip isimlerden oluşuyor. Bu anlamda Anadolu'nun da güzel bir mozaiği.

50 kişiden oluşan listemizin ilk sırasını Dr Mehmet Öz'e ayırdık. Dr Öz'ün Amerikalılar üzerindeki etkisi gerçekten yadsınamaz. Günlük televizyon programı ile Amerikalılara eğlenceli bir dille sağlıklı olmanın yollarını anlatıyor. İşaret ettiği ürün milyonlar satıyor, anlattığı teknik kısa sürede popüler oluyor.

Listenin ikinci ve üçüncü sırası Fortune 500 listesindeki iki Türk CEO var. Coca Cola CEO'su Muhtar Kent ve Western Union CEO'su Hikmet Ersek. Nüfusca Türkler'den çok daha fazla olmasına rağmen Fortune 500'a CEO's sokamayan çok etnik grup var. Maxim

Listede dördüncü sırada Amerikalı Türklerin en fazla tartıştığı isimlerden biri Chobani'nin sahibi Hamdi Ulukaya var. Eğer şirketinin bu kadar büyüyeceğini bilseydi markasını yine Yunan Yoğurdu olarak tanıtır mıydı bilinmez ancak Amerikan gıda endüstrisine etkisi göz ardı edilemez.

En etkin Türkler listesinin gizli kahramanlarından biri de Yalçın ve Serpil Ayaslı çifti. Kendi şirketlerinden kazandıkları milyonlarca doları Türk Amerikan toplumunun hizmetine sunan çift politik ve kültür alanda Amerikalı Türklerin en aktif isimleri. Ve çabaları ile gerek Kongre'de gerekse kültürel hayatta Türkler ismini daha fazla duyurabiliyor.



18 EYALETTEN İSİM

En etkin 50 Türk listesindeki isimler Amerika'nın 18 farklı eyaletinde yaşıyor. Listedeki Türkler'den 10'u New York'ta, 9'u California'da, 5'i Massachusetts'te, 3'ü New Jersey, Pennsylvania ve Washington, DC'de yaşıyor. Alabama, Indiana, Arizona, Nevada, Tennesse, Georgia gibi Türklerin az sayıda olduğu eyaletlerde de etkin isimler var listede.

Politik alanda etkin iki isimden biri olan Osman Bengür, Amerikan Kongresi'ne iki kez aday olan tek Türk. İş hayatının yanı sıra politik alanda ilerleyen bir diğer isim ise Demokrat Parti delegesi Murat Güzel. Barack Obama'ya başkan olması için imzayla oy veren Demokrat delegelerden biri.
Listede ülkede seçimle iş başına gelmiş en üst düzeydeki isim Houston'daki Savcı Jay (Ceyhun) Karahan.

Listede iki isim ise Amerika'daki yaşama katkı ve etkilerine rağmen Türkiye'de yaşayan isimler. Onlardan biri ABD'deki ilk Türk otelini açan isim, Kiska'nın kurucusu Oğuz Gürsel. Gürsel'in sahip olduğu Kiska dışında Türkiye'den büyük başka müteahhit firma Amerika pazarında yok. Diğer isim de ülkeye Türk televizyonlarını getiren adam olarak bilinen reklamcı Alinur Velidedeoğlu. DFH ile 1998'den beri Türk televizyonları evlere ulaşıyor.

İnşaat işlerinde yoğunlaşan üç isim dikkat çekiyor. İzak Şenbahar New York'ta 1 milyar dolara yakın gayrımenkul portföyü ile tanınan bir isim. Indiana'da yaşayan ve büyük inşaat projelerine imza atan Ersal Özdemir ve California'da pek çok alt yapı ve bina projesine imza atan Transtech şirketinin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Ali Çayır.

Teknoloji alanında 55 milyon insanın bilgisayarını koruyan ürünleri üreten Comodo'nun sahibi Melih Abdulhayoğlu, Silikon Vadisi'nin sihirbazı olarak da bilinen Felicis'in kurucusu melek yatırımcı Aydın Şenkut, ön plana çıkan isimler.

Sporda ise NBA'in en uzun süreli kariyere sahip yabancı oyuncularından biri olan Hidayet Türkoğlu ve ligte şampiyonluk ve All-Star oynayan tek Türk oyuncu Mehmet Okur listede yer aldı.
Sanatta Maryland'ta yaşamını sürdüren ünlü müzisyen Fahir Atakoğlu, Türkiye'deki çalışmalarının dışında Amerikan caz dünyasında kendisine isim yapmış isimlerden biri. 20 yılı aşkın süredir Hollywood'ta dizi, film, reklamlarda rol alan aktör Murad Demir, en uzun soluklu Hollywood kariyeri olan Türk olarak biliniyor. Televizyon dünyasının Mehmet Öz'den sonra en çok tanınan ismi ise şüphesiz The Young Turks internet programı ile bir fenomen olan Cenk Uygur. Uygur'un youtube'daki videoları bir milyar kezden fazla seyredildi. Bir dönem ana akım medya kanallarında MSNBC'de haber programı da yapan Uygur, halen Huffington Post sitesinin en aktif yazarlarından biri.

Genç toplum liderlerinden Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu eski Başkanı Ali Çınar, Amerika genelinde Türk tezlerini savunan ve takipçisi olan bir isim olarak ön plana çıkarken, Daron Acemoğlu ekonomist olarak, Gökhan Hotamışlıgil diabet alanında, Mehmet Toner de kanser alanındaki çalışmaları ile MIT ve Harvard'ın en gözde öğretim görevlilerinden. Yale üniversitesi öğretim görevlilerinden Dr Sükrü Emre de ülkede en fazla karaciğer nakli gerçekleştiren doktor olarak ün yapmış durumda. Dr. Hasan Pirkul, 19 yıldır Naveen Jindal School of Management at the University of Texas at Dallas'ta dekan olarak görev yapıyor. Pirkul, sıfırdan kurduğu bölümü 19 yılda Amerika'nın saygın işletme fakültelerinden biri haline getirdi. MIT'e yaptığı 100 milyon dolar bağışla adını duyuran Dr Kenan Şahin, gösterişi sevmeyen yapısı ve mütevaziliği ile listenin en ilgi çeken isimlerinden. Türkiye'de de bir okula bağışta bulunan Şahin, reklamı yapılmaması şartı koyduğu için hangi okul olduğu söylemiyor.

10 milyar dollar circa sahip Maxim Integrated Products Inc.'in 2007 yılından beri President ve CEO'su olarak görev yapan Tunc Doluca, Kent ve Ersek gibi ülkenin en tanınmış CEO'larından biri.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı başkanlığı görevinden sonra ülkenin en prestijli think-tank'lerinden biri olan Brooking Institute'de Vice President olarak görev Kemal Derviş, dört kez Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen ve dünyadaki anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulmasında geliştirdiği tekniklerle bilinen Prof Vamık Volkan, akademik alanda en etkin isimlerden.


İHTİYAR KURTLAR

Listedeki 50 isimden özellikle bahsetmek istediğim üç isim var. 1930 doğumlu Muammer A. Öztekin'e, 1931 doğumlu Rahmi Soyugenç ve 1935 doğum Dr Byram Karasu'ya ayrı bir parantez açmak istiyorum.

Muammer A. Öztekin, Amerika'daki Türk sanayicilerinin babası. Öztekin, 1947 yılında University of Michigan'a kaydolan ve 1953'te Amerika'nın ilk ayarlanabilir raflarını icat eden bir girişimci. Patenti kendisine ait raflarla milyoner olan Öztekin, inşaa ettiği binalara, fabrikasının bulunduğu yollara Türkçe isimler vermiş, Başkan Nixon ve Reagan tarafından Beyaz Saray'da misafir edilmiş, yeni neslin çok da tanımadığı ama iş dünyasında duayen olmuş bir isim. Oğlu Kent ile görüştüğümde kendisini listeye almamızdan büyük mutluluk duydu ve babasının albümünden en güzel fotoğraflarını bizimle paylaştı.

Bir diğer ihtiyar kurt, Indiana'daki Amerika'nın en eski döner kapı şirketi International Revolving Doors'un sahibi Rahmi Soyugenç. Aslen Eskişehirli olan ve Öztekin gibi Amerika'ya okumaya gelen Soyugenç, hala işinin başında. 100 yılı aşan tarihi ile Amerika'nın en büyük binalarının döner kapılarını üreten şirket, Soyugenç Ailesi tarafından yönetiliyor.

43 yılını Albert Einstein College of Medicine of Yeshiva University'de harcayan Profesör Byram Karasu, 1960'larda Yale'de psikoloji bölümüne kabul edildi. Ülkenin en etkin psikoloji okullarından birinde 43 yıldır dekan olarak görev yapıyor. Karasu, New York'taki milyarderlerin psikoloğu olarakta biliniyor ve ana dili Türkçe olmasına karşın psikoloji gibi zor bir meslek dalında milyarderler, mega figürlere psikologluk yapıyor.

Amerika'da yarım asıra yakın zaman harcayan bu isimlerin yanında genç nesil de kendinden emin bir şekilde yolunda ilerliyor. Listenin en genç ismi olan 38 yaşındaki Ercüment Tokat, 10 yıllık profesyonellik hayatında 200 milyar dolara yakın şirket evliliği gerçekleştiren bir finanscı biliniyor.

İŞ DÜNYASININ YILDIZLARI

Amerika genelindeki 40 bini aşkın mücevher mağazasının yüzde 60'ına mal veren Unique Settings of New York'un sahibi Ekmel Anda, kadın gece çantası pazarında lider durumda olan Sasha Bag'in sahibi Erol Devli, 350 milyon dolara yakın bir emlak portföyünü yöneten Lexin Capital'in sahibi Metin Negrin, 106 şubeli Vocelli Pizza'nın sahibi Varol Ablak, Los Angeles'ın en büyük şirket değerlendirme şirketlerinden biri olan  Sanlı, Pastore & Hill'in kurucusu ve partneri olan Nevin Sanlı, Amerika-Türkiye arasında taşınan toplam mal ve hizmetin yüzde 35'ini taşıyan Turkon Line gemi taşıma şirketinin kurucu genel müdürü ve hissedarı Mustafa Merç, İtalyan kablo devi Prysmian'ın Amerika CEO'su Hakan Özmen, ünlü puro markası CAO'nun kurucusu Cano Özgener, yine kendi servetini ülkedeki et etkin Türk hayır kurumlarından birini kurmaya adayan Turkish Philanthropy Funds'un Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Tashman iş dünyasındaki en etkin isimlerden.
Amerika'daki çatı kuruluşları ATAA'nin Başkanı Mehmet Çelebi ve TAA'nın Başkanı Faruk Taban ve ülke genelinde 22 cami, 11 öğrenci yurdu işleten Amerika Müslümanlar Birliği Başkanı Mustafa Yılmaz listenin kayda değer diğer isimleri.

LİSTEDEKİ BAŞARILI TÜRK KADINLARI

Amerika'daki Türk kadınların iş hayatındaki etkinlikleri de giderek artıyor. Listede 4 Türk kadını başarıları ile yer aldı. Derginin kapağını da süsleyen ve Amerika'dan uzaya ticari araç gönderecek 3 firmadan biri olan Sierra Nevada Corporation'ın Yönetim Kurulu Başkanı ve President'i Eren Özmen, Dünya Bankası'nın araştırma departmanın başındaki isim Aslı Demirgüç Kunt, Turkish Cultural Foundation ve Turkish Coalition of America gibi Amerika'nın en etkin iki derneğinin kuruluşunu kendi kişisel serveti ile finanse eden aynı zamanda akademisyen Serpil Ayaslı, Intel'in giyilebilir teknolojileri üreten departmanın Başkan Yardımcısı konumundaki ismi Ayşegül İldeniz.
İşte Amerika'nın en etkili Türkleri!
50 Hakan Özmen, İtalyan kablo şirketi Prysmian Amerika CEOsu
49 Hidayet Türkoğlu, En uzun süre NBA liginde oynayan Türk oyuncu
48 Nevin Şanlı, Kurucu, Partner, Sanlı, Pastore & Hill / Managing Director of Astrum Investment Management
47 Rahmi Soyugenç Indiana eyaletindeki ülkenin en eski döner kapı şirketi International Steel Company sahibi
46 Osman Bengür, Amerikan Kongresine aday olan ilk Türk.
45 Murad Demir, Hollywood film dünyasında en uzun süreli kariyere sahip aktör
44 Ali Çınar, Türk-Amerikan toplumunun en aktif üyelerinden, TADF eski başkanı
43 Fahir Atakoğlu, Müzisyen, besteci, piyanist.
42 Erol Devli, Ülkenin en büyük gece çantası üreticisi Sasha Bag sahibi.
41 Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Diabet alanındaki araştırmalarla ilk sırada yer alan bilimadamı. (Harvard School of Public Health)
40 Mehmet Okur, NBA liginde şampiyonluk tadan ve All-Star seçilen ilk Türk.
39 Ayşegül İldeniz, VP, Intel
38 Dr. Şükrü Emre, Ülkede en fazla karaciğer nakli yapan doktorların başında gelen isim.
37 Ali Çayır, California eyaletinin en büyük Türk müteahhiti
36 Varol Ablak, 105 şubeli Vocelli Pizza kurucusu, Rock & Joe zincirinin sahibi
35 Mustafa Yılmaz, Ülkedeki en büyük Müslüman çatı örgütlerinden Amerika Müslümanlar Birliği Başkanı. 22 cami, 11 yurt yönetiyor.
34 Metin Negrin, Lexin Capital kurucusu.
33 Murat Güzel, Amerikan Başkanı Obama'yı seçen tek Türk Demokrat delege.
32 Faruk Taban, ülkedeki en büyük çatı örgütlerinden Turkish American Alliance Başkanı
31 Mustafa Merç, Amerika-Türkiye arası toplam taşımanın yüzde 35 gibi büyük bir bölümünü gerçekleştiren Turkon şirketinin kurucu genel müdürü
30 Jay Karahan, Houston şehrinde Savcı, ülkedeki en yüksek derecede seçilmiş Türk.
29 Daron Acemoğlu, Ekonomist, MIT
28 Alinur Velidedeoğlu, Kurucu, DFH Network, ilk Türk televizyon kanallarını Amerika kıtasına getiren isim.
27 Mustafa Abadan SOM'un ortağı
26 Aslı Demirgüç Kunt Dünya Bankası Araştırma Birimi'nin başında
25 Ercüment Tokat Centerview Partners ortağı, 10 yılda 200 milyar dolarlık şirket evliliği gerçekleştiren isim.
24 Ekmel Anda Unique Settings of New York Başkanı
23 İzak Şenbahar President, Alexico Group
22 Muammer A. Öztekin Değiştirilebilir raf sisteminin kurucusu, patent sahibi, Kent Corp şirketinin kurucusu
21 Mehmet Çelebi, ATAA Başkanı
20 Oğuz Gürsel, Manhattan merkezli ilk Türk oteli The Marmara Manhattan markasını yaratan isim.
19 Dr. Hasan Pirkul 19 yıldır Dekan, Naveen Jindal School of Management at the University of Texas at Dallas (UTD)
18 Haldun Tashman Turkish Philanthropy Funds Yönetim Kurulu Başkanı
17 Dr. Bayram Karasu 44 yıldır Albert Einstein College of Medicine dekanı, milyarderlerin psikoloğu
16 Dr. Vamık Volkan Nobel Barış Ödülüne 4 kez aday gösterilen tek Türk
15 Cano Özgener, ünlu puro markası CAO'nun kurucusu. OZ Art Gallery'nin sahibi.
14 Dr. Mehmet Toner Harvard Üniversitesi
13 Ersal Özdemir Keystone Group CEO'su.
12 Tunç Doluca Maxim CEO'su.
11 Kemal Derviş The Brookings Institution VP ve Diretör
10 Cenk Uygur Sunucu, The Young Turks
9 Dr. Kenan Şahin, TIAX LLC Başkanı
8 Eren&Fatih Özmen Sierra Nevada Corp. CEO
7 Aydın Şenkut Felicis Ventures Kurucu
6 Melih Abdulhayoğlu Comodo Internet Security CEO
5 Yalçın Ayaşlı Turkish Coalition of America, Turkish Cultural Foundation Kurucusu
4 Hamdi Ulukaya Chobani CEO
3 Hikmet Ersek Western Union CEO'su.
2 Muhtar Kent Coca Cola'nın CEO'su
1 Doktor Mehmet Öz 

Kaynak: 
Cemil Özyurt - Para Limanı
http://www.paralimani.com/amerika-nin-en-etkin-50-turk-u-kim-kimdir-yazisi-37385/

20171105

Eğitimin Amacı / Prof.Dr. Oktay Sinanoğlu

Eğitimin Amacı
(Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)
Eğitimin amacı, insanı, hem kendisi, hem de toplumu için değer yaratacak düzeye getirmek olmalı. Eğitimin ikinci gayesi ise, bir ulusun geçmişi ile geleceği arasında köprü kurmaktır. Yoksa onu kimliksiz, kişiliksiz, bilinçsiz, ve darmadağın, ortak bir değerler dizgesinden yoksun bir kuru kalabalığa dönüştürür, değil mi ya? Örneğin bizim en az on bin yıllık, yalnız siyasi değil, uygarlıklar yaratmış ve Batı’ya defalarca götürmüş bir tarihimiz var. [“On bin ve daha da eskisi için, meraklısına, Kâzım Mirşan’ın buluşlarını açıklayan, Kaynak Yayınları’ndan Halûk Tarcan’ın “Ön-Türk Tarihi” kitabı önerilir].

ASYA KÖKENLİ AVRASYA ULUSUYUZ

Ve biz Asya kökenli bir Avrasya ulusuyuz. Eğitim, nesillerimize bu geçmişin bilincini vermezse, çok kısa bir uygarlık tarihi olan Avrupa’ya (ya da Amerika’ya) yamanmayı kendisine ülkü edinen, bağımsızlık duygusunu yitirmiş, kendi hedefleri, siyaseti olmayan, yabancıların çıkarları için çalışmaktan medet uman sözde aydınlar ve hatta yöneticiler yetiştiririz. Halbuki hem Asya’nın, hem Batı’nın ne olduğunu iyi öğrenir, idrak edersek, Asya kültürlerinin yüceliği karşısında, Batı’nın yüzeysel yaldızı bize artık parıltılı gelmez, Batı’nın bize musallat ettiği aşağılık duygusundan da kurtuluruz; yüzümüzü Doğu’ya, Doğu önderliğindeki bir Avrasya’ya dönmek gelir içimizden.

1950’LERDE GELEN YABANCI DANIŞMANLAR

Eğitimin, son yirmi yılda geldiği şu hâle “eğitim” demek mümkün mü? Halbuki, 1950’lerde yabancı “danışmanlar” iyice devreye girinceye kadar Türk ortaöğretimi dünyadaki en iyilerinden biriydi; o zamana dek hâlâ Atatürk’ün milli eğitim anlayışına göre yürümekteydi. Sonra bozdular, önce yavaş yavaş; son yıllarda ise son sürat sıfırladılar eğitimi.
Şu hâle, yeni bir gözle hele bir bakın: Öğrenci bir okula yazılıyor, ama derslere girip birşeyler öğreneceğine, en önemlisi düşünme alışkanlığı edineceğine, dershane kapılarında, gece gündüz, hafta sonları perişan oluyor. Neden? Çünkü, konuların ruhu yerine, birtakım, ezberciliği teşvik eden sınavları geçme taktiklerini öğrenecek. Adları alfabe çorbasını andıran giriş sınavları, mesele çözme, düşünme, düşündüğünü iyi ifâde edebilme yeteneklerini ölçen sınavlar yerine, A, B, C,… şıklarından birini işaretleten sınavlar. Amaç herhangibir evrenkente (üniversiteye), herhangi bir dalda kapağı atmak. Öğrencinin ne için ve nasıl bir meslek edineceği önemli değil. Öğrencilerin ancak %10 kadarı, istediği, sevdiği bir dala girebiliyor; onun, dolayısıyla ülkenin, kaderini işte o alfabe çorbası sınavlar belirliyor. Bu, yirmi yıldır böyle gittiğine göre, demek ki ülkemiz %90 yaptığı işten, mesleğinden nefret eden insanların elinde. [Gerçi, insanlara zâten liyâkatlerine göre iş verilmiyor ya; birinin hısımı, ya da hemşerisi olacaksın, çömezlik yeteneklerin gelişmiş olacak. Hele hele yükselmen için, seni, ucu dışarda, beşinci kol “Muhip” cemiyetleri üyeliğine uygun bulmalılar. Vatansever değil, “vatansatar” olabilmelisin.].

ABD VE AB MALLARINI PAZARLAYACAK!

Evrenkent öğrencilerine hep sorarım: Örneğin, “Fiziğe merak sarmıştın demek, fizik bölümüne girdin”. Aldığım cevaplar genelde şu mealde olur: “Yok canım, ben diplomamı hele bir alayım, fizikle falan uğraşacak değilim. Ticaret yapacağım [ ABD, AB mallarını pazarlayacak anlaşılan. Başka, üretici meslekler kalmadı ki artık; ne fabrika kaldı, ne, az da olsa araştırma, ne yerli üretim].
Velinin derdi: “Oğlum falanca evrenkentte okuyor” diyebilmek. Toplumuna yabancılaşmış “üst tabaka”dan ise, “Oğlum, Amerika’da mastır yapıyor” diyebilmeli; arada bir ana baba [Noel tatilinde] oğlucuklarını ziyaret etmeli. Oğul, ne için, nasıl bir yerde okuyor farketmez.
Öğrencinin derdi de, dostlar alışverişte görsün kabilinden bir diploma alabilmek. Zâten sonra, ömür boyu tek bir kitabın kapağını bile açmayacak. İşte ulusal hedefleri olmayan bir ülkenin bireyleri de böyle olur.
Aksaklığın tanımı daha bitmedi. Şimdilik bu kadarını diyelim, ötesini, ve de peki, bu perişan eğitim düzenimize ne yapılması gerektiğini de sonraya bırakalım. Yeni ufuklar dileğiyle.

Alıntı Kaynak: http://www.bilgicik.com/yazi/egitimin-amaci-prof-dr-oktay-sinanoglu/

En Çok Okunanlardan...