Mavi Vatan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mavi Vatan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20220221

🎞🇹🇷⚓️⛴Barbaros'tan geleceğe Türk denizcilğinin gidişatı ve tarih kültür ve ekonomide denizciliğin yeri


Yeni Ufuklar - 6 Şubat 2022 -
 Şule Perinçek - Halil Özsaraç - Ulusal Kanal

Emekli Deniz Kurmay Albay Halil Özsaraç, Barbaros'tan geleceğe Türk denizcilğinin gidişatını ile tarih kültür ve ekonomide denizciliğin yerini ele aldı.

20200914

🎞 🇹🇷🌊Mavi Vatan'ımızı ne kadar tanıyoruz? - Ekolog Prof. Dr. Tuncay Neyişçi anlatıyor




Yeni Ufuklar - 13 Eylül 2020 
Ekolog Prof. Dr. Tuncay Neyişçi 
Şule Perinçek - Ulusal Kanal

  • Mavi Vatan'ımızı ne kadar tanıyoruz? 
  • Akdeniz'deki zenginliklerimiz neler?
  • Denizin ötesinde bir bölge: Akdeniz
  • Akdeniz Bölgesi'nin eşsiz zenginlikleri
  • Doğalgaz ve denizin ilişkisi nedir?
  • Atina ve Anadolu'nun ortak kültürleri
  • Akdeniz'in müzik ve edebiyat kültürü
  • Akdeniz'in ticaret yollarındaki önemi
  • 'Semep Projesi' nedir?
  • Akdeniz'İn dilini anlıyor muyuz?

20200905

Konumuz: Atatürk ve Mavi Vatan

Konumuz: Atatürk ve Mavi Vatan 

Çünkü O'nun yüksek kararlılığı olmasaydı, ne Cumhuriyet Donanması kurulabilir, ne de Mavi Vatan korunabilirdi. 

Türk denizciliğine gemilerin ötesinde, ruhunu ve ödevini verdi.



20200824

Mavi Vatan'da Türkiye'nin kararlılığı

 Hukukçu Latif Cem Baran: 

''Kararlılığımızı gösterir üç eylem; 

  • Kapalı Maraş’ın iskana açılması, 
  • Girit meselesinin uluslararası hukuka taşınması 
  • ve Adalar Denizi’nde 26.Meridyen’in doğusunun egemenlik alanı olarak belirlenmesi ve tescillenmesi.''


20200811

🗺 Doğu Akdeniz'de gerekli anlaşmaların yapılması halinde Mavi Vatan

 Cihat Yaycı: "Doğu Akdeniz'de gerekli anlaşmaların yapılması halinde Mavi Vatan haritası bu şekilde olacak. Gençlerimize bu haritayı ezberletmemiz lazım."


20200806

🎞 Doç. Dr. Cihat Yaycı'dan haritalar üzerinde Doğu Akdeniz politikası...



Doç. Dr. Cihat Yaycı'dan haritalar üzerinde Doğu Akdeniz politikası...
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay eski Başkanı-Doç. Dr. Cihat Yaycı

  • Mavi Vatan’dan Ege’de Türkiye-Yunanistan gerilimine; Doğu Akdeniz’deki enerji  mücadelesinden Türkiye’nin güvenlik ve dış politika adımlarına
  • Mavi vatan konsepti
  • Türkiye-Yunanistan gerilimi
  • Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşımı mücadelesi
  • Türkiye’nin Suriye ve Libya hamleleri

🎞🇹🇷🗣 Türkiye’nin Doğu Akdeniz stratejisi nasıl? Cihat Yaycı anlatıyor | Özel Röportaj - 24 Temmuz 2020



Mehmet Akif Ersoy, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Eski Başkanı/Doç. Dr. Cihat Yaycı'yı Habertürk ekranlarında konuk ediyor. Mavi Vatan'dan Ege'de Türkiye-Yunanistan gerilimine; Doğu Akdeniz'deki enerji mücadelesinden Türkiye'nin güvenlik ve dış politika adımlarına...

20200707

Mavi Vatan




Bugünden itibaren her gün Adalar Denizinde Yunanistan'ın gayri hukuki bir şekilde silahlandırdığı adaları uluslararası hukuk açısından tek tek ele alacağım. Önce Limni adasından başlayalım.Limni öncelikle meşhur Mondros Ateşkes Antlaşmasının (Osmanlıyı işgal) imzalandığı yer.

Limni adasının askerden ve silahtan arındırma statüsü 1923 Lozan Barış Andlaşmasının 12. maddesi,1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi madde 4 ve madde 6'da düzenlenmiştir.10 Şubat 1947 Paris Barış Antlaşmasında kabul edilmiştir. Silahsızlanma anılan anlaşmalarla örf adet hukuku oldu

 

Türkiye-Yunanistan arasında ikili anlaşmalarda  askersizleşme prensibi korunmasına karşın Yunanistan kendi ana karasından uzak bir mesafede,1960'lardan beri artarak Türk kıta sahanlığı/bitişik bölgesindeki Limni adasını silahlandırması ulusal güvenlik meselesi halini almıştır.


Yunanistan aşağıda iki ülke arasında denge öngören ikili anlaşmaları ihlal etmiştir.
1-Dostluk,Tarafsızlık,Uzlaştırma ve Hakemlik Anlaşması (1930)
2-Samimi Anlaşma(1933)
3-Balkan Antantı (1934)
4-Nato üyelikleri (1950'lerden sonraki düzen)

Yunanistan'ın adaları askersizleştirmesi Lozan Antlaşmasında çok net ifade edilmesine karşın, Limni üzerinde hava üssü kurması, askerileştirme faaliyetleri, ve NATO tatbikatlarını bu alana çekme çabası tamamen kendi gayri hukuki çabalarını örtme adına aciz bir tavırdır.


Limni adası üzerindeki askerileşme BM Anayasasının barışçıl amaçlarla Devletlerin ilişkiler geliştirmesi, saldırganlıktan sakınması, 1982 Sözleşmesi iyi niyete dayalı ve barışçıl maksatlarla, hakkı kötüye kullanmaması ilkelerini ihlal etmiş ve mala fides durumuna düşmüştür.


Netice itibarıyla,Yunanistan'ın Türk kıta sahanlığı ve bitişik bölge hakkı içerisinde bulunan bir adacık üzerinde Türkiye'ye karşı aşırı silahlanma ve aşırı denizcilik iddialarında bulunması tamamen uluslararası ilke ve normların ihlalidir. Anlaşmaların ihlalidir.

İyi komşuluk ilişkilerine aykırı çabalardır. Türkiye'nin var olan gayri hukuki çabalara aralıksız tepki göstermesi Türkiye tarafından oluşan örf adet hukukudur. Bu hamleler önemlidir. Anlaşmaların ihlali ise Türkiye'nin gereken tedbir ve adımları atmasına imkan kılmıştır.

Tüm bu detaylara içtihat hukukunu henüz eklemedim. Uluslararası Sözleşmelerde var olan şartları da. Hukuki anlamda dahi Türkiye çok güçlü bir noktadadır. Gayri Yunanistan'ın bu sürecin sonunu düşünmesinde fayda vardır.

YORUMLAR:


Yunanlıların rüyalarında neler var?

20200705

🎞 E.Tümamiral Gürdeniz: Mısır İçin İntihar Olur! Yunanistan İse...

E.Tümamiral Cem Gürdeniz'den Mısır Donanması'nın analizi.Türkiye-Mısır ilişkilerinin tarihsel süreci. Mısır Donanmasının güçlü ve zayıf yönleri neler? Akdeniz'deki eko-politik oyunun perde arkasında neler var? Ve Amiralimize sorduk: Türk Donanması'na olası saldırının Mısır ve Yunanistan için sonuçları ne olur?

20200525

🎞 🇹🇷⚓️ Akdeniz'de Enerji Kaynakları

Doğu Akdeniz'de enerji mücadelesi
Doç. Dr. Ahmet Kasım Han ve Faruk Acar, 
konukları emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk ve Prof. Dr. Mitat Çelikpala 
ile Doğu Akdeniz'de enerji mücadelesini tüm boyutlarıyla konuşuluyor

20200514

💥 🇬🇷Girit ve 12 Adanın 🇹🇷Türkiye'ye iadesi için dava açılıyor

Atina'nın uykuları kaçacak: Girit ve 12 Adanın Türkiye'ye iadesi için dava açılıyor

Türkiye, Doğu Akdeniz’deki haklarını korurken 100’den fazla STK’dan 12 Ada, Girit ve Batı Trakya adımı geldi. STK’lar, Yunanistan’ın bir oldu-bittiyle başlattığı ve on yıllardır sürdürdüğü işgali BM, AB ve uluslararası yargıya taşıyacak. Atina’nın uykularını kaçıracak hukuki süreç önümüzdeki günlerde kapsamlı bir toplantıyla ilan edilecek.

14 Mayıs 2020 - Yeni Şafak

Mavi Vatan Dokrini ile Ege ve Akdeniz’deki Yunan işgalini bitirmek için aktif bir strateji izleyen Türkiye’ye sivil toplum kuruluşlarından destek geldi. Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, 100’den fazla STK ile birlikte hukuken Türkiye’ye ait olan ancak fiilen işgal altındaki 12 Ada, Girit ve Batı Trakya gibi konuları yargıya taşıma kararı aldı. Derneğe akademik destek veren İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, davayı uluslararası en üst mercilere taşıyacakları bilgisini paylaştı. Doğu Akdeniz ve Ege’de uluslararası hukuku çiğneyen komşular olduğunu, bunların başında da Yunanistan’ın geldiğini ifade eden Topsakal, Atina’nın hukuku hiçe sayıp 12 Adalar’a asker çıkardığını hatırlatarak şöyle konuştu: 


TÜRK DÜNYASI ARKAMIZDA
“Bu davayı deniz hukukçularımız takip edecek. Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler’in (BM) yanısıra insan hakları kuruluşlarına kadar bu davayı götürmeyi düşünüyoruz. Bu dava süreci sadece Türkiye ile sınırlı değil, ayrıca KKTC’nin de haklarını bu davalara ekledik. Oradaki STK’larla birlikte hareket edeceğiz. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan’ın da içinde olduğu Türk Dünyası STK’lar Birliği de bize destek veriyor ve dava sürecini takip edecek. Aynı şekilde Balkanlar’da da çok büyük bir STK topluluğumuz var. Balkanlar’daki kardeşlerimiz de sürece dahil olacak. Süreci yakında fiilen başlatmış olacağız.”
Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak ise Osmanlı coğrafyasını 8 bölgeye ayırdıklarını ve özellikle Balkanlar’daki aşiretlerle bile irtibat halinde olduklarını anlatarak şu bilgileri verdi: 
“Coğrafyayı 8 bölgeye böldük. 8 bölge başkanımız görevli. Bunların altında da ülke başkanlarımız var. Şu anda 42 ülkede ülke başkanlarımız yönetimlerini oluşturmuş durumda. Türk Cumhuriyetleri’nde ve Balkanlar’da obalara, aşiretlere kadar ulaşmış durumdayız. Salgın bittikten sonra işleri hızlandıracağız. Lahey Adalet Divanı, BM gibi uluslararası kurumlara dava müracaatlarımızı yapacağız ve bu işin mutlak bir şekilde takipçisi olacağız. Biz Girit ve 12 Ada üzerindeki haklarımızı konuşmazsak birileri Mavi Vatan’ı, Libya’da oluşumuzu, Kıbrıs’taki varlığımızı sorgulamaya kalkar. Şu anda madem ki biz asırlarca Türk gölü olarak anılan Akdeniz’e bunca aradan sonra Cumhurbaşkanımızın emriyle inmişiz, fiili olarak varız. Öyleyse hukuki olarak da var olmak mecburiyetindeyiz.”
  


GİRİT BİZİMDİR
Bölge haritası
Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, STK’ların uluslararası platforma taşımaya hazırlandığı Girit ve 12 Ada’nın Türkiye toprağı olduğunu söyledi. Yunanistan’ın haklarımızı gasp ettiğini vurgulayan Yalım, hukuki durumu şöyle özetledi: 
“2. Balkan Savaşı’ndan sonra 30 Mayıs 1913’te Londra Anlaşması imzalandı. Londra Anlaşması’ndan sonra Girit adası 4 ülkeye bırakıldı. Bunlar Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ. Yani tek başına Yunanistan’a bırakılmadı. Etrafındaki 14 ada da Osmanlı Devleti’ne kaldı. Lozan Anlaşması’nın 12. maddesinde de Girit ile ilgili anlaşma tekrar tasdik edildi. Lozan’dan sonra Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ, Girit üzerindeki egemenlik haklarından fiilen feragat etti. Uluslararası hukuk gereği bu 3 ülke hakkından feragat ettiği için o topraklar aslına rücû eder. Yani Girit’in 4’te 3’ü Türk toprağı oldu. Çünkü biz Osmanlı’nın halefiyiz. Osmanlı Devleti’nin hem borçlarını aldık hem de topraklarını aldık. Yunanistan bu hakların kendisine ait olduğuna ilişkin bir belge çıkartamıyor. Neden çıkartamıyor, çünkü elinde bir belge yok. Ayrıca Girit’in etrafında Türkiye’ye bırakılan 14 adadan 5’i de halihazırda Yunan işgali altında.”
12 ADA’NIN SERENCAMI 
“12 Adalar, Trablusgarb Savaşı sonrasında İtalyanlar tarafından işgal edildi. 1912’deki Uşi Anlaşması ile Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya verildi. Buna karşılık İtalya, 12 Ada’yı boşaltıp Osman’ya devredecekti. Fakat hemen sonra 1. Balkan Savaşı ve Yunanistan’ın Ege adalarını işgali başlayınca bu devir teslim gerçekleşmedi. Lozan’ın 15. maddesi ile 12 Adalar, İtalya egemenliği altında bırakıldı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra 1947’de Paris Anlaşması ile 12 Ada İtalya’dan alınıp Yunanistan’a verildi. Uluslararası anlaşmalar hukukuna göre bir anlaşmanın maddesi değişirse mutlaka taraf olan devletlerin tamamının ya da çoğunluğunun o değişiklikte imza atması lazım. Şimdi 12 Ada Lozan’ın 15. maddesinde geçiyordu. Türkiye Lozan’da taraftı ancak Paris’te taraf değildi. Dolayısıyla burada gayri hukuki bir devir oldu. Hukuken Türkiye’nin onayı ve rızası olmadan böyle bir devir yapılamaz. İtalya 12 Ada üzerindeki egemenlik haklarından vazgeçtiği zaman hukuken aslına rücû ediyor. Yani Türk toprağı oluyor. Yunanistan bu işgal ettiği adalardaki vatandaşlarına tapu veremiyor. Neden? Çünkü bize ait.”

Adalar silahsız olmak zorunda

Ümit Yalım, silahsız olması gereken 12 Ada’nın Yunanistan’ın silah deposuna dönüştüğünü hatırlattı. Lozan’da adaların silahsız olacağını ilişkin açık bir madde bulunduğunu vurgulayan Yalım, hukuken geçersiz olan Paris Anlaşması’nda da ‘silahsız olacak ve silahsız kalacaktır’ diye madde bulunduğunu aktardı. Yalım özetle şu bilgileri paylaştı:
 “Lozan ve Paris anlaşmalarına aykırı hareket eden Yunanistan, Ege’deki 23 adanın büyük kısmını cephaneliğe çevirdi. Atina yönetimi Limni, Rodos, Midilli ve İstanköy adalarına savaş uçakları için havaalanları inşa etti. Lozan Anlaşması ile muharip askerden arındırılan fakat Yunanlıların son yıllarda garnizon haline getirdiği Limni, Sakız, Sisam ve İstanköy adalarına mekanize birlikler yerleştirilirken adalara tank, top, savaş uçakları ve taarruz helikopterlei de konuşlandırıldı. Ege kuzeyindeki Limni, Sakız, Sisam, Ahikerya, İstanköy adalarına her biri ortalama 4’er bin askerden oluşan tugaylar ve Semadirek ile Meis adalarına ise taburlar yerleştirdi. Bunun yanısıra Yunan ordusu, sadece Rodos ve Midilli’ye 10’ar bin askerden oluşan iki tümen de konuşlandırdı.”

Alıntı/Kaynak: https://www.yenisafak.com/dunya/atinanin-uykulari-kacacak-girit-ve-12-adanin-turkiyeye-iadesi-icin-dava-aciliyor-3539627

20200503

'Mavi Vatan Müfredata Girsin' kampanyası büyüyor

02 Mayıs 2020

Emekli Tümamiral Mustafa Özbey'in gelecek nesillere Mavi Vatan'ın öğretilmesi amacıyla başlattığı 'Mavi Vatan Müfredata Girsin' kampanyası büyüyerek devam ediyor.

GARİP BALÇAK

Kampanyayı Aydınlık için değerlendiren emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ve emekli Tümamiral Mustafa Özbey, Mavi Vatan'ın gelecek nesile öğretilmesinin önemini vurguladılar. Mavi Vatan'ın, Türkiye'nin 21. yüzyıldaki jeopolitik yönelişinin sembolü olduğunu söyleyen Tümamiral Gürdeniz, “Türkiye, Osmanlı'nın düştüğü hataya düşmeyecek ve Mavi Vatan üzerinden öncelikle kendi etrafındaki havzalarda etkin olacaktır” dedi. Mavi Vatan bilincinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurgulayan Gürdeniz, şu ifadeleri kullandı:
“Bu coğrafi ve jeopolitik farkındalığın gelecek kuşaklara aktarılması, çocukların ve gençlerin anlayacağı bir dille onların zihinlerine yerleştirilmesi; Mavi Vatan'ın Anavatan'ın bir uzantısı olarak denizlerdeki Misak-ı Milli olduğunun öğretilmesi sağlanmalıdır. Mavi Vatan'ın diğer yandan Türkiye'nin denizcileşmesinin sembol kavramı olduğunu da düşünürsek, eğitim kurumlarımızın her seviyesinde toplumun denizcileşmesi için çalışmalar yapmasını, müfredat ve eğitim programları geliştirilmesi bu dönemin önemli gereksinimleri arasında görüyorum.”

'OLUMLU DÖNÜŞLER VAR'

Mavi Vatan'ın gelecek nesle aktarılması amacıyla başlattığı kampanyadan sürekli olarak olumlu dönüşler olduğunu belirten emekli Tümamiral Mustafa Özbey, bunun bir nöbet olduğunu ve nöbetin gençlere emanet edileceğini söyledi. Özbey, şunları söyledi: 
“Mavi Vatan Müfredata Girsin kampanyası oldukça ses getirdi ve toplumda karşılık buldu. Bu kampanyanın karşılık bulması aynı zamanda da konuya olan ihtiyacı da belirtiyor. Bizim temel hedefimiz Mavi Vatan'ın eğitim müfredatında yer alması. Bu hedefe ulaşana kadar kampanyayı sürdüreceğiz. “Mavi Vatan konusu sınırlı sayıdaki insanın başlattığı bir süreç. Peki bu nöbet kime devredilecek? Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni gençlere emanet ettiği gibi biz de Mavi Vatan bayrağını gençlere emanet etmek istiyoruz. Bu bilinç gençlere verildiği taktirde onlar daha yaratıcı kapıları da aralayacaklardır.”
Alıntı/Kaynak: https://aydinlik.com.tr/haber/mavi-vatan-mufredata-girsin-kampanyasi-buyuyor-207077 

20200422

'Mavi Vatan Okul müfredatına girsin'

''Mavi Vatan Okul müfredatına girsin kampanyası devam ediyor. Emperyalizm Akdeniz'de, Mavi Vatanımızı küçültme peşinde. Türkiye olarak haklarımızın gasp edilememesi için büyük mücadele veriyoruz. Mavi Vatan okulda öğretilerse haklarımızı kimse elimizden alamaz.''
Mustafa Özbey

20200131

📚📖 “Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye”

Dz.K.K.Kurmay Başkanı Tümamiral Dr. Cihat Yaycı’nın “Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye” isimli yeni kitabı çıktı. 

🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...