Blog Listem

Ayaz Ata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayaz Ata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20251221

📖 🎄"NARDUGAN BAYRAMI" - Türklerin yılbaşısı, 21 Aralığı 22 Aralığa bağlayan gece



HZ.İSA'DAN YÜZLERCE YIL ÖNCE KUTLANAN

"NARDUGAN BAYRAMI"

Nardugan hz.İsa''dan yüzyıllar öncesinden Orta Asya''da kutlanan bir Türk yeni yılı kutlama bayramıydı.

“Türklerin yılbaşısı 31 Aralık değildir, Türklerin yılbaşısı, 21 Aralığı 22 Aralığa bağlayan gecedir.

 Her şeyden evvel şunu ifade etmek gerekir ki, o tarihlerde, binlerce sene önceden, Türk toplumunda, Türk boylarında, bir tarih duygusu var.

  21’i gecesi, günlerin en kısa, gecelerin en uzun olduğu gecedir.

Ve inanç odur ki Türk toplumunda, gökte iyiyle kötü, aydınlıkla karanlık bir savaş içerisindedir.

 Bu savaş o gece aydınlığın galebesiyle son buluyor, aydınlıklar karanlığa hakim oluyor ve günler uzamaya başlıyor.

  • ‘Nar’ güneştir. 
  • ‘tugan/doğan’, ‘doğan’ ;
  •  “Nardugan”/ ‘doğan güneş’tir. 

Bazı boylarda bu “Nartugan” başka şekillerde ifade edilebiliyor, ama sonuç olarak şudur ki, günler artık uzamaya başlamıştır, kötülükler gitmiştir, karanlık gitmiştir, onun yerine iyilikler ve barış gelmiştir, aydınlıklar gelmiştir.

  Peki ne yapıyordu Türkler o zaman Orta Asya’da ?

 Türkistan’da yetişen bir çam var; ‘akçam’. ‘Hayat ağacı’ denilen ağaç.

 Rivayet olunur ki, onun kökleri, yerin göbeğine, merkezine kadar gitmiştir, dalları da arşa kadar çıkmıştır.

 Bunun tepesinde de ak sakallı birisi yaşamaktadır.

Bu, insanlara hediyeler dağıtır, Nartugan, her şeyden önce bir Türk geleneğidir.

 Türkler güneşe tapmaz; kutsaldır, ama güneşe tapmaz.


 Çünkü Noel Baba denilen kişinin yaşadığı iddia edilen yıllardan yüzyıllar öncesinde Orta Asya''da ''Ayaz Ata'' ve ''Kar kız'' hikayesi vardı.

  Ayaz Ata Türk Mitolojisine göre kışın soğukta ortaya çıkan, kimsesizlere ve açlara yardım eden, garipleri sevindiren bir efsaneydi.


 Türklerin eski inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir ''akçam ağacı'' bulunuyor.

 Buna ‘hayat ağacı’ deniliyor.

Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliyoruz.

Türklerde güneşin çok önemli olduğu biliniyor. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 21 Aralık’ta gece-gündüzle savaşıyor.Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.

İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle ‘akçam ağacı’ altında kutlanıyor.

  • Güneşin yeniden doğuşu, bir ''yeni doğum'' olarak algılanıyor..
  • Akçam eski Türkler''de dünyanın merkezindeki kutsal yaşam ağacıdır.
  • Anadolu halı ve kilim desenlerinde vardır.
  • Nardugan’da insanlar evlerini temizler, en iyi elbiselerini giyerdi.
  • Ağacın etrafında dans edip şarkı söylerler, yaşlılar ziyaret edildi.
  • Aileler bir arada olur, özel yemekler yenirdi.

Hz.İsa’nın yaşadığı topraklarda çam ağacı yetişmezdi ve Türklerin Avrupa’ya geçişi ile Hıristiyanlar tarafından türklerden çalınmıştır.


Ayaz Ata ve Kar Kız…

  • Özbeklerde Ayoz Bobo,
  • Kırgızlarda Ayaz Ata (Аяз Ата)
  • Kazaklarda Ayaz Ata (Аяз Ата),
  • Azerbaycan Türklerinde Şahta Baba,
  • Tatarlarda Qış Babay,
  • Başkurtlarda Kış Babası olarak bilinir ve ‘Kar Kızı’ adında bir de kızı veya torunu vardır..


*KAYNAKÇA

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı

20250102

🎞️ 🇹🇷Türk kültüründe yılbaşı kutlaması | Ece Ataer ile H'ECE | Dr. Günnur Yücekal Arpacı

 

Ece Ataer ile H'ECE | Dr. Günnur Yücekal Arpacı

  • Hiçbir inançla kavgalı olmadık
  • Tanrıcılık ''Türk''ün değerler sistemidir
  • Eğitim sistemimiz yabancı kavramlarla yürüyor
  • Türk kültüründe cehennem yoktur
  • Erlik, Türklerin ana tarafı kökenini simgeler
  • Türkler, bütün bedensel varlıklıklarını dişil kabul eder
  • Türklerde 21 Aralık'ın sembolü köknar ağacıdır
  • Türklerde yılbaşı ayrıntılı şekilde vardır
  • Ağaç altına hediye koymak Türklere aittir
  • Türkler yılbaşında büyüklere değil çocuklara hediye verir
  • Türkler karanlığı aydınlıkla karşılar
  • Türklerde eşik atanın omurgasıdır
  • 100 ağaç dikmeyen, Türk değildir (Altay atasözü)
  • Türkiye'de Türklere ait yılbaşı süsü yok
  • Yeni yıl dileklerimiz dahi kendi kendi edebiyatımıza ait değil
  • Osmanlı Türkiye'sinde Nevruz çok önemlidir
  • Kıyafet zenginliğimiz ve giyim kültürümüz yok oluyor
  • Türk modası milletleşerek zenginleşir
  • Bir gün Altay'da toplanır mıyız?


20231223

'Noel Baba' aslında 'Ayaz Ata' mı? Noel, Nurtukan mı?

ABD'li bir gazete, Türklerin 98000 yıl önce kutladıkları kadim Nurtukan bayramının başkahramanı Ayaz Ata için tam bir sayfa ayırmış ve Kırismıs'ın aslında Noel olluğunu, Noel'in ise nurun zaferi anlamına geldiğini ve esasen Nurtukan'dan devşirildiğini çok ayrıntılı anlatmış🎄❄️

 Asst. Prof. Dr. Timur B. Davletov :𐰴𐰴𐱂:𐱅𐰈𐰼𐰰

@aronberk

20200101

'Noel Baba'dan önce Ayaz Ata vardı'

'Noel Baba'dan önce Ayaz Ata vardı'

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz, "Türk kültüründeki Ayaz Ata geleneği, Hristiyanlık'taki Noel Baba veya Ruslardaki Ded Maroz mitolojisiyle alakalı değil, eskiye dayanan mitolojik bir gelenektir." dedi.

İSTANBUL - Gülsüm İncekaya

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz, yeni yıl kutlamalarını batı, doğu toplumları ve Türkler'de din üzerinden değil, inanç kültürü üzerinden açıklamak gerektiğini belirtti.

Yılmaz, "Türkler, milattan önceki yüzyıllarda bile yıl döngüsü olarak kabul edilen 21 Aralık gününü törenlerle kutlamıştır. Türk kültüründeki Ayaz Ata geleneği, Hristiyanlık'taki Noel Baba veya Ruslardaki Ded Maroz mitolojisiyle alakalı değil, tam tersi onlardan çok eskiye dayanan mitolojik bir gelenektir." dedi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi, Rusya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı (RUSEN) Prof. Dr. Salih Yılmaz, Türklerin yılbaşını kutlamasına, eski Türklerde bu kutlamaların nasıl olduğuna, kutlamaların sadece Hristiyanlık'ta mı olduğuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Yılmaz'a sorulan sorular ve verdiği cevaplar şöyle:

Türkler'de "yıl döngüsü" olarak da nitelendirilen Nardugan Bayramı nedir?

Doğu toplumlarında önemli kutlamalardan birisi de karanlık ve aydınlığın 3 günlük savaşı olarak kabul edilen 22 Aralık günü gün ışığı başlayan, 24 Aralık akşamına kadar süren yıl döngüsü kutlamasıdır. Bu kutlamaya göre en uzun gece sona erip günler uzayacak ve Güneş daha fazla görünecektir. Güneş'in daha fazla görünmesi ise tanrının insanlara hediyesidir. Aslında bu olay bilimsel bir gerçeklikken insanoğlu tarihten beri bugünü, geleneksel bir törene dönüştürmüştür. Bu törenler toplumlar arasında farklı biçimde uygulanmıştır. Örneğin, bugünü ilk kutlayanlardan birisi de Türklerdir.

Türkler eskiden beri 22 Aralık'ta gündüzün geceyi yenmesini bir zafer olarak nitelendirmekte ve bu zaferi akçam ağacı altında kutlamaktadırlar. Türklere göre güneşin doğuşu, yeni yıl döngüsü olarak kabul edilmiştir. Türkler, Güneş'e mitolojide 'Nar' ismini vermişlerdir. Türk atasözlerindeki 'Nar gibi yanıyor', 'Nar gibi kızardı' sözleri aslında 'Güneş gibi yanıyor veya kızardı' anlamındadır. Nardugan Bayramı olarak nitelendirilen bugün aslında Güneş'in doğuşu bayramıdır. Nardugan/Nartugan/Nardogan kelimeleri farklı Türk topluluklarındaki  adlandırmalardır.

Türkler bu seremoni için özel bir hazırlık yapar mıydı? 

Evet. Türkler, 22 Aralık öncesinde bu bayrama hazırlanmak için evlerini ve yaşadıkları yerleri temizlerler, yeni ve temiz elbiseler giyerlerdi. Türkler'de bugün Tanrı Ülgen'e sunulmak üzere hediye hazırlanır ve en yüksek tepede akçam ağacı altında dualar ederek hediyelerini buraya bırakırlardı. Bu olay gerçekleşirken bölgenin en bilge ve yaşlı kişisi en görkemli elbiselerini giyerek bu törene liderlik ederdi.

Bu bilge kişi, Türk toplumlarının çoğunda farklı adlarla anılmıştır. Fakat genel kanaat Ayaz Ata isminin verildiğidir. Hatta Ayaz Ata'nın yaşlı olmasından dolayı ona yardımcı olarak torunu yaşında bir kızın yardımcı olduğudur. Ritüellerde bu kız gerçekten kızı veya torunu olabileceği gibi kızı/torunu yok ise torunu yaşında birisinin yardımcı olarak görevlendirilmesidir. Bu törende kadınlar önceden bezler hazırlayarak tören sırasında akçam ağacına bağlarlardı. Bu bezler veya ipler genelde koyun/keçi yününden yapılırdı. Bu bezlerde motif olarak da hayat ağacı işlenirdi. Türklerdeki bu gelenek, İslamiyet'in kabulünden sonra evliyalar veya önemli insanların mezarlarına veya bu mezarların yakınındaki ağaçlara bezler bağlanması şeklinde devam etmiştir.

Anadolu'da Khal Kagan kutlaması ile Noel kutlamaları çok benzer formlar taşıyor. Noel, Anadolu kültüründen mi geliyor?

Anadolu'da Sivas, Tunceli, Erzincan, Bingöl ve Muş'ta yeni yılın karşılanması olarak "Khal Kagan" kutlamalar yapılmaktadır. Bu kutlama her yıl aralık ayının son haftası Khal Khelk adı verilen ak saçlı, ak sakallı, yaşlı bir adamın, köy çocukları ile beraber kapı kapı dolaşarak hediyeler toplaması ile başlamaktadır. Hristiyan dünyasındaki Noel baba ile benzer bir durum söz konusu olsa da Hristiyanlık'taki Noel Baba figürü, yakın tarihte ortaya çıkmıştır.

"Türk kültürü Rusları etkiledi"

Yörükler'deki Sayacı geleneğinin Ayaz Ata ile bağlantısı var mı?

Yine Yörük Türklerinde Saya geleneği vardır. Saya gezmesi genellikle koç katımından sonraki 100. günde olur. Bu da zemheri ayının ortalarına rastlamaktadır. Miladi takvime göre zemheri (erbain), 40 günlük bir süreç içerisinde gerçekleşmektedir. Bu sürecin 21 Aralık'ta başlayıp 31 Ocak itibarıyla sona erdiği varsayılmaktadır. 1 Şubat itibarıyla eskilerin deyimi ile zemheri ya da erbain dönemi son bulmaktadır.

Bu geleneğe göre köy gençleri bir araya toplanır, içlerinden seçtikleri üç genci, çoban, yüzü kara boyalı genç ve gelin kılığına sokarlar. Çoban kıyafetindeki gence keçeden yapılma aba veya kürk giydirilir, takma sakal, bıyık takılır ve belindeki kuşağa çan ve zil bağlanarak eline de uzunca bir değnek verilirdi. Gelin kılığına sokulan gencin başına yazmadan bir örtü ile uzun kollu entari giydirilirdi. Ayrıca gençlerden birkaçına da toplanacak yağ, bulgur vesaire koymak için heybe, torba ve helke verilirdi. Akşamdan sonra köyün bir ucundan başlanarak evler tek tek dolaşılır. Dolaşma esnasında hep bir ağızdan türküler söylenirdi. Türkler'de Sayacı geleneği aslında yıl döngüsünün kutlanmasıdır. Burada kural ise bölgede ilk koyunun doğurmasıyla bu döngünün başladığına inanılmasıdır.

Ayaz Ata kültürünün Ruslar'dan Türklere geçtiği iddialarının gerçeklik payı var mı?

Türk mitolojisinde Ayaz Ata isminde bir figür olup olmadığına dair tartışmalar vardır. Bu mitolojik inancın özellikle Hunlar ve öncesinde Gök Tanrı inancı ile alakalı olduğunu söyleyebiliriz. Türkler'de günümüzde özellikle Orta Asya'da ve Sibirya'daki Türk topluluklarında Ayaz Ata ve Kar Kız/Ayaz Kız kültürü vardır. Bazı uzmanlar bu kültürün Rus kültüründen geçtiğini iddia ediyorlarsa da tam tersi Türk kültürünün Rusları etkilediğini söyleyebiliriz.

Ayaz Ata adının Rusça'daki Ded Maroz (Ayaz/Soğuk Dede/Ata) ile Sneguroçka (Kar Kız) sözcüklerinin çevirisi olması araştırmacıları yanıltmaktadır. Rusya'da özellikle Sovyetler Birliği döneminde Ded Maroz geleneğinin yaygınlaşmasıyla bu kültürün Sovyetler sebebiyle Türkler'e geçtiğine dair yanlış bir algı vardır. Türkler'de kış dönümü Hunlar döneminde kutlanan bir gelenektir. Türk mitolojisinde hayat ağacının kutsallığı, Gök Tanrı'nın en yüksek tepede yaşadığına inanılması ve özel günlerde hediyeler sunulması bir gelenektir.

Ruslarda Ded Maroz kutlaması Stalin'in yakın arkadaşı Pavel Postyshev tarafından ortaya atılmıştır. Pravda gazetesinin 1935 yılındaki bir baskısında ilk defa Ded Maroz'dan bahsedilmiştir. Pavel Postyshev, Ded Maroz'u kurgularken Türklerin o tarihlerde zaten kutladığı Ayaz Ata'dan faydalanmıştır. Hatta ilk kurgulanan Ded Maroz'a da Türkçe Ayaz Pavloviç Atayev ismi verilmiştir. Ded Maroz'a eşlik etmesi için de Akşeker ya da Karkızı figürü Türk mitolojisinden faydalanılarak kurgulanmıştır.

Ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanında Ayaz Ata geleneği Türklerin mitolojik kahramanı olarak işlenmektedir. Rusların Ded Maroz'u kurgularken Türk mitolojisindeki Nardugan Bayramı'nı örnek alması, sanki bu geleneğin Ruslardan Türklere geçtiği gibi algılansa da, tam tersi bir durum söz konusudur.

Ayaz Ata geleneği, Türklerde özellikle Sibirya ve Altay Dağları çevresinde yaşayan Türkler'de yaygın olarak kutlanmıştır. Kuzey Türkleri özellikle Şaman/Kamları kullanarak kış dönümünü kutlamışlardır. Türkler'de Şamanlar en bilge ve tanrıya ulaşılması için başvurulan bir varlık olarak görüldüğünden Ayaz Ata olarak görev de onlara verilmiştir. Ayaz Ata geleneği, genelde Kuzey Türkleri için vardır. Güney Türkleri olarak kabul edilen Oğuzlar'da bu gelenek, daha çok Nevruz olarak kutlanmıştır.

Yakın dönemde özellikle Kazakistan'da Ayaz Ata geleneği oldukça yaygınlaşmıştır. Kazak şairi Abay Kunanbayev'in Ayaz Ata'yı tanımladığı şiiri şöyledir:
"Ak giyimli gövdeli, aksakallı
Kör ve sağır tanımaz diri canlı
Üstü başı ak kır, rengi soğuk
Bastığı yeri gıcırdatıp, gelip kaldı.
Nefesi tipi, ayazla kar
İhtiyar baba: Kış, gelip hüzün saldı.
Uçmaz külahını ok gibi dimdik yapıp
Ayazla kızarıp parladı.
Bulut gibi kaşları kapamış iki gözün
Başını silkse kar yağdırıp seni zorladı."
"Bu gelenek, Ruslardan da, Hristiyanlardan da eskiye dayanmaktadır"
İslamiyete geçiş sonrası bu gelenekler nasıl bir forma büründü?

Kuzey Türkleri, İslamiyeti kabul ettikten sonra Ayaz Ata da kimsesizlere, yolda kalanlara, zorda kalanlara yardım eden evliya rolüne bürünmüştür. İslam inanç kültüründeki 'Hızır' kimliğini, İslam öncesi Türklerde Ayaz Ata üstlenmiştir. Kazak Türklerinde kışın karşılanması Soğumbası adlı törenle kutlanmaktadır. Eski Türk mitolojisinde yel (rüzgar), evreni döndüren, şekillendiren bir güçtür. Ayaz aslında yel sayesinde oluşur. Efsaneye göre, Ülker burcunun altı yıldızı, göğün altı deliğidir. Bu deliklerden yeryüzüne soğuk hava üfler ve kış oluşur. Ayaz Ata ise bu soğukta darda kalanlara ve ihtiyaç sahiplerine yardım eden bir kişidir. Eski Türkler ilk zamanlarda Ayaz Ata kültürünü Yel Ana olarak da tanımlamışlardır. Yel Ana kültürü zamanla Yel Ata olmuştur.

Türkler, Yel Ata kültürünü zamanla Ayaz Ata olarak adlandırmaya başlamışlardır. Türk topluluklarında Kutsal Baba, Çam Baba olarak da anılan Ayaz Ata kültürüne zamanla ona iyiliklerinde yardım ve eşlik eden kızı, bazı hikayelere göre de torunu eklenmiştir. Ayaz Ata, Özbekçe Ayoz Bobo veya Ayaz Ota, Kırgızca Ayaz Ata, Kazakça Ayaz Ata olarak nitelendirilmektedir. Bazı Türkler ise Ak Ayas olarak isimlendirmektedir. Başkurt lehçesinde Ayaz Ata, Kış Babası olarak yer alır. Torunu ise Kar Güzeli adıyla anılır. Tatar kültüründe ise Qış Babay (Kış Babası), torunu ise Kar Kızı olarak tanımlanmaktadır.

Sonuç itibarıyla Türklerde 21 Aralık günü veya ilk karın düştüğü gün kutlanan kış döngüsü, Hristiyanlık ve İslamiyet'in inanç sisteminde kendisine yer bulmakta zorlanmıştır. Hristiyanların bir kısmı Hazreti İsa'nın doğumunu 25 Aralık'ta kutlamaktadır. Fener Patrikhanesi, Ermeni Patrikhanesi ve Rus Kilisesi İsa'nın doğumunu 6 Ocak'ta kutlamaktadır. Bu haliyle Türklerin geleneksel akçam ağacı kutlamaları veya Ayaz Ata kültürü, diğer semavi dinlerin inanç sistemi içerisinde kendisine yer bulamamıştır. Türk kültüründeki Ayaz Ata veya Nardugan Bayramı, ya Hristiyanlıkla veya Rus gelenekleriyle özdeşleştirerek sanki Türklere ait değilmiş gibi sunuluyorsa da Türklerdeki bu gelenek, Ruslardan da, Hristiyanlardan da eskiye dayanmaktadır.

Nardugan, Türklerde yeni yıl bayramıdır. Ayaz Ata ise bu bayramın simgesidir. Ayaz Ata, her yıl 22 Aralık'tan sonra gelen ilk dolunayda ortaya çıkar ve 1 Şubat'a kadar kutlamalar devam eder. Kuzey Türklerinde 21 Aralık'an sonra ilk dolunayın çıktığı ilk gün, yeni yılın ilk günüdür. Akçam ağacı ise tanrı ile kurulan bağlantının simgesidir. Türklerin işlediği halı, kilim ve diğer motiflerde hem akçam ağacı hem de Ayaz Ata motifleri bulunmaktadır.

Yılbaşı kutlamak her yıl olduğu gibi bu yıl da tartışmalara konu oluyor. Yılbaşı kutlamak Hristiyan geleneği midir?

Güney Türkleri/Oğuzlar, yeni yıla Nevruz ile başlamaktadırlar. Hem Kuzey Türkleri hem de Güney Türkleri, yeni yılda kutlama yapmışlardır. Kış dönümü ve bahar dönümü olarak adlandırılan bu bayramların yaşadıkları coğrafyaya göre farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Günümüzde İslam kültürüyle yetişenler için yılbaşı kutlaması, Hristiyanlık geleneği olarak görülmektedir. Fakat Türklerde hayat ağacı kültürünün yaygın olarak kullanıldığını düşündüğümüzde, Türklerin yeni yıl kutlamalarının Hristiyanlıktan çok daha eskiye dayandığını söyleyebiliriz.

Türk kültüründeki Ayaz Ata geleneği, Hristiyanlık'taki Noel Baba veya Ruslar'daki Ded Maroz mitolojisiyle alakalı değil, tam tersi onlardan çok eskiye dayanan mitolojik bir gelenektir. Ayaz Ata, Ayaz Han olarak da bilinen bu soğuk beyi Ruslar'daki gibi kötülüğü temsil etmemektedir. Rus mitolojisinde Ded Maroz, soğuk getiren bir kötü ruhtur. Fakat Türklerdeki Ayaz Ata, soğukların bitmesine neden olan iyi bir ruhtur. Türklerde Ayaz Ata'nın bindiği kızaktaki altı ayak ise Ülker burcunun altı yıldızı ve göğün altı deliğini temsil etmektedir. Ayaz Ata, Türklerde Ay Tanrısı ile iletişim kurarak soğukların bitmesi için aracılık etmektedir. Ay Tanrısı'nın, soğuk havaya karşı Türkleri koruması için Ayaz Han'ı gönderdiğine inanılır.

Alıntı/Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/noel-babadan-once-ayaz-ata-vardi/1348888

20181231

Kuzey Kutbu'ndan, Ural Dağları üzerinden gelen Ayaz Ata

...
Akçama renkli çaput bağlamasanız da 
Demreli Aziz Kul Oğuz'un 
ve Kuzey Kutbu'ndan, Ural Dağları üzerinden gelen Ayaz Ata
...

20171224

Türkmenistan'da Nardugan Bayramı





Yılbaşı değil Nardugan Bayramı - Türklerin Ayaz Ata’sı Noel Baba’ya karşı


22 Aralık Nardugan bayramı. Belki çoğu kişi bilmez ama Nardugan bayramında Çam ağacı dikme geleneği de İslam öncesi Türk toplumunda mevcuttur. Halı motiflerinde, heykellerde buna rastlanır. Her yıl 22 Aralık'tan sonra gelen ilk dolunayda kutlanır. Bunun nedeni ise Türklerin eski inanışına göre gece ile gündüz sürekli savaşırlar ve 21 Aralık günü en uzun gecedir ve ardından günler uzamaya başlarlar bu yüzden 22 Aralık günü Türkler için çok önemlidir ve bu günü takiben (Ay yılı esasına dayalı bir takvim kullandıkları için) ilk dolunayın çıktığı ilk gün yeni yılın ilk günüdür. Narduqan kelimesi Moğol dilindeki "nar" (güneş), Türk dilindeki "tuqan» (doğan, doğan) sözcüklerinden oluşmuştur.
Ayaz ata ve kızı




Türklerin Ayaz Ata’sı Noel Baba’ya karşı

Türk mitolojisini araştıran uzmanların paylaştığı bilgilere göre, eski Türkler’de Soğuk Hanı olarak bilinen Ayaz Ata’mız, soğuk havalarda ortaya çıkan ve garibanlara yardım eden bir evliya olarak ünlenmiştir

Yılbaşının en önemli figürlerinden Noel Baba’nın Türk rakibi Ayaz Ata... Türk mitolojisini araştıran uzmanlar, Ayaz Ata ismiyle anılan şahsiyetin Türkler’in Noel Babası olduğu dile getiriyor. Orta Asya Türkleri’nin yılbaşı olarak ‘Nardugan Bayramı’nı kutladığını dile getiren Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nden Prof. Dr. Nurullah Çetin, 
“Noel Bayramı, Hz. İsa’nın doğuşu adına kutlanıyor. Ancak Noel Bayramı’nın kahramanı Noel Baba diye bir kişi gerçekte yoktur. Hakkında söylenenler tamamen uydurma ve efsaneden ibarettir. Hristiyanlar’ın ‘Noel Babası’na karşı Türk’ün Ayaz Ata’sı vardır. Eski Türkler’de Soğuk Hanı olarak bilinen Ayaz Ata’mız, efsaneye göre kışın soğuk havalarda ortaya çıkan ve aç, fakir, kimsesiz garibanlara yardım eden bir evliyadır. Ayaz kelimesi tüm Türk coğrafyasında yakıcı soğuk anlamına gelir. Ay Tanrısı’nın, soğuk havaya karşı Türkler’i koruması için Ayaz Han’ı gönderdiğine inanılır. Ayaz Ata, Türkler’in gerçek Noel Babası’dır. Etimoloji ve kültürel olarak Türk kültüründe bir kişilik olduğu kesindir” dedi.

Prof. Dr. Çetin, Nardugan Bayramı hakkında da şunları söyledi; “Türkler’in yeniden doğuş bayramı Nardugan’dır. Nar; güneş, dugan ise doğan güneş anlamına gelir. İslam öncesi eski Türk inanç ve kültürüne göre dünyanın tam ortasında hayat ağacı olan bir Akçam vardır. Gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gündüz, geceyi yenmiş yani Güneş zafer kazanmış olur. Zira gece karanlık kötü, gündüz aydınlık iyidir. Türkler tanrı Ülgen’e teşekkür bağlamında Akçam ağacı altında şarkılar söyleyip kutlama yapardı. Akçam ağacının dallarına Tanrıdan dilekler asılır, altına da hediyeler konulurdu” 
diye konuştu.


‘Yel Ana’ deniyordu

Hacettepe Üniversitesi Türk Halk Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu da şöyle konuştu: 
“Eski Türk mitolojisinde yel (rüzgar) evreni yürütücü, oluşturucu bir güç, tanrı-tanrıça veya bunlara denk bir ruh olarak yorumlanır. Ayaz (Ayas) ise Türk dünyası kültür ekolojisinin her yerinde keskin yakıcı soğuk anlamına gelir. Ayazın oluşumu Ülker burcuyla ilişkilendirilir. Efsaneye göre, Ülker burcunun altı yıldızı göğün altı deliğidir ve oradan yeryüzüne soğuk hava üfler ve havalar soğuyup kış olur. Bu bağlamda, Ayaz Ata Türk mitolojisinde önemli bir yere sahiptir. İnanışa göre Ayaz Han soğuk tanrısıdır. Soğukta, darda kalanlara yardım edip onlara kut yani iyi ve güzel baht verir. 

Ayaz Ata tarihi geçmişi 10 bin yıla uzanan proto Türk topluluklarında Yel Ana olarak anılırdı. Çünkü o dönemki Türkler ana erkil bir topluluktu. Ataerkil dönemle birlikte Yel Ana’ya Yel Ata denilmeye başlandı. Zaman içerisinde Ayaz Ata ismi verildi.” 

Yılbaşı değil Nardugan Bayramı

Ünlü sümerolog Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ da kadim Türkler’in yılbaşını değil Nardugan Bayramı’nı kutladıklarını dile getirerek şunları söyledi: 
“Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle ‘Akçam Ağacı’ altında kutlardı. Nardugan olarak bilinen bu bayram, Hunlar tarafından Avrupa’ya taşındı. Hristiyanlar, Nardugan törenini İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip Noel adıyla kutlamaya başladı.”

Alıntı Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/turklerin-ayaz-ata-si-noel-baba-ya-gundem-2172019/

En Çok Okunanlardan...