Engelleri aşan bir evlat, parmak uçlarıyla kurulan bir iletişim ve anneye adanmış bir hayat… Isparta’da yaşayan 63 yaşındaki Ömer Akça, görme ve işitme engelli olmasına rağmen hem 94 yaşındaki annesine bakıyor, hem de evlerinin işini tek başına yapıyor. https://t.co/hvdFfYBlin
— TRT HABER (@trthaber) October 13, 2026
Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Blog Listem
20261014
🎞️🇹🇷ANADOLU İNSANI: Engelleri aşan bir evlat, parmak uçlarıyla kurulan bir iletişim ve anneye adanmış bir hayat…
20260919
🎞️🇹🇷ANADOLU İNSANI: "Üniversiteye başlayan bir genç, otogarda kendisini yolcu eden anne ve babasını paylaştı:"
''Her birimizin yaşamında böyle hafızamızdan hiç silinmeyecek hatıralarımız vardır. Evlatlarının iyi, dürüst, mutlu, başarılı, vatanına ve milletine, kendisine ve insanlığa yararlı bir insan olması uğruna varını yoğunu harcayan, yüreğini ortay koyan, her türlü fedakârlığı yapan anne-babalar (ebeveynler) Türkiye'nin yüzakı ve bizim de gurur kaynağımız insanlardır... Ne mutlu Türkiye Cumhuriyeti'nin, anavatanımız Anadolu'nun bu güzel insanlarına.''Alp İçöz
"Üniversiteye başlayan bir genç, otogarda kendisini yolcu eden anne ve babasını paylaştı:"
— Dilek 🇹🇷 (@DLk__34) September 19, 2026
— "Başarmak için tek sebep." 🥺 pic.twitter.com/pB0SNZsOLK
"Üniversiteye başlayan bir genç, otogarda kendisini yolcu eden anne ve babasını paylaştı:"
— "Başarmak için tek sebep." 🥺
20260815
📰'Bir bardak çay' deyip geçmeyin...
BİR BARDAK ÇAY...
deyip geçmeyin:
ÇAY aslında birçok gerçeği gösterir hayatımızdan bir kesittir.
Çayın Alt Demliği "KAYNANADIR"
Sürekli kaynar durur. Hatta, dikkat edilmezse TAŞABİLİR.
Üst demlik " GELİNDİR" Alt demlik kaynadıkça onun da hareketi artar.
Ama zamanla daha da olgunlaşır ve demlenir...
"GELİNİN KOCASI ise Bardaktır. Her iki Çaydanlıktan da yeterince nasibini alır.
Biraz Kaynana doldurur onu; biraz da Gelin... Bu nedenle de Denge Unsurudur.
Açık ya da Demli çayın hoşa gitmemesi bundandır....
"ÇOCUKLAR" Çayın şekeridir. Tat verir.
Çok şeker çayın lezzetini bozar.
Şekersiz Çaya alışanlara ise bir tanesi bile, fazla Gelir.....
"GÖRÜMCE" ise Çay kaşığıdır.
Arada bir gelir; karıştırıp gider....
"KAYINPEDERE GELİNCE" o da" Çay Tabağı"dır.
Çayın demine, suyuna karışmaz; bir kenarda Lök gibi oturur.
Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.
Ancak; ara sıra boşaltılması gerekir, yoksa taşıp her şeyi berbat edebilir.
"ÇAY SÜZGECİ" Ailenin sahip olduğu değerlerdir.
Aileyi dış müdahalelerden korur.
Delikler büyük olursa ! Çayın tadı kaçar.
Suyu ısıtan "ATEŞ" ise HOŞGÖRÜDÜR.
O olmadan Çay da olmaz.
KISACASI bir bardak Çay "AİLEDİR"
Ve ağız tadıyla içilen bir bardak çayın üstüne yoktur...
(Anonim)
20260802
📰 🇹🇷🎥 Yeşilçam’ın En Bıçkın İkilisi ❤️Sadri Alışık ve ❤️Ayhan Işık Dostluğunu Anlatan 17 Kare
20260730
🎞️🗣️🎙️ Eski Türkler Anaerkil miydi?
“Eski Türklerde Doğum ve Ad Verme Âdetleri” serimizin üçüncü videosu:
1:43 - Anaerkil ne demek?
5:45 - Anaerkil dönem gerçek mi?
13:47 - Marija Gimbutas ve Teorileri
25:40 - Türklerde Anaerkil Bir Dönem Yaşandı mı?
32:00 - Ziya Gökalp ve Türk Ailesi
36:40 - Şamanizm ve Kadın
45:48 - Ümit Hassan ve Anahanlık
49:42 - Töre, Töz ve Kadın
59:06 - Dayı, Teyze, Ayı ve Kurt
1:04:43 - Türk Mitleri ve Kadın
1:06:39 - Dede Korkut’ta Kadın
1:17:50 - Cengiz Han Yasası'nda Kadın
📰📊🇹🇷🧑🧑🧒🧒 Türkiye'de değişen aile yapısı (2021)
Türk aile yapısının düşünce yapısı çok değişti! Ankette ilginç sonuçlar artık tek ve kız çocuk isteniyor!
11 Kasım 2021
Araştırma şirketi Areda Survey ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle Türkiye'de değişen aile yapısı araştırıldı. Araştırmaya, 26 ilden toplam 2 bin 400 kişi katıldı. Anket üzerinden gerçekleşen araştırmada; evlilik ve nikah durumu, çocuk sahipliği, yaşlı bakımı, aileyi bekleyen tehditler, aileyle ilgili değerler, kadının çalışmasına ilişkin tutumlar, ailenin ekonomik durumu, aile ile ilgili yasalar, aile içi şiddet ve boşanma gibi konu başlıkları ele alındı.
Türkiye'de ailenin değişen yapısı araştırıldı. Araştırmada, katılımcıların yüzde 56,3'ünün kız çocuk istediği, yüzde 96,9'un yaşlandığında anne ve babasına bakmakla yükümlü olduğunu düşündüğü gibi sonuçlar ortaya çıktı.
Araştırmanın sonuçları, düzenlenen toplantıda, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Areda Survey Genel Müdürü Yusuf Akın ve sosyolog Prof. Dr. Ömer Çaha'nın katılımıyla açıklandı.
Araştırmada, katılımcıların yüzde 7,3'ü erkekler için evlilik yaşının 18'den başlaması gerektiğini düşünürken; kadın için evliliğin 18 yaşından önce başlaması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 4,8.
Araştırmaya göre, kendisi küçük yaşta evlenenler, erken yaşta evliliği onaylamıyor.
Bir çocuk daha istenmiyor
Araştırmada, katılımcıların yüzde 77,8'inin bir çocuk daha yapmayı düşünmediği ortaya çıktı.
Araştırmaya göre,
- tek çocuğu olanların yüzde 76,5'i,
- iki çocuğu olanların yüzde 75,9'u,
- 3 çocuğu olanların yüzde 88'i,
- 4 çocuğu olanların ise yüzde 80'i
bir çocuk daha yapmak istemiyor.
Katılımcıların, yüzde 39,6'sının da bir aile için iki çocuğun ideal olduğunu düşünüyor.
Kız çocuk isteniyor
Katılımcılara sorulan 'Tek bir çocuğunuz olacak olsa bunun kız mı yoksa erkek mi olmasını istersiniz?' sorusuna, katılımcıların yüzde 56,3'ü kız çocuk; yüzde 43,7'si ise erkek çocuk cevabını verdi.
Araştırmada, katılımcıların anne ve babaları başta olmak üzere ailenin yaşlı bireylerini ziyaret ettiği anlaşıldı. Bu tür ziyaretlerin sürekli veya bazen gerçekleştirenlerin oranı yüzde 80-90 bandında seyrettiği görüldü.
Yüzde 96 yaşlandığında ebeveynlerine bakılması gerektiğini düşünüyor
Araştırmaya katılanların yüzde 96,9’unun ‘yaşlandıkları zaman anne ve babalarına bakmakla yükümlü’ olduğunu düşündüğü ortaya çıktı.
Eşitlikçi norm yüksek seviyede
Katılımcılara sorulan,
‘Kadın ailedeki işlerden, erkek ailenin geçiminden sorumlu olmalı’ sorusuna,
- yüzde 57 katılıyorum derken,
- yüzde 43 katılmıyorum yanıtını verdi.
‘Ailedeki işler ve ailenin geçimi ikisinin ortak sorumluluğunda olmalı’ sorusuna ise,
- yüzde 76 katılıyorum,
- yüzde 24 ise katılmıyorum yanıtını verdi.
Şiddet cezaları doğru bulunuyor
Araştırmada,
şiddet durumunda erkeğe verilen evden uzaklaştırma cezasını
- yüzde 30,3 doğru,
- yüzde 30,5 kesinlikle doğru buldu.
Kadın cinayetlerinin altında yatan en önemli neden ise, cezaların caydırıcı olmaması olarak görülüyor.
Eskiden erkek çocuk istenirdi
Araştırmayı değerlendiren Sosyolog Prof. Dr. Ömer Çaha, modern değerlerle geleneksel değerleri harmanlayan bir tutumun görüldüğünü söyledi.
Çaha, “Toplumda genel olarak eşitlikçi bir durum hakim. Türk aile yapısında kız çocuğu giderek istenen bir çocuk halini aldı. Genel olarak ailenin soyu erkek üzerinden devam eder, erkek ailenin geleceği olarak görülür ve erkek çocuk talep edilir algısı vardı. Eskiden yapılan sosyolojik araştırmalarda erkek çocuğunun istenme oranı kız çocuğun istenme oranının çok çok üstündeydi. Bugün ise, tek çocuğunuz olursa dediğimizde toplumun yüzde 56’sı bunun kız çocuğu olmasını istiyor. Bu aileye ilişkin önemli bir dönüşüm noktası” diye konuştu.
Zor zamanlarda akla aile geliyor
Aile içi ilişkilerin güçlü bir şekilde devam ettiğini belirten Prof. Dr. Çaha, “Türk toplumu anne babaya bakma yükümlülüğünü kendinde görüyor. Yaşlıların nerede bakılmasıyla ilgili yapılan sorgulamada, ailenin yanında yaşlıların bakılması devletin de bu konuda aileye maddi destekte bulunması anlayışı söz konusu” ifadelerini kullandı.
Salgın sürecinde aile bireyleri arasında dayanışma görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Çaha, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“İnsanlar genel olarak aile yaşantısından memnun ve mutluluk duyuyor. Özellikle zor zamanlarda, akla ilk aile geliyor. Aile toplumumuzun merkezinde yer almaya devam ediyor.Modern değerleri özümserken, modern değerlerle çelişmeyen geleneksel değerleri de muhafaza ediyor. Türk aile yapısının resminin bu olduğunu söyleyebiliriz. Değişim özellikle kadın üzerinden seyrediyor. Kadının toplumsal bir aktör olmasıyla bağlantılı. Kadının önemli bir faktör olması aileyi güçlendiriyor.”Alıntı: https://www.internethaber.com/turk-aile-yapisinin-dusunce-yapisi-cok-degisti-ankette-ilginc-sonuclar-artik-tek-ve-kiz-cocuk-isteniyor-foto-galerisi-2218708.htm?page=9
20260614
📰🇹🇷Türk kültürüne uygun bir baba-kız ilişkisine örnek
Enis Arıkan'ın programına konuk olan Buse Terim, babası Fatih Terim ile olan ev yaşantısını ilk kez anlattı.
• "Babamla olan ilişkimiz dışarıdan bakıldığında klasik bir baba-kız samimiyetinden ziyade, aslında biraz daha 'resmi' sayılabilecek bir düzeyde ilerliyor. Biz ev içinde bile babama asla 'sen' diye hitap edemeyiz, her zaman 'Siz' demek bizim bir alışkanlığımız oldu."
• "Evde 'baba ne yapıyorsun?' gibi rahat ve laubali bir dil kesinlikle hiç olmadı. Onun yerine her zaman daha özenli, kibar ve saygılı bir konuşma şekli var. Mesela yanına gittiğimizde 'Babacığım nasılsınız?' gibi mesafeli ama özenli ifadeler kullanıyoruz."
• "Bu dil ve iletişim şekli bize çocukluktan beri böyle oturdu ve yıllar geçse de hiç değişmedi. Aslında zamanla yaşımız büyüdükçe daha samimi bir hale gelmesi beklenirken, bizde tam tersi oldu ve bu saygı mesafesi daha da belirginleşti."
• "Evimizin içinde çok ciddi bir disiplin havası var. Babamın yanında hâlâ öyle çok rahat, salaş davranamayız. Herkesin oturuşuna, konuşmasına, üslubuna bile azami dikkat ettiği bir ortamdan bahsediyorum; yani öyle yanında bacak bacak üstüne atmak bile kolay bir şey değil."
En Çok Okunanlardan...
-
Bu yazımızda Milli Edebiyat Dönemi'nin en önemli şairlerinden biri olan Mehmet Emin Yurdakul'un "Cenge Giderken" şii...
-
Ülkemiz yer şekilleri bakımından oldukça farklı özelliklere sahiptir. Yer şekillerindeki farklılık iklimlerin bölgelere göre değişiklik...
-
Amerika’da benzin istasyonunda durdum. Sonra arabama dönerken, bir kamyonet yanımda durdu.. Bir vatandaş arabadan çıktı ve gerçekten inanmad...
-
John Dewey’in Türk Maarifi Hakkında Raporu ve Türk Eğitim Sistemi Akın EFENDİOĞLU Çukurova Üniversitesi Hasan Güner BERKANT Kahramanma...
-
Kurtuluş Savaşı Cepheleri Kurtuluş Savaşı Cepheleri, Kurtuluş Savaşı boyunca üç cephede savaş yapılmıştır. Doğu, Batı ve Güney de savaş y...
-
'HERAKLES LAHİDİ' ARTIK ANTALYA MÜZESİNDE SERGİLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “Kültür ve Turizm Bakanlığı olar...
-
* Kün-Ay tamgası ile Türklerle ilgili Göbeklitepe'de T şeklindeki dikilitaşlarda görünen Kün-Ay tamgası, Türk kavimlerinin bayrakla...
-
Kendilerini "trakya'nın yerlileri" olarak kabul eden, 1300'lü yıllardaki ilk osmanlı fetihleriyle birlikte trakya'ya ...