Blog Listem

havacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
havacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20220727

🎞 🇹🇷✈️ Mustafa Kemal’in Uçakları: Atatürk Dönemi’nde Havacılık hamleleri



Tarihin Hikayesi - 6 Şubat 2021 
Cumhuriyet Tarihi Araştırmacısı İsmail Yavuz
Tarihçi-Yazar Ertuğrul Sertbaş - Ulusal Kanal
  • Mustafa Kemal’in Uçakları
  • Türk Havacılığının deposu: Uçak fabrikaları
  • Cumhuriyet mucizesi: Havacılık
  • Türk Havacılığında önemli isimler:
    • Nuri Demirağ
    • Vecihi Hürkuş
    • Mehmet Kum
    • Şükrü Er
    • Selahattin Alan
    • ve niceleri....
  • Türk Hava Kurumu (THK)’nun Kuruluş hikayesi
  • Atatürk Dönemi’nde Havacılık hamleleri

20200105

Türkiye 2019'da savunma sanayi ve havacılıkta rekorlar kırdı


Savunma ve havacılık sanayii, 2019 yılında da ihracat rekoru kırdı.2019 savunma ve havacılıkta rekorlar kırdı


5.1.2020 21:17:12

Savunma ve havacılık sanayii, 2019'da da ihracat rekoru kırdı. Sektör, 2018'de 2 milyar 35 milyon 956 bin dolar olan ihracatını geçen sene yüzde 34,6 arttırarak 2 milyar 740 milyon 988 bin dolara taşıdı.

Savunma ve havacılık ihracatının yarısı Ankara'dan yapıldı. Bu ilimizdeki savunma ve havacılık şirketleri ihracatlarını yüzde 38,92 arttırarak 1 milyar 346 milyon 654 bin dolara çıkarttı.

Alıntı/Kaynak: TIMETURK.com

20191001

Hiçbir festival, bundan daha önemli bir işi başaramaz!

Hiçbir festival, bundan daha önemli bir işi başaramaz!
Aydınlık Gazetesi
21.9.2019

Dünyanın en büyük teknoloji fuarı olan TEKNOFEST’te dördüncü gün geride kaldı. Yüzbinlerce insanın akın akın ziyaret ettiği festival alanı, onlarca yarışma, gösteri ve çeşitli aktivitelere evsahipliği yapıyor.

TEVFİK KADAN

Milli savunma sanayinin yanında uçan arabalar, robotlar ve insanlık yararına geliştirilen teknolojiler de göz dolduruyor. Burada belki de hiç deneyimleyemeyeceğiniz faaliyetler, gerçeğine uygun simulasyonlarla halka tanıtılıyor. Bir bakıyorsunuz paraşütle atlamışsınız, bir bakıyorsunuz uzaya çıkmışsınız. İsterseniz bir İHA’yı kaldırıp indirebilir ya da bir geminin komuta kontrol merkezinde dolaşabilirsiniz. Kaçıranın üzüleceği tipten bir festival bu.

GÖZÜNÜZ HEP GÖKLERDE

Tabi her şey simulasyondan ibaret değil. TEKNOFEST, uzay ve havacılık alanında inanılmaz bir gözlem fırsatı da sunuyor. Son teknoloji uçaklar, helikopterler, İHA ve SİHA’lar her an tepenizde dolaşıyor. Bir Sukhoi’nin (Su-35) kalkışını izlemek gerçekten keyifli. Ama daha da güzeli, Türk pilotlarının yeteneklerine şahit olabilmek. Önümüzdeki dönem Solo Türk’ün yüzü olacak Binbaşı Emre Mert’in bir F-16 ile yüreğimizi hoplatışını unutamıyoruz. Türk Yıldızları’nın muhteşem manevraları, milli helikopterimiz ATAK’ın gösterileri de unutulmazlar arasında. Dolaşırken kulağınızdaki sinek vızıltısı bir anda süper hızlı bir drone’a dönüşüyor. Ya da gürleyen göğün arasından bir F-16 size yaklaşıyor. Be hiçbir derbi maçını, bu kadar heyecanla izlememiştim.

FUARIN KIYMETLİLERİ

Fuarın en kıymetli parçaları, alanın da tam ortasında duruyor. Henüz yapımı tamamlanmamış milli projelerin maketleri bile insana büyük gurur veriyor. Alana gelenler, sanki kuralmış gibi hemen Milli Muharip Uçağı (MMU)’nın yanına gidip fotoğraf çektiriyor. Birebir maketi Türkiye’de ilk kez görücüye çıkan MMU, özellikleriyle de göz dolduruyor. F35’lere göre gelişmiş elektronik harp sistemleri, yüksek irtifa ve geniş harekat çapına sahip olan uçak, faydalı yük taşıma kapasitesi bakımından da rakiplerine fark atıyor. Uçağın motorunun da yerli olarak üretilmesi için TRMOTOR firması çoktan çalışmalarına başlamış. En önemli bilgiyi ise bir havacı subayımız veriyor: MMU bitene kadar, envanterimiz bize yeter!

Milli Muharip Uçağı’nın biraz ilerisinde ise dünyanın en modern SİHA’sı olan Akıncı’yı görüyoruz. Yakında testleri başlayacak olan Akıncı’nın havadan havaya taarruz kabiliyeti, dünyada çok az örneği olan bir özellik. Savaş uçaklarını gören bir radarı, yüksek mühimmat taşıma kapasitesi var. Zaten hemen yanında taşıyabileceği mühimmatlar dizilmiş. Hepsinin yerli olması, milli savunma sanayinin de geldiği noktayı gözler önüne seriyor.

TEKNOFEST’te dikkat çeken bir diğer prototip ise milli tankımız Altay’a ait. 2021’de envantere girmesi beklenen T1’lerin daha sonra milli motora kavuşturulması öngörülüyor. Bin 500 beygirlik, şanzımanıyla beraber yerlileştirilen motor, 2023’te tanklara monte edilecek.

GENÇ MUCİTLER SAHNEDE

Festival kapsamında 19 farklı kategoride teknoloji yarışmaları planlanmış. Türkiye’nin 81 ilinden ve 122 farklı ülkeden toplamda 17 bin 773 takımın başvuru yaptığı yarışmalarda, 50 bin yarışmacı finalist olmaya hak kazanmış. Burası, belki de uzun zamandır ter döktükleri icatlarını yarıştırma fırsatı bulan genç mucitler için eşsiz bir platform. Ön elemeleri geçen gençlere 4 milyon TL’lik bir destek yapılmış, birincileri ise 3 milyon TL’nin üzerinde ödüller bekliyor. Robotlardan yapay zekaya, roketlerden savaşan İHA’lara kadar inanılmaz işler çarpışıyor. Hepsinin şansı bol olsun.

ÖĞRENCİLER AKIN EDİYOR

Belki de bu festivalin en anlamlı yönü, gelecek nesillerimizi yüksek teknoloji ile tanıştırıp, onlara bir vizyon katması. Bir uçağın kokpitine oturduklarında akıllarına telefonları gelmiyor. Bir astronotun yaşamını planetaryumda öğreniyorlar. Yaklaşık 30 bin beygirlik bir F-16 motorunun sesinden korkmayıp, pilot abilerinin yanına koşuyorlar. Dokunuyorlar, her şeyi sorup öğreniyorlar. Yüzbinlerce meraklı genç beyin düşünün... Parlak bir gelecek bizleri bekliyor...

Alıntı/Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/hicbir-festival-bundan-daha-onemli-bir-isi-basaramaz-bilim-ve-teknoloji-eylul-2019

20190923

Dünyanın en büyük teknoloji festivali..

20190718

"Uçaklarımızı ve uçak motorlarımızı ülkemizde yapmalıyız"


'1937'de Atatürk'ün "uçaklarımızı ve uçak motorlarımızı ülkemizde yapmalıyız" isteğiyle 1942'de Ankara'da kurulan THK Etimesgut Uçak Fabrikası'nda 1942-1952 arası 126 Türk tasarım uçak üretildi.Danimarka'ya 1 uçak satıldı, yeni siparişler alındı.Fabrika 1952'de MKA'ya devredildi.'
Sinan Meydan

20190701

✈️ 🇹🇷 İlk sivil Türk uçağı Vecihi XIV

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk uçak tasarımcı ve üreticisi olan Vecihi Hürkuş, ilk sivil Türk uçağı Vecihi XIV'ün önünde - 28 Haziran 1931.

20190410

🛩 🗣''Yeni Havaalanında bir saat geçirdim...''

*Bir gruptan ALINTIDIR. Benim başımdan henüz geçmedi ama bu basit bozuklukların acilen giderilmesi gerekir. 12 milyar dolarlık dünyanın en büyük hava alanı, dil-bilmez, torpillilerinn kadrolara doldurulmasıyla itibarını yerlere düşürmesin. Bu yazıyı lütfen dikkatle okuyun.*

Ergun Kirlikovali
.............................................................


YENİ HAVA ALANINDA 1 SAAT GEÇİRDİM. 
Brezilyadan 12 saatlik bir yolculuk sonrası piste indik. Körüğe ulaşmamız 37 dk kadar sürdü. Yani alan çok büyük. Uçaktan çıkarken elinde telsiz olan 5 kabadayı geldi hırpani kıyafetli kaba saba tipler. Pasaportları görelim dediler dayı dayı. Uçakta 3 Türk vardı gerisi yabancı. Telsiz delikanlısı bu beyler uzun bir süre pasaport kontrolü yaptılar. Yabancılara kötü davrandılar ve hep Türkçe konuştular. 
Binaya girdikten sonra orada bir görevlinin yanına yürüdüm. Adamın yüzündeki korku ifadesi anlatılamazdı. Bir şey sormak istiyorum dedim bu alan ilk defa geldim zor durumdayım telefonum bozuk internet var mı alanda? Ben yeniyim bilmiyorum dedi. Telefonunuzu kullanabilir miyim dedim? İşini kaybetmekten o kadar korkuyordu ki olmaz olmaz diye beni bir telaş sepetledi. Gümrükten sonra sorarsın birilerine dedi. Kimbilir hangi torpille gelmiş oraya haklı adam başı belaya girmesin. 

Pasaporta girmek için 2 ayrı yol var. Hangisi doğru bilemedik. Sağdakini tercih ettik. Soldaki de gidiyor olabilir, açıklama yok. 2 ayrı yön tabelası var sadece. Uzun uzun yürüdük alan gerçekten çok büyük. 

Pasaporttan çıkar çıkmaz döviz bürosu var. Sahibi Rus, ihaleyi ona vermişler. Para bozmak için komisyon alıyor. Yani 100 doları 5 tane 20 dolar yapmak için %10 komisyon alıyor. 
Bu dövizcinin orda olma nedeni bagaj arabalarının 5 tl olması. Bagaj bölümünde bagaj arabaları yok. Koca alanı dolandım tek bir yerde buldum. Makinalara takılı arabalar normalde. 5 tl ile çalışıyor. Ama dün bütün makinalar bozuktu. Insanların parasını almış arabaları vermemiş. Herkes delirmiş durumdaydı. 

60 kg yükümle ortada kaldım. Telefonum bozuk. Alanda internet yok. Beni almaya gelecek araca ulaşamıyorum. Orada bir kıyamet koparttım. Ortalığı birbirine kattım. Yardımcı olmaya çalışan insanlar var ama yetkileri yok hepsini iyice paniğe soktum. Ben niye uğraşıyorum ki onlar uğraşsın. 

Bir yetkili yardımcı oldu telefonunu kullandırdı. Diğeri de telsizle araba istedi. Benim için gelen arabaya Araplar saldırdı. Bir adam arabayı vermedim diye bana saldırdı kavga kıyamet güvenlik geldi. Adam para vermiş araba alamamış. Benden başka dil bilen yok. Adamı güvenliğin elinden ben aldım. Derdini anlatacak kimsesi yok çünkü. Paramızı verdik arabamızı aldık. 
Çıkış noktasında Turistler görevliye bir şey soruyor adam dil bilmediği için korkuyor. bekleme yapma diye bağırıp itip kakıyor zavallıları. Yolcu karşılamak için tabela tutmanın saati 8€. Ona da yakında izin verilmeyecek. Yolcu ve karşılayanı birbirlerini Allah yolu ile bulacaklar bundan sonra. 
Sırtında Bana Sor yazan bir sürü görevli var. Birine Turkcelli sordum yukarıda dedi. Yukarı çıktım bir diğerine sordum aşağıda dedi. Aşağı inince yine birini çağırmaya çalıştım ilgilenmedi. BANA SOR diye avaz avaz bağırınca hepsi birden geldi!! Bana Turkcell bulun o asansöre de bir daha binmeyecem dedim. Hemen telsizli yetkili çağrıldı. Turkcell noktası var ama kapalı dedi. 

Yani yetkili yoksa yandınız. Kimse bir şey bilmiyor dev alanda dolan dur. Yetkili yardımcı olmak için telefonunu kullandırdı aracı aradık beni alacağı yeri tarif etti. Normalde kapıdan çıksam araç bana ulaşacakken beni aşağı kata yolladılar araç yarım saat beni aradı. Kimse ne yaptığını ne de alanı bilmiyor. Kimseye bir şey sormayın derim. 

Alan boş boş dolanan, dil bilmeyen, iş bilmeyen, gözünde en ufak zeka ışığı olmayan bir sürü torpille işe girmiş elemanla dolu. İşletim sıfır. Kapının önü milletin birbirini dövdüğü bagaj arabalarıyla dolu. Kimse toplayıp yukarı götürmüyor. 

Dünyada bagaj arabasına para ödediğin ve interneti olmayan tek ama dünyanın en büyük hava alanı İstanbul Hava Alanı hepimize hayırlı olsun
Düşmanımın bile oraya düşmesini istemem.
Alıntı: Sosyal medya
Ergun Kirlikovali

20180921

🇹🇷 🛩 Türkiye'nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST

Türkiye'nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST'te, THY'nin filosundaki en büyük uçaklardan Boeing 777 ile Türk Hava Kuvvetleri akrobasi takımı Türk Yıldızları, birlikte kol uçuşu yaptı.

20180902

🎞 Türkiye'nin yeni helikopteri T625 (IDEF 2017) 🇹🇷 🚁

Savunma sanayi fuarı IDEF 2017'de Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI), yeni tasarladığı T625 helikopterini tanıttı. Hem askeri hem sivil olarak geliştirilen helikopter, TSK'da UH-1'lerin yerini alacak. 12 koltuklu helikopterin, ambulans, VIP ve arama-kurtarma modelleri de geliştirilecek.

20171225

Uçaksız Uçan Çılgın Türk: Hezarfen Ahmet Çelebi



Osmanlı’da Bilimsel Çalışmalar

Dünyanın, savaşlar ve insanlık dışı uygulamalarla yerin dibine girdiği bir çağda Osmanlı Devleti’nde yükselen bir bilim adamı ortaya çıktı. Bütün insanlık ve Gayri Müslim dinler kendi iğrenç uygulamalarıyla kendi halkını sömürüyor iken, Müslüman bilim adamları boş durmuyor ve ülkelerinde bilimi, teknolojiyi ilerletmek için uğraşıyorlardı. Hezarfen Ahmet Çelebi de bu mümtaz zatlardan biri olarak dünya tarihinde ve özellikle Türk havacılık tarihinde kendine yer etmiştir.

Hezarfen Ahmet Çelebi

Hezarfen Ahmet Çelebi’nin güvercinlere olan özentisi, çocukluk yaşta başlayan uçma hevesi hayatına mal olsa da bu hevesten hiç bir zaman vaz geçmemiştir. Kendinden önce güvercinlere özenen ve bu özentisi ölümle son bulan İsmail Cevheri’nin hazin sonunu bilse de; ölüm korkusu, hayallerini bastırmaya yetmemiş ve uçuş denemelerini sürdürmüştür. Çocuk yaşta, yaşıtları sokaklarda oynuyor iken, Hezarfen Ahmet Çelebi kendini evine kapatmış ve uçmak adına bilimsel çalışmalar yapmıştır.
Bu çalışmasını türlü deneylerle test etmiş ve sonunda uygulamaya geçmek üzere Galata Kulesinin en yüksek yerine çıkarak 1632’li yıllarda havanın lodoslu olduğu bir zamanda kendine taktığı kartal kanatlarına benzeyen nesneyle kendini boşluğa bırakmıştır. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin o güne kadar denenmemiş olan bir şeyi, uçmayı deneyeceğini haber alan insanlar da sahil boyunda birikmiş, Hazerfen Ahmet Çelebinin uçmasını beklemektedirler. Bu esnada Sinan Paşa Sarayında bulunan Sultan 4. Murat Han da olayı merakla beklemektedir.

Lodoslu bir 1632 yılında kendini Galata’dan aşağıya bıraktığında, havada süzülerek Galata üzerinden Üsküdar’a kadar İstanbul Boğazını da geçmek suretiyle yaklaşık 3 km’lik bir yol kat etmiştir.
Hezarfen Ahmet Çelebi’nin gerçekleştirdiği bu olay sadece İstanbul’da ve Osmanlı Devletinde değil,  tüm Avrupa’da geniş yankı bulmuş ve insanların Hezarfen Ahmet Çelebi’ye olan hayranlığı artmıştır. Bu olaydan sonra Ahmet Çelebi olan adı Hezarfen (1000 ilimli) olarak kayıtlara geçmiştir.

Başarının “Ödülü”

Olayı Sinan Paşa sarayından izleyen Sultan 4. Murat Han ise olaydan sonra Hezarfen Ahmet çelebi’yi uçuştan hemen sonra makamına çağırtmıştır. Hezarfen Ahmet Çelebi ise uçarak geçtiği İstanbul Boğazını kayıkla geri dönerek Sultan 4. Murat Han’ın huzuruna çıkmıştır. Sultan 4. Murat Han, Hezarfen Ahmet Çelebi’yi övmüş ve yaptıklarının çok güzel şeyler olduğunu söylemiştir. Bir kese altın da hediye ederek Hezarfen Ahmet Çelebi’yi ödüllendirmiştir.
Fakat Sultan 4. Murat Han’ın vezirleri ve devlet adamları, Hazerfen’i kıskandığı için Sultan’ın aklına girerek Hezarfen Ahmet Çelebi’nin zararlı bir insan olabileceğini ve yaptığı şeyin insan işi değil, şeytan işi olduğu yönünde tazyikleri yüzünden, Sultan 4.Murat Han,  Hezarfen Ahmet Çelebi’yi Cezayir’e sürgün etmiştir. Yaklaşık 30’lu yaşlarda Cezayir’de vefat eden Hezarfen Ahmet Çelebi, günümüzde birçok film ve çizgi filmlerde işlenmektedir.
Hazerfen ile ilgili bilgiler ise elimize ulaşan Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinden öğrendiklerimizden ibarettir.

KAYNAKLAR: 1

Alıntı Kaynak: http://tarihkurdu.net/hezarfen-ahmet-celebi.html?utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter

En Çok Okunanlardan...