Blog Listem

Roma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Roma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260613

📰 Türk olduğu ortaya çıkan Truvalılar....

 

Tarihçi Ramazan Sevinç: 

“Truva'da tek bir araştırma yapılıyor mu yıllardır?

Yapılmıyor çünkü Türk olduğu ortaya çıktı Truvalıların.”

MEKTUP, ROMA RESMİ DEVLET ARŞİVİNDE BULUNUYOR

   Fatih Sultan Mehmet, Truva'li soyundaniz diyor onu haklı olarak yüceltenler bu söylemine aşağılık yüzlerini gösteriyor 

   Truva dağılınca batıya giden 'Aneas' (İtalya Lazio) doğuya giden 'Turcus'



''Zaten bu topraklar milletinin yedi kat altını kazarsan bile  yine Türk cıkar ...''

20260110

📖 TÜRK KÖKENLİ ETRÜSK UYGARLIĞININ YOK EDİLMESİ VE TARİHTEKİ SOYKIRIM

TÜRK KÖKENLİ ETRÜSK UYGARLIĞININ YOK EDİLMESİ VE TARİHTEKİ SOYKIRIM


BATININ BARBARLIĞI
trüsklerin Roma içinde “erimesi” anlatısı bilinçli bir tarih çarpıtmasıdır.
Etrüskler tek bir olayla değil, yaklaşık 250–300 yıllık bir süreçte yok edilmiştir. ⬇️


ETRÜSKLER : Ölüm ve Diriliş
Latin şair Sextus Propertius (MÖ 50-16), Romalılar tarafından MÖ 396’da ele geçirilen Etrüsk kenti Veii (Veiima)için Elegies (Ağıtlar) isimli eserinde şu dizeleri kaleme almıştır:

“Senin eski bir kraliyet tacın vardı Veii /Ve forum’unda altından bir taht dururdu / Duvarların şimdi yankılanıyor çobanın borusuyla / Küllerinin üzerinde savruluyor yaz buğdayları.” (Harrel-Courtés, 1964:28; Dennis, 1985:16). İngiliz edebiyatçı D.H.Lawrence (1885-1930) 1920’lerin ortasında ıssız Etrüsk mezarlarını dolaşırken hissettiklerini, ölümünden sonra 1932’de Londra’da basılan Etruscan Places (Etrüsk Yerleri) isimli eserinde şöyle dile getirmiştir: “Yaşadıkları rahat çağlarda yaptıkları şeyler nefes almak kadar doğal ve basitti. Hatta mezarları bile. Onlar, kuşkusuz bir yaşam doluluğuyla göğsün hoş ve özgür bir şekilde nefes almasına izin vermişlerdir. Bu işte, gerçek bir Etrüsk meziyetiydi: kolaylık, doğallık ve yaşam Bu işte, gerçek bir Etrüsk meziyetiydi: kolaylık, doğallık ve yaşam bolluğu; ruhu ya da aklı hiçbir yöne zorlamaya gerek duymamış. Ve bir Etrüsk için ölüm,mücevherleri, şarapları ve dans için çalan flütleriyle yaşamın hoş bir devamıydı.” (Freeman, 2005:349, 350). "ETRÜSKLER TÜRK MÜ İDİ" Kitabı yazarı ADİLE AYDA, Etrüsklerin ilk soykırıma(jenoside) uğrayan ulus olduğunu şu şekilde anlatır : 
 
ETRÜSKLERİN ROMALILAR TARAFINDAN YOK EDİLİŞİ / ADİLE AYDA
 (Etrüskler Türk mü idi?) 
Romanın Etrüsk idaresinden çıkması Etrüsk sitelerinde endişe yarattı. Durumu gören Chiusi14 Kralı Porsenna, tahtından kovulan Roma kralını yeniden tahtına oturtmak için askerî teşebbüse girişti. 

Fakat Roma’yı zaptetmeğe muvaffak olmasına rağmen, teşebbüsü sonuçlanamadı... Bir müddet sonra da, oğlu Lâtin Siteleri Birliğinin ordusuna yenilince, Roma Lâtinlerin eline geçti. 

Romalılar bu zaferlerden büyük cesaret aldılar ve sıra ile diğer Etrüsk şehirlerini de zaptetmeği tasarladılar. Yukarıda işaret edildiği üzere, Romalılar her şeyi Etrüsklerden öğrenmiş, medeniyetlerini Etrüsklerden almış olduklarından, onlara karşı kuvvetli bir aşağılık duygusunun tesiri altında idiler. Bunun neticesi olarak, Romalılar Etrüsklere karşı düşmanlık ve kin besliyorlardı... Her Romalı Etrüskleri yenmek, ezmek Etrüsk olan her şeyi tahrip etmek arzusu ile yanıp tutuşuyordu.

Dört asır süren Etrüsk - Roma mücadelesi sırasında bu dinmez kinin vahşi ve korkunç tezahürlerine defalarca şahit olunmaktadır. Romalılar kentlerine pek yakın olan Veies15 şehrini kuşatmakla işe başladılar. On sene süren kuşatmanın sonunda bir hileyle ile girdikleri şehirde misli görülmemiş katliâm yaptılar. Kendi milletini daima şirin göstererek yazan Titus Livius bile, ilk yirmi dört saatin her dakikasının adam öldürme ile geçtiğini kaydeder.

Muzaffer Romalılar, sanat ve medeniyet seviyesini, zenginlik ve refahını ötedenberi kıskandıkları Veies’nin mabetlerini, meydanlarını, parklarını ve bahçelerini süsleyen üç bin (!) heykeli Roma’ya taşıdılar.
Bu arada, Ana tanrıça Ani’nin heykeli Roma’ya götürülerek, Junon ismiyle bir mabede yerleştirildi ve tanrıçanın sadece heykeli değil, kendisi de artık Roma’ya taşındı, diye Roma halkı inandırıldı.

Bundan sonra Etrüskler için çöküş devri başlar.
Bir yandan Yunanlılar Etrüsklerin kuzeydeki Adria, Spina gibi limanlarını zaptederler, bir yandan da Romalılar, Etrüsk tesanüdünü diplomasi ile yıkmayı başararak, sıra ile Cerveteri (MÖ. 351), Tarquinia (300), Volterra (295),...Volsinies (283), Vulci (273) şehirlerini ele geçirirler.

Roma tarihinin karışık bir devri olan MÖ. 2.yy. ortalarında Marius ile Sylla arasındaki siyasî rekabet yüzünden çıkan iç savaş sırasında, Etrüsk halkının desteklediği Marius yenilince, Sylla bütün Etrüsk şehirlerinde katliamı emreder ve bu şehirlere askerî garnizonlar yerleştirir.

İsa’nın doğumundan 40 yıl önce Perugia zaptedildikten sonra, şehrin ileri gelenlerinden 300 kişi Roma’ya götürülerek, Sezarın mezarı üzerinde birer koyun gibi kurban edilirler. Burada şunu kaydetmek lâzımdır ki, Etrüsklerin Romalılar tarafından yok edilişi dünya tarihindeki ilk metodik ve sistemli “jenosid” hareketidir. Bu “ulus öldürme” hareketi kendini sadece maddî sahada değil, mânevî sahada da göstermiştir. ... Bizzat bir italyan yazarı şu itirafta bulunur: “Romalılar Etrüskleri yok etmekle kalmayıp, medeniyetlerinin en ufak izini bile ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yapmışlardır.”

DÜNYANIN İLK ŞEHİRLERİNİ TÜRKLER KURMUŞTU

İtalya'daki ilk şehir devletlerini kuranlar bir Ön Türk halkı olan Etrüsklerdir. Etrüsklerin kurduğu Roma şehrinin adı olan Etrüskçe Ruma (doğru okunuşu Uruma ya da Oruma), yani oruma; orun, oturma; yerleşme; şehir; ülke; yurt demektir.

Maymun anlamına gelen arim sözünden gelen Arimna (bugünkü Rimini); kap anlamına gelen Kapna ya da Capna (bugünkü Capena); doğan, atmaca anlamına gelen kapu ya da kapuş (kapış; kapan) sözünden gelen Kapua ya da Capua (bugünkü Capua);
kasap, kesen anlamına gelen Kesena, ya da Cesena (bugünkü Cesena); peygamber anlamına gelen Kelevana ya da Clevana (bugünkü Chiusi şehri); kor; korlu; kordan (sıcak) anlamına gelen Kurtun ya da Curtun (bugünkü Cortona); pluna (bugünkü Populonia); ayrıcalıklı, seçkin (tar ayırma, yarma anlamına gelen Parma (bugünkü Parma); korkunç anlamına gelen per ya da huer, (Çuvaşça hora) sözünden türetiten ve korkan anlamına gelen Perusna ya da Persna (bugünkü Perugia şehri); toplum anlamına gelen Pukan) anlamına gelen Tarkuna ya da Tarkna (bugünkü Tarquinia); mezar, oyuk, depo anlamlarına gelen tuş (deş) sözünden gelen Tuşkana ya da Tuscana (bugünkü Tuscania); lsena). sığ, yatık anlamına gelen Vatluna (bugünkü Vetulonia); yuvarlak; yılıt anlamına gelen Velatri (bugünkü Volterra şehri); yalaz (alev) anlamına gelen Velzna (Bugünkü Yunanistan'da ve Anadolu'da, sonradan bölgeye gelen Akalar ve Dorlardan çok daha önce Atina, Isparta, İzmir, İstanbul gibi şehirleri kuranlar yine bir Ön Türk halkı olan Pelasglardır.

Atina adının Etrüskçesi (olasılıkla da Pelasgçası) Atena'dır ve Etrüskçe atanın yani aynı babadan anlamına gelmektedir. Ve yine; Isparta şehrinin adı ise Etrüskçe (ve yine olasılıkla Pelasgça) şehir anlamına gelen supur ya da şupur'dur ve oturmak; yerleşmek anlamına gelen sup ya da şups özü ile şehir anlamına gelen ur sözlerinin birleşiminden oluşmuştur.
Dikkaatt: Bu sözlerin Sümercesi de şub ve ur dur.

Şub sözü günümüzde ş-k ve b-y ses dönüşümleriyle kuy/köy ve kuytu sözlerine dönüşmüştür (kuy sözü sanıldığı gibi Farsça değil, Farsçaya Türkçeden geçmiştir). Ur sözü ise günümüzde orun haline gelmiştir. Ayrıca Lidya dilinde de şehrin anlamı sparda'dır (okunuşu suparda). Yunancaya Smyrna olarak geçen İzmir adının aslı da Myrina'dır. Myrina, İzmir'in Aliağa ilçesi yakınlarında bulunan antik bir kenttir ve efsaneye göre adını bir Amazon kıraliçesi olan Myrina'dan almıştır. Bu ad, Etrüskçe kararsız; duran; duraksayan anlamına gelen murina, yani duran sözünden gelmektedir. Etrüskçe mur sözü durmak; kalmak anlamına gelmektedir ve günümüze dur olarak dönüşmüştür. İstanbul Sarayburnu'na ise değişik Trak boylarının (yani Pelasgların) MÖ 6. binyıldan itibaren yerleşmiş oldukları bilinmektedir (2).
İstanbul'un ilk adı ve Bizans adının kaynağı olan Byzas adı, Antik Yunan mitolojisine göre MÖ 660 yıllarında Yunanistan'dan gelip İstanbul'u kuran Kıral Byzas'ın adından gelmektedir. Bir Pelasg kıralı olan Byzas'ın adı ise, Etrüskçe ezmek, basmak anlamına gelen pesaş, Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)ya da pisaş (basış) sözünden gelmektedir ve basan, yani yöneten demektir (Etrüskçe pisişce de basışçı demektir). İstanbul'un ilk adı olan Batı Romaca (“Latince”) Bizantium, Doğu Romaca (“Eski Yunanaca”) Byzantion ve daha sonraki Byzanz adları da yönetim” anlamına gelen, pisantum (basıntım) ve pisanuş (basınış) sözlerinden dönüşmüştür. Selanik şehri diğer bir Ön Türk halkı olan Makedonlar tarafından kurulmuştur ve adını Philip'in kızı ve İskender'in kızkardeşi Tesalanik'ten almıştır. Etrüskçe tesa sözü, bakmak; korumak; sevmek anlamında; Tesalanik de bakılmış; korunmuş; sevilmiş anlamına gelmektedir. Bugün bu söz birçok Türk dilinde unutulmuştur, ama Çuvaşçada bakmak; korumak; temizlenmek; arıtmak anlamına gelen tasa olarak yaşamaktadır.

Avrupalı tarihçiler ise Philip'in kızının adının,Yunanca Teselya anlamına Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı) gelen Thessaly ve zafer anlamına gelen nike sözlerinden oluştuğunu ve “Teselya zaferi” (!) anlamına geldiğini iddia etmektedirler (1).
Pekin, Peking ya da Beijing sözü her ne kadar Mandarin dilinde “kuzey başkenti” anlamına gelse de, Ön Türkçeden Sinitikleştirilmiş bir addır. Bu ad, Bey King yani “kırallık yücesi” anlamına gelmektedir. Yine benzer olarak, uzun süreler başkentlik yapmış olan Nanking, Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı) ya da Nanjing şehrinin adı ise Mandarin dilinde “güney başkenti” anlamına gelmektedir, ama bu ad da Ön Türkçe en iyi; önde gelen; baş anlamlarına gelen nun sözünden türemiştir; Nun King, “kırallık başı” demektir. 

  TÜRKLERİN GERÇEK TARİHİ Arif Cengiz ERMAN


BİR ETRÜSK KURGANI

ETRÜSK NEKROPOLÜ
ÖLÜ ŞEHİR CİVİTA
PERUGIA, UMBRIA, ITALYA
ETRÜSK YAPITI
VOLTERRA

COLESSIUM-ROMA
ETRÜSK EVLERİ
ANTİK ROMA-FORUM
 CARDUCCI
BİR İTALYAN PULUNDA 
ETRÜSK KADINI
İZMİR, ANTİK SMYRNA
Alıntı: 
Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)
@Saka_larr

----------------

🇹🇷 TC.tarih @okuSalar:

 Etrüskler'le ilgili yazı okuma ve DNA çalışmalarından örnekler Bulunan iskeletlerle Anadolu arasında kurulabilen yakınlık Avrupa'da başka bir yerde sağlanamıyor.


Alıntı: 🇹🇷 TC.tarih @okuSalar



Tümer Duygulu
@XUtopus

Haritadaki Tyrrhenian Sea, Turanlıların denizi anlamındadır.
Antik Yunancada Y-U geçişi vardır. Tyrrhenian->Turhenian->Turhanian->
Turani-an(ılan)-->Turani olarak anılanların, adlandırılanların denizi.
Benzer şekilde Albania (Alp-an Ülkesi)'nin başkenti "Tyren" Turan Başkentidir.


DÜNYANIN İLK ŞEHİRLERİNİ TÜRKLER KURMUŞTU

İtalya'daki ilk şehir devletlerini kuranlar bir Ön Türk halkı olan Etrüsklerdir. Etrüsklerin kurduğu Roma şehrinin adı olan Etrüskçe Ruma (doğru okunuşu Uruma ya da Oruma), yani oruma; orun, oturma; yerleşme; şehir; ülke; yurt demektir.

Sedat Cesur @Cesur11Cesur
Almanca kursuna iki karı koca italyan geldi bunlar sınıfa girince aha iki tane daha Türk geldi diye çok sevindim  ama italyan olduklarını duyunca çok şaşırdım aynı biz yemin ediyorum





20190227

Atilla Destanı özeti

Atilla Destanı özeti
Atilla Destanı özellikleri
Atilla Destanı nedir



Atilla 




Kimse titretemedi Hunlar kadar Roma’yı Roma ki Akdeniz’i bir iç göl yapmış üç kıtaya hâkim ileri karakolları Tuna’dan Ren ve Fırat’a Oradan Sahra ve Lud Havzasına ulaşan Bir dünya emperyali Hiçbir kuvvet korkutamadı Hunlar kadar Roma’yı.

Hunlarla ittifakı reddeden Gotlar, Trakya- İtalya’ya, Vizigotlar Güney Fransa’ya, Vandallar Kuzeybatı Afrika’ya sürüldü. Zenci köle ticaretini Roma’nın ekonomik öğesi yaparak Roma’ya boyun büktüler. Uranus oğullarını Olympos’a gömmeyi başaran İsa, bu yabanıl kavimleri de kanatlarının altına almayı başaralı iki yüz yıl olmuştu Pagan Greko- Latin uygarlığı Hıristiyanlaşalı. Ve İsa asılıp Konsül, Hıristiyanlığı resmi din ilan edeli beri, Roma İsa’yı asıp sosyal ve kültürel ihtişamını koruyacağını düşünmüştü. Oysa İsa’nın gölgesiyle acze düşmüştü. 

Hunlarla Cermenler aynı amaçla birleşince, Atilla’nın amcası Ruga Kuzey Avrupa’da bir tehdit odağı olmuştu. Başbuğ Ruga Orta Asya’dan getirdiği töre ve törenlere sadık kalıp Kendi kültüründen geri bir kültüre sahip Cermenleri etkisi altına aldı. Hunların giyim kuşamları Pusat ve donanımları at ve araba koşumları Romalılardan ileri düzeydeydi. Örgüt yapıları da öyle. Hunların dinsel inançlarından da etkilenip Şaman tapınma törenleri yekten Cermen kültürünün temeli oluşturdu. Hunların etki ve itkisiyle ilkel Cermen toplulukları Greko-Latinlere kafa tutar hale geldi.Ruga, Hunları ve Cermenleri aynı bayrak altında toplayıp görevi tamamlanınca göğe uçtu. Atilla’nın eli amcasının kanına bulaştı. 


II 

Atilla’nın babası Muncuk sağ olmasa da Cermen anası Yulaağabeyi Bleda’yı ve Atilla’yı Analık görevini yapıp Hun törelerinde İyi bir bahadır olarak yetiştirdi. Bleda çok genç ve gözü pekti. Batı Roma’ya akınlar düzenledi. Hun ve Cermen silahlı güçlerini yeniledi. Ardından geniş bir coğrafya üzerinde hiçbir muhalif odak bırakmadı. Uyruğundaki halkalara dirlik ve düzenlik güvencesi verdi. Hun ve Cermen ittifakı öç ve yağma üzerine kurdu. Doğu ve Batı Roma İmparatorluğuna alternatifi oldu. Greko-Latin uygarlığı, step uygarlığının atları altında ezildi. 

Atilla’nın karısı Albız boş durmadı Atilla’nın içine şer tohumları ekildi “İki kılıç bir kına sığmaz!” diye fısıldadı. Atilla aldırmadı “Dünya iki başbuğa dardır” diye mırıldandı, Atilla umursamadı. “Senin akıbetini Bleda tayin edecek!” diye bağırdı “Bleda mı? Olmazdı, Olamazdı. Niçin olamasındı? Olur, olurdu elbet.” Atilla’nın kardeş sevgisiyle yanan kalbi birden öfkeyle kabardı, hınçla bilendi, sağ kolu Arpad’ı yanına çağırdı. Bleda’nın kesilmiş saçı iki hafta sonra Atilla’nın tolgasına sorguç oldu. Diriyken esirgediği kutluğ (1) değeri başının üstünde tuttu. Kendisine katil gözüyle bakanlara “Yeter!” diyordu Çığlık gibi yırtıcı sesiyle “Saygısızlık etmeyin Bleda benim öz karındaşım, ağabeyimdi. Alplik nedir o öğretti bana. Kendisini öldürtmem gerektiğini de.” Sonra sırtını bir ağaca dayayıp uzak bir Sungura (2) bakıyormuşçasına gözlerini kısıp ihanetini ve sebeplerini anlatıyordu. Ve sonucu şöyle bağlıyordu “Ağabeyim Bleda’nın malum akıbeti mevcut koşulların ve doğa yasalarının bir gereğiydi. Gerçekte o ölmedi, ruhen benim içimde. Gücünü bana bahşetti. Ondan önce saftım, gözüm açıldı. Bleda’nın uçmağa varışından itibaren Uslamlama gücüm arttı” 

III 

Tolgasıyla kılıcıyla Çıkık elmacık kemikleri Sakal bırakmış yüzü Kısa boyuyla Bir at çobanına benziyordu. Ne Bayındır Han kadar ihtişamlı ne Oğuz Kağan gibi bilge Yarı Cermen yarı Hun Sürekli tetikte sürekli dikkatli bir at çobanı Kısık çekik gözleri bir step ejderi gibi kızıl diliyle tıslayarak gülüyordu “Ben Roma İmparatorluğunun baş belasıyım, Mağdur ve mazlum halkların öç mızrağı” Tepeden tırnağa insanı titreten bir sesi vardı Burhan-haldun dağının alnacında ulayarak yedi düele seyrü sefer eden Cengiz Han’dan el aldı. Seyr ü sefer eyleyip köle ticaretinden büyük gelir sağlayan Burgondları kılıçtan geçirdi . Viking ve Saksonları hükümranlık alanlarından kovdu Kuzey Avrupa’yı tümden ele geçirdi Kendini kağan ilan edip Şaman kâhinlerinin elinden taç giydi Atilla kağan olur olmaz Step törelerini kesintisiz yürürlüğe koydu Uyruğundaki halkların Dinler mozaiğine saygılı davrandı Balkanlara Hunlardan önce gelen Hıristiyanlaşan Türk kabilelerine Romalılarla Hunlar arasında ezilmesinler diye Özel önlemler aldı Tebaasındaki karındaşlarına Talan ve yağma ganimetlerini eşit paylaştırdı Ne var ki kağanlığına bağlı Kâhinler Kurulu Yeterli bilgi ve bilgeliğe sahip değildi Step törelerinin temelindeki adalet anlayışı Onlar elinde dehşet kan ve gözyaşına döndü. En büyük müttefiki Cermenler akıl almaz tüyler ürpertici cezalar aldı. Tarihe acımasız bir hükümdar olarak geçti Oysa aşk ve adalet anlayışını bu ilkel insanlara aşıladığını sanıyor, kendi suretine bürünmüş korkunun kol gezdiğini fark etmiyordu. O büyük ideallerin ve Tanrısal aşkların adamıydı. Tek amacı yeryüzünü bir Hun cenneti yapmaktı. Bu kutluk ideali uğruna kelleyi koltuğa almış gerçek bir step bilgesiydi 

IV 

Atilla bu idealle durmuyor Yeni seyr ü seferler düzenliyordu Doğu Romalılar “Atilla Konstantinopolis’e geliyor !” Diye Trakya bölgesini olduğu gibi step atlılarına terk ettiler Ve Marmara bölgesine çekildiler Atilla Konstantinopolis’e girmedi; Meriç Havzasında durdu. Marianopolis’le Serdice dâhil, yetmişten fazla kent zapt edildi. Şimdilik bu yeter dedi Zamanın sarkacı gidip gelirken öç duygusu Doğu Romalıların İmparator naibi Krysaphios’un Atilla’ya kininiyle birleşince Krysaphios kağanın başını onun sağ kolu Edekon’dan istedi. Ona bir servet teklif etti. Edekon Krysaphios’un teklifini kabul etti. Ve hemen yola koyuldu Atilla’yı katletmek şöyle dursun, Krysaphios’un girişimini Atilla’ya bizzat kendi anlattı. Atilla Krysaphios’un başını istedi Krysaphios Hunları hiç tanımamasının bedelini canıyla ödedi Çünkü elçi Edekon’un indinde Atilla Gök Tanrı’nın bir suretiydi. İstese de ona ihanet edemezdi. Kaldı ki, Atilla’nın erkanı Atilla’dan daha iyi koşullarda yaşamaktaydı. Atilla ihtişamını tebasından esirgemezdi de, Rahip Jordanes ve tarihçi Priskos bu tuhaf gerçekliğin tanıklarıydı. 

Trakya’nın ilhakından ve suikast olayından sonra Atilla kuzeye çekildi Doğu Roma – Batı Roma birleşip Atilla’ya saldırdı. Atilla antlaşmalar yapıp bekle gör politikası uyguladı. Ta ki Hororian’ın sesi ta Tuna kıyılarında yankılanınca Kendisine 25 yıl önce gönderilmiş Yüzüğe dudak büken Atilla, Hororian’ı kurtarmak için ant içti İmparator Constantius’un kızı ve varisi Hororian’u İmparator ölünce, İmparatoriçe Plancdia Hapse attırıp oğlu Valentinianus’u imparator yapmıştı. Atilla, Hororian’ın zindana kapatılmaması ve karısı olması için Batı Roma‘ya dünürcüler gönderip İmparatorluğun yarısını drohoma olarak istedi. İmparatorluk reddedince, bu isteğini Orleans’da Roma ve ittifakı Got ordularıyla Batı Hun savaşçıları göğüs göğüse çarpıştı. Kan su gibi aktı Gök Tanrı’nın kutluğ Alpleri Şaman bahadırlarının ümit ve cesaretle yoğrulmuş step atlıları Batı Roma ordusunu dağıttı. Kuzey Galya küçük krallıklar halinde parçalandı. Britanya’ya Saksonlar, Güney Galya ve İspanya’ya Vizgotlar, Jura ve Alp bölgesine de Burgonlar yerleşti. Step atlıları vadilerden ağır ağır Po ovasına aktılar; Po ovasında salgınkasırga gibi Atilla’nın ordusuna çullanınca, o görkemli Hun ordusu hızla eridi. Apeninler toynak sesleri yerine hasta askerlerin öksürüğüyle yankılandı Atilla Hıristiyanların Tanrısı’nın hışmına uğradığını düşünüp geri döndü. 


İçindeki ateş bir türlü sönmüyordu. Hororian’ın da, Roma’nın da Gök tanrı belasını versindi. Tekrar evlenmeye karar verdi. Kendisine İlekDengizikve İrmekadlı üç oğul veren Albızyoktu artık. İldiko adlı bir peri kızını sevdi. İldikokimdi nereliydi, kimse bilmiyordu. Yedi gün şenlik ateşleri yakıldı. Davullar vuruldu yedinci gün Atilla gerdeğe gencelip girdi. Ecel onu, nice savaştan yara almadan kurtulmuş steplerin bozkır kurdu, İldiko’nun göğ gözlerinde boğuldu, yok oldu. Atilla ölmüş, Atilla öldürülmüştü. Şaman kâhinleri bu kutluğ ve bilge hanı gömecek yer bulamadılar Tuna nehrinin kollarından birinin yatağını değiştirip Üç günlük yuğ(3)töreninden sonra Kızıl otağın önünden Beğümler(4)saçlarını yoldu Alpler sakalların yolup Beyler (5)hançerleriyle yüzlerini çizip Kızıl ateşlerin önünde sinsin oynadılar Bu nehir yatağına gömdüler ulu hakanları Definle görevli Yund kabilesi (6)töreleri gereği Batı Hun topraklarını terk edip atlarını bir daha dönmemek üzere Anadolu’ya doğru sürdüler. Atilla göğe uçup gitti Ulu bir sungurun kanadına takılıp… 

Mehmet ÖZGÜR 

(1) Kutluk: Tanrısal ve yüce değer ve bilgi 
(2) Sungur: Şahinden küçük bir yırtıcı bir kuş 
(3)Yuğ: ölüm ardında yapılan tören
(4)Begümler: prensesler
(5)Beyler: Prensler
(6)Yund Kabilesi: Ölüm

Alıntı

20180212

Altınordu'dan Roma'ya... Roma'dan Türk ulusuna selam olsun! -11 Şubat 2018



İzmir'in Altınordu Spor kulübü altyapısından yetişen Türk evladı Cengiz Ünder 2 gol 1 asist ile Benevento maçının yıldızlaşan ismi oldu.
🇹🇷



MÜKEMMEL ÇOCUK CENGİZ ÜNDER

19 Şubat 2017, Pazar 
TÜRK futboluna kazandırdığımız Cengiz Ünder, UEFA sitesi tarafından haftanın Wonderkid'i seçildi...
http://altinordu.org.tr/Haber/4177-1/MUKEMMEL-COCUK-CENGIZ-UNDER





20171026

Roma dediğimiz uygarlığın,hukuk ve mitleri tümüyle Etrüskler

Roma dediğimiz uygarlığın, hukuk ve mitleri tümüyle Etrüskler (Tuskiler) tarafından oluşturulmuştur. "
Romus-romulus mozaik M.Ö. 1.yy İtalya"

En Çok Okunanlardan...