Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Blog Listem
tarımsal kalkınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarımsal kalkınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20200517
20191211
20190824
🎞 'Önem verirsek ülkemizde dünyanın en kaliteli zeytinini üretebiliriz.'
Önem verirsek ülkemizde dünyanın en kaliteli zeytinini üretebiliriz.— Orman Mühendisi (@0rmanmuhendisi) August 14, 2019
Zeytin ağacı o kadar değerli ki, tüm dini kitapların konusu olmuştur. Fakir toprakların zengin ağacıdır. Çok şey istemez ama her şeyini verir. Zeytin ağaçlarını mutlak surette korumak lazım. pic.twitter.com/ZB5x362Hu8
20190822
Türkiye'de Tarım
Türkiye'de Tarım
İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir.
Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları: Topraklarımızdan faydalanma oranı daha çok iklim ve yer şekilleri özelliklerine bağlıdır. Ülkemizde yüksek dağlık kesimler geniş alan kaplar. Dik yamaçlar çoktur. Buralarda topraktan faydalanma çok kısıtlıdır. Buna göre ülkemiz arazisinin % 36 ‘sı ekili-dikili alan, % 32’si çayır ve otlak, % 26 ‘sı orman ve % 6’sı diğer alanlar (yerleşim birimleri , tarıma elverişsiz çıplak kayalıklar gibi) dır.
Not: Tarımdaki makinalaşmanın etkisiyle çayır ve otlakların alanı daralırken, tarım alanlarımız genişlemektedir.
Bölge Yüzölçümüne Göre Ekili Dikili Alanların Oranları:
1. Marmara Bölgesi: %30
2. İç Anadolu Bölgesi: %27
3. Ege Bölgesi: %24
4. G.Doğu Anadolu Bölgesi: %20
5. Akdeniz Bölgesi: %18
6. Karadeniz Bölgesi: %16
7. Doğu Anadolu Bölgesi: %10
Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler:
1. Sulama: Türkiye tarımında en büyük sorun sulama sorunudur. Tarımda sulama ihtiyacının en fazla olduğu bölgemiz G.Doğu Anadolu Bölgesi iken, bu sorunun en az olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.
Akarsularımızın derin vadilerden akması ve rejimlerinin düzensiz olmasından dolayı sulamada yeterince faydalanamıyoruz. Bunun için mutlaka akarsular üzerindeki baraj sayısı artırılmalıdır.
Sulama Sorunu Çözüldüğünde; Üretim artar. Nadas olayı ortadan kalkar. Tarımda iklime bağlılık büyük oranda azalır. Üretimde süreklilik sağlanır. Üretim dalgalanmaları önlenir. Daha önce sebze tarımı yapılmayan bir yerde sebze tarımı da yapılmaya başlanır. Tarım ürün çeşidi artar. Köyden Kente göçler azalır. Yılda birden fazla ürün alınabilir. Bu konuda en şanslı bölgemiz Akdeniz, en şanssız bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir
2. Gübre Kullanımı: Tarımda sulama sorunu çözüldükten sonra üretimi daha da artırmak için gübre kullanımı artırılmalıdır.
Ülkemizde hayvancılığın gelişmiş olması tabii gübre imkanını oluşturmaktadır. Ancak yurdumuzda tabii gübrenin yakacak olarak kullanılması bu olumlu durumu ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde üretilen suni gübre yeterli olmadığı için ithal (Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden) etmekteyiz. Bu da maliyeti artırdığından çiftçilerimiz yeterince gübre kullanamamaktadır.
Gübre ihtiyacı, tabii gübrenin yakacak olmaktan kurtarılması ve gübre fabrikalarının artırılması ile karşılanabilir.
3. Tohum Islahı: Sulama ve gübre sorunu çözüldükten sonra verimi daha da artırmak için kaliteli tohum kullanılmalıdır. Ülkemizde kalite tohum üretme konusunda devlet üretme çiftlikleri ve tohum ıslah istasyonları çalışmalar yapmaktadır. Ancak kaliteli tohum ithali devam etmektedir.
4. Makine Kullanımı: Ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için makine kullanımı şarttır. Ancak makine kullanımı yurdumuzda yeterli ölçüde gelişmemiştir. Sebepleri: Makine kullanıma elverişsiz alanların varlığı, Makine kullanımının ekonomik olmadığı küçül alanların varlığı, İş gücünün bazı bölgelerde daha ucuz olması, Makine fiyatlarının çiftçinin alım gücünün üstünde olması
5. Zirai Mücadele: Tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek için ilaçlı mücadele şarttır. Zirai mücadelede daha çok ilaç kullanılmaktadır.
6. Toprak Bakımı: Tarla yağışlardan önce sürülmeli , yabancı otlardan arındırılmalıdır. Erozyona karşı korunmalıdır.
7. Toprak Analizi: Toprak analizleri ile en iyi verim alınabilecek ürün belirlenir. Ayrıca toprağın ihtiyacı olan mineraller tespit edilerek kullanılacak gübre belirlenir.
8. Destekleme Alımı ve Pazar: Verimi etkilemez. Üretim miktarını etkiler. Çiftçi ürettiği malı pazarda zarar etmeden satabilmelidir. Çiftçinin elverişsiz piyasa şartlarından olumsuz etkilenmemesi için devlet bazı ürünlerde destekleme alımı yapmaktadır (Destekleme alımı: Devletin çiftçinin malını belirli bir taban fiyat üzerinden alması olayıdır.) Destekleme alımı yapılan ürünler: Pamuk, tütün (2002 yılından itibaren kaldırıldı), Ş.Pancarı, buğday,çay, fındık, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, Haşhaş gibi dayanıklı ve sanayiye dayalı ürünlerdir.
Destekleme alımı yapılan ürünlerin üretiminde dalgalanmalar az olur ve fiyatı sürekli artar.
9. Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalıdır.
TARIM İŞLEME METODLARI
1. İntansif (Modern-Yoğun) Tarım Metodu: Nüfusa göre ekili dikili alanların sınırlı olduğu ülkelerde uygulanır. Birim alandan alınan verim çok yüksektir. Ör. Hollanda, Danimarka, Japonya, İsveç ve İsrail gibi ülkelerde bu tür tarım metodu uygulanmaktadır. Yurdumuzda ise Akdeniz ve Ege Bölgelerinde uygulanan seracılık faaliyetleri intansif tarım metoduna örnektir.
2. Ekstansif (ilkel-Kaba-Yaygın) Tarım Metodu: Nüfusa göre tarım alanlarının fazla olduğu ülkelerde uygulanan tarım metodudur. Birim alandan alınan verim düşüktür. Üretim miktarında iklimin etkisi vardır. Yurdumuzda uygulanan tarım metodu genelde bu şekildedir.
Not: İntansif tarım metodu ile ekstansif tarım metodu arasındaki en önemli fark birim alandan alınan verimdir.
3. Nadas Tarım Metodu: Verimi en düşük tarım medodudur. Tamamen iklime bağlılık gösterir. Yağışın az, sulamanın yetersiz olduğu alanlarda uygulanır. Türkiye'de nadas tarımının en fazla uygulandığı bölge İç Anadolu Bölgesidir. Nadas olayı en az Karadeniz bölgesinde uygulanır.
Nadas, toprağın su ve mineral kazanmasını sağlamak amacıyla boş bırakılmasıdır.
4. Plantasyon Tarım Metodu: Tropikal kuşakta ticari amaçla çok geniş alanlarda bir veya bir kaç çeşit ürün yetiştirmeye dayalı tarım metodudur. Ör: Brezilya'da; çay, kahve ve muz, Seylan (Srilenka)'da; çay , Malezya'da; kauçuk gibi.
TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
• İklim (Sıcaklık, Yağış miktarı, Yağış rejimi)
• Yükselti (Sıcaklığı etkilediği için)
• Denize göre konum (iklimi etkilediği için ) :Yağış isteği fazla olan ve düşük kış sıcaklıklarına karşı dayanıksız bitkiler deniz etkisindeki yerlerde yetişir.
• Toprak şartları
• Beşeri (insanla ilgili) faktörler
Alıntı/Kaynak: http://www.cografya.gen.tr/egitim/ekonomik/turkiye-de-tarim.htm
20180715
🇹🇷Milli Tarım ve 🐮Hayvancılık: İzmir - Tire'de örnek Süt kooperatifçiliği
Dünyada örnek bir kalkınma modeli olarak seçilen Tireli et ve süt ürünleri kooperatifi
20180309
20171227
TARIM : Beypazarı-Ankara - Sebze Tarımı ve Fidancılık- İşçili ve üretim maliyeti sorunları
Hasat Günü- 26 Aralık 2017 - Ulusal Kanal
20171220
TARIM: İzmir Seferihisar, Gödence Köyü'nün tarihi, tarım ürünleri ve kooperatifçilik

...
Gödence’nin geçmişinin üç bin yıl (3000) öncesine, antik çağlara dayandığı tahmin edilmektedir Bölgede sırayla İyonlar, İranlılar, Lidyalılar, Ispartalılar, Makedonyalılar, Bizans ve Romalıların ardından Selçuklular ve Osmanlılar yaşamıştır.
Gödence yöresi, antik Teos kentinin şarap ve zeytinyağı üretim bölgesiydi. Şimdiki Akarca koyu ile Sıgacık İyonların en önemli limanlarıydı. 12 İyon kentine bu limanlardan şarap ve zeytinyağı gönderilirdi. Seferihisar ilcesindeki antik Teos kentinde bulunan DİONYSOS Tapınağı, Anadolu’da şarap ve bereket tanrısı olan Dionysos adına inşa edilmiş en büyük tapınaklardan biridir. Teos kenti antik çağın en önemli, kültür, sanat ve ticaret merkezydi.
Şenliklerde çeşmelerinden şarap akan kent, tiyatronun beşiğiydi. MÖ, 3. yüzyılda İyonyalı aktörler birliği ilk kez burada kurulmuştu. 1800 yılların başında Konya Hadim bölgesinden Selcuklu Türkmenlerinden bir grubun göç ederek Gödence’ye yerleştiği bilinmektedir.
Köyün veba salgını nedenliyle önemli nüfus kaybına uğradığı mevcut kalıntılardan anlaşılmaktadır.
Gödence’nin cevresinde, varlığı 250-300 yıl öncesine dayanan Karalar, Cercemler, Akcakaya, Payamiçi gibi küçük yerleşim yerlerinin bu güne kalan izleri, bölgenin çok önemli üretim ve yerleşim alanı olduğunu göstermektedir.
Gödence halkı, örgütlenerek l972 yılında kurmuş olduğu koopertifle, bölgesinin tüm tarihsel kültürünü ve üretim mirasını , onun manevi sorumluğunu üstlenerek sahiplenmektedir.
...




Alıntı Kaynak: http://www.godence.org.tr/index.php
20171130
'Tarımsal Kalkınma' - Milli Ekonomi - Üretim Ekonomisi
Atatürk Orman Çiftliği örneğinden yola çıkarak Atatürk'ün modern
tarımın gelişimine ve çevre bilincine verdiği önemi fark eder.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
En Çok Okunanlardan...
-
Bu yazımızda Milli Edebiyat Dönemi'nin en önemli şairlerinden biri olan Mehmet Emin Yurdakul'un "Cenge Giderken" şii...
-
Ülkemiz yer şekilleri bakımından oldukça farklı özelliklere sahiptir. Yer şekillerindeki farklılık iklimlerin bölgelere göre değişiklik...
-
Amerika’da benzin istasyonunda durdum. Sonra arabama dönerken, bir kamyonet yanımda durdu.. Bir vatandaş arabadan çıktı ve gerçekten inanmad...
-
''İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: ha...
-
John Dewey’in Türk Maarifi Hakkında Raporu ve Türk Eğitim Sistemi Akın EFENDİOĞLU Çukurova Üniversitesi Hasan Güner BERKANT Kahramanma...
-
Kurtuluş Savaşı Cepheleri Kurtuluş Savaşı Cepheleri, Kurtuluş Savaşı boyunca üç cephede savaş yapılmıştır. Doğu, Batı ve Güney de savaş y...
-
'HERAKLES LAHİDİ' ARTIK ANTALYA MÜZESİNDE SERGİLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “Kültür ve Turizm Bakanlığı olar...
-
* Kün-Ay tamgası ile Türklerle ilgili Göbeklitepe'de T şeklindeki dikilitaşlarda görünen Kün-Ay tamgası, Türk kavimlerinin bayrakla...










