Blog Listem

dilbilgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dilbilgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20200203

🇹🇷🗣Türklerin 🇬🇧İngilizce Konuşurken Yaptığı 5 Hata - Bartu Karaylar


Türkçe ve İngilizce birbiriyle alakasız diller: 
Türkçe Altay Dil Ailesine aitken (Altay Dil Ailesinin gün geçtikçe geçerliliğini yitirdiğini ve Türkçenin kendi başına bir dil ailesi olduğu kuramının daha çok taraftar topladığını belirtelim),  İngilizce Hint-Avrupa Dil Ailesi denen ve içinde Fransızca, Rusça, Farsça, Yunanca, Urduca gibi dilleri kapsayan aileye ait. Hal böyle olunca cümle yapısından hayvan seslerine kadar kendimizi farklı şekillerde ifade ediyoruz. Yalnız İngilizce öğrenirken çoğu Türkün düştüğü ortak hatalar da yok değil.

👁 Me, too | You, too
Tanışma faslında ezberden dökülen “Me, too” aslında yanlış. Yani biri size “Nice to meet you” (Tam çevirisi Seninle Tanışmak Güzel oluyor) dediğinde yanıt olarak “Me, too” derseniz, “Benimle de” demiş oluyorsunuz. Yani “Nice To Meet You” “Seninle tanıştığıma memnun oldum” demek değil tam olarak. O yüzden “You, too” diyerek, yani “Seninle de” diyerek cevap verin.

👁 You know | It’s up to you
“Seçim sana kalmış, keyfin bilir, sen bilirsin” demek için kullanılacak cümle “it’s up to you” kalıbıdır. Biz “Sen bilirsin” dediğimiz için direkt “You know” diyoruz bazen ancak “You know” “Buraları bilirsin, dedikodusu boldur” anlamındaki gibi bir “Bilirsin” oluyor.

👁 Welcome | You’re welcome
“Welcome” hoş geldin demektir ve “welkam” diye okunur. “You’re welcome” ise “Bir şey değil”, “Rica ederim” demektir ve “welkım” diye okunur.

👁 Turk | Turkish
Almanlar için sadece German, Macarlar için sadece Hungarian varken Türkler için iki ayrı sözcük görüyoruz. Farkı, birinin dil anlamında veya sıfat olarak, diğerinin ise insan/milliyet anlamında kullanılması. Yani “I am a Turk” dersiniz çünkü “Turk “addır. “I am Turkish” dersiniz ve “a” kullanmazsınız çünkü Turkish öz itibariyle sıfattır. İkisi de “Ben Türküm” demektir. Ancak Türkçe diyeceksiniz Turkish demelisiniz. –ISH eki aslında Türkçedeki –çe /ce vb. ekiyle neredeyse aynıdır:  gibi, benzer anlamı katar. Mesela biz de hem İngilizce deriz hem güzelce. Turk çoğul eki alarak Turks olur ancak Turkish hep tekildir. Turkish sıfat olduğundan Türk mutfağı, devleti, markası gibi bize göre ad tamlamalarında bunu kullanın.

👁 Stranger | Foreigner
Aslında Türkçede ikisi için de ayrı kelimeler var. “Stranger” tanımadığınız insanlara denir. Sokakta gördüğünüz herkes size stranger, yani yabancıdır. “Foreigner” ise başka memleketten, ülkeden olan kişiye denir. Buna Türkçede aslında ecnebi denir ama pek kullanılmaz. Siz yine de kullanın. Anlam karmaşası meydana geliyor.

20190307

Atatürk’ün matematik dehası

Türk eğitim tarihi için önemli bir dönüm noktasıdır. Dilde sadeleşme hareketinin en önemli adımlarından biri olan bu çalışma, Atatürk’ün matematik dehasının anlaşılması açısından değerlidir. 

Atatürk; Üçgen, Dörtgen, Beşgen, Açı, Oran, Orantı, Uzay, Boyut, Çap, Yarıçap,Çember, Yatay, Düşey, Dikey, Yamuk, Alan, Türev, Eğri, Koşut, Köşe ... vb Türkçe geometri terimlerini bulmuş ve Türkçeye kazandırmıştır. Aşağıdaki örnek, bu terimlerin değerini daha iyi anlamımızı sağlayacaktır:

20181101

Türkçenin yabancı dillerdeki on binlerce kelimesi - Dr. Yusuf Gedikli

Türkçenin yabancı dillerdeki on binlerce kelimesi
Dr. Yusuf Gedikli 



Dil meselesi tartışılırken bir gerçek her zaman göz ardı edilmiştir. Bu, Türkçenin başka dillerde olan on binlerce kelimesinin hiç akla dahi getirilmemesidir. 


Moğolca, Urduca gibi artık epey uzakta kalmış diller ile Farsça, Ermenice, Gürcüce gibi Önasya dilleri, 
Yunanca, Bulgarca, Makedonca, Arnavutça, Romence, Sırpça-Hırvatça, Macarca ve hatta Rusça gibi Balkan, Orta ve Kuzey Avrupa dillerinde on binlerce Türkçe kelime vardır. 

Türkçe sadece sözlükleri etkilemekle kalmamış, bütün Balkan dillerinin morfoloji ve sentaksını da etkilemiştir.



Sırp-Hırvatçadaki Türkçe kelimeler

Abdullah Skaljiç, Sırp-Hırvat Dilinde Türkçe Kelimeler (Turcizmu u srpskohrvatskom jeziku) isimli birinci baskısı 1957, ikinci baskısı 1962’de Saraybosnada yapılan eserinde, Türkçeden Sırp-Hırvat diline 8.742 kelimenin geçtiğini tesbit etmiştir Tabii ki Sırp-Hırvatçadaki Türkçe kelimelerin sayısı bu kadar değildir. Nitekim kitabın ilk baskısında 6.500 kelime yer almıştı (Milan Adamovic, “Tanıtma”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten, Ankara 1969, 289. s. vd.).

Macarcadaki Türkçe kelimeler

Alimler Macarcaya geçen Türkçe kelimeleri üç tabaka halinde incelerler. Birincisi Hun-Hazar-Bulgar tabakası, ikincisi Peçenek-Uz-Kuman-Kıpçak tabakası, üçüncüsü ise Osmanlı tabakasıdır.

Osmanlı tabakasını inceleyen Macar alimi Suzanne [Zsuzsa] Kakuk, 16 ve 17. asırlarda Osmanlı dili tarihi araştırmaları, Macar dilinde Osmanlı unsurları ( Budapeşte, 1973 Recherches sur l’histoire de la langue Osmanlie des XVI et XVII siecles, les eléments Osmanlis de la langue Hongroise) isimli eserinde, 16-17. asırlarda Osmanlılar vasıtasıyla Macarcaya 1.382 cins isminin, 402 şahıs adı ve lakabın, 224 yer isminin, toplam 2.008 kelimenin nakledildiğini ortaya koymuştur (Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1973-74, 356 s.).

Kakuk, daha sonraki bir yazısında bunu 1.500’e çıkarmıştır (Zsuzsa Kakuk, “Macar dilinde Osmanlı-Türk unsurları”, Bilimsel Bildiriler 1972, TDK y., Ankara 1975, 209. s. vd.). (Bayan Kakuk, 1960’da Çindeki Salar Türklerini ziyaret ederek metinler derlemiştir. Bu metinler Textes Salars, Acta Orientala, c. xııı, fas. 1-2, Budapest 1961’de yayımlanmıştır). Kakuk, 13 ağustos 1925’te Macaristanın Heves şehrinin Nagytalya köyünde doğmuştur.

Türkçenin tesiri sadece kelime vermekle kalmamış, bazı şairler Türkçe şiir bile söylemişlerdir. Mesela ilk büyük Macar şairi sayılan Balint Balassa 1552-56 arasında bir çok Türkçe şiiri Macarcaya çevirmiş, kendisi de Türkçe şiir yazmıştır.

Macar kelimesi Manysi ve Türkçe 'eri' (Manysi+eri) kelimelerinden meydana gelir ki, yarı yarıya Türkçedir (Laszlo Rasonyi, Tarihte Türklük, TKAE y., Ankara 1971, 119. s.). Macarlara sadece kendileri ve biz Türkler Macar deriz. Öbür milletlerin verdiği Hungarya adı da tamamiyle Türkçedir. Hungarya (Hungaria) çoklarının sandığı gibi Hun kelimesinden değil, Türkçe 'Onoğur' kelimesinden gelir. Baştaki 'h' türeme bir sestir. Kelime Hundan gelse sonraki gar unsurunu açıklamak mümkün olmazdı). Macarlar Onoğur Bulgarlarıyla yakın münasebette bulundukları için Bizanslılar ve diğer halklar onları bu kelimeyle isimlendirip yaşadıkları ülkeye de Türkiye demişlerdir (Onoğur kelimesi Osmanlılarca az da olsa Engürüs veya Üngürüs şeklinde kullanılmıştır).

Hatırlanacağı üzere Macaristan haricinde tarihte Türkiye ismini alan veya Türkiye ismi verilen bir çok ülke ve bölge vardır: Göktürk, Hazar, Anadolu Selçuklu, Mısır (Memlük devrinde) ve Türkistan coğrafyaları tarihte Türkiye olarak anılmıştır. Lakin devlet adı olarak Göktürkler, Mısır Memlükleri ve Türkiye Cumhuriyetinden başka Türkiye isimli Türk devleti yoktur. Yalnız Orta Asya coğrafyası son bin yıldır Türkistan adıyla tanınmaktadır.

Macar alimleri Türklük bilimi sahasında en çok çalışan alimlerdir. Zaten Türk bilimi sahasında Hıristiyan milletlerden iyi niyetle çalışan sadece Macar bilginleridir. Bunlara Bosna Hersekli ve Güneydoğu Asyalıları da ilave edebiliriz (Pakistan, Malezya vs). Türklükle ilgilenen diğer bilim adamlarının bilim sıfatı sadece mesleklerinde olup esas amaçları Türk kültür ve medeniyetini başka köklere, bilhassa Çin, Hint, İran, Moğol, Arap ve sair kaynakla bağlamaktır.

Romencedeki Türkçe kelimeler

Aslen bir Gökoğuz Türkü olan Mihail Guboğlu bir makalesinde, Romen diline geçen Türkçe kelimeler üzerine çalışan Romen ve yabancı bilim adamlarının eserleri hakkında geniş bilgi vermiş, Romen dilinde mevcut 3.000 Türkçe kelimenin daha iyi araştırılması gerektiğini belirtmiştir 
(M. Guboğlu, “Rumanya Türkolojisi ve Rumen dilinde Türk sözleri hakkında bazı araştırmalar”, 11. Türk Dil Kurultayında Okunan Bilimsel Bildirilir 1966, Ankara 1968, 271. s.).

Kerim Altay isimli Türk asıllı Romanyalı bir bilim adamı da, 1925-87 arasında çıkan 4 Romence sözlükte yaptığı araştırmada 1.700 Türkçe kelime saymış, daha dikkatli bir araştırmayla bunun 2.000’i aşacağını söylemiştir 
(Kerim Altay, Türkçeden Romenceye giren sözler-Romencedeki Türkçe kelimeler”, Erciyes, Nisan 1996, 220. sayı, 1. s.).

Bulgarcadaki Türkçe kelimeler

Türker Acaroğlu, Bulgaristan'da Osmanlı Türklerinden kalma 5.000 Türkçe yer adının olduğunu yazmaktadır 
(M. Türker Acaroğlu, Bulgaristanda Türkçe Yer Adları Kılavuzu, Ankara 1988, 42, 75 ve 383. s.). 

Bulgarcadan Türkçeye giren sözler ise yalnızca bir kaç tanedir ki bunların en çok kullanılanı çete kelimesidir. Bu da Bulgarların çetecilikte nam salmasından ileri gelmiştir. Ayrıca gocuk, kuluçka, kosa (uzun saplı bir tırpan), ıştır (yaban pazısı) gibi bir iki söz daha vardır. Son ikisi ağızlarda kullanılır 
(Hasan Eren, “Bulgarlar ve Türk dili”, Bulgaristanda Türk Varlığı, TTK, Ankara 1985, 9. s.).

Yaşar Yücel, Bulgar Bilimler Akademisi Bulgar Dili Enstitüsünce yayımlanan Bulgar Dilindeki Yabancı Kelimeler Sözlüğü (1982) ile Bulgarca Sözlüğün 3. baskısını tarayarak Bulgarcada 2.557 Türkçe kelimenin olduğunu tespitlemiştir. -ci, -li, -lik gibi Türkçe ekler de Bulgarcaya geçen lisan unsurları arasındadır 
(Yaşar Yücel, “Bulgarcaya Türkçeden ve Türklerden geçen sözcükler”, Belleten, ağustos 1991, 213. sayı, 529-562. s.).

Tabii ki bu, eksik bir çalışmadır. Hakikatte başta Bulgar ve Balkan kelimeleri olmak üzere Bulgarların dilinde aslında on binden fazla Türkçe kelime vardır. Durum Makedonca için de aynıdır.

Melih Cevdet Anday seyahatlerini anlattığı bir eserinde şöyle bir fıkra nakletmektedir:

“Bir Bulgar bir Yugoslava sormuş:
‘-Sizin dilinizde çok Türkçe sözcük var mı?’
Yugoslav Türkçe olarak:
‘-Yok be kardeşim’ demiş.
Bu soru bir Macara sorulsa ‘şok van’ karşılığı alınırdı ki, ‘çok var’ demektir.” 

(Melih Cevdet Anday, Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan, Gerçek y., İstanbul 1965, 143. s.).

Bu misalin bir benzerini Süreyya Yusuf da nakletmektedir (Süreyya Yusuf, “İvo Andriç’te Türkçe sözcükler”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1969, 287. s.).


Rusçadaki Türkçe kelimeler

Nikolay Aleksandroviç Baskakov Türk Kökenli Rus Soyadları (1979) isimli çalışmasında 300 Türkçe kökenli Rus soyadını etraflıca incelemiştir. Baskakovun eseri Türkçeye tercüme edilmiştir 
(N.A. Baskakov, çev. Samir Kâzımoğlu, Türk Kökenli Rus Soyadları, Ankara 1997, 234 s.).

Tatar alimi A.H. Halikov da Rus Tanınan 500 Bulgar-Tatar-Türk Asıllı Sülale isimli eserinde bugün Rusçada kullanılan 500 soy adını tesbit ederek bir kitap halinde yayımlamıştır (A. H. Halikov, çev. Mustafa Öner, Rus Tanınan 500 Bulgar-Tatar-Türk Asıllı Sülale, TDAV y., İstanbul 1995). Bunların hepsi aslen Türk-Tatar asıllı olup içlerinden alimler, yazarlar, diplomatlar, bilim ve devlet adamları çıkmıştır. Mesela Yeltsin (Türkçe elçi kelimesinden gelir) bunlardan biridir. Zaten “Rusu kazısan altından Tatar (Türk) çıkar” sözü herkesçe bilinen bir sözdür.

Tabii bunlar özel isimlerdir. Rusçada Türkçeden alınma sözlerin bir listesi henüz yapılmamıştır. Bu yapıldığında Rusçada 10 bin civarında Türkçe kelimenin bulunduğu katiyetle açığa çıkacaktır.

Kerim Altay, Rusçadaki Türkçe sözlerin sayısının da şimdilik 2.000 olarak tesbit edildiğini bildirmiştir.


Farsçadaki Türkçe sözler

Farsça yabancı kelimelerin çok olduğu bir dildir ve bu dilde binlerce Türkçe kelime vardır. 1942’de Fuad Köprülü yazdığı bir makalede Farsçadaki Türkçe kelimelere dikkati çekmiş, 280 Türkçe kelime tesbit etmiştir (Fuad Köprülü, “Yeni Fariside Türkçe unsurlar”, Türkiyat mecmuası, 1942-45, 7-8, sayı, 1-6.).

Alman alimi Gerhard Doerfer, Farsçanın yüzde seksenini Arapça kelimelerin oluşturduğunu, lakin bu yüzden Farsçanın bir Sami dili sayılamayacağını söyler. F. K. Timurtaş da Farsçadaki Arapça kelimelerin Farsçadan fazla olduğunu kaydeder (F. K. Timurtaş, Osmanlıca Grameri, İstanbul 1964, 248. s.).

Doerfer, Yeni Farsçada Türkçe ve Moğolca Unsurlar (Turkische und Mongolische elemente im Neupersischen, Wiesbaden, 1963, 1965, 1967, 1975) isimli 4 ciltlik eserinde bunlardan binlercesini tesbit etmiştir.

Doerfer’in kitabının 1. cildi Moğolca kelimelere ayrılmıştır. Burada Farsçaya giren 409 Moğolca söz yer almaktadır. 2, 3 ve 4. ciltler ise Farsçadaki Türkçe kelimelere ayrılmıştır. Burada da 2.000’e yakın Türkçe kelimeye yer verilmiştir. Ne yazık ki 4 ciltlik bu eser halen Türkçeye tercüme edilmeyi beklemektedir.


Arapçadaki Türkçe sözler

Türkçe en çok etkilendiği dil olan Arapçaya da binlerce kelime vermiştir. Cezayirli bir bilim adamı olan Mohammed ben Cheneb, 1922’de yaptığı “Cezayir konuşma dilinde muhafaza edilen Türkçe ve Türkçe aracılığı ile gelen Farsça kelimeler” adlı araştırmasında (Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1966, 157-213. s.) isimli çalışmasında Cezayir Arapçasında 634 Türkçe kelime tesbit etmiştir.

Bu kelimelerin 72’si askerî, 31’i denizcilik, 39’u besin maddelerine ait kelimeler, 59’u alet ve kap kacak kelimeleri, 55‘i giyecek, 65’i sanatlarla alakalı, 313’ü ise çeşitli sahalara ait kelimelerdir. Cheneb, Türkçe özel adları çalışmasına dahil etmemiştir.

Ahmet Ateş, Cheneb’den müstakil olarak yaptığı bir araştırmada Arap edebî dilinde 539 Türkçe kelime tesbit etmiştir. Ateş Türkçe örnek kelimesinin dahi urnîk şeklinde ve “örnek, model, şekil” manasında Arapçaya geçtiğini de (çoğulu arânîk) kaydetmiştir (Ahmet Ateş, “Arapça yazı dilinde Türkçe kelimeler üzerine bir deneme”, Türk Kültürü Araştırmaları, 1965, 2. yıl, 1-2. sayı, 5-25. s.).

Hüseyin Ali Mahfuz, Bağdad Arapçasındaki 500 Türkçe kelimenin listesini yayımlamıştır (Ahmet Ateş, “Arapça yazı dilinde Türkçe kelimeler, 10. yüzyıla kadar”, Reşit Rahmeti Arat İçin, Ankara 1966, 26. s.).

Erich Prokosch adında bir Alman alimi de Sudan Arapçasına 259 Türkçe kelimenin geçtiğini tesbit etmiştir. Bunların içinde ağa, balta, baklava, basma, bastırma, başıbozuk, binbaşı, birinci, bohça, boru, bölük, burma, burgu, damga, demir, doğru, dolap, dondurma, cebehana, çizme, gümrük, hekimbaşı, kanca, karakol, kavun, kavurma, kazan, kılavuz, kışlak, orta, sancak, şiş, tabur, temelli, topçu, yüzbaşı gibi kelimelerle –cı eki de vardır (Erich Prokosch, Osmanisches Wortgut in Sudan-Arabischen [Sudan Arapçasında Osmanlı Kelimeleri], Klaus Schwarz verlag, Berlin 1983, 75 s.).

Son zamanlarda bu mevzuda çalışan Bedrettin Aytaç, Arap Lehçelerindeki Türkçe Kelimeler (İstanbul 1994) isimli eserinde Arapçaya şimdilik 941 kelimenin geçtiğini meydana koymuştur (Bedrettin Aytaç, Arap Lehçelerinde Türkçe Kelimeler, TDAV y., İstanbul 1994, 159 s.).

Aytacın çalışmasında Arapçaya geçen kelimelerin 179’unun meslek ismi, 75’inin yiyecek içecek ismi, 97’sinin çeşitli sıfatlar, 45’inin askerlikle ilgili kelimeler, 24’ünün özel isim, lakap ve unvan, 40’ının mekân ismi, 89’unun araç gereç ismi, 15’inin fiil, 52’sinin giyim kuşam ve dokumacılıkla ilgili isimler, 8’inin akrabalıkla, 6’sının madenlerle, 7’sinin hayvanlarla ilgili olduğu görülmektedir. (Toplamı 657’dir). Geri kalan 284’ü sair isimlerdir. Bunların içinde çavuş (çaviş veya şaviş şeklinde), topçu gibi çok kullanılan kelimelerle beraber, çapçak (kulplu ve madeni bir kap, eski Türkçede çamçak) ile sagu (ağıt), sagucu (ağıtçı) gibi günümüz lisanında kullanılmayan eski Türkçe kelimeler bile vardır.


Arnavutçadaki Türkçe kelimeler

Arnavutçadaki Türkçe kelimelerin sayısı 5 ila 10.000 bin arasındadır. Bu mevzuda da yapılmış bir çalışma yoktur.


Yunancadaki Türkçe kelimeler

Yunancada 5.000 ila 7.000 civarında Türkçe kelimenin olduğu tahmin edilmektedir. Yunanlılarda Türk kompleksi olduğu için Yunan ilim adamları her hangi bir çalışma yürütmemişlerdir.


Ermenicedeki Türkçe kelimeler

Ermenilerin henüz Türk kompleksine sahip olmadıkları bir zamanda 1902’de H. Açaryan isimli bir Ermeni, Türkçeden Ermeniceye 4.200 (dört bin iki yüz) kelimenin geçtiğini tesbit etmiştir (Hasan Eren, “Türkçedeki Ermenice alıntılar üzerine”, Türk Dili, ağustos 1995, 524. sayı, 862. s). Hatta bu tesir o derecededir ki, Türkçenin etkisiyle Ermeni dili yapı ve sentaksını (söz dizimini) dahi değiştirmiştir (Bahtiyar Vahabzade, haz. Yusuf Gedikli, Ömürden Sayfalar, Ötüken n., İstanbul 2000, 196-197. s.).

Robert Dankoff, yukarıdaki rakama ilave olarak Ermeni diyeleklerinde 150 Türkçe sözün varlığını tesbit etmiştir. Halbuki Türk yazı dilindeki Ermenice kelimeler, sadece 5-10 tanedir (Hasan Eren, “Türkçedeki Ermenice alıntılar üzerine”, 903-904. s.).

Ancak bu bir asır evvel yapılmış eksik bir çalışmadır. Ermenicedeki Türkçe kelimelerin sayısı 10 binden az değildir. Sadece şu kadarını belirtelim ki Türk kamu oyunda çok yaygın olan örnek kelimesinin Ermenice olduğu inanışı yanlıştır. Örnek batı Türklerinden doğudaki Altaylılara, Doğu Türkistanlılardan Tatarlara kadar bütün Türk lehçelerinde mevcuttur (Örnek hakkındaki yazımız için Türk Dilinin eylül 2003 tarihli sayısına bakılabilir).



Netice

Türkçe eski, köklü, zengin, yaygın ve çok konuşulan bir dildir. Tarih boyunca bir çok lisan ve halkla alış veriş içinde olmuştur. Hem kelime almış, fakat aldığından ziyadesini vermiştir (Sanırız aldığından az verdiği diller Arapça, Farsça ve Fransızcadır. Geri kalan bütün dillere aldığından fazlasını vermiştir).

Lakin Türkçenin yabancı lisanlara etkisi henüz gerektiği kadar araştırılıp incelenmemiştir. Bilhassa Arnavutça, Yunanca, Ermenice ve hatta Gürcücedeki Türkçe kelimelerin bir an evvel araştırılması gerekmektedir. Tabii ki bu, herkesten evvel bize düşen mühim ve kutsal bir vazifedir.

Aynı vazife Kafkas dilleri, Moğolca, Çince, Korece, Urduca için de variddir. Urduca zaten Türkçe 'ordu' kelimesinden gelmektedir. Binlerce kelime verdiğimiz bir dildir.

1. Türk Dili Kurultayını açarken, “Öyle bir Türkçe yapalım ki bunu Kaşgardaki Türk de konuşsun, anlasın; Baküdeki, Türkiyedeki de” diyen Atatürk'ün emrini yerine getirmek için var gücümüzle çalışmamız gerekiyor (Hasan Eren, “Dilde birlik”, Bilimsel Bildiriler 1972, 159. s.).


Alıntı / Kaynak: http://www.ufukotesi.com/yazdir.asp?yazi_no=20040223

 02 / 2004

20180109

Dilbilgisi: Türkçede Adlar (isimler), Ad Türleri, Özellikleri ve Sınıflandırılması

Türkçede Adlar (isimler), Ad Türleri, Özellikleri ve Sınıflandırılması

ADLAR

Tanım: Canlı cansız bütün varlıkları, kavramları,  hatta fiilleri de karşılayan, onları anmaya, tanımaya, birbirinden ayırmaya yarayan kelimelere isim (ad) denir: ağaç, su, deniz, Hasan, Anadolu, gidiş, dönüş vb.
İsimler çeşitli yönlerden sınıflara ayrılır.

A. VARLIKLARA VERİLİŞLERİNE GÖRE İSİMLER

İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz, benzersiz) onun ismi de özel isim; cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir.
Şimdi ayrıntılı açıklamalara geçelim.

1. ÖZEL İSİM

Evrende tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir. Bütün özel isimler (özel ismi oluşturan her kelime ve onları niteleyen, tanıtan unvanlar) büyük harfle başlar. Büyük harfle başlamazsa cins ismi sanılabilirler.
Yavuz, Hasan, Kayseri, Acıpayam, Akdeniz, Alanya, Ulu Cami, Sultan Selim, Hatice, Küçük Ağa, Türkçe, Türk Dil Kurumu…
Başlıca Özel İsimler Şunlardır:

 


Konunun devamı için:
Alıntı Kaynak: http://turkcenindirilisi.com/turkcede-adlar-isimler-ad-turleri-ozellikleri/



20171019

🇹🇷 Türkiye Türkçesi 🇹🇷


Türkiye Türkçesi


Konuşulduğu ülkeler
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, Ermenistan, İran, Makedonya Cumhuriyeti, Moldova, Suriye, Irak, Kosova.


 Şu ülkelerdeki göçmen topluluklar: Hollanda, Almanya, Avusturya, Kanada, ABD, İsrail, Brezilya, Venezuela, Kolombiya, Belçika, İngiltere, Danimarka, İsveç, İsviçre, Avustralya
Sürgündeki Ahıska Türkleri'nin yaşadığı ülkeler: Kazakistan, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Özbekistan ve Ukrayna.
 

Konuşan kişi sayısı
80 milyonu ana dili olmak üzere, yaklaşık 100 milyon. Sıralama 14 arasında
 


Sınıflandırma

  • Altay Dil Ailesi (tartışmalı)
  • Türk Dilleri Ailesi
  • Oğuz Grubu
  • Türkçe

Resmi Durum ve Dil Kodları


Resmi dil olduğu ülkeler: Türkiye, KKTC , (Makedonya , Kosova (Belediye dili)), Kıbrıs Rum Kesimi
Düzenleyen kurum: Türk Dil Kurumu
ISO 639-1: tr
ISO 639-2: tur 








Türkçe, Altay Dilleri içerisinde Türk dil ailesinin Oğuz Grubu'na mensup, Türkiye lehçesidir. Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ve bazı Balkan ülkelerinin resmi dilidir.

 


Sınıflandırma


Türkçe; Gagavuzca, Horasan Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi ile birlikte olarak Türkçe dil grubunda yer almaktadır. 

Türkçe dil grubu, Oğuz dillerinin (Güney Türk dilleri) bir alt grubudur. Oğuz dilleri de Türk lehçelerinin bir alt grubudur. Çoğu bilim adamı Türk lehçelerini Altay dil ailesi içine koyarlar.


Coğrafi dağılımı


Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, İran, Makedonya, Moldova, Suriye, Irak, göçmenlerin yaşadığı Hollanda, Almanya, Avustralya, Kanada, ABD, Brezilya, İsrail,Venezuela, Kolombiya, Belçika, İngiltere, Danimarka, İsveç, İsviçre, Avustralya ve sürgündeki Ahıska Türklerinin yaşadığı ülkeler: Kazakistan, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Özbekistan,Afganistan,Tacikistan ve Ukrayna'da konuşulur.


Resmi durumu


Türkçe Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmi dilidir. Türkiye'de Türk Dil Kurumu, Atatürk tarafından 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti olarak bağımsız bir organ olarak kurulmuştur. Türk Dil Kurumu dilin sadeleşmesi, yabancı kökenli sözcüklerin değiştirilmesi (özellikle Arapça ve Farsça) için çalışmıştır.
Kosova'da Türkçe resmi dil olmaktan kalktı. Eskiden yani 1978 Dil yasasına göre Türkçe resmi dil idi. Şu anda sadece Kosova'nın bir kenti olan ve Türk çoğunluğun yaşadığı bir kent olan Prizren'de Türkçe resmi dildir. Diğer yerlerdeki resmiyeti ortadan kaldırıldı.






Kullanımı




Ad:  800px-MapOfTurkishSpeakers.jpg
Gösterim: 995
Boyut:  14.8 KB
Dünya'da Türkçe konuşanların dağılımı
Türkçenin Türkiye lehçesi,
  • Türkiye'de yaklaşık 72.000.000 kişi tarafından,
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 250.000 kişi tarafından konuşulmaktadır.
Türkçenin artık ayrı birer dil olarak kabul edilen ve Türk Dilleri Ailesinin alt kolunu oluşturan tarihi lehçeleri de bulunmaktadır. Bunlar Türkiye Türkçesi de dahil aşağıdaki bölgelerde şu yoğunlukla konuşulmaktadır:
  • İran'da yaklaşık 30.000.000 İran Azerisi tarafından,
  • Özbekistan'da 23.600.000 kişi tarafından,
  • Rusya Federasyonu içinde Türk muhtar cumhuriyetleri de bulunmaktadır. Başlıcalarını, Tataristan, Başkortostan, Çuvaşistan, Yakut-Saha Muhtar Cumhuriyetleri, Dolgan-Mens Muhtar Bölgesi, Kabardin-Balkar, Tuva, Kırım-Tatar Muhtar Cumhuriyetleri, Hakasya, Gorno-Altay Muhtar Bölgesi, Dağıstan Muhtar Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Muhtar Bölgesi buralarda toplam 18.000.000 yakın kişi tarafından,
  • Doğu Türkistan'da (Çin) yaklaşık 17.500.000 kişi tarafından,
  • Kazakistan'da 15.900.000 kişi tarafından,
  • Azerbaycan'da 7.600.000 kişi tarafından,
  • Kırgızistan'da 5.000.000 kişi tarafından,
  • Türkmenistan'da 6.000.000 kişi tarafından,
  • Tacikistan'da 2.800.000 kişi tarafından,
  • Afganistan'da 5.000.000 kişi tarafından,
  • Irak'ta 3.000.000 kişi tarafından,
  • Almanya'da 2.670.000 kişi tarafından,
  • Suriye'de yaklaşık 1.500.000 kişi tarafından,
  • Bulgaristan'da 850.000 kişi tarafından,
  • Gürcistan'da 400.000 kişi tarafından,
  • Sırbistan ve Kosova'da en az 350.000 kişi tarafından,
  • Kırım'da 300.000 kişi tarafından,
  • Gagavuz Yeri'nde (Moldova) 200.000 kişi tarafından,
  • Avusturya'da 200.000 kişi tarafından,
  • Hollanda'da 354.000 kişi tarafından,
  • Avustralya'da 150.000 kişi tarafından,
  • Fransa'da 176.000 kişi tarafından,
  • Yunanistan'da 135.380 kişi tarafından,
  • İngiltere'de 120.000 kişi tarafindan
  • Makedonya'da 97.500 kişi tarafından,
  • Belçika'da 112.400 kişi tarafından,
  • İsrail'de 50.000 kişi tarafından,
  • Amerika'da 27.000 kişi tarafından,
  • Danimarka'da 25.000 kişi tarafından,
  • Romanya'da 16.000 kişi tarafından,
  • Kanada'da 10.000 kişi tarafından,
  • İsviçre'de 7.500 kişi tarafından konuşulmaktadır.
1960'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Avrupa kapılarını büyük ölçüde Türklere açmış ve Türkiye'den Avrupa'ya yoğun bir göç yaşanmıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında Balkanlar'da yaşamaya devam eden Türkler ile birlikte bu insanların sayısı günümüzde neredeyse 6 milyona ulaşmıştır ve büyük bir çoğunluğunun ana dili Türkçedir. Amerika ve Avustralya'da ise yaklaşık 200 bin kişi Türkçe konuşmaktadır. Böylece Türkçe (Türkiye Türkçesi), Türkiye ve KKTC dahil tüm dünyada ana dil olarak yaklaşık 71 milyon kişi tarafından konuşulurken, bu sayı Türkiye Türkçesini ikinci dil olarak konuşanlarla birlikte tahminen yaklaşık 80 milyonu bulmaktadır.
UNESCO, 1980'li yıllarda yaptığı araştırma sonucu tüm Türk lehçelerini 200 milyon kişinin konuştuğunu ortaya çıkardı. Ancak buna Türk lehçelerini ikinci ya da üçüncü dil olarak konuşanlar da dahildi. Aradan geçen çeyrek asırda Türkçe konuşan nüfus önemli oranda arttı. Günümüzde yaklaşık 210 milyon kişinin Türkçeyi ve diğer tarihi lehçelerini ana dili olarak konuştuğu üzerinde durulmaktadır. Buna Türkiye Türkçesini de içeren Türk lehçelerini ikinci veya üçüncü dil olarak konuşanlar da dahil edilecek olsa, bu sayı gözle görülür derecede artacaktır. Bu nedenle Türkiye Türkçesinin en çok konuşan kişi sayısına sahip olduğu Türk Dilleri Ailesi, tüm lehçeleri ile dünyanın en çok konuşulan dil ailelerinden birini oluşturmaktadır.


Tarihsel Gelişimi


Orta Asya'dan, Anadolu'ya

 
Altay Dağları civarından kaynaklanan dil, onu kullanan göçebe kavimlerin doğuda Japonya'ya, batıda ise Avrupa'ya doğru hareketiyle yayılmıştır. Afganistan ve Batı Çin civarında Moğolca; Rusya, Güney ve Güneydoğu Çin bölgesinde Tunguz; eski Rusya ülkelerinden batıda Türkiye'ye, güneyde ise İran'a yayılan bir alanda ise Türki diller olarak değişmiştir. Güneyde bulunan başlıca Türki diller Türkçe, Azeri Türkçesi ve Türkmen Türkçesidir. Oğuz boylarının kullandığı Gagavuz lehçeleri ve İran kaynaklı Horasan lehçesi, Türkiye lehçesi ile birlikte bugünkü Türkçenin bölümlerini oluşturmaktadır.


Divanü Lügati’t-Türk, Türk kültürün ilk Türk dilini anlatan ve yazılan Sözlük eseri dir ve Kaşgârlı Mahmud tarafından 25 Ocak 1072'de yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074'te bitirilmiştir. Bu kitap içinde bu cümle bulunuyor. "Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur". Türkçenin zengin gramer özelliklerini ilk ve en çarpıcı biçimde yansıtıyor.


Türkçenin kullanım alanını genişleten bir başka Karahanlı Devleti'nin mensubu, ikinci bir Türk ve Türkçe kültür abidesi olan Yusuf Has Hacib dir. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig (Kutatkı/Kutatı Bilik, Kutlu eden Bilgi ya da Mutluluk Bilgisi) adlı eseri ile Türk dil birliğinin diğer önemli yazılı temelini attı.(1069-1070 yılarında bu Türkçe eseri tamamlandı).
13/14.yy. yaşamını süren Yunus Emre Türkçenin, özellikle Türkçe şiir dilinin temel ustası ve abidesi(anıtı) olmaktadır.


Yunus Emre'nin edebiyat tarihi bakımından, önemli bir yanı da Anadolu'da, Türkçe şiir dilinin öncüsü olması ve tasavvuf sorunlarını yalın, kolay anlaşılır bir dille söyleyişi nedeniyledir. Şiirlerinin ölçüsü, Türkçenin ses yapısına uygun aruz olmakla birlikte söyleyişi akıcı, sürükleyici bir nitelik taşır. Tasavvufun en güç anlaşılır kavramlarını, Türkçenin ses yapısına uygun biçimde dile getirir, şiirinde duygu ve düşünce birliğinden oluşan bir derinlik görülür.


Hacı Bayram Veli 14/15.yy. Anadoluda yaşamını süren Türk mutasavvıf ve şair olarak, eserlerini Türkçe olarak yazmakta oldu ve Türkçe kulanımını Anadoluda önemli şekilde etkiledi.

  • Altay dil ailesi
    • Türkçe dil kolu
      • Güney dilleri
        • Balkan Gagavuz Türkçesi (Türkiye ve Türklerin yaşadığı Avrupa ve Amerika kıtalarını bazı bölümleri)
        • Gagavuz Türkçesi (Moldovya)
        • Horasan Türkçesi (İran)
        • Türkiye Türkçesi
        • Azeri Türkçesi
        • Kazak Türkçesi
        • Türkmen Türkçesi
        • Kırgız Türkçesi
        • Özbek Türkçesi
        • Tatar Türkçesi
        • Uygur Türkçesi


Türkçe ait olduğu Altay Dil Ailesi'nin en çok kişi tarafından kullanılan dilidir. 5500-8500 yıllık bir geçmişi olduğu sanılmaktadır. Azeri, Türkmen, Tatar, Özbek, Başkurti, Nogay, Kırgız, Kazak, Yakuti, Çuvaş gibi bölümleri vardır.

Örnek olarak yazılı Türkçe üzerine kaynaklarda (M.Ö. 1766 yılık çin kronikinde) ilk kez tutanaklarda tanrı , Ordu , kılıç ve kut (mutluluk) sözcükleri bulunulmaktadır.


Moğolca, Mançu-Tungus, Korece ve Japonca ile yakın ilişkisi vardır. Bazı bilimadamları, ilişkinin ödünç alınmış sözcüklerden kaynaklandığını ve temelli olmadığını iddia etmiştir. Son zamanlarda yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, bu tezin hatalı olduğunu, Türkçe ve Japonca'nın temel ilişkilerinin bulunduğunu kanıtlamıştır.

Dil örnekleri klasik Eski Türkçe Kültürü (Göktürk 6/7/8yy. ile Orhun yazıtları) ve Türkiye Türkçesi Kültürü
Göktürkçe
Türk Oğuz beğleri, budun, eşidin; üze Kök Tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilinin, törünün kim artatı(r)?
Türkiye Türkçesi

Türk Oğuz beyleri, ulus, işitin; üzeride Gök Tanrı basmasa, altta yer delinmese, Türk ulusu, ülkeni, töreni kim atar?
Dil Devrimi

Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslaşma sürecini tamamlayan Türk Devrimi'nin ya da Atatürk devrimlerinin en önemli basamaklarından ilki Cumhuriyet'in kuruluşundan 4 yıl sonra yapılan harf devrimi, ikincisi de Cumhuriyet'in kuruluşundan 9 yıl sonra yapılan Dil Devrimi'dir.
Dil Devrimi kısaca, Türkçe ile düşünmeyi, Türkçenin bütün, bilim, sanat ve teknik kavramları karşılayacak yolda gelişmesini sağlayan eylemdir.
Dilbilimci Kâmile İmer "Dil Devrimi nedir?" sorusunu şöyle yanıtlıyor:

Dili daha çok yerli öğelerin egemen olduğu bir kültür dili durumuna getirmek amacıyla yapılan ve devletin desteğini kazanmış olan ulus çapındaki dili geliştirme eylemine 'dil devrimi' adı verilmektedir.
(Dilde Değişme ve Gelişme Açısından Türk Dil Devrimi, TDK Yayınları, Ankara, 1976, s. 31 ve ötesi)
Her insan düşüncesini sözcükler arasında bağ kurarak oluşturduğu tümcelerle aktarır, bu açıdan bakınca Dil Devrimi aynı zamanda düşüncenin yenileşmesidir.
İmer'in söylediği gibi, "Dil Devrimi'nin gerçekleşmesini sağlayan etkenler, aynı zamanda onun amaçlarını ortaya koymaktadır. Uluslaşma etkeni dili yabancı öğelerden temizleme amacını, öteki de kültür dili durumuna getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçların olumlu sonuçlar vermesi, ortaya çıkan ürünlerin toplumun malı olmasına bağlıdır. Devletin desteği olmaksızın dilde yapılan devrim, bireysel bir eylem olarak kalır, topluma mal olmaz. Dil Devrimi'nin hazırlık evresindeki çabalar, bunun en güzel örnekleridir. Türk Dil Devrimi'nin hazırlık evresi olarak nitelendirebileceğimiz ve Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemdeki dili temizleme isteği toplumu kapsayamamıştır. Ancak Cumhuriyet'ten sonra, 1932 yılında devletin öncülüğünde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşuyla dilde yapılan yenilikler, ulus çapında bir eylem olarak topluma mal olmaya başlamıştır." (Agy, s. 32)
Türkçe yapı bakımından çok zengin bir dil olmakla beraber, dünya üzerinde de hala çok konuşulan bir dildir. Bu zenginlik her ne kadar içinde yabancı sözcükler bulundursa da, bu durum dilde hiçbir bozukluğa yol açmamıştır. Bunun nedeni de, Osmanlı'nın, zamanında barındırdığı azınlıkların olmasıdır. Çünkü bu nedenle dilde çok fazla yabancı "sözcük alış-verişleri" olmuştur. (Yağmur Akyüz)
Türkler dünyada en çok alfabe değiştiren kavimlerdendir.

  • Türkçenin bilinen ilk alfabesi Orhun Abideleri'nde yer alan Orhun Alfabesi'dir. Bu alfabe 1. yüzyıldan itibaren Göktürkler tarafından kullanılmıştır.
  • Osmanlı Devleti'nde ise Arap alfabesi üzerinde bir takım düzenlemeler yapılarak Osmanlıca dediğimiz yazı çeşiti kullanıldı.
  • Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte 29 harfli Yeni Türk Alfabesi ise Latin abecesi üzerinde yapılan düzenlemeler sonucu 1928'de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kabul edilmiştir.
Ad:  abc.PNG
Gösterim: 1275
Boyut:  7.3 KB

Ayrıca günümüzde 20 ayrı Türk yazı dili bulunmaktadır: Türkiye Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Kırım Tatar Türkçesi, Karaçay-Malkar Türkçesi, Nogay Türkçesi, Kumuk Türkçesi, Kazan Tatar Türkçesi, Başkurt Türkçesi, Kazak Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Uygur Türkçesi, Altay Türkçesi, Hakas Türkçesi, Tuva Türkçesi, Saha (Yakut) Türkçesi, Çuvaş Türkçesi.


Ağızları


Türkiye Türkçesinin genel kabul görülmüş ve yazı diline aktarılmış şivesi, İstanbul ağzından türemiştir. Anadolu'da özellikle Karadeniz Bölgesi, Güneydoğu Bölgesi ve de Ege Bölgesi'nde ağız farklılıkları apaçık gözlenmektedir. Ancak ağızlar, genellikle insanların belli bir eğitim ve kültür seviyesine ulaşması ile yavaş yavaş terk edilmekte ve toplumda çoğunluğun konuştuğu ağız kabul görmektedir.


Dilbilgisi


Türkçeyi (Türkiye Türkçesi) diğer dillerden ayıran dört özellik şunlardır:

  1. Türkçe sondan eklemeli bir dildir.
  2. Türkçede ses uyumu vardır.
  3. Türkçede sözcüklerin cinsiyeti yoktur.

Türkçenin özellikleri


  • Türkçe söz varlığının çoğunluğu; öz Türkçe sözcükler, Arapça ve Farsça'dan geçmiş Türkçeleşmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcükler o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki halinden oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı farklılaşmıştır.
  • Türkçede tümce yapısı: Özne, Tümleç, Yüklem şeklindedir.
  • Türkçede kısa yoldan anlatım ön plandadır. Örneğin, "sobayı yak" derken "sobanın içindekileri yak" anlamındadır.
  • Türkçede zamirler: ben, sen, o, biz, siz, onlar şeklindedir.
Sözcük Türeme Farkı
Özelliği gereği sona eklemeli bir dil olduğundan Türkçede basit bir kökten çok sayıda sözcük türetmek mümkündür. Bu özelliğin bulunmadığı Hint-Avrupa Dilleri kolundan gelen İngilizce, Almanca ve İspanyolca aşağıda Türkçe ile karşılaştırılmıştır.


Ad:  1.PNG
Gösterim: 1602
Boyut:  7.9 KB

Ve fiillerden türeme:


Ad:  2.PNG
Gösterim: 931
Boyut:  7.1 KB


Eklerle tümce oluşturma


Diğer yaygın olarak konuşulan dillerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda sözcük ve harf ile daha çok bilgi aktarmak olanaklıdır. Diğer pek çok dilde olmayan bir özelliğe göre, bir sözcük köküne ekler ekleyerek, tek sözcüklü tümceler oluşturulabilir.


Ad:  3.PNG
Gösterim: 918
Boyut:  6.7 KB


Büyük ve küçük ünlü uyumu


Türkçede büyük ünlü uyumu ve küçük ünlü uyumu olarak bilinen iki ünlü uyumu vardır. En yaygın ve kapsamlı olan, büyük ünlü uyumudur. Kural dışı kalan çok az sözcükler mevcuttur ki bunların büyük bir kısmını yabancı kökenli sözcükler oluşturmaktadır. Bu kurala göre Türkçede bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) varsa, izleyen hecelerde de kalın heceler; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) varsa, izleyen hecelerde de ince ünlüler yer alır.
Örnek:

  • büyük ünlü uyumu : balta - baltalar ; arı - arılar ; top - toplar ; uçak - uçaklar
  • küçük ünlü uyumu : ev - evler ; istek - istekler ; örtü - örtüler ; ünlü - ünlüler
Türkçenin deyim ve atasözleri
Bir dilin zenginliğinin göstergelerinden biri deyim ve atasözleridir.
Türkçede en çok kullanılan deyimlerden örnekler;

  • Kulak misafiri olmak.
  • Yangına körükle gitmek.
  • Yumurta kapıda.
  • Etekleri zil çalmak.
Türkçede en çok kullanılan atasözlerinden örnekler;
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Bugünün işini yarına bırakma.
  • İşleyen demir ışıldar.
  • Gün doğmadan neler doğar.
Türkçede bulunan ilginç deyim ve atasözleri;
  • Fakirin parmağına bir kaşık bal bulanmış, yemeden duramamış.
  • Kedi (Bazı yerlerde kuş) g.... görmüş, yara sanmış.
  • Deveye sormuşlar, senin boynun neden eğri diye. Nerem doğru ki demiş.
  • Türk çalmış, Türkmen oynamış.
  • Ayranı yok içmeye, tahtıravanla (atla) gider s...maya.
  • Daha karpuz kesecektik. (yeni deyimleşen bir sözcük öbeğine örnek)

Yabancı Dillerle Etkileşimi


Türkçeye Geçen Yabancı Sözcükler
Her ne kadar Atatürk'ün dil devrimi ile Türkçe, kökeni Arapça ve Farsça olan sözcüklerden arındırılmaya çalışıldıysa da, dil devriminin politik etkenlerle aksamasından ötürü bu iki dilden sözcükler, Fransızca sözcüklerle birlikte Türkçe sözlüğün önemli bir bölümünü oluşturmayı sürdürmektedir.
Sıradaki istatistiksel bilgiler 2005 yılına ait yazı dilinden oluşan bir Türkçe sözlükteki sözcükleri içermekte. Ancak günlük konuşma dilinde yabancı sözcük kullanımının daha yüksek bir oranda olduğu söylenebilir.
Türkçede yer alan sözcüklerin toplam %14,18'i (104.481 sözcüğün 14.816'sı) yabancı dillerden Türkçeye girmiştir:

  • Arapça: 6.463
  • Fransızca: 4.974
  • Farsça: 1.374
  • İtalyanca: 632
  • İngilizce: 538
  • Yunanca: 399
  • Latince: 147
  • Almanca: 85
  • Rusça: 40
  • İspanyolca: 36
  • Slavca: 24
  • Ermenice: 23
  • Macarca: 19
  • Eski Yunanca: 14
  • Moğolca: 13
  • İbranice: 9
  • Bulgarca: 8
  • Japonca: 7
  • Portekizce: 4
  • Norveççe: 2
  • Fince: 2
  • Arnavutça: 1
  • Korece: 1
  • Soğdca: 1

Bu Kelimelerin Basın Dilindeki Yaygınlığı


Tuba Ersöz'ün bir araştırmasına göre, basındaki yabancı kökenli sözcük kullanımı halka göre daha yüksek bir konumda. Basın dili halka bilimsel dilden daha yakın olması gerekirken, Türkiye'deki bu tam tersine işleyen olgu dikkat çekici.
Araştırmaya göre dil devriminden bu yana basın dilinde Türkçe sözcük kullanımı artmış, Farsça ile özellikle Arapça sözcüklerin kullanımı büyük ölçüde düşmüştür. Buna karşın diğer dillerden alınan sözcüklerin kullanımında bir artış olmuştur, ki bu rakamların günümüzde daha da arttığı tahmin edilmektedir.


Ad:  4.PNG
Gösterim: 989
Boyut:  5.3 KB

Yabancı kökenli sözcüklerden bazı örnekler:
  • Arapçadan: fikir, hediye, resim, insan, saat, asker, vatan, ırk, millet, memleket, devlet, halk, hain, kurban, şehit
  • Farsçadan: tahta, pazar, pencere, şehir, hafta, ateş, rüzgâr, ayna, can, dert, hoş, düşman, kahraman, köy
  • Yunancadan: liman, kutu, ırgat
  • İtalyancadan: avukat, banyo, bavul
  • Fransızcadan: lüks, kuzen, pantolon, kuaför, hoparlör, kamyon, sürpriz
  • İngilizceden: pikap, tişört
  • Almancadan: şalter, şvester, haymatlos

Türkçeden Diğer Dillere Geçen Sözcükler


  • Ermenice: 3159
  • Yunanca: 2643
  • Bulgarca: 369
  • Arnavutça: 2422
  • Sırp-Hırvatça: 2365
  • Arapça: 1801
  • Rusça: 1576
  • Rumence: 1542
  • İngilizce: 1500
  • Farsça: 1369
  • Macarca: 1142
  • Urduca: 228
  • Çince: 213
  • Fince: 110

Türkçe kökenli sözcüklerden bazı örnekler


  • cacık: Yunanca "zaziki"
  • çakal [Farsça شغال schaghāl iden]: İngilizce "jackal" ve Fransızca "chacal"
  • çorap: [Farsça gorāb iden Arapça جراب dschurāb iden geçmiş]: Rumence Ciorap
  • denge (para): Rusça "dengi"
  • dilmaç (tercüman, çevirmen): Lehçe "tlumacz", Almanca "Dolmetscher"
  • dolma: İngilizce "dolma", Yunanca "dolmalakis"
  • duman: Rusça'da "tuman"
  • hamam [Arapça حمام hammām iden]: Fransızca "hammam"
  • kahve [Arapça قهوة qahve iden]: Fransızca "café"
  • kibrit: [Arapça كبريت kibrīt iden]: Rumence "kibrit"
  • köşk [Farsça kuşk]: Almanca: "Kiosk"
  • ordu: Almanca, İngilizce ve Fransızca "Horde"
  • yoğurt: İngilizce "yoghurt", Fransızca "yaourt", Almanca "Joghurt", İspanyolca "yogur"
  • zar: (uçurum): Rusça "yar"
  • zarlık: (ferman): Rusça "yarlik" (mektup)
Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu dönemi veya öncesinden şekillenmiş, Türkçe-Ermenice ortak kelime hazinesi, Türkçe-Yunanca ortak kelime hazinesi, Türkçe-Bulgarca ortak kelime hazinesi, Türkçe-Arnavutça ortak kelime hazinesi, Türkçe-Boşnakça ortak kelime hazinesi, Türkçe-Romence ortak kelime hazinesi mevcuttur.


Rekortmen Sözcükler


En çok anlamdaşı olan kelime:

  • Tuvalet, ayakyolu, memişhane, abdesthane, kenef, hela, yüznumara. (7)
En çok tek bir sesli harf kullanımı:
  • Badanalayamayacaklardansalar (12)
En uzun kelime:
  • Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesineymişm iş (77 harf)
En çok a içeren kelime:
  • Alafrangalaştıramayacaklardansalar (13 kez a harfi)
En çok "e" içeren kelime:
  • Gelenekselleştiriveremeyebileceklerdenseler (15 kez e harfi)
En çok "ı" içeren kelime:
  • Sıkıntısızlaştırıcılığınızın (11 kez)
En çok "i" içeren kelime:
  • Kişiliksizleştiricileştiriverebileceklerimizdenmişsiniz (15 kez)
Tersinden de aynen okunan (palindromik) en uzun cümleler:
  • Ey Nihat Adana'da tahin ye (21 harf, anlamlı)
  • Ulu eli milatlık anam, az namazlık zaman ara, namaz kıl zaman zaman, akıl talim ile ulu (69 harf, yarı anlamlı).

En Çok Okunanlardan...