Blog Listem

Mimar Sinan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimar Sinan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260705

🎞️ Mimar Sinan'ın eseri Mihrimah Sultan Camii

 

🕌 Dahi mimarın zeka dolu eseri 

Mimar Sinan'ın eseri Mihrimah Sultan Camii, sadelikteki ihtişamı ve kusursuz ekinoks hesabı ile yüzyıllara meydan okuyor.





20260409

📖Süleymaniye 🕌camiinin inşaası sırasında Mimar Sinan`ın mihrapta nargile içtiği söylentileri...

 


Süleymaniye camiinin inşaası sırasında Mimar Sinan`ın mihrapta nargile içtiği söylentileri yayılır. Dönemin Cumhuriyet, Sözcü gazeteleri, fitne fücur merkezleri anında fitneyi manşete çıkarıp, bir bardak suda fırtına koparırlar. Yine dönemin Dezenfermasyonla mücadele merkezi ‘efendim aslında olay öyle değil böyle’ diyene kadar fitne İstanbul`u 3 kez dolaşıp, en nihayet Kanuni`nin huzuruna kadar gelmiştir

Kanuni inanmaz. İnanmaz ama en sonunda baskılarada dayanamaz ve kalkar gider inşaata bakar ki hakikaten Mimar Sinan mihrapta nargile fokurdatıyor?!?!
"Mimarbaşı camiide nargile içilir mi, bu ne hal?" diye sorar Kanuni,
fokurdamasından meydana gelen sesin camiinin her tarafına yayılıp yayılmadığını, camii içindeki akustiği kontrol ediyorum.." der. Kanuni mahçup olur ama bir şekilde gönlünü de alır ustanın. Kaldı ki
Sinan; "efendim farkettiyseniz nargilemde tombeki, tütün yoktur. suyun
fokurdamasından meydana gelen sesin camiinin her tarafına yayılıp yayılmadığını, camii içindeki akustiği kontrol ediyorum.." der.

Usta Sinan, Kanuni`ye öyle kolay gücenecek biri de değildir, kendisine olan saygısını bilir. En nihayet fitne-fesat savuşturulur ve ustanın harikalarından biri olan Süleymaniye Camii vücuda gelir.
🤲🌹
Ölüm yıldönümünde büyük ustayı rahmet ve minnetle anıyoruz.

20230322

Depreme karşı Horasan harcı! İstanbul’un tarihi böyle korunacak

Umut ERDEM

Olası İstanbul depremine karşı afet planı hazırlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi eserleri Mimar Sinan’ın kullandığı ‘Horasan harcı’yla güçlendirmeye başladı. Horasan harcı geçtiğimiz yıllarda çalışmaları tamamlanan Galata Kulesi’nin güçlendirilmesinde de kullanılmıştı...

Kültür ve Turizm Bakanlığı, müzeler ve kültür varlıkları için acil afet planı hazırladı. Müzeler için megakentin 2 yakasında büyük depoların hazırlandığı afet planı kapsamında, yüz yıllardır ayakta duran tarihi eserlerin güçlendirilmesi için de harekete geçildi.

SİNAN’IN FAVORİSİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Galata Kulesi’nde güçlendirme çalışmalarını geçtiğimiz yıllarda tamamlamıştı. Burada, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ayasofya başta olmak üzere camilerde, köprüler ve çeşitli yapılarda sıklıkla kullandığı ‘Horasan harcı’ yöntemi uygulandı. Bakanlık, kireçle, tuğla kırığı ve tuğla tozunun birlikte harmanlanması ile edinilen Horasan harcını diğer tüm tarihi eserlerin restorasyonlarında da uygulamaya başladı. Elastikiyeti çok yüksek olan bu harç, deprem anında en önemli koruma görevlerinden birini üsleniyor. Üstat Mimar Sinan da yüz yıllar boyunca ayakta kalan eserlerinin bir çoğunun yapımında Horasan harcı kullanmıştı.

AYASOFYA YORGUN

Kültür Ve Turizm Bakanlığı, Ayasofya’da da çok kapsamlı bir restorasyon çalışması başlattı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon için Hürriyet’e “Ancak uzun sürecek bir çalışma yapılacak. Aşama aşama, bölüm bölüm gidilecek ve bir kapatma yapılmayacak. Bu tür çalışmaların başlayıp 50 yıl sonra bile devam etmesi gerekir. Ortada yüzyılların getirdiği yıpranma var. Yüzlerce yıllık yorgunluğu ortadan kaldırılacak” değerlendirmesinde bulunmuştu. Restorasyonla birlikte yapının statik güçlendirilmesi de gerçekleşecek.

TOPKAPI SARAYI RESTORE EDİLDİ

Topkapı Sarayı ise birçok deprem geçirdi. Saray yapılarının sürekli olarak izlendiği ve bakım-onarım, restorasyon, konservasyon ve ihtiyaç duyulan yerlerde güçlendirme çalışmalarının yapıldığı kaydedildi. Geçmiş yıllarda “İstanbul Topkapı Sarayı Hazine Bölümü Restorasyonu ve Teşhir Tanzimi” işi kapsamında da Topkapı Sarayı Hazine Dairesi’nin restorasyonu yapıldı. Zemin ve yapısal bina güçlendirme projesi de tamamlandı.

TUĞLA, KİREMİT VE KİREÇ KARIŞIMI

Tarihi Horasan harç ve sıvaları agrega (taneli yapı) olarak tuğla, kiremit ve benzeri malzemelerin; bağlayıcı olarak ise kirecin karıştırılmasıyla elde ediliyor. Bu harç ve sıvalar tuğla kırıklarının özelliğinden dolayı suya oldukça dayanıklı.

2 YAKAYA DEPO MÜZE

Bakanlık müzeler için de geniş çaplı bir çalışma başlattı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun, “Depo Müze’leri İstanbul’un iki yakasına yapmayı planlıyoruz. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yapacağımız Depo Müze birkaç aya kadar bitecek” dedi. ‘Depo Müze’lerde eserler yangına, darbeye dayanıklı özel çelik dolaplarda sistematik bir şekilde depolanıyor.

VİTRİNLER SABİTLENDİ: 

Dolaplar zemine, duvarlara sabitlenmiş durumda. Kapaklar ile raflar eserlerin düşmesine, kırılmasına mani olacak şekilde tasarlandı. Depreme göre tasarlanmış vitrinler zemine ve duvarlara sabitlendi. Vitrinlerde sergilenen eserler metal ve pleksi kaideler üzerine yerleştirildi. Sarsıntı esnasında yuvarlanarak düşebilecek eserler uygun yerlerinden bağlandı.

DNA’YLA BULUNACAK: 

Yahya Coşkun, her türlü kötü ihtimale karşı eserlere kimliklendirme projesi uygulandığını söyledi: “Eserlerimize gizli, görünmeyen, kokmayan, hissedilmeyen barkodlar veriyoruz. Yani yıkım ve benzeri bir hadisede eserlerimizi nakledersek hangi eserin hangi numarayla nereye ait olduğunu kolayca tespit edebileceğiz.”

29 ESER GÜÇLENDİRİLDİ

Edinilen bilgilere göre İstanbul’da Vakıflar Genel Müdürlüğü’e ait 72 tescilli eser var. İstanbul İkinci Bölge’de 29 adet tescilli eserin güçlendirmesi yapıldı. Kılıç Ali Paşa Camisi, Eyüp Mihrişah Valide Sultan İmareti, Şah Sultan Camisi, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camisi, Fatih Camisi ve I. Mahmut Kütüphanesi, Pertevniyal Valide Sultan Camisi, Şeyh Süleyman Mescidi, Yavuz Sultan Selim Camisi, Bayezid Camisi, Sultanahmet Camisi, Edirnekapı’da Ayayorgi Kilisesi ve Meşrutaları, Üsküdar Mihrimah Sultan Camisi, Üsküdar Malatyalı İsmail Ağa Camisi, Üsküdar Aziz Mahmut Hüdai Camisi ve Üsküdar Hüsrev Ağa Camisi bu eserler arasında yer alıyor.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/depreme-karsi-horasan-harci-istanbulun-tarihi-boyle-korunacak-42236554


20230226

Mimar Sinan'ın kullandığı Deprem Terazisi nasıl çalışır?



24 Şubat 2023 01:10

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük şiddetli depremlerin sebep olduğu yıkımlar ve can kayıpları, vatandaşları bina hasar tespitlerine yönlendirdi. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremler sonrası Osmanlı dehası Mimar Sinan'ın eserlerinde kullandığı 'deprem terazisi' merak konusu oldu. Peki 'deprem terazisi' nedir, nasıl çalışır? İşte tüm merak edilenler...

Merkez üssü Kahramanmaraş olan ilki 7,7 ikincisi 7,6 şiddetinde olan depremler çevredeki 10 ilde büyük yıkımlara sebep oldu. On binlerce kişinin vefat ettiği felaketin ardından hasarlı bina tespit çalışmaları başlarken, uzmanların İstanbul depremi uyarıları üzerine milyonlarca vatandaş bina hasar tespiti yaptırmak için harekete geçti.

Günümüzde deprem hasar tespitleri farklı yöntemlerle yapılırken akıllara, yüzyıllardır tarihe meydan okuyan Mimar Sinan eserleri geldi. Hatalı tespit edilen binalardan sonra asırlar önce kullanılan 'deprem hasar tespiti sistemi' araştırılmaya başlandı.

Osmanlı dehası Mimar Sinan'ın eserlerinde kullandığı ve birçok mimara ilham olan silindir şeklindeki deprem terazileri deprem sonrası yapının hasar görüp görmediğini gösteriyor. Peki yüzyılın icadı deprem terazisi nasıl çalışıyor?

DEPREM ÖLÇEN SİSMOGRAFLAR İLK OLARAK 1800'LÜ YILLARDA KULLANILDI

Modern zamanlarda deprem ölçen sismograflar ilk kez 1800'lü yıllarda kullanılmaya başladı. Ancak Anadolu halkı Osmanlı'nın, 'deprem terazisi' teknolojisiyle yüzyıllar öncesinden tanışmıştı.


'DEPREM TERAZİSİ' NEDİR?

Anadolu'nun farklı camiilerinde 'deprem terazisi' ismi verilen düzenek, silindir bir yapıya sahiptir. Binanın depremden sonra hasar alıp almadığını gösteren bu sistem, mermer veya beton şeklinde yapıların çeşitli noktalarında kullanılmış.

'DEPREM TERAZİSİ' NASIL ÇALIŞIR?

Deprem terazileri çok basit bir sistemle çalışıyor; eğer silindir kolayca dönüyorsa caminin depremde hasar görmediği ancak silindir dönmüyor veya dönerken zorlanıyorsa yapının hasar gördüğü anlaşılıyor. Bu durum da hasar nedeniyle yapılacak müdahalenin boyutunu ortaya çıkarıyor.

Asırlara meydan okuyan birçok eserde deprem terazileri kullanılmaya devam ediyor. 1400-1500 yılları arasında inşa edildiği tahmin edilen Hatay Mahremiye Camisi'nde ve 1424 yılında yapılan Bursa Yeşil Cami'de de deprem terazileri yer alıyor.

1585 yılında inşaatı biten Manisa'daki Muradiye Camii'nde mihrabın iki yanında deprem terazileri mevcut.

Mimar Sinan tarafından 573'te kubbesi onarılan ve takviye duvarlarla günümüze kadar gelen Ayasofya Camii'nde de deprem terazileri kullanılıyor.

KAYNAK: memurlar.net

20220724

🎞 Mimar Sinan'ın Dehası | Gizemli Tarih | TRT Belgesel


Mimar Sinan’ın asırlardır açıklanamayan mühendislik dehasının perde arkasına uzanıyoruz.

Mimar Sinan’ın kıyamete kadar ayakta kalacak bir camii iddasında bulunduğu Süleymaniye Camii’ni nasıl inşa etti?

Prof. Dr. Hikmet Kırık’ın eşsiz anlatımıyla “Gizemli Tarih”, sır perdelerini TRT Belgesel’de aralıyor.

00:00 Mimar Sinan’ın Zekası
01:38 Süleymaniye Camii 🕌
06:20 Kazık Temel Tekniği ⛏️
07:25 Büyükçekmece Köprüsü

#GizemliTarih #MimarSinan #TRTBelgesel #Belgesel

20210405

99 Yaşında Evinin Suyu Kesilen Mimar Sinan ...

 

"Bu Âl-i Osman’a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan’a da bu ayrıcalık tanınmasın.” diyen paşanın, Mimar Sinan'nın verdiği hizmetlerin yanında bu ülkeye ettiği hizmet ne kadar kalır ki? O devirdeki hangi paşa Mimar Sinan'nın yüzde biri kadar olabilmiştir ki? Ne daha önce nede bugün bulunduğu hizmet sahasında ona ulaşabilecek kimse çıkmamıştır. Çıkacağı da meçhul? Yazının sonunda yaptıklarının listesi vardır. Koca Sinan bugün dahi yaptıkları ile halkımıza hizmet etmektedir.
İstanbul’un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan’ı çağırır, der ki:“Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?”
Mimarbaşı der ki:
“Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul’un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut sulan İstanbul’a getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm.”
Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece’den başlayarak kıyıları dolaşır, Beşiktaş’a kadar istanbul’un kıyılarında, dereleri, akan suları tespit eder. Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak İstanbul’a getirilebilir, bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni’nin huzuruna çıkar. Sultan sorar:
“Mimarbaşı, İstanbul’a su getirmek mümkün müdür?” Mimarbaşının cevabı:
“ Sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var.”
“Nedir o mimarbaşı?”
“Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul’a su gelebilir.”
Kanuni’nin cevabı şu olur:
“Mimarbaşı sen İstanbul’a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer mümkünse ben keseleri uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım.”
Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul’un dışındaki suları Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul’a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıtır. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar.
O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul’da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar.
Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkanr, der ki: “İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su alamayacaktır
Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan’a iletilir. Denir ki: “Sen İstanbul’a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin.”
Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sinan’ın evine özel olarak yol yapılır ve su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur.
Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne’deki Selimiye Camiini yaptıktan sonra yaşlanır.
Devir hep öyle geçmemiştir. İtibarının yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göçmüşlerdir. Kanuni vefat etmiştir, yerine başka padişahlar geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşına gelmiştir. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi istanbul’da adeta yapayalnız kalmıştır. Ve yeni bir nesil yetişmiştir.
Bir gün Sinan’ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, “Buyurun” der.
Gelen meçhul insan, “Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana çağırıyorlar. Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız” der.
Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, “Acaba Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?” diye bastonuna dayana dayana gider.
Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası.
Sinan’a şöyle derler: “Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine özel olarak su almasın’ diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış.”
“Evet,” der, “Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul’a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade etmişti de almıştım.”
“O zaman şu müsaadenizi, fermanı görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin.”
Sinan’ın cevabı şu: “Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor.”
Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: “Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın.” Oradan başkaları cevap verir: “Bu Âl-i Osman’a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan’a da bu ayrıcalık tanınmasın.”
Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur ...
Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, Sinan’a verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için bir cezaya mucip olmamalıdır.”
Ve Sinan 100 yaşına girerken hastalanır yatağa düşer İstanbul’a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder....

Eserleri
CAMİLER
Süleymaniye Camii İstanbul,
Şehzade Mehmet Camii İstanbul-Fatih,
Ayasofya Camii-İstanbul-Sultanahmet,
Mihrimah Sultan Camii - Edirnekapı,
Mihrimah Sultan Câmii – Üsküdar’da, iskelede,
Selimiye Camii- Edirne Merkez’de,
Sokullu Mehmed Paşa Camii-İstanbul-(Azapkapı),
Atik Valide Camii-İstanbul Üsküdar,
Mustafa Paşa Camii-İstanbul-Eyüp,
Güzelce Kasımpaşa Camii-İstanbul,
Bali Paşa Camii-İstanbul- Kasımpaşa,
Kılıç Ali Paşa Camii-İstanbul-(Tophane’de),
Rüstem Paşa Camii Tekirdağ,
Sinan Paşa Camii-İstanbul-Beşiktaş,
Haseki Camii,
Rüstem Paşa Câmii (Tahtakale’de),
Sokullu Mehmet Paşa Câmii (Kadırga Limanında),
Sokullu Mehmet Paşa Câmii (Büyükçekmece)
Odabaşı Câmii (Yenikapı yakınında),
Hamâmî Hâtun Câmii (Sulumanastır’da),
Ferruh Kethüdâ Câmii (Balat Kapısı içinde),
Kara Camii – Sofya
Kazasker İvaz Efendi Camii (İstanbul’da)
Kılıç Ali Paşa Camii (Tophane’de),
Ahî Çelebi Câmii (İzmir İskelesi yakınında),
Ebü’l-Fazl Câmii (Tophâne üstünde),
Sinan Paşa Camii (Beşiktaş’ta),
Eski Vâlide Câmii (Üsküdar’da),
Ferhad Paşa Câmii (Çatalca’da),
Drağman Yunus Camii (İstanbul’da)
Gazi Ahmet Paşa Camii (Topkapı’da)
Hadım İbrahim Paşa Camii (Silivrikapı’da)
Abdurrahman Paşa Camii (Kastamonu, Tosya’da),
Behram Paşa Camii (Diyarbakır’da),
Molla Çelebi Camii (Fındıklı’da),
Nişancı Paşa Çelebi Câmii (Kiremitlik’te),
Piyale Paşa Camii,
Rüstem Paşa Câmii – Tahtakale
Zâl Mahmûd Paşa Câmii – Eyüp,
Çavuşbaşı Camii – Sütlüce,
İskender Paşa Câmii (Kanlıca’da),
Şehzâde Cihangir Câmii (Tophâne’de),
Şemsi Paşa Camii (Üsküdar’da),
Osman Şah Vâlidesi Câmii (Aksaray’da),
Sultan Bâyezîd Kızı Câmii (Yenibahçe’de),
Ahmed Paşa Câmii (Topkapı’da),
Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Havsa’da, Edirne),
Sokullu MehmedPaşa Câmii (Burgaz’da),
İbrâhim Paşa Câmii (Silivrikapı’da),
Bâli Paşa Câmii (Hüsrev Paşa Türbesi yakınında,
Hacı Evhad Câmii (Yedikule yakınında),
Kazasker Abdurrahmân Çelebi Câmii (Molla Gürânî’de),
Mahmûd Ağa Câmii (Ahırkapı yakınında),
Hoca Hüsrev Câmii (Kocamustafapaşa’da),
Defterdar Süleymân Çelebi Câmii (Üsküplü Çeşmesi yakınında),
Yunus Bey Câmii (Balat’ta),
Hürrem Çavuş Câmii (Yenibahçe yakınında),
Sinan Ağa Câmii (Kâdı Çeşmesi yakınında),
Süleymân Subaşı Câmii (Unkapanı’nda),
Kasım Paşa Câmii (Tersâne yakınında),
Muhiddin Çelebi Câmii (Tophâne’de),
Molla Çelebi Câmii (Tophâne Beşiktaş arasında),
Çoban Mustafa Paşa Câmii (Gebze’de),
Pertev Paşa Câmii (İzmit’te),
Rüstem Paşa Câmii (Sapanca’da),
Rüstem Paşa Câmii (Samanlı’da),
Rüstem Paşa Câmii (Bolvadin’de),
Rüstem Paşa Câmii (Rodoscuk’ta),
Mustafa Paşa Câmii (Bolu’da),
Ferhad Paşa Câmii (Bolu’da),
Mehmed Bey Câmii (İzmit’te),
Osman Paşa Câmii (Kayseri’de),
Hacı Paşa Câmii (Kayseri’de),
Cenâbî Ahmed Paşa Câmii (Ankara’da),
Lala Mustafa Paşa Câmii (Erzurum’da),
Sultan Alâeddin Selçûkî Câmii’nin (Çorum’da) yenilenmesi,
Abdüsselâm Câmii’nin (İzmit’te)yenilenmesi,
Kiliseden dönme Eski Câmi’nin (İznik’te) Sultan Süleyman tarafından yeniden yaptırılması,
Hüsreviye (Hüsrev Paşa)Câmii (Haleb’de),
Sultan Murâd Câmii (Manisa’da),
Orhan Câmii’nin (Kütahya’da)yenilenmesi,
Kâbe-i şerîf’in kubbelerinin tâmiri,
Hüseyin Paşa Câmii (Kütahya’da),
Sultan Selim Câmii (Karapınar’da),
Sultan Süleymân Câmii (Şam, Gök Meydanda),
Taşlık Câmii (Mahmûd Paşa için, Edirne’de),
Defterdar Mustafa Çelebi Câmii (Edirne’de),
Haseki Sultan Câmii (Edirne, Mustafa Paşa Köprüsü başında),
Cedid Ali Paşa Câmii (Babaeski’de),
Semiz Ali Paşa Câmii (Ereğli’de),
Bosnalı MehmedPaşa Câmii (Sofya’da),
Sofu Mehmed Paşa Câmii (Hersek’te),
Maktul Mustafa Paşa Câmii (Budin’de),
Firdevs Bey Câmii (Isparta’da),
Memi Kethudâ Câmii (Ulaşlı’da),
Tatar Han Câmii (Kırım, Gözleve’de),
Vezir Osman Paşa Câmii (Tırhala’da),
Rüstem Kethüdâsı Mehmed Bey Câmii (Tırhala’da),
Mesih Mehmed Paşa Câmii (Yenibahçe’de).

 

MEDRESELER
Rüstem Paşa Medresesi-İstanbul-Fatih,
Semiz Ali Paşa Medresesi-İstanbul-Fatih,
Sultan Süleymân Medresesi (Mekke’de),
Süleymâniye Medreseleri (İstanbul’da),
Yavuz Sultan Selim Medresesi (Halıcılar Köşkünde),
Sultan Selim Medresesi (Edirne’de),
Sultan Süleymân Medresesi (Çorlu’da),
Şehzâde Sultan Mehmet Medresesi (İstanbul’da),
Haseki Sultan Medresesi (Avratpazarı’nda),
Vâlide Sultan Medresesi (Üsküdar’da),
Kahriye Medresesi (Sultan Selim yakınında),
Mihrimah Sultan Medresesi (Üsküdar’da),
Mihrimah Sultan Medresesi (Edirnekapı’da),
MehmedPaşa Medresesi (Kadırga’da),
MehmedPaşa Medresesi (Eyüp’te),
Osman Şah Vâlidesi Medresesi (Aksaray yakınında),
Rüstem Paşa Medresesi (İstanbul’da),
Ali Paşa Medresesi (İstanbul’da), 17i.lşiplş.ml.çmö)AhmedPaşa Medresesi (Topkapı’da),
Sofu MehmedPaşa Medresesi (İstanbul’da),
İbrâhim Paşa Medresesi (İstanbul’da),
Sinân Paşa Medresesi (Beşiktaş’ta),
İskender Paşa Medresesi (Kanlıca’da),
Kasım Paşa Medresesi,
Ali Paşa Medresesi (Babaeski’de),
Mısırlı Mustafa Paşa Medresesi (Gebze’de),
Ahmed Paşa Medresesi (İzmit’te),
İbrâhim Paşa Medresesi (Îsâ Kapısında),
Şemsi Ahmed Paşa Medresesi (Üsküdar’da),
Kapı Ağası Mahmûd Ağa Medresesi (Ahırkapı’da),
Kapıağası Câfer Ağa Medresesi (Soğukkuyu’da),
Ahmed Ağa Medresesi (Çapa’da),
Hâmid Efendi Medresesi (Filyokuşu’nda),
Mâlûl Emir Efendi Medresesi (Karagümrük’te),
Ümm-i Veled Medresesi (Karagümrük’te),
Üçbaş Medresesi (Karagümrük’te),
Kazasker Perviz Efendi Medresesi (Fâtih’te),
Hâcegizâde Medresesi (Fâtih’te),
Ağazâde Medresesi (İstanbul’da),
Yahya Efendi Medresesi (Beşiktaş’ta),
Defterdar Abdüsselâm Bey Medresesi (Küçükçekmece’de),
Tûtî Kâdı Medresesi (Fâtih’te),
Hakîm Mehmed Çelebi Medresesi (Küçükkaraman’da),
Hüseyin Çelebi Medresesi (Çarşamba’da),
Şahkulu Medresesi (İstanbul’da),
Emin Sinân Efendi Medresesi (Küçükpazar’da),
Yunus Bey Medresesi (Draman’da),
Karcı Süleyman Bey Medresesi,
Hâcce Hâtun Medresesi (Üsküdür’da),
Defterdar Şerifezâde Medresesi (Kâdıçeşmesi’nde),
Kâdı Hakîm Çelebi Medresesi (Küçükkaraman’da),
Kirmasti Medresesi,
Sekban Ali Bey Medresesi (Karagümrük’te),
Nişancı MehmedBey Medresesi (Altımermer’de),
Kethüdâ Hüseyin Çelebi Medresesi (SultanSelim’de),
Gülfem Hâtun Medresesi (Üsküdar’da),
Hüsrev Kethüdâ Medresesi (Ankara’da),
Mehmed Ağa Medresesi (Çatalçeşme’de).

 

KÜLLİYELER
Süleymaniye Külliyesi-İstanbul-Fatih,
Haseki Külliyesi,
Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi.

 

DARÜLKURRALAR
Atik Valide Sultan Darülkurrası-İstanbul-Üsküdar,
Sokollu Mehmet Paşa Darülkurrası-İstanbul-Eyüp,
Sultan Süleyman – Süleymaniye Darülkurrası-İstanbul-Fatih,
Sultan Süleyman Han Dârülkurrâası (İstanbul’da),
Vâlide Sultan Dârülkurrâsı (Üsküdar’da),
Hüsrev Kethüdâ Dârülkurrâsı (İstanbul’da),
Mehmed Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),
Müftü Sa’di Çelebi Dârülkurrâsı (Küçükkaraman’da),
Sokullu Mehmet Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),
Kâdızâde Efendi Dârülkurrâsı (Fâtih’te).

 

HASTAHANELER
Sultan Süleyman-Süleymaniye Darüşşifası-İstanbul-Fatih,
Haseki Sultan Dârüşşifâsı (Haseki’de),
Vâlide Sultan Dârüşşifâsı (Üsküdar’da).

 

TÜRBELER
Şehzade Mehmet Türbesi-İstanbul-Fatih,
Kanuni Sultan Süleyman Türbesi-İstanbul-Fatih,
Arap AhmedPaşa Türbesi (Fındıklı’da),
Yahya Efendi Türbesi (Beşiktaş’ta),
Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi (Beşiktaş’ta),
Arap AhmedPaşa Türbesi (Fındıklı’da),
Sultan Süleymân Türbesi (Süleymaniye’de),
Şehzâde Sultan MehmedTürbesi (Şehzâdebaşı’nda),
SultanSelim Türbesi (Ayasofya civârında),
Hüsrev Paşa Türbesi (Yenibahçe’de),
ŞehzâdelerTürbesi (Ayasofya’da),
Vezir-i âzam RüstemPaşa Türbesi (Şehzâde Türbesi yakınında),
Ahmed Paşa Türbesi (Eyüp’te),
MehmedPaşa Türbesi (Topkapı’da),
Çocukları için inşâ ettiği türbe,
Siyavuş Paşa Türbesi (Eyüp’te),
Siyavuş Paşanın çocukları için yapılan türbe (Eyüp’te),
Zâl Mahmûd Paşa Türbesi (Eyüp’te),
Şemsi Ahmed Paşa Türbesi (Üsküdar’da),
Kılıç Ali Paşa Türbesi (Tophâne’de),
Pertev Paşa Türbesi (Eyüp’te),
Şâh-ı Hûban Türbesi (Üsküdar’da,
Haseki Hürrem Sultan Türbesi (Süleymaniye’de).

 

HAMAMLAR
Atik Valide Sultan Hamamı-İstanbul-Üsküdar,
Kılıç Ali Paşa Hamamı-İstanbul-Beyoğlu, Tophane,
Hürrem Sultan Hamamı-İstanbul Sultanahmet,
Hürrem Sultan Hamamı-Mihrimah Sultan Hamamı Edirnekapı,
Haseki Sultan Hamamı (Bahçekapı’da),
SultanSüleymân Hamamı (İstanbul’da),
Süleymaniye Hamamı (Süleymaniyede),
Üç Kapılı Hamam (Topkapısarayında),
Üç Kapılı Hamam (Üsküdar Sarayında),
Haseki Sultan Hamamı (Yahudiler içinde),
Vâlide SultanHamamı (Karapınar’da),
Vâlide SultanHamamı (Cibâli Kapısında),
Mihrimah SultanHamamı (Edirnekapı’da),
Lütfi Paşa Hamamı (Yenibahçe’de),
MehmedPaşa Hamamı (Galata’da),
MehmedPaşa Hamamı (Edirne’de),
Kocamustafapaşa Hamamı (Yenibahçe’de),
İbrâhim Paşa Hamamı (Silivrikapı’da),
Kapıağası Yâkub Ağa Hamamı (Sulumanastır’da),
Sinân Paşa Hamamı (Beşiktaş’ta),
Molla Çelebi Hamamı (Fındıklı’da),
Kaptan Ali Paşa Hamamı (Tophâne’de),
Kaptan Ali Paşa Hamamı (Fenerkapı’da),
Müfti Ebüssü’ûd Efendi Hamamı (Mâcuncu Çarşısında),
Mîrmirân Kasımpaşa Hamamı (Hafsa’da),
Merkez Efendi Hamamı (Yenikapı dışında),
Nişancı Paşa Hamamı (Eyüp’te),
Hüsrev Kethüdâ Hamamı (Ortaköy’de),
Hüsrev Kethüdâ Hamamı (İzmit’te),
Hamam (Çatalca’da),
RüstemPaşa Hamamı (Sapanca’da),
Hüseyin Bey Hamamı (Kayseri’de),
Sarı Kürz Hamamı (İstanbul’da),
Hayreddin Paşa Hamamı (Zeyrek’te),
Hayreddin Paşa Hamamı (Karagümrük’te),
Yâkub Ağa Hamamı (Tophâne’de),
Haydar Paşa Hamamı (Zeyrek’te),
İskender Paşa Hamamı,
Odabaşı Behruzağa Hamamı (Şehremini’de),
Kethüdâ Kadın Hamamı (Akbaba’da),
Beykoz Hamamı,
Emir Buhârî Hamamı (Edirnekapı dışında),
Hamam (Eyüp’te),
Dere Hamamı (Eyüp’te),
Sâlih Paşazâde Hamamı (Yeniköy’de),
Sultan Süleymân Hamamı (Mekke’de),
HayreddinPaşa Hamamı (Tophâne’de),
Hayreddin Paşa Hamamı (Kemeraltı’nda),
Rüstem Paşa Hamamı (Cibâli’de),
Vâlide SultanHamamı (Üsküdar’da),
Sultan Hamamı (Manisa’da).

 

İMARETLER
SultanSüleymân İmâreti (Süleymaniye’de),
Haseki Sultan İmâreti (Mekke’de),
Haseki Sultan İmâreti (Medîne’de),
SultanSüleymân İmâreti (Süleymaniye’de),
Haseki Sultan İmâreti (Mekke’de),
Haseki Sultan İmâreti (Medîne’de),
Mustafa Paşa Köprüsü başında bir imâret (Edirne’de),
SultanSelim İmâreti (Karapınar’da),
SultanSüleymân İmâreti (Şam’da),
Şehzâde Sultan Mehmed İmâreti (İstanbul’da),
SultanSüleymân İmâreti (Çorlu’da),
Vâlide Sultan İmâreti (Üsküdar’da),
Mihrimah Sultan İmâreti (Üsküdar’da),
Sultan Murâd İmâreti (Manisa’da),
Rüstem Paşa İmâreti (Rodoscuk’ta),
Rüstem Paşa İmâreti (Sapanca’da),
MehmedPaşa İmâreti (Burgaz’da),
MehmedPaşa İmâreti (Hafsa’da),
Mustafa Paşa İmâreti (Gebze’de),
MehmedPaşa İmâreti (Bosna’da).

SU YOLLARI KEMERLERİ
Bend Kemeri (Kağıthâne’de),
Uzun Kemer (Kemerburgaz’da),
Mağlova Kemeri(Kemerburgaz’da),
Gözlüce Kemer (Cebeciköy’de),
Müderris köyü yakınındaki kemer (Kemerburgaz’da).
Kırık Kemer.
KÖPRÜLER
Büyükçekmece Köprüsü,
Silivri Köprüsü,
Mustafa Paşa Köprüsü (Meriç üzerinde),
Büyükçekmece Köprüsü ,
Silivri Köprüsü, (Sultan Süleyman Köprüsü)
Mustafa Paşa Köprüsü (Meriç üzerinde),
Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü (Tekirdağ’da),
Odabaşı Köprüsü (Halkalıpınar’da),
Kapıağası Köprüsü (Büyükçekmece’de),
MehmedPaşa Köprüsü (Sinanlı’da),
Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü (Drina Köprüsü),
Sultan Süleyman Köprüsü (Dilovası’nda).
KERVANSARAYLAR
Kervansaray (Sultan Süleymân İmâreti yakınında),
Kervansaray (Büyükçekmece’de),
RüstemPaşa Kervansarayı (Rodosçuk’ta),
KebecilerKervansarayı (Bitpazarı’nda).

 

SARAYLAR
Saray-ı atîk tâmiri (Beyazıt’ta),
Saray-ı cedîd-i hümâyûn tâmiri (Topkapı’da),
Üsküdar Sarayının tâmiri (Üsküdar’da),
Galatasarayın eski yerine yeniden inşâsı (Galatasaray’da),
Saray-ı atîk tâmiri (Beyazıt’ta),
Saray-ı cedîd-i hümâyûn tâmiri (Topkapı’da),
Üsküdar Sarayının tâmiri (Üsküdar’da),
Galatasarayın eski yerine yeniden inşâsı (Galatasaray’da),
Atmeydanı Sarayının yeniden inşâsı (Atmeydanı’nda),
İbrahim Paşa Sarayı (At Meydanı),
Yenikapı Sarayının yeniden inşâsı (Silivrikapı’da),
Kandilli Sarayının yeniden inşâsı (Kandilli’de),
Fenerbahçe Sarayının yeniden inşâsı (Fenerbahçe’de),
İskender Çelebi Bahçesi Sarayının yeniden inşâsı (İstanbul şehir dışında),
Halkalı Pınar Sarayının yeniden inşâsı (Halkalı’da),
Rüstem Paşa Sarayı (Kadırga’da),
MehmedPaşa Sarayı (Kadırga’da),
Mehmed Paşa Sarayı (Ayasofya yakınında),
MehmedPaşa Sarayı (Üsküdar’da),
Rüstem Paşa Sarayı (Üsküdür’da),
Siyavuş Paşa Sarayı (İstanbul’da),
Siyavuş Paşa Sarayı (Üsküdar’da),
Siyavuş Paşa Sarayı (yine Üsküdar’da),
Ali Paşa Sarayı (İstanbul’da),
AhmedPaşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
Ferhad Paşa Sarayı (Bâyezîd civârında),
Pertev Paşa Sarayı (Vefâ Meydanında),
SinânPaşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
Sofu MehmedPaşa Sarayı (Hocapaşa’da),
Mahmûd Ağa Sarayı (Yenibahçe’de),
MehmedPaşa Sarayı (Halkalı yakınında Yergöğ’de),
Şâh-ı Hûbân Kadın Sarayı (Kasımpaşa Çeşmesi yakınında),
Pertev Paşa Sarayı (şehrin dışında),
AhmedPaşa Sarayı (şehrin dışında),
AhmedPaşa Sarayı (Taşra Çiftlik’te),
AhmedPaşa Sarayı (Eyüp’te),
Ali Paşa Sarayı (Eyüp’te),
MehmedPaşa Sarayı (şehrin dışında, Rüstem Çelebi Çiftliğinde),
Mehmed Paşa Sarayı (Bosna’da),
Rüstem Paşa Sarayı (İskender Çelebi Çiftliğinde).

 

MAHZENLER
Buğday mahzeni (Galata Köşesinde),
Zift Mahzeni (Tersâne-i Âmirede),
Anbar (sarayda),
Anbar (Has Bahçe Yalısında),
Mutbak ve kiler (sarayda),
Mahzen (Unkapanı’nda),
İki adet anbar (Cebehâne yakınında),
Kurşunlu Mahzen (Tophâne’de).
Gönderi:
Nilgün Erim.
Hüseyin Érim saygılarımla.

En Çok Okunanlardan...