suikastler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suikastler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20210319

Hürriyet Devrimi önderlerinden Talat Paşa’nın şehit edilişinin 100. yılı...




Bir Talat gider; bin Talat yetişir!

Bir Talat gider; bin Talat yetişir!

15 Mart 2021page1image47171648

İttihatçıların Sadrazamı Talat Paşa'nın şehit edilişinin bu yıl 100. yıldönümü.

Talat Paşa, 15 Mart 1921 günü Berlin'de İngiliz gizli servisinin kiralık adamı Ermeni militan Tehlirian tarafından tabancayla vurularak katledildi. Davası da uyduruk bir mahkeme süreciyle kapatıldı. Talat Paşa, fedai kuşağı devrimcilerinin teşkilatçı lideriydi.

Türk devrimine büyük hizmetlerde bulundu. Emperyalizme karşı büyük saldırıyı göğüsledi. Osmanlı'nın paylaşılmasını gördükleri için, önce güçlü bir ordu yarattılar. Bunun kurmayı Enver Paşa'ydı. Çanakkale Zaferi onların eseriydi. Dünya Savaşı'nı uzatarak Çarlık Rusya'sının çökmesini ve Bolşevik Devrimi'nin gelmesini hızlandırdılar. "Güneş batmaz" denilen İngiliz emperyalizmine kök söktürdüler. Büyük darbe vurdular ve hızla çöküşe sürüklediler...

Kapitülasyonların kaldırılması, milli ekonomiye geçiş, çağdaş kurumların ilk nüvesinin oluşması, halkçılık ve köycülük; kadın hakları, eğitimin yaygınlaştırılması, laikliğin ilk uygulamaları, basın hürriyeti ve sosyal hayatın canlanması yine onların eseriydi.

KAHPE KURŞUNLARA HEDEF OLDULAR

Talat Paşa fedai vatansever kuşağın öncüsüydü. Büyük bir teşkilat kurarak, gelmekte olan felakete karşı set oldular. Cumhuriyet Devrimi'nin yolunu açtılar. Tarihe Jön Türkler namını onlar hediye etti.

"İnkılâbın büyük teşkilatçısı” ... Bu tanımlama Mustafa Kemal Atatürk’e ait. Talât Paşa’nın şehit edildiği haberi geldiği zaman, Atatürk gözyaşlarını tutamıyor ve “Vatan büyük bir evlâdını, inkılâp büyük bir teşkilatçısını kaybetti” diyor.

Talât Paşa, Cumhuriyet ve sonrasına kadar uzanan siyasal gelişmelerin kaynağında bulunan anahtar kişidir. O ve İttihat ve Terakki Cemiyeti, bugünün Türkiye’sinin temellerini atanlardır. Bu inkâr edilemez” Talât Paşa kitabının yazarı Tevfik Çavdar onu, “bir örgüt ustası” olarak adlandırıyor. Kitapta pek çok durumdan hareketle Paşanın bu alandaki ustalığı anlatılıyor. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın, Hatırat-ı Niyazi kitabında yer alan Talât Paşa değerlendirmesi kısa ve öz: “İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin bütün işleri hemen hemen Talât Bey’in tertibiyle Merkez-i Umumi tarafından karar altına alınmıştır.

HEDEFİNDE İKTİDAR OLAN BİR ÖRGÜT

Nasıl bir örgüt? Bu önemli sorunun yanıtını Atatürk veriyor: “İnkılâp” yapacak bir örgüt. Siyasal iktidara ulaşmak ve bu iktidarı sürdürmek için dayanılacak bir siyasal örgütün varlığı Talât Paşa’nın tüm mücadelesinin odağında yer alıyor. O, her durumda önceliği örgütüne veriyor.

“Cemiyet-i Mukaddese” yani kutsal dernek; Meşrutiyetin ilan edildiği günlerde halk arasında İttihat ve Terakki’ye verilen addır bu. Anlaşılan kitleler kendisine özgürlüğü kazandıran örgüte, kutsallaştırılmış bir nitelemeyle teşekkür ediyor.

23 Temmuz 1908’e yani Meşrutiyetin ilanına kadar sınırlı bir grubun bildiği İttihat ve Terakki, bir anda yurt düzeyinde yaygın ve onurlu bir yeri olan örgüt konumuna yükseliyor. Daha sonraki yıllarda örgüte verilen diğer bir ad: “Cemiyet-i Hafiye” yani gizli dernektir. “Bir yanda cemiyetin görünen düşünsel yapısı vardır, bir yanda da önce “Fedailer” olarak bilinen sonra iktidardayken “Teşkilat-ı Mahsusa” adını alan gizli silahlı grup... Bu örgüt halktan insanların katılımıyla milis gücü oluşturur. Teşkilat-ı Mahsusa kurtuluş Savaşında, düzenli ordu kurulmadan önce de bu amaçla çalışmalar yapacaktır. Cemiyet legal olduğu zaman, bu örgütün gizliliği korunur. Talât Paşa, 1 Kasım 1918 günü gece yarısı yurtdışına çıkarken örgüte: “Enver dönemi bitti. Bundan böyle Mustafa Kemal’in emrindesiniz” talimatını verir.

KİŞİLİĞİ VE DÜŞÜNCE YAPISI

Cemiyet’in Merkez-i Umumi üyeleri gizli çalışma nedeniyle açıklanmadığı için 1908’in sonbaharında, Talât Paşa İstanbul için yeni ve bilinmeyen bir isimdir. Meclisi Mebusan’da, ilk Meclis reisleri seçileceği gün Mektebi Hukuk’ta “İlmi-i Servet” (ekonomi) hocası olan Cavit Bey, H. Cahit Yalçın’a “Talât’a oy ver” der. “Kim Talât” sorusuna, Cavit Bey’in verdiği yanıt: “Bizim Talât” olur. H. Cahit Yalçın, bu sözden hareketle şunları yazıyor: “İşte bu ‘bizim Talât’ yavaş yavaş sadece kendi saf ve samimi hizmetleri, yararlılıkları sayesinde hepimizin Talât’ı oldu, memleketin Talât’ı oldu, vatanın Talât’ı oldu”

https://www.haber2021.com/bir-talat-gider-bin-talat-yetisir

20191009

Atatürk'ün ölümüyle ilgili yeni iddia


Atatürk'ün ölümüyle ilgili İslamcılardan yeni iddia

08.10.2019 10:51 Karakter boyutu :

Yeni Şafak,TVnet gibi yayınları bünyesinde bulunduran Albayrak Medya’ya bağlı Gerçek Hayat dergisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüne ilişkin yeni bir iddiayı gündeme taşıdı.

Muhafazakar camiaya yakın Gerçek Hayat dergisi, Atatürk’ün ölümüyle ilgili, İnönü ve her ikisi de mason olduğu öne sürülen Kasım Gülek ile Şükrü Kaya’ya ait olduğu ileri sürülen yazışmaları yayımladı. Derginin son sayısındaki iddiaya göre; masonların Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünü “Büyük Kurtuluş” olarak kabul ettiği belgelendi.



Dergide konuyla ilgili yayımlanan yazı ve belgeler şöyle:

“CHP’nin eski genel sekreteri Kasım Gülek’in arşivinden çıkan bazı belgeler, 57 yaşında hayatını kaybeden Atatürk’ün doğal yollardan ölmediğini zehirlenmiş olabileceğini ortaya koymuştu. Atatürk’ün ölümünün ardındaki suikast şüphesini araştıran eski İçişleri Bakanı CHP’li Hıfzı Oğuz Bekata’nın, Kasım Gülek tarafından tehdit edildiği ortaya çıkmıştı. Mason Kasım Gülek’in, Bekata’ya yazdığı mektupta şunlar kaydedilmişti: ‘Oğuz kardeşim, Seninle dost masalarında konuştuğumuz konuları bir başkaları ile paylaşman son derece beni üzmüştür. Bahse konu zehirlenme raporunun bir örneğini birilerine verdiğini ifade etmişsin. Bu konu seni de beni de aşar, altından kalkamayız. Sen de altında kalırsın, ben de. Birileri de altında kalır. Konuştuğumuz gibi meseleyi kendi aramızda halledelim. Düzenli olarak, miktar hesabına yatmaya devam edecek. Birbirimizi üzmeyelim. O raporun aslını lütfen teslim et. İşin içerisinde kimler olduğunu biliyorsun. MAH’ta hâlâ çok iyi adamları var. İşini bitirirler. Bunu tehdit olarak algılamayın. Başbakan Adnan Menderes’i adım adım takip ettirdiğini, Celal Bayar’ı takip ettirdiğini, evine dinleme cihazı yerleştirdiğini, her şeyden haberi olduğunu biliyorsun. Ben de biliyorum bunları, ne için yaptığını sana söylemiş idim. Askeriyeyi ayarlıyor, darbe yapıp Adnan Menderes’i astıracağını söylüyor. Kafayı bununla bozmuş. Tüm istihbarat, askeriye adeta kendisine tapıyor. Yapabilecek bir şey yok. Denileni yap, konu kapansın.’

Bu tehdide rağmen Bekata, Mustafa Kemal’in ölümünün arkasındaki sırrı araştırmayı sürdürmüştü. 1962 yılında CHP Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Lebit Yurdoğlu’ndan yardım istemişti. Yurdoğlu’da yine yazı ile Bekata’dan bir takım belgeler isteyerek bir cevap yazmıştı. Cevapta şunlar kaydedilmişti:
 ‘Sn. Hıfzı Oğuz Bekata, bu konuyu derinlemesine araştırdığımda, sorunun sadece geç teşhis olmadığını, teşhisle uyumlu ilaçlar kullanılmadığını tespit ettim. Atatürk’ün ilaçlarının alındığı eczanenin kayıtlarına baktığımda, o dönemlerde sıtma tedavisi için kullanılan Kinin ilacının 43 şişe kullanıldığını gördüm. Bu kadar kinin kullanıldığında karaciğerinde onarılmaz yaralar açacağını her hekimin bilmesi gerektiği, ama bunun sanki bilinçli kullanılmış olduğu izlenimini edindim. Atatürk’ün tedavi amaçlı verildiği diğer ilaç ‘piremidon’dur. İnsanlar üzerinde toksin ‘zehirli’ etkisi olduğu kesinlik kazanmıştır. Eppinger, Bergman, Dr. Fissinger, Dr. Neşet Irdelp’in hekimlik görevlerini bilinçli bir şeklide eksik yaptıkları kanısı bende hâkim olmuştur.’”

"ZEHİRLENDİ" RAPORU


"Şükrü Kaya’nın üyesi olduğu Arayış Mason Locası’na hitaben 14 Kasım 1950’de Mustafa Kemal Paşa’nın vefatının 12’inci yılında yazdığı mektup"

Odatv.com


Alıntı/Kaynak: https://odatv.com/ataturkun-olumuyle-ilgili-islamcilardan-yeni-iddia-08101952.html

20180125

📸 Nostaljik Fotoğraf: Uğur Mumcu'nun Muammer Aksoy'un cenazesinde

📸'1990 - Suikaste uğrayan Muammer Aksoy'un cenaze töreni. Törende Muammer Aksoy'un fotoğrafını taşıyan kişi UğurMumcu'dur.'😥

Resimli Hafıza @ResimliHafiza



🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...