Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20260411

🎞️🇦🇿📺Azerbaycan kanalı: “Türk adını karanlıklar içerisinden yeniden parlatan ve ortaya çıkaran adamın adıdır Atatürk.

 Azerbaycan kanalı:  

Türk adını karanlıklar içerisinden yeniden parlatan ve ortaya çıkaran adamın adıdır Atatürk. Üzeri karalanmış Türk adını ve Türk şerefini kurtaran kişidir Atatürk.”





20260410

🎞️Atatürk'ün Deşifre Ettiği Plan / Hala Masada!

 


VİDEONUN İÇERİĞİ:

📌 Britannica’da Kürtlerin kökeni neden bir anda farklı tanımlanmaya başlandı? 
📌 1911’de kullanılan ifadelerle, sonraki yıllarda öne çıkan tanımlar arasında ne değişti? 

Bu videoda, Sykes-Picot’tan Sevr’e, Wilson hesaplarından İngiliz stratejisine, Binbaşı Noel’in sahadaki faaliyetlerinden Mustafa Kemal’in 1919’da çektiği telgraflara kadar uzanan tarihî süreci, belgeler üzerinden kısaca ele alınıyor. 

Videoda geçen bazı başlıklar: 
  • Britannica, 
  • Kürtlerin kökeni, 
  • Sykes-Picot, 
  • Sevr, 
  • Wilson, 
  • Binbaşı Noel, 
  • İngiliz siyaseti, 
  • Mustafa Kemal’in telgrafları, 
  • Millî Mücadele dönemi.

VİDEONUN GİRİŞİNDEN

''İngilizler 1919'da Kürtleri bir gecede kendileriyle akraba ilan etti. Peki neden? Atatürk'ün aynı yıl deşifre ettiği o plan bugün hala masada. Dünü unutursak bugün kurulan tezgaha daha kolay düşeriz. O halde belgeleriyle kısaca hatırlayalım. Britanika'nın 1911 baskısında Kürtlerin kökeni için bakın ne yazıyor. Kürtler Hititler, Elamlılar, katlılar gibi Turani bir topluluktur.

Yani Türklerle aynı geniş tarihi havzanın içinde görülüyorlar. Ama sonraki baskıda bu tanım bir anda buharlaşıyor. Yerine şu geliyor. Kürtler arandır.
Peki ne oldu da Kürtler bir gecede İngilizlerle akraba ilan edildi? 
Bilimsel bir gelişme mi oldu? Hayır....''
......


Alıntı: LEVENT YILDIZ İLE GÜNDEM ÖZEL


Alıntı


🎞️GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN KARLSBAD GÜNLÜĞÜ / POLEMİK TV BELGESEL

Polemik Medya ve Hakan Kılıç’ın yapımını üstlendiği projede, Ulu Önder’in Karlsbad’da tedavi gördüğü günlerde aldığı notlar, Gazi Atatürk’ün henüz Cumhuriyet kurulmadan çok önce, Türk İnkılabını planladığını ve gelecekteki büyük devrimlerini daha o günlerden zihin dünyasında şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

-Polemik TV

📰🎞️📖Atatürk'ün az bilinen günlüğü belgeselleştirildi: Atatürk'ün 'Karlsbad' günlüğü


 

Atatürk'ün az bilinen günlüğü belgeselleştirildi: Atatürk'ün 'Karlsbad' günlüğü

Atatürk’ün, Çek Cumhuriyeti’nin Karlsbad kentinde tedavi gördüğü zaman kaleme aldığı günlükler belgeselleştirildi. 

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, dönemin Prag Büyükelçisi Dr. Egemen Bağış, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Emekli Korgeneral Alparslan Erdoğan’ın anlatımıyla...

Yayınlanma: 28 Şubat 2025, 12:34

Editor

Mustafa Kemal Atatürk’ün Karlsbadda tedavi gördüğü günlerde aldığı notlar, Polemik Medya ve Hakan Kılıç’ın yapımını üstlendiği çalışma ile belgeselleştirildi. Belgesel, Polemik TV YouTube kanalında paylaşıldı. Belgesel, Gazi Atatürk’ün henüz Cumhuriyet kurulmadan çok önce, Türk devrimini daha o günlerden planladığını ortaya koyuyor. Belgeselde yer alan görüş ve fikirleri okurlarımız için derledik.

ATATÜRK'ÜN SAĞLIK SORUNLARI VE TEDAVİ SÜRECİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son hükümdarı Sultan Vahdettin ile gittiği Almanya seyahatinden dönen Mustafa Kemal Atatürk, sol böbreğinden rahatsızlanmış ve yaklaşık 1 ay yataktan çıkamamıştır. 1918 Mayıs ayında Atatürk’ün böbrek rahatsızlığı ilerlemeye başlar. Türkiye’de tedavisi mümkün olmayınca, arkadaşı Rasim Ferid’in tavsiyesiyle yurt dışında tedavi görmeye karar verir.

İlk kez askeri lisedeyken sıtmaya yakalanan Atatürk, ilave olarak görev yaptığı yerlerdeki olumsuz koşullardan dolayı ömrü boyunca sürecek kronik böbrek rahatsızlığına yakalanmıştır.

VİYANA VE KARLSBAD'DA TEDAVİ

Avusturya-Macaristan İmparatoru’nun davetiyle 25 Mayıs tarihinde Viyana’daki bir sanatoryuma giden Mustafa Kemal Atatürk, bir süre burada tedavi olduktan sonra, 30 Haziran 1918 akşamı doktorunun da tavsiyesiyle kaplıcalarıyla ünlü Karlsbad’a hareket etmiştir. O dönemde bu kaplıcalar oldukça meşhur olduğu için, Atatürk de bu sulardan şifa bulmak amacıyla her sabah 5:30 gibi kalkarak doktorunun tavsiye ettiği çeşmelerdeki şifalı sulardan içmiştir.

Atatürk o zaman Karlsbad’da konuk evi olan bir yerde kalmış ve ileriye dönük üstün planlarını da burada yapmıştır. Bugün hala Atatürk’ün kaldığı konuk evi binasında, Atatürk’ün adını taşıyan iki farklı tabela vardır.

KARLSBAD'DA GEÇEN GÜNLER VE NOTLAR

Karlsbad, Çek Cumhuriyeti’nde bulunan ve günümüz adıyla Karlovy Vary olarak bilinen turistik bir şehirdir. Atatürk bu şehirde 30 Haziran’dan 28 Temmuz’a kadar tedavi amaçlı kalmış ve 6 ayrı kitapçıkta buradaki anılarını kaleme almıştır. O anıları daha sonra incelediğimiz zaman, Cumhuriyetin kuruluş felsefelerinden çok önemli düşünceleri, o zamandan kafasında şekillendirdiği ortaya çıkmıştır.

Dönemin Prag Büyükelçisi Dr. Egemen Bağış, “O anıları daha sonra incelediğimiz, okuduğumuz zaman aslında Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinin o zamanlar kafasında şekillendirmeye başladığını görüyoruz.” diyor.

ATATÜRK'ÜN BATI TOPLUMUNA BAKIŞI

Atatürk’ün hatıralarının bir yerinde, “her şeyi buraya yazmıyorum, benim geleceğe dair bazı planlarım var” ifadelerini hatırlatan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Karlsbad hatıralarında en dikkat çekici olan; Batı toplumunun modern, ileri, kadın erkek eşitliğine dönük özellikleri ve kadınların değeri uzun uzun yazılıyor.” ifadelerini kullandı.

Atatürk, Avrupa’da bulunması hasebiyle Fransız İhtilali’yle ilgili kitaplar ve Karl Marx’ı okuma fırsatı bulmuş ve Avrupa toplumunun yapısını yakından inceleme ve izleme şansı elde etmiştir.

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı şunları söylüyor: 

“Avrupa'da bulduğu kitaplar mesela Karl Marx. Bunu okuduğunu Afet İnan Hoca söylemişti. Fransız İhtilali üzerine bir şeyler okuyor. Kaldığı sürece oradaki erkanla çeşitli temasları da oluyor.”

KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ VE DİL DEVRİMİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Bu hatıralarında en dikkat çekici olan konuların başında, kadın-erkek eşitliği, alfabe devrimi konusunda ve dil çalışmaları gelmektedir. Ayrıca Karlsbad’da geçirdiği süre boyunca Almancasını ilerletmek için kendisine Almanca hocası tutmuş ve Almanca dersleri almıştır.

Emekli Korgeneral Alparslan Erdoğan bu konuda şu görüşleri aktarıyor: 

“Atatürk diyor ki, Almancayı yazmam çok iyiydi, ancak konuşma konusunda sıkıntım var. Onun için de bir hoca buluyor. Birinci hoca geliyor. Onun bilgisini beğenmiyor ve ikinci hocayı tutuyor. Kör bir kadın Fransızca öğretmeninden de, Fransızca dersler alıyor. Kadın sonunda diyor ki, sizin hiçbir eğitime ihtiyacınız yok, siz normal yaşamınıza dönün.”

ATATÜRK'ÜN OKUMA VE ÖĞRENME TUTKUSU

Atatürk’ün hemen her koşulda okumak için özel bir çaba gösterdiği, bu günlükte açıkça görülmektedir. Karlsbad’a genç bir general olarak gelen Atatürk, batılı doktorları da hayretler içinde bırakmıştır. 

Doğu Perinçek bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor: 

“Mustafa Kemal Atatürk, Enver Paşa'yı şu bakımdan takdir ediyor; ‘orduyu gençleştirdi’. Orduyu hurafelerden, akıl dışı anlayışlardan ve bir anlamda yaşlılıktan kurtardı. Düşünün ordunun başındaki Enver Paşa 37-38 yaşında. Bunları Atatürk bir üstünlük olarak ve 1908 devriminin, hürriyet devriminin getirdiği yenilikler olarak ifade ediyor.”

KADINLARIN ÖZGÜRLEŞMESİ VE MODERN TOPLUM

Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının çok ötesinde sahip olduğu bilgiler, bu günlükte önceden belirlenmiş bir düşüncenin sonucu olduğu ortaya çıkmıştır. Mustafa Kemal Paşa bu hatıralarında kadınların özgürleşmesi konusunda bilhassa hassasiyetle durmuş ve ancak kadınların inisiyatif aldığı bir toplum, modern bir seviyeye ulaşılabilir sonucuna varmıştır.

Alparslan Erdoğan şu değerlendirmeleri yapıyor: 

“Bu bölgede bulunduğu süre içerisinde memleketin durumu nasıl düzeltilebilir? Toplum nasıl ileriye gidebilir? Bunları hep düşünüyor ve çevresindekilerle tartışıyor. Hatta bir tartışma esnasında Cemal Paşa'nın kardeşinin eşiyle konuşurken orada bir otelde dans eden kadınlı erkekli grubu görüyorlar. Kadın diyor ki acaba bizde de böyle bir şeyler olabilir mi? Atatürk de diyor ki, eğer bir yetkim olursa, ben bunları bir devrim şeklinde icra ederim.”

CUMHURİYET'İN TEMELLERİNİN ATILMASI

Dr. Doğu Perinçek de bu konuda şu görüşleri aktarıyor: 

“Türk kadının özlemlerinin mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, kadın özgür olmadan, eşit olmadan, modern bir toplumun kurulamayacağını hep vurguluyor. Burada çok önemli bir nokta daha var. Burada kaleme aldığı hatıralarında Mustafa Kemal Paşa yalnız eğitimle kadının özgürleşemeyeceğini, hayatta her alanda; laboratuvarda, üniversitede, ilim alanında, üretimde, çarşıda, pazarda, bütün bu alanlarda kadına inisiyatif verildiği zaman, modern bir toplumun kurulacağını söylüyor.”

Atatürk'ün az bilinen günlüğü belgeselleştirildi: Atatürk'ün 'Karlsbad' günlüğü - Resim : 5

Dr. Egemen Bağış 

“Atatürk kadının Çek toplumunda rolünü gördüğü zaman Türkiye'de de kadınlarımızın daha aktif hale gelmesi için adımlar atılması gerektiğini, ileride eline güç geçtiğinde bunu yavaş yavaş değil, hızlı bir şekilde yapacağını o günden kaleme almış. Yani Atatürk'ün aslında Cumhuriyet'in kurulmasından sonra yaptığı devrimlerin, reformların büyük çoğunu çok öncesinden planladığını bu anılardan görebiliyoruz. O yüzden Atatürk'ün ve bugün dünyanın en güçlü ülkelerinden biri haline gelen kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş mayasını, kuruluş sırlarını anlamak için o anıları mutlaka okumak lazım.” 

çağrısında bulunuyor.

Önder’in Cumhuriyet kurulduktan sonra gerçekleştirdiği devrimlerin birçoğunu, uzun yıllar öncesinden planladığını, bu anılarından görebiliyoruz. O yüzden Atatürk’ün kurduğu güçlü Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mayasını anlayabilmek için, bu anıları okumak lazım.

Alıntı: https://www.aydinlik.com.tr/haber/ataturkun-az-bilinen-gunlugu-belgesellestirildi-ataturk-karlsbad-sehrinde-ne-yasadi-512120


20260407

📖 Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkçeye kazandırdığı Geometri terimlerinden bazıları

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkçeye kazandırdığı Geometri terimlerinden bazıları:

Teğet, payda, konum, yüzey, eşkenar...

Alıntı: Türk İnkılâbı @TurkunInkilab

📖 Ulu Önder Atatürk ile ilgili bazı ayrıntılı bilgiler

 

'Unutanlara, hatırlamak isteyenlere, hatırlamak istemeyenlere, inkar edenlere, velhasil-i kelam, hepinize gelsin, aklınızı başınıza toplayın.

📌Atamızın boyu 1.74, kilosu ise 75 civariydi. 42 numara ayakkabı giyiyordu. Ayakkabıları genelde siyah rugan idi.

📌Atatürk'ün de TC kimlik numarası: 10000000146. Aslında bu, birinci siradaki TC kimlik numarası. Sondaki 46, güvenlik amacıyla, sistem tarafindan otomatik konulmuş.

📌 Atatürk'ün en sevdiği yemek, etsiz kuru fasulye ile pilavdı. Kahveyi de çok seviyordu. Günde 10-15 fincan Türk kahvesi içiyordu.

📌 Atatürk'ün tüm gömlekleri beyazdı. Takım elbiselerinin modelini kendisi çiziyordu. Lacivert rengi sevmezdi. Bu nedenle gardırobunda laciverte yer yoktu.

📌 Atatürk'ün "Foks" adında bir köpeği vardı. Atamız Foks'u Yalova kaplıcalarına gittiği bir gün, seyyar bir fotoğrafçıdan 50 liraya satın almış. Foks öldükten sonra doldurulup mumyalanmış. Halen de "Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi"nde sergileniyor.

📌 Atatürk spor yapmayı çok severdi. Düzenli ata binerdi, yüzerdi ve bilardo oynardi.

📌 Mustafa Kemal, çok kitap okuyan biriydi. Yüzlerce kitabı vardı. Ancak en sevdiği kitap, Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu adlı romanıydı. Öyle ki, kitabı sürekli yanında taşırdı ve zaman zaman rastgele bir sayfa açıp okurdu.

📌 Atamız 44 sayfalık bir geometri kitabı yazdı. Bugün kullandığımız 'üçgen', 'dörtgen', 'çap', 'artı', eksi, bölü, oran gibi Türkçe kelimeleri Atatürk buldu. Atatürk'ün bu kitap dışında 13 kitabı daha var. Mustafa Kemal; 'Medeni Bilgiler', 'Karlsbad Hatiraları', 'Bölüğün Muharebe Eğitimi' gibi hem askeri hem de toplumsal konularda kitaplar yazdı.

📌 Atatürk isminde bir çiçek vardı. Rivayete göre, Atamız çok seviyor diye bu ismi koymuslar. Bir başka iddiaya göre ise Meksika kökenli çiçegi Türkiye'de yetiştiren bitkibilimciler çiçeğe Atatürk ismini verdi.

📌 Mustafa Kemal Atatürk, son söz olarak, "Aleykümselam" dedi. Anlatılanlara göre, Atatürk, doktoruna dikkatle baktı ve "Aleykümselam" dedi. Ardından girdiği komada 30 saat kaldı. 10 Kasım günü ise maalesef hayatını kaybetti.

Atamızı sevgiyle, saygıyla, minnetle arıyoruz.

ALINTI

20260403

📖ŞİİR: Atatürk’ün Cenazesini Ankara’da Karşılarken - ✍🏻Mithat Cemal Kuntay’

 

Atatürk’ün Cenazesini Ankara’da Karşılarken

Gene on beş sene evvel gibi Gazi geliyor,

Gene on beş sene evvelki kadar yükseliyor.

Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı;

Yıldırımlar gene bir eski silâh arkadaşı.

Ölümün bitmeyen ufkunda yatarken gene sağ;

Bir avuç toprak olurken gene yüksek, gene dağ.

Gene bir memleketin satveti bir tek emeli.

Koca bir yurdu tutarken gene sapsağlam eli.


Çürüyen göğsü için takızaferler gene dar;

Gene sağdır, gene sağlamdır O, hem dünkü kadar.

Ona hicranla… hayır, sade taabbütle eğil;

Ölüdür; doğru, fakat öldüğü hiç belli değil.



Mithat Cemal Kuntay

20260330

📮📃🇬🇧İngiliz İstihbarat Subayının 👑Hilafet makamına çektiği telgraf


 İngiliz İstihbarat Subayının Hilafet makamına çektiği telgrafta, k ü r d i s t a n kurma girişimindeki isyancıların Atatürk'ten korunması isteniyor

20260324

🎞️🗣️Halil İnalcık, Atatürk ile karşılaştığı anısını anlattı:

 🗣️Halil İnalcık, Atatürk ile karşılaştığı anısını anlattı:

🔸Kapı açıldı, bir alev parçası gibi kapıdan girdi Büyük Ata. 🔸Türk tarihine büyük hürmeti olan büyük insan.


20260323

🎞️ Prof. Dr. İlber Ortaylı: ''Atatürk'ün çok istediği bir şey var: Türkler hükmetsin istiyor zamanlara, mekanlara, bunu istiyor.''

Prof dr İlber Ortaylı: 

''Atatürk'ün çok istediği bir şey var: Türkler hükmetsin istiyor zamanlara, mekanlara, bunu istiyor. Milliyetçiliği de budur. Milliyetçidir, hakikaten Türkçüdür. Türk ismini kullanır, bu konuda hakikaten hiç bir tavizi yoktur. Onu söyliyeyim size. Türkçü de bir nesil yetiştirmiştir. 

Atatürk, Türk Milletinin menfaatlerini herşeyin üstünde tutmuştur. Sığınmacı politikası da bellidir. Hiç bir ilin, ilçenin, kasabanın nüfusunun %10 dan fazlasına sığınmacı iskanına izin  vermemiştir. ''

Bugün uçmağ oldu,

 ruhu şad olsun.


Alıntı: Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı) (@Saka_larr)


🎞️ Prof Dr. İlber Ortaylı ve 'tarihsel bütünleşme'

'' İşte bütün problemleri bu tarihsel bütünleşme bunu bir türlü aşamıyorlar. İlber Ortaylı'nın bu kültüre en büyük katkısı budur.''

Alıntı: Ekrem Ataer @ekremataer



20260314

📖 ATATÜRK'ÜN 'GÜNEŞ DİL KURAMI' VE 'TÜRK TARİH TEZİ' NEDEN YASAKLANDI?

 ATATÜRK'ÜN GÜNEŞ DİL KURAMI VE TÜRK TARİH TEZİ NEDEN YASAKLANDI?

İşbirlikçilerin eliyle Atatürk'ün dil ve tarih tezi yasaklandı.Bilimde, kültürde, dilde, siyasette batı sömürgeciliğinin getirdiği yasaklar hala devam ediyor. Ekonomiden tıbba, sağlıktan edebiyata, medyadan seyrettiğimiz filmlere kadar aynı batı işbirlikçisi iklim tüm günümüzü ve geleceğimizi boğuyor.⬇️

 Alıntı: Arkeoloji ve TÜRK Tarihi (@ArkeolojiveTurk)



20260301

📖 Yüz yıl önce Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos, Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdi

 

Yüz yıl önce Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos, AtatürkNobel Barış Ödülü'ne aday gösterdi ve "Türkiye böylesine büyük bir adama sahip olmaktan gurur duyabilir" dedi.

Alıntı: Turkish Archives @TurkishArc

20260222

📖 Atatürk'ün fotoğrafçısı Cemal Işıksel anlatıyor....


Atatürk'ün fotoğrafçısı Cemal Işıksel anlatıyor:
- Ben Atatürk’ün hususi fotoğrafını çekmezdim. Portre yapmazdık. Hadise içerisinde resimlerini alırdım.
- Hiçbir zaman biçimsiz pozunu almadım. Olmazdı da zaten.
**
Ben Atatürk’ün hususi fotoğrafını çekmezdim. Portre yapmazdık. Gazeteciydim. Hadise içerisinde resimlerini alırdım. Bunu da alırken Atatürk hiçbir zaman mani olmazdı. Ben resim alacağım zaman, resim alacağım anı bilerek, hareket edeceğimden emin olarak konuşmasını yapardı. Ben de bu esnada en münasip pozunu yakalardım.
Hiçbir zaman biçimsiz pozunu almadım. Olmazdı da zaten. Hiçbir defa resimleri kontrol etmek veya şu şekilde resim çek diye direktif verilmemiştir Atatürk tarafından. Atatürk’ün bana itimadı da vardı.
O devirde flaş yoktu. Gece veyahut da ışık müsait olmayan yerde Atatürk’ün resmini alırken, magnezyum kullanılmazdı. Çünkü magnezyum patlayıverince gayri ihtiyari gözlerini kapatırdı. Onun için magnezyumla resim alınmasını istemezdi.
Ben resimlerimi ona her zaman götürüp göstermezdim. Bir vesile ile mesela çiftlikte çekmiş olduğum resimlerden bir grup yanımda vardı. Gazeteme gönderecektim. O esnada kendisine resimleri göstermek aklıma geldi. Hepsini de gayet neşeli olarak seyretti. Gülerek ve hiçbir tanesinde kusur görmeden seyretti ve bana ‘güzel’ diye iade etti.
Resmini alırken de daima bir tesir altında olurdum. Onu bir türlü izah edemem. Ben bu tesiri başka hiç kimsede görmedim. Birçok kralların resimlerini çektim, birçok başvekilin resimlerini çektim, birçok devlet büyüklerinin resimlerini çektim. Atatürk’teki elektriklenmeyi hiçbirisinde görmedim, olmadım.
1932 senesinde Birinci Tarih Kongresi sırasında Marmara Köşkü’nde bir çay verildi. Ben de gittim. Orda resim çekmek için münasip bir poz bekliyordum. Atatürk beni gördü. Etrafını almış olan tarih profesörlerine döndü, ‘Bu memlekette’ dedi:
Bütün istibdatları yıktık, yalnız şu Cemal’in istibdadından kurtulamadık. Söyle bakalım, nasıl resim çekmek istiyorsun, nerde duralım nasıl duralım?
Ben tabi ezildim büzüldüm, ‘Nasıl emrederseniz Paşam’ dedim. Çünkü böyle bir iltifatı beklemiyordum. ‘Etrafınıza gelsin profesörler, öyle bir resim çekeyim’ dedim. ‘Peki haydi gelin bakalım’ dedi. Benim en güzel hatıralarımdan bir tanesi bu.
1929’da Tahtakale yangını başlamıştı. Ben o vakit askerliğimi yapıyordum muhafız taburunda. Yangın olduğunu görünce hemen makinemi aldım, koştum. Yangının resimlerini almaya çalışıyordum. O esnada ‘Gazi geliyor’, dediler. Hemen ben de vaziyetimi aldım. Geldi, yangının aydınlığından istifade ederek Atatürk’ü tesbite çalışıyordum. O esnada bana şunu söyledi:
'Başıbozukluk, paçandan akıyor.'
Bana bunu söylediği zaman gece saat 3’dü. Hemen bir esas vaziyeti aldım. Şöyle bir baktım, meğersem tozluğumun bağı çözülmüş, sarkıyor. Hemen oradan yok oldum, bağı bağladım, tekrar geldim, başladı gülmeye. Öyle bir hengâmede, öyle bir anda asker kıyafetiyle bir gazetecinin tozluğunun bağının çözüldüğünü görüyor… Kimsede ben bu dikkati görmedim.
1938 senesi ilkbaharında Kırşehirin Köşker nahiyesinde zelzele olmuştu. Zelzele yerini öğrendik. Ulus’ta da çalışıyordum. Ulus bizi bir muhabir arkadaşla Kirşehir’in Köşker nahiyesine yolladı ve şafak sökerken zelzele sahasına geldik. İniltiler, ahlar, vahlar, yangınlar… Böyle bir manzara… Ve oraya giden ilk yardım diyeceğim veyahut da zelzeleden sonra ilk giden kimse olmak dolayısı ile hemen etrafımızı aldılar. Bizim kim olduğumuzu sordular. Sağ kalanlar, kimi yaralı, kimi yarasızdı. Gazeteci olduğumuzu öğrendikten sonra köylülerin bize sordukları sual şu oldu: ‘Atatürk’e hasta diyorlar. Nasıl hastalığı?’ Orada bütün tüylerim diken diken oldu. Ve bir de orada duyduğum heyecanı hiçbir zaman unutamayacağım.

Alıntı - Sosyal medyadan...

20260221

📖 8 Temmuz 1932’de Ankara’da Marmara Köşkü’nde yapılan 🇹🇷Türk Tarih Kurultayı

 


8 Temmuz 1932’de Ankara’da Marmara Köşkü’nde yapılan Türk Tarih Kurultayı sırasında Atatürk'ün fotoğrafçısı Cemal Işıksel, Atatürk'ün fotoğrafını çekmek için fırsat kolluyordu.

Atatürk'ün etrafı o kadar kalabalık ve hareketliydi ki Cemal Bey bir türlü uygun pozu yakalayamıyordu.
Atatürk, Cemal Bey'in kıvrandığını görünce, ne yapmak istediğini soran bir işaret yaptı.
Cemal Bey, makinesini göstererek fotoğraf çekmek istediğini anlatmaya çalıştı.
Bunun üzerine Atatürk;
-Memlekette bütün istibdatları yıktım ama bizim Cemal'in istibdatından kurtulamadım dedi ve ekledi;
-Söyle çocuk, nerede, nasıl duralım?
Sonrada herkesi bir araya topladı ve bütün davetlilerin hep birlikte olduğu toplu bir fotoğraf bu vesile ile çekilmiş oldu.
İşte o fotoğraf ve Atatürk'ün fotoğraflarını bize hediye eden Cemal Işıksel Beyefendi. Ruhu şad olsun..


🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...