Cemal Süreya’nın “Beyaz uykusuz uzakta” diye betimlediği Kars şehrinin karla kaplı, destansı görüntülerini izleyelim. ⏳ pic.twitter.com/s4yIdUduGW
— TRT 2 (@trt2tv) October 2, 2019
Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Cemal Süreya’nın “Beyaz uykusuz uzakta” diye betimlediği Kars şehrinin karla kaplı, destansı görüntülerini izleyelim. ⏳ pic.twitter.com/s4yIdUduGW
— TRT 2 (@trt2tv) October 2, 2019
***Kars’ın tarihi sokaklarında şiirsel gezimizin konuğu: Şair Kazım Kazaklı
— KHA - Kafkas Haber Ajansı (@khacomtr36) March 21, 2026
Kars’ın taşla yoğrulmuş sessiz sokakları, her adımda geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Kale eteklerinden başlayıp eski mahalle aralarına uzanan bu büyülü yürüyüşte, şehrin hafızasına şiirle dokunan bir isim… pic.twitter.com/9lNbydjBq3
Kars’ın tarihi sokaklarında şiirsel gezimizin konuğu: Şair Kazım Kazaklı
Kars’ın taşla yoğrulmuş sessiz sokakları, her adımda geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Kale eteklerinden başlayıp eski mahalle aralarına uzanan bu büyülü yürüyüşte, şehrin hafızasına şiirle dokunan bir isim eşlik ediyor bizlere: Şair Kazım Kazaklı.
Kars’ın ayazını, taş binalarının vakur duruşunu, dar sokaklarında yankılanan hatıraları ve geçmişten bugüne uzanan kültürel zenginliğini mısralara sığdıran Kazım Kazaklı, yalnızca bir şair değil; aynı zamanda bu kadim şehrin ruhunu kelimelere dönüştüren güçlü bir gönül insanı olarak öne çıkıyor.
Taşın, tarihin ve şiirin buluştuğu şehir
Kars’ta yürümek, sıradan bir geziden çok daha fazlasını ifade ediyor. Her sokak başında başka bir hikâye, her taş duvarda başka bir hatıra gizli. İşte bu atmosferde Kazım Kazaklı’nın dizeleri, kentin tarihî dokusuyla birleşerek adeta yaşayan bir anlatıya dönüşüyor.
Şehrin geçmişine tanıklık eden yapılar, eski konaklar, Arnavut kaldırımlı yollar ve kaleye uzanan yamaçlar; Kazaklı’nın şiirlerinde yalnızca birer mekân değil, duygunun ve hafızanın taşıyıcısı hâline geliyor. Onun bakışında Kars, yalnızca görülen değil; hissedilen, dinlenen ve içten içe yaşanan bir şehir olarak beliriyor.
Kazım Kazaklı ile Kars’ı yeniden okumak
Şair Kazım Kazaklı’nın kelimelerinde Kars; kimi zaman hüzünlü bir türkü, kimi zaman gururlu bir tarih, kimi zaman da memleket sevdasının en sade ifadesi oluyor. Şiirsel gezimizin bu özel konuğu, kentin yalnızca sokaklarını değil; insanını, kültürünü, özlemlerini ve hafızasını da satır aralarında görünür kılıyor.
Tarihî sokaklarda yapılan her yürüyüş, onun şiirleriyle birlikte başka bir anlam kazanıyor. Çünkü Kazaklı’nın dili, Kars’ı anlatmaktan öte Kars’ı yaşatıyor. Bu nedenle onun eşliğinde yapılan bir şehir gezisi, aynı zamanda kültürel bir yolculuğa dönüşüyor.
Kars’ın ruhuna dokunan mısralar
Kazım Kazaklı’nın şiirlerinde memleket sevgisi güçlü bir damar olarak hissediliyor. Kars’ın soğuğu, yalnızlığı, asaleti, direnci ve kadim duruşu; onun kaleminde sıcak bir anlatı kazanıyor. Okuyanı düşündüren, duygulandıran ve çoğu zaman kendi iç yolculuğuna çıkaran bu şiirler, şehrin ruhunu kelimelerle geleceğe taşıyor.
Kars’ın tarihî sokaklarında yapılan bu şiirsel gezi, bir şairin rehberliğinde yalnızca bir mekân keşfi değil; aynı zamanda kültür, hafıza ve aidiyet üzerine derin bir yolculuk sunuyor. Kazım Kazaklı, bu yolculukta Kars’ın sesi, sözü ve kalbi olmaya devam ediyor.
#KafkasHaberAjansı
Alıntı: KHA - Kafkas Haber Ajansı @khacomtr36
Kars'ta okuyan öğrenci, Kars'ın bilinmeyen güzelliklerini paylaştı: pic.twitter.com/kwp1PHHQYa
— Telgraft (@telqraft) March 21, 2026
“1915–18 yıllarında ölen 183 ecdadımız, dedelerimiz küçük çatmak köyünde topluca katledilmiştir. Bugün burada temsili anıtımızın açılışını yaptık. 2010 yılında küçük çatmada kazısını yaptırdığımız resmi olarak şehitliğimizin de inşallah gerekli izinleri, projeleri tamamlandıktan sonra restoresini yaptıracağız. Amacımızı burada bu katliam yerini gelecek nesillere aktarmaktır. Aktarmamızdaki maksatta geçmişte yaşadığımız badireleri, zulümleri, katliamları bir daha yaşamamaktır. En azından dedelerimizi yaşadı, biz yaşamayalım, çocuklarımız yaşamasın, torunlarımız yaşamasın diye uğraşıyoruz. Asıl amacımız budur. Asıl olan 2015 yılında sözde tehcirin, sözde katliamın 100. yılını hazırlamaktır. İnşallah önümüzde ki 25 Nisan’da burada tekrar birlikte olacağız. söz de tehcirin 100. yılında tekrar ermeni mezalimini Ermeni katliamını telkin edeceğiz, reddedeceğiz. Gerekli çalışmaları yapacağız. 183 şehidimiz var burada. Bunun 113 ünün ismini bilmemekteyiz. 70 inin ismi mevcuttur. Torunları buradadır. Ermeniler geçmişte bizimle birlikte yaşadı. Hiçbir zaman Osmanlının buyruğundan çıkmadılar. Ne zaman ki Fransızların, İngilizlerin sözlerine kanarak maşa olmaya çalıştılar. Halende maşadırlar. Yakın bir zamanda Ermenistan’a giden biri olarak konuşuyorum ben. Ermenistan açlık, sefalet içinde. Çekiyorlar, çekecekler. Çünkü Osmanlıya ihanet ettiler. Onlar geçmişte yine söylediğim gibi gelsinler Türkün ekmeğine ortak olsunlar. Ama ihanet etmesinler.”
“Malum bugün önemli bir açılış var. Birazdan şehitliğimizin açılışını yapacağız. Ancak ben bugün neden buradayız biraz bundan bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz üzere Osmanlının son dönemlerinde özellikle 18. yy’dan itibaren gittikçe Osmanlının her bölgesinde karışıklıklar başladı. Bunun sirayet ettiği bölgelerden biriside burası oldu. Ta ki bölgemiz için önemli olan iki önemli gelişme bölge hafızasında çok önemli yer etti. Bunlardan bir tanesi mihenk taşı olabilecek neticede Osmanlı Rus savaşı bir diğeri de Mondros mütarekesi. Bu iki tarihsel olay bölge için çok önemli. Bu günün anlamamız içinde çok önemli. Çünkü bildiğiniz üzere Osmanlı-Rus harbi ile sıkışan Osmanlı topraklarını bugün mevcut olan Karaurgan köyünün batısına kadar çekti ve sınırlarımıza Ruslar dayandı. Ciddi manada Osmanlıyı sıkıştırmaya başladılar. Bununla birlikte bölgede önemli faktör olan Ermeniler, Ruslar ve İngilizler tarafından topraklarımıza sokulmaya başladı. Ufak ufak işgallere başlandı. Bununla kalmadı bu süreç zamanla Mondros kadar gitti. Bildiğiniz gibi Mondros mütarekesi bizim açımızdan olumsuz ve aleyhimize olan bir anlaşmaydı. Bolşevik ihtilali nedeniyle bölgeyi bırakmaya başlayan Rusların etkisiyle artık Ermeniler Kafkaslardan, İrandan, doğu tarafından trenlerle veya başka yollarla ülkemize sokulmaya başlandılar ve bunlar burada yerleştiler. Çeşitli yerlerde, çeşitli bölgelerde katliamlara giriştiler. İnsanlık tarihinin utanç noktası diyeceğimizi çok fazla zulümler yaptılar. Tabi Ermeniler buradayken kendilerini güvene almaları için seçtikleri bazı noktalar vardı ki onlardan birisi de şu anda bulunduğumuz nokta. Çünkü burasının tren yolunda olması ve ana yol bağlantısı olması nedeniyle Pergit, Kuyucuk, Şahnalar, Geçit köyü yani bu bölgenin düz bir ova olması nedeniyle Ermeniler bu bölgede özellikle katliamlarını arttırarak bu bölgeyi temizleyip biran önce burada bir yol açmaya çalıştılar. O açıdan katliamın tanıklarından biri de bu bölge oldu. Bunun yanında Ardahan’ın Koçivan, Selim, Selimin köyleri, Susuz, bizim Zarşat, Şöleyer. Bu bölgelerde de ciddi katliamlar oldu. En fazla katliamı hisseden bölgeler buralar oldu. Esasında bu gün bu anıt burada temsili olarak Arpaçay’da ki bütün ermeni mezalimine uğrayan şehitleri de temsil ediyor.”dedi.
“Hepimizin bildiği üzere Osmanlı sadece bu bölgede mücadele vermedi. Kurtuluş mücadelesini Çanakkale cephesinde de yürüttü. Çanakkale savaşlarında arı burnu çıkartmasında şehit olan Aydınlı Ömer çavuş var. Onun cebinde bir destan buluyorlar. Orada çok güzel bir mısra var onu paylaşmak istiyorum. Orada diyor ki; Bugün vatan bizden razı olacak. / Nefer şehit ordu gazi olacak. Yani orada o gaziler, o şehitler ancak vatanın kendilerinden razı olduğunu düşünüyor. İşte bu düşünceyle bu bilinçle hareket etmek lazım. Biz burada kendi görevimizi azda olsa yerine getirmeye çalıştık. Bugün böyle bir anıtla ermeni mezaliminde katledilen şehitlerimizi anıyoruz. Bu açıdan çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Büyük çatma köyü muhtarı ve halkı, biz bu anıt için çok büyük çaba sarf ettik, emek verdik. Ben oldukça gururluyum, mutluyum. Böyle bir eseri açmakta bize nasip oldu. Böyle anlamlı bir kadir gecesinde bu işin idrakinde inşallah daha büyük zulümler görmez bu millet. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Gazilerimize de sağlık ve sıhhat diliyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Bu anıtın açılışını kadir gecesine yetiştirmeye çalıştık. Bu anlamda anıtı bizim düşüncemizden daha hızlı bir sürede bitiren mütahit arkadaşımız var. Ben o özverili çalışmaları için onlara teşekkür ediyorum. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Muhtarımız bu işi sürükleyenlerden bir tanesi. Kendisi de burada çok fazla emek harcadı. Ona ve köyünden yardımcı olanlara huzurlarınızda bir kere daha teşekkür ediyorum. Malum ilden gelen misafirlerimiz var. Onlara da teşekkür ediyorum. Anıt hayırlı uğurlu olsun.”
200’DEN FAZLA ŞEHİT“Malum milli mücadele yıllarında Ermeni mezaliminin görüldüğü yerlerden bir tanesi doğu Anadolu, doğu Anadolu’da da Kars önemli bir nokta. Burada bizim Arpaçay, Zarşat, Şöleyer yani bu bölge oldukça önemli. Ermeni mezaliminin sık görüldüğü yerlerden. Bizim burada büyük çatma ve küçük çatma köyleri var. Biz bu iki köy için bu anıtı yaptık. Bu iki köyde ermeni katliamına uğrayıp şehit olanlar var. Bunlarda 200’den fazla. Zaten bunlardan bizim tespit ettiğimiz 113 tanesinin komple sülaleleri silinmiş, yok olmuş. İsimleri dahi bilinmiyor. Bir grubunda anıtın içerisinde ismini yazdık zaten. Yani buradaki şehitler 200’den fazla. Zaten bunların kemikleri de daha önce ortaya çıkarılmıştı. Toplu mezarlar var bölgede.”
“1929 doğumluyum. Ermeniler burada katliam yaptılar. Benim annem ikinci kocaya gitmiştir. Annemin ilk kocasını öldürmüşler. Annem çok acı çekmiş. Allah katliam yapanları katletsin. Sizi götürüp değişeceğiz diye aldatmışlar. Köyün üstünde hepsini bir araya toplamışlar. Topladıktan sonra kadınları arabalara bindirip Küçük pergit köyüne götürüyorlar. Erkekleri de yine aynı birere birer götürüyorlar. Bir merekte katlediyorlar. O annemin acısını gördükçe ciğerim yanıyor. Annem ağlayıp söylerdi. Onun için ciğerim yanıyor. Allah devletimizden razı olsun.”diye konuştu.
Kars'ın güzel çocuklarının tek istediği park... pic.twitter.com/SpkzIlnOEP— Nihat Genç (@nihadagenc) 15 Ağustos 2018



Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026 ...