Blog Listem

Türk öğretmenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk öğretmenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20250509

⚽️🇹🇷🗣️Real Madrid'in genç Türk oyuncusu Arda Güler'in Beden Eğitimi Öğretmeni...

 

Arda Güler anlatıyor...

Okulda Mahmut adında bir beden eğitimi öğretmenimiz vardı. Ben 9 yaşındayken, bir gün babama beni Gençlerbirliği Akademisi’ne yazdırması gerektiğini söyledi.

Babam buna hayır dedi çünkü oraya her gün gitmek bir saatlik yol demekti. Ama Mahmut Hocam bende bir şey görmüştü ve babamı ikna etti.
Babam beni her gün idmana götürmeye başladı, bu onun için saatler süren bir işti. Bu sırada dükkan, ortağına emanetti. Ne olduğundan emin değilim ama bir gün babam beni bir kenara çekti ve "Oğlum... Dükkanı kapatmamız gerekiyor." dedi.
İflas etmiştik. O dükkan bizim tek gelir kaynağımızdı.
O dönemlerde arkadaşlarımın beni waffle yemeye çağırdığını hatırlıyorum. "Kusura bakmayın param yok" diyemiyorsunuz. Ya hep çok yorgun olurdum ya da "yetişemeyeceğim" derdim.
Neyse ki her zaman sofrada yemeğimiz olurdu. Biliyorum; uyuyacak bir evi, sığınacak bir çatısı olmayan birçok çocuk var.
Çok şükür, şanslı olduğumuzu biliyordum.
İyi bir öğretmene denk gelmek büyük bir şanstır.

Alını: Öğretmenler

20200120

Sıradışı bir öğretmen...

''Dünyanın en iyi eğitim sistemi kabul edilen Finlandiya modelini köy öğretmeni Hasan Kartal atandığı Diyarbakır - Kumrucuk Köyünde hayata geçirdi!

Mahrumiyet ve yoksulluk çocukların kaderi olamaz, misyonuyla yola çıkan öğretmenimiz birleştirilmiş bir sınıfta, kolej eğitimi veriyor. Sağlıklı beslenme, sofra adabı, bilim, sanat, sinema, spor, akıl-zeka oyunları, bahçe ve doğa, kodlama, yaratıcı drama gibi derslerle çocuklara iyi bir donanım sağlıyor. Mesleğini hakkıyla yapanları ayakta alkışlıyorum'' 

Alıntı: Sosyal Medya Sevindirici Haberler @sevindiricii


20191128

Fatma Refet Angın (1915-2010)


Fatma Refet Angın
(1915-2010)
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın öğretmeni. Angın çalışkan ve zeki bir çocuk olduğu için ilkokula 3. sınıftan başlamıştır. Hayatı boyunca defalarca kez Atatürk'le karşılaşmıştır.

20191125

Bir Türk öğretmeni: Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz'ın yürek burkan hikayesi...


Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz'ın yürek burkan hikayesi...
Şanlıurfa’dan memleketi Gümüşhane’ye dönerken Tunceli-Pülümür karayolunda 16 Haziran tarihinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından yolu kesilip aracı yakılan öğretmen Necmettin Yılmaz’ın (23) doğduğu topraklarda hüzün hakim.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Demirkapı köyünde doğup büyüyen, ilkokulu da burada okuyan öğretmen Yılmaz, geçtiğimiz Ekim ayında atandığı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Çifçibaşı köyünde sınıf öğretmeni olarak görev yapıyordu.

Okulların kapanmasının ardından ata toprağına kavuşmak için aracıyla yola çıkan Yılmaz’ın önü Tunceli-Pülümür karayolunda kesilmiş, aracı yakılmış ve o günden beri kayıptı. Geçtiğimiz günlerde Pülümür deresinde bulunan erkek cesedinin ardından aile bireylerinden alınan kan örnekleriyle DNA uyuşması yaşanınca umutlar tükenmiş ve öğretmen Yılmaz’ın şehit edildiği anlaşılmıştı.



'Vatan görevi nedeye gitsek yapacağız'

Ortaokul ve liseyi Gümüşhane’de okuduktan sonra Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesinden mezun olan ve bir yıl sonra görevine atanan Yılmaz, buraya giderken çevresindekilerin tüm ısrarlarına rağmen “Vatan görevi, nereye gitsek yapacağız” diyerek Siverek’e gitti.

İnşaatlarda çalışarak çocuklarını büyüttü

Dört çocuğuna inşaatlarda çalışarak bakan ve onları okutan baba Hamit Yılmaz, il merkezine 46, Torul ilçe merkezine 25 kilometre uzaklıkta bulunan Demirkapı köyü Merkez Mahallesindeki evinde taziyeleri kabul ediyor. Etrafı Türk bayraklarıyla donatılan evin önünde 112 Acil Servis görevlileri hazır bekletilirken, köyden ağıt sesleri yükseliyor.

15 Ekim'de göreve başlamıştı

Oğlu sınıf öğretmen Necmettin Yılmaz’ın mezun olduktan bir yıl sonra 15 Ekim’de Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Çiftçibaşı köyüne atandığını kaydeden baba Yılmaz, “Allah’a teslim ettik, o da bize böyle nasip etti. Rabbim böyle diledi. Yapacak bir şey yok. İlk görev yeriydi” dedi.

'Sık sık şehit olacağım derdi'

Öğretmen Yılmaz’ın sık sık “şehit olacağım” ifadelerini kullandığını ifade eden Yılmaz, “İnançlı birisiydi. Şehit olacağını en az 3 kez bana söyledi. Baba ben şehit olacağım derdi devamlı. Ben öyle bir çocuk yetiştirdiğim için çok gururluyum, Allah’a hamd ediyorum. Vatanımıza bağışladım, vatanım sağolsun, devletimiz var olsun. Benim de bayrağımızda bir damla kanım oldu. Allah böyle diledi, böyle de oldu” diye konuştu.

'Çocuğumu görür görmez tanıdım'

Geçtiğimiz günlerce Pülümür çayında bulunan erkek cesedini teşhis için gittiğinde çocuğunu görür görmez tanıdığını anlatan baba Yılmaz, “Otopsi sürecinde çocuğumu görür görmez tanıdım. Dişinde de beyazlık vardı. Onu da gördük. Ben kendimden emindim. Savcı bey DNA sonuçlarını beklememiz istedi. Bizde döndük geldik. Bizler ümitliydik, belirli girişimlerde bulunduk. 27 gündür İstanbul, Ankara, Tunceli hatta Erzincan’dan girişimlerde bulunduk” ifadelerini kullandı.

'Bu yaz nişan yapacaktık'

Öğretmen Yılmaz’ın Adıyaman’da sevdiği ve görüştüğü bir kız arkadaşı olduğunu, bu yaz tatilinde gidip nişan yapacaklarını ifade eden Yılmaz, “Nasip değilmiş” diyerek şunları söyledi: “Ben çocuğumu inançlı bir çocuk olarak yetiştirdim. Rabbime şükrolsun ki o inancını sağlam bir şekilde teslim etti. Duası da kabul edildi.”

Olaydan bir kaç saat önce telefonda görüştük

Öğretmen Yılmaz’ın annesini 27 gündür oyaladığını sürekli “gelecek” diye teselli ettiğini kaydeden Yılmaz, Necmettin öğretmenin olaydan birkaç saat önce kendisi, ağabeyi ve yengesiyle konuştuğunu da sözlerine ekledi.

Alıntı/ Kaynak: http://www.gazetevatan.com/sehit-ogretmen-necmettin-yilmaz-in-yurek-burkan-hikayesi--1085020-gundem/

20191029

🇹🇷Türkiye'ye yakışan Türk çocuklarıydık...


  • Saçlara jöle, tırnaklara oje, sürülemez,
  • spor ayakkabıyla okula girilemezdi.
  • Sabahları bahçede sıra olunur, pazartesi sabah Cuma öğleden sonra müdür konuşma yapar, özel günlerden biriyse saygı duruşu yapılır ve gerçekten saygıyla durulur, İstiklal Marşı okunurken dik durulur, konuşulmaz, saygı duyulurdu.
  • Forma ile okula gidilir, eve gelene kadar forma çıkarılmazdı. Gömlekler pantolonların - eteklerin, içine sokulur, okul renkleri dışında bir renk giymek yürek isterdi.
  • Cep telefonu yoktu, internet de yoktu ama yine de öğrenciler birbirleri ile haberleşirdi.
  • Biyoloji dersinde üreme konusu anlatılırken utanılır, aruz ölçüsü ezberlerken delirilir, milli güvenlik hocaları askeri disipline sokmaya çalışırdı.
  • Sınıflar kalabalık olsa da çıt çıkmadan ders dinlenir, boş derslerde sınıftan çıkılmaz, ders saatlerinde okul sınırlarını ihlal etmek isteyenlere acınmazdı.
  • Ödevler mutlaka yapılır,
  • Yat denince yatılır, sabah okula servis yerine otobüsle gidilir, bazen çanta yoklaması yapılır, okula yasak bir şey getirilemezdi.-okulun herhangi bir yerinde sakız çiğnenemez, derslerde bir şey yenemez, su içmeye gitmek için izin istenirdi.
  • Birine uyuz olduysak öğretmene şikâyet eder, asla kendimiz sopayla, bıçakla girişmez, çeteleşmez, okul dışında bile kavga etmezdik. Bilirdik ki kavga edersek evde ya da okulda bi posta daha dayak var.
  • Kızlarla erkekler birbirine mesafeli durur, el şakası yapmaz, küfürlü konuşmaz, efendilik bozulmazdı.
  • Yerli malı haftası sınıf pikniğine döner, her tür yiyecek bulunur ve biz bu yemekleri paylaşırdık.
  • Kitap okurduk örneğin, ödev bile olsa okurduk. Değiştirip kitapları öyle okur, kütüphaneden kimlik çıkartır kütüphanede okurduk.
  • Biz çok güzel öğrencilerdik. Çok zor da olsa o dönemlerde hayatın bir anlamı vardı ve biz bunu bilmesek bile hissederdik...


Alıntı: Sosyal medya

20191017

İsmail Hakkı Tonguç'un başöğretmene söyledikleri...

 
İsmail Hakkı Tonguç görevde kaldığı 11 yıl içinde 61 il merkezi, 305 ilçe ve 9.105 köy gezer. 

Bir gün gene köyleri gezerken Ilgaz’da bir ilkokulun önünde durur. 45 yaşlarındaki öğretmen, kim olduklarını bilmeden ziyaretçilere okulu gezdirir...
Tavandan bir tasa su damladığını gören İsmail Hakkı Tonguç:

- Akıyor mu?
- Evet.
- Köylüler çatının onarımına yardımcı olmuyorlar mı?
- Yok. Çankırı Milli Eğitim Müdürlüğüne üç kez yazdım, yanıt bile vermediler.
- Peki, siz bir şey yapamaz mısınız?
Adam terslenir:
-Ben başöğretmenim, dam aktarıcısı değil.

Tonguç dışarı fırlar, bahçenin köşesinde birkaç sağlam kiremit bulur. Merdiveni duvara dayayıp çatıya çıkar.

Kırık kiremitleri toplayıp yerlerine sağlam olanlarını koyduktan sonra aşağı inip, pencereden kendisini seyreden başöğretmenin yanına gelir, “Dam yine akarsa Çankırı’ya yazma, bana haber ver, ben gelir damı aktarırım” deyip kartını uzatır.

Başöğretmen kartı görünce bayılacak gibi olur ancak Tonguç özürlerini dinlemeden çıkıp gider...

Kaynak: Öner Yağcı 
Büyük Oğul Efsanesi

20190701

Konçerto çalan köylüler

Türk Köylüsünden konçerto çalan, roman, öykü, şiir yazan, ressam, heykeltıraş, aydın, öğretmen. doktor, tarımcı ve nicesini çıkaran ocak; Köy Enstitüleri...

20190627

✍️ İsmail Hakkı Tonguç’un genç öğretmenlere tavsiyeleri nelerdir?

İsmail Hakkı Tonguç’un genç öğretmenlere tavsiyeleri nelerdir?

Köy Enstitülerinin kurucularından olan ve Anadolu’yu köy köy gezen gönüllü eğitmen İsmail Hakkı Tonguç genç ve idealist öğretmenlere tavsiyelerde bulunur...

Toprağın çocuklarının öğretmeniydi o. Türkiye’yi karış karış gezdi Köy Enstitüleri’nin sorunlarına yetişti. Yeri geldi akan damın kiremitini değiştirdi yeri geldi tamir yaptı yeri geldi temizlik. O idealist ve örnek bir öğretmen ve eğitimciydi.


İsmail Hakkı Tonguç’un genç öğretmenlere tavsiyeleri

“Gençler ‘Hayatı Yeneceğim’ ilkesiyle yola çıkmalıdır. Bir davayı kötümser görmek için, sayılamıyacak kadar çok kanıtlar bulunabilir. Bizim görevimiz, böyle sebepler aramak değil, tam tersini yapmaktır. Büyük davalara atılanlar, hep zafer taklarının altından resmi geçit yaparak geçmezler. Onlar gerektiğinde ızdırapları da göze alanlardır.”

“Her iş belirli koşullar altında yapılır. Koşullar olumsuz olsa da kişi bu koşulları yene yene işi başarır. Hiç bir sıkıntı karşısında ‘Benim gücüm bu kadar, bundan fazlasını benden beklemeyin’ gibi bir mantığa sığınmayın. Bu ülke evlatlarından GERÇEK GÖREVi asıl böyle zamanlarda ister.”

“Öğretmenlikte başarı sabırla ve sürekli çalışmayla elde edilir. Ani başarılar hem pek azdır, hem de tesadüflerin getirdiği başarılardır. Alınteriyle kazanılıcak başarıların peşine düşmeli.”

“Biz bildiğini yapan insanlardan yeni bir toplum yaratmak için tarlaya tohum saçıyoruz. Bu tohumlar yetişince şunlar olacak; Yapamayacağı bilgiye güvenenler, onu topluma en yüksekten satanlar, çürük bilgilerine güvenerek toplumdan her şeyi isteyip asla doymayanlar; tüm saygınlıklarını yitirecekler. Yapamayanların , yalnızca vaaz edenlerin yerine YAPABİLENLER gelecek! Söylemek, yazmak, konferans vermek gibi çalışmaların hiçbiri, yapmanın yerine geçemez ve onun kadar kuvvetli olamaz.”


“Genç öğretmen! Tembellere , işsizlere yuva olan yerlerden kaç. İşine taparcasına bağlan. Gün gelecek , senin elinle yoğrulanlarda tıpkı senin gibi işine taparcasına sarılacaklardır."

“Hazineye sahip olmak değil, onu kullanabilmek hünerdir."

“Genç öğretmen. Devleti sağılan inek sayan, onu sürekli sömürmek isteyen , kişisel çıkarlarını her değerin üstünde tutan zihniyetten uzak duracaksın."

“Halka güvenmedikçe, onlar sevilmedikçe hiç bir iş başarılamaz. Onlara insanca ve sevgiyle yaklaşmalı, sorunlar tatlı dille anlatılmalı.Genel olarak iyilik öyle bir silahtır ki bununla fethedilmeyecek kale yoktur. İnsanlar kendilerine yapılan iyilikleri takdir etmeseler de bunu yararsız sanmamalıdır. İyilik görenler birer ikişer bunu yapanın çevresinde toplanmaya başlar ve bir güç oluştururlar."

“Bir yöneticinin görevi; elemanlarını içten bir istekle ve taparcasına çalışmaya sevketmektir. Bu da emir vermekle olamaz. İnsanları iç dünyalarından yakalamak ve KUTSAL BİLİNEN GAYEYE doğru sürüklemek lazımdır. Yönetim işini üzerine almış olanlar, çok sabırlı, temkinli, soğukkanlı olmak zorundadırlar."


“Eğitim yöneticilerine yasalarla bir çok yetki ve olanaklar verilmiştir. Bunlardan maksat; topluma, vefakar, yeni, diri, çalışkan, dürüst, yürekli , becerikli, sabırla dayanıklı, her zorluğu yenebilen, yaşamdan zevk alabilen, İNSANLARI SEVEBİLEN, CESUR yurttaşlar yetiştirmektir."

“Bir öğrenim kurumu; Öğrencilere kendi kendilerini idare etmeyi öğretmeli, kitap okuma alışkanlığı kazandırmalı, onları birer ŞAHSİYET haline getirmeli."


"Klasik yöntemleri kırarak, yeni işe göre yeni yöntemler bulmalı, kafayı bir motor gibi işletmelidir. Hayatta yeni olanaklar yaratmanın birinci koşulu, düşünmektir. Üstün düşünmek."

“Bulunduğu bölgenin nüfusunu, eğitim durumunu , yapılan masrafları bilmeyen, bunları ülke ölçeğinde değerlendiremeyen bir öğretmen, havada çalışıyor demektir. Ana ilkelere ve görüşlere ulaşmamıştır. Dolayısıyla işini anlamlandıramaz, değerlendiremez."

“İşleri hatıra, gönüle bırakmaksızın olduğu gibi görmek ve yürütmek en doğru yoldur. Görevini iyi yapmayanlar korunmamalı, kusurları gizlenmemelidir."

(BÜYÜK BİR SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ)




Alıntı/ Kaynak: https://bisorubicevap.com/yasam/egitim/ismail-hakki-tonguc-un-genc-ogretmenlere-tavsiyeleri-nelerdir

20190609

“Aybüke Yalçın” - Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın'ın hatırasına...

“Aybüke Yalçın” Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın 
In Instagram: #AybükeYalçın#Şehit#Şehitler#9Haziran#9Haziran2017#MEB#illustration#paint#art

Alıntı: GaziSimsek_art   @GaziSimsek_art


En Çok Okunanlardan...