20260802

📰🇹🇷ANADOLU İNSANI: Ayhan Işık ve Sadri Alışık

Zincirlikuyu'da Bir Mezar Taşının Üstüne Örtülen O Ceket...
Selanik’ten kopup İzmir'e sığınmış muhacir bir ailenin çocuğuydu.
Daha 6 yaşındayken babasız kaldı.
Yıllar sonra o günleri anlatırken, "Babamdan geriye bir tek şey kaldı hafızamda" diyecekti; "Beni sırtına alıp merdivenleri çıkışı... Bir de kokusu."
O kokuyu hiç unutmadı.
Biz onu Yeşilçam'ın taçsız kralı olarak bildik hep. Salonların o janti, bıyıklı, ağır abisi.
Halbuki Darphane'de işçi bir ressamdı. Bedri Rahmi'nin öğrencisiydi. Kendisine zar zor aldığı boyalarla sabahlara kadar resim çizen, sessiz sedasız bir adam.
Şimdi düşününce insanın içine oturuyor... O dönemin dostlukları başka türlüymüş.
En yakın arkadaşı Sadri Alışık'tı. Beraber yurt dışına bir çekime gittiklerinde aynı odaya düşmüşler.
Dönüşte vapurda Ayhan Işık, "Oh, nihayet uyuyabileceğiz" deyince 
Sadri Alışık şaşırır.
"Neden, uyumadın mı hiç?"
"Biraz horluyordun Sadri, uykun bölünmesin diye ses etmedim."
Günlerce hiç uyumamış ama arkadaşını uyandırmaya kıyamamış.
İşte böyle bir adamdı.
Sonra 1979’un o Haziran sabahı geldi. Ayhan Işık o sessizliğiyle göçüp gitti bu dünyadan.
Çolpan İlhan yıllar sonra o günü şöyle anlatacaktı:
"Ayhan'ın ölümü, Sadri'nin ömründen on yılı söküp aldı."
Öyle ki...
Buz gibi bir kış günü Sadri Alışık ortadan kaybolur. Ararlar tararlar, yoktur.
En son Zincirlikuyu'da, Ayhan Işık'ın mezarı başında bulurlar onu. Soğuktan tir tir titremektedir.
Çünkü sırtındaki ceketini çıkarmış, "Ayhan üşümesin" diye o mermer mezar taşının üzerine örtmüştür.
Yani... İnsan o mermer taşa örtülen ceketi düşününce, bugün "dostum" diyenlerin vefasızlığından utanıyor.
Ruhları şad olsun.
Böyle adamlar bir daha zor gelir....
-Alıntı



🎞️🇬🇷Yunan işgali sırasında Yunanistan adına gizli tanıklık yaparak 132 🇹🇷Kuvâ-yi Milliyeciyi yargılayan Yunan askeri mahkemesine ait belgeler.

Tarihçi Aydın Ayhan, Yunan işgali sırasında Yunanistan adına gizli tanıklık yaparak 132 Kuvâ-yi Milliyeciyi yargılayan Yunan askeri mahkemes...