Rize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20200118

Çay bile Atatürk sayesinde...


ÇAY BİLE ATATÜRK SAYESİNDE ...

Çay ilk olarak M.Ö. 2737 yılında, Çin'de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmış. Zaman ilerledikçe çayı suyla bir araya getirip bir içeceğe dönüştürmüşler. İlk içilebilir halde kullanılması M.Ö. 10. yüzyıla denk geliyor.

Etimolojik yani kelime kökeni olarak bugün kullandığımız çay kelimesi, bize Çin'in bir lehçesi olan Mandarin'den gelmiştir. Okunuş olarak "ça", Latin harfleriyle yazılımı "cha" olan bu kelime, zamanla Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey ülkelerine kadar ilerlemiştir.

Bu nedenle bu coğrafya içinde yer alan neredeyse tüm ülkeler çay kelimesini "çay" olarak okumaya devam eder.

Çin'de içilmeye başlanan ve artık diğer ülkelere yayılım gösteren çayın yolculuğu ilk dönemde: Kore, Japonya ve Vietnam üzerine olmuştur. İnsanlar bu ülkelerde çay
çiyorken, çayın neredeyse bir diğer piri olan Hindistan'da çay hala medikal amaçlarla kullanılıyormuş.


Günümüze yavaş yavaş yaklaşıldığında, 18. yüzyılda çay eksperleri Çin'den çıkıp Portekiz'e gitmişler ve burada çay ekmeye başlamışlar. Çay endüstrisi böylece yavaşça kurulmuş. İngiltere'nin Portekiz'e gitmesi ve buradan çaya dair bilgilerin yanı sıra tohumları da almasıyla çay artık Avrupa'ya da aktarılmış.

Ancak basit görünen bu süreçte, yani 18.yüzyıla kadar çayın bir içecek olarak tüketimi hala yaygınlaşmamış, aksine pahalı bir içecek olarak festival ya da özel durumlarda tüketilmiş. 1785'den sonra İngiltere ve İrlanda, çayı günlük kullanıma entegre etmişler.

Her şey burada da bitmemiş, İngiltere çayın nasıl içildiğini Hindistan'a tanıtmış ve burada büyük çay yetiştirmeleri yapılmış. Hükmettiği topraklardan kahveyi getiren ve tüm toprakları genelinde yeni bir kültüre ön ayak olan Osmanlı'nın çayla tanışma hikayesi, İstanbul'daki birkaç dükkanın çay ithalatı yapmasıyla başlamış.


Çayın değerli ve güzel bir içecek olduğunun farkına varan Osmanlı, Sultan II. Abdulhamid döneminde Çin'den getirilen fidanları Bursa'ya ektirmiş ancak ekolojik nedenlerle burada çay yetiştirmek mümkün olmamış.

Yapılan araştırmalara göre, Türkler'in çayla tanışıklığı aslında çok daha öncelere Orta Asya'ya dayanıyormuş. Hatta 12. yüzyıl bile diyebiliriz.

Bir Kazan Kırım Türk'ü ve dil islahatçısı olan Abdül'l-Kayyum Nasıri'nin kitabı 'Fevakihü'l-Cülesa'da ilk çay içen Türk'ün Hoca Ahmet Yesevi olduğu vurgulanmış.



Çay konusunda bilinenin aksine çok büyük bir varlık gösteremeyen Osmanlı, bu sırada I. Dünya Savaşı'nı yaşamış. Kaybettiği topraklar ve ticari anlaşmalar nedeniyle bir kültür haline gelen kahveyi oldukça pahalıya ithal etmeye başlamış. Yemen'den gelen kahveler çok pahalı bir hal almış. 

Bu konuda önlem alınması gerektiğini düşünen Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye topraklarında yetiştirilebilecek bir bitki olan çayın yaygınlaşması için çalışmalara başlamış.

Kahvenin pahalı yüzüne karşılık çay, daha ucuza imal edilebilen ve kolay ulaştırılabilen bir içecek olmuş.

20. yüzyıla kadar çayla çok haşır neşir olmayan Türkler, 1900'lü yıllarda Karadeniz'in özellikle Rize ilinde çayda önüne geçilemez bir büyüme gözlemlemiş.

1924 yılında devlet tarafından Rize'de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa çıkarılmış.

1930'lara gelindiğinde Gürcistan'dan alınan 70 ton siyah çay tohumu ekilmiş ve Rize'nin bir çay yıldızı olması sağlanmış.

Dönem dönem yapılan tüm regülasyonlara rağmen, dünyada en yüklü miktarda çay üretimi gerçekleştiren ilk 6 ülke arasındaki yerimizi almışız...

Kaynak: Nusret Öker/"Sol Yanım Atatürk")

20190707

🐝 Rize'nin Anzer Yaylası'ndan Anzer balı...🐝🇹🇷🧿


Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı Anzer Yaylası'nda 2300-3000 rakım arasında üretilen ve pek çok hastalığa iyi geldiği bilinen Anzer balının kilogramı, bu yıl bin liradan satışa sunulacak.


Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Osman Civelek, Anzer balının kilogram fiyatını 1000 lira, yarım kilogram fiyatını 500 lira olarak belirlediklerini açıkladı.

© DHA / 




Civelek, 2018 yılında üretimin düşük olduğunu belirterek, bu yıl hava şartlarının iyi gitmesi dolayısıyla rekoltenin artmasını, yaklaşık 2 bin 500 kovandan 2.5 ton bal elde etmeyi bekledikleri söyledi.

Taleplerin her yıl arttığına işaret eden Civelek, "Her yıl bir önceki dönemden sarkan siparişler var. Geçen yıldan yaklaşık bin 500 kişi müracaat etti. Geçmişten gelen 1.5 tona yakın bir talep var. Bu yılki taleple birlikte hepsini karşılamaya çalışacağız. Özellikle bu yıl çiçeğin çok bol olması kaliteli polen alma imkanı sağlayacak" dedi.

Civelek, ekonomik dengeleri gözeterek fiyat politikası oluşturduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Çok büyük bir artış yapmadan kooperatif kararıyla Anzer balının kilogram fiyatını bin, yarım kilogram fiyatını 500 lira olarak belirledik. Polen fiyatlarında 100 gramı 140, 200 gramı 250, 400 gramı 500 lira olarak belirledik. Ülkedeki ekonomik daralma nedeniyle fiyatlarla fazla oynayamadık."

20190605

🛩 ⛰Denize inşa edilen ikinci havalimanı 2020 yılı sonunda açılıyor


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, temeli 2017'de atılan Rize-Artvin Havalimanı'ndaki çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Havalimanının Rize merkeze 34, Artvin'e 125, Hopa'ya 54 kilometre uzaklıkta, Yeşilköy ve Pazar sahili mevkisine yapılmakta olduğunu anımsatan Turhan, buranın deniz üzerine dolgu yöntemiyle inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı'nın ardından Türkiye'nin bu nitelikteki ikinci havalimanı olacağını söyledi.

Turhan, Türkiye'nin dev yatırımlarından biri olacak havalimanının yıllardır bölgenin gündeminde olduğunu ve dört gözle beklendiğini vurgulayarak, buranın Karadeniz'in hırçın dalgalarına karşı korunabilmesi için önemli bir çalışma yapıldığını anlattı.

"2020 yılı sonunda hizmete alınması planlanıyor"

Denize 85,5 milyon tonun üzerinde taş dolgu yapılacağına dikkati çeken Turhan, bu bakımdan projenin meşakkatli olduğunu dile getirdi.
Turhan, Rize-Artvin Havalimanı'nın açılış tarihinin sözleşmede 2022 olarak belirlendiğini ancak 2020 yılı sonunda hizmete alınmasının planlandığını bildirdi.

"Doğu Karadeniz'de hava ulaşımı kesintisiz sağlanacak"

Havalimanının Rize ve Artvin'in kent merkeziyle turizm potansiyeli olan ilçelerinin gelişmesine, ayrıca Doğu Karadeniz Bölgesi'ne komşu ülkelerle ticari ilişkilerin artmasına katkıda bulunacağını ifade eden Turhan, Trabzon Havalimanı'na yedek meydan olması özelliğiyle de buranın Doğu Karadeniz Bölgesi'nin hava ulaşımının kesintisiz gerçekleştirilmesini sağlayacağını söyledi.

Turhan, projede şu anda 242 ağır iş makinesiyle günde 100 bin ton taş dolgu yapıldığını belirterek şunları kaydetti:
"25 milyon ton taş dolgu mayıs ayı itibarıyla tamamlandı. Bunun 10,5 milyon tonu kategorik taş dediğimiz direkt mendireğin yapımında kullanılacak taştan oluşuyor. Deniz üzerine dolgu yöntemiyle inşa edilen Türkiye'nin ikinci havalimanı olacak Rize-Artvin Havalimanı'nda en önemli kısım niteliğindeki taş dolgu mendireğin yüzde 56'sı tamamlandı. Havalimanı altyapı tesisleri inşaatının tamamı düşünüldüğünde projenin yüzde 30'dan fazlası tamamlanmış durumda."

Yaklaşık 45 bin metrekare kapalı alanı bulunan terminal binasının, yıllık 3 milyon yolcuya hizmet verebilecek şekilde yapılacağına dikkati çeken Turhan, "Konu insan olunca, insana hizmet olunca bizim önümüzde hiçbir şey duramaz." dedi.

Kaynak: AA

🎞️Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı.

  Bir vatandaş, Dubai ve Türkiye’deki metro istasyonlarını karşılaştırdı. pic.twitter.com/zB0iENTSdL — Telgraft (@telqraft) April 12, 2026  ...