Yale'in 300 Yıllık Tarihini Değiştiren Dünyanın "İkinci Einstein" Dediği Türk: Oktay Sinanoğlu Aslında Kimdi? 👇👇
1962 yılı. Amerika'nın o en prestijli okullarından Yale Üniversitesi'nin ağır kapılarından 26 yaşında gencecik bir adam giriyor.
Ceketinin düğmesi ilikli, adımları sakin.
Tam 300 yıllık koskoca Yale tarihinde, bu yaşta o kürsüye profesör unvanıyla çıkan kimse olmamış. Batılıların yıllarca içinden çıkamadığı kuantum denklemlerini kara tahtaya tebeşirle bir bir yazıyor.
Önüne dünyaları serdiler o gün.
Laboratuvarlar, sınırsız bütçeler, ömür boyu rahat edeceği unvanlar...
Ama onun zihni hep başka bir yerdeydi.
Oktay Sinanoğlu.
Dünyanın genetik sarmalını çözen bu adam, akşam evine döndüğünde memleketin dil sarmalına kafa yoruyordu.
Gençliğinde "Burada kalırsam Amerika'nın kölesi olurum, ama oraya gidersem efendisi olup dönerim" diyerek yola çıkmıştı. Oldu da. Ama o kürsülerde bir gün olsun kökünü unutmadı.
Batı'nın o şatafatlı alkışlarını elinin tersiyle itti.
Türkiye'de yabancı tabelalar asıldıkça, gençler kendi diline yabancılaşıp 'ok', 'bye' demeye başladıkça onun içi eziliyordu. Bütün o Nobel'lik teorilerini bir kenara bırakıp, ömrünün geri kalanını "Bye Bye Türkçe" diyerek bu milletin özüne adadı.
Yani... Şimdi düşününce insanın içine oturuyor.
Elin oğlu bizim evladımızın zekasını göklere sığdıramazken, o sadece memleketinin çocukları kendi dilinde rüya görsün diye çırpındı durdu.
Sahi... O kara tahtaya yazılanlar dünyayı değiştirdi ama, bu topraklar için verdiği o sessiz mücadeleyi unutmak bize yakışır mı? ⏳🇹🇷🥀
(Kızılırmak Türkü Diyarı)
ALINTI:
MEDENİYETLER TARİHİ (( ARKEOLOJİ MİTOLOJİ KÜLTÜR SANAT )) ·
