Türk hükümdarı Süleyman Şah’ın eskiden mezarı bulunan Suriye’deki Caber Kalesi görüntülendi. pic.twitter.com/mI1km7mJXZ
— Rusya Araştırmaları Enstitüsü (@rusencenter) January 31, 2026
Atatürk:''Ne Mutlu Türküm diyene'' - Biz Türkler Asyai bir milletiz - Anadolu İrfanı'yla aydınlanır yolumuz... arşivi derleyen: Alp İçöz, gönül dostu bir şair
Türk hükümdarı Süleyman Şah’ın eskiden mezarı bulunan Suriye’deki Caber Kalesi görüntülendi. pic.twitter.com/mI1km7mJXZ
— Rusya Araştırmaları Enstitüsü (@rusencenter) January 31, 2026
Oğuz Türklerinin izini taşıyan, Toroslar’da doğayla uyum içinde yaşayan bir kültür Yörük kültürü…Toprağı, tohumu ve ağacı bilen bu yaşam biçimi; türkülerde, manilerde ve sözlü anlatılarda kuşaktan kuşağa aktarılıyor.“Söz”, yeni bölümüyle 21.30'da TRT Belgesel’de. pic.twitter.com/EC8hmWTdEb
— TRT Belgesel (@TRTBelgesel) January 31, 2026
1990’da, Türk olduğunu söylediği için yargılanan Dr. Sadık Ahmet’in, Batı Trakya Türklerini ‘Türk değil Müslüman Yunan’ olarak tanımlayanlara verdiği tarihi cevap.
1990’da, Türk olduğunu söylediği için yargılanan Dr. Sadık Ahmet’in, Batı Trakya Türklerini ‘Türk değil Müslüman Yunan’ olarak tanımlayanlara verdiği tarihi cevap. pic.twitter.com/3FYVmekU7m
— Lobi Türk (@lobiturktr) January 30, 2026
Herkes Kangallardan bahseder ama Türkiye'nin aynı aileden bir başka canavarı daha var: Akbaş.
— Biliyor Muydunuz (@bilio_muydunuz) January 31, 2026
pic.twitter.com/FfzxcMYVux
🇹🇷 Kurtuluş Savaşı (1919-1923) Sırasında Türkiye'yi Destekleyenler
1. Sovyetler Birliği ve Azerbaycan 🇷🇺🇦🇿
• ~10,7 milyon Türk lirası değerinde yardım + 200,6 kg külçe altın teslim edildi.
• Büyük miktarlarda tüfek, makineli tüfek, top mermisi, devriye botu vb.
2. Azerbaycan 🇦🇿
• 19.000 Osmanlı altın parası
• 1 milyon Fransız frangı
• 8 petrol sertifikası
3. Hintli Müslümanlar 🇮🇳🇵🇰🇧🇩
• Hintli Müslüman topluluklar tarafından yaklaşık 125.000-130.000 İngiliz sterlini toplandı ve gönderildi.
Oğuz Kağan Destanı’nı ezberden okuyan Kastamonulu Veysel Usta. pic.twitter.com/wT2Niuq72c
— Orta Asya / Türk Dünyası (@OrtaAsyaDunyasi) January 30, 2026
Her sonbaharda, yaklaşık bin kuğu Kazakistan'ın Balkhash Gölü'nden Sincan'ın Ili Gölü'ne göç ederek kışı geçirir. pic.twitter.com/qk8wNwhVbx
— Vahşi Hayatlar (@VahsiHayatlar) January 30, 2026
Şenol Şahin Çörekçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada 1986 yılında gurbetçi olarak gittiği Almanya'da, çalışan Türkler başta olmak üzere Türk-Alman ilişkileriyle ilgili araştırmalar yaptığını söyledi.
Berlin Kreuzberg Amerikanische Gedenkbibliothek Kütüphanesi'nde bu çalışmalar kapsamında incelemelerde bulunduğu sırada Titanik adlı geminin batması sırasında ölen Türklerle ilgili yeni bilgilere ulaştığını anlatan Çörekçi, konuyla ilgili Türkçe'ye tercüme edilmemiş birçok Almanca ve İngilizce kaynağı taradığını anlattı.
Titanik'te ölen Türklerle ilgili bilgilerin yer aldığı ''Königin der Meer'' (Denizlerin Kraliçesi) adlı kitapta Titanik'te yolculuğa çıkan ve faciada ölen Türk uyruklu Ermeni vatandaşların listeleri ile Türk mühendis ve işçiler tarafından yapıldığı bildirilen elektrikli Türk hamamı resimlerinin yer aldığını anlatan Çörekçi, şöyle devam etti:
Çörekçi, kitapta Titanik'in inşaatında 15 bin işçinin çalıştığının belirtildiğine de dikkati çekerek, ''Bunlar arasında çalışan Türklerin isimlerin mutlaka belirlenmeli. Titanik'te ölen Türklerle ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekiyor'' diye konuştu.
Kitapta yer alan belge ve resimlere göre, Türk Hamamı'nın makine dairesinin hemen üstünde ve geminin tabanındaki lüks yolcu kamaralarının bulunduğu bölümünde yer aldığını belirten Çörekçi, ''Türklerin Titanik'in inşasında çalıştığı kamuoyunda bilinen bir durumdu. Ancak ben Titanik'in inşasında bir avuç Türk değil de yüzlercesinin çalıştığını, hatta bu Türklerin gemi içesine bir Türk hamamı inşa ettiklerini ve Türk Hamamı'nın birinci sınıf yolcular için yapıldığını yeni öğrendim'' diye konuştu.
Hamamın yapımı için Türkiye'den o dönemde mühendis ve işçilerin İrlanda'ya gitmiş olabileceklerini belirten Çörekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
''1909 yılında başlanan Titanik'in inşası, 3 yıl sürdü. Burada Türklerin Titanik'in inşasında rol aldıklarını ve çalıştıklarını kesin bir şekilde öğrenmiş olduk. Titanik'te yapılan hamamın ise dünyanın ilk elektrikli Türk hamamı olduğunu öğreniyoruz. Lüks bir hamam. Burada da büyük olasılıkla Türk hamamcıların çalıştığını görüyoruz. Çünkü bu dönemde hamam kültürünü Türkler yoğun bir şekilde yaşatıyor. Kaynakta 'Das Türkishe Bad' şeklinde bir bölüm yer alıyor. Titanik'in batmasından sonra yayınlanan ölüm listelerinde Osmanlı kimliği taşıyan yolcu isimlerine rastlıyoruz. Ermeni asıllı Türk yolcular bunlar. Benim elimde bunların 6'sının ismi var. Ancak listede yer almayan Türk çalışanlar olduğunu biliyoruz. Bunların Trabzon başta olmak üzere Türkiye'nin kıyı bölgelerinden giden Türkler oldukları sanılıyor. Ancak listede isimleri görülmüyor. Bizler ancak açıklanan listeleri biliyoruz.''
Titanik'teki hamamın Avrupalı araştırmacılarca bilindiğine işaret eden Çörekçi, Türk bilimadamları ve araştırmacıların bu konuyu çok fazla bilmediklerini sözlerine ekledi.
Akdeniz Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Oral, Titanik'te bir Türk hamamı olduğu bilgisinin Türk kamuoyunca bilinmediğini söyledi. Kendisinin de Şenol Şahin Çörekçi'nin araştırmaları sonucu bunu öğrendiğini ifade eden Oral, internet ortamında konuyla ilgili bazı bilgilerin yer aldığını, ancak bunların kaynaklarının mevcut olmaması nedeniyle bilimsel olarak kabul görmediğini bildirdi.
Titanik'in yapımından batışına kadar Türklerin etkin konumda bulunduklarının bilindiğini ancak bunları gösterir belgelerin henüz ortaya çıkarılmadığını da belirten Oral, ''Titanik'te Türk işçilerin çalıştığı biliniyordu ancak bu kayıtlı bir bilgi değildi. Adına filmler çevrilmiş, kitaplar yazılmış bir olayda Türklerin de bariz bir şekilde görülmesi bizim açımızdan sevindirici. Bu konu araştırılması gereken bir çalışma'' dedi.
''BATMAZ'' DENİLEN GEMİ
Titanik'te, dönemin en ileri teknolojileri kullanılmıştı. Birçok insan tarafından ''Batmaz'' denilen geminin bu derece ileri teknoloji ve eğitimli mürettebata rağmen batışı bir çok insanı şoka sokmuştu. Titanik'in batışı ve içerisinde yer alan ünlü isimler nedeniyle medya tarafından sürekli gündeme getirilmiş ve Titanik'le ilgili çok sayıda film çekilmişti.
Kaynak: https://www.haberturk.com/yasam/haber/650454-titanikte-turkler-de-vardi
Titanik’te Hiç Türk Var Mıydı?
Dünya deniz faciaları sıralamasında hala zirvede olan Titanik, sadece bu özelliği ile değil başka birçok özelliği ile de her zaman dikkatleri üzerine toplamayı başarmıştır. Üzerine belgeseller, filmler, diziler hatta müzikal çalışmalar bile yapılan Titanik faciasının üzerinden 100 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen spot ışıkları üzerinden hiç dağılmıyor.
Bu kadar öneme sahip olan bu deniz faciası ister istemez bazı soruları da akıllara getirmektedir. Titanik’te kaç kişi vardı? Titanik’te kaç kişi öldü? Titanik’te hangi milletlerden insanlar vardı? Titanik’te hiç Türk var mıydı? Gibi daha birçok soru.
15 Nisan 1912 yılında 2223 yolcusu ile ilk ve son seferine çıkmışken bir buz dağına çarparak batmıştır. Bu yolculardan 1514 kişi ise yaşanan felakette hayatını kaybetmiştir. 269 metre uzunluğu, 53 metre yüksekliği, 28 metreden biraz fazla genişliği ve 52 bin 310 ton ağırlığı ile devasa bir gemiydi. Bu arada enkazına anca 1985 yılında ulaşılabildiği bilgisini de aktarmakta fayda vardır.
Büyük bir facia olmasının yanı sıra gemide seyahat eden kişilerin özellikleri ve milletleri de her zaman merak edilen konulardan olmuştur. Çoğu döneminin üst düzey insanlarından, sanatçılarından, zenginlerinden ve sıradan gemi çalışanlarından oluşmaktaydı. Bu gemide doğal olarak da birçok devlet ve milletten insanlar da bulunmaktaydı. Peki, Titanik’te hiç Türk var mıydı sorusuna gelince.
Öncelikle Titanik’te hiçbir Türk ölmedi ve hiçbir Türk de seyahat esnasında bulunmamaktaydı. Ama 2223 yolcuyla ilk ve son seferine başlayan Titanik’te bileti olan bir Türk vardı ve geminin kalkışına yetişememişti.
Geminin kalkışına yetişemeyen bu Türkün adı 1862 İstanbul doğumlu Besim Ömer Akalın idi. Kaçırdığında mutlaka çok üzülmüş olmalıydı. Ama birkaç gün sonra aynı fikirde olmadığına eminim. Besim Ömer Akalın’ın mesleği doktorluktu ve 1940 yılına kadar yaşamıştır.
Bu arada önemli tarihsel bir bilgiyi de atlamayalım. Geminin battığı tarihte Türkiye Cumhuriyeti Devleti henüz kurulmamış olup Osmanlı İmparatorluğu varlığını devam ettirmekteydi. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını göz önüne aldığınızda Besim Ömer Akalın bir Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı olduğu gibi Suriye, Lübnan ve bazı Arap devletleri de topraklarımız arasındaydı. Çünkü bu yerlerden de bu gemi seyahatine katılan kişiler olduğu bilinmektedir. Yani aslında bizim topraklarımızdan Besim Ömer Akalın’ın dışında vatandaşlarımız da bu gemi seyahatinde bulunmuştur.
Kaynak: www.bilgekule.com/titanikte-hic-turk-var-miydi/
Titanik'teki Bingöllü Osmanlı Ermenileri
Titanik faciasında kurtulan Bingöllü iki yolcunun bilinmeyen hikayesi...
Döneminin en büyük, en lüks gemisiydi. İlk yolculuğuna çıkacağı açıklandığında geminin Southampton-New York arasındaki ilk seferine katılan 'şanslı' insanlar arasında olabilmek için dünyanın sayılı zenginleri, kontesler, lordlar biletleri adeta kapıştı...
Geminin en alt bölümündeki 3'üncü sınıf kamaraların bileti bile bugünün parasıyla 1000 dolardı...
Yolculuğun 5'inci gününde 14 Nisan 1912'de saat 23:30'da dev gemi bir buzdağına çarptı. Batması 3 saat sürdü. Kurtulanların çoğu 1'inci ve 2'nci sınıf kamara yolcularıydı...
Çünkü 3'üncü sınıf kamaraların kapıları kilitlenmişti ve bu kabinlerde kalan yolcuların üçte ikisi gemiyle birlikte suya gömüldüler...
İşte o 3'üncü sınıf kamaralardaki yolculardan 5'i Bingöl'ün Kiğı ilçesinden Kanada'ya ulaşmaya çalışan Osmanlı pasaportu sahibi 5 Ermeni'ydi...
Kanada'da kendilerine yeni bir hayat kurmak için Anadolu'dan ayrılan 20'li yaşlarındaki Neshan Krekorian, Orsen Sirayanian, Ortin Zakarian, David Vartunian ve Mapriededer Zakarian önce Bingöl'den Marsilya'ya gitti...
Ancak Amerika'ya ulaşabilmek için gemi bulamıyorlardı. Bir Fransız seyahat şirketinin ilanlarında Titanik'i gördüler...
Fakat bu kez de 'bilet yok' yanıtını aldılar. O kadar yoğun talep vardı ki seyahat şirketinin görevlileri rüşvet almadan bilet satmıyordu...
Çaresiz bir miktar rüşvet vererek 7 sterlinlik (Bugünkü parayla 1000 dolar) 3'üncü sınıf biletini aldılar...
Osmanlı pasaportlu 5 Ermeni vatandaşı, yolculuğun 5'inci gününde David Vartunian'ın doğum günü için kendi aralarında bir eğlence düzenlediler. Akşam 23:00'e kadar kart oyunu oynayıp daha sonra kamaralarına dağıldılar...
Yarım saat sonra gemi büyük bir gürültüyle sarsıldı. Ne olduğuna bakmak için dışarı çıkmaya çalıştıklarında kapıların kilitli olduğunu gördüler...
Gemide, üçüncü sınıftaki yolcuların bir ve ikinci sınıf yolcularıyla bir araya gelmesini engellemek için bir otomatik kilit sistemi vardı ve o sistem devreye sokulmuştu...
David ve Neshan, kendi kamaralarındaki kilidi kırmayı başardılar. Ancak diğerleri o kadar şanslı değildi...
Dışarı çıktıklarında yerde buz parçaları gördüler. Ve hemen üst katlara doğru tırmanmaya başladılar. Büyük bir panik vardı...
Gazetevatan'ın haberine göre; On binlerce dolar verip lüks kamaralara bilet alan yolcular gemiden ilk kurtulanlar olmak istiyordu ve onlar için filikalar ardı ardına denize indiriliyordu...
David 13 numaralı, Neshan ise 10 numaralı filikaya binmeyi başardı. Aslında filikaya alınmadılar fakat filika denize indirilirken gemiden üzerine atlayarak hayatta kalmayı başardılar...
Felaketi Bingöl'deki ailesi aylar sonra haberaldı...
Çünkü Titanik'e bindiğinden bile haberleri yoktu. Neshan, General Motors Fabrikası'nda kendisine iş buldu...
Kanada'nın Ontario kentinde kendisine yeni bir hayat kurduktan sonra kardeşlerini de yanına aldırarak ülkedeki ilk Ermeni Kilisesi'ni kurdu...
Torunu Van Solomonian'a göre 89 yaşında hayatını kaybeden Neshan, bir daha hiçbir zaman gemiye binmedi. Ailece göl kenarına pikniğe gidildiğinde bile o evde kalıp tesbih çekmeyi tercih etti.
Bileti olup gemiye binmeyen Türk yolcu Titanik'te 2223 yolcu vardı. Ama aslında gemide 2224 yolcu olması gerekiyordu. Satılan bir biletin yolcusu Titanik'e binmedi, bu bilet bir doktor tarafından Avrupa seyahati sırasında alındı...
Ancak doktor Fransa'dan başladığı yolculuğunu kötü hava koşulları nedeniyle Southampton limanına kadar sürdüremedi ve gemiyi kaçırdı... Bileti olduğu halde gemiye binemeyen tek yolcu, Türk doktor Besim Ömer Akalın'dı.
Alıntı: https://www.cumhuriyet.com.tr/galeri/titanikteki-bingolluler-177158
Kırgızistan ile Türkiye arasında stratejik ortaklık derinleşiyor
➜ Kırgızistan’ı 16 Aralık 1991’de ilk tanıyan ülke olan Türkiye, 34 yıllık dostluğu 5 Kasım 2024’te imzalanan ortak bildiriyle “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” düzeyine taşıdı
▪️ Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Kompleksi
➜ 10 bin öğrenciye modern eğitim altyapısı sunuyor
▪️ Askeri alandaki işbirliği
➜ 1993’ten bu yana Türkiye’deki askeri okullarda 300’ü aşkın Kırgız öğrenci eğitim aldı
▪️ 33 yılda 1000’i aşkın TİKA projesi
➜ Recep Tayyip Erdoğan Bişkek Kırgız-Türk Dostluk Devlet Hastanesi 15 Ekim 2021’de açıldı
➜Yeşil Enerji Eğitim Merkezi 2024’te kuruldu
▪️ Kırgızistan’ın Türkiye’deki deprem bölgesine katkıları
➜ Türk halkına en hızlı ve kapsamlı yardımı ulaştıran ülkelerden biri oldu
➜ Kırgız çadırlarından (bozüy) oluşan çadır kent kuruldu
http://v.aa.com.tr/3813977
Türk Tarihi'nin en kıymetli kitaplarından Divânu Lugâti't-Türk. pic.twitter.com/Z07DKB1luX
— Kaynak Haber (@KaynakNews) January 29, 2026
(Türkçe: Büyük Türk Sözlüğü Derlemesi,
Arapça: ديوان لغات الترك)
Orta Türkçe Dönemi'nde Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat'ta 1072-1074 yılları arasında yazılan Türkçe-Arapça bir sözlüktür.
Türkçenin bilinen en eski sözlüğü olup Batı Asya yazı Türkçesiyle ilgili var olan en kapsamlı ve önemli dil yapıtıdır. Bilinen tek yazma nüshası İstanbul'daki Fatih Millet Kütüphanesindedir.
Eser, yaklaşık 8.000 civarında madde başı içerir.[1] Bu eser için Kâşgarlı Mahmud tarafından halk arasında kullanılan Türkçe kelimeler derlenmiş; daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden örnekler verilmiş ve bunların Arapça tercümeleri de yapılmıştır.
Kökleşik Arap sözlük bilgisi ilkelerine göre hazırlanmış olan sözlük, muhtemelen 1077 yılında Bağdat’ta Halife Muktedî-Biemrillâh’ın oğlu Ebü’l-Kāsım Abdullah’a takdim etmiştir.
Eser,
Eserde yer alan harita, ilk Türk dünyası haritası olması bakımından büyük değer taşır.
Fatih Millet Kütüphanesindeki nüsha esas alınarak eserin 1941'de Türk Dil Kurumu ve 1990'da Kültür Bakanlığı tarafından tıpkıbasımı yayımlanmıştır.
UNESCO ayrıca 2024 yılını "Dîvânu Lugâti't-Türk Yılı" olarak ilan etmiştir.[2]
Yazma nüsha
Türk dilinin en eski ve değerli sözlüğünün elde bulunan tek yazma nüshası, 1266 yılında Şam'da yaşayan müstensih Sâveli Muhammed tarafından temize çekilip 1 Ağustos 1266 (hicri 27 Şevval 664) Pazar günü tamamlanmıştır. El yazma nüshası, büyük boy 319 varaktır.[1]
Ebû Hayyân el-Endelüsî'nin Kitâbü’l-İdrâk li-lisâni’l-Etrâk’inde, Bedreddin Aynî'nin İkdü'l-Cüman eserinde ve kardeşi Şehâbeddin Ahmed ile birlikte yazdıkları Târîḫu’ş-Şihâbî adlı eserde Dîvânu Lugâti’t-Türk'ten faydalandıkları ifade edilmiştir. Kâtip Çelebi Keşfü’ẓ-ẓunûn’da Dîvân'dan söz etmiştir.
Ali Emîrî tarafından bulunması
Varlığı, ondan söz eden 14. yüzyıl yapıtlarından ötürü bilinmekle birlikte yıllarca ele geçmeyen yapıt, II. Meşrutiyet’in ilanını izleyen yıllarda İstanbul’da bulundu. Türklük bilimi camiasında genel kabul görüp yaygınlaşan öyküye göre Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün 1266'da istinsah edilmiş bu birinci nüshası, Dîvân, Vanioğullarından Ahmet Nazif Paşa’nın elinde 1905’e değin korunmuş, daha sonra akrabası bir yaşlı hanım tarafından Sahaflar Çarşısı’nda satılması için Burhan Bey’in sahaf dükkânına bırakılmıştı.[3]
Yapıtı Ali Emîrî Efendi; 1915 yılında tesadüfen bulmuş, 3 lira bahşiş verip toplam 33 liraya satın almıştır. Bir söylentiye göre de yanında para olmadığı için eve gidip parayı alana değin kitabın başkasına satılmaması için dükkân sahibini dükkâna kilitlemiştir.
Yayımlanması
Ali Emîrî yazması, Sadrazam Talât Paşa'nın araya girmesi ile Kilisli Rıfat Bilge Bey'in denetimi altında 1915-1917 yılları arasında üç cilt hâlinde basıldı ve Türklük bilimi camiasında büyük yankı uyandırdı.
Breslav Üniversitesi Sami Dilleri Profesörü Carl Brockelmann, 1928 yılında atasözlerini, halk edebiyatı örneklerini ve Türk edebiyatı ve dili ile ilgili bulunan bütün bölümleri ayrıntılı notlarla, sözlüğün Almanca çevirisini yayımlamıştır. Besim Atalay'ın çağdaş Türkçe çevirisi 1940 yılında Türk Dil Kurumu tarafından basıldı.
1982-1985 yılları arasında Robert Dankoff ve James Kelly tarafından yayıma hazırlanan ve çevirisi yapılan ön söz ve fihrist (gösterge) içerikli İngilizce çevirisi, Harvard Üniversitesi Yayınevi tarafından neşredildi.
Kâşgarlı Mahmud’un yapıtının bulunması ve yayımlanması, Türkoloji tarihinde çığır açan bir olaydır.[4] Kâşgarlı Mahmud'un Dîvânu Lugâti’t-Türk döneminde yazdığı ve o döneme ışık tutan başka bir yapıtı Kitâbü Cevâhiri'n-Nahv fî Lugâti't-Türk ise kayıptır.
Ön söz
Kâşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti't-Türk'e şöyle başlar:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. (...) Gördüm ki Yüce Tanrı, Türk burçlarında doğdurdu, devlet güneşini; onların etrafında döndürdü, göklerin çemberini ve onlara ad verdi, Türk diye, ülkelerin idaresini, verdi mülk diye; zamanın hakanları yaptı, onlar; ellerine verildi, günümüzdeki insanların yuları; onları görevlendirdi, halk üzre; onları kuvvetlendirdi, hak üzre; aziz kıldı onlara yanaşanları ve idareleri altında çalışanları; onlar sayesinde muratlarına erdiler ve ayak takımının şerrinden esen oldular. Aklı olan herkes onlara katılmalı ve onların oklarından korunmalı. En iyi yol konuşmaktır, onların dillerini, duyurabilmek için onlara ve meylettirebilmek için, gönüllerini. Takımından ayrılıp Türklere sığındığı zaman bir düşman güven verilip ona kurtarıldığı zaman korkularından; başkaları da sığınır onunla beraber ve üzerlerinden kalkmış olur, tüm zarar."[5]
Kaynak: Wikipedia
Kırgız masallarının efsunlu tınısına kapılıp giden minik.pic.twitter.com/39ULbt9NC8
— Türk Dünyası Kültürü (@Turkicultures) January 29, 2026
Alıntı:
Futbolculara atılan en ilginç maddeler:
• Çay Bardağı (Türkiye)
• ÖSYM saati (Türkiye)
• Powerbank (Türkiye)
• Ütü (Türkiye)
• Kar topu(Türkiye)
• Bayrak direği (Türkiye)
• Kapı kolu (Türkiye)
• Rakı şişesi (Türkiye)
• Küllük(Türkiye)
• Modem (Türkiye)
• Kaldırım taşı (Türkiye)
• Küllük (Türkiye)
• Hakem maketi (Arjantin)
• Tabut (Arjantin)
• Köpek balığı (Brezilya)
• Domuz kafası (İspanya)
• Canlı yılan (Afrika)
• Koyun (Afrika)
• Balık (Fransa)
• Yangın tüpü (Fransa)
• Oyuncak helikopter (Almanya)
İngiltere’den Türkiye’ye gelen bir kadın Türkiye'nin ne kadar güvenli olduğunu anlattı:
"Birleşik Krallık'ta nerede gece boyunca dükkanınızı kapatıp ürünleri dışarıda bırakabilirsiniz?"
"Kimse çalıyor mu? Hayır."
"Türkiye, İngiltere’den daha güvenli."
İngiltere’den Türkiye’ye gelen bir kadın Türkiye'nin ne kadar güvenli olduğunu anlattı:
— Yekvücut (@yekvucutcom) January 29, 2026
"Birleşik Krallık'ta nerede gece boyunca dükkanınızı kapatıp ürünleri dışarıda bırakabilirsiniz?"
"Kimse çalıyor mu? Hayır."
"Türkiye, İngiltere’den daha güvenli."pic.twitter.com/Ku2tGoFYCr
"Yeni yetişen gençlere sanat öğretirlerse dinlerini ve dünyayı para ile satmazlar.
Nizamülmülk | Siyasetname
Asırlardır yankılanan bir destan…
Doğu’nun büyük destanı Şehname, Firdevsî’nin sözü ve ruhuyla yeniden hayat buluyor.
İran Kültür Müsteşarı Sayın Seyed Kasım Nazemi'yle katılacağımız Firdevsî’nin Şehnamesi kitabının ve belgeselinin Türkçe dublaj tanıtımına bütün halkımızı bekleriz.
📆 30 Ocak 2026, Cuma
Belçika’nın doğusunda Türk olmayan ama kendini Türk gibi hisseden , Türk gibi yaşayan Feymonville isimli bir köy varmış. pic.twitter.com/hRWJMCOB0d
— Ayhan Dadaloğlu (@borsacibaba) January 28, 2026
Makedonya Türkü bir Hanımefendi:
— Orta Asya / Türk Dünyası (@OrtaAsyaDunyasi) January 28, 2026
“Türkiye’ye güneş doğsun, gölgesi bize yeter.” pic.twitter.com/DKVgcuHAHv
Bu kupür, 13–15 Ekim 1962 tarihli gazetelerde yer almış olan,
CHP Manisa Milletvekili Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun parti üyeliğinden istifa ettiği haberidir. Karaosmanoğlu bu istifayı “Atatürk ilkelerinden taviz verildiğini” söyleyerek açıklamıştır.
......
Müge Özarmağan @AvMuge
(Alıntı)
"Nereden bileyim CHP'nin sonsuza kadar benim partim olarak kalacağını?"
Atatürk,1935.
"Nereden bileyim CHP'nin sonsuza kadar benim partim olarak kalacağını?" Atatürk,1935. pic.twitter.com/xSTc6klLnp
— 𝐅𝐢𝐠𝐡𝐭 𝐂𝐥𝐮𝐛 (@FightcClup1) November 7, 2024
En sonunda doğruları söyleye bilen bir CHP’li gördüm .!!
— Ay yıldız 🇹🇷🇦🇿🇵🇰 (@AyYldz97859297) September 8, 2024
“CHP, Atatürk’ü kullanıyor” pic.twitter.com/vrpceAraMh
🇹🇷🇰🇬 Kırgızistan'da Türk bayraklarıyla yürüyüş düzenledi. pic.twitter.com/kcFbEES9BF
— Türk'ün Dünyası (@TurkunDunyasi) January 27, 2026
Antalya Yörük Türkmen Festivaline Türk Dünyası'ndan Geniş Bir Katılım Oldu. Başkurdistanlı Kızlar Otağ çadırında Komuz çaldılar. doğal bal tanıtıp Başkurt Oyunları oynadılar.
• Hunlar → 3. c. M.Ö.
• Kırgızca → 2. c. M.Ö.
• Türk → 6. c. CE
• Uygur → 8. c. CE
• Oğuz → 8-9. c. CE
• Karluklar → 8.–9. c. CE
• Türkmen → 10.–11. c. CE
• Tatar→ 10.–11. c. CE
• Başkurt → 10. c. CE
• Özbekçe → 14. c. CE
• Kazakça → 15. c. CE
• Sakha → 17. c. CE
Orta Afrika ülkesi Gabon'da İstiklal Marşımızı ezbere okuyan çocuk sosyal medyada viral oldu. pic.twitter.com/AoK2hmk35u
— Milliyetçi Gazete (@MilliyetciX) January 24, 2026
Hakkari Çukurca'da Bir Kürt Esnaf :
"Ben Kürdüm; anam babam Kürt, aslım Kürt, dilim Kürt ama o bayrak bizimdir. Bayrak tektir, çift olmaz. Bayrak hepimizindir. Şehitlerimizin kanıdır. Bayrak inmez, bayrak yırtılmaz."İşte bu feraset bölünmeye pabuç bırakmaz!
Hakkari Çukurca'da Bir Kürt Esnaf :
— Didem Yavuzyılmaz (@didemyvzylmz) January 24, 2026
"Ben Kürdüm; anam babam Kürt, aslım Kürt, dilim Kürt ama o bayrak bizimdir. Bayrak tektir, çift olmaz. Bayrak hepimizindir. Şehitlerimizin kanıdır. Bayrak inmez, bayrak yırtılmaz."
İşte bu feraset bölünmeye pabuç bırakmaz!
🇹🇷🇹🇷🇹🇷 pic.twitter.com/N8XmXvLH77
"Zengin sınıfın birinci örneği, nesiller boyunca kurup topladıkları milyon hatta milyarlarıyla birtakım büyük vakıflar kurmuşlar ve bunlar sadece Amerika’nın değil, başka kıtalardaki insan topluluklarının da ilmi, sıhhi, insani vesair esas ihtiyaçlarına yardım etmiştir. Carnegie, Rockefeller, Ford’lar hep bu sınıfa dâhildirler. Sahipleri çok sade yaşar, Amerikan ekseriyetinin hayat seviyesini aşmazlar. Bunlara tramvay ve otobüslerde tesadüf edebilirsiniz. Kıyafetlerinde gösteriş yoktur, sofraları herhangi Amerikan ailesinin derecesini aşmaz. İkinci zengin sınıf bir takım türedi, servetleri kafa ve kabiliyetten ziyade bir takım çarpık vasıtalarla elde edilmiştir. Bunları daha fazla Amerika haricinde, bilhassa Paris’te servet gösterileri ile çalım satarken görebilirsiniz. Çünkü Amerika’nın içinde, evi ne kadar muhteşem olursa olsun, hayat tarzı halkı geçen kılık kıyafetleri fazla gösterişli yaşayanlar hoş görülmez."
Bilinen 17 nadir toprak elementinin 10’u Eskişehir’de tespit edildi.
Eskişehir'de yılda yaklaşık 10 bin ton nadir toprak oksidi üretilecek.