Gripin ilacı, Türkiye'nin ilk yerli ağrı kesici ve ateş düşürücülerinden birisidir.
Hikayesi 1930'lu yıllara, bir eczacının yerli üretim tutkusuna dayanmaktadır....Eczacı Necip Akar.
İşte "her derde deva" olan o ilacın öyküsü..
1904'te Gaziantep Nizip'te doğdu Necip Akar.
5 yaşında ailesiyle İstanbul'a geldi.
Vefa Lisesi'nde orta-lise okudu ve 1924'te Eczacılık Okulu'ndan mezun oldu.
1930'larda, ülke grip, nezle, sıtma salgınlarıyla boğuşuyordu.
Necip Akar ise pratik ve etkili bir çözüm arıyordu.
Meşakkatli bir çalışma sonucunda Gripin'i üretti ve Aspirin'den etkilenerek ilacına "Gripin" adını koydu.
1931'de üretime başlandı, 1935'te resmi ruhsat alındı.
Tek tabletlik ambalaj ile eczanelerde, hatta bakkallarda satıldı.
Halk arasında, her derde deva olduğu söyleniyordu.
Sloganı: "Bir Gripin al, bir şeyin kalmaz, Her derde deva".
Satış rekorları kırıldı, Türkiye'nin en ücra köşelerine ulaştı.
Türkiye'nin ilk büyük ilaç markalarından biri oldu.
Necip Akar 1957'de, ortağı Muammer Bayer ile birlikte şüpheli bir deniz kazasında boğularak vefat etti.
Gizemli ölümüne dair birçok iddia var ama resmi kayıt "deniz kazası"
Necip Akar'ın azmi, yerli üretim tutkusu ve Gripin'in halk arasında yarattığı güven.
93+ yıldır devam eden bir başarı hikayesi.
Bir daha başınız ağrıdığında hatırlayın: Bu kutunun arkasında bir adamın emeği var
Alıntı: Tarih Plus @tarihplus