HENÜZ ATATÜRK' ÜN DOĞMASINA 12 SENE VAR
Ziya Paşa'nın Hürriyet gazetesinde 1869'da kaleme aldığı yazısı:"Avrupa'da büyüyen bir çocukla Osmanlı'da büyüyen bir çocuğun eğitim farkını çocuklar arasındaki varoluşsal yahut kültürel bir farka bağlamaz."
Ziya Paşa'ya göre
'bizim çocukların' yaradılış ve yetenekçe bir eksikleri yoktur, asıl eksiklik eğitim yöntemi ve Alfabede gizlidir.
Şu örneği verir:
"Harekeli Kur'an-ı Kerim'i irkilmeksizin dürüst okur vesselam. Ama diğer milletin çocuğuyla bizimkini yan yana getirdiğimizde bizimki mağlup olur. Çünkü öteki kendi dilinde hem okur hem de yazar. Bizimki sadece okur ama karalama yazar. Öyle fikirlerini kağıt üzerine koyamaz."Ziya Paşa, modern devletin öncelikli görevlerinden birinin devletin kamusal eğitimini geliştirmek ve düzenlemek olduğunun farkındadır. Bu sebeple yazılarında sıklıkla maarifin yaygınlaşmasından devletin bu alana yatırım yapmasından ısrarla bahsetmiştir. Geleneksel eğitimin, medreselerin köklü değişimler geçirmesini, eski usulü bırakıp "tarz-ı cedit" üzere eğitim öğretim yapmalarını isterken, kızların eğitimini de önemsemiş ve bu konunun da asla ihmal edilmemesini istemiştir. Paşa'nın geleneksel eğitime karşı çıkıp, onun yerine Rousseau'nun teklifine benzer bir sistem ve zihniyet önermesi de manidardır. Ziya Paşa, Münif Paşa'dan sonra ilk ciddi pedagojik tercüme hareketine girişmiştir. Yarım bıraktığı J. Jacques Rousseau'nun Emilé tercümesi Batılı eğitim zihniyetinden etkilendiğini göstermektedir. Cemil Meriç'e göre paşanın Emilé ilgisi, "yepyeni bir insan yaratmak istemesinden" (Meriç, 1975: 84) kaynaklanmaktadır. "Beklemeye tahammülü olmayan paşa, yeni bir toplum oluşturmaya çocuktan başlamak" istese de onu bile tamama erdirememiş, Emilé tercümesinin Mecmûa-i Ebüzziyâ sayfalarında unutulup gittiğini belirtmiştir. Paşanın Emilé tercümesi hiçbir zaman yayımlanmamış, ancak önsöz metni farklı biçimlerde ve başlıklarda yayımlanmıştır. 1869 yılında yayımlanan Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi'ne tereddütle bakan Ziya Paşa, yeni eğitim hamlesinin başarılı olabilmesi için iki hususa dikkat çekmiştir: Ona göre, 1856 Islahat Fermanı ile azınlık ve yabancılara kendi eğitim kurumlarını anlamlı bir sınırlama olmaksızın açma yetkisi veren düzenleme bir an önce devlet lehine tadil edilmelidir. İkinci olarak daha güçlü bir maarif teşkilat idaresi kurulmalıdır. Kızların eğitimine farklı vesilelerle değinen paşa, yeni ve daha çok sayıda kız okulunun yapılmasını ve onlara uygun eğitim materyallerinin hazırlanmasını istemiştir. Hükümetin eğitim reformunda güçlü, iradeli ve sürdürülebilir yenilikler peşinde olmasını teklif etmiştir.
....
Özetle:
Görüldüğü üzere eğitimde sıklıkla aksaklıklar olduğu eğitim düzeyinin yabancılarla bir olmadığı ve özellikle kız çocuklarının geri bırakılmışlığı da ziya paşa tarafından tenkit edilmiştir.
Kaynakça
- Apaydın, Mustafa. “Ziya Paşa’nın Emil Tercümesinin Önsözü”. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 7/7 (2013), s.141-164.
- Bilgegil, M. Kaya. Ziyâ Paşa Üzerine Bir Araştırma-1. Erzurum 1970.
- Mardin, Şerif. Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu. İstanbul 1998.
- Meriç, Cemil. Bu Ülke. İstanbul 1975.
- Osmanlı Eğitim Mirası: Klasik Dönem ve Modernleşme Süreci Üzerine Makaleler. haz. M. Gündüz. Ankara 2013.
- Sungu, İhsan. “Ziya Paşa’nın Emile Tercümesi”. Tercüme. 1/1, 19 Mayıs 1940, s. 62-78.
- Tanpınar, Ahmet Hamdi. 19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul 2001.
- [Ziya Paşa]. “Maarife ait bend-i mahsustur”. Tercümân-ı Ahvâl. 2 Zilkade 1277, nr. 34, s.1-2.
- Ziya Paşa, Çocukluk Hatıraları ve Terbiye Yazıları. haz. M. Gündüz. İstanbul 2024.
- a.mlf. “Devlet-i Âliye’ye Ba‘sü Tenzil Olan Ma‘ârifin Esbâb-ı Tedennisi”. Hürriyet. nr. 6, 14 Rebîülevvel 1285, s. 1-3.
- a.mlf. “Hüdâ Kadirdir Eyler Seng-i Harâdan Güher Peydâ”. Hürriyet. nr. 54, 25 Rebîülevvel 1286, s. 2-6.