BİR HİKAYEM VAR..🇹🇷🇹🇷
Her sabah ağır adımlarla İzmir'in pazarına gidiyordu.
Üzerinde yırtık pırtık bir elbise, elinde satmak için götürdüğü öte beri..
Kısa boylu, zayıf, kara gözlü, yüzü eşarpla kapalı yaşlı kadın, akşam olunca ağır sandıkları yükleyip gözden kayboluyordu..
Yunan askerlerinin dikkatini çektiğinde takip edildiğini bilmiyordu.
Yolunu kestiler, yüklendiği altı sandığı bir tekmede açtılar..
İçi cephane doluydu, şaşırdılar.
Askerlerden biri yüzüne tokat attı, eşarbı savruldu, yüzü açıldı.
Gözlerine inanamadılar..
Yaşlı sandıkları kadın 30'lu yaşlarda, çatık kaşlı bir cengaverdi.
Sürükleyerek Yunan birliğine götürdüler. Ondokuz günlük esarette her gün dövdüler.
Dayaktan ölmeye razı oldu ama konuşturamadılar..
Artık gücü tükendiğinde, aralarında 13 yaşında kızının da olduğu kadınlar çetesi kurtardı onu..
Evladının kopan iki parmağını sarıp yine gitti vuruşmaya.
Elinde kırbaç, belinde silah, ayağında çizme..
Gavuru denize döküp, İzmit'e Türk Bayrağın dikip, dört nala koştu bu kez Dumlupınar'a Başkomutanlık Meydan Muhaberesi'ne katıldı..
Ceylan isimli atıyla düşman mevziinde yakalandı bu kez.
Gözleri bağlandı, Yunan ordu komutanı Trikupis'in karşısına çıkarıldı.
Trikupis hayretle bakıp
'Sen !! Kara Fatma..'
Diye üç kez adını tekrarladı.
Evet, Kara Fatma'ydı adı.
Fatma Seher Elden'di.
İki çocuğunu akrabalarına bırakıp, eşi binbaşı Ahmet Bey ile Balkan Savaşı'a katılmış, 1. Dünya Savaşı'nda eşini Sarıkamış'a gönderip, yanına 10 kadın alarak Kafkas Cephesine gitmişti..
Ahmet bey soğuktan donarak ölen 60 bin şeritten biri olduğunda, kocasını toprağa, acısını içine gömmüştü.
Kuşağına mermileri saklayıp,kara peçesiyle önce Bursa'daki Kuvayi Milliye birliklerine, sonra da Sivas'a Mustafa Kemal'e gitmişti..
Gazi, ona Milis Müfreze Komutanlığı görevi vermişti.
Önce batı cephesinde, sonra İstanbul'da görevlendirildi Kara Fatma.
Birliğindeki 43 kadın ve yüzlerce erkeğe komutanlık yaptı.
Köylere gitti, çete kurdu, 700 askerle İnönü Savaş'larına katıldı..
***
Namını duyduğu Kara Fatma'yı devasa bekleyen Trikupis bu yüzden şaşkındı.
Ufacık bir kadın, nasıl düşmana kök söktürürdü..
'Anadolu'daki Kara Fatma'ların en kuvvetlisi benim.!!' Diye bağırdı Fatma..
Trikupis sinirlendi, başına dört süngülü asker dikip bir odaya kapattı.
Her gün artan şiddetle, yine mütemadiyen dövüldü.
Bir gün..
İki gün..
3 gün..
Dayakla öldürülmeye razı geldi ama konuşmadı..
Nasılsa bugün yarın ölür diye alkolle keyfe dalan Yunan askerleri sızdığında güçlükle doğruldu.
Birinin silahını alıp Yunan birliğinden kaçtı..
Yine Gazi Mustafa Kemal'e gitti, onca işkenceyi görmemiş gibi dikildi karşısına..
Üsteğmen rütbesiylebirlikte yeni görevini de verdi Ata;
'İZMİR..'
Yunan zulmünden kurtulan Fatma, Yunan işgalindeki İzmir için sürdü atını bu kez dörtnala..
Türk askeri silahsız, ordu dağılmış, her yer düşman, zulüm, işkence..
Metropolit Hrısostomos zafer naraları atıyordu; 👇
'Ne kadar Türk kanı içerseniz o kadar sevaba gireceksiniz !!'
Balıkçılar zincirlenerek diri diri denize atılıyor, askerler kurşuna diziliyor, kadınların ırzına geçiliyor, göğüsleri kesiliyor, bebekler annelerinin gözü önünde süngüye takılıp ateşe veriliyordu..👇
Üç yıllık Yunan esaretine son vermenin zamanı gelmişti..
Atatürk;
'Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri..'
Demeden kısa süre önce İzmir'e ayak bastı Fatma..
Yüzünde kara peçesi, ardında milis güçleri..
Tarihler 9 Eylül 1922'yi gösterene kadar düşmana aman vermedi.👇
Yunan cephanelerini bastı, düşman askerlerini kaçırdı, kadınları düşmandan kurtardı.
Türk Milletini arkasına alan Mustafa Kemal, Fatma gibi binlerce yiğitle, gavuru denize döktü.
İzmir kurtuldu, bir milletin kaderini değişti..
***
Kara Fatma, emekli maaşını Kızılay'a bağışladı.
İstiklal madalyası çalındı.
Ve...
Darülacezede sefalet içerisinde öldü..🥹🥹
BİZE BU TOPRAKLARI ARMAĞAN EDEN TÜRK KADINLARINI VE BU VATAN UĞRUNA CAN VEREN TÜM ASKERLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM..🙏🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷