20260219

📖 111 sene evvel Çanakkale siperlerinde bir mektup...



MEĞER HEPSİ ORUÇLUYMUŞ

111 sene evvel Çanakkale siperlerinde bir mektup:

“Benim güzel kızım, bugün 14 Temmuz, Ramazan’ın ikinci günü.

Şeyhülislam, ‘Oruç tutmayabilirsiniz’ diye fetva yayınladı.

Ama benim içim rahat etmedi; oruca niyetlendim.

Sahur vakti çalıların arasında iki kök çiriş (pırasadan daha küçük bir ot) buldum.

Onlarla sahur ettim.

Gündüz yeni siperler kazdık; hiç susamadım.

Taarruz arttı, kafamızı çıkaramadık.

Akşam olunca bir asker ezan okudu.

Siperin içinde matara elden ele dolaştı; herkes orucunu su ile açtı.

Ben zannettim ki sadece ben oruçluyum.

Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş.

Matara en son bana geldi.

Geldi ama ben kendimden utandım.

Arkadaşlarım hepsi sahursuz oruç tutmuşlar.

Ben ise iki çirişi yediğim için arkadaşlarıma karşı kendimi mahcup hissettim.

O gün, oruçlu şehit olan Erzurumlu, Tokatlı, Sivaslı ve memleketimizin her yerinden şehit olan arkadaşlarımın hakkını nasıl öderim diye gözyaşı döktüm…”


Bu satırlar, ecdadın bu ülkeyi ne zorluklarla ve çetin şartlarda bize bıraktıklarını hatırlatıyor; kıymetini bilelim.

İnsanımızda oluşturulan en büyük hastalık, tüketim hırsı ve nimete nankörlüktür… Halinden şikâyet, tatminsizlik… Bu bir mizaç bozulması aynı zamanda.

Bu satırlar, ne kadar bolluk ve bereket içinde olduğumuzu ve halimize şükretmemiz gerektiğini bize gösteriyor.

Ruhları şad olsun, minnetle anıyorum. 🇹🇷

Alıntı:  İlkay @Editorilkay


📖 111 sene evvel Çanakkale siperlerinde bir mektup...

MEĞER HEPSİ ORUÇLUYMUŞ 111 sene evvel Çanakkale siperlerinde bir mektup: “Benim güzel kızım, bugün 14 Temmuz, Ramazan’ın ikinci günü. Şeyhül...