Anadolu irfanına reyting tuzağı
ATV'nin Aynı Yağmur Altında adlı dizisi sezona iddialı başlasa da seyirciden büyük bir ilgi görmedi. İlk bölümüyle beklenen çıkışı gösteremeyen yapım reyting için toplumu kışkırtmaya çalıştı
18 Şubat 2026
KÜLTÜR SANAT SERVİSİ
ATV’nin yeni dizisi ‘Aynı Yağmur Altında’, beklenen reytingi alamayınca çareyi toplumsal fay hatlarını kaşımakta aradı. Dizideki ‘domuz eti servisi’ sahnesi, ne laik ne de muhafazakâr kesimi yansıtan karikatürize tiplemeler üzerinden, Türkiye gerçekliğine aykırı yapay bir çatışma üretiyor.
Başrollerini Nilsu Berfin Aktaş ve Burak Tozkoparan’ın paylaştığı; Hülya Avşar, Fikret Kuşkan, Erkan Can gibi usta isimleri kadrosunda buluşturan Aynı Yağmur Altında, sezona iddialı başlasa da seyirciden büyük bir ilgi görmedi. İlk bölümüyle beklenen çıkışı gösteremeyen yapım reyting için toplumu kışkırtmaya çalıştı.
‘DOMUZ ETİ’ ÜZERİNDEN YAPAY GERİLİM
Dizinin son bölümünde, modern görünümlü bir kadın karakter olan Tülin Karanoğlu’nun, muhafazakâr hassasiyetleri olan Hümeyra Hanım ve ailesine bir aileye akşam yemeğinde “Roasted Pork” (Fırınlanmış Domuz Eti) servis etmesi sosyal medyada tepki çekti. Dizide, “Birileri gibi hoşgörüsüz değiliz!” sözleri tepkilere yol açtı. Yapılan kışkırtmayı eleştiren seyirciler, yazılan senaryonun gerçeklikten kopuk olduğunu dile getirdi. Sahne, Türkiye’deki laik yaşam tarzına sahip insanları “karşısındakinin inancına saygı duymayan ve rutin olarak domuz eti tüketen” bir kitle gibi gösterirken; muhafazakâr kesimi ise provokasyonlara öfkeyle karşılık veren bir taraf olarak konumlandırdı.
NE LAİK BÖYLE NE MUHAFAZAKÂR
Dizide yaratılan bu atmosfer, Türkiye’nin toplumsal dokusuyla örtüşmüyor. Hiç kimsenin misafirlerine domuz eti dayatmasında bulunmayacağı bilinirken kendisini muhafazakâr olarak tanımlayan vatandaşların yaşam tarzları da anlatıldığı gibi değil.
Reyting uğruna yaratılan bu “biz ve onlar” söylemi Türk Milleti içerisinde fitneye ve ayrıştırmaya yol açıyor.
Alıntı: https://www.aydinlik.com.tr/haber/anadolu-irfanina-reyting-tuzagi-566884
Rosa, Londra'daki Gazze protestosu her şeyi değiştirene kadar hayatını insan haklarına adadı. Hastalıkla savaşarak, protestodan Ali ile yeniden bir araya geldiği İstanbul'a beklenmedik bir yolculuğa çıkar. Aşık olurlar.
Hayatını insan hakları mücadelesine adamış, Londra'da katıldığı bir Gazze protestosu sırasında dünyası alt üst olan genç bir kadın olan Rosa. Ciddi bir hastalık ve beklenmedik bir kişisel arayışla boğuşurken, Rosa kendini İstanbul'da bulur. Orada, aynı protestoda ilk kez tanıştığı bir adam olan Ali ile yolu bir kez daha kesişiyor. İkisi hızla aşık olurlar, ancak ilişkileri ikisinin de öngöremediği yıkıcı bir olaylar zincirinin katalizörü haline gelecektir.