Menderes yönetimine karşı yapılan 27 Mayıs 1960 İhtilali 66 yaşında. Müdahale sonrası yürürlüğe giren 1961 Anayasası; özerk TRT, AYM ve DPT gibi kurumları kazandırarak özgürlükçü bir dönem başlatırken, süreç Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idamlarıyla sonuçlanan yargılamalara sahne oldu.
Ata Uysal Özen
İhtilal sonrası yürürlüğe giren 1961 Anayasası; özerk TRT, özerk üniversite, Anayasa Mahkemesi ve Devlet Planlama Teşkilatı gibi kurumları devlet yaşamına kazandırırken, sosyalist partilerin de önünü açan kurumsal ve özgürlükçü bir dönemi başlattı.
1950 yılında iktidara gelen Celal Bayar ve Adnan Menderes yönetimi, Sovyetler Birliği’nden gelen tehditleri gerekçe göstererek ABD merkezli Batı blokuna yakınlaşmış ve Türkiye’nin Atatürk dönemindeki bağımsızlıkçı, bölge merkezli dış siyasetini terk ederek NATO’ya girmiştir.
Aynı süreçte, Meclis kararı olmaksızın BM çağrısıyla Kore Savaşı’na asker gönderilmiş; ardından girilen genel seçimlerde Demokrat Parti (DP) çoğunluğunu korumuştur.
Ancak 1957 yılına gelindiğinde eldeki kaynakların tükenmesi, dış yardımların azalması, döviz ve tüketici fiyatlarının yükselmesiyle ekonomik sıkıntılar tırmanışa geçmiştir.
- 1959’dan itibaren derinleşen ekonomik kriz gençlik kesimini sokağa dökerken,
- DP iktidarı ana muhalefet partisi CHP’nin üzerine gitmiş;
- Meclis Tahkikat Komisyonu’nun kurulması,
- CHP’nin mal varlığına el konulması,
- aydınlara yönelik baskılar
- ve toplumu bölen Vatan Cephesi
Dönemin önde gelen aydınları, bu anayasa dışı uygulamalar sebebiyle DP yönetiminin meşruiyetini kaybettiğini belirtmektedir.
Bu gelişmeleri ve halktan gelen tepkileri değerlendiren ordu içindeki bir grup, ihtilal girişimini hızlandırarak 27 Mayıs 1960 gecesi yönetime el koymuştur.
Halk desteğiyle gerçekleştirilen ve çok partili yaşamı yeni bir faza taşıyan bu müdahale, devlet mekanizmasında demokratik ve özgürlükçü sınırları genişleten yeniliklere zemin hazırlamıştır.
İhtilal sonrasında ilan edilen 1961 Anayasası ile birlikte Türkiye’de özgürlüklerin alanı genişletilmiş ve çağdaş devlet organları inşa edilmiştir.
Özerk TRT ve Özerk Üniversiteler:
Anayasa Mahkemesi (AYM):
Yasaların anayasal denetimi sağlanarak hukukun üstünlüğü güvence altına alındı.
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT):
Ekonomik ve sosyal kalkınmanın planlı bir zeminde yürütülmesi sağlandı.
Yeni Seçim Sistemi:
Getirilen yeni nispi temsil ve seçim modeliyle sosyalist partilerin meclise girmesinin ve siyaset sahnesinde önlerinin açılmasının yasal altyapısı oluşturuldu.
Bu kurumsal dönüşümler ve özgürlükçü adımlar sebebiyle
27 Mayıs günü,
12 Eylül 1980 ASKERİ DARBESİne kadar
Türkiye genelinde resmi olarak "Hürriyet Bayramı" adıyla kutlanmıştır.
İhtilal sonrasında Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve DP yöneticileri Yassıada’da kurulan mahkemelerde yargılanmıştır.
Milli Birlik Komitesi (MBK) bünyesindeki bir grubun iktidar gücünü idame ettirme yönündeki duruşu ve tavrı neticesinde; Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkındaki idam cezaları 16 ve 17 Eylül 1961 tarihlerinde infaz edildi.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın idam kararı ise yaş haddi ve benzeri gerekçelerle ömür boyu hapse çevrildi.
İdam kararlarına MBK lideri ve Devlet Başkanı Emekli Orgeneral Cemal Gürsel ile CHP Genel Başkanı İsmet İnönü net bir şekilde karşı çıkmıştır.
İnönü, siyasi sebeplerle idamlara karşı yürüttüğü bu muhalif tutumunu ve ilkeli yaklaşımını ilerleyen yıllarda Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam sürecinde de sürdürmüş, ancak bu girişimler infazları durdurmaya yetmemiştir.
https://www.aydinlik.com.tr/fotogaleri/27-mayis-ihtilali-66-yasinda-578281?sayfa=23