Blog Listem

20260819

📰 İlbilge — Bilgeliğin zarafetle, gücün asaletle buluştuğu isim.

 



📰🇹🇷Türk Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın bugün attığı hukuksuz ve zayıf adımla ilgili son derece keskin ve net bir yanıt yayınladı.

🇹🇷 Türkiye’nin doğal güzelliklerini koruma yolunda önemli bir adım daha atıldı.

🌊Fethiye-Kaş açıkları ile Kuzey Ege’deki yaklaşık 23 bin kilometrekarelik alan, Cumhurbaşkanı kararıyla Deniz Milli Parkı ilan edildi.

Peki bu karar ne anlama geliyor? 

 

📰🇹🇷Türk Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın bugün attığı hukuksuz ve zayıf adımla ilgili son derece keskin ve net bir yanıt yayınladı.


Türk Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın bugün attığı hukuksuz ve zayıf adımla ilgili son derece keskin ve net bir yanıt yayınladı.

"Yunanistan'a herhangi bir anlaşmayla devredilmemiş olan Ege'deki coğrafi oluşumlara ilişkin—tek taraflı hiçbir eylem yasal bir sonuç doğuramaz."

Yunanistan Tarafından İlan Edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi Hakkında: 

Yunanistan tarafından Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde bugün (19 Ağustos) ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi, Yunanistan'ın diğer benzer girişimlerinde olduğu üzere, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil, iki ülke arasındaki birbiriyle bağlantılı Ege sorunları bağlamında ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır. 

Geçmişte çeşitli vesilelerle vurguladığımız gibi, bu ve benzeri girişimler Türkiye'nin Ege meselelerine ilişkin hukuki pozisyonunu etkilemeyecektir.  

Ege Denizi ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiğini ve uluslararası deniz hukukunun söz konusu denizlerde kıyıdaş devletler arasında iş birliğini teşvik ettiğini hatırlatıyor, Türkiye'nin Ege Denizi'nin iki kıyıdaş devletinden biri olarak Yunanistan'la iş birliğine her zaman hazır olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz. 

Türkiye, 7 Aralık 2023 tarihli Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi çerçevesinde, sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözümü için samimi ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği yönündeki tutumunu muhafaza etmektedir.



Alıntı: Öncü Keçeli | Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü @oncukeceli


📷 Bodrum- 1967

1967 - Bodrum

Bodrum henüz bir turizm ve eğlence şehri olmadan önce Ege'nin küçük ve sade bir balıkçı kasabasıydı. Ta ki İstanbul tantanası, betonu ve alışkanlıklarıyla istila edene dek.

Alıntı: RESİMLİ HAFIZA 📷 @ResimliHafiza


📖 İlk Müslüman Türk Devletleri

 KARAHANLILAR
GAZNELİLER

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ


Alıntı: https://www.derslig.com/icerik-detay/dokuman/26351-ilk-turk-islam-devletleri

📖 İslamiyetten Önce Türk Destanları / Destanlarda yer alan millî motifler

 

Destanlarda yer alan millî motifleri fark eder.

Destanlar, bir milletin tarihini, kültürünü, değerlerini ve kahramanlıklarını yansıtan önemli edebi eserlerdir. Bu eserlerde, o milletin ortak hafızasında yer alan ve nesilden nesile aktarılan çeşitli motifler bulunur. Milli motifler olarak adlandırılan bu unsurlar, destanların içeriğini zenginleştirir ve milletin kimliğini ortaya koyar.

Destanlarda Yer Alan Bazı Milli Motifler:

Kahramanlık ve Cesaret: Destanlardaki kahramanlar, genellikle olağanüstü özelliklere sahip, cesur ve fedakar kişilerdir. Milletin kahramanlık idealini ve vatan sevgisini temsil ederler.

Vatan Sevgisi ve Bağımsızlık: Destanlar, vatan sevgisini, bağımsızlık arzusunu ve özgürlük mücadelesini sıkça işler. Milletin topraklarına bağlılığını ve bağımsız yaşama isteğini vurgular.

Aile ve Toplum Değerleri: Destanlarda aile bağları, toplumsal dayanışma, adalet, doğruluk gibi değerler önemli bir yer tutar. Milletin ahlaki ve kültürel yapısını yansıtır.

Doğa ve Hayvan Figürleri: Destanlarda doğa olayları, hayvanlar (özellikle kurt, at gibi) ve mitolojik varlıklar sıkça kullanılır. Bunlar, milletin doğayla olan ilişkisini ve inançlarını yansıtır.

Savaş ve Kahramanlık Sembolleri: Destanlarda silahlar, zırhlar, bayraklar gibi savaş ve kahramanlıkla ilgili semboller önemlidir. Milletin gücünü, kahramanlık geleneğini ve bağımsızlık sembollerini temsil eder.

Milli Motiflerin Önemi:

Milletin Kimliğini Yansıtır: Milli motifler, bir milletin tarihini, kültürünü, değerlerini ve inançlarını yansıtır. Destanlar aracılığıyla gelecek nesillere aktarılır.
Milli Bilinci Güçlendirir: Destanlardaki milli motifler, toplumun ortak hafızasını canlı tutar, milli bilinci ve birlik duygusunu güçlendirir.

Kültürel Mirası Korur: Destanlar ve milli motifler, bir milletin kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturur. Bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak önemlidir.

Destanlar, bir milletin kimliğini, tarihini ve kültürünü yansıtan önemli edebi eserlerdir. Bu eserlerde yer alan milli motifler, milletin ortak hafızasını canlı tutar, milli bilinci güçlendirir ve kültürel mirası korur. Bu nedenle, destanları okumak ve milli motifleri fark etmek, kendi kültürümüzü ve kimliğimizi daha iyi anlamamızı sağlar.

Alıntı/Kaynak: https://www.sosyalciniz.net/destanlarda-yer-alan-milli-motifleri-fark-eder/


📖BATIYA ERKEN AÇILAN KENT: SELANİK VE OSMANLIYI DAĞILMAKTAN KURTARMAK İÇİN ORTAYA ATILAN FİKİR AKIMLARI

 🔴 BATIYA ERKEN AÇILAN KENT: SELANİK


🔴 OSMANLIYI DAĞILMAKTAN KURTARMAK İÇİN ORTAYA ATILAN FİKİR AKIMLARI

Bu fikir akımlarından hiçbiri Osmanlıyı dağılmaktan kurtaramamıştır.

Alıntı: Zeki DOĞAN - Sosyal Bilgiler Öğretmeni

📖 Türk Müslüman Devletleri - Anadolu'nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşması

 





TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE YETİŞEN ÜNLÜ BİLİM ADAMI VE DÜŞÜNÜRLER


📖 Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası (1923-1938)

 


📖 İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

 








📖Tarih boyu Türk devletlerinin ortak yapısal özellikleri nelerdir?

 





📰✍️ Gagavuzya’da neler oluyor? Gagavuzya özerkliğini kaybetti mi? - Meryem Aybike Sinan

 

 Gagavuzya: Moldova'nın Kalbinde Yaşayan Ortodoks Türklerin Bin Yıllık Hikayesi

Bu videoda, 11. yüzyılda Orta Asya'dan göç eden ve Balkanlar üzerinden Moldova'ya yerleşen Gok-Oğuz Türklerinin torunlarını tanıyoruz. 1994'te kazandıkları siyasi özerklikle Avrupa'daki Türk dünyasının en eşsiz temsilcilerinden biri haline gelen Moldova hükümetiyle bugün karşılaştıkları siyasi krizlerin tarihini, zengin geleneklerini ve perde arkası yönlerini inceliyoruz.

Videoda Neler Var?

  • Tarihsel Kökenler: Balkanlar'daki Selçuklu, Peçeneg ve Oğuz kabilelerinin birleşmesi
  • Gagavuz Mutfağı: Kaurma, mamaliga, kıvırma ve koliva gibi geleneksel lezzetler
  • Bugün Yaşam: Comrat merkezli yaşam koşulları, düşük maliyetli işgücü ve ekonomik zorluklar
  • Sosyal ve Siyasi Durum: Moldova'nın AB yanlısı politikaları ile Gagavuzya'nın Rusya ile yakın ilişkileri arasındaki denge mücadelesi
  • Türkiye'nin Rolü: Türkiye-Gagavuzya ilişkileri, TIKA projelerinden Süleyman Demirel'in koruyucu himayesine

Türk dünyasının bu melankolik ve esnek kısmını daha iyi anlamak için videomuzu sonuna kadar izlemeyi unutmayın!

''Gagavuzya özerkliğini tamamen kaybetti" diyebilir miyiz? 

Elbette hayır.

 Bu, yasal olarak mümkün değil. Lakin “kâğıt üzerinde var olan ama fiilen içi tamamen boşaltılmış bir özerklik" dönemine girildiğini söylemek en gerçekçi tespit olur.

Meryem Aybike Sinan @aybikesinan

Gagavuzya Özerk Cumhuriyeti, Doğu Avrupa jeopolitiğinde Sovyetler Birliği sonrası dönemde barışçıl yöntemlerle özerklik kazanmış nadir bölgelerden biri olmasına rağmen, günümüzde egemenlik hakları ve idari yetki paylaşımı bağlamında tarihinin en kritik varoluşsal krizlerinden birini yaşıyor.

Moldova Cumhuriyeti’nin güneyinde yer alan ve nüfusunun büyük çoğunluğu Hristiyan Ortodoks Türklerinden oluşan bu özel bölge, 

Son dönemde Kişinev merkezî yönetiminin her geçen gün artan hukuki ve siyasi baskılarıyla boğuşuyor. Merkezî otorite ile Komrat arasındaki ilişkiler, karşılıklı güvensizlik ve jeopolitik yönelim farklılıkları nedeniyle tamamen tıkanmış durumda!

Gagavuzya'nın hukuki statüsü, 23 Aralık 1994 tarihinde merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in diplomatik ara buluculuğu ve dönemin Moldova Cumhurbaşkanı Mircea Snegur'un uzlaşmacı yaklaşımıyla kabul edilen "Gagavuz İdari Yeri Özel Hukuki Statüsü Kanunu"na dayanıyor.

Bu kanun; Gagavuz Türklerine geniş bir kültürel, idari ve ekonomik özerklik tanımış ve Moldova’nın bağımsızlığını kaybetmesi durumunda Gagavuz halkına istikballeri için kendilerine söz hakkı dahi sunmuştur.

Mamafih, bu özel statü 9 Temmuz 2026 itibarıyla Moldova Anayasa Mahkemesi tarafından verilen radikal bir kararla ağır bir darbe aldı. Mahkeme, 1994 tarihli statü yasasının kritik hükümlerini anayasaya aykırı bularak iptal etti! Bu karara göre Gagavuzya'nın Kişinev'den bağımsız olarak kendi Merkezî Seçim Komisyonu'nu kurma ve yerel seçimleri düzenleme yetkisi elinden alındı.

Bölgesel yönetimin adalet, içişleri, bilgi ve güvenlik bürokrasisindeki üst düzey yöneticileri doğrudan atama hakları iptal edildi! Bu hamle özerkliğin içinin boşaltılması ve yetkilerin merkezî yönetime devredilmesi süreci olarak nitelendirilebilir. Bu karar Gagavuzya'nın başkenti Komrat'ta büyük bir infiale yol açtı.

Peki ne oldu? İlişkiler neden bu hâle geldi?

Aslında Kişinev ve Komrat arasındaki kronik uzlaşmazlığın temelinde, derin jeopolitik vizyon ayrılıkları ve etnik aidiyet endişeleri yatıyor. Moldova’da iktidarda bulunan Batı yanlısı ve Avrupa Birliği entegrasyonunu hedefleyen yönetim, Ukrayna Savaşı’nın oluşturduğu konjonktürü kullanarak Rus etkisini tamamen kırmayı amaçlıyor. Lakin tarihsel, dilsel ve ekonomik bağlar nedeniyle Rusya Federasyonu ile yakın ilişkiyi benimseyen Gagavuzya, dış politika çizgisinde Kişinev ile ters düşüyor.

Öte yandan Romanya ve Moldova arasındaki entegrasyonun derinleşmesi ve muhtemel birleşme senaryoları, kimliklerini kaybetmekten korkan Gagavuz Türklerinde güvenlik endişesi doğuruyor...

Bir diğer stratejik kırılma da doğrudan siyasi baskılar! Kişinev, Gagavuz liderliğini Moskova’nın Moldova’yı istikrarsızlaştırmak için kullandığı bir aktör olarak görüyor. Nitekim Mayıs 2023 seçimlerini kazanan Rusya yanlısı Gagavuzya Cumhurbaşkanı Yevgenia Gutsul, federal otoriteler tarafından yargılandı ve Ağustos 2025'te 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hücre hapsinde bulunan Gutsul, 2026 yılında yayımladığı "Gutsul Davası: Siyasi Zulmün Anatomisi" adlı kitabıyla süreci uluslararası kamuoyuna taşıdı!

Gagavuzya, Türkiye Cumhuriyeti’nin Balkanlar ve Doğu Avrupa politikasında kritik bir stratejik nirengi noktası olarak hayati öneme haiz. Türkiye, bölgedeki soydaşların dil ve kimlik varlıklarını korumak adına her dönem kurumsal bağlar tesis etti. Jeopolitik olarak Türkiye, bölgeyi Moldova’nın toprak bütünlüğü içerisinde bir "dostluk köprüsü" olarak konumlandırıyor. TİKA vasıtasıyla yapılan altyapı, sağlık ve eğitim yatırımları, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünün en somut göstergesi...

"Gagavuzya özerkliğini tamamen kaybetti" diyebilir miyiz? Elbette hayır. Bu, yasal olarak mümkün değil. Lakin “kâğıt üzerinde var olan ama fiilen içi tamamen boşaltılmış bir özerklik" dönemine girildiğini söylemek en gerçekçi tespit olur.

Hasılı, Türkiye hem Batı yanlısı Kişinev hükûmetiyle hem de soydaş Gagavuz halkıyla konuşabilen tek önemli aktör olarak dengeleyici diplomasi yürütecektir. Moldova Anayasa Mahkemesi'nin son kısıtlama kararları karşısında, Türkiye’nin Karadeniz’deki istikrarı korumak ve soydaşlarının otuz yıllık kazanımlarını güvence altına almak adına, Moldova’nın toprak bütünlüğü çerçevesinde tarafları yeniden uzlaştıracak bir diyalog masasına davet etmesi faydalı olacaktır.

Meryem Aybike Sinan @aybikesinan
https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/meryem-aybike-sinan/gagavuzya-ozerkligini-kaybetti-mi-1810090



📰 🇬🇷Yunanistan’da Mora’daki 🇹🇷Türklere ne oldu?


Her Türk, 1821 Mora Katliamı'nı bilmeli ve anlatmalıdır. 

"Cumadan pazara kadar hava çığlık sesleriyle doluydu. Bir Yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu. Mora'daki soykırım ancak öldürecek başka Türk kalmadığında sona erdi!"
Alıntı: Arkeoloji ve TÜRK Tarihi @ArkeolojiveTurk



Cem Zülfikar @denkatelier_

Bunlar planlı programlı ve sadece bir etnik grubu yoketmeyi hedefleyen katliamlar olduğu içim SOYKIRIM kavramı daha uygun bir kavramdır.

🎞️🇬🇷Yunanlar "anlaşma" oyunuyla Türkleri katletti.



Yunanlar "anlaşma" oyunuyla Türkleri katletti.

19 Ağustos 1821’de binlerce Türk, Yunanların anlaşma şartlarını ihlal etmesiyle vahşice öldürüldü.

Kadın ve çocuk gözetilmeksizin gerçekleştirilen Navarin Katliamı’nın 205. yılı.



TÜRK DEGS / TURK MAGS @turkdegs

🇹🇷 205 yıl önce bugün, 19 Ağustos 1821’de Navarin’de yaklaşık 3.000 Türk Yunanlar tarafından katledildi.

Mora İsyanı sırasında Yunan isyancılar tarafından aylarca kuşatılan Navarin Kalesi’ndeki Türkler, açlık ve susuzlukla teslim olmaya zorlandı. Yapılan teslim anlaşmasına göre Türklerin canlarına ve namuslarına dokunulmayacak, güvenli biçimde gemilerle Mısır’a gitmelerine izin verilecekti. Türkler de bu güvence karşılığında silahlarını, mallarını ve kaleyi teslim etti.

Ancak 19 Ağustos 1821’de kale kapıları açılınca Yunan isyancılar verdikleri sözü çiğnedi. Savunmasız kadınlar, çocuklar, yaşlılar, yaralılar ve teslim olmuş askerler topluca katledildi. İnsanlar kurşuna dizildi, kılıçtan geçirildi, soyularak denize sürüldü ve kaçmaya çalışanlar kıyıdan vuruldu.

İngiliz tarihçi George Finlay’in aktardığı Yunan rahip Phrantzes’in tanıklığına göre; bebekler annelerinin kucağından koparılarak kayalıklara vuruldu, üç ve dört yaşındaki çocuklar canlı halde denize atılarak boğuldu. Katliamın ardından kıyı, denizin sürüklediği cesetlerle doldu.

Navarin Katliamı münferit bir hadise değil, Mora’daki Türk ve Müslüman varlığını ortadan kaldırmaya yönelik katliamlar zincirinin en vahşi halkalarından biriydi.

Türk Milletine karşı işlenen bu insanlık suçu unutulmadı, unutulmayacak ve unutturulmayacaktır.

Navarin’de katledilen yaklaşık 3.000 soydaşımızı rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. 🤲🇹🇷


📰 HACI BEKTAŞ VELİ 755.ANMA YILI

HACI BEKTAŞ VELİ 755.ANMA YILI


 Gerçek Abdal,Hakk’a hayran olandır

 Kibir ile gurur horda arama... 


Varlık ummanında göz ol da bak

 Vahdet ateşinde benliğini yak

 Ayağa kalkarsan hizmet için kalk

 Zulmedenden olup zorda arama...





📷NOSTALJİK FOTOĞRAFLR: 1934 - Dolmabahçe ve çevresi

1934 - Dolmabahçe ve çevresi Nasıl buldunuz?

İnönü Stadı yok, Hilton oteli yok, Swiss otel yok, Gökdelenler yok! 

İstanbul nefes alıyordu. Şimdi nefes almakta yok.

Alıntı:  Umut Güner @umuttgunerr



📖 Türk dilinde lehçelere göre ''bahçe'’ ve ‘’ağaç’' nasıl söylenir?



📖🗣️“BAHÇE"

🇹🇷 Türkiye Türkçesi: bahçe

🇦🇿 Azerbaycan Türkçesi: bağça

🇹🇲 Türkmen Türkçesi: bakca

🇺🇿 Özbek Türkçesi: boğça

       Tatar Türkçesi: bakça

       Nogay Türkçesi: bakşa

🇰🇬 Kırgız Türkçesi: bakça

🇰🇿 Kazak Türkçesi: bakşa

      Karakalpak Türkçesi: bakşa


📖🗣️“AĞAÇ"

Türkçe ağaç biçiminin "bitki" anlamına gelen ı kökünden geldiği anlaşılıyor: ı + -ğaç eki.

Türkiye Türkçesi: ağaç

Azerbaycan Türkçesi: ağac

Halaç Türkçesi: hagaç

Türkmen Türkçesi: ağaç

Başkurt Türkçesi: ağas

Nogay Türkçesi: ağaş

Karakalpak Türkçesi: ağaş

Kazak Türkçesi: ağaş

Kırgız Türkçesi: cıgaç

Tatar Türkçesi: ağaç

Özbek Türkçesi: yog‘oç

Yeni Uygur Türkçesi: cağaş

Lobnor ağzı: yığaç / yığaş

Salar Türkçesi: ağaç

Altay Türkçesi: anaş / ağıç

Hakas Türkçesi: ağas

Tuva Türkçesi: ıyaş

Tofa Türkçesi: ağaş

Çuvaş Türkçesi: yıvăś

Yakut Türkçesi: mas


Eski Türkçe: ıgaç

Eski Uygurca: ıgaç

Orta Türkçe: yıgaç

Orta Kıpçakça: ağaç

Harezm Türkçesi: ağaç

Çağatayca: yıgaç

Eski Osmanlıca: agaç


Türk birliği, dil birliğidir.

Dilde, fikirde, işte birlik!

#Türkçe #KökenBilim

Alıntı. Türkçeye Dönüş @Dilinesahipcik

20260818

📰 Hun dönemine (MS 5-6. YY) tarihlenen Karakabak bölgesinde bir kadına ait altın ayakkabı mücevherat

 

Kazakistan'ın Mangışlak Yarımadası'nda yer alan ve Hun dönemine (MS 5-6. YY) tarihlenen Karakabak bölgesinde daha öncede bazı buluntular bulunan yerde bir kadına ait altın ayakkabı mücevherat bulunmuş.

Çoğu haber kanalı buluntuların Hun Türklerine ait olduğu kısmını belirtmiyor.




Kazı çalışmasını yürüten ekibin bilimsel makalesini paylaştım. Makalede; Buluntuların Hun dönemine ait olduğu ve İskit geleneğinin devamı olduğu açıkça belirtilmekte.

Buna rağmen, art niyetli yorumlar yapılıyor.



Alıntı: Fatih Mehmet Yiğit @FatihMehmetYii6



Fatih Mehmet Yiğit

@FatihMehmetYii6

Kazı çalışmasını yürüten ekibin bilimsel makalesini paylaştım. Makalede; Buluntuların Hun dönemine ait olduğu ve İskit geleneğinin devamı olduğu açıkça belirtilmekte.

Buna rağmen, art niyetli yorumlar yapılıyor.


365g24s @365G24S_

Bu çok yaygın bir durum. 

wikipedia'da dahi özellikle Türk eserleri için Türk ifadesini kullanmıyorlar.

(bkz. Turfan Karızları)

Sen unutsanda onlar unutmuyor Türk kavramını.

Atatürk'ü sevmeyen ölsün


@RahsanA98537

Hun İskit kök Türk aynı kültür aynı dede torun.


@1881_YUCEATA @denizakt65

Bir tane yazılı çömleği olmayan köksüzler utanmadan vatanımızdan toprak istiyor. 

Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi: "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı", Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1933 tarihinde okunan Onuncu Yıl Nutku'nda yer almıştı. Atam hiç yanılmadı🇹🇷


📰 Yerli 📱telefon ilk nerede kullanılacak?

 


Tarih belli oldu! Yerli telefon ilk nerede kullanılacak? TOGG, uydu bağlantısı…

18 Ağustos, 2026

Yerli ürünleriyle ilklere imza atan Türkiye, bu kez yerli telefon ile heyecanı artırdı. ASELSAN, Türk Telekom ve TTT İnovasyon iş birliğiyle geliştirilen yerli akıllı telefonun 2027’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tanıtılması hedefleniyor. Projeye göre ilk olarak kamuda kullanılması planlanan cihaz TOGG ile bağlantı kurabilecek. Aynı zamanda uydu bağlantısı ile şebekelerin kullanılamadığı afetlerde iletişimin sürdürülebilecek. Projeye göre cihaz ana model, kriptolamalı kamu modeli ve lüks segment model olmak üzere 3 farklı modelle üretilecek.

Birçok alanlarda imzasını atarak, yerli ürünlerine yenilerini eklemeye devam eden Türkiye, bu kez de yerli akıllı telefon için kolları sıvadı. ASELSAN, Türk Telekom ve TTT İnovasyon iş birliğiyle geliştirilen yerli akıllı telefonun 2027'nin ilk çeyreğinde tanıtılması hedefleniyor.

HaberTürk’ten Yiğitcan Yıldız’ın haberine göre; Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç, yaklaşık üç yıllık bir hazırlık geçmişi bulunan projenin şekillendiğini ve ASELSAN’ın da projeye dahil edildiğini belirtti. Cihazın tanıtımının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılması planlanıyor.

UYDU BAĞLANTISI OLACAK

Buna göre yerli cihazda uydu bağlantısını mümkün kılacak bir haberleşme altyapısı bulunacak. Böylece mobil şebekelerin kullanılamadığı doğal afetler ve olağanüstü durumlarda da iletişimin sürdürülebilmesi hedefleniyor.

Cihazın günlük kullanımdaki sosyal medya uygulamalarıyla da uyumlu çalışacağını belirtildi. Projedeki dikkat çekici hedeflerden biri de TOGG ile kurulacak bağlantı olacak. Erkoç'un aktardığına göre telefonun kullanıcı ara yüzünün TOGG'un dijital ekosistemi ve ara yüzüyle uyumlu hale getirilmesi planlanıyor.

3 FARKLI MODEL ÜRETİLECEK

Projeye göre cihaz 3 farklı modelle üretilecek. Bu modeller ana model, kriptolamalı kamu modeli ve lüks segment model olacak.

20260817

🎞️🗣️🎙️ 17 Ağustos 1999 depreminde kaybettiğimiz Türk sanat müziğinin usta sesi Ziya Taşkent

17 Ağustos 1999 depreminde kaybettiğimiz 

Türk sanat müziğinin usta sesi Ziya Taşkent’i, 

"Söyleme Bilmesinler Bu Aşkın Bittiğini

yorumuyla anıyoruz.

Alıntı: TRT Arşivi


🎞️ Koyunbaba Kimdir?

 

Koyunbaba Kimdir?

Tarihi Figür: 

Asıl adı Seyyid Ali olan, Horasan'dan gelip Osmancık (Çorum) ve çevresinde yerleşen, Hacı Bektaş Veli geleneğiyle bağdaştırılan bir derviştir.

Müzikal Esin Kaynağı: 

İtalyan gitarist ve besteci Carlo Domeniconi, Türkiye'de yaşadığı dönemde Bodrum Gümüşlük'teki Koyunbaba adlı bölgeden ve buradaki yerel efsanelerden etkilenmiştir.

Dünyaca Ünlü Eser: 

Carlo Domeniconi, 1985 yılında klasik gitar için yazdığı ünlü süitine "Koyunbaba" (Op. 19) adını vermiştir. Eser, Türk halk müziği ve yöresel Doğu/Akdeniz motiflerini batı teknikleriyle birleştirir.

Alıntı: Ali Alsaç @caslaila1

📰 Drogba'dan Salah'a 🇹🇷Türk futbolunun transfer kültürü: Yıldızlar neden kahraman gibi karşılanıyor?

Drogba'dan Salah'a Türk futbolunun transfer kültürü: Yıldızlar neden kahraman gibi karşılanıyor?

Trabzon: The Athletic
11:57-6 Ağustos 2026 AD ـ 22 Safar 1448 AH
TT
Mısırlı yıldız Muhammed Salah'ın Trabzonspor'a transferi için Türkiye'ye gelişi, yalnızca önemli bir futbolcunun yeni kulübüne katılım sürecini değil, Türk futbolunun yıllar içinde oluşturduğu benzersiz transfer kültürünü de bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'de yıldız futbolcuların karşılanması, çoğu zaman resmi imza töreni kadar ilgi görüyor, hatta kimi zaman transferin kendisinin önüne geçiyor.

Trabzonspor'un Mısır Milli Takımı kaptanı Muhammed Salah ile son görüşmelere başlandığını duyurmasının ardından yüzlerce taraftar, yıldız futbolcuyu karşılamak için havalimanlarına akın etti. Türk kulüplerinin taraftarları için futbolcuyla kurulan bağ, ilk maçta değil, Türkiye'ye adım attığı ilk anda başlıyor.

scdfvgthyj
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı havalimanı önünde tezahüratlarla karşıladı. (AFP)
Salah ilk olarak İstanbul'a ulaştığında yüzlerce taraftar tarafından karşılandı. Aracının etrafını saran taraftarlar tezahüratlar yaparken, otomobil ve motosiklet konvoyları korna sesleri eşliğinde yıldız futbolcuya eşlik etti. Şarku’l Avsat’ın The Athletic'ten aktardığı habere göre Salah, taraftarı selamlamakla yetinmeyerek tezahüratlara da katıldı ve kendisini karşılayan coşkuya kısa sürede ortak oldu.

Trabzon'a geçişi ise çok daha görkemli görüntülere sahne oldu. Kulübün meşale kullanılmaması ve düzenin korunması yönündeki çağrısına rağmen havalimanı çevresi havai fişeklerle aydınlandı, tezahüratlar yükseldi. Salah, resmi tanıtım töreni öncesinde 10 numaralı formayı giyerek taraftarlarla birlikte tezahürat yaptı.


Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı havalimanı önünde havai fişek gösterileriyle karşıladı. (AP)
Son yılların en dikkat çekici Süper Lig transferlerinden biri olarak görülen Salah'ın karşılanması, Türkiye'de ilk kez yaşanan bir olay değil. Aksine, dünya futbolunun önemli isimlerinin Türkiye'ye transferlerinde benzer görüntüler artık köklü bir geleneğe dönüşmüş durumda.

Bu geleneğin en dikkat çekici örneklerinden biri, Didier Drogba'nın 2013 yılında Galatasaray'a transferinde yaşandı. Chelsea ile UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Fildişi Sahilli yıldız, İstanbul'a geldiğinde binlerce taraftar tarafından karşılandı. Daha sonra düzenlenen tanıtım töreni için tribünler tamamen doldu ve transfer, başlı başına bir kutlamaya dönüştü.

2015 yazında Robin van Persie'nin Manchester United'dan Fenerbahçe'ye transferi sırasında da benzer görüntüler yaşandı. Hollandalı futbolcu, güvenlik önlemlerine rağmen kendisine ulaşmaya çalışan taraftarların oluşturduğu koridorun arasından ilerledi. Van Persie daha sonra yaptığı açıklamada, kariyeri boyunca birçok şey gördüğünü ancak İstanbul'daki karşılamaya benzer bir atmosferle daha önce hiç karşılaşmadığını söyledi.

2024 yılında Galatasaray taraftarları, Victor Osimhen'i karşılamak için saatlerce havalimanında bekledi. Uçağın gecikmesine rağmen sabaha kadar alanı terk etmeyen taraftarlar, Nijeryalı golcüyü taç takmış şekilde tahtta otururken tasvir eden dev pankartlar hazırladı. Sağlık kontrolü için hastaneye giden Osimhen'e de meşaleler ve çiçekler eşliğinde eşlik edildi.

Bu ilgi yalnızca golcülerle sınırlı kalmadı. Kamerunlu kaleci Andre Onana da geçen yıl Trabzonspor'a transfer olduğunda yoğun taraftar ilgisiyle karşılandı. Meşalelerden yükselen yoğun duman nedeniyle zaman zaman yüzünü kapatmak zorunda kalan Onana, daha sonra taraftarlarla birlikte şarkılar söyleyip tezahüratlara katıldı.

Benzer bir tablo teknik direktörler için de geçerli oldu. Portekizli teknik adam Jose Mourinho'nun 2024 yazında Fenerbahçe'ye gelişi, havalimanında başlayan ve tamamen dolu tribünler önünde yaklaşık bir saat süren tanıtım organizasyonuyla büyük bir taraftar şölenine dönüştü.

Gözlemcilere göre bu atmosferin oluşmasında kulüplerin transfer yönetimindeki yaklaşımı önemli rol oynuyor. Türk kulüpleri, resmi işlemler tamamlanmadan önce anlaşmaya varıldığını ya da görüşmelerin başladığını açıklayarak taraftarlara hazırlık yapmaları için zaman tanıyor. Böylece havalimanı karşılamaları da transfer sürecinin planlı bir parçası haline geliyor.



Zamanla bu organizasyonlar kulüplerin pazarlama stratejisinin de önemli unsurlarından biri oldu. Taraftar bağlılığını güçlendiren bu karşılamalar, aynı zamanda uluslararası medya ve sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırarak kulübün adını futbolcunun ilk antrenmanından önce dünya spor gündemine taşıyor.

Ancak bu coşkulu atmosfer, beraberinde yüksek beklentileri de getiriyor. Kahramanlar gibi karşılanan yıldızlar, daha ilk günden sonuç üretme baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Büyük umutlarla başlayan taraftar ilişkisi, kısa süre içinde performans beklentisine dönüşebiliyor.
    


Türk futbolunun en ilginç transfer hikâyelerinden biri ise İngiliz futbolcu Darius Vassell'e ait. Vassell, 2009 yılında Ankaragücü'ne transfer olduğunda gördüğü ilgiyi "bir devlet başkanı gibi karşılandım" sözleriyle anlatmıştı. Ancak sezon öncesi geleneksel bir kulüp ritüeli kapsamında keçi kurban edildiğine tanık olması, kariyerinin en sıra dışı anılarından biri olarak hafızasında yer etti. Otobiyografisinde, kurban edilmeden önce keçinin doğrudan kendisine baktığını hissettiğini yazdı.

Salah'ın Türkiye'ye gelişiyle birlikte bir kez daha görüldü ki, Türk futbolunda transfer yalnızca sözleşme imzalamak veya sağlık kontrolünden geçmekten ibaret değil. Yıldız futbolcuların ülkeye ayak bastığı an, taraftarların katılımıyla büyük bir kutlamaya dönüşüyor ve ilk gol ya da ilk kupadan önce hafızalara kazınan unutulmaz görüntüler ortaya çıkıyor.





 

20260816

🎞️ OSMANLI TARİHİ: Elin yabancısı Osmanlıyı öyle bir anlatmış ki....

 


''🚨Osmanlı tarihini çok araştırdım.

Ama şu 6.5 dakikanın verdiği hazzı hiçbirinde bulamadım

Elin yabancısı Osmanlıyı öyle bir anlatmış ki İzledikten sonra

"Zulüm 1453'te başladı" diyenleri silkeleyesi geliyor insanın

Mutlaka izleyin..

Tam arşivlik..👇''

Alıntı: — Parasizceo (@parasizceo) 

🎞️🇹🇷TÜRK TOPRAKLARI İŞTE BU MASADA BELLİ OLDU

 

📖 ANTİK ÇAĞ: Likyalılar ve Karya


* "Likyalılar, Etiler gibi pek eski zamanlardan beri Küçük Asya'ya yerleşmiş Türk kavimlerindendir."

Arif Müfit Mansel

"Karia yer adları ve dinleri bu halkın 'Luviler gibi Hint-Avrupa karakterli bir dil' konuşMAdıklarını belirtir."

Veli Sevin

Alıntı: Semra Bayraktar @sby1923


En Çok Okunanlardan...