"Vatan muhabbeti, Türklüğün muhabbeti senin en büyük ziynetin olsun. Vatanını, Türklüğünü her şeyden ziyade sev ve bu ikisi için hiçbir fedakârlıktan kaçınma."
Bu sözlerin sahibi, Osmanlı Devleti'nin son dönemine damga vuran isimlerden biri…
Cemal Paşa.
Bir imparatorluğun çöküşüne tanıklık eden, savaş meydanlarında görev alan ve hayatını devletin en çalkantılı yıllarında mücadeleyle geçiren bir asker ve devlet adamı…
1872'de Midilli'de doğdu.
Mekteb-i Harbiye'den mezun oldu.
İttihat ve Terakki'nin önde gelen isimlerinden biri hâline geldi.
Talat Paşa ve Enver Paşa ile birlikte, Osmanlı Devleti'nin son yıllarında tarihin en kritik kararlarına imza atan üç önemli isimden biri oldu.
31 Mart Vakası'nın bastırılmasında görev aldı.
Balkan Savaşları'nda İstanbul Muhafızlığı yaptı.
Birinci Dünya Savaşı'nda Bahriye Nazırı oldu.
Ardından Suriye ve Filistin cephesinde 4. Ordu Komutanlığı yaptı.
İngilizlere karşı düzenlenen Kanal Harekâtları'nı yönetti.
Başarısızlıkları da oldu…
Tartışmalı kararları da…
Ama o, tarihin en zor dönemlerinden birinde sorumluluk alan bir neslin temsilcisiydi.
Savaşın ardından Anadolu'daki Millî Mücadele'ye destek vermeye çalıştı. Türkistan'daki gelişmeleri yakından takip etti.
Fakat onun hikâyesi…
21 Temmuz 1922'de Tiflis'te uğradığı suikastla sona erdi.
Cemal Paşa, Ermeni Devrimci Federasyonu'nun (Taşnak) mensupları Stepan Dzaghigyan ve Bedros Ter Poghosyan tarafından gerçekleştirilen suikastta hayatını kaybetti. Aynı saldırıda yardımcısı Binbaşı Nusret Bey de öldürüldü.
Ve böylece…
Bir imparatorluğun son dönemine tanıklık eden bir paşanın hayatı, Kafkasya'da bir suikastla son buldu.
Ardında ise tartışmalı kararları, savaşları ve mücadeleleriyle büyük bir tarih bıraktı.
Fakat onun oğluna söylediği o sözler, bugün hâlâ hafızalarda:
"Vatanını, Türklüğünü her şeyden ziyade sev…
Ve bu ikisi için hiçbir fedakârlıktan kaçınma."
Belki de Cemal Paşa'nın hayatını anlamak için geriye kalan en güçlü miras budur:
Vatan…
Türklük…
Ve fedakârlık.
Ruhu şad olsun.
Alıntı: Dr. Semih Dikkatli
Türk tarihinin önemli isimlerinden Cemal Paşa, şehadetinin yıl dönümde anılıyor
Bundan 104 yıl önce Bolşevik istihbaratının düzenlediği suikast sonucu Ermeni teröristlerce katledilen Ahmed Cemal Paşa, saygı ve rahmetle anılıyor
Haber Giriş Tarihi: 21.07.2024 (2026)
Kaynak: Haber Merkezi
Türk tarihinin önemli isimlerinden Cemal Paşa, şehadetinin yıl dönümde anılıyor
Ahmed Cemal Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde önemli bir asker ve devlet adamı olarak tanınır. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin üç liderinden biri olan Cemal Paşa, özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında etkin rol oynamış ve Osmanlı Devleti'nin siyasi ve askeri stratejilerinde belirleyici olmuştur.
ERKEN YAŞAMI VE EĞİTİMİ
Cemal Paşa, 6 Mayıs 1872'de Midilli'de doğdu. Babası, deniz subayı olan Mehmet Necip Bey'dir. Ahmed Cemal, İstanbul'daki Kuleli Askeri Lisesi'nde eğitim gördükten sonra, Harp Okulu'na girdi ve 1895 yılında teğmen olarak mezun oldu. Harp Akademisi'nde aldığı eğitimle de kurmay subay olarak orduda görev yapmaya başladı.
ASKERİ KARİYERİ
Cemal Paşa, 1890’da Kuleli Askeri İdadisi’nden, 1893’te Harbiye Mektebi’nden mezun oldu. 28 Ocak 1895’te kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. Cemal Paşa ve eşi Seniha Hanım. Önce genelkurmay 1. şubesinde görev aldı. 1896’da 2. Ordu’ya bağlı Kırklareli istihkâm inşaat şubesine atandı. Ertesi yıl kolağası (önyüzbaşı) oldu. 1898’de Selanik’teki 3. Ordu’ya redif fırkası (tümeni) kurmay başkanı olarak atandı. Selanik’te iken o sırada gizli bir örgüt durumundaki İttihat ve Terakkî Cemiyeti’ne girerek cemiyetin askeri kanadının örgütlenmesiyle görevlendirildi. 1899’da Selanik’te Seniha Hanım’la evlendi. 1905’te binbaşı oldu. Ertesi yıl Rumeli Demiryolları müfettişliğine getirildi. Bu görevi sırasında İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin Rumeli’de örgütlenmesinde etkin rol oynadı; cemiyetin bölük adı verilen yerel birimlerini oluşturdu. 1907’de 3. Ordu kurmay heyetine atandı. Burada Binbaşı Ali Fethi Bey ve Kolağası Mustafa Kemal ile birlikte çalıştı.
İTTİHAT VE TERAKKİ DÖNEMİ
Cemal Paşa, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelen isimlerinden biri olarak siyaset sahnesine çıktı. 1908'den sonra Cemiyet'in lider kadrosunda yer aldı. Ağustos 1911’de Arap aşiretlerinin çıkardığı ayaklanmaları bastırmak üzere Bağdat valiliğine atandı. Mehmed Said Paşa hükûmetinin istifa etmesi üzerine, Temmuz 1912’de bu görevinden ayrılarak İstanbul’a döndü. Bir süre sonra Konya Redif Fırkası komutanı oldu. Ekim 1912’de miralaylığa (albay) yükseldi. Kasım 1912’de tümeniyle Balkan Savaşı’na katıldı. Pınarhisar-Vize’de Bulgarlar'a karşı ağır bir yenilgiye uğrayınca fırkası ile birlikte Çatalca’ya çekildi. Aralık 1912’de İstanbul menzil müfettişi ve ordu idare reisi oldu.
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA NELER YAPTI?
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi üzerine bahriye nazırlığının yanı sıra 2. Ordu komutanı olarak görevlendirildi. Kısa bir süre sonra da Filistin’deki 4. Ordu komutanlığına atandı (Kasım 1914).1915’te Ferikliğe (Korgeneral) yükseldi. Mısır’ı İngilizler'den almak amacıyla düzenlenen Kanal Seferi olarak bilinen çarpışmalarda komuta ettiği Osmanlı güçleri ağır kayıplar verince geri çekilmek zorunda kaldı.
SÜRGÜN YILLARI VE ÖLÜMÜ
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması üzerine 1-2 Kasım 1918 gecesi Enver Paşa ve Talat Paşa ile birlikte bir Alman denizaltısıyla Odessa’ya, oradan da Berlin’e gitti. Tam bu sırada İstanbul’daki sıkıyönetim mahkemesince (Âliye Divan-ı Harb-i Örfi), Osmanlı’da yaşayan Arap unsurlarının isyanına sebep olmak suçundan 13 Ocak 1919 tarihinde gıyabında verilen kararla ordudan atılmasına, 5 Temmuz 1919’daki hükümle idamına karar verildi.
Ardından İngilizlere karşı mücadele eden Afgan ordusunun modernleştirilmesi için Afganistan’a gitti. Bolşevikler'in siyaset değişikliği sonucu Tiflis’e geçti. Burada bir süre Enver Paşa ile bir grup ittihatçının Rusya ve tüm Asya’daki Türkleri antiemperyalist ve turancı amaçlar etrafında birleştirmeye yönelik etkinliklerine katıldı. Anadolu’daki Türk Kurtuluş Savaşı’nın önderleriyle ilişki kurdu.
Türkiye’ye dönme hazırlıkları içindeyken, Ankara Hükûmeti'nin Tiflis Mümessili (Büyükelçisi) Ahmet Muhtar Bey'le mümessillikte akşam yemeği yediği 21 Temmuz 1922 tarihinde Tiflis’te bulunduğu sırada Stepan Dzaghigyan tarafından öldürüldü. Cenazesi Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir tarafından Erzurum’a getirilerek Karskapı Şehitliği’ne defnedildi.
Bu suikastın, Stalin’in emriyle, o sırada Gürcistan Çeka’sının başında olan Lavrenti Beriya tarafından tertiplendiğine dair iddialar vardır.
Alıntı: https://www.qha.com.tr/gundem/turk-tarihinin-onemli-isimlerinden-cemal-pasa-sehadetinin-yil-donumde-aniliyor-491863